RSS ile takip et

Av.Orhan AKA

Bağlı Kredi Sözleşmeleri ve Kredi Veren Kurumun Sorumluluğu

Bu yazıya Not ver

Bağlı Kredi Sözleşmeleri ve Kredi Veren Kurumun Sorumluluğu


6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un “Bağlı krediler” başlıklı 30. maddesi şu şekildedir:

1-Bağlı kredi sözleşmesi; tüketici kredisinin münhasıran belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik birlik oluşturduğu sözleşmedir.

2-Ekonomik birliğin varlığı;

a-Satıcı veya sağlayıcının tüketici için krediyi finanse ettiği,

b-Üçüncü bir tarafça finanse edilmesi durumunda, kredi verenin kredi sözleşmesinin imzalanması veya hazırlanması ile ilgili olarak satıcı veya sağlayıcının hizmetlerinden yararlandığı,

c-Belirli bir mal veya hizmetin verilmesinin kredi sözleşmesinde açıkça belirtildiği, durumlarından en az birinin varlığı hâlinde kabul edilir.

3-Tüketicinin mal veya hizmet tedarikine ilişkin sözleşmeden cayması ve buna ilişkin bildirimin cayma süresi içinde ayrıca kredi verene de yöneltilmesi hâlinde, bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erer.


Biz bu makalemizde sadece, tüketiciye mal sunan satıcılardan alınan mallara (sıfır veya ikinci el araç, konut, telefon, beyaz eşya vb.) ilişkin kullanılan krediler (taşıt kredisi, konut kredisi, ihtiyaç kredisi) konusunda açıklama yapacağız. Tüketiciye bir mal satmak yerine hizmet sağlayan sağlayıcılar (görüşme hizmeti sağlayan operatörler, internet hizmeti sağlayıcıları gibi) ile yapılan sözleşmelerde kullanılan krediler makalemizin konusunu oluşturmamaktadır.

Aslına bakılırsa, tüketicilerin, bir mal satın almak için kullandıkları her kredi (tüketici kredisi) bir sözleşmenin finansmanı içindir. Örneğin; konut kredisi, konut satış sözleşmesinin, taşıt kredisi araç (taşıt) satış sözleşmesinin finansmanı için kullanılır. Bazen de tüketici bir eşya (cep telefonu, beyaz eşya, elektronik malzeme gibi) satın almak için kredi kullanabilir ve bu krediler de bu eşyaların satışı sözleşmesinin finansmanı içindir. İşte bu tüketici kredileri, yukarıda sayılan üç durumdan en az birinin varlığı halinde bağlı kredi halini alır.

Tüketiciye kredi sağlayan kurum (genelde bir banka) ile tüketiciye satış yapan (genelde bir şirket) farklı kişilerdir. Tüketicinin bu farklı kişilerle yaptığı sözleşmelerin aralarında ekonomik bir birlik varsa, kullanılan kredi bağlı kredidir. Bu durumlarda, kredi sağlayan kurum (genelde bir banka) ile satış yapan satıcı arasında bir işbirliği bulunur. Kredi veren kurum, kendi imkanları ile müşteri (tüketici) edinmedeki zorluğu, satıcının bulduğu müşteri (tüketici/alıcı) ile giderirken, satıcı da tüketiciye ödeme konusunda kolaylık sağlayarak satış bedelini bir an önce tahsil eder. Başka bir anlatımla, kredi kullandırıp para satmakta olan banka bu kazancı satıcı sayesinde elde ederken, satıcı da kredi kullanmaksızın satış bedelini ödemekte zorlanacak müşterisini kaybetmeden satış gerçekleştirir.

"Bir başka deyişle bağlı krediler kural olarak üç taraflı bir hukuki ilişki kuran bir yapılanmayı ifade etmektedir. Söz konusu üç taraflı ilişkinin tarafları tüketici, mal satıcısı/hizmet sağlayıcısı ve kredi verendir. Bu üç taraflı ilişkide kural olarak birbirinden hukuken bağımsız en az iki sözleşme bulunur. Bu sözleşmelerden ilki satıcı/sağlayıcı ile tüketici arasında kurulan mal/hizmet temini sözleşmesi (konut satış sözleşmesi, araç satış sözleşmesi, telefon satış sözleşmesi) iken, ikinci sözleşme, tüketicinin satıcı/ sağlayıcı ile kurduğu sözleşmeyi finanse etmek üzere krediyi veren ile kurduğu kredi sözleşmesidir. Bu iki sözleşmenin yanı sıra bağlı tüketici kredileri kapsamında ortaya çıkan ilişkide genelde satıcı/sağlayıcı ile kredi veren arasında yapılan bir “çerçeve sözleşme” kapsamında yer alan bu üç tarafın hepsi arasında bir ilişki bulunmaktadır ve kredi veren ile satıcı/sağlayıcı arasındaki ilişki nedeniyle tüketici belirli bir marka malı almaya ya da belirli bir kişiyle sözleşme yapmaya yönlendirilmektedir. Tüm bu hallerde bağlı kredi ilişkisi kapsamında kurulan bu kredi sözleşmesine “bağlı kredi sözleşmesi” adı verilmektedir." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu. 2015)

a) Satıcının tüketici için krediyi finanse ettiği durumlar:

Herhangi bir malın satışını yapmakta olan satıcı (ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler: inşaat firmaları, otomobil bayileri, galericiler, otomotiv şirketleri, elektronik ürün satışı yapan firmalar vb.) bu kredi sözleşmesini (taşıt veya konut veya ihtiyaç kredisi) finanse etmiş olabilir. Örneğin satıcı krediyi kendisi temin edip tüketiciye kullandırabilir. Burada satıcı krediyi tüketiciye kendisi kullandırmakta ve satış bedelini bu şekilde tahsil etmektedir. Bu durumlarda kullandırılan kredi bağlı kredidir.

b) Üçüncü bir tarafça finanse edilmesi durumunda, kredi verenin kredi sözleşmesinin imzalanması veya hazırlanması ile ilgili olarak satıcı veya sağlayıcının hizmetlerinden yararlandığı durumlar

Kredi, satıcının anlaştığı bir finans kurumu (genelde banka) aracılığı ile de sağlanabilir. Burada finans kurumu ile satıcı arasında önceden yapılmış bir anlaşma vardır. Bu anlaşma doğrultusunda o satıcıdan mal (konut, taşıt gibi) satın alan tüketiciye kredi kullandırılmaktadır.

c) Belirli bir malın kredi sözleşmesinde açıkça belirtildiği durumlar:

Bazen de kredi sözleşmelerinde, satın alınacak mal belirtilmiş olabilir. Bu belirleme kredinin türüne göre farklılık arz eder. Örneğin konut kredisinde “… ada … parselde kayıtlı taşınmaz” taşıt kredilerinde “… plaka sayılı araç”, “… marka … model araç” gibi belirlemeler yer alıyorsa bu kredi bağlı kredidir.

TÜKETİCİ, KREDİYİ KENDİSİ BULUYORSA BAĞLI KREDİ SAYILMAZ.

Kanun’un, 30/5 maddesi şu şekildedir: “Kredi veren ile satıcı arasında belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşme olmaksızın, tüketicinin kendisi tarafından belirlenen malın veya hizmetin bedelinin kredi veren tarafından ödenmesi suretiyle kullandırılan krediler bağlı kredi sayılmaz.”

Bir kredide, “… plaka sayılı araç” şeklinde bir belirleme yer alıyor olsa da, kredi veren kurum ile satıcı arasında belirli bir malın tedarikine ilişkin bir sözleşme/anlaşma/irtibat olmaksızın, malın bedelinin kredi veren tarafından ödenmesi suretiyle kullandırılan krediler bağlı kredi sayılmaz.

Örneğin siz, beğendiğiniz bir aracı satın almak için kredi kullanmak istediğinizde, bu kredi size, satıcı tarafından sağlanmıyor veya satıcı sizi bir bankaya yönlendirmiyor ise, yani siz kredi kullanacağınız kurumu satıcıdan tamamen bağımsız bir şekilde kendiniz buluyor ve krediyi de bu şekilde kullanıyorsanız bu kredi bağlı kredi sayılmaz.

Bu konuda olmak üzere, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015 yılında verdiği bir kararında şöyle demiştir: "... Davacının … satın almada kullanmak üzere davalı bankadan kredi kullandığı sabittir. Davacı ile davalı arasında yapılan kredi sözleşmesinde satın alınacak malın herhangi bir özelliği belirtilmediği gibi, satıcı ismi de belirtilmemiştir. Davalılar arasında bir sözleşme olmadığı gibi, broşürlerde de davalı bankanın adı hiç geçmemiştir. Öyle olunca bankanın davacıya kullandırdığı kredinin bağlı kredi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır."

Görüldüğü üzere, Yargıtay, satıcı firma ile banka arasındaki bir sözleşmenin dahi, kredinin bağlı kredi sayılması için yeterli olduğunu düşünmektedir. Buradaki kredi konut kredisi olabileceği gibi taşıt (sıfır kilometre veya ikinci el) kredisi de olabilir. Kredi sözleşmesinde satın alınacak malın özelliği belirtilmemişse, satıcı ismi belirtilmemişse, satıcı ile banka arasında bir sözleşme yoksa, satıcının reklam/tanıtım/ilan gibi kullandığı şeylerde bankanın adı geçmiyorsa, daha açık bir ifadeyle tüketici, krediyi tamamen kendi imkanları ile sağlamışsa bu kredi, bağlı kredi sayılmaz.

BİR KREDİNİN BAĞLI KREDİ SAYILABİLMESİ İÇİN YARGITAY TARAFINDAN ARANAN KRİTERLER:

Aşağıda, bir kredinin bağlı kredi sayılabilmesi için Yargıtay tarafından aranan kriterlere yer verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, birbirinden tamamen bağımsız olaylar sebebiyle verilmiş bu kararlarda aranan kriterlerin hepsinin sizin kullanmış olduğunuz kredide bulunması gerekmez. Bu kriterlerden biri dahi bir kredinin bağlı kredi sayılması için yeterli olabilir.

1- "Davacı tüketicinin davalı yüklenici ile yapmış olduğu taşınmaz satış vaadi ve borçlanma sözleşmesinde ... taşınmaz satış bilgisi ve ödeme planında kullanılacak kredi miktarı, dosya masrafı, hayat sigortası bedeli ve taşınmaz bilgilerinin yazılı olup olmadığı" (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi. 2013)

2- "Yüklenici (satıcı) ile banka arasında tüketicilerin kredi talep etmesi halinde bankaya yönlendirileceği yönünde bir protokol bulunup bulunmadığı" (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi. 2013)

3- "Davacının davalı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine satıcı firmanın kefil olup olmadığı" (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi. 2014)

4- "Davalı banka şubesi yetkililerinin çeşitli tutum ve davranışlarıyla kredinin bağlı krediymiş ve bankayla inşaat şirketi (otomobil bayi, galerici) arasında ilişki varmış intibağını uyandırdıkları" (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi. 2012)

5- "Davalı şirket ile davalı banka arasında “Protokol” başlıklı ve 14.02.2011 tarihli sözleşme imzalandığı, davalı banka tarafından kredinin davalı şirket tarafından yapımı gerçekleştirilen ... Konutları projesi kapsamında ve belirli bir satıcı ile sözleşme yapılması koşuluyla kullandırılmış olduğu, geri ödeme planında da ... Konutları geri ödeme planı şeklinde açıklama bulunduğu, bir başka ifade ile bağlı kredi niteliğinde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, davalı bankanın da kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilerek bu doğrultuda bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davalı banka için davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi. 2016)


BAĞLI KREDİNİN VARLIĞI HALİNDE BANKANIN SORUMLULUĞU:

“Bağlı kredinin varlığı halinde bankanın sorumluluğunu kredi miktarı ile sorumlu olduğu şeklinde anlamak gerekir." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu. 2015)

Kanun’un, 30/4 maddesi şu şekildedir:

“Bağlı kredilerde, mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmez ise satıcı, sağlayıcı ve kredi veren, tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde müteselsilen sorumludur. Tüketicinin bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde bağlı kredi de bu oranda indirilir ve ödeme planı buna göre değiştirilir. Tüketicinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, o güne kadar yapmış olduğu ödemenin iadesi hususunda satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur. Ancak, kredi verenin sorumluluğu; malın teslim veya hizmetin ifa edilmediği durumlarda satış sözleşmesinde veya bağlı kredi sözleşmesinde belirtilen malın teslim veya hizmetin ifa edilme tarihinden, malın teslim veya hizmetin ifa edildiği durumlarda malın teslim veya hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren, kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere bir yıldır.”

Örneğin, satıcıdan 120.000-TL bedelle araç satın alınması ve bu bedelin 50.000-TL’lik kısmının finans kuruluşundan temin edilen bağlı kredi ile ödenmesi halinde, eğer bu araç ayıplı olup da tüketici sözleşmeden dönmek isterse, ödediği bedelin 50.000-TL’lik kısmını satıcıdan ve/veya finans kuruluşundan isteyebilir. Bakiye 70.000-TL’lik kısmını ise sadece satıcıdan isteyebilir. Banka, 50.000-TL’lik kısım için satıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Yani tüketici, 50.000-TL’lik kısım için hem satıcı hem de bankaya karşı hukuki yollara başvurabilir.

Bazen de tüketici, bedelde indirim hakkını kullanmak isteyebilir. Bu durumda bağlı kredi de bu oranda indirilir. Tüketicinin bedelde indirim hakkını kullandığı durumlarda hangi miktarda indirim yapılması gerektiği bilirkişi incelemesi ile anlaşılabilecek bir husustur. Yukarıdaki örnek üzerinden devam edecek olursa, yapılacak yargılama sonunda, 120.000-TL’lik bir araç için bedelde indirim yapılması gereken miktar 12.000-TL (%10) olarak bulunacak olursa, bağlı kredi de bu oranda (%10) indirilecek ve tüketici bankaya bu oran kadar az ödeme yapacaktır. Örneğin 50.000-TL’lik kredi için faizi ile birlikte 60.000-TL geri ödemede bulunması gereken tüketici, 60.000 değil de yüzde 10 eksiği olarak 54.000-TL geri ödemede bulunacaktır.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Alıntı yaptığınıza ilişkin link vermek suretiyle makalemizi paylaşabilirsiniz. Kaynak belirtmeksizin makalelerimizden alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılmaktadır.

Yorumlar

Trackbacks

Total Trackbacks 0
Trackback URL:


Hukuk Blog |  2020 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  AfternicAlanadı satış (Domain alımı) | 

™ Marka tescili, Patent ve Fikri mülkiyet hakları nasıl korunuyor?
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2020 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
♾️ Makine donanım yapı ve yazılım özellikleri nedir?
Hukuki.Net olarak dedicated hosting serveri bilfiil yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN, vmware esx server, hyperv, virtual server (sanal sunucu), Sql express ve cloud hosting teknolojisi kullanmaktadır. Web yazılımı yönünden ise content management (içerik yönetimi) büyük kısmı itibari ile vb olup, wordress ve benzeri çeşitli kodlarla oluşturulan bölümleri de vardır.
Hangi Diller kullanılıyor?
Anadil: 🇹🇷 Türkçe. 🌐 Yabancı dil tercüme: Masaüstü sürümünde geçerli olmak üzere; İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hintçe, Rusça ve Arapça. (Bu yabancı dil çeviri seçenekleri ileride artırılacak olup, bazı internet çeviri yazılımları ile otomatik olarak temin edilmektedir.
Sitenin Webmaster, Hostmaster, Güvenlik Uzmanı, PHP devoloper ve SEO uzmanı kimdir?
👨‍💻 Feyz Pazarbaşı [İstanbul] vd.
® Reklam Alanları ve reklam kodu yerleşimi nasıl yapılıyor?
Yayınlanan lansman ve reklamlar genel olarak Google Adsense gibi internet reklamcılığı konusunda en iyi, en güvenilir kaynaklar ve ajanslar tarafından otomatik olarak (Re'sen) yerleştirilmektedir. Bunların kaynağı Türkiye, Amerika, Ingiltere, Almanya ve çeşitli Avrupa Birliği kökenli kaynak kod ürünleridir. Bunlar içerik olarak günlük döviz ve borsa, forex para kazanma, exim kredileri, internet bankacılığı, banka ve kredi kartı tanıtımları gibi yatırım araçları ve internetten para kazanma teknikleri, hazır ofis kiralama, Sigorta, yabancı dil okulları gibi eğitim tanıtımları, satılık veya kiralık taşınmaz eşyalar ve araç kiralama, ikinci el taşınır mallar, ücretli veya ücretsiz eleman ilanları ile ilgili bilimum bedelli veya bedava reklamlar, rejim, diyet ve özel sağlık sigortası gibi insan sağlığı, tatil ve otel reklamları gibi öğeler içerebilir. Reklam yayıncıları: ads.txt dosyası.
‼️ İtirazi kayıt (çekince) hususları nelerdir?
Bahse konu reklamlar üzerinde hiçbir kontrolümüz bulunmamaktadır. Bu sebep ile özellikle avukat reklamları gibi Avukatlık kanunu vs. mesleki mevzuat tarafından kısıtlanmış, belirli kurallara tabi tutulmuş veya yasaklanmış tanıtımlardan yasal olarak sorumlu değiliz.
📧 İletişim ve reklam başvuru sayfası nerede, muhatap kimdir?
☏ Sitenin 2020 yılı yatırım danışmanı ile irtibat ve reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.