PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Türkiye’ye GDO ürünlerinin girişi serbest







monica
31-10-2009, 18:26:13
Milletvekilleri ABD’ye avanta geziye gitti ardından GDO geldi!

ABD Tarım Bakanlığı ve “içine şeytan girmiş şirket” (devilish company) diye isim takılmış ve genetiği değiştirilmiş tohum (GDO) üretiminin yüzde 71’ini elinde tutan Amerikan firması Monsanto’nun davetlisi olarak gittiler. Gidiş-dönüş uçak bileti bedelini, otelde kalış, yemekleri yeyiş paralarını ABD’nin bakanlığı ile şirket ödedi.

Yediler, içtiler, gezdiler.

Türkiye’ye döndüler.

Bilin bakalım ne oldu?

Bizim ülkenin Tarım Bakanlığı, Meclis’e getirip “iyi mi olur kötü mü, Türk insanı zarar mı görür fayda mı, Türk çiftçileri, tarlaları, bostanları, bağları, bahçeleri, toprakları, yaylaları için ne getirir, ne götürür” tartışmasını açıp yasa çıkartmayı beklemedi. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Yönetmeliği’ni çıkarıverdi.

Frankeştayn ürün diyorlar.

Yiyeni yavaşça öldürüyor.

Türkiye tarımı hançer yedi.

İnsanının sağlığı bıçaklandı.

Türk insanı, kendi toprağındaki 2 bin 500 endemik bitki çeşidi ile bitki örtüsünü zenginliğe dönüştürmek için çalışmak yerine tembelliğe, miskinliğe, aptallığa, ithalata mahkûm edilerek bağımlılık yaratacak GDO’ya kapı açıldı.

Hesabını sormak lazım.

Demokratik yoldan!

Islak imzasız!
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Milletvekilleri_ABDye_avanta_ geziye_gitti_ardindan_GDO_geldi&tarih=31.10.2009&Newsid=268087&Categoryid=4&wid=108

Şenol Eker
31-10-2009, 20:10:20
Uhwhhpşşşş!!!

Lütfen yukarıdaki ünlem site kurallarına aykırı demeyin.

http://www.hukuki.net/showthread.php?t=62615&highlight=geneti%F0i

İthalatını serbest bırakmak ne demek?
Ya içeride birisi üretir de ithalata rakip olursa diye üretimi yasaklanmış önce...

Uhwhhpşşşş!!!

monica
01-11-2009, 18:03:11
Anadolu’nun bütün yılanları ile çıyanlarısizleri sokacak!http://foto.gazetevatan.com/pics/yazarlar/108.jpg
Anadolu’nun tarlalarında, bostanlarında, bağlarında, ovalarında, dağlarında, yaylalarında yaşayan bütün yılanlar, çıyanlar, akrepler bir olacaklar, vatansever bilinçle, sizleri sokacaklar.

Çünkü Türkiye, onlar için çok karlı bir pazar. Türkiye ABD şirketleri için “genetik modifiye ihracatında 1 milyar dolarlık” (o da şimdilik) bir aç piyasa. Türkiye 435 bin tonla ABD şirketlerinin ürettiği “en büyük glüten yemi alıcısı” ülke. AKP iktidarı ve Tarım Bakanlığı, GDO ürünlerinin ülkeye girişinde zararı en aza indirmek için gerekli olan “Bio Güvenlik Yasası”nı çıkartmadan, girişe kapı aralayan yönetmenliği yayınladı.

Ve bilin bakalım ne yaptı?

Vatandaşı karanlığa attı.

Bir satıcı kalkıp, sattığı ürünün üsütüne “Bu ürün GDO’lu değildir” yazamayacak. Sigara paketinin üzerine “Seni öldürür” yazılıyor, gıda ürününe yazılmayacak. Niçin?Yönetmenlik böyle çıktığı için... Niçin yönetmenlik böyle çıktı? ABD Tarım Bakanlığı istediği için...

Bu yönetmenlikle; Türk Tütünü (Şark tütünü) nasıl ki Amerikan Tütünü (Virginia Tütünü) karşısındaki savaşını yitirdi, nasıl ki bizim Anamur Muzu, ABD şirketlerinin ele geçirdiği Şili’nin Çikita Muzu karşısında iç pazarı kaybetti, Anadolu’nun toprakları, tarlaları, bağları, ovaları, yaylarındaki dünyanın en zengin bio-çeşitlilik gösteren yapısı da şimdi Türk tütünü ile Anamur Muzu’nun kaderine ortak edildi. Başka hiçbir toprakta yetişmeyen, büyümeyen, gelişmeyen ve adına endemik denilen bitki örtüsü(flora) Türkiye’de var. Dünyadaki toplam 12 bin 500 endemik türün 2 bin 500’ü Türkiye’nin doğasında yüzbinlerce yıldır duruyor fakat Türkiye üründe, tohumda ve ilaçta bağımlılık yaratacak GDO’ya kapı aralıyor.1-KASIM-2009

Yazının Tamamı:http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Anadolunun_butun_yilanlari_il e_ciyanlarisizleri_sokacak&tarih=01.11.2009&Newsid=268231&Categoryid=4&wid=108

Şenol Eker
01-11-2009, 21:56:23
Konu ile ilgli Kanal D nin 1-11-2009 akşamki haberi (http://www.youtube.com/watch?v=0DQPbXAG4vM)

commodore1tr
02-11-2009, 00:44:09
Evet bu konuda ciddi bir şey yapmak lazım Hadin hukuki net avukatları bir şey yapalım...

26 Ekim 2009 PAZARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 27388

YÖNETMELİK


Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

GIDA VE YEM AMAÇLI GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR

VE ÜRÜNLERİNİN İTHALATI, İŞLENMESİ, İHRACATI, KONTROL VE

DENETİMİNE DAİR YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, insan yaşamı ve sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, tüketici çıkarları ve çevrenin en üst düzeyde korunması için genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünleri ile genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünlerini içeren gıda ve yem maddeleri hakkında karar verme, işleme, ithalat, ihracat, izleme, tescil, etiketleme, kontrol ve denetim ile ilgili usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik;

a) Tohumluklar dışındaki genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünleri ile genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünlerini içeren gıda ve yem maddeleri hakkında karar verme, işleme, ithalat, ihracat, izleme, tescil, etiketleme, kontrol ve denetim ile ilgili usul ve esasları kapsar.

b) Sağlık Bakanlığınca ruhsat veya izin verilen ürünleri kapsamaz.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik; 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 10 uncu maddesi, 7/8/1991 tarihli ve 441 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, 29/5/1973 tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanunu ile 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanmasına Dair Kanuna dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Ayırıcı kimlik: Aktarılan her bir gen için bir kod ve her bir GDO için ise, taşıdığı genin kodunu da içeren nümerik ve alfa nümerik kodlama sistemini,

b) Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,

c) GDO: Genetik yapısı değiştirilmiş organizmayı,

ç) Genetik yapısı değiştirilmiş organizma: Modern biyoteknoloji kullanılarak genetik materyali değiştirilmiş olan, insan haricindeki organizmayı,

d) GDO ve ürünleri: GDO, GDO içeren, GDO lardan oluşan, GDO içerdiği hâlde GDO lardan oluşmayan ve/veya kısmen veya tamamen GDO lardan elde edilen ürünleri,

e) GDO lu gıda: GDO, GDO içeren veya GDO dan üretilen bileşen içeren veya GDO dan üretilen gıda maddelerini,

f) GDO lu ürün: GDO, GDO içeren veya GDO dan üretilen bileşen içeren veya GDO dan üretilen ürünleri,

g) GDO lu yem: GDO, GDO içeren veya GDO dan üretilen bileşen içeren veya GDO dan üretilen yem maddelerini,

ğ) GDO suz eşdeğer ürün: Genetik değiştirme teknolojisi uygulanmayan eşdeğer gıda veya yemi,

h) Gen sahibi: GDO ve ürünlerinde değiştirilmiş olan gen ya da genlerin patent hakkını elinde tutanı,

ı) İzleme: Bir GDO ve ürününün, biyolojik çeşitlilik, bitki, hayvan ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini belirlemek üzere bir program dâhilinde yürütülen gözlem, analiz ve kontrolleri,

i) İzlenebilirlik: GDO ve ürünlerinin, üretim ve dağıtım zinciri boyunca her aşamada geriye dönük takibini, belirlenmesini ve tanımlanmasını,

j) KKGM: Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünü,

k) Komite: Bu Yönetmelikle kuruluşu öngörülen bağımsız, bilimsel, teknik risk değerlendirme komitesini,

l) Risk değerlendirme: GDO ve ürünlerinin, genetik değişiklikten dolayı, insan, hayvan ve bitki sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve çevre üzerinde, doğrudan veya dolaylı, derhal veya gecikmeli sebep olabileceği risklerin ve risk kaynağının olumsuz etkiye sebep olma potansiyelinin test, analiz, deneme gibi bilimsel yöntemlerle belirlenmesi ve değerlendirilmesi sürecini,

m) Risk yönetimi: Risk değerlendirme sonucunda öngörülen ve/veya tahmin edilen olumsuz etkilerin gerçekleşmesini önlemek veya gerçekleşmesi durumunda zararı en az seviyede ve kontrol altında tutarak ortadan kaldırmak, GDO ve ürününün izin verilen amaç ve kurallar dâhilinde kullanılmasını ve muamelesini sağlamak amacıyla alınan önlemleri,

n) TAGEM: Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünü,

o) TÜBİTAK: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunu,

ö) TÜGEM: Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünü,

p) Uzmanlar listesi: GDO ile ilgili çalışmalara yön verecek Bakanlık tarafından oluşturulan uzman listesini

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler ve İzin Koşulları

Genel hükümler

MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olan GDO lu gıda ve yemlerin işleme ve tüketim amacıyla ithali, piyasaya sürülmesi, tescili, ihracatı ve transit geçişleri yasaktır. Gümrük idarelerince bu Yönetmelik kapsamındaki ürünler için GDO ya ilişkin ek bir belge aranmaz.

(2) İthal edilen, üretilen veya dağıtımı yapılan GDO lu gıda veya yemin çevre, insan veya hayvan sağlığı açısından olumsuzluğu tespit edildiğinde, gıda veya yem işletmecisi sağlığı ve çevreyi korumak amacıyla gerekli tedbirleri almak, Bakanlığı, diğer ilgili mercileri ve tüketicileri acilen bilgilendirmek ve söz konusu gıda veya yemi, piyasadan geri çekmek zorundadır.

(3) GDO lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması yasaktır.

(4) İnsan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulması yasaktır.

(5) Bakanlık, GDO lu gıda ve yemlerin ithalat ve ihracat kapılarıyla ilgili gerektiğinde düzenleme yapabilir.

(6) Gıda veya yem, GDO lardan biri ya da birkaçını toplamda en az % 0,9 oranında içeriyor ise, GDO lu olarak kabul edilir.

(7) Gıda veya yemin % 0,5 ten fazla izin verilmeyen GDO içermesi halinde ithalatına, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmez.

(8) GDO suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO suz olduğuna dair ifadeler bulunamaz.

(9) Bu Yönetmelikte yer almayan hususlarda Bakanlık her türlü düzenlemeyi yapmaya ve tedbiri almaya yetkilidir.

İzin koşulları

MADDE 6 – (1) Her bir GDO için, bilimsel esaslara göre değiştirilmiş gen ya da genler esas alınarak bir defaya mahsus olmak üzere Komiteler tarafından risk değerlendirmesi yapılır.

(2) Her bir risk değerlendirmesinin sonucuna göre GDO lu gıda veya yemin çevre, insan veya hayvan sağlığı ile diğer inceleme konularında herhangi bir olumsuzluğun tespit edilmediğine dair bir karar belgesi hazırlanır. Karar belgesi en az aşağıdaki hususları içerir:

a) İznin geçerlilik süresi,

b) GDO ve ürünlerinin ithalatı için uygulanacak kural ve işlemler,

c) Kullanım amacı ve kısıtlamalar,

ç) Risk yönetimi, piyasa denetimi ve gerektiğinde aşamalı üretim planlaması,

d) İzleme ve izlenebilirlik koşulları,

e) Belgeleme ve etiketleme koşulları,

f) Ambalajlama, taşıma, muhafaza ve nakil kuralları,

g) İşleme ile atık ve artık arıtım ve imha koşulları,

ğ) Güvenlik ve acil durum tedbirleri,

h) Kullanım ile ilgili yıllık raporlama koşulları,

ı) Devir ve/veya kullandırmaya ilişkin koşulları,

i) Tedarik ve amaca göre kullanım ve işleme koşulları.

(3) Bakanlık onaydan önce, GDO ile ilgili Komite kararını kamuoyunun görüşlerine açabilir.

(4) Komitenin kararı, Bakanlık onayından sonra yürürlüğe girer.

(5) Bakanlık, izin verilen GDO ve diğer GDO larla ilgili bilgileri Bakanlık internet sitesinde yayımlar.

(6) İzin verilen GDO ve ürünlerinin kayıt altına alınması ve ürünün her aşamada takibinin sağlanması amacıyla, GDO ve ürünlerini ithal edenler, işleyenler ve piyasaya sunanlar Bakanlığa beyanda bulunmak, GDO ve ürünlerini GDO içerdiğine dair belgeler eşliğinde nakletmek, taşımak ve etiketleme kurallarını uygulamakla yükümlüdür.

(7) İzin, karar belgesinde belirtilen koşulların ihlali veya olası zarar ve risklerle ilgili yeni bilimsel bilgilerin edinilmesi, kullanım sonucunda olumsuz sonuçların ortaya çıkması durumunda, Bakanlıkça iptal edilir. İzni iptal edilen GDO ve ürünleri toplatılır ve imha edilir.

(8) Karar belgesinde belirtilen hususlara uyulmaması hâlinde izin iptal edilir. İznin iptal gerekçesine göre idari yaptırımlar uygulanır.

(9) GDO lu ürünler, izin verilen amaçlar dışında kullanılamaz.

(10) Gen sahibi, GDO ve ürünleriyle ilgili olarak yeni bir risk ya da risk şüphesini öğrendiği takdirde durumu derhal Bakanlığa rapor etmek ve tedbir almakla yükümlüdür.

(11) Gen sahibi, aldığı izne konu olan GDO ve ürünlerinin satışı ve dağıtımı sırasında taşıma, depolama, işleme ve ambalajlama gibi işlemlere ilişkin güvenlik kuralları ve tedbirler hakkında alıcıları bilgilendirmekle yükümlüdür.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Komite, Başvuru ve Çalışma Grupları

Komite

MADDE 7 – (1) Bakanlık tarafından GDO ile ilgili bilimsel ve teknik verileri araştıracak, yorumlayacak ve görüş oluşturacak, görev süreleri iki yıl olan uzmanlar listesi teşkil edilir. Uzmanlar listesi, Bakanlık TAGEM, TÜGEM, KKGM birimlerinden temsilciler ile üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma enstitülerinde görevli konu ile ilgili uzman veya öğretim üyelerinden oluşur. Uzmanlar listesinden Bakanlık tarafından belirlenecek on bir üyeden oluşacak bir komite her bir başvuru için ayrıca oluşturulur.

(2) Komitenin sekretaryası TAGEM tarafından yürütülür. Komite TAGEM in daveti üzerine toplanır.

(3) Komite en az dokuz üye ile toplanır. Komite her başvuru için bir başkan seçer. Kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınır. Lehte ve aleyhteki kararların gerekçeleri sahipleri tarafından yazılıp imzalanarak, karar ekinde yer almak üzere başkana teslim edilir.

(4) Komite, başvuruları toplantının ilk gününden başlamak üzere doksan gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ek bilgi ve belge istendiğinde bu süre durdurulur. Komite tarafından ek bilgi ve belgenin talep edilmesi durumunda ek bilgi ve belgenin en fazla otuz gün içerisinde tamamlanması zorunludur.

(5) Komitenin başvuruyu reddetmesi durumunda aynı ürün için ret tarihinden itibaren bir yıl dolmadan ve yeni bilimsel veri ve bulgular sunulmadan yeniden başvuru yapılamaz.

(6) Komiteye sunulan bilgilerin üçüncü şahıslarla veya kamuoyuyla paylaşılması, başvuru sahibinin talebi dikkate alınarak Komitenin iznine tabidir.

(7) Komite, her türlü iş ve işlemlerinde Bakanlığa karşı sorumludur.

Komitenin görev ve yetkileri

MADDE 8 – (1) Komitenin görev, yetki ve yükümlülükleri aşağıda belirtilmiştir:

a) Yapılan başvurularla ilgili değerlendirmeler yapmak, hazırlanan raporu Bakanlığa sunmak,

b) Yapılan bir başvuru ile ilgili olarak işlem sürecinde Bakanlık izni olmadan herhangi bir açıklama yapmamak, bilgi ve belge vermemek,

c) İhtiyaç duyması hâlinde uzmanlar listesinden danışma amacıyla uzmanlardan bir veya birkaçını, en çok iki defa olmak kaydıyla toplantılara davet etmek.

Başvuru

MADDE 9 – (1) GDO lu ürünün Komite tarafından ilk değerlendirilmesinin yapılması amacıyla gen sahibi, aşağıdaki bilgi ve belgelerle Bakanlığa başvuruda bulunmak zorundadır.

a) GDO nun yapısında değişikliğe neden olan gen veya genlerle ilgili bilgi ve belgeler,

b) GDO nun tespitinde kullanılacak yöntem ve referans materyal ile tespit için yapılacak iş ve işlemleri kolaylaştıracak her türlü bilgi, belge ve destekleyici doküman,

c) Ayırıcı kimlik bilgileri,

ç) GDO ile ilgili risk değerlendirmeye esas bilgi ve bilimsel çalışma sonuçları,

d) Kullanım amacı ve kısıtlamalarla ilgili talep ve bu talebi destekleyen bilgi ve belgeler,

e) Kullanım ve üretim koşullarını açıklayan bilgi ve belgeler,

f) Risk yönetimi, otokontrol ve üretim planlaması ile ilgili bilgi ve belgeler,

g) İzleme ve izlenebilirlik koşullarının nasıl olacağını açıklayıcı bilgi ve belgeler,

ğ) İşleme sonucu atık ve artıkların arıtım ve imha koşullarını açıklayıcı bilgi ve belgeler,

h) Güvenlik ve acil durum tedbir planı ve uygulamaları ile ilgili açıklayıcı bilgi ve belgeler,

ı) Devir veya kullandırmaya müsaade edilip edilmeyeceği, müsaade edilmesi durumunda uyulması öngörülen şartlar,

i) Başvuru yapılan GDO lu gıda veya yemin taşıma, muhafaza ve nakil koşulları,

j) Başvuru yapılan gen veya genlerin, geliştirilmiş oldukları ülkede başvuru yılından en az üç yıl öncesinde tescil edildiğini, piyasada satışının serbest olduğunu gösterir bilgi ve yetkili mercilerden alınmış onaylı belgeler,

k) Çeşidin başta tescil edildiği ülke olmak üzere ilgili mevzuatın uygulanmakta olduğu ülkelerde de ticari olarak üretildiğini gösterir bilgi ve yetkili mercilerden alınmış onaylı belgeler,

l) Türkiye flora ve faunası için potansiyel bir tehlike oluşturmasını engellemek üzere GDO nun Türkiye’de yakın akraba ve yabanileri olan türlere ait olmadığını gösterir bilgi ve belgeler.

(2) Komite, gerek gördüğü durumlarda ek bilgi ve belgeler de isteyebilir.

(3) Komite tarafından istenilen belge ve bilgilerin süresi içinde temin edilmemesi durumunda başvuru reddedilir.

(4) Yapılan bir başvurunun sonucu diğer başvurular için emsal teşkil etmez. Yapılan bir başvuruya verilen izin başvurulan ve takip eden ithalatlar için geçerlidir. Ancak, ithalatın gerçekleştirilebilmesi için ilgili diğer mevzuat hükümlerinin de yerine getirilmesi zorunludur.

Çalışma grupları

MADDE 10 – (1) Aşağıdaki konularda çalışma yapmak üzere; uzmanlar listesinden oluşan, üye sayısı ve çalışma süresi TAGEM tarafından belirlenen çalışma grupları kurulabilir:

a) Uluslararası gelişmeleri izleyerek ülkenin GDO ve ürünleriyle ilgili politika ve stratejileri için önerilerde bulunmak,

b) Hassas tüketici grupları için GDO ve ürünleriyle ilgili değerlendirmeler yaparak tavsiyelerde bulunmak,

c) Uluslararası kullanımda bulunan GDO ve ürünleriyle ilgili değerlendirmeler yaparak Bakanlığa önerilerde bulunmak,

ç) GDO çalışması yapılmış ve üretime sunulmuş riskli ürünleri belirleyerek ilgili kurumları bilgilendirmek,

d) Biyogüvenlikle ilgili yakın, orta ve uzun vadeli risk senaryoları hazırlamak ve bunlarla ilgili çözüm önerileri sunmak,

e) Ülke ihtiyaçları dikkate alınarak, özellikle acil durum tedbirleri ile ilgili önerilerde bulunmak.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

GDO lu Ürünlerin İthalatı, İşlenmesi ve Depolanması, İhracatı, Etiketlenmesi,

İzleme ve İzlenebilirlik, Denetim ve Kontrolü

İthalat

MADDE 11 – (1) Komite tarafından değerlendirilmesi yapılarak Karar belgesinde ithalatı uygun görülmüş GDO ve ürünlerinin ithalatında aşağıdaki hususlar dikkate alınır:

a) GDO ve ürünlerinin üretildiği ülkenin yetkili otoritesinden parti numarası, miktarı ve GDO çeşidini belirten belge aranır.

b) Ürünün üretildiği ülke dışında başka bir ülkeden yüklenmesi durumunda üretici ülkenin vermiş olduğu belgeyle beraber yüklendiği ülkenin yetkili otoritesince düzenlenmiş, parti numarası, miktarı ve GDO çeşidini belirten belge aranır.

c) Bakanlık, kontrol ve denetim amaçlı analizler yapabilir.

ç) Yapılacak analizlerin sıklığı, risk esasına göre Bakanlıkça belirlenir.

(2) GDO riski taşıyan ancak, GDO suz ürün olduğu taahhüt edilen ürünlerin ithalatında aşağıdaki esaslar uygulanır:

a) İthalatta, GDO riski taşıması nedeniyle analize tabi tutulacak ürünler ve bunların sıklıkları Bakanlık onayı ile belirlenir. Gerektiğinde yine Bakanlık onayı ile güncellenir.

b) Belirlenen analiz sıklıklarına göre ürünlerin analizi yaptırılır. Analiz sonucunun uygun olması durumunda söz konusu ürünlerin ülkeye girişine izin verilir.

c) Yapılan analiz sonucunda GDO lu olduğu tespit edilen ürünün ülkeye girişine izin verilmez. Söz konusu ithalatçı ve ihracatçı firma ve ülke risk listesine alınır.

(3) Tespit ve kontrol işlemleri için istenecek her türlü analiz yöntemi ve analizlerde kullanılan özel ürünler de dâhil, bilgi, belge, ürün ve malzemeyi temin etmekle ithalatçı yükümlüdür.

GDO lu ürünlerin işlenmesi ve depolanması

MADDE 12 – (1) İthal edilen GDO ve ürünlerinin gıda veya yem maddelerinin üretiminde kullanılabilmesi için bu ürünlerin izin, ruhsat ve tescil başvurularında gıda veya yem işletmecisi, gıda veya yem mevzuatında belirtilenlere ilave olarak aşağıda belirtilen şartları sağlamak zorundadır:

a) Hammadde olarak kullanmak üzere temin ettiği GDO ve ürünleri ile ilgili aşağıdaki bilgi ve belgeleri bir ay içerisinde Bakanlığa vermek;

1) Ürünü kimden, ne miktarda temin ettiği ile ilgili bilgiler,

2) Bu ürünlerin ne amaçla kullanılacağı,

3) Etiket ve/veya GDO ve ürünlerinin beraberinde taşınması zorunlu belgelerin sureti.

b) GDO suz gıda veya yem, GDO lu gıda veya yemin işlendiği hattan farklı bir hatta üretilmeli ve depolanmalıdır. Aynı üretim hattının kullanılması durumunda, üretim hattında gerekli temizliği yapmak,

c) İşleme sonrası risklerin öngörülmesi hâlinde acil tedbir planları, muhafaza ve nakil koşullarıyla ilgili ek tedbirleri Bakanlığa bildirmek,

ç) Atık ve artıkların güvenli arıtım ve imha koşullarını belirleyerek Bakanlığa bildirmek.

GDO lu ürünlerin ihracatı

MADDE 13 – (1) İhracatta alıcı ülkenin talebi doğrultusunda işlem yapılır. Alıcı ülkenin GDO ile ilgili talebinin olmaması durumunda genel ihracat mevzuatına göre işlemler gerçekleştirilir.

Gıdaların etiketlenmesi

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilen GDO lu gıdaların % 0,9 un üzerinde GDO içermesi hâlinde, 16/11/1997 tarihli ve 23172 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde yer alan gerekliliklere ilave olarak aşağıdaki hususlar çerçevesinde etiketlenmeleri zorunludur.

a) GDO lu gıdanın tek bileşenden oluşması durumunda “genetik olarak değiştirilmiştir” veya ürün ismi ya da hammaddenin ismi “genetik olarak değiştirilmiş ...........’den üretilmiştir” ifadesi ile birlikte etiket üzerinde yer almak zorundadır.

b) GDO lu gıdanın birden fazla bileşen ihtiva etmesi durumunda, ürün ismi ya da bileşen ismi, “genetik olarak değiştirilmiş ..........” veya “genetik olarak değiştirilmiş ….......’den üretilmiştir” ifadeleri ile birlikte bileşen listesinde söz konusu bileşenden hemen sonra gelecek şekilde parantez içerisinde yer almak zorunda olup, parantez içindeki ifade diğer bileşenlerle aynı karakter büyüklüğünde olmalıdır.

c) GDO lu dökme gıdaların beraberinde, etiket bilgilerini içeren belge bulundurulmak zorundadır.

ç) Yukarıda belirtilen etiketleme gerekliliklerinin yanı sıra, GDO lu gıdaların GDO suz eşdeğer ürünlerden; bileşimi, beslenme etkileri veya beslenme değeri, kullanım amacı açısından farklılık gösterdiği durumlarda, bu hususlar etiket üzerinde belirtilmelidir. Besin bileşeninde farklılık gösteren GDO lu gıdalarda, beslenme etiketlemesi yapılması zorunludur.

d) GDO lu gıdaların GDO suz eşdeğer ürünlerden farklı olması durumunda, tüketilmesi sonucunda sağlık riski oluşturabilecek tüketici gruplarına ait uyarıların etiket üzerinde belirtilmesi zorunludur.

e) GDO kullanılarak elde edilen gıdanın GDO suz eşdeğerinin olmaması durumunda, söz konusu ürünün doğası ve özelliklerine ait bilgilerin Türk Gıda Kodeksinde belirtilen hükümlere uygun olarak etiket üzerinde belirtilmesi zorunludur.

Yemlerin etiketlenmesi

MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre, yem veya yemlik madde olarak kullanımına izin verilen GDO lu yemlerin % 0,9 un üzerinde GDO içermesi hâlinde, yem mevzuatında yer alan etiket gerekliliklerine ilave olarak aşağıdaki şekilde etiketlenmesi zorunludur.

a) GDO lu yemin özel adının yanında parantez içinde “genetik olarak değiştirilmiş ………” ifadesi bulunmalıdır. Bu ifade yem bileşen listesi altında dip not olarak da yer alabilir. Bu durumda yazı karakter büyüklüğünün listede belirtilen ürünlerin karakter büyüklüğünden az olmaması gerekir.

b) GDO dan elde edilen yemin adının yanında parantez içinde “genetik olarak değiştirilmiş ………’den elde edilmiştir” ifadesi yer almalıdır. Bu ifade yem bileşen listesi altında dip not olarak da yer alabilir. Bu durumda yazı karakter büyüklüğünün listede belirtilen ürünlerin karakter büyüklüğünden az olmaması gerekir.

c) GDO lu dökme yemlerin beraberinde, etiket bilgilerini içeren belge bulundurulmak zorundadır.

ç) GDO lu yemin GDO suz eşdeğerinden farklı olması hâlinde bileşiminin, besleme özelliklerinin, kullanım amacının, belirli hayvan türü ya da kategorisi için yapılan sağlık beyanlarının etiket üzerinde bulundurulması zorunludur.

d) GDO lu yemin GDO suz eşdeğeri yok ise, o yemin yapısı ve karakteristikleri ile ilgili uygun bilgilerin etiket üzerinde bulundurulması zorunludur.

İzleme ve izlenebilirlik

MADDE 16 – (1) GDO ve ürünlerini ithal veya ihraç eden, işleyen, depolayan, dağıtan ve tüketime sunanlar, son tüketiciye ulaşıncaya kadar olan süreçte gerekli kayıtları tutmak ve izlenebilirliği sağlamak, ayırıcı kimlik numarası ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri ürün ile birlikte bulundurmak zorundadır.

(2) GDO ve ürünlerini ithal veya ihraç eden, işleyen, depolayan, dağıtan ve tüketime sunanların, ürünlerle ilgili bilgi ve belgeleri yirmi yıl saklaması ve bu belgelerle ilgili bir kayıt sistemine sahip olması zorunludur.

(3) GDO ve ürünleri ile ilgili olarak karar belgesinde belirtilen koşullara uyulup uyulmadığı Bakanlık tarafından görevlendirilen birimler tarafından izlenir. Şikâyet durumunda Bakanlık tarafından görevlendirilen birimler bu Yönetmelik hükümleri ile birlikte ilgili mevzuata göre işlem yapar.

Denetim ve kontrol

MADDE 17 – (1) GDO ve ürünlerinin denetim ve kontrolleri bu Yönetmelik hükümleri ile birlikte ilgili mevzuata göre yapılır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Numune alma ve analiz

MADDE 18 – (1) GDO lu gıda ve yemin numune alma ve laboratuvar analizleri ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.

İdari Yaptırımlar

MADDE 19 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında;

a) 4703 sayılı Kanunun 11 inci ve 12 nci maddeleri,

b) 5179 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi,

c) 1734 sayılı Kanunun 12 nci, 13 üncü, 14 üncü maddeleri

uyarınca işlem tesis edilir.

Yürürlük

MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 21 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

Bunu iptal yolunu bulalım... Hadin...

Şenol Eker
02-11-2009, 09:10:41
Ben Tarım Bakanlığına aşağıdaki soruyu sordum.
Siz ne yaptınız?
Son günlerde basında Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların:
1-GDO'lu tohum ithalinin yasaklandığı
2-GDO'lu ürün İthalatının serbest bırakıldığı
3-Gıdalarda kullanılmaması durumunda gıdanın etiketinde bunu belirtmenin YASAKLANDIĞI
konusunda haberler çıkmaktadır.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde kullanımı tamamen yasak olan bu tür organizmaları TÜKETMEK İSTEMEYEN kişiler ne yapmalıdır? Marketten satın alınacak bir üründe Genetiği Değiştirilmiş Organizma bulunMAdığı nasıl anlaşılacaktır?

Genetiği değiştirilmiş organizmaların yem, gıda gibi şekillerde kullanılmasının insan sağlığı açısından olumusuz etkileri olabileceği 26 Ekim 2009 tarih ve 27388 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Gıda ve yem amaçlı genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine dair yönetmelik" 4. madde m bendinde AÇIKÇA ifade edilmiştir.

Kendimin ve ailemin dünyanın gelişmiş ülkelerindeki insanlarla aynı haklara sahip olduğumuz düşüncesi ile Genetiği değiştirilmiş organizma içeren bir gıda tüketmek istemiyoruz. Bunu yapabilmemiz için mezkur yönetmelik madde 5 paragraf 8'e göre GDO suz ürünler durumlarını etiketlerinde belirtemeyeceğine göre- GDO kullanan gıdaları nasıl teşhis edebileceğim konusunda bilgi verilmesini arz ederim.

Şenol Eker
02-11-2009, 23:40:55
İyi akşamlar şikayetinizi tarım bakanlığına nasıl ilettiniz. bilgi verirseniz sevinirim. saglıkla kalın

4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununa istinaden.
Web sitelerinden direkt olarak yapabiliyorsunuz.


Başvuru Sayfası Linki (http://195.140.196.201/bimerwebform/default.aspx)

kerkenez
03-11-2009, 02:15:53
Herkes yeni Yönetmeliği tartışıyor da nedense kimse bugüne kadar ithal edilen GDO'lu ürünlere izin verenlere hesap sormayı düşünmüyor!! Tamam Yönetmelik yanlış bence de ancak Yönetmelik yokken memlekete milyonlarca ton GDO'lu mısır, soya ve pamuk vs. ithal edilmiş..Yönetmeliği iptal etseler bu ABD'lilerin işine yarayacaktır zaten..Neden bu ürünlerin bugüne kadar ithaline izin verenlere hesap sorulmuyor. Bence en önemli konu budur.

admin
03-11-2009, 03:24:19
Bir iki gün önce Abbas Güçlü bir Ziraat fakültesi öğrencileri ve çeşitli öğretim görevlileri ile tartışma yapmış ve TV'de yayınlanmıştı.
İzleyebildiğim kadarıyla ne öğretim görevlileri ne de öğrenciler GDO.'nun yararlı olmadığı gibi zararlı olduğu konusunda hemfikir idi.
Özellikle adını hatırlayamadığım bir Profesör; "üretim artışı olmadığı tespit edildi"... diyerek, aslında kar x zarar yönünden bakıldığında GDO. ürünlerin yararsız olduğunu açıkça dile getirmişti.
GDO ile ürün artışı yok, insan sağlığına zararlı, ekstra bir yararı yok (vitamin, mineral vs. açısından), kanser riski var... Bu nedenle klasik tarım ve ziraata geri dönülmesi gerektiği, GDO içeren ürünlerin zararlarının ileride telafisinin mümkün olmadığı TV programında vurgulandı.
GDO'nun tek faydasının ürünün (tohumun) dış etkenler, daha doğrusu parazitlerden daha fazla korunduğunu ancak çiftçinin daha fazla desteklenerek bu avantajın yine de sağlanabileceği söylendi.

Peki uzun yıllardır, geleneksel buğday tohumu yerine, sanırım Amerika'dan ithal edilen ve sadece 1 sene mahsul alınabilen nanoteknoloji ürünü dedikleri buğday tohumunu kullandığımızı biliyor musunuz? Hatırladığım kadarıyla aynı tohumu üretmek, türetmek mümkün değil, bir sene sonra yeniden almalısınız.... ABD Türkiye'ye buğday tohumu satmıyorum dese açız.

Hukukçuların yerine başkası, ziraatçıların yerine başkası, hekimlerin yerine başkası konuşursa olacağı budur !

Klasik bir deyiş: Ekmeği fırıncıya yaptırmalısın!

Şenol Eker
03-11-2009, 08:53:26
Peki uzun yıllardır, geleneksel buğday tohumu yerine, sanırım Amerika'dan ithal edilen ve sadece 1 sene mahsul alınabilen nanoteknoloji ürünü dedikleri buğday tohumunu kullandığımızı biliyor musunuz? Hatırladığım kadarıyla aynı tohumu üretmek, türetmek mümkün değil, bir sene sonra yeniden almalısınız.... ABD Türkiye'ye buğday tohumu satmıyorum dese açız.

Hocam;
Bu konuya çok duyarlı bir vatandaş olarak söylemek isterim ki:
1-Bahsettiğiniz tür tohumlar sadece buğday için değil. Ayçiçeği ve domates başta olmak üzere ticari değeri fazlaca olan ***tüm*** tarım ürünlerinde kullanılıyor ve bu tohumlar yerine GELENEKSEL TOHUM KULLANMAK SUÇ!!!
(Bkz: sayı: 5553 Kabul Tarihi: 31.10.2006)

2-Bu tür tohumlara "hibrit=melez" tohum deniyor. Bu tohumların alındığı bitkinin anası ve babası sadece tohumu üretenin elinde var. Üretilen tohum ekildiğinde çok verimli ancak çıkan ürünlerdeki tohumlar KISIR. Bunu ben şöyle anlatırım: At ve eşek tohumcunun elinde, size katır veriyor. (Katır, at ile eşeğin yavrusudur ve kısırdır)

3-Bu tür tohumların "tamamı" diyebileceğimiz bir çoğunluğu İsrail malıdır. Amerikan demek haksızlık olur.

4-Son cümlenizin ise tartışılamayacak kadar doğru olması tüylerimi diken diken ediyor. Ne yazık ki doğru. Üstelik "elinde konvansiyonel tohum bulndurmak" SUÇ OLARAK tanımlandığından çuvalla tescil parasını ve senelik harçlarını hiçkimsenin yatırmadığı geleneksel ürünlerimizin tohumlarının yok olması tüyler ürpertici.

5-Üstelik bu dedikleriniz sadece bitkilerde değil ne yazık ki. Tavuklarda da aynısı geçerli. Belki benim bilmediğim başka şeylerde de. "Döllenmiş yumurta" satın alıyorsunuz, ama onun içinden çıkan civciv kısır.
Bir de "kuş gribi" ayağına geleneksel tavuk türlerini yok ettiniz mi, bu tohumları / yumurtaları üreten firmalara arkamızı dönüp belimizi doksan derece bükmek ile eş anlamlı oluyor kanaatimce.

Eğer bunları göremiyorsak "gaflet ve dalalet", görebiliyorsak da yapıyorsak "ve hatta hıyanet" içinde oluruz...

çoban
03-11-2009, 20:30:47
Yönetmeliğin dayanağının Tarım Kanunu 1, 2 ve 14 ‘ cü maddeler olduğu; daha evvelinden yasalaşması için de ilk yönergeyi MHP ‘nin verdiği ; şimdiye baktığımızda en çok yaygarayı koparanın yine MHP olduğu görülmektedir. Bu ne çelişki demeye gerek var mı?!

Alın size entegre yönetmelik… Her ne ise de kendileri daha iyi bilir ! Bu ülke yararına çalışacağınıza bir gün olsun birbirinizi suçlamaktan vazgeçip analizlerinizi iyi yapsanız, ne vatandaş ne de insanlık zarar görür.

Yıllar öncesinden ( ki, 80 öncesine dayandığı söylenmekte ) suni gübre diye diye toprağı çoraklaştırdığınız yetmiyormuş gibi; buğday tohumunda bağımlı kıldığınız yine yetmiyormuş gibi; çiftçiyi de kan ağlattığınız da yetmiyormuş gibi, şimdi de genleri ile oynanmış meyve –sebzeleri yedirmeye mı geldi sıra?

Üstelik bilim adamlarını da konuşturtmadıkları gibi sahi kendileri ne yiyecek acaba merak ediyorum!

Öncelikle bilim adamlarımızın rahatlıkla kamuoyuna açık bilgilendirme yapabilmeleri için yasa çıkarmanız gerekiyor Sayın Meclis! Bilimselliğin önünü tıkayarak bir yere varamazsınız...

Antibiyotiklerin bile etki edemeyeceği hastalıklara neden olabilecek o süslü-püslü vitrinlik ürünleri de, yeni hastalıklarla uğraşmayı da istemiyor bu vatandaş! ona göre yapın düzenlemelerinizi...

Mehtap Deniz
04-11-2009, 20:00:09
Genetiği Değiştirilmiş ürünlerin üretim ve tüketimini meşrulaştıran yönetmeliğin iptali için Danıştay'a dava açıldı

Haber Merkezi / TIMETURK (http://www.timeturk.com/GDO-y%C3%B6netmeli%C4%9Fi-Dan%C4%B1%C5%9Ftayl%C4%B1k-oldu_98219-haberi.html) - 04.11.2009

Genetiği Değiştirilmiş ürünlerin ve yemlerin üretim ve tüketimini meşrulaştıran yönetmelik hakkında açtıkları iptal davası hakkında bilgi veren Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı Kemal Özer; “Genetiği değiştirilmiş ürünlerin ülkemizde üretilmesi ve tüketilmesine izin veren yönetmelik, Türkiye’nin bağımsızlığını dört şirkete terk etmektir” dedi.

DAVANIN NEDENİ

GDO Yönetmeliği hakkında Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin açtığı iptal davasını değerlendiren Kemal Özer, düzenlediği basın toplantısında GDO yönetmeliğine neden karşı olduklarını ve hangi gerekçelerle Danıştay'a iptal davası açtıklarını şu sözlerle anlattı:

“26.10.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve GDO’yu meşrulaştıran yönetmelik; Anayasa’nın 5, 7, 8, 17, 45, 56, 124 ve 169 maddelerine aykırı olduğu gibi tüketicilerin BM Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesi ile Avrupa Tüketici Hakları Bildirgesi’nin tüketicilerin bilgi edinme ve bilgi alma ve sağlıklarının korunması ilkelerine; Rekabet Kanunu, Tüketici Kanunu, Gıda Kanunu, Sağlık Bakanlığı’nın Kuruluş Kanunu, Orman ve Çevre ile ilgili Kanunlara ve de Etiket mevzuatına tümüyle aykırıdır. Bu nedenler çerçevesinde yönetmeliğin tümüyle iptali için Danıştay’a dava açtık.

"GELECEĞİMİZ ULUSLARARASI ŞİRKETLERİN İNSAFINA TERKEDİLDİ"

Türkiye, 26 Ekim’de yayınladığı GDO yönetmeliği ile geleceğimiz, genetik tohum üretici ve pazarlayıcısı Monsanto, DuPont, Pionerr, Syngenta, Bayer ve Hazera gibi uluslararası şirketlerin insafına terk edildiğini öne süren Özer, "26 Ekim Türkiye’nin geleceği açısından bir milattır ve kara bir gün olarak tarihe geçmiştir" dedi.

Özer, Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi olarak dünyanın hiçbir yerinde GDO’lu ürünlerin üretilip tüketilmesine razı olmadıkları gibi sıradan ve sığ bir düzenleme olarak nitelediği bu yönetmelik ile GDO’nun Türkiye'de yasallaştırılmasını da kabul etmelerinin imkânsız olduğunu kaydetti. GDO'nun başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada tümüyle yasaklanması gereken bir belâ olduğunu vurgulayan Özer, "Çünkü GDO, insanlar ve diğer tüm canlıların sağlığını güvenliğini ve geleceğini ve hürriyetlerini tehdit etmektedir" diye konuştu.

GDO'CULARIN TAŞERONLARI TOPLUMU ALDATIYOR

Özer, GDO'yu savunanları eleştirerek, "insanlığın ortak mülkü olan tohumları tescil ederek mülkiyetlerine geçiren GDO’cuların sözcülüğü ve taşeronluğunu yapan kimi çevreler, gıdaların yetersizliğinden ve dünyanın mevcut nüfusu besleyemediğinden dem vurmakta ve GDO’nun zararsız olduğunu iddia etmektedirler. Hatta GDO’ya karşı çıkan duyarlı ve vicdan sahibi çevrelere ‘GDO’nun zararlı olduğunu ispat edin’ demektedirler. Hâlbuki bir ürünün zararlı olduğunun tüketici tarafından ispatı değil, üretenin o ürünün zararsız ve hatta yararlı olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu şekilde bir mantıkla toplumu aldatmaya çalışıyorlar" dedi.

Bugün dünyada her yıl açlık sınırının altında yaşayanların tümünü birkaç yıl doyuracak miktarda üretim fazlası olduğuna dikkat çeken Özer, savını şu örneklerle sıraladı: "Mesela dünyanın 168.397.000 ton buğday, 89.911.000 ton pirinç fazlası varken, açlıktan söz edilmesi göstermektedir ki sorun; GDO için zorunluluk olarak gösterilen eksik üretim değil adil paylaşım sorunudur."

"BU KARARA İMZA ATANLARI NE TARİH NE DE İNSANLIK AFFEDECEKTİR"

Özer, yönetmelikle Türkiye'nin bağımsızlığının tehlikeye girdiğini öne sürerek karara imza atanları şu sert sözlerle eleştirdi: "Tüm bu gerçekler ortada iken Türkiye, yangından mal kaçırırcasına GDO’cuların dışında hiç kimsenin görüşüne müracaat edilmeden çıkarılan yönetmelikle bağımsızlığından vazgeçilmekte ve insanlığın geleceği birtakım güçlere peşkeş çekmektir. Bu karara imza atanları, ne tarih ne de insanlık affedecektir"

TÜRKİYE KENDİ KALESİNE GOL ATTI

GDO’cular açısından Türkiye tümüyle fethedilememiş bir ülke olduğuna dikkat çeken Özer, "Yeni yönetmelikle artık GDO’cular hedeflerine hızla ilerleyeceklerdir. Dünya, GDO belasından kurtulmak için var gücüyle çabalarken Türkiye, yine hep olduğu üzere tersine hareket edip kendi kalesine gol atmıştır" iddiasında bulundu.

GDO'LU ÜRÜNLERİN YOL AÇTIĞI ÖLÜMCÜ HASTALIKLAR

GDO'lu ürünlerin yol açtığı rahatsızlıklara da işaret eden Özer, "Bilim çevrelerinin söylediği gibi şu gerçektir ki; GDO ile bitkiler kısırlaştırıldığı gibi hayvanlar ve insanlar da kısırlaştırılmakta, immün sistemi zayıflatılarak her türlü hastalığa açık hale getirilmekte, farklı canlıların genleri birbirine karıştırıldığı için doğal yapısı bozulmuş insan doğumlarına, alerji ve kanser başta olmak üzere birçok ölümcül hastalıkların artışınadır."

Özer, yönetmeliğin insanlığın geleceği açısından kamu yararı değil kamu zararı gözettiğini savunarak, "Bizlerin buna razı olmamızı kimse beklemesin ve buna asla izin vermeyeceğiz. Mücadelemiz tâki bu ülkenin Meclisi’nin GDO’yu tümüyle yasaklamasına kadar devam edecektir!" dedi.

BAŞBAKAN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLİYOR

Tarım Bakanı'nın tarihi bir hata yapmakla yetinmeyip kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye devam etiğini belirten Özer, "Başbakan’ı GDO’yu yasakladıklarına inandırmışlar" dedi. "Başbakan’da GDO’yu yasakladık diyorsa zararlarını kabul ediyor demektir" diyen Özer şöyle devam etti: "Bu durumda şunu sormamız gerekiyor. Bu nasıl bir yasaklamadır? Yönetmelikle Kurul ihdas edildiği ne zaman görülmüştür? Yasaklamak için sayfalarca yönetmelik mi yayınlamak gerekiyor. Bu yönetmeliğin neresinde çocuk mamaları gibi küçük istisnalar hariç yasak kelimesi geçmektedir? Mademki yasakladınız neden yüzde 0,9’un altında GDO içeren ürün GDO’suz sayılıyor? Neden GDO’suz ürün üreten etiketine ‘GDO’suz dur’ diye yazamıyor? Yasaksa, hukuki dayanaktan yoksun kurul neden ihdas edildi? Kurul’a neden zararları açıklama yetkisi verilmedi ve yasaklandı? GDO’nun zararlı olduğunun beyanı neden kurula değil de üreticinin insafına terk edildi?"

Özer son olarak bu yönetmeliğin ileri düzeyde kamu zararı gözettiğini hatırlatarak, "Ayrıca uluslararası sözleşmeler, anayasa ile tüketici, rekabet, sağlık ve gıda kanunu başta olmak üzere hukuka aykırılığı ve de inanç özgürlüğü ile bağdaşmamasından dolayı Danıştay’ın tümüyle iptal edeceğine inancımız tamamdır" dedi.

GDO Yönetmeliği İptal Davası Dilekçesi (http://www.gidahareketi.org/belge/GDO-dava-dilekcesi.pdf)

admin
05-11-2009, 21:17:28
Tarım bakanının yaptığı açıklamaya göre serbest olsa da şu anda GDO'lu gıda girişi yok...
Açıkçası domates yerken bir çekirgeden borç alınan geni de yemeye niyetimiz yok. Ne güzel değil mi? Kıymalı domates...

monica
09-11-2009, 21:22:00
06 Kasım 2009
http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gifhttp://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/249b.jpg GDO'lu diyet tarifleri


Haliyle panik halindesiniz... “Nasıl anlarız? Genetiği değiştirilmiş organizma yemekten nasıl kurtuluruz?” filan.

Şöyle...

*

Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya... Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya... İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.

*

Ne verirlerse...

Onu yiyeceksiniz.

*

Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz... Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli... Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran... İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef... Torunlarınız da.

*

Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için... İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu. Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.

*

Size zor geliyor ama, zor mu evde yoğurt yapmak? İstanbul'un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir'de, Antalya'da, Adana'da evde salça yapmak?
Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye... İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bütün ailen kabız... Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?

*

Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun... Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun... Ne işe yaradı senin pazara gitmen?

*

Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi... Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!

*

Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok; gazetelerin tiraj almak için kıçından uydurduğu kıçımın uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun... Brüksel lahanası yiyerek mi AB'ye gireceğini sanıyorsun?

*

Çin'den bal getiriyorlar mesela... Taaa Arjantin'den, Meksika'dan bal getiriyorlar. Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan... İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin! Ben iddia ediyorum... Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, Şemdinli'de, Pervari'de terör bile azalır, terör bile.

*

Uzatmayayım.

Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.

*

Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA'sını değiştirdi!

*

Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.

*

Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz... Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.

Mehtap Deniz
28-04-2010, 19:50:07
İnsan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren Genetiği Değiştirilmiş Organizma(GDO) ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulması yönündeki yasak (http://www.hukuki.net/showthread.php?62615-Geneti%F0i-de%F0i%FEtirilmi%FE-tohumlar-yasakland%FD) kaldırıldı.

ANKARA- Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulmasına yönelik yasak kaldırıldı. Ayrıca bağımsız, bilimsel, teknik risk değerlendirmesi yapacak olan Komite’nin görev ve yetkileri genişletildi. Komite’nin görev ve yükümlülüklerine ticarete konu olan ve risk değerlendirmesi yapılması sonucu Avrupa Birliği’nde tüketime uygun olduğuna dair onaylanmış genler hakkında değerlendirme yapma ve yapılan değerlendirme sonucu bu onaylı genler arasından uygun görülenleri Bakanlığa bildirme de eklendi. Bu çerçevede Komite, ticarete konu olan ve risk değerlendirmesi yapılması sonucu Avrupa Birliği’nde tüketime uygun olduğuna dair onaylanmış genler hakkında değerlendirme yapacak. Değerlendirme sonucu bu onaylı genler arasından uygun görülenlerin listesi Bakanlığa bildirilecek. Ayrıca komite GDO’lu ürünlerle ilgili etiketleme koşullarını da belirleyecek.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=993967&CategoryID=80

monica
29-04-2010, 19:57:31
26 Nisan 2010 Arslan BULUTyenicaggazetesi.
GDO’lu ürün yiyenler ne oluyormuş
GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmelik ve ardından çıkarılan Biyogüvenlik Yasası’nın esas olarak, bu ürünleri yasaklamadığını aksine serbest bıraktığını belirtmiştik. Fakat GDO diye başlayınca kimse meseleye ilgi göstermiyor
Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şube Başkanı Bilge Ölmez ise Rusya’da yapılan ve sonuçları raporlar ile kayıt altına alınan deneye göre farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettiklerini bildirdi.
GDO’lu mısır yedirilen farelerin
biyolojik olarak bir değişim yaşamadıklarını ancak yavrularının cinsel isteksizlik ve ürememe sorunu ile karşılaştığını belirten Ölmez, “GDO’lu mısır ile beslenen ve kontrol altında takip edilen farelerde 3 nesil sonra sindirim sistemlerinde
bozulma, bağışıklık sistemlerinde
çökme, kan yapılarında bozulma, tüm iç organlarında küçülme belirlenmiştir. Doğan yavruların normal ağırlıklarından daha az olduğu, doğumdan sonraki ölümlerde çok ciddi artış olduğu ve üreme yeteneklerinin durduğu tespit edildi” diye konuştu.
Türkiye’nin 1998 yılından itibaren ciddi bir GDO tehdidi altında olduğunu söyleyen ve geçen aylarda TBMM’den geçen Biyogüvenlik Yasası’nın eksik ve hatalı bazı maddelerinin olduğunu belirten Ölmez, bu maddelerin bir an evvel gözden geçirilerek düzeltilmesi gerektiğini kaydetti.

* * *

GDO’lu ürünlerin nasıl bir tehdit olduğunu anlatmak için biz ne desek? Halka genetik yapısı değiştirilmiş ürün yediren kodamanların GDOşluğunu mu gündeme getirsek yoksa GDO’lu ürün yiyenlerin ne olduğunu mu?
Diğer taraftan, son zamanlarda Türkiye’de çok garip cinsel suçlar işleniyor. Burada yazmaya elim varmıyor. Ne oldu bu insanlarımıza? Genetik yapılarında bir bozulma mı var?
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=13006

monica
03-08-2010, 14:38:58
HALKI DÜŞÜNEN YOK ! 2 Ağustos 2010 sözcü G.T.S

Daha önce sadece GDO'lu mısır ve soyaya izin veren Bilimsel Komite, aldığı son kararla GDO'lu şeker pancarı, maya, patetes, pamuk, bakteri biyokütlesi ve kanoların da ithalatına izin vermiş...
Toplam 25 çeşit genetiği değiştirilmiş ürün artık Türkiye'ye girebilecekmiş.
GDO sayesinde kimbilir kimlerin cebi dolacak! Ööyle ya bu siyasilerin bir menfati olmasa bu kadar tehlikeli besinleri Türkiye'ye getirir mi?
Araştırılsın, bu ürünleri ithal eden şirketlerin kesin AKP yandaşı şirketler olduğu ortaya çıkar!
Kendi ürünlerimizin üretimini baltalayarak, çevrelerine rant yaratmak için, halkının hayatını hiçe sayan bir hükümet bugüne kadar hiçbir ülkede görülmüşmüdür?
Yazıklar olsun!
MEHMET ŞEHİRLİ'nin köşe yazısından alıntı.
M.E.Sezen: Şimdi birileri homurdanacak ben mi izin verdim !:alala