PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Arşiv ve adli sicil kaydı







Lokman61
25-07-2005, 16:07:36
GEÇİCİ MADDE 2.- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.(5352)
Değerli arkadaşlar ben 28/05/1973 doğumluyum. 1991 yılında yüz kızartıcı bir suç işledim. 250.000.-Tl P.C. ödedim. Adli sicilim oldu. 3682 syılı kanuna göre gerekli 10 yıllık sürem yeni kanun çıkmadan 2001 yılında dolmuş oldu. ben sicili temizlettiğim zaman arşiv kaydına yazılacakmı. 5352 gecici maddeye göre 10 yılı tamamladım. Adlisicilim silinmesi lazım değilmi. Çünkü ben yeni kanun kapsamında değilim öle değilmi. Kısacası arşiv kaydım olacakmı olmayacakmı aydınlatırsanız sevinirim.

Lokman61
26-07-2005, 13:52:26
Lütyfen bir kişi çıksında yanıtlasın şu konuyu arkadaşlar. Rica ediyorum.

hsozelsahin
16-09-2006, 23:13:27
Bende uzun süredir bu sorunun yanıtının verilmesini bekliyorum ama verilmedi. Sanırım hukukçular da bu soruya takıldılar.

selim06
18-09-2006, 01:05:50
arkadaşlar moraliinizi bozmayayım ama eğer anayasanın 76.maddesindeki suçlara giriyosa suçunuz silinmez arşivden adli sicilden çıkartılır ama arşivde kalır o bunun haricinde eski yasaya göre 76.maddeye girmeyen suçlar hem adli sicilden hemde arşivden çıkartılır..

Av.Mehmet Taylan Karakum
18-09-2006, 14:44:58
3682 sayılı Kanuna göre silinebilecek arşiv kayıtlarının silinebileceği, maddede belirtilmiş, durumunuz buna uyuyorsa, arşiv kaydı silinecektir.

Gerekliyse, yazılı talep edersiniz (arşiv kaydım var mı, bildirin diye); varsa, silinmesini talep edersiniz; kabul edilmez veya reddedilirse dava açarsınız. Bunlar silinecek mi, silinmeyecek mi diye tartışmanın ya da beklemenin kimseye pek bir faydası olduğunu sanmıyorum.

Konuyla ilgili bir Genelge, aşağıda:

BİLDİRME FİŞLERİ VE SİLME KARARLARI HAKKINDA GENELGE (ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ)

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü

Sayı : B.03.0.AİG.0.00.00.03/9 01/01/2006

Konu : Bildirme Fişleri ve Silme

Kararları

GENELGE

No : 62

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre yapılan yeniden değerlendirme sonucu daha önce verilmiş bulunan kararları değiştiren kararlar ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 19 ve 23 üncü maddeleri gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların adlî sicil kayıtlarına intikali bağlamında düzenlenen bildirme fişlerinin tanziminde Adlî Sicil Yönetmeliği ile daha önceki genelgelerimize uygun davranılmadığı, farklı farklı uygulama yapılmak suretiyle kararların sicile intikalinde hatalara meydan verildiği, bu durumun da sicil kayıtlarının doğruluğu ve güvenilirliğini olumsuz yönde etkilediği, kanuna aykırı şekilde bir kısım silme kararlarının kanun yollarına müracaat edilmeksizin Cumhuriyet başsavcılıklarınca doğrudan Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderildiği müşahade olunmuştur.

Adlî Sicil Kanununun 4 ncü maddesi;

"(1) Türk mahkemeleri tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilir. Bu bağlamda;

a) Hapis cezaları ile ilgili olarak;

1. Hapis cezasına mahkûmiyet kararı,

2. Koşullu salıverilme kararı,

3. Koşullu salıverilmede denetim süresinin uzatılmasına ilişkin karar,

4. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dair karar,

5. Hapis cezasının infazının tamamlandığı hususu,

b) Hapis cezasının ertelenmesi halinde;

1. Denetim süresi,

2. Denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi dolayısıyla cezanın infaz edilmiş sayıldığı hususu,

3. Ertelenen hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin karar,

c) Adlî para cezası ile ilgili olarak;

1. Adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü,

2. Adlî para cezasının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu,

3. Adlî para cezasının tazyik hapsi suretiyle kısmen veya tamamen infaz edildiği hususu,

4. Adlî para cezasının tazyik hapsinden sonra kalan kısmının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu,

d) Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırıma mahkûmiyet halinde;

1. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak, adlî para cezasına mahkûmiyet veya güvenlik tedbiri uygulanması hükmü,

2. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen adlî para cezasının veya güvenlik tedbirinin gereklerinin yerine getirilmemesi dolayısıyla hapis cezasının infazına ilişkin karar,

3. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin değiştirilmesine ilişkin karar,

e) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma ile ilgili olarak;

1. Kasten işlenen bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak yoksun kalınan haklara cezanın ertelenmesi dolayısıyla getirilen istisnaya ilişkin karar,

2. Mahkûmiyet hükmüyle bağlantılı olarak verilen, belli bir hak ve yetkinin kullanılmasının veya belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin karar,

f) Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkemeden verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararının Türk hukuku bakımından doğurduğu hak yoksunluklarına ilişkin olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece verilen karar,

g) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık dolayısıyla verilen karar,

h) Ceza zamanaşımının dolduğunun tespitine ilişkin karar,

i) Genel veya özel affa ilişkin kanun; özel affa ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı,

j) Askerî Ceza Kanununa göre verilmiş mahkûmiyet kararlarındaki ferî cezalar,

Adlî sicile kaydedilir.

(2) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen mahkûmiyet hükmü ya da eski hükümde değişiklik yapan tüm hüküm ve kararlar açısından da birinci fıkra hükümleri uygulanır.

(3) Kanun gereği olarak gerçek kimliği saklı tutulan kişilerin adlî sicil ve arşiv kayıtlarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."

Aynı Kanunun Geçici 2 nci maddesi;

"(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.

(2) Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir."

Adlî Sicil Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi;

"Türk mahkemeleri tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilir.

Anayasa Mahkemesi tarafından Yüce Divan sıfatı ile verilen mahkûmiyet kararları ve Yargıtay'ın özel kanun hükümleri uyarınca yaptığı yargılama sonunda verdiği cezalara dair kesinleşmiş mahkûmiyet kararları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca,

Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararının Türk hukuku bakımından doğurduğu hak yoksunluklarına ilişkin olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece verilen kararlar Cumhuriyet başsavcılıklarınca,

İlgili Kanunları gereği mahkemelerce verilen düşme ve ortadan kaldırma kararları o yer Cumhuriyet başsavcılıklarınca,

Özel kanunlar gereğince savcılıklar ve mahkemelerce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve bu kararların ortadan kaldırılmasına ilişkin kararlar ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca,

doğrudan merkezî adlî sicile gönderilerek kaydedilir.

Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen kararlarla ilgili olarak düzenlenecek ceza ve tâlî karar fişleri, hükmü veren mahkeme tarafından düzenlenerek adlî sicile bildirilmek üzere o yer Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilir.

Mahkemeler tarafından kararlara uygun olarak düzenlenen ceza ve tâli karar fişleri üç gün içerisinde mahkemenin bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılıkları mahkemelerden gönderilen ceza ve tâli karar fişleri ile kendilerince düzenlenecek yerine getirme fişlerini üç gün içerisinde, bilgi işlem sistemi kurulmuş ise mahallî adlî sicile, kurulmamış ise, o yerin bağlı bulunduğu ağır ceza merkezindeki mahallî adlî sicile gönderir.

Askerî mahkemelerden verilip infaz için Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilmiş mahkûmiyet kararlarına ilişkin ceza veya tâli karar fişleri Cumhuriyet başsavcılıklarınca düzenlenerek ilgili makamlara gönderilir.

Ayrıca özel kanunlar gereğince savcılıklarca ve mahkemelerce verilen erteleme kararlarına ilişkin tâli karar fişleri, üç gün içinde Genel Müdürlüğe gönderilir.

Yukarıdaki fıkrada yer alan erteleme kararlarına dair adlî sicil bilgileri, sadece soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler nedeniyle savcılıklar ve mahkemelerce istenildiğinde verilir."

Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesi;

"Ceza fişleri, kanun yoluna başvurulmaması halinde hüküm ve kararların kesinleştiği, kanun yoluna başvurulması halinde ise, başvurunun üst mahkemece reddi veya hüküm ve kararın onanması üzerine evrakın mahkemeye geldiği tarihte düzenlenir. Temyiz talebinin mahkemece reddi halinde ceza fişi bir haftalık sürenin müracaatsız geçtiği tarihte düzenlenir.

Yukarıdaki usuller çerçevesinde tanzim olunacak örneği bu Yönetmeliğe ekli ceza, yerine getirme ve tâli karar fişlerinin mahsus bölümüne tüm kimlik bilgileriyle birlikte, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğünce merkezi nüfus idaresi sistemi projesi çerçevesinde belirlenen Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının da yazılması zorunludur.

Bir hükümle birden fazla kişiler mahkûm edildiği takdirde her kişi için,

Bir hükümle bir kişi birden fazla suçları nedeniyle mahkûm edildiği takdirde de her suça ait mahkûmiyet için,

ayrı ayrı bildirme fişi düzenlenir.

Şartla ertelenen mahkûmiyetlere ait bildirme fişi, şartın tahakkuk ettiğinin mahkemeye bildirilip mahkemece karar verildiği tarihte, şart tahakkuk etmediği takdirde şart için belirlenen sürenin sona erdiği veya cezanın infazının tamamlandığı tarihte düzenlenir.

Bilgileri eksik veya yanlış olan fişler, eksiklikler giderilip doğru olarak düzenlenmesi için aynen iade edilir. Yeniden doğru olarak düzenlenen bildirme fişleri eskisi ile birlikte adlî sicile gönderilir. Eksik veya yanlış olanlar adlî sicil tarafından imha edilir.

Usulüne uygun düzenlenerek adlî sicile gönderilen fişlerin derhal adlî sicil sistemine girişi ve transferi yapılır."

Çocuk Koruma Kanununun 19/4 üncü maddesi;

"(4) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir."

Aynı Kanunun 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası,

"(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza, en çok üç yıla kadar (üç yıl dâhil) hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir."

Aynı Kanun ve maddenin 8 inci fıkrası;

"(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir."

Hükümlerini havidir.

Bu itibarla;

1. Hapis cezalarına seçenek yaptırım olarak hükmolunan adlî para cezalarının veya güvenlik tedbirlerinin aynı ceza fişinde bildirilmesi, bu hususa ilişkin düzenlenecek yerine getirme fişlerinin ise ayrı ayrı tanzim edilmesi,

2. Tanzim edilecek talî karar fişlerinde, verilen kararın hukukî niteliğinin açıklanmasında veri girişi esnasında karşılaşılan sorunlar dikkate alınarak uzun açıklamalardan kaçınılması, uygulanan kanun maddesinin mutlaka belirtilmesi, her ceza için ayrı bir ceza fişi düzenlenerek veritabanına girildiği cihetle, cezalarda veya kararın niteliğinde yapılacak her değişiklik için de ayrı ayrı talî karar fişi düzenlenmesi,

3. Daha önce verilmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde cezanın özünde herhangi bir değişiklik yapılmadığı halde yeniden bildirme fişi düzenlenerek veri girişi için adlî sicil birimlerine gönderildiği, bu durumun gerek kalemlerde gerekse adlî sicil birimlerindeki iş yükünü gereksiz yere artırdığı cihetle belirtilen nitelikteki kararlara ilişkin fiş tanziminden kaçınılması,

4. Cezaların infazı sırasında, bir kişiye ait birden fazla mahkûmiyet kararlarındaki cezaların toplamı üzerinde gerekli infazın yapılması için verilen içtima kararlarının cezaların nicelik ve niteliğinde bir değişiklik içermediği cihetle, bu kararlara ilişkin olarak talî karar fişlerinin tanzim edilmemesi ve adlî sicil kayıtlarına intikal için gönderilmemesi

5. Bir sanık hakkında ister farklı mahkemelerden, isterse aynı mahkeme tarafından aynı hükümde birden fazla mahkumiyet hükmü verilmiş olması hallerinde cezalar içtima edilmiş olsa bile her bir mahkûmiyete ilişkin olarak bir ceza fişi düzenlendiğinden şartla tahliye kararı verildiğinde her suç için ayrı ayrı talî karar fişi düzenlenmesi,

6. Eski hükümlerle ilgili olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre yeniden değerlendirme sonucu verilen kararlarda yeni verilen kararın ister eski esas ve karar numarası üzerinden ister yeni bir esasa kaydedilerek verilmiş olması halinde yeni bir ceza fişi düzenlenmesinin adlî sicile intikal işlemlerinde bir takım zorluklara yol açması ve aynı şahıs hakkında aynı eylem nedeniyle iki ayrı ceza fişi görünmesine sebebiyet vereceği dikkate alınarak, hükmü değiştiren bu tür kararlarda ceza fişi düzenlenmeyerek sadece talî karar fişi tanzim edilmesi,

7. Yeni kanunların uygulanması ile sonuç cezada meydana gelen değişikliklerin düzenlenecek olan yerine getirme ve şartla tahliye fişlerinde de belirtilmesi,bu bağlamda şartla tahliye fişlerinde asıl karara dair bilgiler bölümüne yeni karara ilişkin bilgilerin yazılması,

8. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince önceki hükmün değiştirilmesine dair verilen kararlarda ayrıca önceki hükmün iptali ve adlî sicil kaydının çıkartılmasına karar verilmiş ise, bu hususun talî karar fişinin 14 üncü (talî kararın niteliği) bölümüne hükümden evvel "karar değişikliği" ibaresi de yazılmak suretiyle talî karar fişinin düzenlenerek Genel Müdürlüğe gönderilmesi,

9. İdarî para cezalarına hükmedilmesi halinde buna ilişkin ceza fişi düzenlenmemesi veya bir şekilde düzenlenmiş ise mevcut fişlerin adlî sicil kaydına intikal ettirilmemesi, daha önce hafif hapis veya hafif para cezası olarak kayıtlarda yer alan bilgilerin çıkartılmasına ilişkin düzenlenecek talî karar fişlerinin birlikte verilen diğer cezalardan ayrı tutularak (müessir fiil için ayrı mütecaviz sarhoşluk için ayrı talî karar fişi) düzenlenmesi,

10. Verilen bir kısım silme kararlarında Adlî Sicil Kanununun Geçici 2/2 nci maddesinde de belirtildiği üzere daha önce arşive alınan kayıtlardan sadece Anayasa'nın 76 ncı maddesi ile metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanununun 11 inci maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesi, 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezalar dışında kalanların silinebileceği öngörüldüğü halde Kanunun anılan hükmüne muhalefet edilerek silinmesi mümkün olmayan arşiv kayıtlarının da silinmesine karar verildiği, mevzuata aykırı verildiği anlaşılan bu tür kararlara karşı mutlaka kanuni yollara müracaat edilmesi gerektiğinin unutulmaması,

11. Mahkemelerce yapılan yargılama sonucu verilen kesinleşmiş kararlar gereğince tanzim edilen talî karar fişlerinin işlem yapılmak üzere merciine gönderilmesi gerektiği cihetle; buna aykırı bir uygulama ile özellikle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne veya infazın ertelenmesine şeklinde verilen ara kararlar gereğince düzenlenen talî karar fişlerinin adlî sicil kayıtlarının değiştirilmesine esas alınamayacağı gözetilerek bu yanlış uygulamadan vazgeçilmesi,

12. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca verilecek kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin olarak düzenlenecek talî karar fişlerinde

a.Kimlik bilgilerinin T.C. Kimlik numarası da yazılmak suretiyle eksiksiz olarak doldurulması,

b.Suç tarihinin yazılması,

c.Kararların 5395 sayılı Kanun hükümlerine dayandığının (14) numaralı sütunda mutlaka belirtilmesi,

d.Diğer sütunların boş bırakılması,

e.Bu şekilde düzenlenecek bildirme fişlerinin üç gün içerisinde doğrudan Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,

13. Cumhuriyet başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinde (12) numaralı sütuna erteleme kararını veren Cumhuriyet başsavcılığı, (13) numaralı sütuna ise; erteleme tarihi hazırlık ve karar numaraları ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinde ise; aynı sütunlara mahkeme adı, erteleme tarihi, esas ve karar numaralarının yazılması,

14. Adlî sicil müdürlükleri veya şefliklerince 5395 sayılı Kanun uyarınca verilen kararlara dair adlî sicil bilgilerinin sadece soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler nedeniyle Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemeler tarafından istenmesi halinde verilmesinin gerektiğinin bilinmesi,

Konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.

Cemil ÇİÇEK

Bakan

Bir de karar var (ilgilisine):

T.C.
YARGITAY
9. CEZA DAİRESİ
E. 2005/5136
K. 2005/5956
T. 18.7.2005
#8226; ADLİ SİCİL KAYDININ SİCİLDEN ÇIKARILMASI ( Ertelenmiş Cezası Bulunan Hükümlünün Suç Tarihinde 18 Yaşında Küçük Olmasının Yasada Belirlenen Süreyi Kısaltmasının Söz Konusu Olmaması )
#8226; ERTELENMİŞ CEZASI BULUNAN HÜKÜMLÜ ( Suç Tarihinde 18 Yaşında Küçük Olmasının Yasada Belirlenen Süreyi Kısaltmasının Söz Konusu Olmaması - Adli Sicil Kaydının Sicilden Çıkarılması )
#8226; SÜRE ( Adli Sicil Kaydının Sicilden Çıkarılması - Ertelenmiş Cezası Bulunan Hükümlünün Suç Tarihinde 18 Yaşında Küçük Olmasının Yasada Belirlenen Süreyi Kısaltmasının Söz Konusu Olmaması )
#8226; KÜÇÜĞÜN ERTELENMİŞ CEZASI ( Hükümlünün Suç Tarihinde 18 Yaşında Küçük Olmasının Yasada Belirlenen Süreyi Kısaltmasının Söz Konusu Olmaması - Adli Sicil Kaydının Sicilden Çıkarılması )
3682/m. 8
5352/m. Geç.2
ÖZET : 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8.maddesinin 1.fıkrasında cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihler esas alınarak adli sicil kaydının çıkarılmasına ilişkin süreler belirtilmiş, aynı maddenin 2.fıkrasında ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2.maddesinin 2.fıkrasında ise ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak adli sicildeki kaydın sicilden çıkarılacağı hükme bağlanmış olup;

İncelenen dosya kapsamına göre somut olayda ertelenmiş cezası bulunan hükümlünün suç tarihinde 18 yaşında küçük olmasının, yasada açıkça belirlenen bu süreyi kısaltmasının söz konusu olmaması nedeniyle, erteli cezanın aynen çektirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

DAVA : Müessir fiil ve nası ızrar suçlarından sanık E'nın Türk Ceza Kanununun 456/4, 516/İlk, 522, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4.maddeleri gereğince 2.376,14-YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, evvelce işlemiş bulunduğu etkili eylem suçundan M Asliye Ceza Mahkemesinin 13.9.2001 tarihinde kesinleşmiş, 5.7.2001 gün ve 2001/190 - 354 sayılı kararı ile verilen erteli 284.731.200-TL ağır para cezasının, Türk Ceza Kanununun 95/2.maddesi gereğince aynen infazına dair, Menemen Sulh Ceza Mahkemesinin 18.1.2005 gün ve 2004/662 esas, 2005/31 sayılı kararının,

Türk Ceza Kanununun 95/2.maddesine göre suçun niteliğine bakılmaksızın maddede cürümler için öngörülen 5 yıllık sürenin hükmün verildiği tarihten itibaren dolması halinde 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8.maddesi 2.fıkrası gereğince esasen vaki olmamış sayılacağının belirtildiği, ancak anılan Kanunun 8.maddesi 1.fıkrası ( e ) bendinde ise 18 yaşını tamamlamamış küçüklerin ( c ) bendinde sayılan suçları işlemeleri halinde diğer bir cürümden dolayı 2 yıl içinde suç işlememeleri durumunda adli sicilden silinme koşullarının oluşacağının öngörülmesi karşısında, sanığın 18 yaşından küçükken işlenmiş olduğu erteli cezasının hüküm tarihi olan 5.7.2001 tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra 26.7.2004 tarihinde sonraki suçun işlenmiş olduğu cihetle, erteli cezasının esasen vaki olmamış sayılması gerektiği kabul edilerek, Türk Ceza Kanununun 95/2.maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, erteli cezanın aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, CMUK.nun 343.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 7.6.2005 gün ve 24648 sayılı yazılı emrine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 15.6.2005 gün ve Y.E./2005-115618 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelendi:

KARAR : 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8.maddesinin 1.fıkrasında cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihler esas alınarak adli sicil kaydının çıkarılmasına ilişkin süreler belirtilmiş, aynı maddenin 2.fıkrasında ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2.maddesinin 2.fıkrasında ise ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak adli sicildeki kaydın sicilden çıkarılacağı hükme bağlanmış olup;

İncelenen dosya kapsamına göre somut olayda ertelenmiş cezası bulunan hükümlünün suç tarihinde 18 yaşında küçük olmasının, yasada açıkça belirlenen bu süreyi kısaltmasının söz konusu olmaması nedeniyle, erteli cezanın aynen çektirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından,

SONUÇ : Yerinde görülmeyen yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 18.7.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu da eski Kanun;

KANUN NO: 3682
ADLİ SİCİL KANUNU (Mülga)
Kabul Tarihi: 22 Kasım 1990
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 29 Kasım 1990 - Sayı: 20710
5.t.Düstur, c.29 - s.



BİRİNCİ BÖLÜM

GENEL HÜKÜMLER
AMAÇ VE KAPSAM

MADDE 1 - Bu Kanun, kesinleşmiş ceza mahkûmiyetlerine ilişkin bilgilerin,otomatik işleme tabi bir sistem kullanılarak toplanmasına, sınıflandırılmasına,değerlendirilmesine, muhafaza edilmesine, yaşatılmasına ve gerektiğinde en seri ve sağlıklı biçimde ilgililere bildirilmesine dairusul ve esasları belirler.

İKİNCİ BÖLÜM
MERKEZİ, BÖLGESEL VE MAHALLİ ADLİ SİCİLLER
MERKEZİ ADLİ SİCİL

MADDE 2 - Yurt dışında doğmuş olan Türk vatandaşları ile Türkiye'de suçişlemiş olan yabancıların kayıtları da dahil, bütün adlî sicil kayıtları Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğündeki Merkezî adlî sicilde tutulur.

BÖLGESEL VE MAHALLİ ADLİ SİCİL

MADDE 3 - Bölgesel ve mahallî adlî sicil, hükümlülerin doğum yerleri vekimlik bilgileri esas alınmak suretiyle, o yer Cumhuriyet savcılıklarında tutulur.

Bölgesel adlî sicillerin kurulacağı yerler ile buralara bağlanacak mahallî adlî siciller Adalet Bakanlığınca tesbit edilir.

ADLİ SİCİLE GEÇİRİLECEK BİLGİLER

MADDE 4 - Adlî sicile geçirilecek bilgiler şunlardır:

A) Türk adlî ve askerî mahkemelerince verilerek kesinleşen;

a) Disiplin cezaları ile sırf askerî suçlar dışındaki ceza mahkûmiyetlerine,

b) Fer'i cezalara,

c) Güvenlik tedbirlerine,

dair kararlar;

B) Anayasa Mahkemesi tarafından Yüce Divan sıfatı ile verilen mahkûmiyet kararları ile yargıtayın özel kanun hükümleri uyarınca yaptığı yargılama sonunda verdiği cezalara dair kesinleşmiş mahkûmiyet kararları;

C) Yabancı ülke mahkemelerince verilip, kesinleşen ve Türk Hükümetine bildirilen;

a) Türk kanunlarına göre suç sayılan fiillerden dolayı, Türk vatandaşları hakkında tesis olunan,

b) Türk Devletinin şahsiyetine karşı işlenen bir cürümden veya milletlerarası anlaşmaların kapsamına giren suçlardan dolayı hükmolunan, Mahkûmiyet kararları;

D) Aşağıda gösterilen diğer kararlar ve hususlar;

a) Şartla salıverilme, şartla salıverilmenin geri alınması ve ertelenmiş cezaların Türk Ceza Kanununun 95 inci maddesine göre tenfizi hakkındaki mahkeme kararları,

b) Genel ve özel af, zamanaşımı ve şikâyetten vazgeçme gibi sebeplerle aslîve fer'i cezaların ve güvenlik tedbirlerinin ortadan kaldırılması,değiştirilmesi ve azalmasına dair kararlar,

c) Karar düzeltilmesi üzerine verilen ve eski hükümde değişiklik yapanhüküm ve kararlar, yazılı emir üzerine verilen hüküm ve kararlar, muhakemenin iadesi sonucunda verilen ve eski hükümde değişiklik yapan hüküm ve kararlarile memnu hakların iadesine dair kararlar,

d) Hürriyeti bağlayıcı cezalar ile para cezalarının infaz edildiği, fer'icezalarda, güvenlik tedbirlerinde sürenin bittiği, para cezalarının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrildiği hallerde infazın bittiği tarih.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ADLİ SİCİL BİLGİLERİNİN VERİLMESİ
ADLİ SİCİL BİLGİLERİNİ VEREBİLECEK MERCİLER VE KÜÇÜKLER HAKKINDA UYGULANACAK ESASLAR (*)
_____

Madde 5 in "ADLİ SİCİL BİLGİLERİNİ VEREBİLECEK MERCİLER" olan başlığı, 11.1.2003 tarih ve 24990 sayılı R.G.'de yayımlanan, 2.1.2003 tarih ve 4778 sayılı Kanunun 30. maddesi hükmü gereğince değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
_____

MADDE 5 - Adlî sicil bilgileri; mahallî ve bölgesel adlî sicillerde o yer Cumhuriyet savcılıklarınca, merkezî adlî sicilde ise Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce verilir.

(Ek fıkra: 5219 - 14.7.2004 / m.14) Asliye mahkemelerinin bulunmadığı ilçelerde adli sicil bilgileri kaymakamlıklarca verilir.

(Ek fıkra: 4778 - 2.1.2003 / m.30) Onsekiz yaşından küçükler hakkında adli sicile geçirilen bilgiler; ancak, soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler sebebiyle Cumhuriyet savcıları ve mahkemelerce veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği seçimleri ile ilgili olarak yetkili seçim kurullarınca istendiği takdirde verilir. Bu bilgiler başka herhangi bir iş ve konu için kullanılamaz.

ADLİ SİCİL BİLGİLERİNİ TALEP EDEBİLECEK MERCİ VE KİŞİLER

MADDE 6 - Adlî sicil bilgilerini, kamu kurum ve kuruluşları ile adlî sicil kaydının ilgilisi talep edebilir. Özel Kanun hükümleri saklıdır.

Yabancı devletler tarafından istenilen bilgiler mütekabiliyet esaslarına göre verilir.

BİLGİLERİN GİZLİLİĞİ VE CEZAİ SORUMLULUK

MADDE 7 - Adlî sicilde tutulan bilgiler gizlidir. Bu bilgiler görevlilerce veya talep üzerine alan kurum ve kuruluşlarca açıklanamaz ve veriliş amacı dışında kullanılamaz. Bu bilgileri açıklayan veya veriliş amacı dışında kullananlara altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ve beşyüzbin liradan onmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.

Gizliliğe aykırı hareket eden kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlilere ise, Türk Ceza Kanununun memurlara dair hükümleri uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ADLİ SİCİL BİLGİLERİNİN
ADLİ SİCİLDEN ÇIKARTILMASI

ADLİ SİCİLDEKİ KAYDIN ÇIKARTILMASI

MADDE 8 - Cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihten itibaren;

a) Kabahatten mahkûmiyet halinde, diğer bir cürüm veya kabahatten dolayı bir yıl içinde,

b) Zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beşyıldan fazla ağır hapis veya hapis cezasına mahkûmiyet hariç olmak üzere; beşyıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkûmiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,

c) (b) bendindeki silinmesi mümkün olmayan suçlara mahkûmiyetlerin; suçu işlediği zaman 15 yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde, suçu işlediği zaman, 15 yaşını doldurup da 18 yaşını doldurmamış küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı on yıl içinde,

d) (b) bendine göre silinmesi mümkün bulunan suçlara mahkûmiyetlerin; suçu işlediği zaman 15 yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı iki yıl içinde, suçu işlediği zaman 15 yaşını doldurup da 18 yaşını doldurmamış küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı üç yıl içinde

Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkûm olunmadığı takdirde ilgilinin, Cumhuriyet savcısının veya Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adlî sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir. Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır.

Bu kararların bir örneği Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilir.

Kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucu suç olmaktan çıkarılan veya idarî nitelikte cezaya dönüştürülen suçlarla ilgili bilgiler Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce re'sen adlî sicil kayıtlarından çıkartılır.
MADDE 8.- (Değişik: 4778 - 2.1.2003 / m.31) Cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihten itibaren;

a) Kabahatten mahkumiyet halinde, diğer bir cürüm veya kabahatten dolayı bir yıl içinde,

b) Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beş yıldan fazla ağır hapis ve hapis cezasına mahkumiyetler on yıl içinde,

c) Beş yıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkumiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,

d) (b) bendindeki suçlara mahkumiyetlerin; suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,

e) (c) bendindeki suçlara mahkumiyetlerin suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı iki yıl içinde,

Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde ilgilinin, Cumhuriyet savcısının veya Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adli sicildeki kaydın çıkar tılmasına karar verilir. Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır. Bu kararların bir örneği Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilir.

Kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucu suç olmaktan çıkarılan veya idari nitelikte cezaya dönüştürülen suçlarla ilgili bilgiler Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce re'sen adli sicil kayıtlarından çıkartılır.


ÖLÜM VE YAŞ SEBEBİYLE ADLİ SİCİLDEN ÇIKARILACAK VE ADLİ SİCİLDE MUHAFAZA EDİLECEK BİLGİLER

MADDE 9 - Ölen veya 80 yaşını tamamlamış hükümlülere ait adlî sicil kayıtları Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce merkezî, bölgesel ve mahallî adlî sicilden çıkarılır.

Bu Kanunun 8 inci maddesi ile bu maddeye göre adlî sicilden çıkarılan bilgilerden Anayasanın 76 ncı maddesinde sayılan suçlar ait olanlar, milletvekili adaylığı için talep edildiğinde verilmek üzere bilgi arşivinde muhafaza edilir.

(Ek fıkra: 4928 - 15.7.2003 / m.13) Özel kanun hükümleri saklıdır.

BEŞİNCİ BÖLÜM
SON HÜKÜMLER
YÖNETMELİK

MADDE 10 - Bu Kanunun;

a) 6 ncı maddesinde gösterilen adlî sicil bilgilerinin isteniliş ve cevap verme usulleri,

b) Diğer maddelerin uygulama usul ve esasları,

Adalet Bakanlığınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde çakırtılacak yönetmelikte belirlenir.

BÖLGESEL VE MAHALLİ ADLİ SİCİLDEKİ ATAMALAR

MADDE 11 - Bölgesel ve mahallî adlî sicildeki şube müdürü, şef, sistem çözümleyicileri, programcılar, mühendisler, bilgisayar işletmenleri, veri hazırlama ve kontrol işletmenleri, istatistikçiler ve anketörler Adalet Bakanlığınca; diğer personel, bağlı olduğu Adalet Komisyonunca atanırlar. Genel Müdürlük merkezi ile belgelerde anılan görevlerde ihtiyaç duyulan durumlarda kadro karşılığı sözleşmeli personel çalıştırılabilir. (*)
_____

(*) 18.8.1993 tarih ve KHK/520 sayılı K.H.K. ile kaldırılan 2 nci cümle, Anayasa Mahkemesinin 6.10.1993 gün ve E.1993/35 - K.1993/34 sayılı kararıyla iptal edilmiş, aynı konuda 18.5.1994 tarih ve KHK/528 sayılı K.H.K. ile yapılan değişiklik de Anayasa Mahkemesinin 8.7.1994 gün ve E.1994/54 - K.1994/49 sayılı kararıyla iptal edilmekle, iptalden önceki metin Kanuna tekrar işlenilmiştir.
____

KALDIRILAN HÜKÜMLER

MADDE 12 - 4664 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 7 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1 - Bu Kanunda öngörülen adlî sicil ve istatistik sisteminin bütün yurtta kuruluşu bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıliçinde tamamlanır.

GEÇİCİ MADDE 2 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olup, işleme tabi tutulan veya tutulamayan adlî sicil bilgilerinden, bu Kanunun 8 ve 9 uncu maddelerine göre çıkartılması gereken kayıtlar, bir defaya mahsus olmak üzere, bu Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakanlığın onayı ile teşekkül edecek komisyon tarafından adlî sicilden çıkartılır.

GEÇİCİ MADDE 3 - Ekli listelerde belirtilen kadrolar ihdas edilerek, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı Cetvelin Adalet Bakanlığına ait bölümlerine eklenmiştir.

YÜRÜRLÜK

MADDE 13 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

YÜRÜTME

MADDE 14 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


Bilginize,

selim06
27-09-2006, 03:51:18
herkese iyi sabahlar benim sorum sicil kayıtlarıyla ilgili bugun arkadaşlarım adli sicl kayıtı alırken dikkatimi çekti..sicl kayıtlarında hem adli sicl kayıdı yoktur..hemde arşiv kayıtı yoktur diye 2 ayrı ibare vardı..şimdi adli sicilden kaydı silinen bir kişi nin bu sucu yeni ceza kanununa göre arşive alınacağına göre adli sicil kaydı yoktur ama arşiv kaydı vardır mı dicek..peki bu durumda özel sektörde bile iş verenler arşivinde kayıt olduğunu görecek yanlışmı yorumluyorum yardım ederseniz çok sevinirim...sonuçta kamu kurumları hariç özel sektördeki işverenlerin arşiv kaydı nı öğrenme hakları yok bildiğim kadarıyla ama bu alınan sabıka kaydında vardır diye yazıcak ee otomatikmen öğrenmicekmi bu durumda teşekkür ederim... benim sucum fiili müessir adiyen darp...yukardaki açıklamdan anlıamadım pek bişey özür dilerim...

ayse_ankara_
14-04-2016, 11:48:56
kabahatler kanununda yazılan kabahat cezası adli sicilde çıkmıyor ama adalet bakanlığı Adli sicilde duruyor mu 5 yıl sonra silindiğini biliyorum gerçekten de siliniyor mu

- - - Updated - - -

ayrıca silindiğini nasıl öğrenebilirim? ya da silinmiyor silindi mi deniliyor :)