PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : İmar - Başvurular ve Danıştay 13. Dairenin kararı







yldrmd
01-11-2003, 14:19:34
sayın yetkili benim sizden öğrenmek istediğim. benim 20 milyar param vardı ama 3/7/2003 tarihinde banka fona alındı. bize bir ödeme planı sunuldu ama benim param 23/eylül/2003 vadesi dolunuyordu, bazı arkadaşlar bana icra ve iflas masasında bahsettiler bana ayrıntılı açıklarmısınız, birde ben adanada nasıl bir müracaatta bulunacağım hukki yönden bilgi verirseniz sevinirim iyi günler dilerim

seren
01-11-2003, 15:14:41
Devletin sınırsız mevduat güvencesi olduğundan,İmar Bankası'nda hesapları olanlar paralarını Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na güvenerek yatırmışlardır.İmar Bankası'nda BDDK'nın ağır ihmalinin ve SPK'nın denetleme eksikliği bulunmaktadır.Çıkarılan geçici madde ile TMSF nin ödemesi gereken paraların yetkisini Bakanlar Kurulu'na devretmiştir. Bakanlar Kurulu'ndan çıkan kararlar doğrultusunda açıklanan ödeme planı hukuki değildir, bu yetkinin iptali için dava açılması gerekmektedir.Ödemenin nakit ve peşin olarak ve İmar Bankasıyla mudinin yapmış olduğu anlaşma şartları dahilinde yapılması gerekmektedir.İflas masasına başvurması gereken kişiler öncelikle off shore hesap sahipleridir.Mevduat ve hazine bonosu sahiplerinin muhatabı devlettir. Aanyasa mahkemesine dava açılması gerekiyor.

makina
12-03-2004, 18:54:10
İmar Bankasından Hazine Bonosu almıştım ve sizin de bildiğiniz gibi bu bonolarda açığa satış var denilip herhangibir ödeme yapılmadı.Ben bulunduğum şehirden danıştaya sunulmak üzere asliye hukuk mahkemesine dava açtım ve devletin bu olayda ağır denetim kusuru vardır diyerek hak talep etme yolunu seçtim.Sizin de bildiğiniz gibi 22000 magdur var ve bunu hakedilebilirlik olasılığım varmıdır?Biz bu bonoları alırken devlet garantisine güvenerek,oranın bir banka statüsünde olduğunu zannederek,BDDK,SPK gibi organların varlığına güvenerek yatırım yaptık.Günün birinde nasıl birşeydir ki kendi vatandaşına tefeciye para vermiş muamelesi yapılıyor?Bu mevcut bankacılık sistemindeki mgüveni zedelemiyor mu?

cam_ender
17-03-2004, 11:26:11
Ben hazine bonosu alan bir kişiyim bu gibi idari davaların süreçleri ve kaç yıl sürdüğünü öğrenebilirmiyim.Birde bu davaları kazanma olasılığı nedir?

E.Ç.

admin
17-03-2004, 13:03:44
Sorunuzun malesef kesin bir yanıtı olamaz. Bir davanın ne kadar süreceği, kazanılıp kazanılmaması davanın SAFAHATINA ve delil durumuna göre değişir.

http://www.hukuki.net

dbaransel
27-01-2005, 03:31:23
Merhaba...
Benim elimdeki cüzdan, mevduat hesabı ancak offshore'dan dönmüştüm bankaya el konulmadan 1 ay önce.Hakkımı ne iflas masasında ne de anayasa mahkemesinde arayamıorum.Çünkü bildiginiz üzere 1 ay öncesi offshore dönüşlülerin parası ödenmemek üzere yasa cıkmıstı.Ancak şimdi bu yasa bozuldu.Simdiye kadar bi yere baswuramadık ilgili mercii olmadıgı için.Ne yapılabilir??Bir fikir verebilir misiniz??

dbaransel
27-01-2005, 03:31:23
Merhaba...
Benim elimdeki cüzdan, mevduat hesabı ancak offshore'dan dönmüştüm bankaya el konulmadan 1 ay önce.Hakkımı ne iflas masasında ne de anayasa mahkemesinde arayamıorum.Çünkü bildiginiz üzere 1 ay öncesi offshore dönüşlülerin parası ödenmemek üzere yasa cıkmıstı.Ancak şimdi bu yasa bozuldu.Simdiye kadar bi yere baswuramadık ilgili mercii olmadıgı için.Ne yapılabilir??Bir fikir verebilir misiniz??

Av.Tayfun Eyilik
01-02-2005, 02:55:13
http://www.hukuki.net/topic.asp?ARCHIVE=&TOPIC_ID=4544
http://www.hukuki.net/topic.asp?ARCHIVE=&TOPIC_ID=4473

yukardaki linklerde ayrıntılı olarak anlatıldı.

Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır...

Av.Emrah Yavuzcan
17-07-2005, 01:53:07
İMAR BANKASI İFLAS MASASINA BAŞVURULAR 13 TEMMUZ'DA BAŞLADI. TMSF'DEN YAPILAN AÇIKLAMAYA GÖRE, BUGÜNE KADAR 8MİLYAR YTL'LİK ÖDEME YAPILDI. 1 AY SÜRECEK MÜRACAATLAR, ŞAHSEN VEYA POSTA YOLUYLA YAPILABİLECEK. TALEPLER:
BÜYÜKDERE CADDESİ DOĞUŞ HAN NO: 42-46 MECİDİYEKÖY/İSTANBUL ADRESİNE KABUL EDİLECEK.
POSTA YOLU ÖNERİLİYOR, ŞAHSEN BAŞVURU YAPMAK İSTEYENLER İSE VATANDAŞLIK NUMARASINA GÖRE OLUŞTURULAN TAKVİME GÖRE İFLAS MASASINA GİDEBİLECEK.

BAŞVURACAKLARIN, ZİRAAT BANKASI GAYRETTEPE ŞUBESİ "MÜFLİS TÜRKİYE İMAR BANKASI İFLAS DAİRESİ" NİN 42307858-5006 NUMARALI HESABINA 18.20YTL HARÇ YATIRMALARI GEREKİYOR.

Av.Tayfun Eyilik
19-07-2005, 09:54:14
T. İmar Bankası T.A.Ş. İflas Masası Başvuruları Başladı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu#8217;nun 03.07.2003 tarih ve 1085 sayılı Kararı ile bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılmış olan T. İmar Bankası T.A.Ş.#8217;nin, İstanbul Asliye 2 inci Ticaret Mahkemesi#8217;nin 2004/132 E.Sayılı dosyasından 08.06.2005 tarihinde saat: 14.40 itibarıyla iflasına karar verilmiş bulunmaktadır.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, ancak bir bankanın mevduat kabul etme ve bankacılık işlemleri yapma izni kaldırıldıktan sonra, kanun ve mevzuat gereği sigorta kapsamındaki mevduat sahiplerine ödeme yapabilmektedir. 4969 sayılı Kanun, 5021 sayılı Kanun ve 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, müflis T. İmar Bankası T.A.Ş. nezdindeki sigorta kapsamındaki mevduat ödemelerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu#8217;nca 17.01.2004 tarihinde başlanmış, bugüne kadar yaklaşık 385 bin kişiye ait 445 bin hesap için 8 milyar YTL ödeme yapmış olup, bu kapsamdaki mevduat ödemeleri devam etmektedir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödenmeyen tutarlar ve fazlaya ilişkin talepler ile ayrıca Müflisin menkul ve gayrimenkulleri üzerinde istihkak iddiasında bulunanların, 13.07.2005 tarihinden itibaren bir ay içinde alacaklarını kaydettirmek üzere #8220;Büyükdere Cad. Doğuş Han No: 42-46 Mecidiyeköy-İSTANBUL adresinde faaliyet göstermeye başlayan İFLAS MASASINA başvurmaları gerekmektedir. Bu bir aylık süre içinde yapılacak başvurular ile ilk alacaklılar sıra cetveli oluşturulacaktır. Daha sonra yapılacak başvurular ise daha sonraki alacaklılar sıra cetvelinde yer alacaktır. Müracaatlar şahsen veya posta yoluyla yapılabilecek olup, posta yoluyla müracaat özellikle İstanbul dışındaki başvuru sahipleri nezdinde kolaylık ve tasarruf sağlayacaktır.
İflas masasına alacak talebinde bulunacakların bir dilekçe ekinde aşağıdaki belgelerle müracaat etmeleri gerekmektedir.
#61607; Başvuru harcı ödendi makbuzu (aslı),
#61607; Resmi kimlik belgesi fotokopisi (Nüfus cüzdanı veya Pasaport fotokopisi),
#61607; Vatandaşlık Numarası (Nüfus cüzdanında vatandaşlık numarası kayıtlı olanlar için aranmayacaktır),
#61607; Ticaret Sicil Belgesi fotokopisi (Şirketler için),
#61607; Alacağı tevsik edici belge fotokopisi (T.İmar Bankası T.A.Ş. hesap cüzdanı fotokopisi veya T.C. Ziraat Bankası A.Ş. hesap cüzdanı fotokopisi, menkul kıymet satış işlem sonuç formu fotokopisi, makbuz, fatura, senet, defter hülasası, havale Dekontu, resmi Daireler için resmi yazı ve ekinde alacağı tevsik edici resmi belgeler ve başkaları),
#61607; Vekil ile yapılan başvurularda Noter Onaylı Vekaletname aslı,
Müracaatçıların herhangi bir T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Şubesine giderek, Harçlar Kanunu gereğince, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Gayrettepe Şubesi nezdindeki #8220;MÜFLİS T. İMAR BANKASI T.A.Ş. İFLAS DAİRESİ#8221; nin 42307858-5006 no.lu hesabına, 18,20 YTL başvuru harcı yatırması (Banka ayrıca 1,05 YTL masraf almaktadır) gerekmektedir. Başvuru harcı yatırmayan müracaatçıların başvuruları sonuçlandırılmayacaktır.
Şahsen Başvurularda; izdiham olabileceği ve yoğunluk halinde kayıtlarda gecikme yaşanabileceği hususları dikkate alınarak, müracaatçıların Vatandaşlık numarasının son rakamına göre aşağıda belirtilen tarihlerde başvurmaları uygun olacaktır.
Vatandaşlık No Son Rakamı Tarih
0-1 olanlar 13.07.2005, 20.07.2005, 27.07.2005, 03.08.2005
2-3 olanlar 14.07.2005, 21.07.2005, 28.07.2005, 04.08.2005
4-5 olanlar 15.07.2005, 22.07.2005, 29.07.2005, 05.08.2005
6-7 olanlar 18.07.2005, 25.07.2005, 01.08.2005, 08.08.2005
8-9 olanlar 19.07.2005, 26.07.2005, 02.08.2005, 09.08.2005
10.08.2005, 11.08.2005 ve 12.08.2005 tarihlerinde ise, vatandaşlık numarasının son rakamına bakılmaksızın başvuru yapılabilecektir.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Türkiye#8217;de kurulu bir bankanın mevduat kabul etme ve bankacılık işlemleri yapma izni kaldırıldıktan sonra, ilgili kanun ve diğer mevzuat gereği sigorta kapsamındaki mevduat hesap sahiplerine ödeme yapabilmektedir. Bu itibarla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti#8217;nde kurulu bir banka olan İmar Bank Off Shore Ltd. nezdinde hesabı olanlara Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu#8217;nca ödeme yapılmamıştır. Off-Shore hesabı olanların, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti#8217;nde kurulu bir banka olan İmar Bank Off Shore Ltd.#8217;e başvurmaları gerekmektedir.
Tereddüt edilen veya bilgi edinilecek hususlarda, TMSF nezdinde kurulu İmar İrtibat Masasının 0212- 3401702, 0212-3401705, 0212-3401764, 0212-3401765 ve 0212-3401741 numaralı telefonlarına veya Müflisin 0212-2751190 (7 hat) telefonlarına başvurulabilecektir.

Saygılarımızla,
Müflis Türkiye İmar Bankası Türk A.Ş. İflas Dairesi A.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tasfiye Dairesi Başkanlığı

Av.Tayfun Eyilik
09-12-2005, 14:25:13
DANIŞTAY 13 DAİRESİ 2005/2825 E, 2005/5753 K, 2.12.2005

"....Bu durumda BDDK nın Bankalar Kanunu hükümleri uyarınca, görevini gerektiği biçimde yerine getirmediği, Bankanın yönetim ve işleyişindeki aksaklıkları ve Bankalar Kanuna aykırı işlemlerini zamanında saptayarak tasarruf sahiplerinin hak ve çıkarlarını koruyamadığı anlaşılmıştır......"

".....Dosyadan, kurulca Bankanın aracılık faaliyetlerinde bulunma yetkisinin 21.11.1990 tarihli bir kararla iptal edildiği, ancak DİBS alım satımında yetkili olmayan Bankanın çeşitli gazete ve televizyonlarda ilan ve reklamlar verdiği ve 1990 tarihinden itibaren yatırımcılara DİBS sattığı, SPK nın ise, bu konuda herhangi bir işleminin bulunmadığı ve SPK'nun Kanunun kendisine verdiği gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.."

"...davanın Bakanlar kurulu kararının iptali istemine ilişkin kısmının reddine oybirliğiyle, davaçının tazminat isteminin kabulu ile ............YTL nin hizmet kusurları saptanan BDDK ve SPK tarafından yarı yarıya dava tarihi olan ......... gününden itibaren işletilecek yaal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine,......"


KARARIN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ:
http://www.hukuki.net/hukuk/index.php?article=436

K.V.
28-12-2005, 05:24:12
Danıştay, İmar Bankası'na el konulmadan 1 ay önce off-shore'dan mevduat hesabına aktarılan hesaplardan, idarece muvazaalı olduğu kanıtlanamayanlara, zararının mevduat hesabındaki tutarı kadar ödenmesine karar verdi.

İmar Bankası mudilerinden bir kişinin, bankaya el konulmadan 1 ay önce mevduat hesabındaki tutarın faiziyle birlikte ödenmesi ve İmar Bankası'ndan ödemelere ilişkin Bakanlar Kurulu kararının ilgili hükmünün iptali istemiyle Danıştay'da açtığı dava, esastan sonuçlandı.

Danıştay 13. Dairesi'nin kararında, İmar Bankası'ndan ödemelere ilişkin esasları düzenleyen 5021 sayılı Yasa'nın, bankaya el konulmadan son 1 ay içinde ofshore
hesaplarından mevduata dönenlere ödeme yapılmayacağına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği anımsatıldı.

Bu kararın ardından Danıştay 13. Dairesi'nin, dayanağı olan yasa kuralı iptal edildiği için, aynı yöndeki Bakanlar Kurulu kararının ilgili hükmünü de iptal ettiği hatırlatıldı.

Anayasa'nın 125. maddesinin, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tuttuğuna işaret edilen kararda, şöyle denildi:

''Buna göre, idarenin, hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanmış bir işlem sonucunda, bir hakkın ihlaline neden olması durumunda sorumlu tutulması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Bu bağlamda, davacının kıyı bankasındaki hesabının, İmar Bankası'nın, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasından önce, bankanın yurtiçi hesabına aktarılarak mevduat hesabına dönüştürdüğünün dosyada bulunan mevduat cüzdanı örneğinden anlaşılması ve bu işlemin muvazaalı olduğunun idarece kanıtlanamaması nedeniyle, davacının zararının mevduat hesabındaki tutar karşılığı, iptal edilen düzenleyici işlemi tesis eden Bakanlar Kurulu'nu temsilen Başbakanlık ve yasal düzenleme uyarınca tasarruf mevduatını ödemekle yükümlü bulunan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından tazmin edilmesi gerekmektedir.''

Daire, davacının tazminat istemini kabul ederek, mevduat hesabındaki 47.728,18 YTL'nin Başbakanlık ve TMSF'den, davanın açıldığı 8 Ocak 2004'ten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine oy birliğiyle karar verdi.

Başbakanlık ve TSMF, kararı temyiz ederse dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na gidecek.

KAYNAK: Milliyet

alpella
28-12-2005, 14:17:50
Off shoredan dönen hesaplar ile ilgili verilen kararda yasal faizden bahsediliyor.Yasal faizin aylık yada yıllık oranı konusunda bizi bilgilendirecek bir arkadaş varsa sevinirim.saygılarımla

Ramazan Erdemir
29-12-2005, 15:07:58
1.1.2004-30.06.2004 arası yıllık %43
1.7.2004-01.05.2005 arası yıllık %38
1.5.2005-29.12.2005 arası yıllık %12 yasal faiz oranlarıdır.

alpella
29-12-2005, 17:07:46
Ramazan bey bilgileriniz için teşekkür ederim.

Av.Tayfun Eyilik
15-01-2006, 02:32:04
BONODAN mevduata dönenler hakkında tmsf nin açıklaması için bakınız


http://www.tmsf.org.tr/docs/ilanlar/tr/ba0401.pdf

İLGİLİ BAKANLAR KURULU KARARI İÇİN BAKINIZ

http://rega.basbakanlik.gov.tr/Eskiler/2005/12/20051224-3.htm

ART
24-01-2006, 10:37:15
Bu 13. dairenin kararı Sabah gazetesinde 18 Kasımda yayınlanmıştı http://www.sabah.com.tr/2005/11/18/eko91.html ama şimdi yine yayınlanıyor bu iki haber aynımı ?. Çünkü sabahtaki bilgide son paragrafta İdari Dava daireleri Kurulu Bakanlar kurulu ve TMSF nin temyiz isteğini de yerinde bulmadı der.

Benim sormak istediğim ise bu karardan sonra TMSF nin kanunen ödeme yapması gerekmiyormu gerekiyorsa ve ödemiyorsa ne yapmamız gerekir.
Cevap için şimdiden tşk.

Av.Tayfun Eyilik
26-01-2006, 15:11:49
Benim bahsettiğim ve linki verilen karar bono için TMSF yi sorumlu tutmamaktadır. BDDK ve SPK yı sorumlu tutmaktadır.
ayrıca bu dava sadece o davanın taraflarını bağlar böyle bir karar çıktı diye ne BDDK ne de SPK (herhangi bir düzenleme olmadıkça) kendiliğinden diğer bonozedelere ödemede bulunmaz
herkez kendi hakkını kendisi yargı onünde araması gerekir

av.ünzile küçüköner
07-02-2006, 14:18:22
Bakanlar Kurulunun 2003/6668 sayılı kararının 3.md a-1 bendinin iptaline dair ( imar bankasında bulunan 1 ay içerisinde mevduata dönen 0ff-shore hesapların ödenmesi) Danıştay kararı metnine ulaşamadım.

Elinde bu hususta karar bulunan arkadaşlar aciliyetle ,iletebilirse sevinirim.

Şimdiden teşekkür ederim.
[:sn]
saygılarımla.

K.V.
08-02-2006, 08:52:33
Sanırım karar özeti:
"T. İmar Bankası T.A.Ş.'den ikincil piyasa işlemi olarak devlet iç borçlanma senedi (DİBS) satın alan davacının 29.12.2003 tarih ve 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali ve uğranılan zararın tazmini istemiyle açtığı davanın, 5021 sayılı Yasa'da ikincil piyasada satışı yapılan DİBS hakkkında herhangi bir düzenleme bulunmadığından ve bu durum kapsam dışı bırakıldığından Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istemine yönelik ksımının reddi, davacının uğradığı zarara ilişkin kısmının ise olayda hizmet kusuru bulunduğu saptanan BDDK ve SPK tarafından tazmini gerektiği hakkında. " olan kararın metnini arıyorsunuz.

Aradığınız karar bu ise 28.12.2005 tarihinden bu yana Hukuki Net Mevzuat (www.hukuki.net/hukuk) bölümümüzde mevcuttur.

nudesweep
10-02-2006, 10:49:29
Biri biliyor mu?
imar bankası temmuz ayının başında tmsf ye devredildi.. ancak ocağın 19 unda yapıldı ilk ödeme..
aradan gecen 7 aylık zamanda herhangi bir hak kazandık mı faiz gibi?
bilen varsa lütfen yardım etsin...

ART
17-02-2006, 19:19:14
ben offshore'dan 30 gün içinde dönüp normal mevduat hesabı olan bir mudiyim , bu güne kadar hiç bir dava açmadım , açayım mı yoksa bekleyelim mi. 13.dairede sonuçlanmış birkaç dava var hatta sitesinde emsal dava da var buna istinaden anayasa kuralı olarak hak sahiplerine ödeme yapmaları gerekmezmi?.
tşk

Av.Tayfun Eyilik
17-02-2006, 23:54:23
Esas Sayısı : 2004/4
Karar Sayısı : 2005/25
Karar Günü : 4.5.2005


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu#8217;nun bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten geriye doğru bir ay içinde kıyı bankalarındaki hesaplarında bulunan mevduatı, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankaların yurt içi kayıtlarına muhabir banka veya diğer bankalarca karşılığı nakden ödenmeksizin aktarılan mevduat sahiplerinin, söz konusu mevduatlarının Türkiye#8217;deki muhatabı olduğu bankaya ödenip ödenmediğini takip etme zorunlulukları yoktur. Kaldı ki muvazaalı olduğu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tesbit edilen hesaplar için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu#8217;nca herhangi bir ödeme yapılmayacağı, bu konuda uyuşmazlık çıkması durumunda da konunun yargı organlarınca karara bağlanacağı kuşkusuzdur.

Bu nedenlerle, mudinin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten geriye doğru bir ay içinde karşılığı ödenmeksizin aktarılan hesaplarının sigorta fonunca ödenmeyeceğinin kurala bağlanması, hukuk devletinde kuralların sonuçlarının öngörülebilir olmasını gerektiren hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmaz.

Öte yandan, Anayasa#8217;nın 10. maddesinde belirtilen yasa önünde eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa#8217;da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

Kıyı bankalarındaki hesaplarından bankacılık işlemi yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankaların yurt içi kayıtlarına karşılığı nakden ödenmeksizin aktarılan mevduat sahipleriyle aynı bankanın diğer mevduat sahipleri arasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu#8217;ndan yararlanma açısından bir fark bulunmadığından, bunlar arasında muvazaalı durumlar dışında ayırım yapılması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.

Açıklanan nedenlerle dava konusu kural, Anayasa#8217;nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Kural, Anayasa#8217;nın 2. ve 10. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiş olduğundan, ayrıca Anayasa#8217;nın 5. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Tülay TUĞCU, Ali GÜZEL ve Fettah OTO bu görüşlere katılmamışlardır.

VI- SONUÇ

16.12.2003 günlü, 5021 sayılı #8220;Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi Hakkında Tesis Edilecek Bazı İşlemler Hakkında Kanun#8221;un, 1. maddesiyle 4969 sayılı Yasa#8217;nın Geçici 2. maddesinin değiştirilen (1) numaralı fıkrasının son paragrafının #8220;... Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme iznini kaldırdığı tarihten geriye doğru bir ay içinde, kıyı bankalarındaki hesapları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca sağlanan mevduat güvencesi kapsamına almak amacına matuf olarak, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankaların yurt içi kayıtlarına, muhabir bankaca karşılığı nakden veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan banka dışındaki bir başka banka aracılığıyla ödenmeksizin aktarıldığı tespit edilen hesaplar ile ...#8221; bölümünün Anayasa#8217;ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Tülay TUĞCU, Ali GÜZEL ve Fettah OTO#8217;nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 4.5.2005 gününde karar verildi.


5021 sayılı yasanın ilgili hükmü iptali ile birlikte şu hale gelmiştir.

Ancak, muvazaalı olduğu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tespit edilen hesaplar için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca herhangi bir ödeme yapılmaz.
Buna göre Tasarruf Mevduatı sigorta fonuna mevduat sigortası güvencesi nedeni fonun ödeme yükümlülüğü olan alacaklarınız için TMSF den talepte bulunmanız gerekmektedir.
Aldığınız cevaba göre idari yargıda tam yargı davası açmanız gerekmektedir.

Fon Kurulu kararlarına karşı yargı yolu
MADDE 128.- Beşyüzbin Yeni Türk Lirasını aşan miktarlara ilişkin Fon Kurulu kararlarına karşı açılacak davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Fon Kurulu kararlarına karşı yapılan başvurular acele işlerden sayılır.
Fon Kurulu kararlarına karşı açılacak idarî davalarda yürütmenin durdurulması talepleri için ayrıca duruşma yapılır. Bu halde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasındaki otuz günlük süre uygulanmaz. Yürütmenin durdurulması talepleri, Fonun savunması alınmadan karara bağlanamaz. İlgili taraflar yürütmenin durdurulması talebinin kendisine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde savunmasını vermek zorundadır. Aksi halde savunma beklenmeksizin karar verilir.


Sayın art TMSF nin kendiliginden ödeme yapacağını düşünmüyorum

ART
18-02-2006, 14:45:33
Sn Eyilik cevabınız için tşk. ederim. ancak bir sorum daha var, 5021 sayılı kanun bu hale geldiyse niçin direk olarak ticaret mahkemesinde alacak davası açmıyalım, çünkü bazı idari davalar ( idari işlem) sıfatında değerlendirilip idari mahkeme tarafından geç kaldın diye red edilmiş bknz..
http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=15.02.2006&Newsid=71059&Categoryid=4&wid=120
adresindeki yazıya.
slm

Av.Tayfun Eyilik
19-02-2006, 16:34:20
Eğer davanızı imar bankasına karşı açacaksınız Ticaret Mahkemelerinde açabilirsiniz. Ancak İmar bankası hakkında iflas kararı çıktığı için ancak alacak kaydı yaptırmanız gerekir

Eğer sorumluluk atfettiğiniz imar bankası değilde TMSF ise, Fonun sorumlulugunun ticari bir sözleşmeden kaynaklanmadığı icin , yargı yolu farklıdır

ART
20-02-2006, 11:01:08
Sn Eyilik ,
daha önceki cevabınızda da beltiğiniz gibi danıştay a direk açılacak bir dava için en son tarih nedir ( Anayasa mahkemesinin iptal kararını göz önünde bulundurarak ) , ayrıca acele iş den kastınız nedir yani danıştay normal süreden daha çabuk mu karar verecektir?.
Bu vayan gazetesindeki idari mahkeme kararları benim açacabileceğim davayı da aynı yönde etkileyecekmidir?.
cevaplarınız için şimdiden tşk.
saygılar

ART
03-03-2006, 12:04:28
Sn Eyilik,
TMSF ye açılabilecek davanın ticari olmayıp ancak idari bir dava açılabileceğini söylediniz ancak 4389 sayılı bankalar kanunu 16.madde 3 nolu fıkrasını ltf inceleyin!.
saygılar

Av.Tayfun Eyilik
28-08-2006, 02:02:54
03.08.2006
Off-Shore Ödemeleri Hakkında
Off-Shore havalesi karşılığında T. İmar Bankası T.A.Ş. nezdinde 03.06.2003 - 03.07.2003 tarihleri arasında açılan hesaplara ödemeler 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri doğrultusunda en geç 02/09/2006 tarihine kadar yapılacaktır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu#8217;nun 03.07.2003 tarih ve 1085 sayılı Kararıyla bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan T. İmar Bankası T.A.Ş. nezdindeki tasarruf mevduatı için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 388.271 mudiye 17 etap halinde 8.073.839.984 YTL (30.009.565 YTL gelir vergisi stopajı dahil) kaynak aktarılmıştır.
2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı#8217;nın yürürlüğe girmesi ile birlikte, 03.06.2003-03.07.2003 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti#8217;nde mukim İmar Bank Off-Shore Ltd#8217;den (Kıyı Bankası) gelen Off-Shore havalesi karşılığında T. İmar Bankası T.A.Ş. nezdinde açılan ve 03.07.2003 tarihi itibarıyla toplam anapara tutarı 541.429.963,00 YTL olan off-shore havale kaynaklı 11.307 adet hesap sahibine ödemeler T.C. Ziraat Bankası A.Ş. aracılığı ile yapılacaktır.
Hak sahiplerinin, 2003/6668 sayılı Kararnamenin eki Kararın 5 inci maddesinde belirtilen belgelerin yanında ayrıca, kıyı bankacılığından (off shore bankacılık) elde edilen faiz gelirleri için ilgili vergi dairesinden vergi ilişiğinin olmadığına dair belgeyi alarak, ödemeyi yapacak T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Şubesine ibraz etmeleri gerekmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyrulur.

Av.Tayfun Eyilik
28-08-2006, 02:13:05
<b id="quote">quote:</b id="quote"><table border="0" id="quote"><tr id="quote"><td class="quote" id="quote">Sn Eyilik,
TMSF ye açılabilecek davanın ticari olmayıp ancak idari bir dava açılabileceğini söylediniz ancak 4389 sayılı bankalar kanunu 16.madde 3 nolu fıkrasını ltf inceleyin!.
saygılar

<div align="right">Ekleyen: ART*-*03/03/2006*:* 12:04:28</div id="right">
</td id="quote"></tr id="quote"></table id="quote">

Sayın art anlaşılan bu işi iyi biliyorsunuz. Her ne kadar bahsettiğiniz kanunun yazılmasında emeği geçen hukukçulardan biri olduğum için söz konusu maddeyi yazarken de okumama rağmen işaret etmeye çalıştığınız yeri anlayamadım.

Bana yanlış düşündüğümü söylemek istiyorsanız bunu açık ve gerekçeli bir şekilde söylemenizde bizimde bilgilerinizden yararlanmamız için fayda var

söz konusu hüküm 3.

Fon, yönetim ve denetimi kendisine intikal eden bankada mevduat sahipleri ile diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik tedbirleri alır. Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankanın 17 nci maddede sayılan ilgililerinin mal, hak ve alacaklarına Fonun talebi üzerine mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksızın ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulabilir. Bu şekilde alınan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava ve icra-iflas takibine konu olmaz ise kendiliğinden ortadan kalkar. Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten itibaren bankanın alacaklıları, alacaklarını temlik edemez veya bu sonucu doğurabilecek işlemleri yapamazlar. Fon, yönetim ve denetimi kendisine intikal eden bankadaki sigortalı mevduatı doğrudan veya ilan edeceği başka bir banka aracılığı ile ödeyerek, mevduat sahipleri yerine bankanın doğrudan doğruya iflasını ister. Bu görev ve yetki münhasıran Fona aittir. Bu şekilde yapılacak iflas isteminde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

benim görüşüm şu şekildedir. fonun mevduat üzerindeki sigorta yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile açılacak davanın idari yargı davası olduğunu düşünüyorum. Mevduatı ödemeyen bankaya karşı açılacak davanın ise elbette ticaret mahkemelerinde açılması gerekecektir

Av.Tayfun Eyilik
21-10-2006, 14:52:38
T.C.
DANIŞTAY
4. DAİRE
E. 2000/1391
K. 2000/5052
T. 6.12.2000
#8226; OFF-SHORE DÖVİZ TEVDİAT HESAPLARI NEDENİYLE ÖDENEN FAİZLERDEN GELİR VERGİSİ TEVKİFATI YAPILIP YAPILAMAYACAĞI ( Bankanın Yurtdışında Kurulu Şubesince Türkiye'deki Müşterilerine Ödenen )
#8226; YURTDIŞINDA KURULU OFF-SHORE ŞUBESİNE TÜRKİYE'DEN MÜŞTERİ BULAN BANKA ( Bu Hesaplardan Ödenen Faizlerden Gelir Vergisi Tevkifatı Yapılıp Yapılamayacağı )
#8226; GELİR VERGİSİ TEVKİFATI YAPILIP YAPILAMAYACAĞI ( Bankanın Yurtdışındaki Off-Shore Şubesine Türkiye'deki Müşterilerin Açtığı Döviz Tevdiat Hesaplarına Ödenen Faizlerden )
#8226; KANUNLARIN MÜLKİLİĞİ ( Yurtdışında Kurulu Banka Şubesinde Açılan Off-Shore Döviz Tevdiat Hesaplarına Ödenen Faizlerden Türk Mevzuatına Göre Gelir Vergisi Tevkifatı Yapılamayacağı )
193/m.75,94
ÖZET : İnceleme raporunda ve temyize konu mahkeme kararında, yurtdışındaki off-shore Şubesi tarafından toplanan fonların büyük bir kısmının Türkiye'de yerleşik kişilerden yurtiçi şubeler aracılığıyla toplanması ve Türkiye'ye plase edilmesi nedeniyle uluslararası bankacılık değil yerel bankacılık yaptığı, dolayısıyla ödenen faiz üzerinden tevkifat yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, başka ülkede mukim bulunan, dolayısıyla kanunların mülkiliği ilkesi gereği bu ülke mevzuatına tabi tutulması gereken şubenin, off-shore bankacılık kurallarına uygun olarak bu ülke dışında bulunan Türkiye'de yerleşik kişi ve kurumlara da hizmet vermesi bu faaliyetin yerel bankacılık olduğunu göstermez. Öte yandan anılan Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinde öngörülen vergi tevkifatı sorumluluğunun Türkiye'de faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların yaptıkları ödemelere ilişkin olduğu ve mevzuatımıza göre bu bankalardan elde edilen faiz gelirleri yurtdışında elde edilen gelir niteliğinde olduğundan Türk Vergi Kanunlarına göre herhangi bir vergi tevkifatına tabi tutulmasına olanak bulunmamaktadır.

Temyiz Eden Taraflar: 1-... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2-... Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü

İstemin Özeti : Davacı bankanın ...'de bulunan Off-Shore Bankacılık Şubesine ait döviz tevdiat hesapları nedeniyle yapılan faiz ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı ileri sürülerek düzenlenen rapor uyarınca 1993/Kasım dönemi için ikmalen gelir ( stopaj ) vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, kaçakçılık cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi'nin 21.12.1999 günlü ve E: 1999/605, K: 1999/1477 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca tam mükellef olarak kabul edilen gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergiye tabi olduğu ve bu kazancın kaynağını döviz tevdiat hesaplarından elde edilen faiz gelirinin oluşturması halinde de bu faizi ödemekle yükümlü kurumların istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği, davacı şirketin ...'de off-shore bankacılık yapmak üzere kurduğu bankanın statüsünün şube olmasının off-shore bankacılık faaliyetinde bulunulmasına yasal olarak engel oluşturmadığı, ancak faaliyetin uluslararası bankacılığın gerektirdiği usuller çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiği, oysa davacı şirketin Türkiye'de yerleşik kişilerden yurtiçi şubeler aracılığıyla fon toplayıp, bu fonların çok büyük bir kısmını tekrar Türkiye'de yerleşik kişilere plase etmesi ve yine büyük bir kısmının kendisi tarafından kredi adı altında kullanılıyor olmasının tespit edilmesi karşısında yapılan bankacılık faaliyetinin uluslararası bankacılıktan ziyade yerel bankacılık olduğu, ayrıca off-shore bankacılığın avantajlarından yararlanılabilmesi için örgütlenmenin hukuki statüsünün iştirak olması, dolayısıyla ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olması gerektiği, öte yandan ... hükümeti ile davacı şirket arasında yapılan sözleşmenin sadece tarafları bağlayıp, Türk vergi mevzuatının uygulanmasına etkisinin bulunmadığını, bu durumda, yurtiçi şubeler aracılığıyla ... şubesi adına açılan hesaplardan dolayı sağlanan faiz gelirinin Türkiye'de elde edildiği sonucuna varıldığından, ödenen faiz üzerinden gelir vergisi tevkifatının yapılması gerektiği gerekçesiyle gelir ( stopaj ) vergisine ilişkin davanın reddine, olayın oluş biçimi itibarıyla, davacının vergi kaçırma kastı bulunmadığından kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine, ikmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlarda fon hesaplanacağına dair Yasada bir hüküm bulunmadığından fon payı ve fon payı için kesilen kaçakçılık cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, kesilen kaçakçılık cezası ile fon payı ve cezasının yasal olduğunu, Davacı şirket ise, sözkonusu faaliyetin Türkiye'de yetkili kuruluşlardan alınan izin çerçevesinde ve ... mevzuatına uygun olarak yürütülen off-shore bankacılık olduğunu, bu nedenle Türkiye dışında kurulu bir şube olarak kanunların mülkiliği ilkesi gereği Türk Vergi Kanunlarına tabi olmadığını, yapılan tarhiyatta yasaya ve usule aykırılıklar bulunduğu gibi matrahın da yanlış hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler.

Savunmanın Özeti: Taraflar yasal dayanağı bulunmayan temyiz istemlerinin reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Davacı kurumun, 7.12.1982 günlü Bakanlar Kurulu Kararı ve ... resmi makamlarından kıyı bankacılığı yapmak üzere verilen onay ile ...'de açtığı şube aracılığıyla, Türkiye'de yerleşik kişi ve kuruluşlara yurtiçi şubeler aracılığıyla verdiği mevduat toplama ve kredi verme hizmetlerinin, uluslararası bankacılık olarak değil, Türkiye'de yapılan bankacılık olarak kabul edilip tarhiyat yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak ... para otoritesi tarafından, ...'de ikamet edenlere hizmet verilmesine izin verilmemiş olup, ... kıyı bankacılığı mevzuatı uyarınca da buna olanak tanınmamıştır. Ayrıca OBU olarak adlandırılan off-shore bankacılık faaliyeti ... Mevzuatı gereği vergi dışı bırakılmıştır.

Öte yandan ...'de kurulan dolayısıyla ... Yasalarının getirdiği sınırlamalara uygun olarak ...'de yerleşik olanlara bankacılık hizmeti vermeyen davacı kurum şubesinin off-shore bankacılık yaptığının kabulü gerekmektedir. Mevzuat gereği ... dışında herhangi bir ülkeye off-shore bankacılık hizmeti verilebileceğinden, bu hizmetin Türkiye'de yerleşik olanlara da verilmiş olması ve örgütlenmenin şube şeklinde olması verilen hizmet bakımın e reken şubenin, off-shore bankacılık kurallarına uygun olarak ... ülkesi dışında bulunan Türkiye'de yerleşik kişi ve kurumlara da hizmet vermesi bu faaliyetin yerel bankacılık olduğunu göstermez. Öte yandan anılan Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinde öngörülen vergi tevkifatı sorumluluğunun Türkiye'de faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların yaptıkları ödemelere ilişkin olduğu ve mevzuatımıza göre bu bankalardan elde edilen faiz gelirleri yurt dışında elde edilen gelir niteliğinde olduğundan Türk Vergi Kanunlarına göre herhangi bir vergi tevkifatına tutulmasına olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, sözkonusu faaliyetin off-shore bankacılık olarak değil, yerel bankacılık olarak kabul edilerek tarhiyat yapılmasında ve bu tarhiyata karşı açılan davanın kısmen reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararında yasaya uyarlık görülmemiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacı kurum temyiz isteminin kabulüyle ... Vergi Mahkemesi'nin 21.12.1999 günlü ve E: 1999/605, K: 1999/1477 sayılı kararının bozulmasına, Vergi Dairesi Müdürlüğü temyiz isteminin ise reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 97.500.000 lira vekalet ücretinin davalı İdareden alınıp davacı kuruma verilmesine 6.12.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.

jokey
01-11-2006, 10:20:41
sayın TAYFUNBEY size bir kaç sorum olacak müsadenizle .hocam şimdi ben off shoreden 1temmuz 2003 tarihinde paramı normal mevduata geçirdim size sorum şu ben banka mağdurları derneğine üye oldun ve toplu olarak gerekli kişileri mahkemeye verdik şimdi bakanlar kurulu kararı ile ödemelerin yapılacağı söyleniyor ben vergi dairesine gidip form doldurdum ve 2001tarihinde 2003 tarihine kadar 3400ytl faiz kazancım çıktı daha sonra bankaya gidip içerideki parama baktım benim 19000ytl param vardı ve devletin bana uygun gördüğü faizle beraber bu para 19400ytl olmuş şimdi ben çok sıkıştım ve paramı çekmek istiyorum ama bir yandanda bu paramın bir de vergisi var yani vergi borcumu ödedikten sonra ne kadar param kalır bilmiyorum acaba ben bu paramı almalımıyım yoksa halen devam etmekte olan mahkeme sonucunu bekleyip faiziyle beraber mi alayım diyecem ama tabi mahkemeyi kazanırsak sizce bu mahkemeyi kazanma şansımız nedir ve bu arada mahkeme devam edrken ben de şu an bankada olan paramı almassam acaba bakanlar kurulunun temyize gittiği mahkeme sonucu olumsuz gelirse acaba ben yine bankadaki paramı alabilirmiyim veya ziraat bankasındaki parayı almanın acaba bir süresi varmı hocam inşallah ne demek istediğimi anlamışınızdır kısacası hocam ben bakanlar kurulunun kararına uyup vergi borcumu ödeyip paramı almalımıyım yoksa en son verilen temyiz dosyasısın kararını bekleyip gerçek hakkımı mı almalıyım şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar.......................

kumru
02-11-2006, 13:44:56
Tmsf ödeme yapmadan önce ibraname ve açılmış davalardan feragat etmenizi istiyor. Bu nedenle hem davaya devam edip hem fonun ödemelerinden yararlanmanız zor görünüyor. Davamın neticesini mi bekleyeyim yoksa fonun ödemesini kabul mu edeyim gibi bir soruya hiç bir avukatın cevap vereceğini sanmıyorum.

Bana göre fonunu yapacağı ödemelerde ibraneme ve feragatname istenmesine ilişkin işlemlerinde iptali davası açılabilir.

hakan66
18-11-2006, 01:13:23
Tüm mağdurların sorunlarına çözüm bulması dileğiyle,

İmar bankası off shore da batan param ile ilgili olarak (son bir ay içinde normal mevduata dönenlerden değilim,paramın tamamı offshre da kalmıştır), iflas masasına başvuruda bulunmuş ve vergi mükellefi şahıs olmam nedeniyle şu anda 2001 ve 2002 yıllarında elde etmiş göründüğüm faiz gelirleri ile ilgili beyanda bulunmamış olmamdan dolayı vergi borcu ve cezası talep edilmekte ve uzlaşmaya davet edilmekteyim. ihbarnameleri 15.11 2006 tarihinde aldım. şu anda ne yapacağımı bilemiyorum. uzlaşmaya mı gitmek zorundayım yoksa dava açabilirmiyim? parası offshore da kalanların vergi borçlarını ödemeleri halinde paralarının ödenmesi gibi bir durum sözkonusumudur? benim durumumda olup da herhangi bir girişimde bulunanlar varmıdır? ne yapmamız gerekiyor? yardımcı olursanız sevinirim.

sevgi ve saygılarımla

musti35
19-11-2006, 12:05:00
Benim off shor hesabım vardı imar bankasında geçenlerde vergi dairesinden bir tebligat geldi 2001 için kesinleş bir gelir vergisi borcu bunu olduğunu ve 2002 için gelin uzlaşalım deniyor. Bunun üzerine bankaya gidip adıma hesap açılıp açılmadığını baktım ve hesabın olmadığına gördüm .TMSF #8216;ye arayıp hesap konusunda bir malumat istedim . Bankanın onlar tarafından kapatılmasından bir ay öncesinde off shor dan normal mevduata çevrilenlerin vergi borcu ilişkisi kesildiksen sonra ödeneceğini söyledi. Kesinlikle off shorda kalan ve bir ay içersinde normal mevduata çevrilmeyen hesapların ödenmeyeceği söyler .
1 -Ben bu vergiyi hukuken itiraz edip ödememe hakkına sahip mıyım .?
2- ödediğim takdirde geriye dönük bu vergiyi geri alma şansın var mı ?
3- 2003 den sonrası için yasal mı vergi gelmesi malum 2003 yarısı banka
faaliyetleri el konuldu yine vergi ödeyecekmiyim peki hangi faiz oranına göre . ?
4- sizce nasıl bir çözüm yolu izlemem gerekir iler mağdur olmamak için kimden alacağım belli olmayan bir hesap için .?

hakan66
24-11-2006, 16:09:52
sayın musti35,
anladığım kadarıyla aynı durumdayız. ben iflas masasına başvurmuştum ve alacağımın bulunmadığı ve reddedildiğine dair bir yazı geldi. dava açsam bir sonuç alamayacağım görüşü var avukatlar tarafından. mali müşavirlerinn görüşü ise dava açmaktan yana. bizim durumumuz yeni bir konu olduğundan örnek teşkil edecek bir karar da yok. bizimle aynı durumda olan kişiler ne yapıyorlar bilemiyorum. nasıl irtibata geçebiliriz.
zaman geçiyor ve birtakım yasal süreler var. ne yapabileceğime dair net bir görüş çıkmıyor hiç kimseden. elimzi kolumuz bağlı kaldık. sizin tarafınızdan bir gelişme var ise yardımcı olursanız sevinirim.

Av.Mehmet Taylan Karakum
27-11-2006, 20:02:11
Off shore hesaplarla ilgili olarak, iflas masasına yapılan başvuruların reddini tebliğ üzerine, 7 gün içinde; "iflasta istihkak" davaları açılmalıdır, diye düşünüyorum.

musti35
29-11-2006, 10:45:18
çalmadık kapı kalmadı bu kısa zaman içinde her kafadan bir ses cıktı tabi onların tuzu kuru ve benim gibi olan bir kaç kişilerle görüşdüm onlarda kararsız idiler gördüğüm kadarıyla ödeyip de alamıyanlar dan birleşip Aihk dava acmayı hazırlandıklarını öğrendim artık sıkıldım bu mevzuatlardan zaten kime dava acan karşındaki normal bir sahız değilki hertürlü yasal oynama hakkına sahip .....
lanet olsun deyip uzlaşıp ödemek geciyor aklımdan seni bilmem allah işine rast getirsin kardeşim

rainman45
12-12-2006, 17:53:45
İmar Bankasında 2001 yılında aylık vadeli hesabım vardı.Geçenlerde vergi dairesinden bir yazı geldi 2001 yılı gelir vergisinde imar bankasındaki of-shore (kıyı bankacılığı)hesabınızın faiz gelirinin beyan etmediğimden dolayı cezalı vergi tahakkuku yapılacağı belirtilmektedir.Benim İmar Bankasında hiç of-shore hesabım olmadı,normal aylık vadeli hesabım vardı.Banka benden habersiz böyle bir işlem yapabilirmi,ben normal stopajı kesilmiş faiz alıyordum.Banka ayrıca sayfası dolan banka cüzdanlarını da geri aldığından elimde bunu ispatlayacak herhangibir evrak yok.Ben ne yapabilirim.?

KAYZONG
12-12-2006, 18:45:18
Biz İmar Bankası Hazine Bonosu mağduruyuz. biz şimdiye kadar hiç bir kuruma mağduriyetimizin giderilmesi için başvurmadık. Çünkü Hükümetten bir açıklama bekliyorduk. ancak görüyorumki biz boşuna bekliyoruz. size sormak istediğim, hiçbir yere başvurmdağımız için zamanaşımı diye bir şey sözkonusumu? biz öncelikle neler yapmalıyız. nerelere başvurmalıyız. biz imar banaksı hazine bonosu mudileri olarak hakkımızı alabilirmiyiz. bu konuda bize bir yol gösterirseniz çok seviniriz.

Av.Tayfun Eyilik
12-12-2006, 22:04:59
vergi mahkemelerinde dava açmanız gerikyor

Av.Tayfun Eyilik
12-12-2006, 22:04:59
vergi mahkemelerinde dava açmanız gerikyor

Av.Mehmet Taylan Karakum
13-12-2006, 00:27:38
Bu konuda açılmış özel bir forum alanı olduğu gibi; artık, herhangi bir dava açma süresini çoktan geçirmiş bulunuyorsunuz.

Av.Mehmet Taylan Karakum
13-12-2006, 00:27:38
Bu konuda açılmış özel bir forum alanı olduğu gibi; artık, herhangi bir dava açma süresini çoktan geçirmiş bulunuyorsunuz.

cofcof
06-01-2007, 21:59:01
Evime tebliğ zarfı geldi. aşağıya zarfın ıcerısınden cıkanın resmını koydum..
"Elde edilen gelir":
"34.216.036.821" ESKİ TÜRK LİRASI
vergiye tabi oldugunu bilmedigimden dolayı beyan etmemiştim ve bugun kapıma bu tebliğ geldi.

Kısacası benim yapmam gereken ney?:(

karsıma ceza cıkıcakmı ya da yaklasık ne akdar odme yapmam gerekiyor.
----------------------------------

cofcof
06-01-2007, 22:00:54
dün vergi dairesine gittigimde 34 000 ytlnin 2001 yılında
10 000 ytl gibi bir vergisi varmıs ve o 10 000 ytl su an gunumuze 40500 ytl olarak yansımıs ve 11000 ytl de cezası var toplam 52000 ytl civarı para odeyeceksınız dediler ?

cofcof
06-01-2007, 22:01:59
öğreniğim bilgilere göre eğerki offshore hesabındaki para döviz cinsinden değilde TL cinsinden ise "Arındırma " söz konusuymus bu arındırma enflasyon oranına gore oluyormus yanı tl cınsınden olunca nerede ıse hıc vergı odenmıyormus sımıd bız bundan yararlanamazmıyız cunku Alınan kazanc da ana parada TL cinsinden yanı arındırma olması gerekmıyormu bir hesap yanlısı yapmıs olmuyormu vergi dairesi ?
yardımlarınızı bekliyorum eger arındırmadan yararlanabılıyorsam lutfen bıldırın ben döviz olarak değilde TL olarak offshore yapmıstım galıba bundan yararlanılıyor ?

Av.Duygu Tekay
08-02-2007, 16:25:38
marzedelere Danıştay müjdesihttp://www.memurlar.net/common/images/news/0.gif

Danıştay bonozedenin zararının tazmin edilmesini onadı
Danıştay 13. Dairesi, İmar Bankasından Devlet İç Borçlanma Senedi alanların hak kaybında SPK ve BDDK'yı sorumlu tutan İdare Mahkemesi kararını onadı.
Danıştay 13. Dairesi, BDDK ve SPK'nın Ankara 10. İdare Mahkemesi kararını temyiz istemini karara bağladı. Her iki kurum, temyiz dilekçelerinde sorumlulukların diğer kuruma ait olduğu yönünde iddialarda bulundu.
SPK'nın temyiz gerekçesinde, kendi menkul kıymetlerini halka arz eden bankalarla sermaye piyasası faaliyetinde bulunan bankaların, sınırlı olarak Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtildi. Sermaye piyasası kurumu niteliği taşımayan bankaların mevzuata aykırı işlemi olup olmadığını SPK'nın denetleme yetkisi bulunmadığını savunan SPK, denetim yetkisinin BDDK'da olduğunu iddia etti.
BDDK'nın temyiz gerekçesinde ise izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için gerekli her türlü tedbiri almanın SPK'nın görevleri arasında bulunduğu, bu nedenle hizmet kusurunun SPK'ya ait olması gerektiğini iddia edildi.
Danıştay 13. Dairesi'nin kararında, bankanın yetkisi olmadığı halde 21 Ekim 2002 tarihinden itibaren yoğun bir devlet iç borçlanma senedi satışına başladığı, bunu gazete ve televizyon reklamlarıyla halka duyurduğu anımsatıldı.
İdare mahkemesinin, bankanın izinsiz devlet iç borçlanma senedi sattığının BDDK yetkililerince bilindiği halde herhangi bir önlem alınmadığı, BDDK'nın düzenleyici önlemler alma görevini gereği gibi yerine getirmediği ve tasarruf sahiplerinin hak ve çıkarlarını korumadığı, SPK'nın ise sermaye piyasasını ilgilendiren devlet iç borçlanma senedi satışına engel olmayarak hizmet kusuru bulunduğu yönünde karar verdiği anlatılan kararda, “her iki kurumun da hizmet kusuru bulunduğunun belirlendiği” ifade edildi.
İdare Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilen kararda, temyiz istemlerinin yerinde görülmediği kaydedildi. İdare Mahkemesinin, bir kişinin bankadan satın aldığı 21 bin 547 YTL'lik devlet iç borçlanma senedi bedelinin, BDDK ve SPK tarafından tazmin edilmesi kararı onanmış oldu.
http://www.memurlar.net/common/images/press/2.gif (http://www.aa.com.tr/)