PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Grevdeyken işten atılma







quadernoistanbul
21-03-2009, 02:15:37
Merhaba,
Enteresan bir konu hakkında değerli hukukçuların görüşüne başvurmak istedim.
Halen süren bir grevde işveren greve çıkan işçileri "kanunsuz olarak greve çıktıkları için" işten attı. Olayın şöyle bir ayrıntısı var. A ve B olarak iki farklı iş yerinde farklı tarihlerde yetki alındıktan sonra, sözkonusu işyerleri TMSF tarafından ihale ile satıldı ve çalışanların tümünü C şirketinde topladı.
A şirketinde alınan yetki C şirketinde sürdürüldü ve toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlandı. Bu arada işverenin açtığı çeşitli davalarda mahkemeler A şirketinin yetkisinin C şirketinde de devam ettiğini karara bağladı. Ancak işveren bu defa grevdeki işçileri siz B şirketinde çalışıyorsunuz A şirketindeki yetkiyle alınan greve çıkamazsınız diye işten attı...

Şimdi biraz karışık görünüyor ama olay özetle şu. İşveren, grevin "insansız" kalmasını istiyor. Bu yüzden de grevi sürdürenleri işten atarak olayı sendikalar yasası kapsamından çıkarıp "iş güvencesi yasası" kapsamına sokuyor. Burada işverenin amacı işe iade davasını kaybetse de grev yapanları işe almayıp, tazminatlarını ödemeyi göze alarak grevin "insansız" kalmasını sağlamak..
Bu koşullarda işe iade davası açtığınızda tazminatınızı alsanız da grevin sürmesini engelleme riski ortaya çıkıyor. Bu davayı açmazsanız kıdem, ihbar vs. gibi tazminatlardan olacaksınız...
Ne yapılabilir. İşverenin, iş güvencesi yasasını kötüye kullanarak yaptığı bu girişimi çözmenin bir yolu olabilir mi?
Saygılar

Harun Gür
22-03-2009, 22:05:34
Grev insansız kalsa dahi, 2822'ye göre devam eder. Zira işveren yeni işçi alamaz.

Açılacak davada sendikal nedenle işten çıkarılma iddiası yerinde olur. Eğer karar kanunsuz grev olarak çıkmazsa (anlatımınızdan çıkması küçük bir ihtimal) en azından haksız yere işten çıkarılanların işe iade tazminatı 1 yıllık ücretlerinden az olamaz.

Selamlar,

Dariya
22-03-2009, 23:18:27
2822'ye göre grevdeki işçilerin 4/3'ü grevden ayrılırsa bunun bir dava ile tespiti ve tespitin ardından grevin düşürülmesi mümkün. İşveren bu saikle hareket ediyor olabilir.
İşe iade davası açacaksanız sendikal nedenle fesih iddiası ileri sürmelisiniz, hakimler bu konuda genellikle işçi lehine yaklaşıyor davaya.

Harun Gür
22-03-2009, 23:41:59
Buradaki konu biraz daha farklı, işçilerin istifası değil, işveren tarafından işten çıkarılmaları sözkonusu...




T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ

Esas No. 2005/13188
Karar No. 2005/15420
Tarihi: 02.05.2005 Tarihli kararıyla
ONANAN KOCAELİ 1.İŞ M.E,2005/337,k,2005/149,T.11.04.2005 TARİHLİ KARARI

l UYGULANMAKTA OLAN GREVİN KALDIRILMASI İÇİN SENDİKA ÜYELERİNİN ¾’NÜN İSTİFASI
l GREV İLAN TARİHİNDEKİ SENDİKA ÜYE SAYISISNIN ¾’ÜN BELİRLENMESİNDE ESAS ALINACAĞI

ÖZETİ: 2.2.2005 tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısını gösterir liste, sendika üye fış dökümü ve listesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı taraf davalı Sendikanın üye sayısının ¾’ün altına düşmesi nedeniyle grevin tedbiren durdurulmasını ve sonuç olarak da kaldırılmasını talep etmiş olup; işyerinde 02.02.2005 tarihinde grev ilanının yapıldığı bu tarihte sendikalı işçi sayısının 34 olduğu dava tarihi ve grev uygulamasının başladığı 01.04.2005 tarihinde de sendikalı işçi sayısının 34 olduğu, bu işçilerden 9’unun istifa ettiği, ancak istifaların 28.04.2005 tarihinde geçerlilik kazanacağı, kaldı ki bu durumda da sendikalı işçi sayısının ¾’ün altına düşmediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

DAVA: Davacı vekili 24.03.2005 harç tarihli dava dilekçesi ile; Davalı Türk Metal Sendikasının müvekkili işyerinde Toplu İş Sözleşmesi yapmak için işyerinde çoğunluğun sağlandığı gerekçesiyle 14 Temmuz 2004 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müracaat ettiğini, Bakanlık 2822 sayılı yasanın 13 maddesi uyarınca davalı sendikaya müvekkili işyerinde TİS yapma yetkisi verildiğini, tarafların yapılan görüşmeler sonucu 4 maddede uyuşmazlık ile son bulduğunu ve sendikanın 1 nisan 2005 tarihinde grev karan aldığını, kararının yasaya aykırı olduğunu, yetki alınan tarihte işyerindeki işçi sayısının 214 olduğu bu işçilerden 136'si sendikaya üye olduğunu, grev kararı alınırken yapılan oylama­da ise 28 üye katıldığını ve 15 üye'nin oyu ile grev kararı alındığını, bu nedenle 136 sendikalı işçiden 108 işçi ise sendikadan istifa ettiğini, TİS'de, grev ve lokavt kanunu 51 madde son fıkrası ve 15 maddesi hükümleri yer aldığını, TİS.nin grev ve lokavt kanunu 35 maddesinin son fıkrası uyarınca işyerinde çalışan tüm işçilerin katılımı ile yapılması gerektiği hükme bağlandığını, söz konusu olayda ise bu hükme de aykırı düşüldüğünü, işyerinde çalışan 140 işçiden 15 işçinin oyu ile alınan grev kararının adil ve yasaya uygun olmadığı gibi iş huzurunu da bozucu nitelikte olduğunu ve grevin durdurulması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak grev kararının kaldırılmasına, itirazları konusunda kesin karar oluşana kadar grevin durdurulmasına, yargı giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemekle mahkememizde yapılan açık yargılamaları sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı TM Sendikası vekili Av. İT yapılan açık yargılama sırasında, davayı kabul etmediklerini, grev ilan tarihinde ve halen yeterli sayıda üyelerinin işyerinde mevcut olduğunu, ayrıca bilirkişi tarafından düzenlenen raporun b ve c şıklarına bir diyeceklerinin olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan deliller doğrultusunda hesap raporu alınmış, bilirkişi Av. MÖ tarafından düzenlenen 06.04.2005 tarihli hesap raporunun sonuç kısmında;
a) Yetki başvuru tarihi ile Grev ilan tarihi arasında sona eren üyelik esas alındığında, sona eren 102 üyeyle, sendika üyesi işçilerin 3/4'nün üyeliğinin sona ermiş olduğu,
b) Yetki başvuru tarihi ile Grev uygulamaya konulduğu 01.04.2005 tarihi arasında sona eren üyelik esas alındığında 69 üyeyle 3/4için geçerli 102 sayısına ulaşılmadığı,
c) Grevin ilan edildiği 02.02.2005 tarihi ile Grevin uygulamaya konulduğu 01.04.2005 ve sonrası için sona eren (28.04.2005 tarihine kadar) üyelik bulunmadığından, 28.04.2005 tarihinde sona erecek üyelik ise 3/4için geçerli 25 sayısına (Sona eren üyelik 9 dur.) ulaşmadığı sonucuna ulaşılmış olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi raporu; toplanan delillere, usul ve yasaya, mahkememiz görüşlerine uygun olarak düzenlendiğinden mahkememiz bu rapora itibar etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, İş kanunu, toplu İş Sözleşmesi, Grev ve lokavt kanunu, işyeri kayıtları, yazışmalar ve resmi belgeler, SSK kayıtları, işyeri aylık prim ve hizmet belgeleri, iş akdi fesih ihbarları, ihtarname, istifa eden işçilerin listesi ve noterden tasdikli dilekçeleri, grev oylama tutanağı, işyerinde son çalışan işçi listesi, işçinin üyelikten çekilme bildirimleri, 2.2.2005 tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısını gösterir liste, sendika üye fış dökümü ve listesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı taraf davalı Sendikanın üye sayısının ¾ ün altına düşmesi nedeniyle grevin tedbiren durdurulmasını ve sonuç olarak da kaldırılmasını talep etmiş olup; işyerinde 02.02.2005 tarihinde grev ilanının yapıldığı bu tarihte sendikalı işçi sayısının 34 olduğu dava tarihi ve grev uygulamasının başladığı 01.04.2005 tarihinde de sendikalı işçi sayısının 34 olduğu, bu işçilerden 9'unun istifa ettiği, ancak istifaların 28.04.2005 tarihinde geçerlilik kazanacağı, kaldı ki bu durumda da sendikalı işçi sayısının ¾’ünaltına düşmediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere davanın REDDİNE,
Alınması gerekli 11,20 YTL karar harcının peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dava mahiyeti itibariyle takdiren 350 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
Yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
Yargıtay yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.