PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Doktor civanım







Harun Gür
30-12-2008, 21:49:57
Başbakan Erdoğan kısa bir süre önce “Ben bu ülkenin doktoruyum” demişti.

Başbakanı Meclis kürsüsünden aşağıda bir bölümü alınan Milletvekili Yemini etmiş bir siyasetçi olarak biliyorduk.

"......hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk (http://tr.wikisource.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk) ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından (http://tr.wikisource.org/wiki/%C4%B0nsan_Haklar%C4%B1) ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa (http://tr.wikisource.org/wiki/Anayasa)'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim."

Partisinin, "laikliğe aykırı eylemlerin odağı" olduğu Anayasa Mahkemesi kararı ile tescil edildi. Milli dayanışma ise son sürat devam ediyor. Yandaşlar göreve, kömür ve bulgurlar seçmene...


Bu ülkenin doktorunun da aşağı bir kısmı alıntılanan Hekimlik Yemini (Andı) etmesinden daha doğal bir şey olamaz.

".................................................. ................................................
Hocalarıma saygı ve gönül borcumu her zaman koruyacağıma, .................toplumun sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma .............., din, milliyet, ırk, siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime, açıkça, özgürce ve namusum üzerine and içerim."

Doktor Başbakan, hocalara saygı konusunda sınıfı pekiyi ile geçti. Kayıp trilyon hükümlüsü "Hocası" affedildi.

Toplumun sağlığını herkesten çok düşünüyor, herkese 3 çocuk öneriyor. Krize psikolojik diyor, çoğumuz işimizi kaybettik ancak psikolojimiz şimdilik korunuyor.

Yasadışı dinlemeler had safhaya ulaştı. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili de dahil olmak üzere memlekette dinlenmeyen neredeyse kalmadı. Bugün de anamuhalefet partisinin dinlendiği ortaya çıktı. Dolayısıyla kendisinden hizmet bekleyenlerin hiçbir sırrı kalmadığından, Doktor Başbakanın sır olmaktan çıkan sırlara saygısızlık etmesi artık ihtimal dışında.

Hamdolsun, bugün doktorumun aile doktoru da İstanbul Üniversitesi'ne rektör oldu.

Deva bulamadığınız bunca hastalığınıza rağmen siz hala aynı doktordan veya alternatif tıptan, şifalı bitkilerden mesela defne yaprağından mı medet umuyorsunuz?

Söylet'meyin beni...

milo
30-12-2008, 22:07:21
Bir hazakatzedeyim, midemi tıp tepti benim
Kırk katır tepse yıkılmazdı bu muhkem bedenim
Kapladı her yanımı sancı, elem, ağrı, bere
Bir mezar oldu vücut, sanki etibba haşere
Hastane sanarak çok yere girdim çıktım
İbret aldım oralardan da canımdan bıktım.
Avnî’min himmeti erdi yine imdadımıza
Hâtime çekti bir el nâle vü feryadımıza
Kalmamıştır gibi aciz bedenimde bir şey
Yaşasın sine-i millete Hasan Vasıf Bey



Gençler için açıklayalım. Hazakatzede, Osmanlıca’ da hekim hatasının kurbanı olan kimse için alay yollu söylenen bir kelimedir, ‘doktor kurbanı’ anlamını taşır. Etibba doktorlar, muhkem ise sağlam anlamındadır.

horasan
30-12-2008, 22:08:26
Sevgili Harun GÜR,

Makalenizi okurken bakın neyi hatırladım:

Geçen yaz başlarıydı sanırım...

Bir yakınımızı acilen bir grubun Gebze'ye konuşlandırdığı ve olması gereken özelliğinden daha çok 'dizi film' seti özelliği ile akıllarda yer eden bir hastanesine kaldırmak zorunda kalmıştık...

Hastanede çok sıkılan hasta yakınlarını düşünmüş olmalılar ki elbette kendilerini tanıtan broşürleri her bir yana yerleştirip sermişler ortalığa...

Tanıtımın en can alıcı noktası ise, yanılmıyorsam ünlü bir ABD üniversitesi veya kliniği ile ortak bilimsel paylaşım içinde olmalarının övgü ve gururla sunulması olmuş...

İyi de ben nereye bağlayacaktım olayı?

Hastane neresi?

Doktor kim?

Hadi onlar kolay soru da,

Şu KLİNİK nereden çıktı yahu?

:)

milo
30-12-2008, 22:17:22
Yine Neyzen'den:o

Doktorlardan yakındığı, «Bir hazâkat-zedeyim midemi tıp tepti benim» dizesini yazdığı sıralar... Bir doktor tanıdığı, karşılaştıklarında:

Hâlâ iyileşemedin mi? der. Muayenehaneye uğra da, bir reçete yazayım.

Beni azad et hazret. Ben reçetesiz de ölürüm...

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
30-12-2008, 23:44:40
Yazıyı okuyunca benim aklıma nedense çok alakasız şeyler geldi.

Birincisi; hani dizi film, kliplerde ya da reklam filmlerinde bazı meslekler hakkında yalan yanlış izlenimler yaratılır ve o meslek mensupları yanlış lanse ediliyoruz, biz böyle değiliz diye tepki gösterir hatta dava açarlar ya, acaba bu söyleme de bir tepki gelir mi ki?..

İkincisi; yanlış teşhis ve tedaviden dolayı tazminat ödemek zorunda kalan doktorlarmızla bağlantılı olarak, acaba başbakana yanlış teşhis ve de tedavi önerilerinden dolayı tazminat ödetmek mümkün müdür?

Üçüncüsü; Doktorumuz, geçtiğimiz günlerde "Krizden korunmak için yerli malı kullanın." diye bir tedavi önerisinde bulunmuştu. Gittim sordum eczaneye "yerli malı ilacı" var mı diye? Aldığım yanıt şu oldu "Çoktaaannn satıldı, bittiii..."

O gün bu gündür ilacın muadilini açıklamasını sabırsızlıkla bekliyorum...

Çok mu alakasız oldu?.. :rolleyes:

CeeK
01-01-2009, 19:02:07
Affınıza sığınarak; konunun başlığını değiştirme imkanınız var mı?:p Forumda gezerken başlığı gördükçe ''Doktor civanım, doktora doktora civanım'' gibi bi şarkı dilime dolanıyor.:o

Şaka bi yana; makaleniz harika, emeğinize sağlık Harun bey.