PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Boş gezenin boş kalfaları







Harun Gür
26-08-2008, 22:30:00
Daniskadan, lepiskadan, patiskadan çevreci bir Boşbakanı olan ülkemde ; boş gezenler çevreciliğe soyunmuşken Peygamber sünneti?!!! çakıyı cebinde taşıyan Boşbakanımız bu boş işlerin daniskası oldu. Tamam, "Ananı da al git" veya "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" derken hele de çakıyı görünce boş gezmediğini idrak etmiştik ama, çevreye , yana yöreye bu kadar daniskadan çevre fışkırtmak da fazla...

Orman yangını istatistiklerini vermeyeceğim, çünkü Çevre Bakanlığı'nı Orman ile birleştirdiklerinde, çevreyi ormandan mütevellit değerlendirdikleri anlaşılmıştı. 2B Yasası ormana bakışlarını gösterince eyvah çevre de elden gidiyor demiştik.

Çevre elden giderken yakın çevre ihya ediliyordu. Karadeniz otoyolu açılış töreninde, Hasankeyf'te, AB dayatması ve üstü kapalı (50 milyar dolar yatırım gerektiren, altyapısı yokken yandaşlara peşkeş çekilen ve o yandaşların da başta Fransız gizli ve büyük ortakları ile bu işlere soyundukları atık yönetimi lisanslı firma uygulamaları vb.) kota uygulamalarda, su kaynaklarının hesapsız kitapsız ziyan edilmesinde ve hatta kıt olan su kaynaklarının özelleştirilmesinde , örtülü olarak yabancılara satılmasında, yenilenebilir enerji kaynaklarının yabancılaştırılmasında, elektrik dağıtım hatlarının neredeyse yarı yarıya verimsizliğine hiçbir önlem alınmaksızın Nükleer enerji tesisleri (karşı değilim) yer seçiminde, ihalesinde , doğal hayatı korumada hep daniska uygulamalar görmedik mi?

Boş gezenin boş kalfaları, durun bir daha düşünün...

Artık çevre sizin, çocuklarınızın, torunlarınızın çevresi olmaktan çıktı.

Çevre, Boşbakanın yakın çevresi... Allah torunlarına zeval vermesin, amin...

denizmoskova
28-08-2008, 20:28:49
Daniskadan, lepiskadan, patiskadan çevreci bir Boşbakanı olan ülkemde ; boş gezenler çevreciliğe soyunmuşken Peygamber sünneti?!!! çakıyı cebinde taşıyan Boşbakanımız bu boş işlerin daniskası oldu. Tamam, "Ananı da al git" veya "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" derken hele de çakıyı görünce boş gezmediğini idrak etmiştik ama, çevreye , yana yöreye bu kadar daniskadan çevre fışkırtmak da fazla...

Orman yangını istatistiklerini vermeyeceğim, çünkü Çevre Bakanlığı'nı Orman ile birleştirdiklerinde, çevreyi ormandan mütevellit değerlendirdikleri anlaşılmıştı. 2B Yasası ormana bakışlarını gösterince eyvah çevre de elden gidiyor demiştik.

Çevre elden giderken yakın çevre ihya ediliyordu. Karadeniz otoyolu açılış töreninde, Hasankeyf'te, AB dayatması ve üstü kapalı (50 milyar dolar yatırım gerektiren, altyapısı yokken yandaşlara peşkeş çekilen ve o yandaşların da başta Fransız gizli ve büyük ortakları ile bu işlere soyundukları atık yönetimi lisanslı firma uygulamaları vb.) kota uygulamalarda, su kaynaklarının hesapsız kitapsız ziyan edilmesinde ve hatta kıt olan su kaynaklarının özelleştirilmesinde , örtülü olarak yabancılara satılmasında, yenilenebilir enerji kaynaklarının yabancılaştırılmasında, elektrik dağıtım hatlarının neredeyse yarı yarıya verimsizliğine hiçbir önlem alınmaksızın Nükleer enerji tesisleri (karşı değilim) yer seçiminde, ihalesinde , doğal hayatı korumada hep daniska uygulamalar görmedik mi?

Boş gezenin boş kalfaları, durun bir daha düşünün...

Artık çevre sizin, çocuklarınızın, torunlarınızın çevresi olmaktan çıktı.

Çevre, Boşbakanın yakın çevresi... Allah torunlarına zeval vermesin, amin...harun arkadasim onceden belirteyim verdigim cevapta seninle ilgili herhangi bir iliskilendirmem yok,sadece bir devlet adamini bosbakan diye nitelendirmen, bana yazimda belirttigim karakterlerin ancak boyle bir yorumda bulunabileceklerini hatirlatti..


eski siyasilerin, bi kisim genclige miras kalan surekli muhalefet,laf yetistirme edebiyati,surekli yakinma,ben basbakan olsam,ab yandasi,disgucler..yani kahveagzi edebiyati....dunyada her gelisen olay nedense bir kahvede,nette,4 kisilik univ. ogrencisi bekar evinde ,bi insaat kogusunda ,veya memleketin olan bitenden nasibini almamis herhangi bi kosesinde..yani ab ye girme muhabettine , ense tirasi olmamis,gozunde kara bi gozlukle poz veren ,dudak altinda mini sakal,uzun fauller,cogu zaman ici bos,ekonomik sosyal eksiklikleri hatsafhada olan ,dogum kontrolu mahsuru tonlarca gencler hic konu olmuyor...dileriz hersey daha iyi olur.

Harun Gür
28-08-2008, 21:37:53
harun arkadasim onceden belirteyim verdigim cevapta seninle ilgili herhangi bir iliskilendirmem yok,sadece bir devlet adamini bosbakan diye nitelendirmen, bana yazimda belirttigim karakterlerin ancak boyle bir yorumda bulunabileceklerini hatirlatti..


eski siyasilerin, bi kisim genclige miras kalan surekli muhalefet,laf yetistirme edebiyati,surekli yakinma,ben basbakan olsam,ab yandasi,disgucler..yani kahveagzi edebiyati....dunyada her gelisen olay nedense bir kahvede,nette,4 kisilik univ. ogrencisi bekar evinde ,bi insaat kogusunda ,veya memleketin olan bitenden nasibini almamis herhangi bi kosesinde..yani ab ye girme muhabettine , ense tirasi olmamis,gozunde kara bi gozlukle poz veren ,dudak altinda mini sakal,uzun fauller,cogu zaman ici bos,ekonomik sosyal eksiklikleri hatsafhada olan ,dogum kontrolu mahsuru tonlarca gencler hic konu olmuyor...dileriz hersey daha iyi olur.

Gurbetteki kardeşim,

Yazdıklarımı ben de seninle ilişkilendirmiyorum. Betimlediğin mekanlardaki gençler (o gençler boyunda çocuklarım var) doğru veya yanlış olabilir ancak en azından fikir yürütebiliyorlar. Doğum kontrolü mahsülü olmayan bazıları ise kendilerine fikir dikte ettirenlere, fikir sahibi olamadıklarından ve aslında fikir yürütmekten aciz olduklarından biat ediyorlar.

Bilmem anlatabildim mi?

Halit Hayri Eriş
29-08-2008, 00:19:59
eski siyasilerin, bi kisim genclige miras kalan surekli muhalefet,laf yetistirme edebiyati,surekli yakinma,ben basbakan olsam,ab yandasi,disgucler..yani kahveagzi edebiyati....dunyada her gelisen olay nedense bir kahvede,nette,4 kisilik univ. ogrencisi bekar evinde ,bi insaat kogusunda ,veya memleketin olan bitenden nasibini almamis herhangi bi kosesinde..yani ab ye girme muhabettine , ense tirasi olmamis,gozunde kara bi gozlukle poz veren ,dudak altinda mini sakal,uzun fauller,cogu zaman ici bos,ekonomik sosyal eksiklikleri hatsafhada olan ,dogum kontrolu mahsuru tonlarca gencler hic konu olmuyor...dileriz hersey daha iyi olur.

Ya , "Sizi gidi Batı taklitçileri" düşüncesinin mirasçıları olan kadrolar ne yapıyorlar?

Batı kulübünün kapısını zorluyorlar,
varoşlara hizmet taşıyor, karşılığında oy topluyorlar.
"Sizi gidi çevreciler sizi"

Düne kadar dalga geçtikleri, ‘‘ sizi gidi batı kulübü üyeleri’’ diye aşağıladıkları Avrupa'dan ,
medet umarak yada AB’ye uyum yasalarını ve kriterlerini kullanarak, ulaşmak istedikleri hedef nedir?
""sizi gidi takiyyeciler sizi"

Son olarak ,Hoca-talebe kucaklaşması ile verilmek istenen mesaj ne?
"sizi gidi hortumcular sizi."

Not: Ben de yazdıklarımı sizinle ilişkilendirmiyorum.

denizmoskova
29-08-2008, 15:12:11
Gurbetteki kardeşim,

Yazdıklarımı ben de seninle ilişkilendirmiyorum. Betimlediğin mekanlardaki gençler (o gençler boyunda çocuklarım var) doğru veya yanlış olabilir ancak en azından fikir yürütebiliyorlar. Doğum kontrolü mahsülü olmayan bazıları ise kendilerine fikir dikte ettirenlere, fikir sahibi olamadıklarından ve aslında fikir yürütmekten aciz olduklarından biat ediyorlar.

Bilmem anlatabildim mi?
enaz benim kadar sen de haklisin,ne diyeyim:) kolay gelsin..

Akademik Sultan
04-09-2008, 21:57:07
Kıskanmayın siz de çevre edinin, çevreci olun. Sizin niye mesela tekne yat sahibi bir çevreniz yok şöyle çoluk çocuk açık denize sizi taşıyıp da orda size güzel bir deniz sefası yaptıracak?

Niye şöyle şatafatlı düğünler yapanlardan Dolarcıkları havalara savuranlardan bir çevreniz yok mesela? Boş gezmeyin ama olmaz ki canım aaaaa ...:o Tabi böyle çevreniz olmadığı için ekoloji mekoloji falan uğraşır durursunuz böyle..çevreymiş..orman yanmış, ağaç kalmamış, orman arazileri peşkeş çekilmiş aman kimin umrunda canım. :rolleyes:

monica
05-09-2008, 23:00:55
Herkesin "Türkiye bugünlere nasıl geldi?" sorusunu sorduğu şu günlerde
Mustafa Taviloğlu çok hoş bir hikaye anlattı.
Osmanlı devrinde "Acaba Ay'da kimse var mı?" sorusu düşmüş milletin aklına.
Demişler ki; Ahaliyi Sultanahmet meydanına toplayalım. Hep bir ağızdan hey diye bağırtalım.
Çok yüksek bir ses çıkacağı için nasıl olsa Ay'dan duyulur, eğer orada kimse varsa bize cevap vermeye calışır!"
Gün geldiğinde saray memurları binlerce kişiyi Sultanahmet meydanına toplamış, "Ey ahali!" demişler "Bir, iki, üç diye sayacağız üç denildiğinde hep bir ağızdan' Heeeeeey!' diye bağıracaksınız.
Tamam mı?"
Tamaaam!" demişler
Padişah da gelip makamına kurulmuş.
Bu arada kalabalık arasında bulunan bir fani kedi kendine demiş ki:
"Ben boşu boşuna bağırmayayım, nasıl olsa kalabalığın içnde benim bağırıp bağırmadığım fark bile edilmez."
Sonra mabeyyinciler "Bir, ikiiii, üç! diye seslenmiş veeeeee...
Kalabalıktan hiç ses çıkmamış.
Koca meydana ölüm sessizlği çökmüş, sinek uçsa duyulacak.
Çünkü meydandaki herkes o kurnaz atamız gibi düşümüş.
Nasıl olsa başkaları bağırır diye herkes meydanı bir birine bırakmış.

Taviloğlu bu müthiş hikayeyi anlatır anlatmaz "işte tamam" diye düşündüm.
"Türkiye'nin bugünlere nasıl geldiği sorusunun cevabını bulduk.
Çünkü yıllar boyunca herkes sorumluluğu birinin üstüne attı.
Ben işme gücüme bakayım, nasıl olsa birileri çıkar mücadele eder dedi.
Ne kimse siyasetin atesinde yandı, ne hayatından fedakarlık etti.
Köşesinden ortalığı seyretmekle yetindi.
Daha doğrusu bir takım fedakar insanlar çıkıp canını, kanını verdi; toplumu uyarmaya çalıştılar ama başaramadılar.
Sonunda da bugünlere geldik
Zülfü Livaneli 29/12/2007 Vatan

serhanjan
06-09-2008, 05:11:53
teşekkürler yazı için ;)

erenalp
18-09-2008, 16:48:36
anlamıyorum arkadaş sizi... bir kişiyi kullandığı lügatten ötürü eleştri bombardımanına tutuyor , ve fakat yazınızın içeriğine baktiğımızda aynı kelimeleri defalarca , vurgulaya vurgulaya , lüzumlu ve lüzumsuz muhtelif yerlerde kullanarak da , yazıyı çirkinleştiriyorsunuz...
sizin esas eleştiriniz lügatine mi , yoksa şahsa mı ?

Harun Gür
18-09-2008, 19:56:36
Sanırım "Sindirim" ve ".....ODTÜ'yü de yıkarım" forumlarına yazdıklarınıza yanıtlarım yerine ulaştı, olması gereken organ kullanılarak eleştiri kabilinden birşeyler yazılabildi.

Bu da sizin eleştiriniz, saygı duyarım. Yeni makalelerimde dikkate alacağım.