PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Yüreğinin götürdüğü yere git.







trip
18-04-2005, 19:35:05
"Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutma ki, yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir. Oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu binbir güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir. Olayların içinde ve üzerinde olmalısın. Ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak böyle doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin.

Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve Yüreğinin götürdüğü yere git."

Susanna Tamaro

Av.Emrah Yavuzcan
18-04-2005, 19:40:21
çok beğendim!!! bravoo Tamaro'ya ve ekleyen trip'e...

trip
19-04-2005, 14:11:22
Hayatta imkansız ile mümkün arsındakı tek fark kararlı olmaktır... kararlı olmak cesaret ister......

trip
19-04-2005, 20:56:28
Kendi iç benliğimi sorgulamama yardımcı olduğu ve hayatta söylemek istediğimiz duyguların o an için söyleminin daha doğru ve sonra yanlış anlamalar neden olmaması gerektiğini öğretti bana.Sevgimizi,üzüntümüzü ve kızgınlığımızı o an söylemeliyiz,sonra çok geç olabilir.Mutlaka okuyun yoksa çok geç olabilir.
Teşekkürler Susanna Tamaro

Nilgül Saraç
19-04-2005, 20:57:54
Mümkünlüğü sağlamaya çalışken beynin ile yüreğin arasındaki şarteller atmışsa tehlike çanları çalıyor demektir. işte o anın sana verdiği cesaretle ve içini dolup taşıran duygularınla önünde açılmış olan o pek yoldan herhangi birine de girmiş olabilirsin.
yüreğim beni hiçbir zaman doğrulara götürmedi !

trip
19-04-2005, 21:03:09
Sayin Nilgul Hanim ;
Haytta Cizmis Oldugunuz Cizgi Herzaman Istediginiz Sekilde Belirlediginiz Hedeflere Ulasma Yoluda Dumduz Gitmeyecektir Ki; Muhakkak O Cizdiginiz Cizgiden Sapmalar Olacaktir Ve O Cizginin Disina Ciktiginiz Zamanlarda Yureginizin Sesini Dinlemelisiniz Ki Sapmalar En Aza Insin Ve Dogru Yolu Bulma Asamasinda O Cigiyi Yakalayabilin....;)

Nilgül Saraç
19-04-2005, 21:09:52
ya çizginin kıyısında köşesinden bile hiç geçemediysem ne olacak

trip
19-04-2005, 21:12:12
Sen Istesen De Istemesen De Yuregin Seni O Cizgiye Surukleyecektir...;)

commodore1tr
20-04-2005, 13:37:08
"Ne insanlar varki yürür hayat patikalarından geçer izsiz
Ne insanlarda vardır ki dokunsa su birikintisine
bırakır bir deniz...
Yürü, bildiğin ,yüreğinin götürdüğü yolda yürü
Yol ki bu en güzel olanıdır."
Bu satırlar Susanna Tamaro'nun "Yüreğinin götürdüğü yere git" adlı kitabını ne çok hatırlatıyor değil mi?
Bilmem o kitabi okuma fırsatınız oldu mu?
Büyükannenin torununa yazdığı, eline ulaşacağından bile emin olmadığı, mektuplardan oluşuyor kitap.. Trip arkadaşımız bir bölümünü almış ama önündeki iki satırda önemli...


Mektuplardan birinde şöyle diyor büyükanne:
""...Kendine dikkat et. Büyürken, yanlışların yerine doğruları koymak istediğinde şunu anımsa:
Yapılacak ilk devrim, insanin kendi içinde yapacağıdır, evet ilk ve en önemli devrim budur. İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken, bir düşünce uğruna savaşmak, yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.
Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutma ki yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir.
Oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu bin güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir,
olayların içinde ve üzerinde olmalısın, ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin.

Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilmediğin zaman,
herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al.
Hiç bir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle.
Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle.
Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git...""
Emrah'ın dediği gibi çok beğendim ama bravo tamaraya demek benim haddimi aşar.. Bravo taktir etmektir. Taktiride üst yapar bize öğle öğrttiler tek istisnası spor ve müzikte ki coşkusudur. Ben Tamara kadar olayım sonra 'aferin bravo iyi yazmış derim ...' :)) Şimdilik onları diyemediğimden sadece....

Her zaman nerde yanlış yapıyoruz biliyormusunuz?
Yaşamın değişmez olduğunu zannediyoruz.
Hayatımızın, isteklerimiz doğrultusunda "trenin ray değiştirmeden yol alması gibi" süreceğini zannediyoruz.
Oysa kader denilen şey, hayal ettiğimizin ötesinde çok daha farklı şekillerde karşımıza çıkabiliyor.
Bazen çok sevdiğimiz birinin kaybı, bazen işlerimizin ters gitmesi, bazen hiç beklemediğimiz anda yakalandığımız bir hastalık, bizi umutsuzluğa sürükleyebilir.

Tüm umutlarımızı yitirdiğimiz bir anda, uzanan bir yardım eli, çakan bir şimşek kadar etkili olabiliyor yaşamımızda.
Yada hayatımızın ray değiştirdiğini hissettiğimiz bir anda, tek başımıza mücadele etmek zorunda kalabiliyoruz yaşamla...
Kararsız kalırız, ne yapacağımızı bilemeyiz.
Yanlızlığın soğukluğunu, çaresizliği hissederiz.
İnsanın yaşamında karşılaştığı ender durumlardan biridir bu.
Böylesi umutsuzluk içindeyken yapabileceğimiz tek şey, Tamaro'nun söylediği gibi beklemek..Yüreğimizin bizimle konuşmasını beklemek..
Daha sonra da, yüreğimizin söylediği yere gitmek..
diyebiliyorum...
Sevgiler...

trip
20-04-2005, 16:38:14
Genç İtalyan yazar Susanna Tamaro'nun 1994'te yayımlandığı zaman İtalya'da büyük yankı uyandıran ve yılın olayı olan bu kitabı, çok satan kitaplar listesinin başındaki yerini uzun süre bir başka kitaba bırakmamıştır. Eco'nun 'Gülün Adı' adlı romanından sonra en başarılı İtalyan romanı olarak karşılanan 'Yüreğinin Götürdüğü Yere Git',80 yaşındaki bir kadının uzaklara giden genç torununa yazdığı ve hem bir iç döküş, hem de vasiyet sayılabilecek mektuplarından oluşuyor. Yalın, güncel bir dille, sevgiyle ve içtenlikle kaleme alınmış, ama asla gönderilmemiş olan bu mektuplarda, yaşlı kadın, kendisinin ve kızının dokunaklı yaşamlarının gizli kalmış yönlerini açığa vururken, bir yandan da hem kendini, hem de kızını irdeliyor; kendine karşı bir iç hesaplaşma yürütüyor. Değişen gelenekler, altüst olan değerler karşısında hissettiklerini torununa sevgiyle, bilgelikle aktarmak isteyen bu yaşlı kadın, kendi gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken, 'Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur', diyor; 'o özgün çağrıya kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz.'
(Arka Kapak)

trip
20-04-2005, 18:37:07
yüreğinin gotürdüğü yere gidebilmen için yürekli bir yürekkk;)

Nilgül Saraç
16-05-2005, 11:00:51
yüreğimin beni götürdüğü kimikez de mantığımla mücadelemde yenik kalıp beni sürüklediğin yerlerde mümükünlüğü aradım kimikez o imkansızlıkta.
ve hep yitirdim,TÜKETTİM SEVGİLERİ birer birer ve sonunda kaldım yalnızlığımla bu Tanrı' nın bir cezası mıydı bana yoksa o hep söylenen sabır sınavının devamıydı hala. acıtan gerçeklerden kaçmak için mi yoksa gerçekten doğru olan bu mu bilmiyorum ama artık buna inanır oldum : YİTİRDİĞİN HERŞEYDE KAZANDIĞIN BİŞEYLER VARDIR...

trip
17-05-2005, 12:10:06
kalbinin sesini dinle o gideceği yönü bliyor... tamam isyan yok yaşadıklarından ders çıkarabilmek öenmliyse bunu fazlasıyla başarıyorsun zaten;)