PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Haksız Karar







syuvakel
02-04-2005, 01:27:43
MERHABA adim SALIH YUVAKEL, ben aralik ayi 1999 da sukru oguz timur ile TIMUR insaat nakliye ve orman urunleri adi altinda bir limited sirket kurdum mudurluk ve imza yetkisi benimdi muhtelif bankalardan cek karneleri aldik ve bunlardan yapi kredi bankasina ait olan bir karneyi ustamiz olan berati cevik isimli kisiye imza ve kullanma yetkisiyle verdik gecen zaman icinde bazi konularda anlasamadigimizdan ve benim cocugumun saglik sorunu nedeniyle ben mudurluk yetkimi ve hissemi nisan ayi ortasinda 2000 yilinda sukru oguz timur a devrettim devirden yaklasik iki ay sonra berati cevik 28 haziran 2000 tarihinde 1 550 000 000 tl cek keside etmis ve bunu odememisler ardindan 15 temmuz 2000 tarihli 2 650 000 000 tl baska bir cek daha odenmemis bunun uzerine karsi tarafin avukati borcun ve cekteki imzanin bana ait oldugunu iddia ederek dava acmis, birinci cek 28 haziran 2000 1 550 000 000 3.asliye ceza mahkemesi esas no 2000/817 karar no 2004/200 karar tarihi 06/04/2004 karsiliksiz cek vermekten mahkumiyet, para cezasi bir yil sureyle ticari hesap ve cek yasagi karari alinmis, cek teki imza bana ait degil borc ta bana ait degil fakat yapilan tebligat bana ulasmadigi ve haberim olmadigindan zamaninda itiraz etmedigimden suclu duruma dustum sizden ricam bu durumdan kurtulma imkanim olabilirmi? zira ya borcu gecikmeleriyle odemem yada hapis yatmam gerekiyormus? birde ertelenen ceza yasasi yururluge girdiginde faydalanmam mumkunmu? ilgi ve alakaniz icin pesinen tesekkur ederim ve saglikli yarinlar dilerim, saygilarimla salih yuvakel... not ikinci odenmeyen cekin davasi devam ediyor 7. ay 2005 gun atmis

Av.Tayfun Eyilik
03-04-2005, 20:08:44
Karşılıksız çek:

Madde 16– (Değişik: 26/2/2003-4814/14 md.)

Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur. Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır. Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir.

Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur.

Karşılıksız çekte gecikme faizi :

Madde 16a- (Ek: 26/2/2003-4814/15 md.)

Çekin karşılıksız kalan miktarı için gecikme faizi, ibraz tarihinden itibaren, 4.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanır.

Soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli ve yetkili mahkeme :

Madde 16b– (Ek: 26/2/2003-4814/16 md.)

16 ncı maddede öngörülen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, hamilin, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantanın veya kanunî veya akdî teminatı nedeniyle tam ödemede bulunan bankanın şikâyetine bağlıdır. Bu suçlara çekin ibraz edildiği ya da keşide edildiği veya şikâyetçinin yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesinde bakılır.

Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikâyet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyatî tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyatî tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.

Hükmün kesinleşmesinden sonra şikâyetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezaî sonuçları ile ortadan kalkar.



6636-1



Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.

Şikâyetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.

Davanın açılmasına engel olan, davayı düşüren ve cezayı ortadan kaldıran nedenler :

Madde 16c- (Ek: 26/2/2003-4814/17 md.)

Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz

a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,

b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.

Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

Hüküm verildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onsekiz tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

Hüküm kesinleştikten sonra çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde yirmi tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde bütün cezaî sonuçları ile birlikte hüküm ortadan kalkar.

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ödemeler hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya yapılabilir.

Geçici Madde 1 - (3167 sayılı Kanunun kendi numarasız geçici maddesi olup teselsül için numaralandırılmıştır.)

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, karşılıksız çek keşide etmiş olanlar hakkında hazırlık tahkikatına başlanmış veya dava açılmış ve mahkümiyet hükmü kesinleşmemiş olduğu takdirde;

a) Yürürlük tarihini takip eden üç ay içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan bölümünün % 10 tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine yatırılması,

b) Çek tutarı ödenmemiş olsa bile şikayetten vazgeçilmiş olması,

c) Çek tutarının daha önce ödenmiş bulunması,

Hallerinde, hazırlık tahkikatında takibata yer olmadığına, açılmış davaların düşürülmesine karar verilir.

zara
03-04-2005, 21:44:19
Sayin yuvakel,

Öncelikle; geçmis olsun. Anladigim kadari ile siz, kurdugunuz limited sirektin tek imza ile temsile yetkilisiniz. imza sirkülerinize göre (eski) ortaginizin imza yetkisi bulunmamaktadir. Çekleri kullanma yetkisini, ustaniza devrettiginize göre ve ayrica, çeklerin keside tarihinden ÖNCE sirketteki hissenizi ve müdürlük yetkinizi de ortaginiza devrettiginize göre; sizin borçtan sorumlu olmamaniz gerekirdi. Ayni sekilde; karsiliksiz çek suçunu da siz islemis olmadiginizdan; para cezasina da mahkûm edilememeniz gerekirdi. Kaldi ki, çeklerdeki imzalar da size ait degilse, yine, borçtan sorumlu olmamaniz gerekirdi. Tabi bütün bunlar, yasal islemler ile ilgili tebligatlarin -her nasilsa- size ulasmamis olmasi neticesinde meydana gelmis olumsuz sonuçlardir.

Basindan itibaren, örnegin, çek karnenizi kullanma yetkinizi ustaniza vermekle vs. gibi bir çok hata yapmissiniz. Muhtemelen tebligatlar da, sizden kaynaklanan sebeplerle elinize ulasmamistir. Bir kerre, sirket hissenizi deverttiginizde çek karnenizi de geri almalydiniz veyahut o çekleri iptal ettirmeliydiniz. Zira; sizin dediginiz gibi, mesela o imzalar size ait degilse ve en önemlisi, sirket hissesini devredis tarihi ile çeklerin keside tarihi birbirini teyid ediyorsa (ki, basit bir tetkik ile, sirket devir tarihinin çeklerin keside tarihinden ÖNCE oldugunun tespiti kolaydir), bu borçtan sorumlu olmadiginizi ve dolayisiyla söz konusu suçlari da islemediginizi ispatlamaniz mümkün olabilirdi. Ama anladigim kadari ile; siz, çok ama çok geç kalmissiniz. Vaziyete göre temyiz hakkiniz dahi kalmamistir. Benim size tavsiyem, hiç vakit katbetmeden, bir avukattan hukuki yardim almanizdir. Eger anlattiginiz olaylarda bir eksiklik ya da hata yoksa, belki de halen yapabileceginiz bazi seyler vardir. Durumu ayrintili olarak izah edin ve vaziyete göre menfi tespit/istirdat davasi açmanin yanisira; cezanin ertelenmesi talebinizin Savcilikça kabulünün mümkün olup olmadigini arastirin. Sanal ortamda bu hususta net bir sey söylemek çok zordur. Belirtmekte fayda vardir ki; alacakliya çek bedellerinin ödenmesi bile, hapis cezasini veya hükmedilen para cezasini ortadan kaldirmamaktadir. Alacakliya ödeyeceginiz bedeller, çeklerin bedelleridir. Hapis cezasi ile bir ilgisi yoktur. Keza; Verilen para cezasi da yine, islenen suç nedeni ile (alacakliya degil) devlete ödenen para cezasidir.

Sayin yuvakel, keske bu isleriniz bu denli içinden çikilmaz hale gelmeden önce bazi tedbirleri almis olsaydiniz veya meselâ çevrenize danismis olsaydiniz, durum sizin için tamamen farkli olurdu. Vaziyetiniz çok kritiktir. Hatta hemen yarin bir avukatla irtibat kurun ve bu davalarinizin yanisira, hiç degilse devam eden davanizida kaybetmeden, kurtarmaya bakin.

Not: Gerek eski yasalardaki ve gerekse Yeni T.C.K.'daki, lehinize hükümlerden faydalanma hakkiniz vardir.

syuvakel
04-04-2005, 00:12:32
Sayin ZARA ve sayin EYILIK ikinizede ayri ayri alakanizdan dolayi cok tesekkur ederim, benim durumum belki munferit degil ama kanun ve uygulanmasindan ziyade bence usulde bir hata var tavsiyenizi degerlendirecegim, isleriniz kolay mutlulugunuz daim olsun, vakit ayirdiginiz, ilgilendiginiz icin eksik olmayin zorunuz kolay kilinsin, saygilarimla syuvakel...

zara
04-04-2005, 20:16:31
Sayin svuvakel,

Dediginiz gibi, usulde de hata yapilmis olabilir. Sanal ortamda ne kadar izah etseniz dahi, atladiginiz bir nokta olabilir veyahut, bir çok, görünüste ufak ama fevkalade önemli detaylar, gözlerden kaçabilir. Bir avukatla etraflica görüsüp ilgili dosyalarinizi da çok iyi tetkik edin. Belki de, usulsüz tebligat nedeni ile veya yasalarda belirtilen istisnalardan birinin mevcudiyeti halinde yargilamanin yenilenmesi ve eski kararlarin geçersiz sayilmasi talebi ile dava açma hakkinizi kullanma imkâniniz olabilir. Bu konuda kesin ve net bir bilgi edinebilmek için sizinle ilgili tüm dosyalarin, teblig mazbatalari da dahil olmak üzere, tetkiki gerekir. Belki de, lehinize çok önemli ipuçlari yakalarsiniz.

Not: nazik mesajiniz ve iyi dilekleriniz için çok tesekkür ederim. kapasitesi anormal dolmus posta kutumu (okuyup) temizlemeye firsat bulamadigimdan size cevabi mesaj atamadim. Kusura bakmayin.

cihanay
11-04-2005, 14:26:37
merhaba,

yeni tck ile birlikte 125 cc. ye kadar olan motosikletlerin otomobil ehliyeti ile kullanılabileceği ile ilgili bir trafik yasası da çıkıyormuş galiba.. bunu kesin olarak naasıl öğrrenebilirim. bana yardımcı olabilirmisiniz lütfen

kumru
11-04-2005, 14:31:20
www.tbmm.gov.tr

meclise sunulan komisyonlarda görüşülen kanunlar arasında araştırma yapınız eğer meclise geldi ise ordan bulursunz

cihanay
11-04-2005, 14:32:49
teşekkürler kumru...