PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Gölge etme başka ihsan istemem...







Av.Dilek Kuzulu Yüksel
02-06-2008, 20:16:33
Kadının çalışma hayatındaki yeri ile çalışan kadınla çalışmayan kadın arasındaki psikolojik ve sosyolojik farklılıklara -nacizane- değinmek istediğim yazıma başlamadan önce biraz veri toplayabilmek için internette şöyle bir gezintiye çıktım… Bir an kabus görüyorum sandım, hani gözünüzü kapar bir müddet bekler ve gördüğünüz korkunç manzaranın gözünüzü açtığınızda kaybolacağını düşünürsünüz ya ekran başında aynen öyleydim… Nereyi tıklasam karşıma aynı cümleler çıktı, bir tık, bir tık daha, değişen bir şey yok, gördüğümün kabus olmadığını, gerçeğin ta kendisi olduğunu kabullenip başladım ayrıntılarıyla okumaya, okudukça dehşete kapıldım… Aslında yazmayı düşündüğüm yazı bu değildi ama engel olamadım klavyeme… Ne miydi beni asıl yazmak istediğim konudan uzaklaştıran?..

Buyrun birlikte okuyalım…

Bir muhterem soruyor: “Dinimizde kadının çalışması caiz midir?”

Öteki yanıt veriyor: “İdeal olanı kadının çalışmamasıdır. Çünkü kadının evde çalışması ona yeter de artar bile. Zaten evindeki çalışması ibadet hükmündedir. Hanımların bu konuda imtiyazları vardır. Beyine gönül rızasıyla hizmet etmesi, çocuklarına bakması ibadetten başka manaya gelmez. Bu kudsiyette bir çalışma ise düşünen bir hanımefendi için tatmin edici olsa gerektir.Kadın illa ki çalışacaksa erkeklerin olmadığı bir ortamda çalışmalıdır, zira kadınlar erkeklerle aynı ortamda çalışırsa rahatsız edilir, zarar görürler.”

google’da “çalışan kadın” diye bir arama yaptığınızda karşınıza çıkacak cümleler üç aşağı beş yukarı hep aynı; "Kadının çalışması gereksizdir, kadın zaten evde çalışıyor bir de işte çalışırsa sömürülür, kadın beyine ve çocuklarına baksın yeter, kadının yeri evidir, çalışan kadın günah işlemeye meyillidir, çalışan kadın erkeklerle aynı ortamda bulunursa erkek çalışanlardan zarar görebilir veya erkek çalışanları günaha sevk edebilir, iş yerinde verim de düşer" vs…

Peki, diyelim ki inandırdınız beni bu safsataya, ben de düşünen bir bayan olarak soruyorum size… Bir kadın düşünün ki, eşi için kapanmış, eşi için çalışmamış, eşi için evinin hanımı olmuş… Aynı kadını düşünün ki, evine de, beyine de, çocuklarına da bakan birileri var çünkü ekonomik özgürlüğü daha doğrusu özgür kısmı göstermelik olan bir de ekonomisi var… Beyi eğitimini yarım bıraktırmış, çalışmak istese gene beyi çalıştırmıyor, kaldı ki çalışması için başını açması gerekecek, beyi ona da müsaade etmiyor… Çalışmıyor ama evinin hanımlığını da başkaları yapıyor, mutfağa girmiyor, temizlik yapmıyor vs… Peki şimdi bu hanımefendi nasıl tatmin olacak?..

Ben vereyim yanıtını;

Beyinin gölgesinde, beyinin mevkiinden dolayı edindiği etikete güvenerek, tüm şımarıklığı ile kültürel ve tarihi miraslarımızı oyuncağı imiş gibi konutuna isteyerek… Yine beyinin gölgesindeki bir başka çalışmayan hemcinsiyle, beylerinin mevkilerinden dolayı sahip oldukları ile aşık atarak… Beyinin gölgesinde, beyinin mevkiini kullanarak her yere korumalarla gidip alışveriş merkezi kapatarak… Kısacası her adımını beyinin gölgesinde atarak...

Bir bize bakın bir de medeni toplumlara… Bizimkiler eşlerinin gölgesi ile tatmin olurken; "birey" olarak yaşayan diğerlerinin dilinden şu cümle hiç düşmüyor;

“Gölge etme başka ihsan istemem…”






Bey: Koca, -erkek- eş .
(Orjinalliğini bozmamak adına, sevimsiz bulunmasına rağmen bu sözcük kullanılmıştır.)

turkuaz1923
02-06-2008, 20:26:42
"Seni feminist ideolojinin kölesi seni!!! "

Ben demiyorum, biri öyle diyor.

Haklı tabi, ideolojilerin kölesi olmayın, biz erkeglerin kölesi olun.

Bunun için düşüncesiz hanımlar takma bıyıkla image-maker'lık yapsınlar, düşünceliler kapı kapı geziyor. Ne kadar banal değil mi?;)

Akademik Sultan
03-06-2008, 16:48:03
Bazı meslek gruplarında biraz daha yaygın bir tavır olduğunu söylemek durumundayım. Yukarıdaki örnek uç zannedilebilir. Özellikle tek işi ve mesleği"ev hanımlığı" olan kadınlarda çok daha yaygın..

Çünkü sosyal açıdan kendisini tatmin edeceği başka bir etiketi yok. Aslında bazı çalışan kadınlar için de bu geçerlidir. Birtakım meslek gruplarında yaygındır demiştik. Size bir örnek.. Kokteyller ya da balolarda rektör ve eşi dansa kalkmadan kimse dansa kalkamaz mesela.. üniversite ortamlarında nispeten azaldı sayılır gerçi. Ya da askeri gazinolarda en üst rütbeli konutan ve eşi (genellikle tabur konutanı) dansa kalkmadan kimse dansa kalkamaz.. bunlar basit örnekler..

Bunların nedenine bakalım. sadece konu kadının elde edemediği doyumu birey olamadığı için kocasının erki üzerinden tatmin etmesi değil. bu sebeplerden biri. bir başka neden de şu: bugün kabineye bakın, bürokratlara bakın, her tür kuruma üst düzeye bakın.. eşinizin kılığı kıyafeti vs..artık erkek için dünya görüşünün bir göstergesi niteliğine bürünmüştür..

kabinede başı açık bakan eşi bulmanız zor.. bürokratlarda da öyle. askeriyede de üst düzeylerde görevli olanlarda başı kapalı asker eşi bulmanız çok zor.. üniversitelerde durum biraz daha demokratik görünüyor olsa da seçim dönemlerinde kimin kime oy vereceği aşağı yukarı bellidir. görüşler yine bu şekilde sergilenir denebilir ancak üniversite hocalarının eşleri de çoğunlukla kendileri de akademik kariyer yapanlardan iseler eşlerinin değil kendi görüşlerini yansıtmayı tercih ederler..

yani kadının misyonlarından biri de artık eşinin dünya görüşünü yansıtmak olmuştur.. isteyerek mi? kimisi belki isteyerek.. kimisi de belki "çalışmak sana zulümdür, gel evinin kadını ol, zorluk çekme":) kandırmacası ile...

saygılar..

esmer2000
04-06-2008, 17:02:36
Çalışmak gerçekten de zulüm. Hele ki cahil erkeklerle aynı ortamda çalışmak işkence gibi. Kimisi için doğru kimisi için yanlış. Eşimin ev işlerine yardımcı olmasına rağmen iş hayatıyla birlikte ev hayatı ki henüz çocukda olmamasına rağmen beni 2 yıl sonrasına taşıyor. Kadının yapacak hiç bir işi olmayıp kocasının mevkiisiyle veya parasıyla caka satmasına sonuna kadar katılıyorum. Alçakgönüllülüğü tamamen unutuyorlar. Ayrıca evde işi gücü olmayan kadınların çalışmamasına da sinir oluyorum. Hayat müşterek diyoruz ama eşlerimize haksızlık ediyoruz. "Kocam soğan getirse kanaat ederim" diyeceğinize bir zahmet iş bulunda çalışın diyeceğim geliyor. Tabi kibar bir dille söylüyorum. Kadınlarımız kendileri istemiyor çalışmayı. Benim çevremdekiler öyle. 40 yaşından sonra iş bulup çalışmaya başlıyorlar. Fakat zor geliyor. Uzun sürmüyor. Erkeklerin işleride zor, kadınlarınki de.

kefum
12-06-2008, 14:44:14
Ben sizin yerinizde olsam diyeceğim ama değilim.... Çalışan kadın çalışmayan kadını konuşmak bence çok saçma..bana faydası ne ki bu konunun.. Zaten bu konuda yeterince erkek egemenliği esiyor..
Parası olan harcar arkadaşlar... Alan razı veren razı... Sen çalışıp alıyosun öteki de eşinin iş hayatındaki motivasyonunu -mevkisini arttırmak eşine daha özen göstermek adına evine kendini adamış olmakla yetiniyor.
Bu , bu kadar basit yani (istisnalar kaideyi bozmaz..)
Üzgünüm bu fikirleriniz beni beslemiyor..
Ben de bir bayanım ve yıllardır çalışıyorumm...Ama çalışmadığım zaman eşimin parasını çatır çatır (sizin deyiminizle) yiyodum yani çünkü ye diyen eşim ve ben eşim için en değerli varlığım hayat müşterek arkadaşlar... Kaldıki bu hayat pahalılığında gözü kırpmadan alışveriş yapıp manyakça para harcayan birilerini pek göremiyorum,herkes geleceğinden endişeli..

N'olur böyle düşünmeseniz, n'olur bu konuda ki enerjinizi başka alanda harcasanız...Çünkü 21 yy.dayız.. Kadın çalışmadan sosyal hayata bulanmadan kendini tasvir edemediğinin farkında zaten, merak etmeyin. Önemli olan kadının çalışıp çalışmaması değil, bu eylemi yaparken kendine olduğu kadar çevresinde de fayda sağlamayıp sağlayamamasında..

sevgi ile kalın.kalbinizi iyi şeylere yorun, gerçekleşme olasılığı daha yüksek çünkü..

Av.Veysel Demir
04-10-2008, 01:34:54
Maalesef yaşadığımız çevre gördüğümüz belki de içinde bulunduğumuz elit kesimin dışında maalesef ülkemizde çok geri zihniyetler var.Bundan haberdar olmak için biraz daha halk arasına inmek gerekmektedir.Buna benzer olaylara otobüste,mağazalarda,kuyruklarda çokça karşı karşıya kalıyoruz.Elbette her zaman bu tür zihniyetler her an fırsat kollayacaktır.Bize düşen onları toplum içinde sindirmek, korkmamak ve azimle aydın gelecek için çalışmaktır.Umudumuz çok...