PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Film hakkinda







commodore1tr
25-03-2005, 18:04:47
Ben filmi daha izlemedim ama izleyenler varsa Hulki Cevizoglu'nun yorumuna yanit versin..

"GELIBOLU".. 2. METAL FIRTINA VAKASI!...
18 Mart yaklasirken, "Çanakkale Geçilmez"in coskusunu ve milli ruhunu
yasayacagiz diye seviniyorduk.
Hele bir de, yeni çekilen bir Fimin, "Gelibolu" isimli Fimin bu tarihte
sinemalarda gösterime girecegini ögrenince çok sevinmistik. Sanli
Çanakkale Zaferi''nin 90.yildönümü gelip çatti.Gelibolu Fimi de gösterime girdi.
Filmin yönetmeni ve senaristi Tolga Örnek''di.
Örnek''in, genç ve umut vadeden bir sinemaci olmasinin yani sira
bugünkü Deniz Kuvvetleri Komutani Oramiral Özden Örnek''in oglu olmasi da herkesi umutlandirmisti. Oysa, Fimi izleyince tam bir "hayal kirikligi" ve ötesindekizginlik" hissetmeye basladik.
Bakin nasil....
ASIM''IN NESLI BU MU?..
ATATÜRK NEREDE?...
"Asim''in nesli..
Diyordum ya.."Nesilmis gerçek, Namusunu çignetmedi, çignetmeyecek" diyordu, Istiklal Marsimizin sairi Mehmet Akif Ersoy, "Bogaz Harbi"ni anlatirken. Ancak,ailecek filmi izlemek, Asim''in neslinin namusunu ve vatanini nasil korudugunu bir kez daha yasamak, Anafartalar Kahramani Atatürk''ün basarilarini 11 yasindaki ogluma da bir kez daha gösterebilmek için hazirlanirken, Fimi izleyenlerden hizla elestiriler gelmeye basladi.
Ben de, Fimi daha dikkatlice, bu elestiriler isiginda izledim. Sonunda
söyleyecegimi hemen söyleyeyim.
Tüm elestirilere katiliyorum.
"Gelibolu" Fimi, tam bir 2."Metal Firtina" vak''asi... Izleyici ve okurlarimin söyledigi gibi, bizler "Gelibolu" sehitlerinin torunlariyiz, Gallipoli" sehitlerinin degil...(Filmin tanitimlarinda daha çok Ingilizce Gallipoli adi öne çikiyor)
Filmde,tipki Metal Firtina romaninda oldugu gibi, Türk (Osmanli) Ordusu
güçsüzgösteriliyor.Atatürk''ün nasil basarili oldugu anlatilmiyor, Atatürk neredeyse elestirileri karsilamak için monte edilmis gibi duruyor.
Çanakkale''yi geçemeyenler, sanki karsilarindaki Türk Ordusu''nun
basarisindan dolayi degil de; hastaliklar, sinekler, pislik, virüsler ve
yagan kar yüzünden basarisiz olmuFslar gibi anlatiliyor.
Ha, bizden söz ederken de, tipki Metal Firtina yaklasimi gibi, birlesmis
düsman ordusundan 2 bin kisi ölürken, bizden 20 bin kisi ölüyor!..
Nedense, zafer kazandigimiz ve destanlasan bir savasimizda hep basarisizmisiz gibi izlenim çikiyor, 253 bin sehidimizi huzur içinde
anamiyoruz.
Filmi izlerken, neredeyse, "Anzaklar''a yazik olmus.Keske teslim olsaymisiz" gibi bir suçluluk duygusu üzerimize siniyor, sindiriliyor!.. Anzak askerinin anilari verilirken, onlarin "vatan için öldükleri" sözü geçiyor.11 yasindaki oglum bile, Fimde kulagima egildi, "ne vatani baba" dedi,bunlar Türkiye''yi isgale gelmemis miydi? Burasi onlarin mi
vataniydi?".
"SAVAS KARSITI FILM!..".
Tolga Örnek kendi Fimi için "Aci çekerek izledim" diyor.
O, ses patlamasi, görüntü bozuklugu gibi teknik nedenlerle böyle
düsünüyor.(Habertürk TV., 20.Saat Programi, 20.03.2005) Ama biz, gerçekten "aciçekerek" Fimi izledik.
Birçok bakimdan üzüldük. Televizyonda sunucu soruyor, "Sizinki savas karsiti bir Fim degil mi?" Tolga Örnek, onayliyor...
Peki, sevgili Tolga Örnek, asker bir babanin evladi olarak savas
karsitligini göstermek için bizim sanli destanimizi mi seçtin?..Niçin?...
Bu Fimin, gençleri "askerlikten sogutmuyor mu?" Nadire Mater''in
"Mehmet''inKitabi" isimli kitabindan ne farki var?..
Ne istedin bizden?..
Cephede ve cephe gerisinde "bu topraklar için ölen" toplam 253 bin
sehidimizden ne istedin? Senin de vatanin olan, vatanimizi isgale gelen
düsman" askerlerinin üçünün, besinin mektubu ile 253 bin vatan evladimizin ruhlarini incitmedin mi?..
(Daha çok yazmamak için kendimi tutuyorum, sevgili Tolga.).
TOLGA ÖRNEK MI, KÖTÜ ÖRNEK MI?...
Bu Fimle ilgili birkaç elestiriyi genel hatlariyla verireyim: Adi "belgesel"
ama kendisi belgelere dayanmiyor.
Bizim "zaferimiz" ezici çogunlukla düsman askerinin gözüyle veriliyor.
Bu film olsa olsa bir "derleme" sayilabilir. Türk ordusunda okuryazarlik
oraninin yüzde 5 oldugu (o nedenle mektup yaziminin çok az oldugu)
belirtiliyor.
Oysa, Tolga Örnek, Fimin finansmani için harcadigi çabanin yarisini bizim
kitaplarimizi okumaya ayirsaydi, Çanakkale Savasi''nda ülkemizin en
üst düzeyde okumus aydinlarinin da sehit oldugunu ve elit tabakanin da yokoldugunu görürdü.
"Gallipoli" Fiminde, tipki TESEV''in önerdigi gibi "sehitligin yüceligi,
vatan kavraminin üstünlügü" yok.Türk ruhu yok, vatan ruhu yok... Düsman askerinin günlügündeki Incil''den bölümler vurgulaniyor, dindarligi anlatiliyor ama, Türk askerinin Kur''an''i Kerim''den alintilari ve dindarligi vurgulanmiyor.. Tolga Örnek, televizyonda, "Çanakkale destani, destani da arkasinda ne var? Onu göstermek istedim" diyor.
Bu destanin arkasinda "savas karsitligi" mi var Tolga?..
Tolga Örnek meteoroloji mühendisi imis..
Keske Fimden önce, tarihi havayi iyi kontrol etseydi..
Onun meteorolojik bilgileriyle yola çikan tipiye yakalanip hasta olur...
Olmamis Tolga Örnek..
Hiç yakismamis, hadi bizi birak, soyadina yakismamis....
En iyisi, fazla aci çekmeden, "Kötü örnek, örnek olmaz" deyip,
noktalayalim.

Av.Ali Sinkay
25-03-2005, 18:35:12
Daha önce Metal Fırtına için yazdıklarımı hatırlarsanız bu konuda fazla şaşırmazsınız.Bizim gibi genç nesiller artık birşeyleri kullanıp bir yere gelme hevesinde.Malesef ders vermek ve anlatmak artık ikinci planda kalmış.Gündeme gelmek ve bunun nimetlerinden faydalanmak için kendi fantezi dünyamızda ürettiklerimizi insanlara gerçekmiş gibi sunuyoruz.

Bu belki şehirde bir odada tıkılı kalan çocukluğun sonucu.O kadar yalnız kalıyoruz ki çocukluğumuzda, büyüdüğümüzde de hayalle gerçeği ayırt etme yeteneğimiz zayıflıyor.Ve kendi uydurduğumuz yalanlara inanmaya başlıyoruz.

En büyük örneklerinden biri hayal köpekler ve arkadaşlar.Bu bir özeleştiri.Ancak bunun en güzel örneğini daha önceden tanıdığım Metal Fırtına ve yazarlarında gördüm.Gerçekleri hayal ettiğimiz gibi verdiğimizde belki dokunaklı ve etkili bir anlatım sergileyebiliyoruz ancak tarih önünde büyük bir yalan söylüyoruz.Bu benim kendi hayal dünyamda ürettiğim ve gerçeklerle yoğurduğum bir anlatım demekten uzaklaşıyoruz.Bu ortaya güzel bir eser ancak kocaman bir yalan çıkarıyor.

Av.Ali Sinkay
25-03-2005, 18:35:12
Daha önce Metal Fırtına için yazdıklarımı hatırlarsanız bu konuda fazla şaşırmazsınız.Bizim gibi genç nesiller artık birşeyleri kullanıp bir yere gelme hevesinde.Malesef ders vermek ve anlatmak artık ikinci planda kalmış.Gündeme gelmek ve bunun nimetlerinden faydalanmak için kendi fantezi dünyamızda ürettiklerimizi insanlara gerçekmiş gibi sunuyoruz.

Bu belki şehirde bir odada tıkılı kalan çocukluğun sonucu.O kadar yalnız kalıyoruz ki çocukluğumuzda, büyüdüğümüzde de hayalle gerçeği ayırt etme yeteneğimiz zayıflıyor.Ve kendi uydurduğumuz yalanlara inanmaya başlıyoruz.

En büyük örneklerinden biri hayal köpekler ve arkadaşlar.Bu bir özeleştiri.Ancak bunun en güzel örneğini daha önceden tanıdığım Metal Fırtına ve yazarlarında gördüm.Gerçekleri hayal ettiğimiz gibi verdiğimizde belki dokunaklı ve etkili bir anlatım sergileyebiliyoruz ancak tarih önünde büyük bir yalan söylüyoruz.Bu benim kendi hayal dünyamda ürettiğim ve gerçeklerle yoğurduğum bir anlatım demekten uzaklaşıyoruz.Bu ortaya güzel bir eser ancak kocaman bir yalan çıkarıyor.

commodore1tr
26-03-2005, 13:02:42
Bu konuda bir kaç yorumu buraya koymak lazim neden derseniz çok ilginçte ondan ...
1.Gelibolu
Gallipoli

Çanakkale Savaşı'nın hem ülke hem de dünya tarihindeki önemi tartışılmaz. Tarihin ikinci en büyük kara çıkarma harekatı Mustafa Kemal gibi bir komutanı dünya sahnesine çıkarmakla kalmamış, aynı savaşın karşı hatlarında çarpışan ve birbirine çok uzak coğrafyadaki ülkeler için de (Yeni Zelanda, Avustralya, Türkiye) tarihe damgasını vurmuş ve takip eden yıllarda unutulmaz bir köprü görevi görmüştür. Daha önce Hititler belgeseli ile ses getiren yapımcı/yazar/yönetmen Tolga Örnek aylarca süren ön araştırma, çok çaba harcanmış bir sanat yönetimi ve uluslararası bir ekip ile tarihin bu önemli dönemine götürüyor bizleri.

2.Nemrut, Atatürk ve Hititler ile özgün belgesel film örnekleri vermiş olan Tolga Örnek, bu sefer izleyiciyi acı kayıplara ve büyük bir strateji dehasına tanıklık etmiş Gelibolu'ya götürüyor. Jeremy Irons'ın etkili sesiyle dinleyeceğimiz yapımın titiz bir araştırma ve yoğun bir emek ürünü olduğu açık. Üstelik yeni mektuplar, yazışmalar, günlükler ve fotoğraflarla tarihe ışık tutulmuş. İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, Avusturya, Avusturalya, Yeni Zelanda ve Türkiye'deki yetmişten fazla arşivin konuyla igili on altı uzmanında katılımıyla birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan filmin senaryosunun duygusal altyapısı ise bunca araştırmadan sonra olayla adeta bütünleşen Örnek tarafından yazılmış.

hemen bu ciddi elestirmenlerin elestirisinin altinda ise
3.Tam anlamıyla bir rezalet! İnanın salondaki tepki de buydu. Erkek arkadaşım ve ben, bu belgeseli izleyip çıktıktan sınra duygulanırız, atalarımız ve şehit ecdadımızla tekrar gurur duyarız diye umut ediyorduk. Yanılmışız. Zira bu bir belgeselse, nerede bu bilimin objektifliği... Keşke biraz daha araştırsaydınız.. Edebiyatcı
4.arkadaşlar sdediği çok doğru.Bizlerin Çanakkale de yazmış olduğu destanı göz ardı eden yabancı devletlerin savaşta yaptığı stratejik hatalardan bahsediyor.bu belgeselin bir Türk yönetmen tarafından yapıldığını anlamak çok güçtü.

commodore1tr
26-03-2005, 13:02:42
Bu konuda bir kaç yorumu buraya koymak lazim neden derseniz çok ilginçte ondan ...
1.Gelibolu
Gallipoli

Çanakkale Savaşı'nın hem ülke hem de dünya tarihindeki önemi tartışılmaz. Tarihin ikinci en büyük kara çıkarma harekatı Mustafa Kemal gibi bir komutanı dünya sahnesine çıkarmakla kalmamış, aynı savaşın karşı hatlarında çarpışan ve birbirine çok uzak coğrafyadaki ülkeler için de (Yeni Zelanda, Avustralya, Türkiye) tarihe damgasını vurmuş ve takip eden yıllarda unutulmaz bir köprü görevi görmüştür. Daha önce Hititler belgeseli ile ses getiren yapımcı/yazar/yönetmen Tolga Örnek aylarca süren ön araştırma, çok çaba harcanmış bir sanat yönetimi ve uluslararası bir ekip ile tarihin bu önemli dönemine götürüyor bizleri.

2.Nemrut, Atatürk ve Hititler ile özgün belgesel film örnekleri vermiş olan Tolga Örnek, bu sefer izleyiciyi acı kayıplara ve büyük bir strateji dehasına tanıklık etmiş Gelibolu'ya götürüyor. Jeremy Irons'ın etkili sesiyle dinleyeceğimiz yapımın titiz bir araştırma ve yoğun bir emek ürünü olduğu açık. Üstelik yeni mektuplar, yazışmalar, günlükler ve fotoğraflarla tarihe ışık tutulmuş. İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, Avusturya, Avusturalya, Yeni Zelanda ve Türkiye'deki yetmişten fazla arşivin konuyla igili on altı uzmanında katılımıyla birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan filmin senaryosunun duygusal altyapısı ise bunca araştırmadan sonra olayla adeta bütünleşen Örnek tarafından yazılmış.

hemen bu ciddi elestirmenlerin elestirisinin altinda ise
3.Tam anlamıyla bir rezalet! İnanın salondaki tepki de buydu. Erkek arkadaşım ve ben, bu belgeseli izleyip çıktıktan sınra duygulanırız, atalarımız ve şehit ecdadımızla tekrar gurur duyarız diye umut ediyorduk. Yanılmışız. Zira bu bir belgeselse, nerede bu bilimin objektifliği... Keşke biraz daha araştırsaydınız.. Edebiyatcı
4.arkadaşlar sdediği çok doğru.Bizlerin Çanakkale de yazmış olduğu destanı göz ardı eden yabancı devletlerin savaşta yaptığı stratejik hatalardan bahsediyor.bu belgeselin bir Türk yönetmen tarafından yapıldığını anlamak çok güçtü.