PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : SSK'li olarak devam edebilmek







suraymm
18-03-2005, 09:12:21
Merhaba. Çok yakinda SSK'li olarak calistigim isyerimden ayrilip ortagi oldugum bir sirkete gececegim. Ancak Bagkur'lu olmak istemiyorum. SSK'li olarak devam edebilmek icin ne yapmam gerekir? Tesekkürler.

yyln
18-03-2005, 09:40:21
SSK'ya tabi işten ayrılmayıp, o işteki çalışmalarınızı dolayısıyla ssk primlerinizin ödenmesine devam etmeniz gerekir.

Av.Ali Sinkay
18-03-2005, 10:05:03
Ayrıca SSK'nın isteğe bağlı sigorta bölümünden yararlanabilirsiniz.Ancak dezavantajı var.Sağlık yardmlarından yararlanamazsınız..

yyln
18-03-2005, 10:19:47
506/85-D ) İsteğe bağlı sigortalılık ;

a) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları günden,

İtibaren sona erer.

Hükmüne göre, SSK'lı işten ayrıldıktan sonra, SSK 'ya devam edebilmek için SSK isteğe bağlı sigortaya devam edilse bile, Bağkur'a tabi çalışmanın başladığı günden itibaren SSK isteğe bağlı sigortalılık sona erer.

suraymm
18-03-2005, 10:30:14
Peki yeni isyerinde (ki hem ortak hem de YK baskani oluyorum) kendimi bordroya herhangi bir ücretli calisan personel gibi kaydettirip aylik muntazam SSK primlerimi ödemeye devam etsem olmaz mi?

Av.Ali Sinkay
18-03-2005, 10:35:50
Sayın yyln benim kafamı kurcalayan bir sorun var.Sayın Fırat Bayındırdan da görüş bekliyorum.Bağkur sanırım 2003'ten sonra geriye dönük ödemeleri artık kabul etmiyor.Bu hüküm bana sanki Bağkurun da bir çeşit İsteğe Bağlı sigortaya döndüğünüdüşündürmeye başladı.Örneğin bugün Bağkura kaydolan ve primini ödemeyen bir vatandaş 5 yıl sonra borçlanmada bulunabilir mi?Bulunamazsa isteğe bağlılığı iptal edilir mi?

Birde aslında kafamda olan sorulardan biri emekli sandığı, ssk ve bağkurdaki mevzuatların çelişkisi nedeni ile Babası ve eşi SSKlı olan hem dul hem de yetim bir bayan çifte maaş alamazken.Emekli sandığından Babasından, SSK dan da eşinden maaş alan kişilere karşı bir yasa hazırlığı var mı.Ve bu uygulama Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı değil mi.

Başlamışken birde Anayasa Mahkemesi kararında yurtdışı sigortalıların kesin dönüş yaptıktan sonra 2 yıl içinde borçlanmaları ile ilgili kanun numarasını hatırlayamıyorum ancak maddesi 3 olmalı kesin dönüş sözcüğünü kaldırdı.

SSK nında bunun üzerine bir genelgesi var.Aşağıya alıyorum

Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının yayımlandığı tarihte yurtdışında çalışmakta olanlar ile daha sonra yurtdışında çalışacak olanlar yurtdışında iken ya da yurda döndükten sonra durumlarına uygun sosyal güvenlik kuruluşuna başvurarak borçlanabileceklerdir. Bunlardan müracaat süresi koşulu aranmayacaktır.

25.04.2003 (dahil) ve daha sonraki bir tarihteki talebi esas alınarak sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük ya da yaşlılık sigortasından kısmi aylık bağlanmış olanlar ile bağlanacak olanlar da müracaat süresi aranmaksızın yurtdışı hizmet borçlanması yapabileceklerdir.

Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında, yurda kesin dönüş yaptıkları halde 2 yıl içerisinde yurtdışı hizmet borçlanması ile ilgili yazılı istekte bulunmayanların da yurtdışı hizmetlerini borçlanabileceklerine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden 24.04.2001 (dahil) tarihinden önce yurda kesin dönüş yaptıkları halde, 2 yıllık süre içerisinde yurtdışı hizmet borçlanması müracaatında bulunmayanların yurtdışı hizmet borçlanma istekleri kabul edilmeyecektir.

Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında haksahiplerinin müracaat süresi ile ilgili yeni bir düzenlemeye gidilmemiş ancak, 4958 sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle değişik 3201 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile haksahiplerinin de müracaat süresi aranmaksızın yurtdışı hizmet borçlanması yapabilmelerine olanak sağlanmıştır.

Bu nedenle, yurtdışında çalışırken 06.08.2003 (dahil) tarihinden sonra ölenlerin haksahipleri durumlarına uygun sosyal güvenlik kuruluşuna başvurarak borçlanabileceklerdir. 05.08.2001 (dahil) ölenlerin haksahiplerinin yurtdışı hizmet borçlanma talepleri kabul edilmeyecektir.

06.08.2001 (dahil) – 05.08.2003 (dahil) tarihleri arasında ölenlerin haksahipleri ölüm tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde müracaat etmeleri koşulu ile yurtdışı hizmet borçlanması hakkından yararlanabileceklerdir.

Ardından gelen bir genelge;

Bu itibarla; 25.04.2003 tarihinden önce yurda kesin dönüş yaptıkları halde iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde yurtdışı hizmet borçlanması isteğinde bulunmayarak borçlanma hakkını yitirenlerin yeniden yurtdışında çalışmaları halinde eski hizmetlerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanmaları mümkün değildir.

İlgili son genelge ise

http://www.ssk.gov.tr/sskBilgiBankasi/1/4/20050201_043656.doc

yyln
18-03-2005, 15:45:14
Sn: suraymm,
Daha ayrıntılı bilgi için, http://www.ssk.gov.tr/wps/portal/!ut/p/_s.7_0_A/7_0_HE?cpid=293
adresindeki 16-60 genelgeyi inceleyebilirsiniz.

Sn: alisinkay,
1- Bağkur ile ilgili sorunuzu biraz daha somuta indirgeyerek yazabilirseniz, belki bir görüş açıklayabilirim.
2-
bu uygulama Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı değil mi
Yorumsuz olarak aktarıyorum. Bu ve buna benzer durumlarla ilgili olarak, Anayasa Mahkemesinin, " durumları farklı olanlara farklı yasaların uygulanması eşitlik ilkesini bozmaz" şeklinde görüşü var.
3-SSK'nın yurtdışı borçlanmaları ile ilgili genelgeleri, sözkonusu Anayasa Mahkemesi Kararına ve 4958 sayılı Kanuna uygun olup olmadığı tartışılabilir.

Bir görüş, SSK genelgesinde de belirtildiği şeklinde uygulama yapılmalıdır, şeklinde olabilir.

Diğer görüşde ise, Anayasa Mahkemesi Kararıyla, yurda kesin dönüş tarihinden itibaren iki yıl içinde borçlanma yapma şartı kalkmıştır. Bu karardan sonra, yurda kesin dönüş tarihine bakılmaksızın borçlanma yapılabilmelidir denilebilir.
Bu durumda, sözkonusu karar ve kanundan önce, yurda kesin dönüş tarihinden itibaren iki yıl içinde borçlanma yapmayıp, daha sonraki bir tarihte borçlanma yapmak isteyen kişinin talebinin SSK tarafından ret edilmesi üzerine açmış olduğu davayı kaybetmiş olması, başka bir deyişle konuyla ilgili bir kesin hüküm oluşması halinde ne olacaktır?
Sanırım bu tartışmalı konular, yargı kararlarıyla bir çözüme kavuşacaktır.

Av.Fırat Bayındır
19-03-2005, 06:44:31
sayın suraymm,

ortağı olacağınız şirket LTD. mi A.Ş. mi olacak? Son yazınızda Y.K.Bşk. olacağınızı belirttiğinizden bu kabulle şunları söyleyebiliriz.

1) 1479 sayılı Bağkur K. 24/d maddesi limited şirket ortaklarının,
24/g maddesi ise Anonim Şirket Kurucu Ortakları ile Yönetim Kurulu üyesi ortakların Bağkurlu olmasını öngörür.
Bu durumda SSK'lılığınızın sona ermesinden sonra yeni kurulacak bir AŞ.de Y.K. üyesi ve kurucu ortak olacaksanız Bağkurlu olmak durumundasınız.

2) Kaç yıldır ssklı olduğunuzu ve prim ödeme gün sayınızı bilemiyoruz ama eğer emekliliğe yaklaşmış iseniz, ve eğer ortağı olacağınız şirket AŞ ise, şirket kurulduktan sonra ilk YK toplantısında kendinizi şirkete Y.K. Başkanı ve genel müdür olarak tayin edin, ücretinizi belirleyin bu husuları şirket karar defterine yazın ve notere tasdik ve Tic.Siciline tasdik ettirin ( Zaten AŞ kuruluşundan sonraki ilk Y.K. tolantısında görev dağılımı yapmak ve Y.K. Başkanını seçmek zorundasınız) ve tekrar ssk'ya girişinizi bu AŞ' ten yaptırın. Böylece AŞ Y.K. üyesi olmanın yanında, o şirkette genel müdür sıfatıyla bilfiil hergün bir işçi gibi çalıştığınıza karine olacaktır.
Hukuk sistemimimiz çifte sigortalılığı kabul etmediğinden hizmet sürelerinde çakışan hizmet varsa hangi sosyal güvenlik kurumundaki çalışması daha baskınsa kişinin o sos. güvenlik kurumuna tabi olması gerektiği yolunda karar da vardır.
Bu anlattıklarımızın tamamı ANONİM ŞİRKET ORTAKLIĞI içindir.

Ortağı olacağınız şirket eğer LİMİTED ise Bağkurlu olmaktan başka bir olanak yoktur.

yyln
19-03-2005, 08:08:29
Sn: Av. Fırat Bayındır,
Sn suraymm'nin sorusuna vermiş olduğum ilk cevap, konuyu kısaca açıklamaktadır.
İkinci olarak vermiş olduğum cevapda ise, SSK'nın konuyla ilgili genelgesinin linki bulunmaktadır.

Buna göre, anlatımlarınız, daha çok herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışması bulunmayan kişilerin, şirket kurup (Aş) YK Başkanı olması durumu ile ilgilidir.

2 madde başlığı altında açıkladığınız görüşlerinize, konunun daha iyi anlaşılabilmesi bakımından, şunlar ilave edilebilir.
Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışması bulunmayan kişilerin, AŞ'de kurucu ortak olmaları ile Bağkur sigortası başlayacağından, kurucu ortak olduktan sonra YK başkanı olarak atanması, Bağkur sigortalılığını sona erdirmez. Dolayısıyla bu durumda SSK'lı da olamaz.
AŞ'ye kurucu ortak olmadan önce YK başkanı olarak atanır ise SSK'lı olur. Bu görevi dolayısıyla SSK'lı durumu devam ederken AŞ'ye ortak olması halinde de, SSK'lı durumu devam eder. Dolayısıyla Bağkur sigortalısı olmaz.
Öte yandan, SSK'lı olmasını gerektiren işten ayrılmadan, Ltd Şti. ortağı olması halinde, Bağkur sigortalılığı başlamaz. Ancak, SSK 'lı işin sona ermesi halinde Bağkur sigortalılığı başlayacaktır.

Av.Fırat Bayındır
19-03-2005, 09:04:11
AŞ'ye kurucu ortak olmadan önce YK başkanı olarak atanır ise SSK'lı olur. Bu görevi dolayısıyla SSK'lı durumu devam ederken AŞ'ye ortak olması halinde de, SSK'lı durumu devam eder. Dolayısıyla Bağkur sigortalısı olmaz.


sayın yyln,

soru sahibinin anlatımlarından anladığım, ssk'lılığı sona erecek, bilahare bir AŞ te Y.K. üyesi (ortak) olacak.

BU AŞ, mevcut bir AŞ olabileceği gibi yeni kurulacak ve suraymm' nin de kurucu ortak olacağı bir AŞ olabilir.

Suraymm' nin yine anladığım kadarıyla hiç bağkurlu hizmeti yok.

Dediğiniz gibi mevcut bir AŞ 'e ortak olacak ve YK üyesi olacaksa mesele yok, sizin ve benim açıklamalarımız geçerli, değil mi?

Eğer yeni kurulacak bir AŞ te kurucu ortak olacaksa, şirket kuruluşu ile birlikte gerek noterlik gerekse vergi dairesi bildiğim kadarıyla kurucu ortaklar hakkında Bağkura da bilgi veriyorlar. Dolayısıyla suraymm de bu anlamda bağkurlu olmak zorunda gibi bir görünüm çıkıyor.
Ancak suraymm nin bağkurda hiç kaydı yoksa ve kurucu ortak olarak bu AŞ te yer alacaksa bile, şirket ile genel müdür sıfatıyla hizmet akdi yaparak ssk'lı hizmetine devam edebileceğini düşünüyorum.

Başımdan geçen bir davada, başlangıcı ssk, bilahare resen tescilli bağkurlu olan müvekkil, bağkur hizmetini sona erdirerek bir AŞ' de YK üyesi kurucu ortak oldu ve ssk'ya yıllarca prim ödedi, emekliliğini istediğinde sen bağkurlusun diyen ssk emeklilik işlemini yapmadı.açtığımız dava sonunda baskın hizmetinin ( yaklaşık 9000 ssk prim ödeme günü vardı) baskın hizmet nedeniyle ssk'dan emekli edebildik.

Bu anlamda suraymm için de, ister mevcut bir AŞ ister yeni kurulan bir AŞ olsun ssk'lılığının devamında bir sakınca olmadığını, bağkurlu olmasının gerekmediğini düşünüyorum.

yyln
19-03-2005, 10:26:47
Sn. Av. Fırat Bayındır,

1-SSK'lılığı sona eren bir kişi, AŞ. kurucu ortağı olursa, önceden Bağkur'da tescili olup, olmadığına bakılmaksızın, Bağkur sigortalısı olur.

2-SSK'lılığı kesintisiz olarak devam etmekte olan bir kişi, AŞ'de kurucu ortaklık vb. Bağkur sigortalısı olmasını gerektiren bir işe başlaması halinde, Bağkur'da tescili olup olmasığına bakılmaksızın, SSK'lılığı devam eder. Bağkur sigortalısı olmaz. Ancak, SSK'lı çalışması kesintiye uğraması halinde, Bağkur sigortası başlar.Bundan sonra AŞ YK başkanlığı vb. tekrar SSK'lı bir işe girmesi halinde, bu defa Bağkur sigortalılığı devam eder. SSK'lı olamaz.

3-SSK 'lılığı sona eren bir kişi, aynı gün hem AŞ kurucu ortağı, hem de AŞ YK başkanı olursa, önce hangisinin başladığına bakılması gerekecektir. Hayatın olağan akışına göre, böyle bir olayda, baskın unsurun, AŞ kurucu ortaklığın önce başladığı kabul edilir ve Bağkur sigortalısı olma zorunluluğu vardır.

4- Yukarıda 3 madde altında yer verilen duruma aykırılık halinde, başınızdan geçen davadan da anlaşılabileceği gibi, konu yargı kararı ile çözümlenebilecektir. Neyse ki, sizin davanızda kişi SSK'dan emekli edilebilmiş.

suraymm
20-03-2005, 04:01:13
Sayin arkadaslar

Cevaplariniz icin cok tesekkür ederim. Benim durumum söyle :

1 - Kurucu ortagi olacagim sirket bir A.S.
2 - Sirketin genel müdürü olarak calisacagim. Dolayisiyla ücretli calisan olabilirim.
3 - Emekliligime daha cok var > 10 y#305;l

Anladigim kadariyla, halihazirda calistigim sirketteki SSK'liligim bir yandan devam ederken, ayni anda yeni sirketten de SSK'li olmam ancak bundan sonra eski sirketteki SSK'liligimi iptal ettirmem, YAN#304; HIC ARA VERMEKSIZIN SSK'lilik durumumun devam etmesi halinde Bagkur'a tabi olmayacagim noktasinda hemfikirsiniz. Bu dogru mu?

Av.Ali Sinkay
21-03-2005, 03:31:44
Sayın yyln,
Anayasa Mahkemesi iki yıllık süreyi kaldırmadı bu açık.Ancak yurda kesin dönüş şartını kaldırdı.Yani kesin dönüş yapmadan da borçlanma artık yapılabilecek.Ancak SSK'nın genelgesi belli tarihler için süre aramazken.Belli tarihler için 2 yıllık süre aramaktadır.Normalde hepsi için 2 yıllık süre aramalı diye düşünüyorum.

Bağkur meselesine gelince,

Evli bir kız çocuğu eşi SSK'lıysa eşi öldüğünde onun üzerinden maaş alabiliyor.Aynı zamanda Babası da emekli sandığına üye ise ve o da ölürse onun üzerinden de maaş alabiliyor.Yani birden fazla maaşı hak sahibi olarak alabiliyor.Ama bu kız çocuğunun Babası da SSK'lı olsaydı Tek maaş almak zorunda kalacaktı. Bu durumla ilgili yasal düzenleme yapılma çalışmaları duydum ve Aslında Anayasa Mahkemesine gitmesi gereken bir konu bence....

yyln
21-03-2005, 14:34:33
Sn: alisinkay,
[quote]Normalde hepsi için 2 yıllık süre aramalı diye düşünüyorum /quote]
Peki, 2 yıllık sürenin başlangıç tarihini ne olarak düşünüyorsunuz?;)


Öte yandan, Türkiye'de 3 büyük sosyal güvenlik kurumu var. Mevzuatları da maalesef birbirini tam olarak tamamlamıyor. Zaman içinde bazı farkılıklar giderilebildi. Şimdilerde ise, üç sosyal güvenlik kurumunun tek çatı altında toplanması ile ilgili yasa tasarısı çalışmaları var. Bakalım yasalaşacak mı? yasalaşırsa nasıl olacak?
http://www.calisma.gov.tr/sgk/sgkk_tasarisi.pdf

Av.Fırat Bayındır
21-03-2005, 17:00:28
umarım bu 3 sosyal güvenlik kurumu tek çatı altında birleşir de şu ünlü 506/26.madde ortadan kalkar.

yyln
22-03-2005, 01:11:17
şu ünlü 506/26.madde ortadan kalkar.
Neden?.....

Av.Ali Sinkay
22-03-2005, 02:57:08
[:I] Peki 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi ne olmalı?

Aslında orası biraz karışık gibigörünüyor.Ancak yurda Döndükten sonra 2 yıl içerisinde başvurmalı, kesin dönüş yapmayanlar çin bir sorun yok.Anayasa Mahkemesi kararı ile arada da yaniyurda kesin dönüş yapmadan da borçlanma imkanı doğdu.Ama yurda dönüş yaptığı tarihten itibaren 2 yıl aranmalı diye düşünüyorum.Kanun da zaten o şekilde.Değil mi?

yyln
22-03-2005, 12:18:20
4958/56 ile değiştiririlen 3201/3 de yurda kesin dönüş yapma şartı bulunmamaktadır.
Zaten, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda 3201 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş ve 06.08.2003 tarihli, 25191 Sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 56 ncı maddesi olarak yürürlüğe girmiştir.
Sözkonusu anayasa mahkemesi kararı ve kanundan sonra, başvuru sürsi aranmaksızın borçlanma yapılabilmektedir.

Av.Ali Sinkay
23-03-2005, 02:37:30
Ancak bahsedilen genelgeden benim anladığım.2 yıllık süre hala SSK'da aranıyor.Ve şu anda uygulamada da 2 yıllık süre aranıyor ve arada çelişki var.

yyln
23-03-2005, 12:13:22
şu anda uygulamada da 2 yıllık süre aranıyor ve arada çelişki var.
SSK tarafından, Anayasa Mahkemesi kararı ve sökonusu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yurda dönenlerden veya başvuruda bulunanlardan, başvuru süresi aranmamaktadır.
SSK'nın 2 yıllık süre aradığı durumlar ise, http://www.-ssk.gov.tr/wps/portal/!ut/p/_s.7_0_A/7_0_HE?cpid=8
adresindeki 8-17 ve 8-19 genelgelerde açıklanmıştır.

ANTALYA
23-03-2005, 12:22:06
Eğer kişi sigortalı iken vergi mükellefi olur ve sigorta devam ederken bağkura prim yatırırsa bağkur gereksiz yere yatan fazla ödemeleri geri verir mi?

yyln
23-03-2005, 15:27:24
1479Madde 55 – Yanlış ve yersiz olarak alındığı anlaşılan primler, alındığı tarihten itibaren 10 sene geçmemiş ise, sigortalıya geri verilir.