PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Söz savunmanın mı?







handas
17-03-2005, 03:50:31
Bütün suçlular savunulmayı hak ediyormu?
İşlediği suç şüpheye mahal verilmeyecek biçimde açık olan birisini savunmak, hapse gire çıka, suç işleye işleye artık bir suç makinesi haline gelmiş birisini, hakkında talep edilen ceza,işlediği suçu karşılıyorsa ,savunmak doğrumu?
Bu suçlu kanunun bazı boşluklarından yararlanarak,aftan yararlanarak en kısa sürede hapisten çıktıktan sonra tekrar suç işlediği zaman,daha önce onu savunarak daha az veya hiç ceza almamasını sağlayan avukat rahatsız olmazmı?

Av.Ali Sinkay
17-03-2005, 04:46:38
Abdullah Öcalan savunulmayı hakediyor mu?Bence hayır.Avukatım diye baroca verildiğim bir suçluyu hiç ama hiç savunmak istemesem de savunmalımıyım?

Sayın handasa verecek tek cevabım herkes savunulamaz.

deltaG
18-03-2005, 11:53:59
bütün suçlular savunulmayı hakediyor. Bu evrensel bir kural. İnsan Hakları Bildirgesinde, anayasalarda bu kural vardır. Bir kişinin savunulmayı talep hakkı ile savunulmaya değer olup olmadığı birbirine karıştırılmamalıdır. Birincisi HAK'tır, ikincisi sübjektif ve kişisel tercihtir.
Sanırım ki sayın handas ve alisinkay cmuk uygulamasında zorunlu müdafilikten muzdaripler. Geçenlerde bir gazete haberinde İstanbulda bir karakoldaki yaş günü kutlaması anlatılıyordu. Karakolun müdavimlarinden bir gencin 18 yaşını tamamlamış olmasını yaş günü partisiyle değerlendirmişler, artık çocuk suçlu değil bundan sonra ergen suçlu olacak ve polis ve savcı artık yasalar elverdiğince bazen birazcık tutuklayabilecekler bu genci. Bu genç savunulmalı mıdır? Her şeye rağmen evet. Islah edilmesi , suçun önlenmesi için yapılması gerekeni yapmak, devletin ve toplumun görevidir.

Av.MÇ
18-03-2005, 12:12:19
Bende şahsen sayın DeltaG nin görüşlerine katılıyorum.
Zorunluluklar dışında ben bu tür insanları savunmam.Ama cmuk gereği olan zorunlu müdafilikler hariç tabiki...

Av.Ragıp Atay
18-03-2005, 12:26:41
bir kimsenin suçlu olup olmadığı, ne kadar ceza alacağı yargılama sonunda belli olur. Arkadaşları tebrik ediyorum. Yargılama başlamadan sanığın suçlu olduğunu ve ne kadar ceza alması gerektiğini biliyorlar. Umarım bunun sırrını bize de öğretirler. Syın Handas, kısa süre yatıp çıktıktan sonra, tekrar suç işlemekten söz ediyor. O zaman, her suç işleyeni müebbet hapse mahkum edelim ki, hiç çıkmasınlar ve çıktıktan sonra suç işlemesinler

irseka
18-03-2005, 12:29:40
peki bu suç işleyenlerden bizi kim koruyacak

irseka
18-03-2005, 12:33:23
polis mi ? savcımı ? kim? bakın basımdaki olayı anlatayım hak verirmisiniz vermezmisiniz ?
kiracım evimin merdivenlerini kırıyor polis çağırıyorum 5 saat sonra geliyor. siz bunu mahkeme ile halledin diyor. hafta sonu cumhuriyet savcılığına dilekçe yazıyorum savcı bunda suç yok yapabilir diyor dilekçemi almıyor. ben hakkımı nasıl koruyacağım. illa kan dökülecek savcı polis o zamn mı iş yapacak.

commodore1tr
19-03-2005, 13:29:45
Ben bu konuya üçüncü ve son kez yanit yazma tesebbüsünde bulunuyorum.. Bunda da basaramazsam pes edecegim ;
Aslinda bence buradaki sorun : HUKUKUN HUKUSUZLUGU dur.
Temelde en önemli hak SAVUNMA hakkidir. savunma hakki olmadimi ortada HUKUK kalmaz. Kaldiki sikayetinize bakarsakta sikayet savunmadan degil CEZADAN dogan rahatsizlik..
Adam tecavüz edip öldürüyor kizi ; savcilik muhtemelen iki ayri suçlama artirici nedenler varsa onlarida yazip iddianamesi ile davayi açmakla yükümlüdür. Kars1 taraf avukatli veya avukatsiz ( Avukatta davayi kabul edip etmemekte serbesttir ) veya zorunlu avukatli bir savunma yapacaktir. ( Konunun fikrasi bile var sahitlerle dolu bir sanik avukat tutar arkadasi yahu her sey ortada avukat ne yapacak dediginde bende onu merak ediyorum der ya öyle bir olay olsun ) Bu savunma olmadan hüküm kurulmasi ADALET duygusuna zarar verir . Burada esas sorun sudur :
Böyle bir davada dava hitaminda 'geregi düsünüldü' diye baslayan cümlelerde 'mahkemede ki iyi hali' cartan dolayi curttan dolayi diye diye ve neticeden yürürlükteki infaz kanunu yüzünden neredeyse yatmadan çikmalari azicik yatma cezasi alanlarada bir sekilde 'af' cikmasinin rahatsizligi..Yani neredeyse suça tesfik var. Sanki kanun ve uygulamalari dürüst namuslu vatandasa yönelik suç isleyeni bir sekilde kurtariyor. Türkiyede neredeyse Tecavüze ugrayip öldürülen suçlu çikacak...
Bilirkisi raporlarini okuyunca gerçekten anliyorsunuz HUKUKUN HUKUKSUZLUGUNU ortaya çikiyor arabalara kirmizi yanarken yaya kaldirimindan karsidan karsiya geçen birisine sehir içinde 80km/h sürat ile araba çarpip öldürüyor. Bilirkisi ölene 8/4 hata veriyor... Sanirim kanatlanip uçmadigi için...Simdi burada savunma veya baska hata yok açikça olan bir cinayete trafik kazasi süsü veren adalet ve bundan bile kurtaran bir bilirkisi... adam savunma yapmasa ne olur ki....
Voltaire 'düsüncelerinden nefret ediyorum ama o düsüncelerinin savunma hakkinin sana verilmesi için seve seve ölürüm ' demis.. dogruda demis. Savunma esastir. Ama kabul görür görmez o ayri bir hesaptir. 'vallahi öldürmekten zevk aliyorum ' da bir savunmadir. Bu savunmanin geregini yapmak ise ADALETE düser, bu savunmaya 5 sene hapis 4. ayda af çikartiyorsan onun hiç suçu yoktur... Savunmasinda da hata yoktur...
Kisilerin savunma hakkini yok etme yerine HAKKEDENE ETTIGI CEZANIN VERILMESI ESASTIR. O zaman disarsi suç makinasi dolmaz , zirt pirt çikip çikip içeri girilmez.. Zaten dikkat edin hükümlere hafifletici nedenler ve ceza indirimi hep savunma disi olgulardir....
Dmekki ne yapmamiz lazim HUKUKU HUKUKLASTIRMAMIZ LAZIM . Tecavüze urayan kizin dedigi dogrudur. ' yav bu adam beni mi becerdi devletimi beni becerdi devlet affetti ..... böyle adalet olmaz... savunmasiz hele hiçççç

handas
21-03-2005, 05:11:29
Sanırım biraz yanlış anlaşıldım.Ben konuyu sadece avukatlar açısından irdelemek istedim.Konuyu Sayın commodor’un bir cümlesi özetliyor.HAK EDENE ETTİĞİ CEZA VERİLMELİ.Ama biz böyle mi yapıyoruz. Hakkında ceza davası açılmış bir müvekkil geldiği zaman ben sana hangi cezayı hak ediyorsan onu verdirtirim mi diyoruz.Yoksa ben seni bu işten kurtarırım mı diyoruz.Bir inkar bin ikrar dan iyidir mi diyoruz.Can siperane bir şekilde suçlu olduğunu bildiğimiz müvekkilin hak ettiğinden de daha az ceza alması halinde kendimizi daha iyi bir avukat olarak mı görüyoruz,arkasından aynı şahıs şüpheye mahal bırakmayacak şekilde aynı suçu işlediğinde bir başkasının canını yaktığında onu iyi(?) bir avukat olarak savunup hak ettiğinden daha az bir cezayla kurtulmasını sağlayan avukat olarak vicdan azabı duyuyor muyuz.?

Av.Ali Sinkay
21-03-2005, 05:21:24
Bu konu başka bir forumda da geçmişti.Kesinlikle suçlu olan birisi beraat ettirildi.Ağır cezalık birsuçtu.Ardından Başka bir suçişledi.Ama suçun unsurlarında karşı tarafın ihmalinde gelişen olaylar yüzünden beraat etmesi gene çocuk oyuncağı.Sayın handasa aynen katılıyorum.Vicdan muhasebesini hiç yapmıyor mu Avukatlar

Av.Ragıp Atay
21-03-2005, 05:22:36
Sayın handas, yanlış anlaşılmadınız. Bana göre siz yanlış anlattınız. Herkesin savunulmaya hakkı vardır. Ancak, avukatlar, hiç bir zaman suçu ortadan kaldıramazlar. Yani suçlu birini, suçsuz yapamazlar. Öyle gücümüz olsaydı, kendimiz suç işler mahkemeden de elimizi kolumuzu sallayarak çıkarız.
"bir şekilde suçlu olduğunu bildiğimiz müvekkilin hak ettiğinden de daha az ceza alması" bu alıntı sizin yazınızdan. Öncelikle sanığın suçlu olup olmadığını biz bilemeyiz. Suçüstü yakalanmış birinin bile suçu hangi saikle işlediği hakkında bilgimiz olması mümkün değil. İkinci olarak hakettiği cezadan az ceza aldırmak da mümkün değil. Kimin ne kadar cezayı hak ettiğini ancak yargılama sonunda öğrenebiliriz.
Cezasını çekmeden bir şekilde(af,infaz vs) dışarı çıkıyorlarsa, bunda savunmanın dahli olamaz. Bu nedenle vicdan azabı duyacak bir konu da görünmüyor

Av.Ali Sinkay
21-03-2005, 05:38:44
bir örnek,
Sayın Ragip Atay sanırım anlaşılır birşekilde değil.Yaşanmış bir olay.

Bir devlet memuru kurumuyla ilgili bir derneğin parasını alıp kullanıyor.Olay emniyeti suistimal suçu....Ancak Savcı zimmet suçundan takip başlatıyor.Emniyeti suistimal suçunda da şikayet etmesi gereken kişiler olayın zaten mahkemede olduğunu düşünüp müdahalede bulunmuyorlar.
Para 16 milyar ve ilgili kurum için kullanılması gerekir.Ancak zimmet suçunun kanuni unsurları eksik olduğu için beraat ediyor.Emniyeti suistimal suçu içinse yargılama esnasında zamanaşımı oluşuyor.

Ardından bu kişi başka bir suç işliyor.Tavrı avukatım çok iyi bana kimse birşey yapamaz.bu olayda da temyiz gücünü isteği dışında kaybetti diye bir rapor alınıyor.Bu durumdan da kurtulacak.Suçu haneye tecavüz.Gece yarısı saat 3'te kendi başınıza geldiğini düşünün.Evlisiniz.Peki ya sonrası.Silahı çekip adam öldürmesine nasıl engel olacağız.Kesin suçlu olanlar var. APO suçsuz muydu, avukatları İnsan hakları mahkemesinde Türkiyedeki kararı bozdurdu?

handas
21-03-2005, 07:44:49
Herkesin savunulmaya hakkı var,ama nereye kadar var.Savunmanın da bir sınırı olmalı.Sonra müvekkilin suç işleyip işlemediğini nasıl bilmeyiz.% 90'ı bütün yaptıklarını anlatırlar,hukukçu olan bizler değilmiyiz,hangi suça ne kadar ceza verileceğini biz bilmeyeceğiz de kim bilecek.Yargılamanın gidişatına bizim bir etkimiz yoksa o zaman duruşmalarda avukata ne ihtiyaç var.

Av.Ragıp Atay
21-03-2005, 09:27:01
sevgili ali, anlattığın örnekte savunma makamı olarak avukatın ne suçu var. savcı yanlış iddianame açmış. Belki farkında değilsin ama, anlattığın olayda avukata çok iş düşüyor. Savunma, yalnızca, sanık haklarını savunmak değildir. Eğer kooperatif, mahkemeleri boş vermek yarine, bir avukat vasıtası ile kendini savunsaydı; Büyük olasılıkla, müdahale talep edilip, emniyeti suistimalden dava açılması sağlanacak ve sanıklar cezalandırılacaktı.
Lütfen artık apo örneğini de vermeyin. dünya tarihinde ender raslanan bir davayı, tüm davalara örnek göstermek doğru mu sizce?

Av.Ali Sinkay
21-03-2005, 10:30:33
[:I] Tamam Apo'yu söylemeyiz.Ancak benim gücüme giden verdiğim örnekte Avukat suçlu olduğunu bildiği halde beraat ettirdi.Sorguladığım bu.Ne kadar doğru.Aslında çelişkili savunmama şansımız yok.Beraat ettirebileceğin bir müvekkile ceza aldıramazsın.Çünkü onun hukuki temsilcisisin.Peki ya ceza alacak birisini beraat ettirmek.

Aslında bu Şeytanın avukatı filmindeki senoryaya döndü biraz.Bir tecavüzcü beraat etmişti.Ardından başka bir kıza tecavüz edip öldürmüştü.Hatırlarsınız.

commodore1tr
21-03-2005, 12:16:45
Aptullah Öcalan Adliye tarihimize geçse geçse hakkinda en çok dava açilan buna ragmen davalari en çabuk görülen biri olarak gececektir bu kisinin baskaca bir özelligi hukuk açisindan yoktur. Sosyal olarak bu kisilik apayri bir konudur, halkimizin büyük bir çogunlugu bu kisiye düsmanken yasamasina bile karsiyken belirli bir kesim ise çok özel bir insan statusunde bu kisiyi görüyor. ( Her ne kadar yaptiklariyla öyle dahi olamadigini ispatlamis bile olsa...) Her ne kadar Avrupanin ve ABD nin bakis açisi o anki politik rüzgara görede olsa sözde temsil ettigi kisilerden dolayi haketmedigi bir degeri görüyor.. Bu baglamda Sayin Ragip Atay'in bu konuda ki degerlendirmesi kesinlikle dogrudur.. Yani bu sahsiyet örnek teskil edemez... Bu konuda tek tartisilabilecek konu bence bu kisinin avukatligini yapan kisilerin yaptigi basin aciklamalarinin her hangi hukuki temelinin olup olmadigidir. Bence burada bu sahsiyetsiz kisiligin avukatlari hukuki temelden yoksun bir avukat muvekkil iliskisinin yansimasini deklere etmektedirler.. Bu kisinin basin sözcüsü mü avukati mi olduklarinin kendilerine sorulmasi gerekmektedir.
Sayin Alisinkay'in örneklemesinden iki çikarim yaptim ben birincisi savcinin çok açik bir hata yaparak yanlis suçlama yapmasi ikincisi karsitarafin (dernegin ) avukatinin olmamasi sonucu magdur olmasi.. Buradan aslinda avukatin ne kadar önemli oldugu sonucuna rahatça varabiliriz. Genek Türk ilkelerimizden olan 'yumurta kapiya gelmeden ' harekete geçmeme burada da açikça kendisini göstermis. Bir devlet kurumuyla ilgili bir dernek esegi salmis çayira mevlam kayira demis kaziga bile baglamamis, Mevlamda kayirip durmaktan vaz geçmis olsa gerekki 'Allahin sopasi' olarak kafalarina vurmus.. artik bir daha sadece suçlama yapip birakmamayi isini bilen bir ehline birakmayi ögrensinler diye.. ( Görüldügü üzere biraz pahalida olsa ögretici bir durum )
Savunma hakki savunma durumunda kaldigi sürece sonuna kadar kullanilmalidir.. Buradaki temel SUCUN SAVUNMAYLA ILGISININ olmamasidir. Sadece CEZA kisminda savunmada kaydadeger bir husus varsa göz önünde tutulmalidir. Unutulmamalidir ki 99 kere ayni sucu isleyen birisi 100. kez ayni sucu isledi kanisi ile yakalandiginda bu sefer masum olabilir daha önceki kabarik sabikasindan dolayi 'gene bu yapmistir' diye savunmasiz cezalandirilmasi veya bu çok suç islemis diye savunulmamasi HUKUKUN TEMELINE AYKIRIDIR. Bir avukatin görevi suçu ortadan kaldirmak degil o sucun olusumunda gözönünde tutulacak diger karine ve unsurlari ortaya koymaktir. Örnegin yüzyilin davalarindan birisi olmaya aday bir dava gecenlerde bitti. Tam bir akademik tip hukuk çalismasiydi dava 90 yasindaki bir adamin dövülerek öldürülmesi tüm süphe hatta kendi kismi kabulu ile 'oglu' olarak gözüken ve müebbet hapis istemiyle yargilanan ogul 'babasini döverek öldürdügü sabit olmasina ragmen beraat etti..!!!' Gerek avukati ve gerek tip biliminin destekleri ile 'beraat gerekçesi' ogulun bilinçli ve isteyerek degil 'uyurgezer 'olmasi ve ölüm saatinde ogulun bu durumda oldugunun ispati ile gerçeklesti..
Son olarak sunu söyleyeyim 'herkes için adalet' filmi tam bu formu anlatmaktadir..

Av.Ali Sinkay
22-03-2005, 02:49:56
Değerli Commodore,
Demişsiniz ki;
Savunma hakki savunma durumunda kaldigi sürece sonuna kadar kullanilmalidir.. Buradaki temel SUCUN SAVUNMAYLA ILGISININ olmamasidir. Sadece CEZA kisminda savunmada kaydadeger bir husus varsa göz önünde tutulmalidir. Unutulmamalidir ki 99 kere ayni sucu isleyen birisi 100. kez ayni sucu isledi kanisi ile yakalandiginda bu sefer masum olabilir daha önceki kabarik sabikasindan dolayi 'gene bu yapmistir' diye savunmasiz cezalandirilmasi veya bu çok suç islemis diye savunulmamasi HUKUKUN TEMELINE AYKIRIDIR. Bir avukatin görevi suçu ortadan kaldirmak degil o sucun olusumunda gözönünde tutulacak diger karine ve unsurlari ortaya koymaktir.

Hukuk Usulü Muhakameleri Kanunu olsun, Avukatlık Kanunu olsun sizin dediğinizi destekler.Avukat anlattığınız gibi olmalı.Avukatın görevi suçlu birini suçsuz göstermek olmamalı.Sayın Handas ve benim itirazım da bu noktada.Türkiye de sistem öyle işlemiyor.Hatta Tüm Dünyada bu şekilde.İmzam vardı.Yasalar bal arılarını mahkum eder.Eşek arılarını beraat ettirir diye.Kesinlikle suçlu olan,ancak kanunlardaki eksiklikler nedeniyle savunulabilecek birisi savunulmalı mı?Suçlu olduğu konusunda tereddüt yok.İşe bu yönden bakın.Sayın handas vicdanımıza seslenmek istiyor.Kanunlarımıza değil.Eğer yanlış anlamadıysam

handas
22-03-2005, 03:50:49
Çok doğru anlamışsınız

commodore1tr
22-03-2005, 05:43:27
Buradaki sorun Kanun koyucunun ve kanunlari uygulayicilarin INSAN oldugu olgusundan gecmektedir. Kanuni bosluk demek aslinda YETERSIZ KANUN demektir. Çok kisa bir süre sonra Tarih olacak yürürlükteki TCK hala kanuni bosluk içeriyor diyebiliyorsak ADALET SISTEMIMIZDE buyuk bir hata var demektir. 70 küsür senedir ayni bosluklar duruyor ve bir takim suçlular bu bo_luktan yararlanarak kurtuluyor ise burada ki sorunun vehameti apayridir.
Açiklamama geçmeden önce bir hususun altini çizmeme izin verin SAHSIM olarak sayin HANDAS 'a karsi oldugum gibi bir izlenim yarattim ise bunun yanlis oldugunu pesinen söyliyeyim yasadigimiz ve gördügümüz igrenclikler karsisinda bir çok kisinin (suçlu bazinda ) savunulacak yerleri savunulmaya degerleri yok o ayri bir konu ama savunma yaptirmadan da yada savunulmasina izin verilmeden de ceza tevdi edilmesi durumunda sanki kendi degerlerimi kaybedecegim onlarla esit olacagim hissi bende çok kuvvetli ..
Somut bir olaya dönelim beni çok derinden etkileyen 'ya bu hayvani sorgusuz sualsiz asacaksin ' dedirten olaya.. Sanirim çogunuz da animsarsiniz olayi.. Tecavüz sucundan içerde yatan bir manyak nereden ve neden çiktigi belli olmayan toplumda infiale yol açan 'af kanunu' ile saliverilir... Arkadaslari ile içer.. ve 'alti aydir icerdeyim canim bakire genç kiz çekti ' diyerek arkadaslari ile Umraniye de dolasirken annesiyle birlikte evine gitmekte olan gencecik bir ögretmeni annesiyle birlikte kaçirirlar. Annesini biçakladiktan sonra öldü diye yol kenarina atip genç ögretmeni issiz bir mahala götürerek tecavüz edip öldürürler. Annesi air yarali olarak bulununca olay açiga çikar manyak tekrar yakalanarak ceza evine konulur... Gazetelere 'Umraniye sapigi -2'olarak gecer bu olay....
Simdi akli mantigi vicdani duyguyu yerinden ziplatan bu igrenç olayda bu kisinin savunulacak yönü var midir ? Savunulmali midir ? Savunulmali ise nasil savunulmalidir ? Benim ilk tepkim ve elimde yetki olsa yapacagim ilk sey 'çok süratli bir yargilama ile idam' lamsiz cimsiz budur... Suanki tepkim 'çok süratli bir yargilama ile idam ; akli melekeleri yerinde degilse çikmamak üzere akil hastahanesi tecriti..' Idam kaldirildi diyeceksiniz, o beni baglamiyor kisi olarak görüsüm budur.. Hatta idami kaldiran kisilerin bu af kanunu nu çikararak binlerce masumun kanina girdiklerinden dolayi yargilanmalarini bile istiyorum ben... Hapisten 'AF' LA çikarak insan öldüren tecavüz eden gasp darp gibi suçlar isleyen kisilerin suçlariyla esdeger suçlu olduklarini düsünüyorum hukukta 'müsterek suçlu esdeer suçlu ' kavrami ne ise o maddeden yargilanmalari gerekir aslinda af fa onay veren beyler...
Ama her ne sekilde olursa olsun bu kisinin de bir sekilde savunmasini yapmasini saglamali ancak gerek ceza gerek yaptirim öyle olmaliki insanlar suç islerken iki kere degil bin kere düsünsün.. Degerlendirelim bu kisi nasil bir savunma yapabilir veya avukati... 'içeride kalmasinin yarattigi psisik bozukluktan , kizin çok seksi olmasindan kizin tahrik edici giyinmis olmasindan kizin davetkar davranmasindan vede suçlunun akli melekelerinin yerinde olmamasindan bahsedilebilir..' Bu savunmada bence dikkate deger alinacak iki unsur vardir. 1. Kizin davetkar davranmasi. 2. Suçlunun akil melekelerinin yerinde olmamasi... Her ne kadar somut olayimizda 1. maddenin söz konusu dahi edilemeyecegi açiksada beyin cimlastigi açisindan 'davetkar davranmak' ne demektir gerek saniktan gerek avukatindan bunu somut olarak ispatlamasini talep ederim ve bunu savunurken 'her davetkar davranan kiza tecavüz edilip öldürülmeli mi sorusuna da yanit olacak sekilde isterim ' dolayisiyla çok büyük bir olasilikla ( Toplumumuzda kahvehane ve geyik muhabbeti haricinde asla kabul görmeyecek ) davetkarlik çikacaktir.. ( hani malum olaydir herkes bir sekilde duymustur ama resmi hic bir yerde bulamazsiniz buna ragmen herkes inanir. Ayakkabi boyacisi genç çizmesini boyadigi genç kiza tecavüzden yargilanir beraat eder gerkçe kizin davetkar davranmasi erkegi tahrik etmesidir. Mini etekle boyacinin karsisina gelmis içindede iç giyimi olmadigi halde çizmesini boyatmistir. Genç te buna dayanamayip tecavüz etmistir (ama nerede nereye götürüp yol ortasinda mi belli degil) isin komigi mahkeme hakimi beraat kararinda 'ben olsam bende tecavüz ederdim' demistir. Bu girgir akla zarar hikayeye toplumda o kadar çok kisi inaniyor ki... ) 2. Madde olan 'akli melekelerin yerinde olmamasi' ciddi bir savunmadir. Zurnanin zirt dedigi yerde burasidir.. ( buda toplumumuzda yaygindir. 'Adam benim 'deli raporum var vururum seni ceza bile almam' diyebilmekte iken herhangi biriside ' delinin toplum içinde serbest olmaya ne hakki var ? yeri akil hastahanesi ve gözetim' dememektedir.) Bir hakim tibbi bir olguda eli kolu bagli kalmaktadir.. (bunu hukuken asmasi çok kolayken ) Eger yapilan musahade sonucu kisinin akli sorunu belgelenirse hukuk nedense çok pasivize olmaktadir. Yani bir suçu isledikten sonra 'yirtma yolu' psisik tibba siginmadir. Ne hikmetse bu asamada tip fevkalbeser bir sekilde iki ayda bu kisiyi 'iyilestirip' yeni suçlar isleyip ve gene yirtabilmesi için 'hastalik tekerrür etti' topluma salivermektedir. Peki bir hakim cikipta dese ki ' Akli dengesi yerinde olmadigindan yaptigindan sorumlu tutulamayacak olan X ceza evine konulamaz. Ancak bu haliyle de yopluma salinamaz bundan dolayi en az .. sene bir akil hastahanesinin tecrit bölümünde bilahare akil hastahanesinde gözetimle ve en az .. sene sonra heyet karari ile akli sagligi yerinde raporundan sonra topluma saliverilmesine .. ve eger ayni suçu tekrar islerse muayene eden heyetinde görevi ihmal ile yargilanmasina....'bakin nasil degisiyor.. 0ki ayda sözde' akil hastalari 'iylesip cikiyor mu? yoksa ciddi ciddi suçta düsüs mü oluyor...
Toparlarsak SAVUNMA yapilmalidir. Suçlu oldugu kesin olanin bile savunmasi alinmalidir. Kanunda ki bosluk her nedemekse kanun koyucu ve uygulayicilar tarafindan doldurulmalidir. CEZA CEZA GIBI OLMALIDIR. Hiç bir mahkeme 'mahkemedeki iyi halinden dolayi..' gibi akla zarar bir cümle ile ceza indirimi yapmamalidir.( Unutulmamalidir ki suçlu zaten psisik baski altinda süt dökmüs kedi gibi durmaktadir bu iyi hal degil üzerindeki baskidan dogan sinmisliktir sinmeyede indirim vermek aslinda hukukdisidir) Zirt pirt af çikmamali 'af olacak kisilerinözel sartlari olmalidir' KANUNLAR SUCLULARI DEG0L MASUMLARI KORUYACAK SEKILDE OLMALIDIR... Ama mutlaka savunma olmalidir.

more
24-03-2005, 12:31:32
suçlu savunulmal1m1 savunulmamal1m1 sorusu _u anlataca1m konudan sonra havada kalacak inan1n
2 hafta önce biri suç üstü (h1rs1zl1k yaparken)yakalan1yor ve suçlu ayn1 yerden yüklü bir _ekilde mal çald11n1 ve bunu 4 defa yapt11n1 5.de yakaland11n1 itiraf ediyor fakat savc1l1k sal1verilmesine karar veriyor hemde ayn1 gün _imdi soruyorum size ortada savunulacak suçlu bile yok savc1 onu tekrar h1rs1zl1k yapmaya gönderdi bile neyi saunacaks1n1z madur olan mallar1 çal1nan öylece kald1 polis yakalad1 h1rs1z1 götürdü sizce polis veya karakolun is sevki kal1rm1 böyle olaylar yasan1rken?ben diyorumki _imdiye kadar devleti soyanlar büyük h1rs1zlar korunuyordu bundan sonra küçük h1rs1zlar da korunuyor eh halimiz ortada bu san1r1m h1rs1zl1a tesvik yasas1 gibi bisey daha neler görecegiz allah hepimizi korusun

av.gurhan
25-03-2005, 17:11:07
Bu gün bir çoğumuz sanık, davalı veya borçlu avukatı...Mesala müvekkillerimin borçlu olduğunu bildiğim bir sürü dosyayı iptal ettirdim veya haksız olduğumu bildiğim davaları usuli sebepler ile alacaklının gözlerinini içine baka baka kazandım. Evet ben asil değilim... Ben sebepten mücerredim. Ayrıca kararıda ben vermiyorum... Ama ben olmasam belki o zavallı iş adamı alacağını daha kolay tahsil edecek. Yanlış anlamayın bu konu çok hassas...Kendimi hiç yargılamadım...Yargılamayıda düşünmüyorum. Hukuk sistemimiz buna müsade ettiyse benim fert olarak yapabileceğim bir şey yok. Hele ucunda birde maddi menfaat varsa...

uuuu
11-04-2005, 12:59:11
Bu tamamı ile kişisel tercih meselesi. Ben inanmadığım bir davayı almam. Sanık suçlu olabilir ama ne kadar suçlu? herkez savunulmayı hakeder. Adam öldürmeden yargılanan bir insanın tahrik, meşru müdafa vs. hükümlerden yararlanması söz konusu olabilir. Uyuşturucu kaçakçılığına katılan bir şahısın savunmasını, çeteyi çökertmesi yönünde hazırlatıp, müvekkilinizin cezasını hafifletirseniz hem topluma yararlı bir hareket yapmış olursunuz hem de müvekkilinizi kurtarırsınız.
Ama yalancı tanık bulup, sahte evraklar mahkemeye sunarsanız, bu artık savunmadan çıkar ve suça iştirake girer. Bu çizgiyi geçmemek gerekir.