PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Türk-İş'in Yeni Yönetimi ve AKP







monica
01-01-2008, 02:31:39
Türk İş'in yeni yönetimi 14 yıl aradan sonra 22 milyon Asgari üçretlinin 2008 yılı üçretleri için ilk kez Şerh koymayarak Hükümet ve İşverenle aynı yönde oy kulandı.
Hükümet ve işverenle aynı yönde oy kulananların maaşlarını merak adiyormusunuz Yeni asgari üçreti yani 435 YTL yi 30'la 40'la çarpmanız gerekir.
Bu ziniyetekilerin tek amacı olabilir iktidara sirin gözüküp siyasete girmek
onların umrundamı asgari üçretli. kurumlar da gidiyor yavaş yavaş, uyanın artık çok geç olmadan.

monica
02-02-2008, 00:32:44
Sendikalar, daha iyi ücret alabilmek için bile hayatın her alanındaki sorunlarla yakından ilgilenmek zorundadır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğü ve bağımsızlığı ve ulusal egemenlik tehlikeye girerse.
Ücret zammı almak mümkün değildir. Türkiye'nin demokratikleşmesi Sağlanmazsa, mevcut üçretlerin korunabilmesi bile olanaklı olmayaçaktır.
Bağımsızlık olmadan demokrasi olmadan. İşçi hakları ve sendikal hak ve özgürlükler olmaz.
Türkiye mollaların yönetimindeki bir İran veye Sudan, uyuşturucu çetelerinin devlete hakim olduğu bir Kolombiya veya insanların Etnik kökenlerine göre saflasıp bir birini boğazladığı bir Yugıslavya'ya dönerse, insan hakları'da demokrasi'de işçi hakları'da,sendikal hak ve özgürlükler'de üçretler de unutulup gidecektir.
Yıldırım Koç. 2003 Eylül Yol-İş Dergisi

monica
15-03-2008, 22:40:26
17 Yil Aradan Sonra Hayat Durdu.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası'na karşı Emek Platformu'nun aldığı karar doğrultusunda,"uyarı amaçlı çalışmama hakkı"nı kullanarak 2saat eylem yapan çalışanlar, dün saat10 itibariyle işi bıraktı. Saat 12'ye kadar süren iş bırakma eyleminin 3 Ocak 1991'de Türk-İş tarafından düzenlenen bir günlük işe gitmeme eylemi, 17 yıl aradan sonra yapılan "en etkili eylem" olarak nitelendirildi.
Türkiye çapında 2 saatliğine işi bırakan çalışanlar, alanlarda ve iş yerlerinde yaptığı açıklamalarla yasanın geri çekilmesini istedi.
Hatanelerden belediyelere, demiryollarınadan havaalanına, temizlik işlerinden okullara kadar 2 saat boyunca hayat durdu.
15/Mart/2008 Hürriyet

milo
15-03-2008, 23:02:36
13 Mart 2008 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Bekir COŞKUN bcoskun@hurriyet.com.tr (bcoskun@hurriyet.com.tr)

http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/2b.jpg

Emekçiler uyuyun...

ŞU yeni yasa ile birçok hakları ellerinden alınırken, işçilere birkaç saat işi yavaşlatma eylemi yetiyorsa, demek ki öyle fazla sorun yapacak bir şey yok.

O zaman bu kravatlarının bir ucunu uzun bağlama eylemi de olabilir...

Ya da hapşırana "Çok yaşa" dememe eylemi olur...

Ne bilelim biz, ayakkabıları çıkartarak "sessiz yürüyüş" eylemi de yapabilirler, ki kimse duymasın.

*

Dünyanın tüm uygar ülkelerinde emekçiler kendi haklarını sonuna kadar savundukları gibi, hukuka, demokrasiye, rejime, ülkelerine de sahip çıkarlar.

İşçi örgütleri güçlü ve saygındır oralarda.

Siyasi iktidarlar emekçi sınıfı asla göz ardı edemezler.

Oysa Türk emekçisi sanki yok gibi...

Televizyonda Tekel'in satılmasını istemeyen işçilerin coplanarak yerlerde sürüklendiğini gördüğümde ve Tuzla'da işçi ölümlerine önlem alınmasını isteyen işçilere biber gazı sıkıldığında, bunları düşünmüştüm.

İşsiz kalmamak ya da ölmemek gibi en kutsal istemlerin yanıtı niçin dayak yemek ve biberlenmekti?..

*

Çünkü bu memleketin emekçileri hiçbir zaman var olmadılar...

İşçiler her zaman işçi sınıfının canına okuyan sağ sermaye partilerine oy verdiler. Hiçbir zaman kendi sınıflarının insanı değillerdi.

Zenginler dahi zaman zaman "solcu" oldular da işçiler olmadılar.

Elbette -denizde damla- emekçi olduğunun farkında olan bir azınlık vardı. Ama çoğunluk dini ve milli duyguları kullanan partilere aldanıp peşlerinden gittiler, kendi kimliklerini ve sınıflarını reddettiler.

İşte; Türk-İş gibi en büyük işçi örgütünü götürüp AKP'ye teslim ettiler emekçiler, enteresan değil mi?

Şimdi o AKP işçi haklarını kırpıyor, tekmeliyor, kesip atıyor.

Emekçileri azarlayıp adam yerine dahi koymuyor.

İyi mi?...

*

O zaman müstehak...

Demokrasilerin iyi yanıdır; her akılsızlık faturasını öder.

Şimdi işi yavaşlatmalı, olmadı kravatların bir ucunu kısa bağlamalı...

Bakalım kim takar emekçileri?...

Kim?...

monica
28-12-2008, 14:32:11
Tam 32 yıldır sendikacılıktan başka hiç bir şey yapmayan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu'nun 10 milyon YTL'lik gayrimenkulü olduğu ortaya çıkmış...
Sendikacılığın bu kadar kazançlı bir iş olduğunu biliyor muydunuz?

Mustafa Mutlu Vatan 24 ARALIK 2008 Sayfa 17

monica
28-12-2008, 16:18:01
TÜRK-İŞ'TE SULAR DURULMUYOR
AKP'nin desteğiyle genel başkanlığı kazandığı ileri sürülen Mustafa Kumlu hakkında muhalif sendikacılar ciddi yolsuzluk iddiaları ortaya attı.
Kulislerde, Kumlu'nun bir sonraki genel kongereye kadar muhaliflerini saf dışı etmeye çalışacağı söyleniyor
Son günlerde Türk-İş Genel Merkezinde tuhaf gelişmeler yaşanıyor.
Olağan Genel Kurulu'nu henüz bir yıl önce gerçekleştirerek genel başkanlık koltuğuna Mustafa Kumlu'yu oturtan Türk-İş'e bağlı sendikalar, üst üste olağanüstü kongrelere gidiyor.
Bu kongrelereden biri de bu pazar Ankara'da yapılacak olan Tes İş Kongeresi olacak.
Sendika genel merkezi, türlü söylentilerle adeta çalkalanıyor.
Bizim kulağımıza gelen ise AKP'nin desteğini alarak genel başkanlık kotuğuna oturduğu iddia edilen Mustafa Kumlu'ya yönelik muhalefet hareketini giderek arttığı yönünde.
İktidara yakın olduğu öne sürülen Mustafa Kumlu hakkında Genel Başkanı olduğu Tes-İş Sendikası'nın bazı şube başkanlarından yolsuzluk iddiaları ortaya atıldı.
Aile gayri menkul zengini
Gectiğimiz günlerde Tes İş'in şube başkanı, mevcut yönetimin 250 milyon YTL'lik harcamasını açıklamasını isterken, Genel Başkan Mustafa Kumlu'nun kendisi, eş, ve çocukları üzerinde tespit edilen yaklaşık 10 milyon YTL'lik gayrimenkul dökümünün de "Nerden çıktığını" sordu.
Ançak Kumlu'ya yönelik muhalif hareket bu kadarla da sınırlı değil.
Bazı etkin sendikacılardan aldığımız bilgilere göre, Genel Başkan'a yönelik tepkiler Türk-İş'e bağlı diğer sendikalarda da yavaş yavaş artmaya başlamış.("mualiflerin önü kesiliyor bizans oyularıyla")
Hatta sendikacılar, sendika genel merkezinde değişikliği olması için kulis faliyetlerini sürdürüyorlarmış.
Deneyimli sendikacılara göre, Kumlu'ya karşı oluşan, tepkinin en önemli nedeni, sendikayı AKP HÜKÜMETİ'ne karşı "ILIMLI MUHALEFET" noktasına getirmesi oldu.
Yeni askeri üçret ve SSGSS Yasa Tasarısı ile ilgili görüş bildirmeyen Tütk-İş yönetiminin, 6 Nisan tarihindeki işçi mitingine katılmama karaı alması ile süpheleri üzerine çektiğini söyleyen sendikacılar, bügün(28 ARALIK Pazar günü) toplanacak Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu'nun alacağı kararların Kumlu ve yönetimi açısından son derce önemli olduğuna dikkat çekiyor.-
SENDİKA YÖNETİMLERİNDE KUMLU tarftarları KUMLU KARŞITLARI
Olrak baş göstern hizip, Genel Merkezi önlem almaya sevk etmiş gibi görünüyor.
Kongreler, Kumlu'nun bir sonraki genel kongreye kadar muhaliflerini saf dışı ederek sendika yönetimlerine kendi yandaşlarını yerleştirme operasyonu olarak değerlendiriliyor.
Çünkü olanğanüstü genel kurula giden 6 sendikanın yöneticileri, Türk-İş Genel Kurulu için belirleyici delege sayısını teskil ediyor.
Yeniçağ 28-Aralık-2008 Sayfa 9
M.E.Sezen Notu: 27/12/2008 Günü olağn üstü genel kurula gidilen İzmir Yol-İŞ 1 nolu Şube Başkanımız BÜLENT ZENGİNOBUZ Etik değer yargılarının cesaretinin,Emperyalist güçlererin sendikal mücadelenin güclenmesine engel olan bunu gören ve yukarıya arz ederim, övgüler, alıkışlar ,yalakalık yapmadığı için düsüncelerini acıklamakdan korkmadığı için bu yaptırımla karşılaşmıştır. iNSAN Hele sendikacılığa soyunan kişiler yaşamın pasif susmuş korkak sorunların çözümünden korkan bunları başkasından bekleyen çıkarcı bencil yaşamın zorluklarına karşı verilen insansı mücadelenin coşkusuyla dolu olmadıkca bir nesne olmaktan öteye gidemez ve sendikacılık yapamaz.
HAKBELLENEN YOLDA GERKİRSE YANLIZ YÜRÜNECEKTİR. Tefik Fikret

monica
30-05-2009, 22:05:34
http://www.ayrintilihaber.com/images/news/31431.jpg
EMEKÇİLERDEN 1 SAATLİK EYLEM!
" KRİZİN FATURASI EMEKÇİYE KESİLİYOR"

22 Mayıs 2009 Cuma 16:43
KAMUDAKİ TİS"LERDE İŞÇİLERİN TALEPLERİNİ KARŞILAMAYAN AKP"YE VE SÜRECİ SESSİZ BİR ŞEKİLDE GEÇİRMEYE ÇALIŞAN TÜRK-İŞ"E İŞÇİLERDEN UYARI GELDİ
Kamu toplu iş sözleşme görüşmelerinin başlamasının üzerinde 5 ay gibi bir süre geçmesine rağmen hâlâ bir sonuç alınamaması üzerine işçiler eylem yaptı.
Petrol-İş üyesi işçiler, TPAO Genel Müdürlüğü, BOTAŞ Genel Müdürlüğü, Batman TPAO, Elmadağ MKE Barutsan Roket ve Patlayıcı Fabrikası"nda ve BOTAŞ Doğal Gaz İşletmeleri"nde bir saat iş bırakma eylemi yaptı.
Hâlâ ücret konusunda bir teklif vermeyen AKP Hükümeti"ni ve görüşmelerin başlamasının üzerinden 5 ay geçmesine rağmen sessiz kalan Türk-İş"i uyaran işçiler, mücadelenin yükseltilmesini istediler.
MÜCADELE PROGRAMINA LAZIM
Ankara"da da Petrol-İş üyeleri kamu toplu iş sözleşmeleriyle ilgili talepleri için işyerleri önünde basın açıklamaları yaparak, işe bir saat geç başladılar.
Petrol-İş üyesi işçiler, dün sabah TPAO Genel Müdürlüğü, BOTAŞ Genel Müdürlüğü, BOTAŞ Doğal Gaz İşletmeleri Direktörlüğü önünde servislerinden inerek işyerleri önünde basın açıklaması yaptılar. Tüm sendika üyelerinin katıldığı eylemlerde işçiler, hükümete ve Türk-İş"e “taleplerimizi duyun” dediler.
TPAO Genel Müdürlüğü önünde yapılan eylemde konuşan Petrol-İş Ankara Şube Başkanı Mustafa Özgen, TİS görüşmelerinin başlamasının üzerinden 5 ay geçmesine rağmen taleplerine yanıt alamamalarına tepki gösterdi. Türk-İş"in sadece diplomasiyle sonuca ulaşamayacağını söyleyen Özgen, “Onun için, krizin faturasını ödemeye karşı çıkan bir duruşla, 125 işyeri ve işletmeyi kapsayan, grev hakkı olan olmayan ayrımı yapılmadan, kazanılmış haklarımızı koruyan, ücretlerimizin reel olarak arttırılmasını sağlayan ve işyerlerindeki sorunların çözümünü hedefleyen toplu iş sözleşmelerinin bir önce bitirilmesi için etkin bir mücadele programına ihtiyaç var” diye konuştu.
Ayrıca, Elmadağ MKE Barutsan Roket ve Patlayıcı Fabrikası"nda da sabah işçiler servislerinden inerek basın açıklaması yaptıktan sonra bir saat geç işbaşı yaptılar.
TALEPLERE YANIT GELMEDİ
Petrol-İş Batman Şubesi de 2009-2010 TİS görüşmelerine ilişkin TPAO Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Petrol-İş Batman Şube Başkanı Mehmet Doğu, sendika yöneticileri, İl Genel Meclis Üyesi Salih Aktan ile TPAO"da çalışan işçiler katıldı.
Petrol-İş Batman Şube Sekreteri Mustafa Tekik, 2009-2010 TİS görüşmelerine başlanmasının üzerinden 5 ay geçmesine rağmen hükümetin ve kamu işveren sendikaları tarafından şu ana kadar çözüme ilişkin ciddi bir öneri sunulmadığını belirtti.
Kaynak
http://www.ayrintilihaber.com/news_detail.php?id=36447&uniq_id=1244073439

monica
20-06-2009, 22:50:59
Çarşıya değil, sokağa 20-Haziran-2009 Yalcın Doğan

BİNAYI işçiler basıyor. Türk-İş’e bağlı işçiler, Türk-İş’in bölge binasını basıyor. Türk-İş’e bağlı işçiler, Türk-İş’e kızgın.


Türk-İş kamu kesimi işçileri için yüzde 12 zam istiyor. Sadece bu hükümetin değil, bütün hükümetlerin "işçiye enflasyon üzerinde zam verdiğini" hatırlatan Türk-İş, bu hükümetin de bu yönde sözü olduğunu söylüyor.

Buna karşılık, hükümet yüzde 3 zam öneriyor. İlk yıl yüzde 3, ikinci yıl yine yüzde 3. Nedeni çok açık, ekonomik kriz.

Şimdiki Türk-İş Başkanı AKP desteğiyle göreve geliyor. Toplu pazarlık masasında o destek işe yaramıyor. En sıkışık durumda olan Türk-İş Başkanı.

Başkan ne çarşıya, ne sokağa çıkabiliyor. Çarşıya çıksa, işçiler ayaklanacak, "nereden buluyorsun parayı" diyerek. Sokağa çıksa, hükümet "hoop, ne oluyoruz" diyecek.

Toplu pazarlıkta pazarlık bir süre daha devam edecek. HaberinTamamı:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11906227.asp?yazarid=91
M.E.Sezen: Kırizi bahane ederek emekçilerin keriz yerine konulmasına musade etmeyelim.

mahfuz
03-08-2009, 17:32:24
bende kamuda çalışmakta olan bir işçiyim ama her nedense Devletin yasalarında olan haklarımı bile kurumun MEMURLARINDAN alamıyorum.., Devletin verdiği hakkı Memur gasp ediyor ve ben HAKKIMI ARIYAMIYORUM..
bunun Ak parti ile veya Devlet ile ne alaksı var ??? maaşlarımız bile çıplak ücret halinde ödeniyor... bürüt ücret. net ödenen ve bu maaş bodrosunuda bilgisayar çıktısı şeklinde basit bir kağıt parçası ile veriliyor ...Memurların maaşı Printır dan çıkıyor bunuda mı AK parti söylüyor ?? MSGSÜ burası kamu kurumu bütün sözleşmeli personel ve işçiler bu uygulamalara uğruyor ama Memur baskısından korkusundan ve haklarını aramayı da bilemediklerinde bu sıkıntılara çaresiz boyun eğiyorlar...

Av.Engin Oğuz
03-08-2009, 17:59:21
Şimdi yeni moda bu sn. mahfuz,
altınız ıslansa iktidardan bileceksiniz.
E moda yakışandır demişler...

monica
10-05-2010, 23:34:16
4/C Rezaleti
Mümtaz Soysal
10 Mayıs 2010
MUSTAFA ÇAKIR’IN dünkü haberi, var olan bir rezaletin üstüne yenisinin eklenmekte olduğunu duyurmaktaydı: Kapatılan ya da birleştirilen belediyelerdeki 16 bin işçinin 4/C’li yapılmak istenmesinin ardından şimdi de başka belediyelerde çalışmakta olan 170 bin belediye işçisinin daha aynı statüye geçirilmesi düşünülmekteymiş.
Bunun anlamı, yerel yönetimler için geniş bir taşeronlaştırma dalgasının gelmekte olmasıdır.

Yani, kamu hizmeti olarak belediyelerce görülen bir yığın iş şirketleştirilecek ve kadrolu ya da sözleşmeli olarak çalışmakta olan on binlerce insan başka kamu kurumlarında kısa bir süre çalıştırıldıktan sonra büsbütün işsiz bırakılıp kapı önüne konacak demektir. Belediyelerde personel fazlası varmış, sayıyı azaltmak için bundan başka çare yokmuş.
"m.e.sezen caresizlerin caresi AKP Gelsin fasulyeler, mercimekler"
Kaynak Haberin tamamı :http://www.ilk-kursun.com/2010/05/4c-rezaleti/