PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvuru







Av.Başak Şahin
13-12-2007, 14:56:46
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvuru
1. Kimler Başvurabilir?
(AİHS Madde 33,34)
Sözleşmeye taraf olan her devlet diğer sözleşmeye taraf devlet yada devletlere isnat edebileceğine kanaat getirdiği herhangi bir ihlalden dolayı başvurabilir.
Her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya kişi grupları, sözleşme ve protokollerde tanınan hakların sözleşmeye taraf devletler tarafından ihlalinden zarar gördüğü iddiasıyla mahkemeye başvurabilir. Sözleşmeye taraf devlet, bu başvuru hakkının etkin bir şekilde kullanılmasına hiçbir suretle engel olmamayı taahhüt ederler.

2. Başvurunun Kabul Edilebilirlik Koşulları
(AİHS Madde 35)
a) İç hukuk yolları tüketilmelidir. Örneğin idari disiplin cezası içeren kararlar için itiraz, iptal, gerekirse istinaf, temyiz yollarına; adli ve cezai kararlar için istinaf, temyiz yollarına gidilmelidir. Bazı kararlar için itiraz veya temyiz yolu kapalıdır. Yine olağanüstü kanun yollarına şartlar varsa gidilmelidir. Ancak tüm iç hukuk yolları tüketildikten sonra AİHM'ne başvuru mümkündür.
b) İç hukuk yollarıyla nihai kararın verilmesinden itibaren 6 aylık süre içerisinde başvuru yapılmalıdır.
c) 34. maddeye göre yapılan kişisel başvurularda, başvuru imzasız olmamalıdır.
d) Başvuru AİHM tarafından daha önceden incelenmiş olmamalıdır.
e) Başvuru, uluslararası diğer bir soruşturma veya çözüm merciine sunulmuş başka bir başvurunun konusuyla esas itibariyle aynı olmamalı, eğer aynıysa yeni olaylar içermelidir.
f) 34. maddeye göre yapılan kişisel başvurular sözleşme ve protokollerin hükümleri dahilinde yapılmalı, AİHM'ye göre açıkça dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının suistimali niteliğinde görülmemeli.

Buna göre, AİHM başvuda yapacağı inceleme ile kabuledilemez bulduğu her başvuruyu, yargılamanın her aşamasında reddedebilir.

3. AİHM'ye Başvuru Konuları
AİHM'ye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Protokolleri kapsamındaki konularda bir ihlal sözkonusu ise başvurulabilir. Bunun dışındaki başvurular reddedilecektir.
AİHS ve protokollerin maddi hükümlerinin başlıkları:

1950 Tarihli Sözleşme
Madde 2: Yaşama hakkı
Madde 3: İşkence yasağı
Madde 4: Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı
Madde 5: Özgürlük ve güvenlik hakkı
Madde 6: Adil yargılanma hakkı
Madde 7: Cezaların yasallığı
Madde 8: Özel hayatın ve aile hayatının korunması
Madde 9: Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü
Madde 10: İfade özgürlüğü
Madde 11: Dernek kurma ve toplantı özgürlüğü
Madde 12: Evlenme hakkı
Madde 13: Etkili başvuru hakkı
Madde 14: Ayırımcılık yasağı

1 numaralı Protokol:
Madde 1: Mülkiyetin korunması
Madde 2: Eğitim hakkı
Madde 3: Serbest seçim hakkı

4 numaralı Protokol:
Madde 1: Borçtan dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılma yasağı
Madde 2: Serbest dolaşım özgürlüğü
Madde 3: Vatandaşların sınır dışı edilmeleri yasağı
Madde 4 : Yabancıların topluca sınır dışı edilmeleri yasağı

6 numaralı Protokol:
Madde 1: Ölüm cezasının kaldırılması

7 numaralı Protokol:
Madde 1: Yabancıların sınır dışı edilmelerine ilişkin usuli güvenceler
Madde 2: Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı
Madde 3: Adli hata halinde tazminat hakkı
Madde 4 : Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı
Madde 5: Eşler arasında eşitlik

12 numaralı Protokol:
Madde 1: Ayırımcılığın genel olarak yasaklanması
(Sözleşme ve protokol metinleri için http://www.inhak-bb.adalet.gov.tr/aihs/aihs.htm linkini ziyaret edebilirsiniz.)

4. AİHM'ye Başvuru İçin Gerekli Belgeler
a) Başvuru formu
Bu formu, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Bilgi Bankası'nın http://www.inhak-bb.adalet.gov.tr/aihm/form.pdf linkinden edinebilirsiniz. Ayrıca başvuru formu ile ilgili açıklayıcı notlar aynı sitenin http://www.inhak-bb.adalet.gov.tr/aihm/not.pdf linkinde yer almaktadır.

Bu formda yer alan bilgiler:
- Başvurucunun ismi, doğum tarihi, milliyeti, cinsiyeti, mesleği, adresi
- Varsa temsilcisinin ismi, mesleği, adresi
- Kendisine karşı başvuru yapılan yüksek sözleşmeci taraf(devlet)
- Olayların özlü anlatımı
- Öne sürülen ihlallere ve dayanaklarına ilişkin özlü bir açıklama
- AİHS'nin 35. maddesinin 1. fıkrası ile konan kabul edilebilirlik koşullarının yerine getirildiğini gösterecek bilgiler (iç hukuk yollarinin tüketilmesi ve altı aylık süreye uygunluk)
- Başvurunun amacı ve başvurucunun AİHS'nin 41. maddesi uyarınca isteyebilecegi hakkaniyete uygun tatmin konusundaki talebin genel çizgileri

b) Başvurunun konusuna ilişkin belgelerin ve özellikle yargısal olsun veya olmasın ilgili kararların örnekleri.
Bu belge ve kararlarının asılları gerekli değildir, örnekleri yeterlidir. Başvuru formunun IV. kısmında ifade edilen iç hukuk yollarının tüketilmesi ve nihai karardan itibaren 6 aylık süre içinde başvurunun yapıldığına dair belgelerin, bu başvurudaki konuların başka bir uluslararası makama sunulup sunulmadığına ilişkin belgelerin örnekleri ile AİHM'nin gözönünde bulundurmasını istediğiniz gerekçeleri ile birlikte tam metin olarak karar,hüküm, ifade, tutanak örnekleri eklenmelidir.

5. Başvuru ile Elde Edilmek İstenen Amaç, Talep
AİHM'nin, başvuruya konu olan kararı, hükmü iptal etme, geçersiz kılma gibi bir yetkisi yoktur. AİHS'nin 41. maddesine göre, AİHM, AİHS ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili sözleşmeye taraf devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder. Başvuruda bu hükme uygun bir talep belirtilmelidir.

6. Başvuru Dili
AİHM’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Ancak başvuruların sözleşme tarafı devletlerin resmi dillerinden birinde sunulması mümkündür. Yukarıda linkte verilen başvuru formu Türkçe doldurulabilir. Başvurunun kabul edilebilir olduğu açıklanınca, iki resmi dilden (ingilizce veya Fransızca) birinin kullanılması gerekmektedir, ancak bu aşamadan sonra da daire/Büyük Daire müsaade ederse başvuru yapılırken kullanılan dil kullanılmaya devam edilebilir.

7. Başvuru İçin Bir Avukat Gerekli midir?
Bir avukat tarafından temsil edilmeksizin bireysel başvurucular kendileri başvuru yapabilirler. Ancak bir avukat tarafından temsil edilmeleri önerilmekte, ayrıca başvurunun kabul edilebilir olduğu açıklandıktan sonra yada duruşmalarda avukat tarafından temsil edilmeleri istenebilmektedir. Avrupa Konseyi'nin yeterli kaynakları bulunmayan başvurucular için bir adli yardım sistemi bulunmaktadır.

8. Başvuru Nereye Gönderilecektir?
Başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yazı işleri müdürlüğüne postayla yada faksla gönderilir.
Adres:
Le Greffier de la Cour Européenne des Droits de l'Homme
Conseil de l'Europe
F-67075 STRASBOURG CEDEX

Faks: (0) 3 88 41 27 30

Edut
22-11-2008, 22:28:57
Merhaba,
Sitenin yeni Üyelerindenim ve Avrupa insan hakları mahkemesine başvuru için gerekli belgeleri yazdığınız bu başlık gerçekten çok yararlı. Bunun için öncelikle teşekkür ederim.

Asıl merak ettiğim şey şu ki internette uzun süre aramama rağmen birşey bulabilmiş değilim;

Bildiğim kadarıyla borç nedeniyle insanların evlerine haciz gönderilmesi Avrupa da yaygın bi uygulama değil. Avrupa ülkelerinde genel olarak insanlar kısa sureli bir ceza yatıp çıkıyorlar ancak Türkiye'de insanların yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli olan tüm eşyalarına el koyulabiliyor. Bu nedenle Türkiye'de bu uygulamanın devam ediyor olması Avrupa insan hakları mahkemesinin kararlarından herhangi birine aykırı değilmidir?

Ben avukat değilim kusura bakmayın ve şu anda bir üniversite öğrencisiyim, yani tahmin edebileceğiniz gibi durumu bir avukata danışabilecek kadar durumum yok.

İstediğim şey bu konuda AİHM'e dava açmak ya da bir şekilde bunun yanlışlığını kanıtlamak.Sizin yorumlarınızı almak istedim.

Şimdiden teşekkürler.

selahattinşerbet
11-12-2008, 00:56:17
Öncelikle bana vereceginiz yanıt için şimdiden teşekkür ederim.
Şuan danıştay da karar düzeltme başvurusunda bulunduğum bir dava dosyam var,ancak;emsallerine ret geldi ve banada ret geleceği kesin gibi.. Bununla ilgili AİHM'ne başvurmak için dava dosyası dilekçe örneğine ihtiyacım var!
Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.

Renaissance
20-12-2008, 01:51:40
Merak ettiğim konu. Ben zorunlu askerlik görevimi yerine getirdikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açabilirmiyim? Yoksa geçmiş olsun artık iş işten geçmişmidir?

merzice
10-03-2009, 21:18:27
mrb lar ben danimarkada ikamet eden biriyim 30-11-2006 tarihinde bir is kazasi gecirdim bi kaza sonucunde bir gozumu kaybettm bir gozumde yuzde 30 goruyor ve suclu fabrika cikti hatasini kabul ediyor biz sozlu anlasma yaptik ama anlasmaya uymadi avukatim tam tesekkullu calismiyor 2 seneden fala oldu hala tazminat alamadim hakkim varken halen beklemedeyim bu davayi ahim e dava acma olasigim ne kadar lutfen bana acil yardim edin cvp verin benim ne yapmam gerekiyor
saygilar

darknessemperor
18-04-2009, 00:10:19
Merak ettiğim konu. Ben zorunlu askerlik görevimi yerine getirdikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açabilirmiyim? Yoksa geçmiş olsun artık iş işten geçmişmidir?

Hukukcu değilim ama çok iyi biliyorum ki (Hukukcu arkadaşlar ne der orasını bilemem onlar varken ahkam kesmek bana düşmez ama genede bilgi amaçlı yazayım)askerliğe başlarken ve bitirirken bir sürü kağıda imza atıyorsun.Orada zaten daha sonra hiçbir yasal hak aramayacağına dair hükümlerde var.O yüzden veremezsin gibime geliyor.

D.AYBEK
28-12-2009, 17:12:52
İyi akşamlar problemim çıkmaza doğru gitmekte. sizlerden belli konularda yardım almak istedim. Evleneceğim insan 4 yıl önce türkiyeye vizeli giriş yapıyor. Çalışmak amacı ile geldiği ülkemizde bir ailenin yanına bakıcı olarak giriyor. Fakat verilen sözler tutulmuyor. oturma izni yapılacağı söyleniyor fakat kaçak konuma düşene kadar bu konuyla ilgilenilmiyor. sonrasında çıkan bir tartışmada pasaportuna el konularak evden kovuluyor.bakmak zorunda olduğu bir ailesi var cesaret edip teslim olmuyor bu böyle bu güne kadar geliyor. emniyet sarayına gidip bu konuyu konuştum yapacak bir şey yok deport olup ülkeine döecek yada ceza parası verilecek denildi. dava açılamazmı diye sorduğumda kime ve niye? olduğu soruldu. gerekli cezaları zaten şahıslar alacak denildi. yani bir insanın isteği dışında kaçak konuma düşürülmesi pekte önemli değil (kaçak konuma düşüren aileye para cezası verilecekmiş ama yinede nişanlım ceza parası verdikten sonra ülkesine yollanacakmış)Türkiye sınırları içinde hukuki yoldan çözmem mümkünmü?? yoksa insan hakları mahkemesi mi??
bu olay bize 5,000 liraya patlıyor.şu şartlar altında evliliğimiz 20,000 lirayı geçiyor.ülkemde evlenmek daha çok mutlu ederdi...Ama imkansıza yakın.
hoş bi durum değil. bu konuda fikirleriniz ve önerileriniz nedir?? nasıl bir yol izlemem gerek?
şimdiden teşekkür ederim...
Not: Pasaport hala ailede duruyor

Ulkesrot
07-01-2010, 23:49:16
İyi akşamlar problemim çıkmaza doğru gitmekte. sizlerden belli konularda yardım almak istedim. Evleneceğim insan 4 yıl önce türkiyeye vizeli giriş yapıyor. Çalışmak amacı ile geldiği ülkemizde bir ailenin yanına bakıcı olarak giriyor. Fakat verilen sözler tutulmuyor. oturma izni yapılacağı söyleniyor fakat kaçak konuma düşene kadar bu konuyla ilgilenilmiyor. sonrasında çıkan bir tartışmada pasaportuna el konularak evden kovuluyor.bakmak zorunda olduğu bir ailesi var cesaret edip teslim olmuyor bu böyle bu güne kadar geliyor. emniyet sarayına gidip bu konuyu konuştum yapacak bir şey yok deport olup ülkeine döecek yada ceza parası verilecek denildi. dava açılamazmı diye sorduğumda kime ve niye? olduğu soruldu. gerekli cezaları zaten şahıslar alacak denildi. yani bir insanın isteği dışında kaçak konuma düşürülmesi pekte önemli değil (kaçak konuma düşüren aileye para cezası verilecekmiş ama yinede nişanlım ceza parası verdikten sonra ülkesine yollanacakmış)Türkiye sınırları içinde hukuki yoldan çözmem mümkünmü?? yoksa insan hakları mahkemesi mi??
bu olay bize 5,000 liraya patlıyor.şu şartlar altında evliliğimiz 20,000 lirayı geçiyor.ülkemde evlenmek daha çok mutlu ederdi...Ama imkansıza yakın.
hoş bi durum değil. bu konuda fikirleriniz ve önerileriniz nedir?? nasıl bir yol izlemem gerek?
şimdiden teşekkür ederim...
Not: Pasaport hala ailede duruyor

Anladığım kadarıyla aihm başvurusu sözleşmeye taraf olan devletin karşısında bir durumda olduğunuzda başvurabileceğiniz bir yer. Bunun için de, lokal olan tüm adli başvurularınızın tükenmiş olması, yani sizin Türkiye'deki bütün yargı yollarını denemiş olmanız gerekir. Oysa sizin durumunuzda sadece iddialarınız var ve bununla alakalı herhangi bir mahkeme başvurunuz vesair olmamış... bir de bildiğim kadarıyla 1 yıldan fazla kaçak olarak Türkiye'de kalanlar deport edilmiyorlar. Yanlışımız varsa hukukçularımız düzeltirler.

Saygılar

mchncl
14-01-2010, 17:30:43
Olmayan bir soykırımı tanıyarak fransanın ülkeler nezdinde turkiyenin imajını zedelemiş olması ve ermenilerin haksız ithamları konusunda fransa ve ermenistan yada ilgili kişiler aihmde dava edilebilir mi?

Milli bir dava oldugundan danışmanlık konusuna girmediğini düşünmenizi istiyorum cüretimi bağışlayın.

cancel
02-02-2010, 22:20:18
Merhabalar benim bir kaç sorum olacak cevaplarsanız sevinirim..
Avrupa insan hakları mahkemesine başvuru için gerekli olan 6 aylık süreyi beyin kanaması geçirdiğimden olaylara vakıf olamadım ve bu 6 aylık süreyi geçirdim bu sürenin mazeretimden dolayı uzatılma imkanı var mı?
Sayıştay mahkemelerini ve yüksek mahkemelerini avrupa insan hakları mahkemesine şikayet etme imkanı var mı?
AİHM'e başvurduğumda talebim reddedilirse bir tazminat ödermiyim?

bilwomen
08-02-2010, 09:46:04
ben 4/ c li olarak 4 sene çalıştım. sonra bizim danıştay tarafından sözleşmemiz fesh edildi. Bizlerde dava açtık kişisel olararak. Benim idare mahkemesinde davam 2,5 ayda sonuçlandı ve kaybettim sonra davam danıştaya temyize gitti ve orada da tam 1 sene sonra sonuçlandı orada da kaybettim. sonra karar düzeltmeye gittim. İşin ilginç tarafı 11 günde davam sonuçlandı vo şansızlığım devam etti ve oradada kaybettim. Fakat benimle aynı şartları taşıyan ve kazanan arkadaşlarımız görevlerinde. Ama ben kaybettiğim için görevde değilim. Kazanan arkadaşlarımız emsal sonuçlarını davama koymuştum ama olmadı. Şİmdi AİHM başvursam olur mu, kazanma şansım var mı? Bir de AİHM bir dava kaç yıl sürer? Benim başvuru için 6 aylık sürem dolmadı ama ben artık hukuka güvenmiyorum. Türkiye 'de 11 günde dava belli olabiliyor

savas99
16-04-2010, 14:08:33
tüm hukuk yollarını beş yılda tükettim.Hatta yetinmedim T.B.M.M İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna iki defa başvurdum.Hala susuyorlar.

overty
17-06-2013, 10:10:40
Merhaba hukukİ.net ben avrupa İnsan haklari mahkemesİne baŞvuru yapmak İstİyorum ama nasil baŞvuru yapacaĞimi nereye baĞvuracaĞimi bİlmİyorum bana bu konuda bİr avukat abİlerİmİz yardimci olabİlİrmİ davamda hakliyim belgelerİmde var yardim beklİyorum

bipolar
03-12-2013, 02:30:34
Merhaba...

Ben müşteki ve davacı sıfatıyla tam 10 yıldır hukuk mücadelesi veriyorum. İlk etapta 7 yıl boyunca süren Ceza ve Tazminat davalarımın hepsi lehime kararlar verdi. Ancak lehime sonuçlanan tazminat davası kararından sonra davalı taraf ilgili mahkemenin karar tebliğini alır almaz önceki yıllarda ihtiyati tedbir konulan mal varlığını başka şahıslara sattığı veya mal kaçrdığı için ben bu davadan alacaklı olduğum tazminatı alamadım.

Daha sonrasında tasarruf iptali davaları açtım ama kendi vekilim bana sormadan ve benden ibraname almadan karşı tarafla anlaşarak davalarımdan feragat etti. Sonuç olarakta ben bu yüzden zarar gördüm.

Ancak burada büyük bir sorunla karşı karşıyayım. Kendi vekilim bu tazminat mahkemesinin karar tebliğini aldıktan tam 1 hafta sonra karşı tarafın mal varlığına icra işlemi başlatmış. Ancak o esnada karşı taraf çoktan mal satışı yapmış veya mal kaçırmış. Benim burada anlamadığım şey tarafımızın yasal olarak 15 günlük icra takibi süresi varken karşı taraf nasıl mal satışı yapabilir veya nasıl mal kaçırabilir ?

Vekilime göre burada kendi hatası veya ihmali yok. Çünkü Mahkemenin karar tebliğini aldıktan sonra 15 gün içinde icra takibi yapabilirmiş. Ama hukuka göre karşı tarafında burada bir hatası veya kusuru görünmüyor. Çünkü onlarda mal varlıklarına konulan İhtiyati Tedbir süresinin dava sonuna kadar geçerli olduğundan bahisle yasal olarak mal satışı yaptıklarını savunuyorlar. Hukuka göre burada ne vekilim ne de karşı taraf hatalı görünmüyor. Adalet Bakanlığına göre İhtiyati Tedbir Süresi dava sonuna kadar geçerli olduğundan ve dolayısıyla bu süre dava sonuçlandıktan sonra kendiliğinden kalktığından bu konuda kimse hatalı değilmiş.

Ama böyle bir gerekçe bana kabul edilebilir gelmiyor. Bana göre ya vekilimin dediği gibi burada bir hukuk açığı var yada başka avukatların söylemine göre kendi vekilimin ihmali var. Bazı avukatlara göre vekilim ilgili mahkemenin karar tebliğini aldıktan sonra karşı tarafın mal varlığına icra takibi yapmak için 1 hafta beklememesi gerekirmiş. Ama Vekilim icra işlemini yapmak için 15 günlük sürem vardı diyor. Karşı tarafta biz yasal hakkımızı kullandık mal kaçırmadık ihtiyati tedbir süresi sona erdiğinden bu tedbiri kaldırıp yasal olarak mal satışı yaptık diyor.

Özetle bu konuda ki hatayı veya kusuru ne vekilim, ne de karşı taraf kabul etmiyor. Ayrıca Adalet Bakanlığı CİGM de bu noktada kimseyi kusurlu bulmuyor. Peki öyleyse bu davaları açmak, mahkeme masraflarını ödemek, ihtiyati tedbir masraflarını ödemek ve yıllarca adliyelere duruşmalara gidip gelmek ne anlama geliyor ? Ben bu davalar için gerekli olan herşeyi yerine getirdim. Kendime bir avukat tuttum. Mahkemeye gerekli olan bütün belge ve delilleri temin ettim. Yapmam gereken harcamaları yaptım. Davaların en başında karşı tarafın mal varlığına ihtiyati tedbir koydurdum. Ve bu dava yedi yıldan fazla sürdü. Ve lehime sonuçlandı. Ama o kadar basit ve kabul edilemez bir nedenle mal satışı yapıldı ki bunca yıllık hukuk mücadelem boşu boşuna yapılmış oldu. En tuhafı da bu olayda kimsenin bir hatasının olmaması. Bir ihtiyati tedbir kararı dava sonuna kadar geçerliyse ve karşı taraf her şekilde bu mal varlığını elinden çıkarabiliyorsa ne anlamı var ihtiyati tedbir koydurmanın. Davacı tarafın yasal olarak 15 günlük icra takibi süresinin olmasının da ne anlamı var? Adeta bir çocuk oyuncağı gibi kolayca hukukun elinden kaçılabiliyor. Ve hukuk bunu yine bireye yani vatandaşa yüklüyor. Sanki çok basitmiş gibi Tasarrufun iptali davası aç diyorlar. Bu noktada harcanacak olan para, dava sürecinin uzamasını ve benzeri gibi konular adeta hiç umursanmıyor. Ama belirttiğim gibi 7 yıl süren bu davaları ben sembolik olarak kazanmış oldum. Bütün yasal prosedürleri yerine getirmiş olmama rağmen yok yere hukuk süreci uzadı ve ben ekonomik olarak yıpratıldım. En kötüsü de kendi vekilim benim bilgim ve rızam dışında tarafımdan ibraname almadan tasarrufun iptali davalarımdan feragat etti. Bu nedenle enson kendi vekilimle davalık oldum. Ayrı ayrı soruşturmalar, ayrı ayrı ceza ve hukuk davaları hala ağır aksak devam ediyor. Ama ortada bir sonuç yok. Önce Adalet Huzurunda haklı bulunuyorum ve davalarımın hepsini kazanıyorum ama hukukun açığı gibi veya kendiliğinden oldu bitti gibi bir gerekçeyle ben bu davaları sembolik olarak kazanmış oluyorum. Lütfen bu konuda yapabileceğim birşey varsa yardımcı olunuz. Ben iç hukuk yollarını tüketmeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki bu davalar çok uzun yıllar sürecek ve ben belki de hayatımın 15 yıldan fazlasını bu hukuk sürecine adamış olacağım. Bilmek istediğim sadece mal kaçırma konusuyla ilgili ne yapmam gerektiğidir. Burada hukuken vekilimin bir hatası yok, karşı tarafında hukuken bir hatası yoksa ve bu konuda Adalet Bakanlığı CİGM de kimseyi hatalı bulmuyor. İhtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmıştır gibi bir gerekçe sunuluyor. O halde burada vekilimin dediği gibi hukuk açığı var. Bu konuda ben ne yapmalıyım? Nereye kime dava açmalıyım. Çünkü benim davamı kaybetmeme sebep olan asıl konu budur. Saygılarımla.

mnkaya
09-01-2016, 20:55:35
Selam arkadaşlar,

Çok fazla aramama rağmen AİHM tarafından sonuçlandırılmış davaların sonuçlarına nereden ulaşabileceğimi bir tüürlü bulamadım. davalar benim adıma değil şu an tutuklu bulunan bir yakınım adına. Şu an elimde davalara ilişkin başvuru tarihleri ve başvuru no (ya da dosya no nasıl adlandırıldığını bilmiyorum) var.

Konuyla ilgili bilgi verebilirseniz çok sevinirim. Teşekkürler.

SAYGILIER
25-12-2017, 12:03:51
Avrupa insan hakları mahkemesinde hükümetin tek taraflı deklerasyonu (unilateral declaration ) sonrası süreç nedir bilen varmı? Teşekkürler.