PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Yasadışı telefon dinleme







izgem
24-11-2004, 16:59:13
Merhaba,

yasadışı telefon dinleme konusunda Yargıtay kararı ya da kaynak kitap önerebilecek olan meslektaşların yardımını rica ediyorum.

Av.Tayfun Eyilik
25-11-2004, 08:00:11
4422 SAYILI ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
Bakanlar Kurulu Karar Numarası ve Tarihi: 2000/1820 - 9.11.2000
Dayandığı Kanun Numarası ve Tarihi: 4442 - 30.7.1999
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 26 Ocak 2001 - Sayı: 24299

KANUN NO: 4422
ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KANUNU
Kabul Tarihi: 30 Temmuz 1999
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 1 Ağustos 1999 - Sayı: 23773
5. t. Düstur, c. 39 - s.


zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.

Av.Tayfun Eyilik
25-11-2004, 08:05:28
T.C.
YARGITAY
8. CEZA DAİRESİ
E. 2000/20551
K. 2000/20678
T. 11.12.2000
• CÜRÜM İŞLEMEK İÇİN TEŞEKKÜL OLUŞTURMAK VE TELEFON MUKALEMATI MAHRUMİYETİNİ İHLAL ( Sanığın Yasal Olmayan Yollardan Telefon Dinleyerek İsteyenlere Vermesi )
• TELEFON MUKALEMATI MAHREMİYETİNİ İHLAL VE CÜRÜM İŞLEMEK İÇİN TEŞEKKÜL OLUŞTURMAK ( Sanığın Gayrimeşru Yollardan Telefon Dinleyerek İsteyenlere Vermesi )
• TELEKULAK DAVASI ( Cürüm İşlemek İçin Teşekkül Oluşturmak ve Telefon Mukalematı Mahremiyetini İhlal Suçlarının Oluşması )
• AZMETTİRME ( Numaralarını Verdikleri Telefonları Diğer Sanığa Gayrimeşru Yoldan Dinleten Sanıklar )
2709/m.20 <tc2709.htm>,22 <tc2709.htm>
765/m.195 <tc765.htm>,195 <tc765.htm>/2,313 <tc765-e1.htm>/1
ÖZET : Sanık ( N )'nin danışmanlık bürosu kurup beraber çalıştıkları diğer sanıklarla birlikte; kendilerine müracaat eden kişilerin ( sanıkların ) bildirdikleri kişileri izlemenin dışında yasal olmayan yollardan telefonlarını dinlemek ve elde ettikleri dinleme kasetlerini dinleme yapılmasını isteyen sanıklara vermek biçiminde oluşan eylemleri TCK. nun 195/2. madde ve fıkrası dışında aynı Yasanın 313/1. madde ve fıkrasında tanımlanan suçu oluşturur.
Çeteye müracaat ederek izletme gereği duyduktan mağdurların telefonlarını dinleten sanıkların eylemi ise TCK. 195. maddede tanımlanan suça azmettirmektir.
DAVA : Cürüm işlemek için çete oluşturmak ve telefon mukalematı mahremiyetini ihlal etmekten sanıklar Neşe, Duygu, Mehmet Nuri, Murat, Meliha, Sümer'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma, sanıklardan Meliha, Sümer, Duygu'nun cezalarının ertelenmesine dair ( istanbul 5 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi )nden verilen 9.5.2000 gün ve 202 Esas, 104 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık M. Nuri ile diğer sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 26.9.2000 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
KARAR : 1- Sanıklar Neşe, Murat, Duygu, Meliha ve Sümer haklarındaki hükümlerin incelenmesinde;
Sanık Neşe'nin "Eylül Gözler" adıyla danışmanlık bürosu kurduğu, diğer sanıklar Murat ve Mehmet Nuri ile beraber çalıştıkları, Neşe'nin para karşılığında sanıklar Sümer'in hizmetçisinin, Duygu'nun eşinin ilişkide bulunduğu söylenen kadının Meliha'nın bu kişinin eşinin ilişkide bulunduğu iddia edilen kadının ve bunlar gibi bir çok kişinin adreslerini alıp onları izlemenin dışında telefon numaralarını da alarak sanık Mehmet Nuri tarafından binaların dışında bulunan telefon kutularına dinleme ve ses kayıt cihazı takılarak dinleme yaptıkları, sanıklarca bir kaç gün sonra bu adreslere gelinerek cihazlardaki dolu kasetler alınıp boş kaset konularak eylemin sürdürüldüğü,ses kaydı bulunan kasetlerin sanık Murat tarafından Neşe'ye verildiği, Neşe'nin de bu kasetleri dinleme yapılmasını isteyen sanıklara verdiği, sanıklar Neşe, Murat ve Mehmet Nuri'nin bu şekilde yasal olmayan yollardan bazı kişilerin telefonlarını dinleyerek Anayasa'nın 20 ve 22. maddelerinde yer alan özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğünü ihlal etmenin ötesinde TCK.nun 195. maddesinde tanımı yapılan suçu örgütlü biçimde işlemek amacıyla bir araya gelip bu yönde faaliyette bulundukları, böylece eylemlerinin Ceza Yasasının anılan 195/2. madde ve fıkrası dışında aynı Yasanın 313/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçunu oluşturduğu,
Sanıklar Meliha, Duygu ve Sümer'in sözü edilen çete lideri Neşe ile görüşerek sanıklara izletme gereği duydukları mağdurelerin telefonlarını dinletmek suretiyle TCK.nun 195. maddesinde tanımı yapılan suça azmettirdikleri dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanıklar Neşe, Murat, Duygu, Meliha ve Sümer vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, adı geçen sanıklar haklarındaki hükmün istem gibi oybirliğiyle ( ONANMASINA ),
2- Sanık Mehmet Nuri hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanık kollukta ve duruşmada R... oğlu Ş...'den olma 1953 doğumlu Mehmet Nuri olduğunu beyan etmesine karşın, getirtilen nüfus kayıt örneğinde R... oğlu, Ş...'den olma 1951 doğumlu Mehmet İhsan olduğunun belirtildiği ve bu nüfus kayıt örneğinin de sanığa okunup diyeceğinin sorulmaması sonucu kimliği hakkında durakmasa ve çelişki yaratılmış olması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş oluduğundan hükmün başka yönler incelenmeksizin bu sebepden dolayı ( BOZULMASINA ), 11.12.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.


zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.

Av.Tayfun Eyilik
25-11-2004, 08:06:42
T.C.
YARGITAY
8. CEZA DAİRESİ
E. 2000/27613
K. 2000/21500
T. 21.12.2000
• TELEFON KAYITLARININ İNCELENMESİ ( Bu Konuda Hakim Kararı Alınıp Alınmamasına Karar Verme Yetkisinin Savcılara Ait Olması )
• İLETİŞİMİN DİNLENMESİ ( Bu Konuda Hakim Kararı Alınıp Alınmamasına Karar Verme Yetkisinin Savcılara Ait Olması )
• ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE ( Telefon Kayıtlarının İncelenmesi ve İletişimin Dinlenmesi İçin Hakimden Karar Alma Yetkisinin Savcıya Ait Olması )
4422/m.<tc4422.htm>
2845/m.13 <tc2845.htm>
ÖZET : "İletişimin dinlenmesi veya tesbiti" ile ilgili olarak hakim kararı alınıp alınmamasının değerlendirilmesi Cumhuriyet Savcısına ait bir yetki ve görevdir. Kollukca Cumhuriyet Savcısından bu konuda bir istemde bulunulduğunda, Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda iletişimin dinlenmesi veya tesbitine gerek duyulduğunda hakimden karar istenecektir.
DAVA : 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu uyarınca organize suç örgütlerinin ve mensuplarının tesbit edilmesi, yakalanması ve tamamen çökertilmesi amacıyla, Türk Telekom A.Ş, Turkcell A.Ş. ve Telsim A.Ş. tarafından işletilen tüm telefonların Yurtdışı çıkışları da dahil olmak üzere geriye dönük olarak detay kayıtlarının alınıp incelenmesi için mahkeme kararı alınması hususunda Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan istemin reddine karar verilmesi için, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca vukubulan talep üzerine ( Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi ) Yedek Hakimliğince esasın incelenmeksizin verilen ve ilgi yazıda dinleme ve izleme konusunda herhangi bir talebin bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, talebin usul yönünden reddine dair 7.11.2000 tarih ve 2000/631 D. İş. sayılı karara karşı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca vukubulan itirazın reddine ilişkin ( Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi )nin 8.11.2000 tarih ve 2000/641 D. İş. sayılı kararını kapsayan dosya, anılan Kanunu'nun 2. maddesinde iletişimin dinlenmesi ve tesbitine ilişkin hükümler düzenlenmiş olup, bu maddenin beşinci fıkrasında da "Dinleme veya tespite veya kayıtların incelenmesine hakim karar verir." denilmiş bulunmasına ve uygulayıcı birinlerin bu yöndeki isteklerin yasaya uygun düşmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılıklarınca red edileceğine dair bir hükmünde yer almamasına göre, tüm telefonların yurtdışı çıkışları da dahil olmak üzere geriye dönük detay kayatlarının ilgıli kuruluşlardan alınıp genel olarak incelenmesine yönelik talebin, sözü edilen yasa maddesine uygun olup olmadığı yönünden esastan incelenerek sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden, Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hakimliğinin usul yönünden reddine kararına yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğimden bahisle CMUK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 1.12.2000 gün ve 34001 sayılı yazılı emirle bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından 13.12.2000 gün ve YE/169871 sayılı tebliğnamesi ile dairemize tevdi kılınmakla incelendi:
KARAR : 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasında "Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile Cumhuriyet Savcı yardımcıları Adli Yargı Cumhuriyet Savcılarının bütün yetkilerini haizdirler." 2. fıkrasında da "Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile Cumhuriyet Savcı yardımcıları soruşturma sırasında hakim tarafından verilmesi gereken kararı varsa o yer Devlet Güvenlik Mahkemesi yedek üyesinden, aksi halde yetkili Adli Yargı Hakimlerinden isteyebilirler..." hükmü mevcuttur.
4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunda öngörülen suçları işleme veya bunlara iştirak yahut işlendikten sonra faillere her ne suretle olursa olsun yardım veya aracılık veya yataklık etme kuşkusu altında bulunan kimselerin kullandıkları telefon, faks ve bilgisayar gibi kablolu, kablosuz veya diğer elektromanyetik sistemlerle veya sesleri ve diğer nitelikteki bilgileri dinlenebilir veya tesbit edilebilir. Tespit edilenler mühürlenerek yetkililerce zapta bağlanır." 5. fıkrasında "Dinleme veya tesbite veya kayıtların incelenmesine hakim karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı da bu hususlarda yetkilidir. Hakim kararı olmaksızın yapılan bu gibi işlemlerin yirmidört saat içinde hakim kararına bağlanması şarttır. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet Savcısı tarafından derhal kaldırılır." 7. fıkrasında da "İletişimin dinlenmesi veya tesbiti sırasında bu Kanunda öngörülen suçların işlendiğine ilişkin şüphe ortadan kalkarsa tedbir Cumhuriyet Savcısı tarafından kaldırılır. Bu gibi hallerde tedbir uygulaması sonucu elde edilen veriler Cumhuriyet Savcısının denetimi altında derhal ve nihayet on gün içinde yok edilir ve durum bir tutanakla belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler karşısında 4422 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen "İletişimin dinlenmesi veya tesbiti" ile ilgili olarak hakim kararı alınıp alınmamasının değerlendirilmesi Cumhuriyet Savcılığına ait bir yetki ve görevdir. Kollukça Cumhuriyet Savcılığından bu konuda bir istemde bulunulduğunda Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda iletişimin dinlenmesi veya tespitine gerek duyulduğu takdirde hakimden karar istenecektir. Aksi halde kolluk tarafından Cumhuriyet Savcılığına bu konuda yapılan başvurulardan Cumhuriyet Savcılığınca katılınmayanlar da Cumhuriyet Savcılığı düşüncesi ile hakime havale edilir duruma gelinir ki yasalarımızda böyle bir usul mevcut değildir.
Açıklanan nedenlerle Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hakimliğinin 7.11.2000 gün ve 631 D. İş. sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen 8.11.2000 gün ve 641 D. İş sayılı itirazın reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun bulunmakla yazılı emre dayanan tebliğnamedeki bozma isteği yerinde isteminin ( REDDİNE ), dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına gönderilmesine, 21.12.2000 gününde oybirliğiyle karar verild

zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.

Av.Tayfun Eyilik
25-11-2004, 08:10:01
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2002/2-617
K. 2002/648
T. 25.9.2002
• BOŞANMA DAVASI ( Taraflar Arasında Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsıldığı İddiasıyla )
• EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI
• ORTAK YAŞANILAN EVDE BULUNDURULAN NOT DEFTERİ ( Ortak Yaşanan Evde Bulundurulan Not Defterinin Elde edilmesinde Hukuka Aykırılık Bulunmaması )
• ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK ( Taraflar Arasında Ortaya Çıkan Geçimsizliğin Davalı Kadının Evi Terketmesiyle Neticelenmesi )
• GÜNLÜK TUTULMASI ( Ortak Yaşanan Evde Bulundurulan Not Defterinin Elde Edilmesinde Hukuka Aykırılık Olmaması )
• GÜNLÜK DEFTERİNİN DELİL NİTELİĞİ ( Uyuşmazlığın Davalı Tarafından Tutulan Günlük İsimli Defterin Delil Niteliğinde Değerlendirilip Değerlendirilemeyeceği Noktasında Olması )
• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ ( Özel Hayatın Gizli Alanını İlgilendiren Davalıya Ait Hatıra Defterinin Delil Olarak Değerlendirilebilmesi )
• KİŞİLİK HAKKININ İHLALİ ( Kişilik Hakkının İhlali Sonucu Elde Edilen Delilin Kullanılmasında Hakkı İhlal Edilen Kişinin İzin vermesinin Gerekmesi )
1412/m.254 <tc1412.htm>
743/m.134 <tc743.htm>
ÖZET : Ortak yaşanan evde bulundurulan not defterinin elde edilmesinde, hukuka aykırılık yoktur. Hukuka aykırı olarak elde edilen delilin değerlendirilmesi konusunda Medeni Usul Hukukunda da geçerli olan dürüstlük kuralı esas alınarak karar verilmeli ve bu konuda her somut olayda değerlendirme yapılmalıdır. Bu konuda ihlal edilen kanun hükmü ile ispatlanmak istenen menfaat arasında amaca uygunluk hususu da esas alınmalıdır. Diğer taraftan gizli şekilde ele geçirilen tüm deliller hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmemelidir. Örneğin, bir telefon görüşmesinde, telefondaki ses yükseltici veya ikinci bir dinleme aleti sayesinde tarafların söylediklerinin duyulması sonucu yapılan açıklamalar ve bu konudaki tanıklık geçerli olmalıdır. Kişilik hakkının ihlali sonucu elde edilen delilin kullanılmasına hakkı ihlal edilen kişi izin verirse bu delil mahkemece kullanılabilir.


zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.

Barış kılıç
23-02-2007, 17:38:08
bende iletişimin dinlenmesi konulu bir ödev hazırlıyorum acaba yardımcı olabilir misiniz?