PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Adli sicil ile ilgili konular bu başlık altında toplanacaktır







Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 7

ufuK UĞUR
14-02-2004, 19:48:54
selamlar,1993 yılında TCK 494/2 (hırsızlık) suçundan hüküm giydim.09.03.95 tarihinde cezam infaz edildi.(800 bin TL. ağır para cezası) bu sabıka kaydımın silinip silinemeyeceğini veya ne zaman silinebileceğini öğrenmek istiyorum. bilgiler için şimdiden teşekkürler...

duygusal26
14-02-2004, 22:46:56
mrb canım öncelikle senin bu sicilinin silinmesi lazım eğer silinmemişse 09.03 2005 adli sicil silinmesi için ceza aldığın mahkemeye sicil silinmesi için dilekçe ver bir haftada silinir. sakın dert etme. ama tabiki başka suç işlemeişsen. bu arada burdaki hukukçular hiç yazmıyorlar on kere derdimi yazdım hiç bir hukukçu beni tatmin edecek bir cevap yazmadı.öptüm canım kendine iyi bak hoşçakal. için rahat olsun

aa

K.V.
15-02-2004, 16:56:35
Sayın Ufuk UĞUR
Adli Sicil Kanununun 8. maddesi şu şekildedir:
Madde 8 – Cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihten itibaren;
a) Kabahatten mahkûmiyet halinde, diğer bir cürüm veya kabahatten dolayı bir yıl içinde,
b) Basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beş yıldan fazla ağır hapis ve hapis cezasına mahkûmiyetler on yıl içinde,
c) Beş yıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkûmiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,
d) (b) bendindeki suçlara mahkûmiyetlerin; suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,
e) (c) bendindeki suçlara mahkûmiyetlerin suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı iki yıl içinde,
Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkûm olunmadığı takdirde ilgilinin, Cumhuriyet savcısının veya Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adlî sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir. Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır. Bu kararların bir örneği Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilir.
Kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucu suç olmaktan çıkarılan veya idarî nitelikte cezaya dönüştürülen suçlarla ilgili bilgiler Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce re’sen adlî sicil kayıtlarından çıkartılır.

__________________________________________________ ____

Sabıka kayıtlarının silinmesine ilişkin hükümler, 3682 sayılı Adli SicilKanunu'nun 8 ve 9 uncu, Adli Sicil Yönetmeliği'nin 9, 10 ve 11 inci maddelerinde yer almaktadır.
3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8 inci maddesine göre; adli sicildeki kaydın silinebilmesi için aşağıdaki koşullar aranır.
1- Cezanın çekildiği,
2- Cezanın ortadan kalktığı,
3- Cezanın düştüğü
tarihten itibaren;
kabahat türünden mahkumiyetlerde, bir yıl içerisinde yeni bir kabahat veya cürümden,
Cürüm türünden mahkumiyetlerde, beş yıl içerisinde evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya, mahkum olunmadığında; sabıka kaydı adli sicil kayıtlarından çıkarılır.
Ancak;
Zimmet, ihtilas, (Basit ve nitelikli zimmet ile devlet alım ve satımlarında menfaat sağlamak.)
İrtikap
Rüşvet
Hırsızlık
Dolandırıcılık
Sahtecilik
İnancı Kötüye Kullanmak
Dolanlı iflas
gibi yüzkızartıcı cürümler ile; beş yıldan fazla ağır hapis ve hapis cezalarının, esas olarak silinememeleri kural ise de, istasnai olarak silinebilmeleri daha ağır koşullara tabidir.
Yukarıda sayılan ve silinmesi mümkün olmayan cürümlere ve hürriyeti bağlayıcı cezalara ait mahkumiyetlerin;
a- Suçun işlendiği zaman Türk Ceza Kanunu'nun 54/3 maddesi veya 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunu' nun 12 nci maddesine göre 15 yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde beş yıl içerisinde,
b- Suçun işlendiği zaman Türk Ceza Kanunu'nun 55/3 maddesine göre 15 yaşını doldurupta 18 yaşını doldurmamış küçükler hakkında verilmesi halinde on yıl içerisinde,
c- 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca cezanın ertelendiği ve Türk Ceza Kanunu'nun 95/2 maddesine göre mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde beş yıl içerisinde, evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde, adli sicil kayıtlarından çıkartılabilmeleri mümkün olmaktadır.
Silinmesi mümkün olmayan cürümlerden mahkumiyet hallerine ve yukarıda belirtilen nitelikteki hürriyeti bağlayıcı cezalara Kanunun tanıdığı bu ayrıcalık, doğal olarak silinmesi mümkün olan cürümlerden mahkumiyet hallerine ve hürriyeti bağlayıcı cezalara da uygulanmaktadır. Sabıka kaydının silinmesine imkan bulunan bu durumlarda;
a- Suçun işlediğin zaman T.C.K' nın 54/3 maddesi veya 2253 sayılı Çocuk Mahkemeleri Kanununun 12.maddesine göre 15 yaşını doldurmamış küçükler hakkında verilen mahkumiyetlere ilişkin sabıka kayıtları iki yıl içerisinde,
b- Suçun işlediğin zaman T.C.K' nın 55/3 maddesine 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış küçükler için verilen mahkumiyetleri ilişkin sabıka kayıtları 3 yıl içerisinde,
evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmaması sabıkanın adli sicil kayıtlarından çıkartılabilmesi olanaklıdır.


Saygılarımla...

senel123
12-08-2004, 09:55:14
Kirgizistandan selamlar

Adli sicil belgesi aldığımda iki tane sicil görülüyor. Birisi trafik kazasında yaralamadan digeride esnaflık yaptığım sıradaki bir olaydan dolayı yediemin suistimali olarak görülüyor. Bunları sildirirsek adli sicil kaydı aldığımızda hala sicilimizde görünürmü. Ne tavsiye edersiniz.

Birde ben yurt dışındayım. Sicilimi nasıl sildirebilirim. Uzaktan bir dilekçe fakslamakla olurmu bu iş.

Selamlar. Senel

Kirgizistandan

senel123
12-08-2004, 09:55:14
Kirgizistandan selamlar

Adli sicil belgesi aldığımda iki tane sicil görülüyor. Birisi trafik kazasında yaralamadan digeride esnaflık yaptığım sıradaki bir olaydan dolayı yediemin suistimali olarak görülüyor. Bunları sildirirsek adli sicil kaydı aldığımızda hala sicilimizde görünürmü. Ne tavsiye edersiniz.

Birde ben yurt dışındayım. Sicilimi nasıl sildirebilirim. Uzaktan bir dilekçe fakslamakla olurmu bu iş.

Selamlar. Senel

Kirgizistandan

Nihat087
15-08-2004, 16:12:27
Faksla dilekçe gönderemezsiniz. Ancak Türkiye'de bir avukata verceğiniz vekaltename ile avukatınız sizin adınıza , sicil kaydının silinmesi için dilekçe verebilir

Ayhanceyhan1
21-10-2004, 17:48:19
2001 yılında açılandavanın neticesi 2002 yılında belli oldu ve ben "emniyeti suistimal yüzünden " ceza aldığım bu davadan bu sene başında gidip cezayı infaz ettim,sabıka kaydımın silinmesi ne zaman olur.İş basvurularında basarı -o-

Pazarlama

Av.Ali Sinkay
22-10-2004, 11:12:55
....şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya bağlı olduğu halde, buna mahkum olan ve işlemiş olduğu cürümden dolayı pişmanlık duyduğunu ihsas edecek surette iyi hali görülen kimse, asıl cezasını çektiği veya ceza af ile ortadan kalktığı tarihten itibaren üç....

Eğer başka bir suça ek olarak bu cezayı aldıysanız süre 5 yıldır.Yani cezanızı çektiğiniz tarihten itibaren 3 yıl geçtikten sonra memnu hakların iadesi talebinde bulunabilirsiniz.

Kuluna yardım eden dinini üstün tutan Allah'a Hamdolsun.Hamdolsun Alemlerin Rabbine,Hamdolsun Alemlerin Rabbine

ladresnaturel
11-08-2005, 18:01:17
Merhaba.Öncelikle bu siteyi hazırlayan arkadaşlara teşekkür ederim.
Ben bir soru ve bunla bağlantılı bir kaç soru sormak istiyorum.

2001 yılında tehdit edilmem ve saldırıya uğramam sonucu yanımda bulunan ruhsatsız silahımı kullandım.Kullandım derken ateş etmedim.Neticede olay adliyeye intikal etti.O süreçte üniversite öğrencisi olduğum için ve sanırım iyi halden serbest kaldım ancak dava devam etti.Kavgada silah çekmek, ateşli silahlar kanununa muhalefet etmekten 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI aldım.Bu ceza 4 milyar tl PARA CEZASIna çevrildi.Ve bu ceza da ERTELENDİ. Hakim mahkeme masraflarını da BENİM ÖDEMEME hükmetti.Ben bu cezanın SONUÇ KARARINI 2002 yılı sonlarında postayla aldım.Bütün duruşmalarada katılmıştım.Sorularım:

1.Ben bu ceza için temyize gitmemiştim.Çünkü baro bana öylesine bir avukat atamış ve bir sürü hukuki boşluk oluşmuş ben de nasılsa bir şey çıkmaz diye peşini bırakmıştım.Acaba bu CEZAYA İTİRAZ ETME GİBİ BİR İMKANIM BULUNABİLİR Mİ?

2.Bu ceza iş başvurusu için sabıka kaydı istediğimde çıkıyor.Bunu sicil kaydımdan sildirmem için belirli bir süre varmıdır?5 Yıl olduğunu öğrendim.Ancak BU SÜRE SUÇUN İŞLENDİĞİ TARİHTEN Mİ yoksa CEZANIN KESİNLEŞTİĞİ TARİHTEN İTİBAREN Mİ 5 YILDIR?

3. Adli sicilimi sildirmek için İLLA SUÇUN İŞLENDİĞİ YER SAVCILIĞINA MI BAŞVURMAM VE DİLEKÇE VERMEM GEREKİYOR YOKSA BULUNDUĞUM İL SAVCILIĞINA BAŞVURMAM YETERLİ Mİ?

4.Mahkeme masraflarıyla ilgili olarak o zaman 100 milyon lira yazıyordu ve ben bunu ödemek ve kurtulmak için savcılığa gittiğimde onlar sana bildirir denildi.ACABA BİR SORUN ÇIKAR MI YA DA NEDEN HALA BİR BİLDİRİMDE BULUNMADILAR?


Eğer bir yanıt alabilirsem çok mutlu olacağım.İstanbul Pendik te ikamet ediyorukm yardımcı olabilirseniz sevinirim.Cevabınızı bekliyorum.

ladresnaturel
13-08-2005, 16:29:51
arkadaşlar gördüm ki soruma bir yanıt alamamışım.Yalnızca şunun yanıtını alayım bari.Bu süre suç işlendiği tarih mi yoksa karar tarihinden mi başlıyor?Bir cevap..?Teşekkürler

ladresnaturel
13-08-2005, 16:29:51
arkadaşlar gördüm ki soruma bir yanıt alamamışım.Yalnızca şunun yanıtını alayım bari.Bu süre suç işlendiği tarih mi yoksa karar tarihinden mi başlıyor?Bir cevap..?Teşekkürler

patella
26-01-2006, 17:58:22
Herkese merhaba benim 2001 senesinde asliye ceza mahkemesinden kacakcılık sucundan para cezası aldım , parayı da faiziyle ödedim. Benim suçumu devlete karşı işlenmiş suc saydılar ve 2004 senesınde yedek subay adayıyken sabıkamdan dolayı er olarak askerlımı yaptım.şimdi ise sabıka kaydımdan dolayı memurluk yapamıycam soylenıyor ben öğretmenım öğretmen ataması cıın basvurabılırmıyım yada adlı sıcıl kaydım silinebilirmi ? ve adlı sıcıl kaydımın sılınmesı için neyapabılırım sımdıden tesekkur ederım.

omercelikkol
26-01-2006, 21:42:44
Savcılığa dilekçeyle başvurun yeni TCK'ya göre infaz gerçekleştiği için sabıkanız silinir. Öğretmenlik içinde engel olmaz. Sabıkayı sildirdikten sonra.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
26-01-2006, 22:11:51
Cezanız infaz edilmiş olduğu için adli sicil kaydınız silinir, arşive alınır. Bunun için cezayı veren mahkemeye (Savcılığa değil) , ilamın özetini ( tarihini, esas ve karar sayısını) de yazarak bir dilekçe ile başvurmanız yeterlidir.

Saygılar..

omercelikkol
27-01-2006, 18:10:22
Sayın patella

647 sayılı yasa yürülükte iken bu kanunun 7.maddesinden dolayı Sayın Av.Dilek Kuzulu Yüksel'in dediği gibi size cezayı veren mahkemeye başvurmanız gerekirdi.(memnu hakların iadesi)

Ancak 647 sayılı yasa yürürlükten kaldırıldı. Adli sicil yönetmeliğinin 11. maddesi gereği sizin sabıka kaydınızın re'sen ilinme işlemi adli sicil istatistik genel müdürlüğünce yapılması gerekirken yapılmamış. Bu yüzden Cumhuriyet Başsavcılığına (mahkemeye değil) dilekçeyle (sabıka kaydınızla birlikte) başvuracaksınız. Savcılık infazın tamamlandığına dair bildirimi genel müdürlüğe bildirecek, genel müdürlükte sabıka kaydınızı silerek arşiv kaydına alacaktır. Öğretmen olmanızda da hiçbir sakınca yoktur.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
27-01-2006, 18:32:19
Adli Sicil Yönetmeliği

Madde 11 - Adlî sicildeki bilgiler; cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının dolmasına ilişkin bildirme fişinin Genel Müdürlükteki merkezi sisteme girilerek güncellenmesini müteakip Genel Müdürlük tarafından silinerek arşiv kaydına alınır.

Genel af halinde silme işlemi Genel Müdürlükçe re'sen yapılarak kayıtlar arşive alınır.

İlgilinin ölümü halinde, kişinin ölümünü tevsik eden resmî belgenin Genel Müdürlüğe ulaşmasını müteakip adlî sicil kaydı tamamen silinir.

Ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ölüm bilgileri ise nüfus kayıt bilgileri ile birlikte en geç üç gün içinde ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca Genel Müdürlüğe bildirilir.

Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Genel Müdürlükçe adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.



<b id="quote">quote:</b id="quote"><table border="0" id="quote"><tr id="quote"><td class="quote" id="quote">Adli sicil yönetmeliğinin 11. maddesi gereği sizin sabıka kaydınızın re'sen ilinme işlemi adli sicil istatistik genel müdürlüğünce yapılması gerekirken yapılmamış. Bu yüzden Cumhuriyet Başsavcılığına (mahkemeye değil) dilekçeyle (sabıka kaydınızla birlikte) başvuracaksınız. Savcılık infazın tamamlandığına dair bildirimi genel müdürlüğe bildirecek, genel müdürlükte sabıka kaydınızı silerek arşiv kaydına alacaktır.</td id="quote"></tr id="quote"></table id="quote">

Ömer Bey, madde metninden böyle bir sonucu nasıl çıkardığınızı izah edebilir misiniz lütfen?


Cezaların İnfazı Hakkında Kanun (MÜLGA 29.12.2004)

Kanun No : 647
Kabul Tarihi : 13.07.1965
R.G. Tarihi : 16.07.1965
R.G. No : 12050
**************

Cezaların infazında tebligat:

Madde 7 - (Değişik madde: 28/07/1999 - 4421/9 md.)

Mahkeme ilamında yazılı hürriyeti bağlayıcı cezanın çektirilmesi için yapılan davetin veya para cezasının ödenmesi için çıkarılan ödeme emrinin tebliği, hükümde gösterilen adrese yapılır. Hükümlü bu adreste yaptığı değişiklikleri mahkemesine ve nezdindeki Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, hükümde gösterilen adrese yapılan tebligat geçerlidir.

Bahsini ettiğiniz yürürlükten kalkan kanunun bu madde metnini de yorumlamanızı ve konuyla alakasını izah etmenizi rica ediyorum.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
27-01-2006, 19:01:37
Ömer Bey zahmet olmaz ise, bir önceki iletimdeki madde metinlerini yorumladıktan sonra, bir de aşağıdakini yorumlayabilir misiniz? (Lütfen)

Adli Sicil Kanunu

Kanun No : 5352
Kabul Tarihi : 25.05.2005
R.G. Tarihi : 01.06.2005
R.G. No : 25832
**************

GEÇİCİ MADDE 2. - (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.

(2) Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.

omercelikkol
27-01-2006, 19:38:48
Sayın Av.Dilek Kuzulu Yüksel

647 sayılı yasanın 7.maddesi aşağıdadır. Sizin 7.madde dediğiniz hükmü nereden aldınız onu bilemiyorum. Başbakanlığın mevzuat bankasındaki 647 sayılı yasanın adresini veriyorum oraya bakabilirsiniz.

(http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/mevzuat/metinx.asp?mevzuatkod=5.5.647&sourceXmlSearch=)


Bildiginiz gibi daha önce 647 sayılı yasadan dolayı sabıka kaydının silinmesi için cezayı veren mahkemeye başvurulması gerekirdi. 647 sayılı yasanın 7-b maddesi aynen şöyle;"..... ilgilinin veyahut Cumhuriyet Savcısının veya Adli Sicil Müdürlüğününün talebi üzerine, adli sicildeki hükümlülük kaydının mahkemece silinmesine karar verilir....."


Ancak bildiğiniz gibi 647 sayılı yasa 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle 1/4/2005 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmış. Bundan dolayı Adli sicil Kanunu ile yönetmelik değiştirildi.


Yönetmeliğin 11. maddesi; Adlî sicildeki bilgiler; cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının dolmasına ilişkin bildirme fişinin (Yerine Getirme Fişi Ek-3:Hürriyeti bağlayıcı cezalar ile para cezalarının infaz edildiğini, fer'i cezalarda, güvenlik tedbirlerinde sürenin bittiğini, para cezalarının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrildiği hallerde infazın bittiğini bildiren fişi,) Genel Müdürlükteki merkezi sisteme girilerek güncellenmesini müteakip Genel Müdürlük tarafından silinerek arşiv kaydına alınır.

Yani arkadaşın durumu için yerine getirme fişi yani ek:3'ün adli sicil istatistik genel müdürlüğüne savcılıkca gönderilmesi gerekir. ek:3'e internetten bakabilirsiniz. ek:3'te savcının imzası ve mührü var. Hakimin imzalayacağı herhangi bir şey yok.

1-Bildirme Fişlerinin Düzenlenmesi, Sisteme Girilmesi ve Verilerin Transferinde Dikkat Edilecek Hususlar ile Genel Müdürlüğe Gönderilecek Tâli Karar Fişleri hkkında 2006/54 sayılı genelgenin adresine buradan ulaşabilirsiniz.
http://www.adli-sicil.gov.tr/Genelgeler/genelge_1.htm


2-Adli sicil yönetmeliği ve eklerine buradan ulaşabilirsiniz. http://www.adli-sicil.gov.tr/yonetmel.htm




bu arada 647 yasanın 7. inci maddesi aynen şöyle; #8211; (13/7/1965 tarih ve 647 sayılı Kanunun hükmüdür.)

A) Kabahat ile mahküm olan kimse hüküm tarihinden itibaren bir sene içinde bir cürüm veya evvelki hükmün verildiği mahaldeki asliye mahkemesinin kazası dairesinde diğer bir kabahatten dolayı aynı cinsten veya daha ağır bir cezaya,

B) Zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis cezasını müstelzim suçlar haricinde kalan bir suçtan dolayı mahküm olan bir kimse, hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veyahut hapis yahut ağır hapis cezasına mahküm olmadığı takdirde, ilgilinin veyahut Cumhuriyet Savcısının veya Adli Sicil Müdürlüğününün talebi üzerine, adli sicildeki hükümlülük kaydının mahkemece silinmesine karar verilir.

2 #8211; 3/5/1973 tarih ve 1712 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 2, 4, 5, 6, 9, 14, 18, 19)

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
27-01-2006, 19:55:46
Ömer Bey, siz baya geçmişe gitmişsiniz. 647 sayılı Kanunun 7. maddesi 28.07.1999 tarihinde değiştirilmiş, ve yürüklükten kalkmadan önceki son halini yukarıdaki iletimde belirttiğim şekilde almıştır.

İsterseniz önce bunu bir araştırın.

Verdiğiniz linkler için teşekkür ederim lakin kaynak sıkıntım bulunmamaktadır.

Adli Sicil Kanunu'nun (Yeni) 11. maddesi bu yasa yürürlüğe girdikten sonraki sicil kayıtlarının ilgilinin müracaatına gerek kalmaksızın silinmesine ilişkin düzenlemeyi içermektedir. Bu maddeye göre, ilgilinin müracaat etmesi bile gerekmemektedir. Fişlere ilişkin genelgeler hükümlüleri değil personeli ilgilendirmektedir. Yoksa Adalet Bakanımız Sayın Cemil Çiçek genelgenin sonunda "Konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim" derken personeli değil de hükümlüleri muhatap alıyordu acaba, ne dersiniz?

Adli Sicil Kanunu'nun (Yeni), geçici 2. maddesi ise, kanun yürürlüğe girmeden önceki kayıtlar için düzenlenmiş bir maddedir. Sayın patella nın durumunu ilgilendiren madde bu maddedir. Ben o nedenle özellikle bu madde hakkındaki görüşleriniz esirgememenizi rica ediyorum.

Saygılar.

omercelikkol
27-01-2006, 23:57:18
Sayın Av.Dilek Kuzulu Yüksel

5352 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önceki suçlar için süre yönünden silinme koşulu oluşanların re'sen silinmesi gerekir. Yani sayın patellanın başvurmasına gerek yoktur. Ancak sayın patella sabıka kaydım hala silinmemiş diyor. Siz silinmesi için tekrar mahkemeye başvurman gerekir diyorsunuz. Bende diyorum ki; 25.05.2005 tarihinden önceki suçlar için mahkemeye başvuru gerekmiyor. Şimdiki suçlar içinde artık herhangi bir kuruma başvuru gerekmiyor. geçici 2.madde de "3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir." eski kanuna göre yapılacak işlem sadece süre açısından yoksa memnu hakların iadesi açısından değil. YANİ AMHKEMYE KARARINA GEREK YOK. Yani re'sen işlem yapılmamışsa, Sayın patella savcılığa başvuracak savcılık dosyayı inceleyecek, koşulları sağlıyorsa, eski yasaya göre süre yönünden silinmesi gerekiyorsa ek:3'ü doldurup adli sicil istatistik genel müdürlüğüne gönderecek. Burada sayın patella mahkemeye neden gidecek onu anlayamadım.

Genelgeyi örnek vermemin sebebi resmi prosedür açısından yoksa vatandaş açısıdan değil. Sayın patellanın sabıkası silinmemişse ortadan bir sorun var demektir. Yapacağı tek şey savcılığa (mahkemeye değil.)gidip soracak neden sabıka kaydım re'sen silinmedi. Savcılık bakacak silinme koşullarını taşıdığı halde silinmemişse ek:3 doldurup gönderecek.

ŞİMDİ SAYIN PATELLA MAHKEMEYE NEDEN GİDECEK ONU ANLAMADIM.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
28-01-2006, 13:50:48
<b id="quote">quote:</b id="quote"><table border="0" id="quote"><tr id="quote"><td class="quote" id="quote">5352 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önceki suçlar için süre yönünden silinme koşulu oluşanların re'sen silinmesi gerekir. </td id="quote"></tr id="quote"></table id="quote">

Bu hususta hemfikiriz Sayın Ömer Çelikkol, geçici 2. madde bu hususu düzenliyor ki maddeyi yukarıda eklemiştim.

Ancak, sayın patellanın ve Adli Sicil Kanunu yürürlüğe girmeden önceki cezadan dolayı adli sicil kaydı silinmesi gerekirken silinmemiş olan her bir kişinin yapması gereken hükmü veren mahkemeye başvurmaktır. Bu başvurudan sonra, ilgilinin yapması gereken başkaca bir işlem bulunmamaktadır, şartları oluşmuşsa şahsın adli sicil kaydı silinecektir. Mahkemeye sadece başvuru için gidilecektir. Yeni Adli Sicil Yasası'nın yürürlüğe girmesinden sonra, birçok müvekkilimin adli sicil kaydını bu şekilde sildirdik, bunu da belirtmek isterim.

Siz kendi bilginizin doğru olduğuna inanıyorsunuz ben de kendi bilgilerimin. Sanıyorum diğer tartışmalardaki gibi bunda da bir sonuca varamayacağız.

Sizden son bir şey rica ediyorum, inanın çok merak ettim,profilinizde kamu yöneticisi olduğunuzu belirtmişsiniz, Hukuk fakültesi mezunu musunuz bunu öğrenmek istiyorum.

Saygılarımı sunuyorum.

omercelikkol
28-01-2006, 18:37:39
Dilek hanım 2 hafta önce arkadaşım 2000 yılında almış olduğu bir cezadan dolayı sabıka kaydının silinmesi için ıspartada mahkemeye başvurdu. Mahkeme artık sabıka kaydı ile ilgili tüm iş ve işlemler ile ilgili olarak savcılığın işlem yapacağını kendilerinin birşey yapmalarının mümkün olmadığını söyledi. Arkadaş da savcılığa başvurdu. Savcılık dosyayı mahkemeden istedi ve inceledi. Eski kanundan dolayı henüz silme için gerekli süre dolmadığını ve 28 mart 2006 da dolacağını belirtti. 28 Mart 2006 da re'sen silineceğini kendisinin başvurmasına gerek olmadığı belirttiler. Demekki farklı illerde farklı uygulama var. Ancak ben hem ıspartada hem de abimin (başka bir ilde başsavcı) yaptığının daha doğru olduğunu söylüyorum.

Sabıka kaydı her ne kadar ceza hukuku ile ilgili ise de işleyiş açısından idare hukuku alanına giren yönleride var. Bu konuda genelgenin olması zaten bunu gösteriyor. Bu açıdan ilgileniyorum. İlgilendiğin alan ceza hukuku ve idare hukuk ilişkisi. Merakınızı gidereyim hukuk mezunu değilim ama kamu yöneticisiyim ve kamu yönetiminde master yapıyorum. Farklı düşünmek gayet doğaldır. Aslında olması gerekende budur. Ben benimle aynı şeyleri düşünenlerle birlikte olmaktansa benden farklı düşününlerin yanımda olması için para bile vermeye razıyım. tıpk voltair gibi. Ancak sizde de gördüğüm hukuk elitizminden dolayı üzüldüm. (abimde de aynı huy var.) Hukuk alanına sadece hukuk fakültesi girmez. Öyle olsaydı kamu yönetimi mezunlarının idari yargı hakimi olamamaları gerekirdi. hukuk = hukuk fakültesi mezunu anlayışının yanlış olduğunu düşünüyorum.

Sizin müvekkilleriniz için mahkemeye gitmenizi bilemem ama sizin bu yaptığınızı savcılığın yapması gerektiğini düşünüyorum. Kanun çıktıktan sonra sayısal ortamda tarayıp, silinmesi gerekenler ile ilgili ek:3 doldurup göndermeleri gerekirken malesef bu işlem çoğu yerde yapılmadı. kişilerin başvurusu beklendi. Savcılığın dosyayı isteyip dosya üzerinden işlem yapması gerekir. Ancak lehe hüküm için mahkemeye başvurmuş ve ek karar aldırmışsanız. o zaman mahkemeye müracaat gerekir.

Bu arada en içten saygılarımla.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
28-01-2006, 19:47:59
Ömer Bey, öncelikle, uygulamadaki farklılık kanunların çok yeni olmasından ve örneklerinin az görülmesinden kaynaklanmakta diye düşünüyorum. Benim müvekkilerim adına eski hükümlerinden dolayı adli sicil kaydının silinmesi için başvurduğum mahkemelerden hiçbiri artık bu işlemi biz yapmıyoruz, savcılığa götürün demedi, aksine başvurumuz kabul edildi ve şartları oluşmuş olanlar silindi. Benim de geçici 2. maddeden çıkardığım yoruma göre olması gereken budur. Tartışma bu noktada tıkandığı için devam etmeyeceğim.

Ben sizin hukukçu olup olmadığınızı, üye profilinize göre uzmanlık alanınıza girmediğini düşündüğüm bir konuda tartışabilme cesaretini gösterdiğiniz için, gerçekten sadece meraktan sormuştum. Amacım hukukçu ayrımı yapmak değil bunun altını çizerek belirtmek isterim.
Farklı görüşler ileri sürülmesi elbette gerekli ve faydalıdır, en azından insanları düşünmeye ve araştırmaya sevk etmektedir.

Ancak hukuk oldukça geniş kapsamlı bir alandır. Hukuk fakültelerinde çoğu insanımızın düşündüğü gibi sadece kanunlar ezberletilmez öğrencilere, teorik bilgi ile birlikte bu bilginin somut olaya uygulanması, kanun yorumlama, karar tahlil edilmesi gibi pratiğe dayalı dersler verilir. Hukuk fakültesi dışında, alanlarına göre hukuk dersi veren fakülteler de mevcut, ancak bu asla hukuk fakültesinde verilen eğitimin yerini tutamaz ve buradan mezun olan insanları hukukçu da yapmaz. Bu nedenle de, özellikle uygulama ve kanun yorumlama hususunda işin uzmanına bırakılması gerektiği kanaatindeyim. Bu düşüncemi hukukçu ayrımı olarak nitelendiriyorsanız takdir sizin.

Saygılar.

tolga55
18-02-2006, 13:51:30
Merhaba sayin yetkililer, konulari okudum ama benim basvurum reddedildi, şimdi bana mahkemeden verilen RED kararini oldugu gibi yazmak istiyorum.

Antalya 7. asliye ceza Mahkemesi.

Hakim : ................
Yazi İşl Md.:...........

Sanık ...................... tarafından 14.12.2005 tarihli dilekçesinde, 01.12.2005 tarihli sabıka kaydında Antalya 7. asliye ceza mahkemesinin 28.01.2004 tarihli ve 2003/1097 esas ve 2004/117 nolu ilamın silinmesine ilişkin talebi tetkik olundu.

Gereği düşünüldüSanik ....................'ın sabıkasına konu Antalya 7.Asliye ceza Mahkemesinin 28.01.2004 tarih ve 2003/1097 Esas ve 2004/117 karar nolu ilamı ile 3167 sayılı konunun 16/1 maddesi gereğince 2.2250.000.000 TL APC ile cezalandırıldığı, cezasının 05.04.2004 tarihinde kesinleştiği, kararın 04.02.2005 tarihinde infaz edildiği, dolaysıyla adli sicil kaydının silinmesi için gereken süre geçmediğinden talebin REDİNE,

Kararın sanığa tebliğine,
Sanık vekilinin bugünden itibaren veya kararın tebliğ tarihinden itibaeren 7 gün içerisinde mahkememize dilelçe vererek veya mahkememiz katibine sözlü müracaat ile tutanak tutturmak sureti ile Antalya Nöb.Ağır ceza mahkemesine itirazı hakları bulunduguna, Evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda itirazı kabil olmak üzere, talbe uygun olarak karar verildi. 15.12.2005------------------------------------------------------------------------------

Ben hiç bir yere başvurmadım şimdi bekliyorum 5 yıl dolmasını ama bazen önüme engel oluyor bu sabıka acaba sizlerin değerli bilgileri dogrultusunda, bunu gerçekten sildirmem mümkün DEĞİLMİ? yani verilen karar doğrumudur? veya başka sildirmek için ne yapabilirim?

Saygilarimla

Av.Ragıp Atay
18-02-2006, 14:05:07
Bu konu üzerine, infaz savcılığının görüşünü almak istedim.
Para cezaları yerine getirildğinde, sabıka siliniyormuş. Hapis cezaları için sürenin dolmasını bekliyorlarmış.
Dilek Hanımın dediği gibi, yeni bir uygulama. Daha oturmadığı için kim ne yapacağını bilmiyor

RccP
23-02-2006, 13:54:10
ben recep tuna 1991 yılında hırsızlık sucundan 1a3g ceza aldım özelguvenlık gorevlısıyken bu yenı kanuna gore ayrılmak zorunda kaldım zaten 2004 yılında sıcıl kaydımı sıldırmıstım ama arşiv kaydımda cıktıgı ıcın işimdende oldum bu konu hakkında ban nasıl yardımcı olursunuz teşşekurler...

omercelikkol
23-02-2006, 15:36:43
Sayın patella mahkeme kararı kendi içinde çelişki barındırıyor. mahkeme kararda ....04.02.2005 tarihinde infaz edildiği... diyor.

adli sicil kanunun geçici ikinci maddesinde eski adli sicil Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır diyor. yeni adli sicil kanununun 9. inci maddesinin a fıkrası Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır. diyor yasa gayet açık mahkeme kararında 04.02.2005 tarihinde infaz edilmiş diyor. öyleyse sabıka kaydınızın silinmesi gerekir. itiraz edin. ragıp beyin dediği gibi uygulama yeni olduğu için sorun var. itirazla sorunuzu çözebilirsiniz.

kaisersose
23-02-2006, 18:28:05
Eski yasaya göre "Silinme koşulu"nun oluşması için, İNFAZ TARİHİNDEN İTİBAREN gerekli olan sürenin geçmesi gerekir. Yani 2001 yılında infaz edilen ve eski yasaya göre sabıkadan silinmesi için 5 yıl gereken ağır para cezası ilamının şu an silinmesi mümkün değil. Ama bu sabıkanın arşiv kaydına alınması mümkün. Sabıka kaydı öncelikle başvuru üzerine Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kaydına alınacak, daha sonra infaz tarihinden itibaren gerekli süre geçtiğinde de re'sen silinecek. Silinme koşulları süre bakımından oluşan ilamlar ise cezayı veren mahkemeler tarafından karar verilmek veyahut yine Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından silinmek suretiyle sabıka kaydından silinecek. Esas olan sabıka silme konusunda mahkemelerin yetkili olmasıdır. Ancak Adli Sicil ve İstatistik kanunu hazırlanırken bunun mahkemelere getireceği yük düşünülerek Adli Sicil ve istatistik genel müdürlüğüne geçici olarak 5 yıl süreyle bu yetki verilmiş. Zaten yeni ceza yasasına göre alınan cezalar infaz edildiklerinde re'sen arşiv kaydına alınacağı için yeni cezalar bakımından böyle bir problem yok.

omercelikkol
28-02-2006, 09:43:49
sayın kaisersose
"Eski yasaya göre "Silinme koşulu"nun oluşması için, İNFAZ TARİHİNDEN İTİBAREN gerekli olan sürenin geçmesi gerekir. Yani 2001 yılında infaz edilen ve eski yasaya göre sabıkadan silinmesi için 5 yıl gereken ağır para cezası ilamının şu an silinmesi mümkün değil." diyorsunuz.

neye dayanarak söylediğinzi açıkçası anlamadım. böyle bir durumun olması iki açıdan mümkün değil.
1-eğer adli sicil kanunu dediğiniz anlama gelse bile kişiler lehe kanun uygulaması isteyerekte sabıka kaydını sildirebilirler. lehe hüküm uygulamasından herkes mahkemeye başvuracağından dolayı mahkemelerin iş yükü artardı böyle bir düzenlemede mantıksız olurdu.
2-anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olurdu. örneğin 30 mayıs 2005 tarihinde cezası kesinleşen ve ağır paraya çevrilen bir kişinin sabıka kaydı 5 yıl sonra silinecek. 1 gün sonra 1 haziran 2005 tarihinde aynı cezayı alan kişinin sabıka kaydı para cezasını ödedikten sonra infaz gerçekleştiği için hemen sabıka kaydı silinecek. birinci kişi memur olmak için 5 yıl bekleyecek ikinci kişi 1 gün dahi beklemeyecek. böyle hukuksuz bir durum tasavvur bile edilemez.

"Ama bu sabıkanın arşiv kaydına alınması mümkün. Sabıka kaydı öncelikle başvuru üzerine Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kaydına alınacak, daha sonra infaz tarihinden itibaren gerekli süre geçtiğinde de re'sen silinecek. Silinme koşulları süre bakımından oluşan ilamlar ise cezayı veren mahkemeler tarafından karar verilmek veyahut yine Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından silinmek suretiyle sabıka kaydından silinecek. "

burada sanırım adli sicil kaydı ile arşiv kaydını karıştırmışsınız.
1- sabıka kaydı silinme koşulları:
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.
2-arşiv bilgilerinin silinme koşulları;
(1) Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir.
(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.
(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

peki eski yasayla yeni yasa arasında fark nedir?,
1-eski yasada infazdan sonra ceza göre 1, 5 veya 10 yıl içinde adli sicil kaydı siliniyordu. yeni yasada infaz yapıldıktan sonra siliniyor.
2-eski yasada adli sicil kayıtları ancak anayasanın 76 maddesi kapsamına giren suçlar arşive kaydına alınıyor diğerleri süre dolduğunda siliniyordu. yeni yasada silinen tüm sabıka kayıtları arşive alınıyor.

öyleyse sabıka kaydı ile ilgili olarak eski yasa yürürlükte iken suç işleyenler açısından yeni yasanın geçici ikinci maddesi ne anlama geliyor?

1-eski yasaya göre silinme koşulları oluşanlar derhal silinecek. örnek 1998 yılında ceza aldı. sabıkası eski yasaya göre 5 yılda silinmesi gerekiyor. bu kişi adli mercilere başvurmadı. bu kişinin hem adli sicil hemde arşiv kaydı silinir. ama 2001 yılında ceza alan başka bir kişinin sabıkası eski yasaya göre 5 yılda silinmesi gerekiyor bu kişinin sabıka kaydı silinme süresi eski yasa açısından dolmadığı için yeni yasadan işlem yapılacak infaz gerçekleştiği için sabıka kaydı hemen silinecek ama arşiv kaydı silinmeyecek.

sonuç olarak;
1-ister eski yasa kapsamında isterse yeni yasa kapsamında olsun infaz tarihinde adli sicil kaydı derhal silinir.
2-eski yasa kapsamında olup 01.06.2005 tarihi itibariyle eski yasaya göre silinme koşulları oluşanlar anayasanın 76 ıncı maddesi kapsamındaki suçlar hariç arşiv kaydından da silinir.

tolga55
28-02-2006, 18:06:50
Degerli yetkililer yukaridaki Mahkeme karari (yani davamin kabul edilmeyen) karar benim ve simdi bana itiraz edin dendi, ben sinoptayim ama dava antalyada ve zamaninda agir cezaya itiraz etmedim. acaba simdi nasil ve nereye neyle itiraz edebilirim.
degerli vaktinizi aldigim icin ozur dilerim ancak bir avukata sorabilecek tanidik bir avukat yok ve su an icin paramda olmadigi icin sizden yardim istiyorum

omercelikkol
01-03-2006, 14:21:46
SİZE TEBLİĞ TARİHİNDEN İTİBAREN 7 GÜN İÇİNDE İTİRAZ ETMİŞ OLMANIZ GEREKİYORDU. EĞER SÜREYİ GEÇİRDİYSENİZ ÖNCELİKLE MAHKEMEDEN EK KARAR İSTEDİN. MAHKEME RED EDERSE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA KANUN YARARINA BOZMA İÇİN BAŞVURMANIZ GEREKİR.

tolga55
01-03-2006, 18:10:16
Sayin ömer bey, Yukaridaki dosya numaralarini yazip ayni mahkemeye posta yolu ile dilekce yazip EK KARAR istiyorum demem yeterli olurmu sizce?

omercelikkol
01-03-2006, 21:28:54
örnek dilekçe ekte. dilekçeyi bulunduğunuz yerdeki asliye ceza mahkemesi kanalıyla gönderebilirsiniz.


ANTALYA 7.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE


Mahkemenizin 28.01.2004 gün ve E:2003/1097 ve K:2004/117 nolu kararı ile 3167 sayılı konunun 16/1 maddesi gereğince 2.2250.000.000 TL Ağır Para Cezası ile cezalandırıldım, cezam 05.04.2004 tarihinde kesinleşti ve karar 04.02.2005 tarihinde infaz edildi. 14.12.2005 tarihinde adli sicil kaydımın silinmesi için mahkemenize dilekçeyle başvurdum. Ancak mahkemeniz adli sicil kaydımın silinmesi için gereken süre geçmediğinden talebimi red etti. Mahkemenizin kararı yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
Bilindiği gibi 3682 sayılı eski adli sicil kanununun 8. inci maddesinin c fıkrası #8220;beş yıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkûmiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde#8221; adli sicilin silineceği kuralını getirmiş idi. Ancak 3682 sayılı adli sicil kanunu 01.06.2005 tarihinde yürürlükten kaldırıldı ve yerine 5352 sayılı adli sicil kanunu kabul edildi. 5352 sayılı yeni adli sicil kanununun geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası #8220;Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.#8221; hükmünü getirmiştir. 1 inci fıkradan da anlaşılacağı üzere eski kanuna göre süre yönünde silinme koşulu oluşanlar silinir, süre yönünden silinme koşulları oluşmamış olanlar hakkında 5352 sayılı yeni adli sicil kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
Benim için eski yasaya göre silinme için gerekli olan süre infaz tarihinden itibaren 5 yıl olduğu için 04.02.2010 yılıdır. Yani adli sicil kaydımın eski yasaya göre silinmesi için gerekli süre dolmamıştır. Öyleyse 5352 sayılı yeni adli sicil kanunun geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasından dolayı yeni yasaya göre işlem yapılması gerekir. 5352 sayılı yeni adli sicil kanunun adli sicil kayıtlarının silinmesi ile ilgili 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının a bendi #8220;Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması#8221; halinde adli sicilin silinerek, arşiv kaydına alınacağı hükmünü getirmiştir. Bu yüzden hakkımda verilen ceza 04.02.2005 infaz edildiğinden adli sicil kaydımın silinerek arşiv kaydına alınması gerekirken, adli sicil kaydımın silinmesi gereken süre geçmediği gerekçesiyle talebimin ret edilmesi yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle hakkımda verilen ceza, 04.02.2005 infaz edildiğinden adli sicil kaydımın silinerek arşiv kaydına alınması gerekirken, adli sicil kaydımın silinmesi gereken süre geçmediği gerekçesiyle talebimin ret edilmesi yasaya aykırı olduğundan mahkemenizce hakkımda ek karar alınması hususunda gereğini arz ederim.


Adres: isim/imza

tolga55
02-03-2006, 12:01:56
Sayin Omer bey ve diger yetkililer, Size tek birsey demek istiyorum

Sizlerin iyi insanlar, yardimsever oldugunuzu biliyordum suana kadar bu sitede yaptiklarinizdan, ama inanin bu kadarini beklemiyordum. Oturup benim icin dilekce yazdiniz o kiymetli vaktinizi birakip.

Tek diyecegim Tanri sizi, Ulkemize, Ailenize ve tum sevdiklerinize bagislasin ve size esenlik ve mutluluk versin hayat boyu.. Sonsuz saygilar efendim

memleket
04-03-2006, 21:35:51
Değerli arkadaşlar merhabalar benimde bir sorunum var 22.03.2000 tarihinde kesinleşmiş bulunan mahkumiyetim (sabıka kaydım var) var. 2 gün önce bakırköy 7. asliye ceza mahkemesine bizzat dilekçemle başvurdum bana verilen cevap adli sicil kaydının artık ankaradan silindiğini ve dilekçemi ankara adli sicil kurumuna göndermemi istediler bu konuda ne yapmam lazım yukarıda arkadasın belirttiği gibi artık adli sicil kayıtları otomatikman siliniyormu silinmiyorsa ben adli sicil kaydı mı sildirebilmem için dilekçe örneğini nereden temin edebilirim

TALEP KONUSU : Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2000 tarih ve 1996/649 esas 2000/245 karar sayılı ve 22.03.2000 tarihinde kesinleşmiş bulunan mahkumiyet hükmünün (3682) sayılı adli sicil kanununun 8. maddesine göre adli sicilden çıkarılmasına kara verilmesi talebine ibarettir.

AÇIKLAMALAR : 1.Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2000 tarih ve 1996/649 esas 2000/245 karar sayılı ve 22.03.2000 tarihinde kesinleşmiş bulunan mahkumiyet hükmünün (3682) sayılı adli sicil kanununun 8. maddesine göre adli sicilden kaydı çıkarılarak sicil kapsamında kalmaktadır

2. Meskur karar 2000 yılında kesinleşmiştir .kesinleşme tarihinden itibaren 3682 sayılı adli sicildeki kaydın silinebilmesi için öngörülen süre de geçmiş bulunmaktadır.

3.Bu sebeple adli silindeki kaydın 3682 sayılı yasanın 8. maddesine göre çıkartılması için mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olmuştur.

Eski dilekçemde yazılanlar bunlar bu şekildemi başvurmam lazım yoksa 3682 yasa değişmelimi lütfen yardımcı olun tesekkürler

omercelikkol
05-03-2006, 12:47:17
Sayın memleket

sizin dilekçenizde yanlış mahkemenini verdiği kararda yanlış 1 haziran 2005 tarihinden sonraki sabıka kayıtları otomatikman siliniyor. eski kararlar otomatikman silinmez. birde 3682 sayılı yasa 1 haziran 2005 tarihi itibaryle yürürlükten kaldırıldı. artık bu yasanın 8 inci maddesine dayanarak sabıka kaydınızı sildiremezsiniz. ancak yeni 5352 sayılı adli sicil kanunun geçici 2 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre silinmesi gerekir. birinci fıkrada adli sicil istatistik genel müdürlüğü silinir demiyor. ikinci fıkrada "ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." bu yüzden sizin veya savcılığın muracaatıyla cezayı veren mahkeme veya bulunduğunuz yerdeki asliye ceza mahkemesince silinir. ancak sizin cumhuriyete başsavcılığına veya cezayı aldığınız mahkemeye veya bulunduğunuz yerdeki asliye ceza mahkemesine dilekçeyle başvurmanız gerekir. en iyisi savcılığa başvurun onlar araştırırlar.

yasal dayanak;
5352 sayılı yasanın geçici 2 inci maddesi;
(1)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.
(2) Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.

xzekix
21-03-2006, 13:16:55
ESAS NO:1990/360
KARAR NO:1991/78
SUC ZİNA
SUC TARİHİ:20.06.1988
HALEN SABIKAM VARMI BEN ABDULKADİR BOZKURT

Mbonsela
24-03-2006, 09:15:31
hepinize teşekkür ederim yaklaşık 3 aydır sifedebulunan insanlardan bir sorun hakkında bilgi almaya çalışıyorum. Fakat nedense hiç kimse cecvap yazma tenezüllünde bile bulunmuyor. Eger insanların sorunlarına yardımcı olunmayacaksa neden bu sit var anlamış değilim. Hepinize ilgi ve alakanızdan dolayı TEŞEKÜR EDERİM. Ülkemizin genel durumu bu ne yapalım sağlık olsunb..

Ben 2000 yılında bir zincir markette hırsızlık suçundan yakalandım ve çıktıgım mahkeme 1 yıl hapis cezası verdi. iyi halden ve daha önce sabıka kaydım olmadıgından 38.000.000 Tl para cezasına çarptırdı. bU para cezasını ödedim. Sizlerden ricam bu suç sabıka kaydımdan silnebiliyormu. eger silenebiliyorsa nereye başvurmam gerekir. Bu sabıka kaydımdan dolayı işi değişitiremiyorrum. Bana yardımcı olursanız sevinirim. Bu kayıt adli sicil belgesinden çıkarılabilecek mi...

ulascihan
24-03-2006, 09:27:31
Merhaba, cezanızın infaz edilmesinden sonra yani borcunuzu ödediğiniz tarihten itibaren 5 yıl geçmesi gerekir. Bu süre sonunda bir dilekçe ile size en yakın Asliye Ceza Mahkemesine adli sicil kaydının silinmesi için müracat etmeniz lazım...

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
24-03-2006, 14:00:41
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=10650
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=10245
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=10112
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=8852
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=8025
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=8848
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=8448
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=7802
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=7913
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=7893
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=7863
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=6923
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=7369
http://www.hukuki.net/topic.asp?TOPIC_ID=7230


Sayın Mbonsela,

Yukarıdaki linkler sormuş olduğunuz soru ile ilgili arama yaptığımda çıkan 10 sayfalık sonuçtan sadece ilk 4 sayfadaki forumlara aittir, yani bu liste uzayıp gitmektedir. Küçük bir arama ile bu sonuçlara siz de ulaşabilir, sorunuzun cevabını bulabilirdiniz.

Kaldı ki daha önce sizin aynı konuda açmış olduğunuz bir forumda sorunuz cevaplanmıştır. Yani bir üyemiz size cevap vermiş ama anlaşılan cevap sizi tatmin etmemiş.

Üzgünüm ama sizin bu yaptığınıza "Zeytinyağı gibi üste çıkmak denir." Hem 2 dakikanızı alacak bir arama işlemini yapmayın, sorunuza cevap aldığınız halde tatmin olmayın, hem de cevap yazmadılar diye sitem edin. Ne ala...

ahmet ugur
25-03-2006, 13:45:27
ADLİ SİCİL VE İSTATİSLİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ne dilekçe ile müracaat ettiğiniz taktirde sabıkanız silinecektir. Eğer Adli Sicil Kanunu 9.maddedeki şartlara uyuyor iseniz dilekçe işlem konuldıktan sonra sabıka kaydı silinir.Eskiden asliye ceza mahkemelerine dilekçe verilerek yapılıyordu fakat yeni kanunda usul değişti.

lettop
04-04-2006, 10:55:34
1994 yılında 5352 sayılı yasanın 9.maddesi(a) bendi gereğince tarafıma verilen cezanın infaz edildiği sabıka kaydımdan anlaşılmıştır. adli sicilimin silinmesi için gerekli mercilere dilekceyle başvurmuş olup,dilekçe cevabını bekliyorum.benim öğrenmek istediğim konu şu benim çoçuğum bu yıl öğretmen olacak benim adli sicimim yüzünden her hangi bir zarar görürmü,adli sicilimin olması atamasına engelmi,ayrıca suç unsuru alacağıma karşı yapılan bir suç,davacı ve davalı arasında uzlaşma sağlanmış davacı davasından vaz geçmiş ve mahkeme bana 5 ay ceza vermiş ve tecil etmiştir.şu an devlet memurluğu yapıyorum bana bir zararı olmadı suç unsuru adi suç olduğu için çoçuğumun istikbaline mani olurmuyum.Vicdan azabı çekiyorum ayrıca benim yaptımın suçun cezasını neden çoçuğum ödesin beni aydınlatırsanız size minnettar kalırım.ayrıca adli sicilim silinirmi
saygılarımla yusuf_palu@hotmail.com

Mehmet Emin Değil
13-04-2006, 15:45:46
Madde 9- (1) Adlî sicildeki bilgiler;

a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,

b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,

c) Ceza zamanaşımının dolması,

d) Genel af,

Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.

(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.

(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir

yeni adli sicil kanununa göre cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler adli sicil kaydına alınmaz.bu nedenle kayıtlarda olmaması gerekir.

çocuğunuz açısından da herhangi bir sorun olmaz.

hapse girip başbakan olanlar var bu memleket te unutmayın size bu konuda bir zarar gelmez

eski kanuna göre düzenlenmiş olan kayıtlar yeni kanuna uydurulur.bu açıdan sizin kayıt sadece arşivde yer alır

Mehmet Emin Değil
13-04-2006, 15:45:46
Madde 9- (1) Adlî sicildeki bilgiler;

a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,

b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,

c) Ceza zamanaşımının dolması,

d) Genel af,

Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.

(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.

(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir

yeni adli sicil kanununa göre cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler adli sicil kaydına alınmaz.bu nedenle kayıtlarda olmaması gerekir.

çocuğunuz açısından da herhangi bir sorun olmaz.

hapse girip başbakan olanlar var bu memleket te unutmayın size bu konuda bir zarar gelmez

eski kanuna göre düzenlenmiş olan kayıtlar yeni kanuna uydurulur.bu açıdan sizin kayıt sadece arşivde yer alır

duman3001
14-04-2006, 18:02:49
arkadaşlar aranıza yeni katılıyorum burada konuşılanlar pek iç açıcı olaylar değil olayların üstüne bu şekildemi yoksa daha farklı bir şekildemi gidelim arkadaşımız bir suç işlemiş cezasını vermiş devlet tarafından yasal yollar ile affa uğrayabilir peki resmi bir kuruma girdiği zaman ne olabilecek garantisini verebiliyormuyuz ben şunu ifade etmek istiyorum ben bir insan öldürdüm örneğin cezasını çektim benim neden sicilim aafa uğramıyor vayahutta herhangi bir suçtan burdada bir ayrım var ya ben hukuku anlamıyorum yada hukuk yanlış işler yapıyor ben topluma zarar verdim arkadaş devlete yorumlar sizin saygılarımla...[8]

edmund
10-05-2006, 17:04:26
İyi günler, 2002 senesinden hakaret cezasından dolayı 2ay hapis ve bir miktar para cezası aldım nihai kararda hapis cezası paraya çevrildi.Konuyu baştan aşağıya okudum ve açıkçası kaf karıştı.Şimdi eski kanuna göre 5sene beklemem gerekiyor, yeni kanuna göre herhalde başvurup sicil kaydımdan sildirip arşi kaydına alabilirim.Karar eski yasalara göre verildi, benim için hangisi geçerli olur?2. sorum arşiv kaydı ile ilgili, sicil arşiv kaydının tutulması ile ilgili yeni ve eski yasa açısından farklılık nelerdir.Benim cezam her halükarda arşivde gözükecekmidir?

maryjoe
29-05-2006, 15:01:47
sayın hukukçu arkadaşlara..bir müvekkilim yedieminliği suistimal suçundan para cezası almıştı (2003 'te) ve ceza ertelenmişti... o dönem bu suç kamu davası şeklinde görülüyordu.. sonradan icra mahkemelerinin görevine sokuldu ve en sonrasındaki değişiklikte ise icra iflas kanunundan çıkarıldı ( 2005 sonu değişiklikleri )...derken..geçen hafta bir seminerde tekrar bu suçun asliye cezalara yönlendirildiği söylendi..
bütün bunlar bir yana ... adli sicil kanununun değişmesi nedeniyle sürelerin geçmesini beklemeksizin kaydın silinmesini talep etme zorunluluğu doğdu...

kararı veren mahkemeye bir dilekçeyle gittiğimde şifahen şu cevabı aldım : " biz napalım ? eski adli sicil kanunu yürülükteydi suç tarihinde.. dilekçe verseniz bile reddedilme ihtimali yüksek"
bunun üzerine "e olsun siz bi karar verip reddedin, temyiz yoluyla incelensin ".. desemde.. bu isteksiz tutum karşısında tekrar fikrimi değiştirip..
"eh peki o halde ben biraz daha bilgi toplayayım dilekçemin dkapsamını ve vurgulamalarımı değiştirip, ek örnek karar ve hukuki görüşlerle destekleyip öyle getireyim " dedim ve hakim bey'in önünden dilekçemi geri aldım..
10 gün sonra tekrar yanına gittiğimde olumsuz düşündüğünü söyledi
ben her ne kadar " iyi ama bu konu kişi hak ve özgürlüklerini direkt ilgilendiriyor.. " desem de onun fikri tamamen eski kanunun uygulanması gerektiği yönündeydi..
"hmm... bu durumda olmazsa savcılıktan mı talep etsek acaba... onlar konuyu daha ii bilir ve gerekli araştırmayı yapar, bizim yerimize de onlar başvurmuş olur..ya da direkt bakanlığa ilgili sicil dairesine başvururuz belki... " diyerek düşüncemi açıkladım ve "evet daha ii olur.. " biçiminde desteklenen bu cevap karşısında yanından ayrıldım... ( dilekçeyi savcılığa çoktan sunacaktım ama "uyap" ağ sistemi nedeniyle sorun çıkınca ertelemek durumda kaldım)

açıkçası adli sicil kanunundaki değişikliklerden sonra bu konunun önemli bir duruma gelmesi nedeniyle sayın meslektaşlardan tartışma buyutunu hafif tutmaya özen göstererek sadece tecrübelerini buraya aktarmalarını rica ediyorum ..çünkü bu konu " sen o maddeden söz ediyorsun ama o iş öyle olmaz. bendeki.madde şöyle diyor.."
- " yok canım asıl sen öteki maddeye bak.. kanun değişti ya sen uyuyosun "buyutuyla uzatılıp sündürülecek " nokta atışı" yapılabilecek bir konu değil..
aynı başlık altında okuduğum bir forumda çıkan hukuki tartışmalar nedeniyle formu okurken yarısından sonra içime fenalık geldiği için bu konuyu özellikle belirtiyorum.. teorik tarışmalar zaten okullarda bol miktarda hocalarımız tarfından yapılıyor .. uygulamayı değil , olmayanı ve sadece olması gerekenleri yeterince dinlemiş bulunuyoruz...( onların da işi bu saygı duyuyorum ama.. ayrı bi tartışma konusu )

o yüzden,
" şöyle olmalı" "..fikrimce.. " "olması gereken" "madde de bunu söylüyor "diyecek birileri değil..işi yapmış ... sıkıntıyı yaşamış..pratik bilgisi olan ..tecrübesi olan... "ben böyle yaptım.." diyen birileri deneyimlerini aktarırsa kafamız bazı durumlarda daha rahatlayacaktır..
elbette herkesin şahsi deneyimlerini "meslek sırrı" na sokma veya yüksek ezeli ve ebedi rekabet duygusuyla "ben kimseye bilgi aktarmam.. " deme hakkı vardır..
hoş büyük sıkıntılarla zorla kafamızı çarpa çarpa öğrendiğimiz mesleki bazı bilgileri ve edindiğimiz tecrübeleri kamuya açık bir alanda nereye kadar sunmalıyız.. .. bu da düşündürücü ...( ben de bu konuda eskisi kadar net değilim..) zira forumlardan internetten tanımadığı avukatları bulup mailine girmek , messenger'dan ısrarla online bilgi ve yardım talebi gibi gariplikler başladı zeki yurdum insanında...
fazla uzattım.. herkese saygı ve sevgi.. av mehpare altaylı

av mehpare altaylı

maryjoe
01-06-2006, 19:42:15
ömer bey siz ve diğer arkadaşlar yeterince açıklama yapmışsınız.. benim de bir müvekkilimin adli sicil kaydını sildirmem gerekecek... suç yedi eminliği suistimaldi ve bütün kanunlar değiştiği için farklı farklı fikirler ortaya çıksa da sorunun çözülececeğini umuyorum.. herkese saygılar...

suclu01
19-06-2006, 20:55:00
merhaba herkese..benim size danışmak istediğim bi konu var..2005 in kasım ayında adiyen darptan yargılandım..şikayete bağlı dava acıldı...10 günlük rapor almış hastaneden..ve 2005 in kasım ayında 456 milyon ağır para cezasına çarptırıldım..temyize gittim ceza 2006 martta onandı ve ödeme emri geldi..yasal sürede cezamı ödedim..yalnız 1 nisanda sabıka kaydı aldım hala geçmemişti sicilime bu sicilime geçermi geçerse ne zaman silinir ben üniversite son sınıf öğrencisiyim ve geleceğim konusunda endişelyimi benim sınavlarıma devlet kademelerine girişte bi olumsuz etkisi olurmu yada sözleşmeli subaylıkta...olayda hiçbi kesici alet felanda yoktu en hafif in den yargılandım cvp verirseniz çok teşekkür ederim iyi akşamalar........

Av.Bahattin Yıldız
21-06-2006, 20:46:33
Sayın Duygusal26; bu forum konusunda yazdığınız bir iletide;

&lt;mrb canım öncelikle senin bu sicilinin silinmesi lazım eğer silinmemişse 09.03 2005 adli sicil silinmesi için ceza aldığın mahkemeye sicil silinmesi için dilekçe ver bir haftada silinir. sakın dert etme. ama tabiki başka suç işlemeişsen. bu arada burdaki hukukçular hiç yazmıyorlar on kere derdimi yazdım hiç bir hukukçu beni tatmin edecek bir cevap yazmadı.öptüm canım kendine iyi bak hoşçakal. için rahat olsun&gt;

demişsiniz.
HANGİ KONUDA TATMİN OLMADIN MERAK EDİYORUM.... FORUM KONULARINDA YANITI OLAN SORULARI YİNELEMİŞSEN ELBETTE CEVAP ALAMIZSIN...
Birde bu ne samimiyet: Konu açan arkadaşı tanımamana rağmen, 'ÖPTÜM... CANIM... KENDİNE İYİ BAK... HOŞÇAKAL... İÇİN RAHAT OLSUN...'
Unutma ki soruyu soran arkadaşa bu kadar methiye düzen siz; size hukuki.net gibi geniş bir hukuki alanı açanlara, yöneticelerine karşı; 'bu arada burdaki hukukçular hiç yazmıyorlar on kere derdimi yazdım hiç bir hukukçu beni tatmin edecek bir cevap yazmadı' diye girdirmen yakışık almıyor.
Soruyu soran arkadaşa bu kadar iltifat, bize gelince nO/nAiltifat!...
Lütfen, adınıza yaraşır DUYGUSAL kırıntılardan hukuki.net e de sunun!....
Son olarak sizin dediğinizden;
CANIM... KENDİNE İYİ BAK... HOŞÇAKAL... İÇİN RAHAT OLSUN...' hukuki.net gereğini yapıyor.

Av.Esin Kılıç
21-06-2006, 22:52:38
Sayın duygusal26,
Bugüne kadar sitemizde yazdığınız iletilerin neredeyse tümü sitemiz üyelerinden ve özellikle biz hukukçulardan -saygı sınırlarını aşan- şikayet niteliği taşımaktadır. Buna karşın sitemizdeki üyeliğinizi neden sürdürdüğünüz tarafımızca anlaşılamamıştır.
Eleştiri sınırlarını aşan haksız şikayetleriniz, sitemiz kurallarına aykırılık teşkil eden gayri ciddi ve saygısız ifadeleriniz nedeni ile -zaten memnun olmadığınız- üyeliğinize son verilmiştir.

erenhalil
01-08-2006, 23:23:19
merhabalar c:000002003c0128452 (99021786-03)
27.10.2000 ck:525/B-2;647SA 6.ŞİŞLİ;1.ASLCM 1Y H;91260000 AP. 15/11/2002 2001/2592-2002/920 25/12/2002 tarihinde DOLANDIRICILIK sucundan ceza aldım ve bu cezam 647 sayılı kanunu 6. maddesine göre tecil edildi. Şimdi sormak istiyorum bendemi 5 yıl bekliyecem sabıkamın kalkması için? Aldığın bu ceza memur olmamı etkilermi cevap yazarsanız cok memnun olurum.

suclu01
02-08-2006, 21:19:10
valla kardeş benimde 2004 te yagılandığım adiyen darptan almış olduum para cezası vartemyize gönderdim 2006 da onaylandı ve cezamı ödedim ama 1 haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar için 5 yıl beklemek şartmış..napcaz bekliyecez başka çaremiz yok senin yine az kalmış benim 57 ay var pskolojim bozuldu...

aydnlk
17-08-2006, 16:18:57
Sayın hukukcular selamlarımı sunuraktan bir konuda görüşlerinizi almak istiyorum.2001 yılında müessir fiil suçundan TCK 456/4. maddesinden ceza aldım. 5 seneyi doldurduğum için yaklaşık 20 gün önce silinmesi yönünde dilekçe verdim ve hala silinmedi.Önümde polis memurluğu başvuru için bir hafta var ve silinmesi işlemini çabuklaştırmam için ne yapmalıyım. Eğer silinmezse yinede başvuru yapabilirmiyim yani memurluğuma engel teşkil edermi?Saygılarımla arz ederim.

erenhalil
17-08-2006, 20:53:12
merhabalar c:000002003c0128452 (99021786-03)
27.10.2000 ck:525/B-2;647SA 6.ŞİŞLİ;1.ASLCM 1Y H;91260000 AP. 15/11/2002 2001/2592-2002/920 25/12/2002 tarihinde DOLANDIRICILIK sucundan ceza aldım ve bu cezam 647 sayılı kanunu 6. maddesine göre tecil edildi. Şimdi sormak istiyorum bendemi 5 yıl bekliyecem sabıkamın kalkması için? Aldığın bu ceza memur olmamı etkilermi cevap yazarsanız cok memnun olurum.

sc_kwon
17-08-2006, 23:31:03
benim de bakaya suçundan doalyı sicilimde görülüyor bunun silinmesi için 1 senemi bekleme gerekiyor

imhotepss
23-08-2006, 18:12:44
Selamlar ben 1998 yılında hırsızlığa tam teşebbüs suçundan 300.000 lira ağır para cezası aldım cezam 1999 yılında kesinleşti fakat cezam ertelendi suç işlediğimde 18 yaşından büyüktüm şimdi öğretmenlik başvurusunda bana bu durum mani oldu adli sicil ve istatistik genel müdürlüğüne sicil kaydımın silinmesi için bir dilekçe yolladım acaba bu kayıt silinebilirmi ve ne kadar sürer cevap verirseniz çok sevinirim. Eğer silinmezse bunca yıl eğitim fakültesinde boşa okumuş olacağım Lütfen Yardımlarınızı bekliyorum.

maryjoe
29-08-2006, 12:41:37
adli sicil kaydının silinmesi husunda ne yazık ki işleyişte kayda giren suç hakkında yargılama yapan mahkemeye gittiğinizde bu dilekçeniz kabul görmüyor ve artık kanunun değiştiğinden bahisle yetkilerinin olmadığı cevabıyla karşılaşıyorsunuz...
ikinci olarak savcılık makamına gittiğinizde yine aynı cevapla karşılaşıyorsunuz... direkt olarak artık bakanlığın ilgili birimine başvurunuzu içeren bir faks göndermeniz gerekiyor...

sonrasında durum nedir sonuç nedir diye bakanlığın ilgili birimini telefonla aradağınızda ise böyle bir bilgiyi telefonla veremeyeceklerini , bir dilekçeyle başvurulması halinde cevap verilebileceğini öğreniyorsunuz
(zira kişi hak ve özgürlüklerini ilgilendirine bir konuda kime ne gibi bir bilgi aktarıldığının sağlıklı denetimi açısından bu bir zorunluluk olarak düşünülebilir ! )
size önerilen şey "adli sicil kaydının silinip silinmediğini öğrenmek bakımından tekrar tekrar ve belli aralıklarla adli sicil kaydınızı her zaman gidip aldığınız yerden talep etmeniz " olacaktır...
ta ki kaydın silineceğinden umudunuzu kesene dek::)) ya da artık kaydı alıp da " adli sicil kaydı yoktur " yazısını gördüğünğz ve nihayet başvurunuzun değerlendirilip kaydın silindiğini anladığınız güne dek.:))
elbette bir dilekçe daha verebilirsiniz bilgi edinme kanunu kapsamında ama genelde zaten kaydın çok kısa sürede bir yere verilmesi amacıyla kişiler hareket ettiklerinden ( genelde işe giriş öncesi) pratikte bir yararı var mı bilmiyorum...!
ve son olarak söylenecek şey başvurunuzdan itibaren bir - bir buçuk ay geçtikten sonra ancak başvurunuzun neticesini öğrenebileceğinizdir.

peki reddedilmesi durumunda ne yapacaksınız .. ! herhangi bir mekanızma işletilebilir mi ? en hızlı mekanizma hangisi işletilebilecek... !
açıkçası kişi zaten bir an önce sonuç almak istediği için öneremiyorum...yine de red sebebine ve suç konsuna göre bu cevaplar değişebilir elbette...
saygılarımla


av mehpare altaylı

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
29-08-2006, 13:07:31
Sayın meslektaşım,

Suç tarihi ne olursa olsun aynı prosedür mü işletiliyor? Bunu şu sebeple soruyorum bir müvekkilimin yeni Adli Sicil Kanunu'nun yürürlüğünden öncesine tekabül eden suçlarından ötürü sicile düşülen kayıtların silinmesi için cezayı veren mahkemeye başvurduğumda kabul ettiler ve kaydı sildiler. Bir başka forumda kimin yazdığını şimdi hatırlayamıyorum, bir üyemiz Bakanlığın ilgili birimine başvurduğunda bu işi cezayı veren mahkeme yapar demişler, cezayı veren mahkemeye başvurduğunda ise kanun değişti artık bu işi biz yapmıyoruz demişler.

Yeni Adli sicil Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonraki suçlar nedeniyle oluşturulan sicil kayıtlarının silinmesi hususunda sanırım tüm meslektaşlarımızla hemfikiriz. Ama sorun ve tartışma yaratan eski kayıtların nasıl silineceği.

Kanun henüz oturmadığından ve kanunda tartışmaya açık hükümler bulunduğundan uygulamada birtakım sıkıntılar yaşanmakta. Bu nedenle bu hususta tüm bilgilerinizi, dayanaklarınızı bizlerle paylaşabilirseniz inanın çok memnun olacağım, hatta bunu tüm meslektaşlarımızdan rica ediyorum. Bizlerin aklı bile bu kadar karışıyorken hukukçu olmayan vatandaşlarımızın içinde bulunduğu durumu düşünmek bile istemiyorum...

Saygılarımla.

suclu01
29-08-2006, 13:51:10
Evet tüm hukukcu büyüklerimizin bilgilerini ortaya koymaı gerekir bu konu hakkında dilek ablanında dediği gibi 1 haziran 2005 ten sonra işlenen suçlar için bi sorun bulunmamakta ancak yasa tarihinden önce işlenen suçların sicilden silinmesi tam bi karmaşa ben biraz araştırdım ama savcılar bile farklı farklı yorumladılar..bu konuyu tartışılması gerçekten yaralı olacaktır çünkü binlerce madur var ve ne yapacaklarını bilmiyolar..herkese iyi günler dilerim...

maryjoe
01-09-2006, 12:09:10
sayın dilek hanım
değerli meslektaşım

benim başıma gelen olayda asliye mahkemsince 2003 yılında verilen bir cezanın ertelenmesi kararı vardı (yedi eminliği suistimal suçu)

ben de "kanun değişti ve zamanaşımı süresinin dolmasını beklemem gerekmemeli" artık diyerek başvurumu kararı veren asliye ceza mahkemsine götürdüm ancak... hakim bey almak istemedi .. yani epey bir ter döktüm tekrar tekrar gittim...reddedileceğini +k anladığımiçin diğer yolu deneyeyim ve savcılığa başvurayım dedim ama şaşırtıcı şekilde savcı bey de bana bu konunun artık ne kendilerinin ne de mahkemelerin görev alanına girdiğini ve direkt bakanlığa faks çekmem gerektiğini gerektiğini söyledi...(hatta ben yargılamayı yapan ASLİYE CEZA hakimine götürdüğümü ve alınmadığınıu söylediğimde " zaten yetkisi yok ki alamaz... siz bunu bakanlığa faxlayacaksınız" cevabını bana bizzat savcı bey söyledi ..ek madde vs dememe rağmen yine aynı cevabı aldım... )

bu anlattığım başvuruyu iki ay önce yaptım ve ciddi sıkıntı yaşadım..iki kez dilekçemi değiştirdim... hala da akıbetini bilmiyorum..bakanlığı aradığımda karşıma çıkan yetkili bir hanım tel ile bilgi veremeyeceklerini söyledi..
" e peki ben nasıl bilebileceğim başvurumun kabul edilip edilmediğini" dediğimde ise gayet net olarak " gidip savcılıktan tekrar kayıt isteyeceskiniz bunu anlamak için " cevabını aldım::)) "
" peki ama başvunun sonuçlanması için ne kadar zaman geçmesi gerkiyor ? soruma karşılık ise
" bir aydan fazla..yaklaşık bir buçuk ayı bulur" cümlesiydi bana verilen cevap...


bu noktada kararın tarihi ve eski kanun zamanında mı olduğu sorusu hiç gündeme bile gelmedi ... direkt yetkilerinin olmadığı söylendi..

///aslında asliye mahymesine "olsun siz alın ve temyizde incelensin " dememe rağmen alınmak istenmedi ve ben zaman darlığı nedeniyle ısrar etmedim açıkçası ( çok aciliyeti olan ve bir an önce halledilmesi gereken bir durumdu...iki ayağı bir pabuçtayken bunu yapamıyor insan ) ///


bunu daha fazla ileriye taşıyamamın ve zorlayamamın tek nedeni iş işten geçti artık-vakit yok-" durumunda bulunmamdı...

zaten bir buçuk sene sonra zamanaşımına uğrayacak ve benim bunu bir dava halinde öne sürmem kimbilir ne kadar zaman alacak... !!
///kişinin işe giremesi dolayısıyla uğradığı bu zarar nasıl telafi edilir .. !!! bu da ayrı bir araştırma ve inceleme konusu ve konunun kişinin temel hak ve özgürlüklerinden tutun tazminat hukukuna uzanan bir sürü boyutu var...ama bu taşı kim atacak ve ortaya senelrce konan emek ne olacak !! ///


iyi çalışmalar ..sevgi ve saygılarımla...


av mehpare altaylı

neyzenkagan
02-09-2006, 22:34:52
İyi gunler
Benim bi sorunum var ve sizlerin yardımlarını bekliyorum.2004 yılında tck 491/3 (Hırsızlık) sucundan sabıka aldım.1 yıl ceza verildi daha sonra bu ceza para cezasına cevrıldı ve ogrencı olmam vb sebelerden cezam tecil edildi.Yani ne hapiste yattım ne de para cezası odedim.Tabii sabıka kaydım oldu bana bu sabıka kaydını 5 sene sonra silinecegi soylendi (Asliye kalemi tarafından).
Bu sabıka kaydı tabii hayatımda cok olumsuzluga sebeb oldu neyse ben bu sene istanbul universitesi hukuk fakultesını kazandım ve mezun oluncaya kadar sabıka kaydım silenecegi için oldukça rahattım fakat yeni bir duyum aldım ve avukat olabilmem için arşivli sabıka kaydı almam gerekiyormuş.
Sorum şu olacak 2009 yılında silinecek olan sabıka kaydım,arşivli sabıka kaydında gozukecek mi? eğer gözükecekse bunu sildirmem mumkun mü? ve bu durum ben hukuk fakultesi mezunu oldugumda avukat,hakim,savcı olmama engel olacak mı?
Bu durum karşısında ne yapabilirim yardımlarınızı bekliyorum şimdiden teşekkurler

neyzenkagan
04-09-2006, 03:54:10
iyi sabahlar
Artık çıldırmak uzereyım az once forumda dolaşıyordum ve yeni şeyler gozume çarptı ben 2003 senesinde 491/3 (hırsızlık)sucundan ceza aldım,Bu senede hukuk fakultesini kazandım kayıt yaptıracaktım fakat baronun sitesini gezerken istenen belgelrde arşivli sicil kaydı ibaresini gordum araştırdım eski konuna gore 3862 sabıka kaydım arşivdende cıkyor ama yeni kanuna gore arşivde saklı kalıyor yanı ben hukuk fakultesini bitireceğim ve hiçbir şey olamayacagım oysa bu suçu 5 sene once işleseydim kaydım arşivden silinecek bende avukat hatta hakım bile olabilecektim ne kadar komik eger gerçekten boyle bir işleyiş varsa ben boşuna hukuk okumayı tercih etmeşim yada cok yanlış duşunuyorum eger yanlış duşunuyorsam butun hukuk camiyasından da ozur diliyorum.
Neyse diyorum hayat hukukculuktan ibaret değil umudunu tuketme yaşın 24 olmasına rahmen seneye bir daha öss ye girersin işletme okursun sabıka kaydın nasıl olsa silinir sana işverende ARŞİVLİ SABIKA KAYDI istemez ve normal insanlar gibi yaşarsın sonra bir bakıyorum bu sabıka askerliğime engel oluyor yanı kısa donem veya yedek astsubaylık olarak gorev yapamazsın sabıkan silinse bile biz bilyoruz ve seni tekrar mahkum ediyoruz ve er olarak 15 ay askerlik yaptırıyoruzz diyorlar bende diyorum ki artık
HAYAT BU KADAR ZOR OLAMAZ AMA İNSANLAR ........

neyzenkagan
04-09-2006, 03:57:55
aldıgım yuz kızartıcı suc adli sicil kaydından silinse bile ben askerliğimi uzun donem mi yapmak zorundayım bu konuda da bilgilendirir misiniz beni
Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkurler

neyzenkagan
04-09-2006, 14:33:36
hiç kimse yardım edemiyecek mi? bana

neyzenkagan
04-09-2006, 16:17:22
luıtfen bi avukat arkadaşımız şu kararı yorumlayabilir mi?benim anladıgım kadarıyla adli sicil kaydı silinen bir insan sabıka kaydı arşive alınsa dahi askerlik hizmetini kısa donem veya yedsek astsubay olarak yerine getirebilyor ben bunu anladım ama konu hakkında birbiriyle çelişen mahkeme kararları var bir avukat arkdaşımız bu kararı yorumlayabilrse sanırım cok faydalı olacak,
Kararda 491/2 hırsızlık sucundan hukum giyen bir vatandaş adli sicl kaydı silindigi için yedek subay olarak askerlik yapabileceği mi kararlaştırılmış.
Değerli avukat arkadaşlar bilgilerinizi lutfen bizimle paylaşın..
http://www.msb.gov.tr/prgs/ayim/Ayim_karar_detay.asp?IDNO=3818&ctg=000002000032000006

neyzenkagan
06-09-2006, 03:16:44
allahım ya buray bi kufur yazsam butun site yetkılılerı silmek için yarışırlar am sozkonusu bilgi almak olunca kimseden ses seda cıkmıyor
HAYRET

neco1982
06-09-2006, 22:38:01
Umarım seni biraz olsun umutlandırır
Güvenlik Tedbirleri

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma MADDE 53. (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları kullanmaktan,c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,Yoksun bırakılır.(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. 765 Sayılı Türk Ceza KanunuMadde 20 #8211; Hidematı ammeden memnuiyet cezası müebbet veya muvakkattir. Müebbeden Hidamatı ammeden memnuiyet: 1- Devairi intihabiyede müntehip veya müntehap olmaktan ve sair bilcümle hukuku siyasiyeden, 2- Büyük Millet Meclisi azalığından ve intihaba tabi olan veya devlet ve vilayet ve Belediye ve köy tarafından veya bunların teftiş ve murakabesi altında bulunan müessesat canibinden tevcih kılınan bilcümle memuriyet ve hizmetlerden, 3- Devletçe veya salahiyettar ilmi encümenlerce tevcih olunan rütbe ve unvan ve nişan ve madalyalardan. 4- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen nişan, rütbe, unvan, sıfat, hizmet ve memuriyetlerden birinin bahşettiği maaşlı veya fahri her türlü hukuktan, 5- Mahküm olan kimsenin kanunu medeni hükmünce kendi füruu üzerinde haiz olduğu velayet hakkı müstesna olmak üzere velayet ve vesayete müteallik bir hizmette bulunmaktan, 6- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen her türlü hakları, unvanları, rütbeleri, nişanları, sıfatları, hizmet ve memuriyetleri ihraz ehliyetinden, Mahrumiyet hususlarıdır. Geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanma cezası, hükümlünün, üç aydan üç yıla kadar yukarıda gösterilen siyasi haklar, hizmet, memuriyet, sıfat,rütbe ve nişandan ve bunları ceza süresi içinde yeniden elde etmek ehliyetinden mahrumiyetidir. Hidematı ammeden memnuiyet cezasının bu hizmetlerden bazılarına hasr edildiği hallerle muayyen bir meslek veya sanatın icrasına şamil olduğu halleri kanun tayin eder.Madde 25 #8211; Muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası üç günden iki seneye kadardır. Madde 33 #8211; Beş seneden ziyade ağır hapis cezasına mahküm olanlar ceza müdetleri zarfında mahcuriyeti kanuniye halinde bulundurulur. Ve emvalinin idaresinde mahcurlar hakkındaki kanunu medeni ahkamı tatbik olunur. Beş seneden ziyade ağır hapse mahküm olan şahsın ceza müddeti zarfında babalık hakkından ve kocalık sıfatının bahşettiği kanuni haklardan mahrumiyetinede hüküm verilebilir. Madde 34 #8211; Bir cürüm ile katiyen mahkümiyet; kanunen siyasi bir hizmete intihap olunabilmek kabiliyetini selbettiği veya memuryetten mahrumyeti müstelzim olduğu takdirde azalık ve memuriyetin zevalinide mucip olur. Madde 35 #8211; Kanunun tayin ettiği ahvalden maada resmi sıfatı veya icrası ait olduğu daireden verilecek ruhsatname ve şehadetname gibi vesikaya muhtaç olan bir meslek ve sanatı suistimal suretiyle işlenen cürüm ve kabahatlere müteallik hükümler mahkümun mahküm olduğu müddete veya cezayı nakdinin ademi tediyesinden dolayı ne miktar hapis cezası verilmek lazımgelirse o miktara muadil olacak ve yirminci ve yirmi beşinci maddelerde muayyen müddetlerin azami hadlerini geçmiyecek bir müddetle muvakkaten hidematı ammeden memnuiyetini veya meslek ve sanatının tatilini dahi istilzam eder. Sair meslek ve sanatlar hakkında tatili icabettiren ahvali kanun tayin eder.Madde 41 #8211;Hidematı ammeden memnuiyet, veya muayyen bir meslek ve sanatın tatili cezası, gıyaben verilen kararlara müteallik ahkamı kanuniye müstesna olmak üzere, hükmün katileşdiği tarihten başlar. Eğer hidematı ammeden memnuiyet veya bir meslek ve sanatın tatili ve sair ehliyetsizlik cezası şahsi hürriyeti tahdit eden diğer bir cezaya bağlı olur veya bir ceza mahkümiyetinin neticesi bulunursa asıl cezanın icrası müddetince devam etmekle beraber hüküm ilamında veya kanunda tayin edilen müddet ancak cezanın ikmal edildiği veya sakit olduğu günden başlar.
GEREKÇEİşlediği suç dolayısıyla toplumda kişiye karşı duyulan güven sarsılmaktadır. Bu nedenle, suçlu kişi özellikle güven ilişkisinin varlığını gerekli kılan belli hakların kullanmaktan yoksun bırakılmaktadır. Madde metninde, işlediği suç dolayısıyla kişinin hangi hakları kullanmaktan yoksun bırakılacağı belirlenmiştir. Ancak, bu hak yoksunluğu süresiz değildir. Cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğuna göre, suça bağlı hak yoksunluklarının da belli bir süreyle sınırlandırılması gerekmiştir. Bu nedenle, madde metninde söz konusu hak yoksunluklarının mahkûm olunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesi öngörülmüştür. Böylece, kişi mahkûm olduğu cezanın infazının gereklerine uygun davranarak bunun tamamlanmasıyla kendisinin tekrar güven duyulan bir kişi olduğu konusunda topluma da bir mesaj vermektedir. Bu bakımdan hak yoksunluklarının en geç cezanın infazının tamamlanması aşamasına kadar devam etmesi, suç ve ceza politikasıyla güdülen amaçlara daha uygun düşmektedir. Bu sistemde süresiz bir hak yoksunluğu söz konusu olmadığı için, yasaklanmış hakların geri verilmesinden artık söz edilemeyecektir. Maddenin üçüncü fıkrasında mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanabileceği belirtilmiştir. Ayrıca, dördüncü fıkrada, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında mahkûm oldukları cezaya bağlı herhangi bir hak yoksunluğunun doğmadığı hüküm altına alınmıştır. Maddenin beşinci fıkrasında, belli bir hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen kasıtlı suçlar dolayısıyla mahkûmiyet hâlinde, mahkûm olunan cezanın infazından sonra da etkili olmak üzere bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ayrıca hükmedilmesi öngörülmüştür. Bu durumda mahkemenin belli bir hak ve yetkiyle ilgili olarak vereceği yasaklama kararı bir güvenlik tedbiri niteliği taşımaktadır. Altıncı fıkrada, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, yine güvenlik tedbiri olarak, belli bir süre için bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği öngörülmüştür.
AÇIKLAMA:Suç işlemiş olan kişiye toplumda duyulan güven ortadan kalktığından mahkumiyete bağlı olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması hukuk sistemlerinde yer almaktadır.Kişinin o suçtan dolayı mahkum olduğu cezayı bihakkın çekmesi durumunda resosyalize olduğunu ,yeniden topluma kazandırıldığını var sayılmaktadırEğer cezalandırmaktan güttüğümüz amaç, kişinin etkin bir pişmanlık göstererek topluma yeniden kazandırılmasını sağlamaksa cezasını çekmiş olan kişinin bu etkin pişmanlığı göstermiş olduğunu kabul etmek gerekir. . Bu düşünceye göre cezanın cekilmesiyle toplumun bu kişiye karşı kaybetmiş olduğu güveni yeniden kazanılmıştır.Bu nedenle ceza mahkumiyetine bağlı hak yoksunlukları verilen ceza ile sınırlı olması ilkesini benimseyen 5237 Sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu hak yoksunluklarını ceza olarak değil, #8220;güvenlik tedbiri#8221; olarak düzenlemiş bulunmaktadır. Bu sistemde asli ceza #8211;ferri ceza ayrımı yoktur.Ceza mahkumiyeti sonucu yasaklanan hakların neler olduğu kanununun 53. maddesinin 1. fıkrasında tek tek sayılmak suretiyle ortaya konmuştur. Maddenin 2. fıkrasına göre, bu hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesi gerekir. Bu ceza hapis cezası olacak, işlenen suç kasten işlenen suç olacak ve mahkeme olunan hapis cezası bi hakkın çekilinceye kadar bu hak yoksunlukları devam edecektir. Maddenin 3. fıkrasında bu hak yoksunları açısında istisnai düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşulla salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanamaz. Velayet vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ne zaman cezası ertelenen hükümlü açısından veya koşullu salıverme hükümlerine göre serbest bırakılan kişi hakkında bunlar uygulanamıyacaktır.Hakkındaki hüküm kesinleşmesine rağmen kişi kaçak olduğu için cezasının infaz edilemediği durumlarda hak mahrumiyeki devam edecektir. Bu süre zarfında velayet hakkını kullanamıyacaktır, vesayet hakkını kullanamıyacaktır. Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında 1. fıkranın e bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilebilir. Bir kurumun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatın kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etme ehliyetini de yitirmektedir. Kural olarak bu ehliyet yitirilmektedir ama bunun uygulanmaması konusunda karar vermeye yönelik hakime bir takdir yetkisi tanınmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu bütün bu hallerde bir cezaya mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak yoksunlukları karşımıza çıkmaktadır. 4. fıkrada kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında 1. fıkra hükmü uygulanmaz denilmektedir. Yani kısa süreli hapis cezası eğer ertelenmişse o hapis cezasına bağlı herhangi bir hak yoksunluğu söz konusu olmayacaktır. 3. ve 5. fıkrada ise belli bir hakkın hak veya yetkinin kötüye kullanılması veya belli bir hukuki değerle ilgili olarak, gerekli dikkat ve özenin gösterilmemiş olması dolayısıyla bir suçun işlenmiş olması halinde kötüye kullanılan bu hak ve yetkinin veya belli bir meslek ve sanatın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gereklerine aykırı hareket edilmesi dolayısıyla bir suçun işlenmiş olması halinde bu meslek ve sanatın icrasında cezanın infazının tamamlanmasından sonra da belli bir süre devam edebilecek şekilde mahkeme tarafından yasaklanmasına yönelik bir düzenlemeye yer verilmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur, yasaklanan sadece kötüye kullanılan hak ve yetkidir. Sadece kötüye kullanılan belli bir meslek ve sanatın icrasıdır. Ama bunun dışındaki hak ve yetkiler kullanılmaya devam etmektedir. Bunun süresi ne kadardır, bunun süresi de cezanın infazı tamamlandıktan sonra yarısından bir katına kadar bir süre devam edecektir. 5.fıkrada bir hak kötüye kullanılmak sureti ile adli para cezasına mahkumiyet halinde dahi bu hakkın kullanılmasının yasaklanması yönünde bir karar verilebilecektir. 5 ve 6. fıkralar bu bağlamda mütalaa edilmelidir. Bu sistemin sistemin doğurduğu sonuç şudur? Bu sistemde bir insanın ömür boyu gölge gibi takip edecek bir hak yoksunluğu söz konusu değildir. Dolayısı ile bu sistemde yasaklanmış hakların geri verilmesi yönünde bir düzenlemeye gerek görülmemiştir. Yasaklınmış hakların geri verilmesi şeklinde yorumlanacak bir düzenlemeye gerek yoktur. Bu sistemin bir başka sonucu daha vardır. Bu sistem sadece ceza kanununda düzenlenen hak yoksunlukları açısından uygulanabilir bir sistem değildir.Bu bir güvenlik tedbiri olduğu için belli bir cezaya mahkumiyete bağlanmış diğer kanunlardaki hak mahrumiyetleri de bu düzenleme ile değişmiş bulunmaktadır.Buna bağlı olarak Devlet Memurları Kanununda Dernekler Kanununda Siyasi Partiler Kanununda vbg. kanunlarda #8220;affa uğramış olsa bile #8230;gibi hallerde#8221; hakkın kullanılamayacağına dair düzenlemelerin yeni ceza kanununun 53. ve 5. maddeleri hükmü karşısında uygulama kabiliyeti ortadan kalkmış bulunmaktadır.#8220;Yasayı hazırlayan akademisyenlerden Doc.Dr. Adem Sözüer#8217;e yönelttiğim soru üzerine ;#8221;Anayasaların özgürlükleri daraltıcı hükümlerenin yasalarla genişletilebileceği ilkesi gereği#8221; TC Anayasası#8217;nın 76.maddesinin dahi, 5237 sayılı kanunun 5. maddesi kapsamında olup, buradaki hak yoksunluğunun 1 Nisan 2005 tarihinden sonra hüküm ifade etmeyeceği söylenmiş ise de , bu cevaba itibar etmemiz mümkün değildir.Bu nedenle bize göre,T.C. Anayasasının 76. maddesindeki milletvekili yeterliliği konusundaki hak mahrumiyeti içeren hükmünün , özgürlükleri daraltıcı değil, bir hakkın kullanılmasını engelleyici , özel ve emredici niteliği ile genişletilen kurallardan olmadığından ,önerdiğimiz gibi; yürürlük yasasına#8221; 765 Sayılı TCK#8217;nun 121, 122, 123, 124. maddeleri ile, 1412 sayılı CMUK #8216;nun 416, 417, 418, 419, 420. maddelerinin TC Anayasası#8217;nın 76. maddesi yönünden yürürlükte olduğu#8221; şeklinde bir madde eklenmesi veya benzer bir düzenleme ya da Anayasa değişikliği yapılmaması durumunda ömür boyu sürecek bir hak yoksunluğuna dönüşecektir.#8221;

neco1982
17-09-2006, 12:01:15
Sayın patelle ve onun durumuna düşüp yedek subaylık statüsü iptal edilen arkadaşlara bir sorum olacak aynı durum şu an benim başımdada var ben 2001 yılında 19 yaşımdayken küçük bir sebepten dolayı hırsızlık kapsamına aldılar ve bana 99 milyon para cezası geldi ve bu da ertelendi. Şimdi malimüşavirlik stajımı yapıyorum 24 yaşımdayım müşavirlik stajımın 5. ayındayım şu an avukatım lehe olan yeni tck hükümlerinden faydalanmam için uyarlama talep etti ama beni eylülün 19 unda silüsümü alıp askere gitmemi istiyor asal acaba sicil kaydınız askerliğiniz sırasında diğer askerlerden daha zor durumda bir askerlik yapmanıza neden oldumu onu yüzünüze vurdular mı sizi en kötü yerlerde kullandılar mı şimdi bundan çok korkuyorum benim avukatım tutuğunu koparır beraat buradan alamazsam AİHM den alırım ondan şüphem yok ama bu süreçte askerde olacam benim durumum ne olur kendimi söyle anlatayım sürücü belgem var, bilgisayarda çok ileri düzeydeyim hatta bir ara kendim küçük programlar bile yazdım muhasebe bilgim zaten müşavirlik sınavıtürkiye genelinde başarı düzeyi %9 olan bir sınav, çok iyi derecede ingilizcem var, şu an borsada pörtföy yöneticiliği yapıyorum, ayrıca bir firmanın mali ve idari işler müdürüyüm ve en önemlisi evliyim ve 1.5 yaşında bir oğlum var bu artılarımın bana faydası olurmu askeriye de yoksa adli sicil kaydım beni orada ayaklar altına alır mı? Madur durumdayım lütfen bana yardım edin.

gökyüzü
16-10-2006, 00:26:13
Değerli avukat arkadaşlar forum'ma katılan arkadaşlar ve sayın Patella arkadaşlar Adli sicilden sabıkanız silin se bile zaten 5 yıl öncesinin suçu adli kayıtta gözükmez çünki 5 yılda bir güncelleniyor G:B:T kayıtlarınız davadan beraat etmediğiniz sürece emniyet kayıdı gbt den silinmiyor KİHBİ DAİRE BAŞKANLIĞININ (KAÇAKÇILIK İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANLIĞI)2006 yılında yeni yönergesine göre ki bu eski yönergede de aynı idi EĞER SUÇUNUZ YÖNERGEYE GÖRE 9/B KAPSAMINDA İSE SİZE SAVCILIK TAHKİKATINDAN SONRA FİŞ AÇILIR EĞER BERAAD EDERSENİZ ANCAK ÖYLE SİLİNİR YOKSA AFFI BEKLEMENİZ GEREKİR ENSON AF 2006 YILINDA 1982 YILIDAHİL KMAPSAMA ALANI İÇİNDEYDİ KISACA ADLİ SİCİLDEN TEMİZ GÖZÜKE BİLİRSİNİZ AMA EMNİYET SİCİLİ ÖN PLANDADIR (PARA CEZASI ALMANIZ CEZA EVİNDE YATMAMANIZ BERAAD EDDİĞİNİZ ANLAMINA GELMİYOR SABIKANIZ SİLİNMESİ İÇİN YETERLİ DEĞİL) YÖNERGE BÖYLE DİYOR.

achilles1971
17-10-2006, 22:11:10
Merhaba
Ben elektrik hırsılığı suçu nedeniyle 492/2,522,523,59,647 sayılı kanunlar ..asliye ceza mahkemesinden 2004 yılında ceza aldım.Cezam 479,75 YTL para cezasına çevrildi ve ertelendi.Ben adli sicil kaydımın şuan silinmesi için ne yapabilirim (cezayı ödemelimiyim); elektrik hırsızlığı suçu devlete karşı işlenmiş olması nedeniyle bir şey yapılamaz diyorlar.Bir de benim ertelenmiş olan cezayı ödemem gerekiyor mu?
Teşekkür Ederim

ismailaziz
20-10-2006, 23:55:25
tıp fakultesi mezunuyum elektrik hırsızlığı iddiası ile yargılanıyorum ceza alırsam atamam yapılırmı.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
21-10-2006, 00:10:18
Hırsızlık (Kaçak elektrik kullanımı nitelikli hırsızlıktır) yüz kızartıcı suçlardandır ve dolayısıyla devlet memurluğuna engel teşkil etmektedir.

achilles1971
22-10-2006, 01:11:09
Madde 9 - (1) Adlî sicildeki bilgiler;

a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,

b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,

c) Ceza zamanaşımının dolması,

d) Genel af,

Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.

(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.

(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.

Cezası ertelenenlerin sicil kayıtları silinecek mi demek oluyor.

Hyri
02-11-2006, 03:46:29
Merhabalar, aşağıda detayları verilen cezam adli sicil kaydımdan ne şekilde silinir, ve silinmiyor ise aşağıda belirteceğim durumlara engel teşkil eder mi, yardımcı olursanız sevinirim.

Kamu Davası (2. asliye ceza)
Suç: 6136 sayılı yasaya muhalefet
suç tarihi: 04.11.1999
karar tarih: 10.04.2001
infaza veriliş: 25.11.2002
Ağır para cezası ertelendi.

5 ay hapis + 50.000.000 TL Ağır para cezası, önce 350.000.000 TL'ye dönüştürüldü, sonra taksitlendirildi ve ardından da ertelendi.

Mumçıka tabir ettiğimiz spor aletini başım dertte olduğu için kendimi savunayım diye yanımda taşıyordum, arama yapıldı ve boğma zinciri diye ceza aldım.

Sermaye Piyasası Sınavlarını başarıyla verdim ancak lisansımı istemek aşağıdaki maddeden dolayı çekiniyorum, eğer silinmiyorsa 1 yıl daha lisans almama engel midir aydınlatırsanız sevinirim;

"Sermaye piyasası mevzuatı, 4389 sayılı Bankalar Kanunu, 4208 sayılı
Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun ile Ödünç Para Verme
İşleri Hakkında Mevzuata aykırılıktan ve/veya taksirli suçlar hariç olmak
üzere affa uğramış olsalar dahi ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis yahut
zimmet, nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve
istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları; resmi ihale ve alım
satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma, vergi
kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm
giymemiş olması, müflis olmadığının veya yüz kızartıcı bir suçtan dolayı
hükümlülüklerinin bulunmadığının tespit edilmiş olması"

Birde doktora eğitimi için başvurmama engel midir bilginiz var mı acaba...

Vaktinizi aldığım için özür diler, yoğun çalışma temponuzda kolaylıklar dilerim.

genclik_hatası
07-12-2006, 01:44:22
Öncelikle Merhabalar;

Şuan 25 yaşındayım;

Bundan yakşalık 8 yıl önce 17 yaşımdayken gençliğinde vermiş olduğu bi hata ve macera yaşama hevesi ile yüz kızartıcı bir suça karıştım.
2 ayrı suç işlenmişti aslında 1.si bir dükkan soygunu bu çalıntı bir araba ile yapılmış işte burada ben devreye girdim benim tek suçum çalıntı olduğunu bildiğim bir araba ile onları çalan kişilerle birlikte gezmem.
Suç işlendikten bir süre sonra suçu işleyen şahıslar yakalanmış ve ifadelerinde benimde ismimi vermişler. ve görgü tanıklarıda olmuş arabanın içinde bende gözüktüğüm için bende o suça dahil olmuş oldum. Olayın ortaya çıkmasıyla kendim gidip teslim oldum. Durumu mahkemede anlatmama rağmen cezaevine kondum Yaşım küçük olduğu için de 4 ay çocuk tutuklu cezaevinde kaldım. 3. Mahkemede diğer şahıslar suçla ilişkim olmadığını söyleyerek mahkeme ikna oldu ve bu davadan beraat ettim. Ama çalıntı araba ile ilgili olan davadan yanlış hatırlamıyorsam ozamanki para ile 1oo.ooo TL para cezası aldım ve olay artık bitti..
Benim sorum şurada devreye giriyor.
İş için temiz kağıdı istediğimde sorun çıkmıyor.
Ama yolda çevirme esnasında GBT denilen durum sözkonusu olduğunda sürekli sorun yaşıyorum.
Suçun çok eski tarihte işlenmesi, suçun tekrarlanmaması..
bu durumlar esasında tamamiyle (arşivde) dahil olmak üzere bir adli sicil ve arşiv kaydı silinmesi yapılabilirmi. Çunki bu beni psiklojik olarakta rahatsız etmekte..
Sizden konu hakkında açıklama ve yardım bekliyorum.
Şimdiden teşekkür ederim.
Syg.

yld19sm
07-12-2006, 13:46:18
Sitenin içinde arama yaparsan bu konuda onlarca yazının olduğunu görüp soruna cavap bulacaksın.

genclik_hatası
08-12-2006, 00:13:37
Tekrar Merhabalar..

Ben bugün savcılığıa giderek iş başvurusu için temiz kağıdı istedim..
İşyeri benden 5188'e göre almam gerektiğini söyledi oradaki gerekli memurlara söylerekte bilgi aldım..
2 adet sicil formu başvurusu verdim birisi normal birisi arşiv kaydı için
fakat ikisinde de birşey çıkmadı..
Bana güvenlik şirketimi silahlı/silahsız gibisinden sorular sordular..
İş için girmek istediğim şirket güvenlik sistemleri kuran bir şirket bende bu şirketin bilgi işlem departmanında görev alacağım. Yarın elimdeki belgelerle işe gidicem..
Ama benden tekrar 5188 e göre silahsız güvenlik gibisinden bir form isterlerse arşiv karyıtlarında bu bilgi çıkabilir.
Çunki rutin trafik kontrollerinden GBT sisteminde kaydım gözüküyormuş.
Ben çocukken yapmış olduğum bu hatanın artık beni takip ve rahatsız etmesinden sıkıldım..
Bu durumdan nasıl kurtulacağıma ve neler yapmam gerektiğine dair,
adım adım bilgi verebilirseniz gerçekten çok mutlu olacağım.
İlginize tekrar teşekkür ederim.
Syg.
İyi çalışmalar

gökyüzü
09-12-2006, 21:23:32
Sayın ilgili bu konu ile ilgili yapıcan bişey yok Adliyeden alacağın sicil kayıtta 5 yıl önceki olaylar gözükmez sabıkalı olsanbile ama ankara arşivlerinde dosyalanır ama Emniyet (POL-NET) SİSTEMLERİNDE BU HER ZAMAN GÖZÜKECEK TAKİ AF GELENE KADAR ODA ENSON 82 YILI DAHİL BÜTÜN SUÇLAR AF OLDU 1 SENE KADAR ÖNCE KAYITLARDAN DÜŞTÜK dediğim gibi maalesef yapılabilecek bişi yok özel güvenlik te iş bulduğunfuz zaman büyük bi ihtimal güvenlik soruşturmanız yapılacak ve gbt kayıt larına takılacaksınız..

selim06
09-12-2006, 23:08:00
bi sorumda benim var..acaba silinince kayıt birde arşiv kaydı ibaresi var orda adli sicil kaydı yoktur dicek ama arşiv kaydı vardır demicek mi?

aboutmustafa
21-12-2006, 16:09:36
Merhabalar

Benim 04/10/2001 tarihinde kesinleşen bir dava sonucum vardı.Bu sicilim 5 yıl sonra silineceği söylendi.benim üniversite ve askerlik zamanlarımdan sonra 5 yıl tamamlandı.ve ben bugün yani 21/12/2006 tarihinde asli ceza mahkemesine müracat ettim bunun silinmesi için.işte dilekçe yazdım,asliye ceza nöbetçi hakimine onaylattım ve oradaki görevli bayana verdim evrakları.onlarda bana bu evrakları ankaraya göndereceklerini söylediler.ancak 4 ay kadar sürüyormuş silinme işlemi yani evrakların sırada bekleme olayından dolayı.4 ay sonra da gidip sabıka kaydı çıkartıp öğrenebileceğim.
eskiden bu şekilde olmuyordu direkt ''adli sicil ve istatistik genel müdürlüğüne'' dilekçenizi gönderebiliyordunuz.onlarda cevabı 1 ay kadar sonra adresinize postalıyorlardı.ben bir ara denemiştim.tabi o zaman süre dolmamıştı.ve gelen mektupda da aynen şöyle yazıyordu ''....haber numaralı erteli kaydınız deneme müddetinin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle silinme şartlarının oluşmadığı,ancak;5352 sayılı Adli Sicil Kanunun Geçici 2.maddesi gereğince yasal koşulları oluştuğunda gereğine tevessül edilebileceği hususunda,
bilgi edinilmesini rica ederim.''
altında da işte daire başkanının isim soyisim ve imzası vardı.

ben sabıkamın silinmesini istiyorum bir an evvel çünkü işe girmem lazım.acaba 3-4 ay zaman dilimi çok uzun değil mi?bunu kısaltmamın bir imakanı var mı?adli sicil'e telefon mu edeyim?e-posta mı atayım?
bir de merak ettiğim bir şey var ya silinmezse ne olacak?hukuk bu hep değişiyor.silinir mi yani?bana gelen resmi mektup silineceğini doğruluyor mu?

siz ne dersiniz bu konuyla ilgili merak ediyorum.gidip bir avukata danışayım mı?bütün iş yerleri istiyor çünkü sabıka kaydını
mesajlarınızı bekliyorum.teşekkür ederim.

Yönetimin Notu:Bu konuda çok detaylı forumlarımız mevcut. Lütfen "forum arama" seçeneğini kullanınız.

ze-kan
30-12-2006, 00:56:45
merhabalar,1988 yılında 17 yasında iken cezaevinde yattım fekat 1995 yılında sabıka kaydı belgesi aldığımda sabıkam çıktı, sonra bir daha sabıka kaydı almadım adliyeden.Acaba aradan 18 yıl geçti silinmişmidir silinmemişse ne yapmalıyım,bu sabıka silinebilirmi ?
saygılarımla.

aboutmustafa
31-12-2006, 17:20:16
bu konu ile ilgili forum menüsünde başka bir bölüm bulamdım ve yazacağım en uygun yerin burası olduğunu düşünüyorum.diğer bölümler ilgisiz gözüküyor.soruma cevap verecek ve merakımı giderecek birileri var mı?mesajlarınızı ve cavaplarınızı bekliyorum......saygılar.......

öğretmen
02-01-2007, 19:32:04
slmlar 18 temmuzda basit tehdit davasından 200 ytl ceza almıştım, 15 aralık 2006 da ödedim. Sorum şu: adli sicilimeden silinmesi için üç yıl mı beş yıl mı beklemem lazım. Kararı veren hakim üç yılda silinir mrk etme demişti ama bazı hukukçular beş yıl olduğunu söylüyor. Ayrıca nereye ve neşekilde müraacat etmem lazım. Çok mağdurum ilgilenirseniz sevinirim. İyi bayramlar, iyi çalışmalar.


Yönetim: Bu forumdan devam ediniz. http://www.hukuki.net/topic.asp?topic_ID=19086

aresto
04-01-2007, 04:03:24
18.02.2002 tarihinde eski TCK 179. maddesi gereğince özgürlüğü tahdit suçlaması ile çıkarıldığım mahkemece tutuksuz olarak yargılanma sürecinden sonra 10.01.2003 tarihinde Ağır Ceza mahkemesince suçlu bulunup hafifletici sebeplerle 20 ay ağır hapis ve 120 Ytl civarında ceza aldım.Ceza Yargıtayca 23.01.2004 tarihinde onandı ve 27.05.2004 tarihinde eski infaz yasasına göre 8 aylık cezamı çekmek üzere cezaevine girdim.Ceza infaz sürem bitmeden yeni TCK ile cezai süremin değişmesi nedeniyle 6 üzerine salıverildim.Yeni TCK ile cezam 1 yıl 1 ay 10 güne düşürülmüş ve sabıkasız olmam nedeniyle mahkemece 11.08.2005 tarihinde ek kararla cezai sürem kadar ERTELENMESİNE ve cezai sürem boyunca da denetlemeye tabi tutulmamın gerekmediğine karar verildi ve bu ertelenme süresi geçtiğimiz aylarda bitti.



Sorum:1 yıl 1 ay 10 günlük denetim süresinin bitmesi ile yeni adli sicil kanununa göre Adli sicil kaydımın silinmesi için yapmam gerekenler nelerdir,ve bu ceza halen adli sicil kaydımda eski haliyle göründüğü için Memuriyet haklarından yoksun kalırmıyım.

ilginize teşekkürler iyi çalışmalar...

elvancetinkaya
04-01-2007, 19:56:50
1 yıl 1 ay 10 günlük deneme sürenizin iyi halle geçirilerek bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemediğinizden dolayı adli sicil kaydınızın Adli Sicil Genel Müdürlüğü kayıtlarından düşürülmesi için mahkumiyet hükmünü veren mahkemeye yerine getirme fişi tanzim etmesi için dilekçe ile müracaat etmeniz gerekecektir.Müracaatınıza müteakip adli sicil kaydınız derhal silinecektir.
Mahkumiyet hükmü veren mahkemece tarafınıza hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 günlük deneme süresi belirlemiş olup bu deneme süresi içerisinde 5237 sayılı yasanın 53/1 md sinde belirtilen hakları deneme süresi boyunca kullanamayacağınız mahkemece belirtilmiştir.Fakat deneme sürenizin iyi halle geçirildiğinden ve cezanın infaz edilmiş olmasından ötürü hak yoksunluklarınız derhal kalkmış olup şu an için herhangi bir (kamu görevi dahil) hak yoksunluğunuz bulunmamaktadır.

kemalb
05-01-2007, 20:26:24
Sayın Arkadaşlar,
1987 yılında Kadıköy 2.asliye ceza mahkemesinde 6ay ceza alıp cezamı çektim.
5-6ay evvel sabıka kaydı çıkardığımda bu sicil görünmemişti,fakat bugün tekrar çıkardım busefer sabıka kaydında bu sicilim göründü.Sildirmek için ne yapmam gerektiğin 2.asliye kalemine giderek sordum bana karar metninin fotokopisini vermeleri gerektiğini fakat bunu bulmalarının imkanı olmadığını bugüne kadar nerede olduğumu sordular.:)Neyse,sonra sabıka kaydımı ve nufus cüzdanı fotokopisi ile birlikte Ankara adli sicil müdürlüğüne başvuru yapmamı artık bilinmeyen bir zaman içersinde silinebileceğini söylediler.Bu süreç gerçekten böylemi işliyor yoksa benimi başından attılar bilgi sahibi arkadaşlar cevap yazarsa ona göre hareket edeceğim.

Teşekkürler

ekremiyican
17-01-2007, 17:44:31
adlisicillerin silinmesi;1-Emniyette,G.B.T.diye bir bölüm bulunur sen eyer askeri okul,polis 0kulu gibi KAMU KURULUŞLARINA GİRECEKİSENİZ,(GÜVENLİTAHKİKATI İCİN ) bu kuruluşa (gizli yazı ile sorulur)2-Adli sicil(Sulh,Asdliy,Agır)ceza mahkemeleri vardır bunların hangisinde yargılanıp,ceza aldın ise (sulh,5,Aliye10,agır15)sene gectikten sonrabir dilekce ile ceza aldıgın mahkemeye baş vurup,mahkeme dosyanıadli sicsil'e gönderip silinmesisns saglar.G.B.T.'da kayıdın varsa,mahkemeden berat etmiş isen berat ettigin mahkeme karırı ile İçişleri Bakanlıgına başvurup kaydının silinmesini istiye bilirsiniz..

ekremiyican
17-01-2007, 17:56:05
merhabalar c:000002003c0128452 (99021786-03)
27.10.2000 ck:525/B-2;647SA 6.ŞİŞLİ;1.ASLCM 1Y H;91260000 AP. 15/11/2002 2001/2592-2002/920 25/12/2002 tarihinde DOLANDIRICILIK sucundan ceza aldım ve bu cezam 647 sayılı kanunu 6. maddesine göre tecil edildi. Şimdi sormak istiyorum bendemi 5 yıl bekliyecem sabıkamın kalkması için? Aldığın bu ceza memur olmamı etkilermi cevap yazarsanız cok memnun olurum.

657 sayılı Devlet memurları kanunun ilgili maddesi derki;yüz kızartıcı suçlardan tecil edilmiş olsa dahi (1)gün ceza alsanız memuriyetten ihrac olusunuz,kabahat nev'inden suclardan ise (6)yani(180)güngecerse daha sonra bu ceza limiti(kabahat nev'i suclarda) 1 yıl'a cıktı sen ancak, sabıkalılar icin iş yerlerinde ayrılan kontenjandan iş baş vurusu yapabilirsin

elvancetinkaya
18-01-2007, 18:23:12
765 sayılı yasa göre cezaya hükmedilip 647 sayılı yasa gereği cezası tecil edilen kimsenin suçun kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde suç işlemediği takdirde mahkumiyeti vaki olmamış sayılır ve adli sicil ve arşiv kaydından çıkarılır.Bu suç yüzkızartıcı suç dahi olsa konuya esas olan mahkumiyetin vaki olmamış sayılacağından(suç hiç işlenmemiş sayılacak) bu süre sonunda devlet memuru olmanızda herhangi bir sorun bulunmamaktadır.Ancak sadece kamu görevlisi olamazsınız çünki; kamu görevlisi olmanız için hakkınızda güvenlik soruşturması yapılacak ve sonucu olumlu çıkmayacaktır.

ekremiyican
18-01-2007, 20:10:15
sn.patella,ömgretmenler 657 sayılı devlet memurudur,657 yasa da derki yüz kızartıcı suçlardan (1) gün dahi ceza alanlar Devlet memuru olamazlar siz adli sicilden sildirmeniz birşey degiştirmez cünkü,güvenlik tahkikatı diye bir olay var seni atıyacak bakanlık ikamet ettigin mahalde bulunan ilgili birimlerden güvenlik tahkikatını istiyecek,senin bu yapmış oldugun eylem,güvenlik tahkikatında ilgililer tarafından bidirilecektir.Senin işin çok zor bence özel sektöre yönlen.

Av.Sabri Erdoğan
18-01-2007, 21:33:30
Adlİ Sİcİl Kayitlari Uygulamada Otomatİk Olarakmi Sİlİnİyor Yoksa Talepmİ Gerekİyor ? Otomatİk Olarak Sİlİnmİyorsa Ertemede Olumsuzluk Yaratmiyormu?

Av.Sabri Erdoğan
18-01-2007, 21:35:23
SİlİneceĞİnİ Zannetmİyorum

u.kalayci
20-01-2007, 01:07:15
peki özel sektörde çalışan biri için bakaya suçu işlemiş olmak yüz kızartıcı veya işe girişte engel olabilecek bi şuçmudur?

gencogenc07
20-01-2007, 01:57:06
bakaya suçu yüzkızartıcı bir suç değildir.
( zimmet, ihtilas, irtikap, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istismal ve istihlak kaçaklığı dışında kalan kaçakçılı suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarında biriyle mahkum olanlar) senin dediğin suçlar işte bunlar.

elvancetinkaya
20-01-2007, 16:13:33
Sayın Av. Tayfun EYİLİK ' e KM ile sormuş olduğu soruya cevaben...

5237 sayılı yasanın 6 md.
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
devlet memuru ise kamusal faaliyet dışında kalan devlet organlarının yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi, olarak anlaşılacağı aşikardır.Bu sebeble kamu görevlisi ile devlet memurunun aynı faaliyetleri yürütmediği dolayısıyle memurluğa yada kamu görevine alınacak kişilere haiz şartlar arasında farklılıklar bulunduğu (örneğin, polis memuru olacak kamu görevlisi alımında güvenlik tahkikatı yapılırken KİT lere alınan devlet memurlarına güvenlik soruşturması yaplımaması)

Yeni Türk Ceza Kanunun "Kamu İdaresinin Güvenirliğine ve İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar" bölümündeki, zimmet, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve diğer maddelerde, "Devlet Memuru" tanımı yerine "Kamu Görevlisi" tanımı getirilmiş fakat kamu görevlillerini kim olduğu tam olarak ortaya konmamıştır.

Eski Kanunda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel ile 399 sayılı KHK'ye tabi personel de devlet memuru olarak cezalandıırılırken, özelleştirme kapsamına alınan bir çok kamu kuruluşu 399 Sayılı KİT statüsünden çıkarılarak özel hukuk hükümlerine tabi tutulmakta ve eski T.Ceza Kanunun 228, 230 ve 240. maddelerdeki görevi ihmal, görevi kötüye kullanma fiilerinden dolayı yargılanamamaktaydılar. Bu durumda sermayesi hazineye ait olan ve halen özelleştirme kapsamında bulunan ve özel hukuk hükümlerine tabi kamu bankaları ve Telekom gibi kamu kuruluşlarının personelinin yeni TCK'da kamu görevlisi olup olmadığını zamanla Yargıtay İçtihadları ortaya koyacakdır.

Bu konuya ilişkin Adalet Bakanlığını web sayfasında yayınlanan Yargıtay Üyesi İsmail Malkoç un makalesini bu hususu ortaya koymaktadır.


DÖRDÜNCÜ KISIM
Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler


BİRİNCİ BÖLÜM
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar



"Suçun Faili:
1) Kamu görevlisidir. Bu kavram, madde 6/c de “Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi”,

Şeklinde tanımlanmıştır. 6. madde gerekçesinde ise:

“765 sayılı Türk Ceza Kanunundaki (memur) tanımının doğurduğu sakıncaları aynen devam ettirecek nitelikte olan tanım, tasarı metninden çıkarılarak; memur kavramını da kapsayan (Kamu görevlisi) tanımına yer verilmiştir. Yapılan yeni tanıma göre, kişinin kamu görevlisi sayılması için aranacak yegâne ölçüt, gördüğü işin bir kamusal faaliyet olmasıdır.”

Gerekçenin devam eden paragrafında açıklamalara devam edilmiş ve önceki dönemde yasalarla, uygulama ve öğretinin üzerinde anlaştığı görevliler örnek gösterilmiştir. Ancak yine de odacı, asansörcü…gibi görevlilerin kapsamda olup olmadıkları tartışmalı bırakılmıştır.

Kamu görevlisi kavramı en başta Anayasa’da 128 ve 129. maddelerde yer almaktadır.

Fail suç işlediği sırada kamu görevlisi ise yeterlidir. Sonradan sıfatı kaybetmesi sonucu etkilemez.

Kamu görevlisinin Anayasa 128 ve 129 uncu maddelere göre belirlenmesi yine de uygulamacıları çok uğraştıracaktır: Belirli olabilen tek ölçü, kamu otoritesine ait bir yetki kullanır durumda olmasıdır. Ama memur kavramından daha geniş olduğu açıktır.

765 sayılı yasa döneminde benimsenen ceza uygulamasında memur, idare hukukunda memur ayrımı terk edildi denebilir. Konu zimmet suçu bakımından artık kendisine para veya mal, eşya verilebilen görevlilerin fail olması gerekecektir.

Yalnız yasaların açıkça ve kesin olarak bu tür değerlerden uzak tuttuğu görevliler hariç olacak mıdır? Fiili durum zimmet konusu malı, görevlinin kabule yetkili olup olmaması sonucu değiştirmeyecekse ya da yasaların emredici-engel hükümlerine rağmen görevlendirmelerde suç oluşacaksa bir tutarsızlık söz konusu olacak ve uygulamanın buna bir çözüm getirmesi ve bu durumda suçun oluşamayacağına karar vermesi yolu seçilebilecektir. Ama yine de yasal hükümlerin çelişmemesi bakımından kesin engel bulunması halinde bu suçun oluşmayacağının kabul edilmesi uygun olur.


2) Memur Sayılanlar –Memur Gibi Ceza Görenler
Uygulamadan vereceğimiz örneklerle ve aşağıdakilerin benzeri birçok yasada yer alan hükümlere dayanılarak memur suçlarından diğer bir kısım görevlileri de cezalandırmak olanaklıdır.

a) 3771 sayılı KİT.
b) Milli Piyango Kanunu (spor- toto/ sayısal loto)
c) 2860 sayılı Kanun,
d) Dernekler Kanunu,
e) Kooperatifler Kanunu,
f) Asker (As. Ceza)
g) Bakanlar Kurulu üyeleri


Yabancı ülke memurları fail olamaz.

3) Devlet Malı Sayılma: Bazı özel yasalarda kurumun mallarının devlet malı sayılacağı ve bu mallara karşı suç işleyenlerin devlet memuru gibi cezalandırılacağı yazılıdır. Memurlar gibi cezalandırılma ile ilgili yasada açık bir hüküm varsa olanaklıdır.

Devredilmiş: (Zilyetlik) .Görevleri nedeniyle kamu görevlilerinin suç konusu mala zilyed olmaları aranır.

Koruma ve Gözetimle Yükümlü: Kurumların bazı üst yöneticilerinin o kurumun mal ve değerlerini koruma ve gözetimle yükümlü oldukları kabul edilir. Bunlar yasal düzenlemelerle uygulamanın belirlenmelerine göre saptanır. Sözü edilen görevlilere mal ve değerlerin devredilmesi ve devri gerekmez. Zilyed olmaları aranmaz. Bu nitelikleri taşıyanların kurum mallarını zimmete geçirmeleri halinde suç oluşur.

Eşyanın Aidiyeti: Eşya devlete bir kuruma (resmi—özel) bir özel ya da tüzel kişiye ait olabilir. Önemli olan görev nedeniyle görevliye zilyedliğinin devredilip edilmediğidir."

Adalet Bakanlığı seminer notlarında ise kamu görevlisi şu şekilde açıklanmaktadır..


"Tanımlar" maddesinde “kamu görevlisi” kavramı yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilindiği gibi, bu konu yürürlükte Ceza Kanununun anlaşılmaz olan 279. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu maddeye doktrin bir anlam vermiş ve daha sonra Yargıtay’ın içtihatlarıyla da bu doktrin doğrultusunda bir uygulama oluşmaya başlamıştır. Ancak bu maddenin içeriğini hukuk tekniği bakımından doldurabilme imkanı ortaya çıkmamıştır. Yeni Ceza Kanununun kamu görevlisi kavramı tanımı ile bu karmaşaya son verilmiş ve yürürlükteki Ceza Kanununun 279. maddesine nazaran kamu görevlisi kavramının alanı genişlemiştir. Ama diğer kanunları göz önünde bulundurursak farklı bir durumla karşılaşılır. Zira, bazı kanunlarda, bu kanunların her birinin kapsamına giren suçlar açısından kişileri ceza kanunu tatbikatında memur sayılacağı yolunda düzenlemeler yer almaktadır. Örneğin, Kooperatifler Kanununda kooperatif yönetim kurulu üyelerinin memur gibi cezalandırılacağı yolunda düzenleme yer almaktadır. Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kamu görevlisi olmadığı ortadadır, ama buna rağmen Kooperatifler Kanunu kooperatif bünyesinde faaliyet icra eden bu kişilerin kooperatif zararına olarak işlemiş bulundukları suçlardan dolayı kamu görevlisi (memur) gibi cezalandırılacaklarını öngörmektedir. Bu özel kanunlardan hareketle meseleye bakılacak olunursa, kamu görevlisi kavramının alanının daraltılmış olduğu sonucuna ulaşırız.

Yürürlükteki Kanunun 279. maddesindeki tanımın bir yanlışlığı vardı. Aslında bir kamu görevi, bir kamusal faaliyete görevli olarak katılan kişileri ifade etmektedir. Görevli olan kişiler açısından bakıldığında kamu görevlisi ifadesini kullanırsınız. Buna karşılık bir kamusal faaliyetten yararlanan kişiler açısından meseleye baktığınızda bu bir kamu hizmeti olarak ifade edilir. Yani kamusal faaliyete bakış açınıza göre bir kamusal faaliyet kamu görevidir veya kamu hizmetidir. Bu kamusal faaliyeti yürütenler açısından kamu görevidir. Bu kamusal faaliyetten hizmet olarak yararlananlar kişiler açısından bu bir kamu hizmetidir. Bu bakımdan bir kamusal faaliyetin yürütülmesine sürekli, süreli veya geçici olarak katılan herkes kamu görevlisidir. Ama yine 5237 sayılı Kanunun 6. maddesinin gerekçesinde şu husus vurgulanmış bulunmaktadır. Bir kamusal faaliyetin yürütülmesine ihale hukukuna dayalı olarak katılan kişi kamu görevlisi değildir. Orada özel hukuk hükümleri çerçevesinde özel hukuk durumu söz konusudur ve ceza kanunun genel hükümlerinden hareketle bu faaliyete ihale hukuku ilişkisine dayanarak katılan kişilerin sorumluluğu yoluna gidilebilir."


SORU: Bilindiği üzere 765 sayılı yasanın 279.maddesinde bir ayırım vardır. Kamu görevi (amme vazifesi) yapan memur sayılır, kamu hizmeti yapan kural olarak memur sayılmaz ancak özel kanunda bu yönde hüküm varsa memur sayılır. Bundan başka mevzuatımızda çeşitli yasalarda memur gibi sorumlu tutulma hükmü bulunmaktadır. Yeni Kanununun 6.maddesinin ( c ) bendinde kamu görevlisi tanımlanıyor. İlk anda bu tanımın açıklığı karşısında sorun kalmıyormuş gibi görülüyor. Ancak Anayasamızın 129. maddesinde memurlar ve kamu görevlileri ibaresi vardır. Anayasadaki ve diğer yasalardaki tanımlardan ya da kavramlardan sonra bu tanımla onlar arasında içerik açısından fark var mı?

CEVAP: Bilindiği gibi Türk Ceza Kanununda kamu görevi ve kamu hizmeti ayrımı yapılıyor, Memur kavramının kapsamını daraltmak için “kamu görevlisi olma” kriteri getirilmiştir. Ancak diğer taraftan da bu kriter yetersiz kaldığı için TCK. M. 279’da kamu hizmetlisi sayılan kimseler, kanunun deyimiyle amme hizmetiyle muvazzaf olanlar, görevli oldukları kurumların kuruluş kanunlarına konulan hükümler vasıtasıyla memur gibi cezalandırarak karmaşık bir uygulama ortaya çıkarılmıştır. 1940’lı yıllarda Sahir ERMAN Hoca’nın yazdığı bir makalenin tesiriyle de Yargıtay kararlarında “amme vazifesi” nedir? Kamu görevlisi (amme vazifesi yapan) kimdir? Amme hizmeti nedir? Amme hizmetlisi kimdir? Bunun ayrımı yapıldı ve doktrin ve uygulamada bir mutabakat sağlandı. Bu uygulama devam ederken, 1982 Anayasası, doktrin ve uygulamada yerleşmiş bu ayrımdan farklı olarak 129. maddenin zannediyorum son fıkrasında “memurlar ve diğer kamu görevlileri” ibaresini kullanmak suretiyle yeni bir karışıklığın ortaya çıkmasına sebebiyet vermiş, iş bununla da kalmamış Anayasada kullanılan bu terimler bazı kanunlarda da (örneğin, 765 sayılı Kanunun 243. maddesi) kullanılarak, yeni bir tartışmaya sebebiyet verilmiştir. 279. madde anlamında kamu görevi yapan zaten memur olduğu için memurlardan başka diğer kamu görevlilerinin kim olduğu tartışması ortaya çıktı. Ayrıca benzer ifadeler 243.maddeye de konuldu başka yerlere konuldu. Bunların doğru olmadığını ifade etmiştik çeşitli kitaplarımızda veya diğer platformlarda. 1982 anayasasında biraz önce sayın MALKOÇ’un ifade ettiği düzenleme dolayısıyla (memurlar ve diğer kamu görevlileri denilmesi) sanki memurun dışında başka ceza hukuku anlamında kamu görevlisi varmış gibi bir anlam ortaya çıktı. Sonuç itibariyle yapılan yeni düzenleme ile kamu hizmeti, kamu görevlisi ayrımının doğru bir ayrım olmadığı, çünkü aslında kamusal faaliyeti ifa edenlerin, fonksiyonu yerine getirenlerin kamu görevlisi, işin hizmet alanlar bakımından değerlendirilmesi halinde ise kamu hizmetinin söz konusu olacağını, TCK m.279”daki ayırımın hukuki bir zemine oturmadığını ifade ediyoruz. Mevcut anlayış bakımından da konuyu değerlendirirsek şöyle söylemek yanlış olmaz. Mevcut kanun (765 sayılı K.) kapsamında kamu görevini yapanlar ile kamu hizmeti ile muvazzaf sayılan kimseler yeni düzenlemede kamu görevlisi sayılacaklardır. Şu andaki deyimle memur gibi değerlendirilecek bu suretle tüm personel bakımından özel kanunlarda hüküm olan Devlet Demir Yollarının kuruluşu hakkındaki kanun, Ziraat Bankasanın Kuruluşu hakkındaki kanun gibi vb. düzenlemelere ihtiyaç kalmayacak, bunlardaki personel kamu görevlisi başka bir ifade ile TCK anlamında memur sayılacaktır. Yapılan faaliyetin niteliği kamusal faaliyet olduktan sonra bunlar hepsi TCK anlamında kamu görevlisi sayılmaktadır.

SORU: 6. maddedeki kamu görevlisi tanımı ve 5. madde karşısında kooperatif yöneticisi artık zimmet suçunun sanığı olabilir mi?

CEVAP: Bu düzenleme Sadece Kooperatif Kanununda yok, böyle bir uygulama, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununda var, Milli Piyango Teşkilatının Kurulması Hakkında Kanunda var. Bunlar nitelikleri itibariyle zaten şu andaki mevzuata göre kamu görevlisi kabul edildikleri için değil özel düzenleme gereği memur sayılıyorlar. Bunların kamu hizmeti veya kamu görevi yapmadığı şimdi de kabul ediliyor. Ama kanun koyucu bunların işini ve fonksiyonunu önemli gördüğü için memurlara benzeterek memur gibi sorumlu tutuyor. Bunda yeni uygulama açısından bir problem doğmayacaktır. Ancak doğrusu 1 Nisan’a kadar yeni bir düzenleme yapılmasıdır, ama yapılmadığı taktirde şu andaki duruma göre bunlar kamu görevlisi sayılmadıkları halde, memur gibi sorumlu tutulmaya devam edileceklerini düşünüyorum. Kanunlara baktığımızda Yeni Kanuna göre kamu görevi yapmadıkları açık olan birimler vardır. O görevlilerin bağlı oldukları özel kuruluş yasalarında özel hükümler vardır “Kurumun malları devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler memur gibi sorumlu olur” şeklinde hükümler yer alır.

Bu konuda farklı bir görüş olarak şu şekilde de düşünmek mümkündür; Kooperatif yöneticisinin, yeni tanıma göre kamu görevlisi olmadığı konusunda bir kuşku yoktur. Burada 5. maddedeki düzenleme nedeni ile 6. maddedeki kamı görevlisi kavramı artık kooperatifler kanunu ve diğer kanunlar bakımından da geçerlidir. Dolayısıyla o kanunları da değiştirmiştir. Kanun koyucu şimdi olduğu gibi 5237 sayılı kanunun yürürlüğe girmesine kadar açık bir düzenleme yapmazsa, Kooperatifler Kanununun ilgili maddesini değiştirmese dahi, bundan 5. maddedeki düzenleme ve 6. maddedeki tanım nedeni ile orada sadece artık emniyeti suistimal ya da güvenliği kötüye kullanma suçu söz konusu olacaktır. Zaten Emniyeti suiistimal suçunun cezası artırılmış olduğu için pek fazla problem çıkmayacaktır.

salih arın
25-01-2007, 12:11:58
Arkadaşlar benim 2004 yılında eski TCK' nun 345. maddesine istinaden 10 ay hapis cezası aldım ve bu cezam ERTELENMİŞTİR. Bu cezam adli sicil kaydına geçmiştir. Bu kaydı sildirmek için 15.01.2007 tarihinde Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne müracaat ettim ve gelen cevapta;

Ankara 9. Asliye Ceza Mahtemesinin 03/06/2004 tarih ve ..........E.K. sayılı ilamı ile verilerek oluşturulan ............. haber numaralı erteli kaydınızla ilgili olarak geçmesi gereken yasal sürenin henüz tamamamlanmamış olması nedeniyle silinme şartlarının oluşmadığı, ancak; 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun Geçici 2. maddesi istinaden koşulları oluştuğunda gereğine tevessül edilebileceği hususunda;
diye cevap gelmiştir. Benim anlamadığım konu 5253 sayılı Adli Sicil Kaınununun Geçici 2. maddesi istinaden koşulları oluştuğunda gereğine tevessül edilebileceği kısmı, bu neyi ifade ediyor.

tuncerser
31-01-2007, 14:48:17
Merhaba,
Askerlikle ilgili bakaya durumum var, savcılıktan sicil kaydı almaya gitsem orada başıma bir sorun gelirmi veya noter vekaleti ile başkasını göndersem bir
sorun olurmu kimliğimi falan alırlarmı?
Teşekkürler.

Bu konuda bilgili birisi lütfen yardım edebilirmi?

energym
01-02-2007, 14:30:48
Merhaba,
Askerlikle ilgili bakaya durumum var, savcılıktan sicil kaydı almaya gitsem orada başıma bir sorun gelirmi veya noter vekaleti ile başkasını göndersem bir
sorun olurmu kimliğimi falan alırlarmı?
Teşekkürler.

Bu konuda bilgili birisi lütfen yardım edebilirmi?


Birini notr kanalı ile vekalet verip, onu Adliye belge almaya gönderebilirsin. bölece sorun yaşamayazağın kanısındayım.

commodore1tr
01-02-2007, 15:20:27
Vekalet verilen avukat olması koşulu ile....