PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Yasaları Bilmek Zorundasın







erolkara
15-04-2003, 11:16:24
Merhaba dostlar... Yazımın başlığında yazdığım gibi yıllardır bir tekerleme şeklinde söylenen bu sözü burada forum konusu yapmak istiyorum. Bu konunun hukuk camiası içinde tartışılmasını ve tabiri caizse bu gerekçenin doğruluğunu hukukçular açısından öğrenmek istiyorum.
Aslında yasaları bilmek için yıllarca dirsek çürütenler , saçını dökenler, araştırma yapanlar ve yasaları bilen kişiye savcı , avukat , hakim , yargıç hukukçu dendiğini biliyoruz. Öyle ise okul yüzü görmemişler bir yana okur yazarların , ilk ya da orta dereceli okul ve ya biraz daha ileri gidelim bir psikiyatristten ceza kanunlarını , imar kanunlarını vs bilmesi nasıl istenir , yıllardır anlamış değilim
Sizler ne dersiniz.
Halkı bilgilendirmek aslında devletin işi değil midir. Devlet ile birey arasında yapılması gerekenlerin devletçe sağlanmış hukuk dairelerinde bila ücretsiz sağlanması gerekmez mi... örneklemeye geçmek istemiyorum. Ne demek istediğimi anladınız herhalde...
İşin özü ben bir vatandaşım yasaları bilmek zorunda mıyım. Yasaları bilmek zorunda isem barolara ne gerek var. Düşünün hem yasaları bileceğim hem de her şeyi tüm teferruatıyla bilen durumda oluncada bir yakınımı savunma hakkına sahip olmayacağım. Bunun için avukat tutacağım.
Ne dersiniz....

EROL KARA

özgürözkan
04-01-2004, 02:58:49
"Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz" ilkesi özellikle hukukun uygulanabilirliğini sağlamak için getirilmiş bir ilkedir. Özellikle ceza hukuku alanında bu ilkenin uygulanmasının bir tartışmaya yer vermeyecek şekilde mantık dahilinde olduğunu düşünüyorum. Aksi halde fiilinin suç teşkil ettiğini bilmeden icra ettiğini ileri süren her sanık ceza yaptırımından kurtulabilir, normların hiç bir önemi kalmazdı.
Özel hukuk alanında da durum aslında pek farklı değildir. Hukuk düzeni toplumsal yaşantının bir güven ilişkisi şeklinde yürüyebilmesi içinçeşitli kurallar getirmiştir. Her birey her adımının getirilerini ve götürülerini öngörerekhareket etmeli basiretsizliğinin sonucunu da tazminat, butlan, eski hale getirme gibi müeyyidelerle ödemelidir demiştir. Evini kiraya veren ev sahibi bu sözleşmenin mevzuatta nasıl düzenlendiğini araştırmıyor ya da ehline müracaat etmiyorsa ve açtığı tahliye davası kanuni süresi içinde ihtarda bulunmadığı için reddediliyorsa bu kendisinin basiretsizliğidir ve sonuçlarına katlanmak zorundadır.

admin
04-01-2004, 15:45:29
Sn. Kara, Sn.ÖzgürÖzkan'a katıldığımı öncelikle belirtmeliyim.

İlkeyi basitçe tersine çevirelim; " Kanunu bilmemek mazerettir.".
Bu durumda katil; "suç olduğunu bilmiyordum", muhasebecisine karşılıksız çek veren " suç olduğunu bilmiyordum" deyip beraat etmelidir. Burada takdir sizlerin...
Bu ilkenin temel amacı kamu düzenini ve adaleti korumaktır.

Halkı bilgilendirme konusuna gelince; Devlet hiçdeğise yeni yeni bu işe el atmakta. Bunun için internet teknolojisi hem ucuz hem de kolay bir yol sunmaktadır. Belediye, Tapu, Askerlik, Mevzuat bilgi sistemleri vs. ile artık kanunu öğrenme fırsatı verilmemektedir.

Diğer taraftan bizim gibi özel hukuk siteleri de (veya sizin siteniz gibi içeriğinde hukuki bilgiler barındıranlar dahil) gerek mevzuat ve gerekse uygulama açısından kamuya hizmet ederek açıkları kapatmakta.

Mesleklere gelince; Özetle hukukçu olarak deyimleyebileceğimiz meslek kesimi hukuku sadece bilmez, aynı zamanda uygulayıcıdır. (Bilgi+Uygulama). Vatandaş ise sosyal yaşam için yetecek kadar ve yaptığı işe göre yasaları bilmek durumundadır. (Bilgi)

Vatandaşın yasal haklarını takip etmede bir avukatla birlikte hareket etme zorunluluğu yoktur. Ancak bir hukukçunun yardımını almak, en azından bilgi+uygulama tecrübesinden faydalanılması önerilir. Medeni ülkelerde herkesin doktoru, avukatı ve muhasebecisi herzaman hazırdır.

Ben yasaları biliyorum, yakınımı ben savunayım mantığı ise kanımca geçerli bir mantık değildir. Hukuk kitabı okumakla hukukçu ve dolayısıyle avukat olunamaz. Şöyle bir düşünün mezun olduğunuz iktisat veya maliye fakültesi sonrası hemen ticari defterleri, bilançoyu vs. tutabildiniz mi? Tıp kitaplarını okuyup, ameliyat yapabilir miyiz? Hatta ameliyata karar dahi verebilir miyiz?
Herkes bildiği işi yapmalı ve Sayın Erol Kara'nın da belittiği gibi yıllarını vererek eğitimini aldığı işi yapmalı. Her işi ben kendim yaparım mantığı yakın vadede işlese de uzun vadede herzaman zorluk çıkarır. BİLİMSEL ÇALIŞMA GENİŞLEMESİNE DEĞİL DERİNLEMESİNE YAPILIR. Ben birçok bilim dalını biliyorum diyenin hiçbirini layığıyla bilmediğine emin olabilirsiniz. Yarım doktor candan, yarım hukuçu maldan eder deyişi burada uygun olur sanırım.

Devlet ise nasıl AIDS'den korunma, halk, çocuk sağlığı gibi kamu yararına ilişkin işler yapıyorsa hukuk alanında da benzerini yapmalıdır. Ve kanımca yapmaya da başlamıştır. Yeterli midir. Bence henüz değil...

Saygılarımla.

http://www.hukuki.net