PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Yabancı Diplomatların Yetki ve Görevlerinin Sınırı







Av.Bahattin Yıldız
05-04-2003, 21:39:19
DİPLOMATLARIN YETKİ VE GÖREVLERİNİN SINIRLARI?...

BENİ AYDINLATIRMISINIZ?...

Kafama takılan bir soru var. Konu hakkında fazla bir bilgim yok. Nette aradım. Doyurucu dokümanlar bulamadım.
Bu soru bugün duyduğum bir haberden dolayı oluştu.
Haber; Diplomatik kimlik ve mesleklerine yakışmayan, yasalara aykırı davranış ve işlerle uğraştıklarından dolayı üç Irak’lı diplomatın sınırdışı edilmesi...
Haber bu...
Bu diplomatların isimlerini yazmamışlar. Biz kısaca Diplomat 1, Diplomat 2, Diplomat 3 diyelim.
Yetkili merciler gerekli araştırma, inceleme ve istihbari çalışmalar yaparak mutlaka böyle bir sonuç elde ettiklerinden dolayı böyle bir karar verilmiştir. Herkes yasadan aldığı yetkiyi, yasaya uygun olarak ve yine yasaya uygun olmayanlara karşı kullanabilir. Bir hukukçu olarak buna karşı diyebileceğim bir şey yok... Kafama takılan soru bunla ilgili değil.
Bazı basın kuruluşlarının A.B.D.nin isteği Powel’den sonra olmasına dikkat çekse de benim dikkatimi çekmiyor.

PEKİ SORUN NE O ZAMAN?

Bu haberi duyduğum da aklıma son tezkereden önce Yüce Meclisimize (Diğer adıyla YASAKOYUCU- TBMM) A.B.D. diplomatlarından ve görevlilerinden bazılarının ziyaret etmesiyle ilgili...
Diplomatların, Uluslararası hukuk ve çalıştıkları yerin Ülke hukukuna uygun davranarak, ülke içinde gelişen faaliyetleri ve olayları kendi ülkelerine bildirmek, bu konuda ülkenin yetkili siyasi mercileriyle görüş alışverişinde bulunabilecekleri açıktır. Bir bildiğim daha var. Bir diplomatın siyasi bir kimliği vardır. Muhatapları ise siyasilerdir. Bu bilgim doğrumu onu da bilmiyorum.

Soru pişti... Şimdi geliyor.
Anayasamız da temel ve değiştirilemez ilkelerden biri olan ve yönetim biçimimiz olan "Halkın kendi kendisini vekilleri aracılığıyla yönetmesi" gerçekliğiyle uygulama alanı bulan Demokratik sistemimiz içerisinde, halk ; yani vekil tayin edenler, yani Mustafa Kemal ATATÜRK’ün "Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir" sözüyle vurgu yaptığı MİLLETİN % 94’ünün "SAVAŞA YANİ TEZKEREYE HAYIR" dediği sese uyarak 01.MART 2003 T.de yeterli çoğunlukla HAYIR diyen T.B.M.M ne... Bu kez daha değişik pişirimlerle, şeklen daha da daraltılarak sunulacak SON TEZKEREDEN önce isimlerini ve sayısını bilmediğimiz bazı A.B.D. diplomatlarının (en az üç diyelim ve isimlerini bilmediğimizden X, Y, Z diye kodlayalım. Diplomat X, Diplomat Y, Diplomat Z) T.B.M.M. ne giderek, Milletin vekillerine TEZKEREYE EVET DEYİN doğrultusunda uğraşlar ve propagandalar yapması ve öz anlamıyla sizi vekil edenlere kulak asmayın şeklinde yorumlanacak etkilerde bulunan DİPLOMAT X, DİPLOMAT Y, DİPLOMAT Z ,

ACABA YASALARA AYKIRI HAREKET ETMİŞ MİDİR YOKSA ETMEMİŞMİDİR?

YANİ; X, Y, Z olarak kodladığımız ABD diplomatlarının bu eylemleri kendi yetki ve görev alanlarını aşıyor mu?... Aşmıyor mu?...
Bu sorunun olumlu veya olumsuz yasal karşılığını bulabilmiş değilim.

İçimi kemiren sorular... Bu konuda özellikle Uluslararası hukuk, Siyasal Bilgiler vb. mezunlarından veya bu konuda siyasi veya hukuki bilgileri olanlardan yardım dileniyorum. Saygılarımla.


Ateş yakıcı, su akıcı, hava görünmez, toprak cansız mı?

Av.Bahattin Yıldız
11-04-2003, 15:02:52
Yukarıda sunduğum yazıyı emeclis haber grubuna da göndermiştim.
Sayın Münir KEBİR'in e-mail yoluyla gönderdiği karşılık yazıyı aynen sunuyorum.

Bahattin YILDIZ

MÜNİR BEYİN YAZISI:

Bahaddin Bey Merhaba

Yazınıza karınca kararınca yanıt verirken,kendimi ; Kamu yönetimi,Uluslararası ilişkiler konusunda bir uzman olarak DEĞİL,hasbelkader bu konuda 4 yıllık lisans eğitimi görmüş bir kişi olarak belirtmek durumundayım.

Önce yazınızdan neyi anladığımı belirtmem gerektiğine inanıyorum.Yalnız yazınızdan ;neden aşağıda belirteceğim yönde anladığımı anlatabilmem için yazınızda iki düşünce(nizi) öncelikle irdelemek gerekecektir.

a)Bir diplomatın siyasi bir kimliği vardır. Muhatapları ise siyasilerdir. Bu bilgim doğrumu onu da bilmiyorum.


b) Diplomatların, Uluslararası hukuk ve çalıştıkları yerin Ülke hukukuna uygun davranarak, ülke içinde gelişen faaliyetleri ve olayları kendi ülkelerine bildirmek, bu konuda ülkenin yetkili siyasi mercileriyle görüş alışverişinde bulunabilecekleri açıktır.


Dikkat ederseniz yazınızın akışı içerisinde ,"b" nin yeri "a" da, "a" nın yeri ise "b"den sonradır.bu değişikliğin nedenini yapacağım izahatta anlamak olasıdır.

a)"Siyasi Kimlik" kimlik sahibinin yeri geldiğinde "icra-i karar alma"yetkisini belirler.Buna Ülkesellik bazında örnek vermek gerekirse ;Vali ile Kaymakam arasındaki farkı gösterebiliriz. Bir ilçede salgın bir hastalık baş gösterirse,Kaymakam tek başına İlçeye giriş-çıkışı yasaklama kararı alamaz.Çünki Kaymakamın kişiliği Hukukidir.Kanun kendisine seraheten yetki vermişse bu kural müstesnadır.Ama aynı durum Vali için farklıdır.Vali Kamu menfaatini ön plana alarak kanunda yazılı olmasa bile böyle bir giriş-çıkış yasağını koyar ve durumdan hükümeti derhal haberdar eder.Çünki Vali Hükümetin bir ajanıdır ve bu yüzden de kişiliği siyasidir.Burada valinin muhatapları siyasilerdir.Ne varki "muhatap" tabiri sadece ,görüşür- konuşur anlamından çok öte bir anlamı içerir.(Ben, yazınızdan "muhatap"deyimiyle bu yönde dar bir anlamı kastettiğinizi düşünüyorum).

b)Diplomatların en önemli konumları ;bulundukları ülkelerde dokunulmazlıklarının oluşudur.Yaptıkları eylemlerde "cezalandırabilinirlik" unsuru çalışmaz. Artık "Ülke hukukuna uygun davranarak" sözünün yorumunu ben size bırakıyorum.


Şimdi gelelim sizin yazınızdan neyi anladığıma;Ben sizin yazınızdan , sizin tabirinizle

" X,Y ve Z adlarında ABD 'li diplomatlar, TBMM'ne giderek, bizim milletvekillerini gaza getirmişler/getirmeye çalışmışlar,bunu ben bir hukukçu olarak uygun görmüyorum -ama içim rahat etsin diye soruyorum -acaba bu gaza getirmenin siyaset biliminde yada Uluslararası İlişkilerde yeri varmıdır? " (yanlış anlıyorsam düzeltirsiniz)

Saygıdeğer Bahaddin Bey,

Sorunuzda hiçbir çapanoğlu olduğunu düşünmeden -siyaset bilimi ile ilgilenenler biraz şüpheci olmak zorundadır şahsınıza karşı bir şey çıkarmayın lütfen- yanıt vermek gerekirse ;Hukuk Normatif bir bilimdir.Siyaset (ve onun ana konuları,Yönetim+Uluslararası ilişkiler) Hem Bilimdir ve hemde -Hukuktan farklı olarak-Sanattır.....

Hatta 1970'li yıllarda ben öğrenciyken "İdari Bilimler" tabirine karşı çıkmıştık...İdareciliğin bilimselliği olamaz. Zira insan davranışlarının motivasyon kaynağı içgüdülerimiz, sınırlı sayıdadır ama.... bu içgüdülerin kişiyi sevkettiği davranışlar asla sınırlı değildir. Hele O yıllarda Dallas dizisinde,zengin bir kadının sırf şöhret olmak için hırsızlık yapması bizim bu görüşümüzü destekler mahiyetteydi....(zira o yıllara kadar hırsızlığın fizyolojik ihtiyacın karşılanmaması ile ortaya çıktığı görüşü hakimdi..)Ama son 30 yıldan beri Siyaset Bilimci hocalarımın belirttikleri gibi Yönetim artık bilimdir.

Bu hocalarımız haklılar....Çünki İnsanlık alemi son otuz yıldan bu yana Allah yerine parayı ikame ettirmeyi başardıkları için paraya endeksli insanlığın davranışı elbetteki kontrol altına alınabilmekte ve rahatlıkla değişmeyen donelerle yönlendirilebilmektedir.Ama ne kadar haklı olurlarsa olsunlar Para Allah olamayacağı için,yönetim Bilim olarak kabul edilse bile yine de sanat olmaya devam edecektir...

Ammannn...konunun dışına çıkmayayım...

Bahaddin Bey,
Siz siz olun olaylara hep normatif anlayışla bakmayın...Birazda; Yönetimi,Uluslar arası ilişkileri, sanatsal yönüyle inceleyin.O ,"X,Y,Z" sanatlarını ortaya koymaya çalışmışlardır.Asıl önemli olan bizimkilerin aldıkları karar kamu menfaatine uygunmudur değilmidir...ona bakmak lazım.(Bu gün için Cumhurun uygun görmediği bir şeyin, yarın uygun olabileceğini de gözden ırak tutmamak gerekir diye düşünüyorum...)


Saygılarımla,
Münir KEBİR

Av.Bahattin Yıldız
14-04-2003, 09:46:20
fatih ALTUNKAYNAK'ın e-mail haber grubunda vermiş olduğu yanıtı aynen sunuyorum.

-----------------------------------
Sayın Yıldız,
Naçizane olarak birinci sorunuza cevap vermek isterim. Diplomatların siyasi kimlikleri yoktur, zira onlar birer bürokrattır. Yalnız sorumlu oldukları kişi (Dışişleri Bakanı) siyasi bir kimliktir. Bir ülke hiçbir gerekçe göstermeden bir diplomatı persona non grata ilan edebilir ve bu kişi(ler) belirlenen zamanda ülkeyi terk etmek durumundadırlar. Olayın hukuki boyutu budur. Orjinal belge olarak "1963 Geneva Convention on Diplomatic Relations"ı search ederek bulabilirsiniz. Realpolitikte ise Iraklı bir diplomata bunu yapmak kolaydır ama Amerika'lı bir diplomatı istenmeyen kişi ilan etmek bazı şeyleri göze almak anlamına gelir ki o 3 Amerika'lı diplomatın meclise gelip "görüşme"lerde bulunması en belirgin bir şekilde içişlerine karışmak olurki bu da yetki ve görevlerini açıkça aşan bir durumdur.

Umarım sorunuza (!) cevap verebilmişimdir.

Saygılar
Fatih ALTUNKAYNAK

Ateş yakıcı, su akıcı, hava görünmez, toprak cansız mı?

Av.Fırat Bayındır
25-03-2005, 19:39:56
NORVEÇ BÜYÜKELÇİSİ: SLOGANLAR DEMOKRATİKLEŞMENİN GÖSTERGESİ
DİYARBAKIR Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in daveti üzerine gelerek Nevruz kutlamalarını izleyen Norveç'in Ankara Büyükelçisi Hans Wilhelm Longva, Nevruz alanında atılan sloganların ülkenin demokratikleşmesinde önemli yer tuttuğunu söyledi.
Fuar alanındaki Nevruz kutlamalarını bir süre izledikten sonra Diyarbakır Valisi Efkan Ala'yı makamında ziyaret eden Büyükelçi Longva, 20 dakika görüştü. Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Büyükelçi Longva, sorunları yerinde görmek ve daha geniş bir perspektife sahip olabilmek için Diyarbakır Valis Ala'yı da ziyaret etmek istediğini belirterek, "Bu sabah Nevruz alanına gittim. Orada farklı slogonlar, büyük bir kalabalık vardı. Ama, bu sloganların atılıyor olabilmesi, bu ülkenin demokratikleşmesinde attığı adımlarında bir aynası oluyor. Sloganları atanlar kendilerini özgürce ifade edebiliyorsa bu ülkede demokratikleşmenin iyi gittiğine işarettir. Çok pozitif bir hava aldım'' dedi.

21 Mart 2005 Milliyet

-----------------------

acaba bu Norveç Büyükelçisi PERSONA NON GRATA ilan edilmeli mi edilmemeli mi, edilebilir mi edilemezmi, edebilir miyiz edemez miyiz, buna MUKTEDİR MİYİZ DEĞİL MİYİZ, sizce?

commodore1tr
26-03-2005, 14:13:13
Önce resmi tanimlara bakalim esas TR olduguna göre :

Türkiye’nin ve Türk vatandaşlarının haklarına ve çıkarlarına uygun olarak yabancı devletler ve uluslar arası kuruluşlarla ilişkileri yürütmek üzere Dışişleri Bakanlığınca atanan kişidir.


GÖREVLER

- Hükümetçe belirlenen esaslara uyan dış politikayı uygular ve Türkiye Cumhuriyetinin yabancı devletler ve uluslar arası kuruluşlarla olan ilişkilerini yürütür,
- T.C. uyruklu, gerçek ve tüzel kişilerin yabancı devletler ve uluslar arası kuruluşlar karşısında hak ve çıkarlarını korur, geliştirir ve bu alanlarda diplomasi ve konsolosluk korumasını sağlar,
- Türkiye Cumhuriyetinin yabancı devletlerle, bunların temsilcilikleri ve temsilcileri ile uluslar arası örgüt ve ilgili bakanlıklarla işbirliği yaparak ilişki ve görüşmelerini yürütür, Bu ilişki ve görüşmeler sonucu gerekiyorsa uluslar arası anlaşmaları yine diğer bakanlıklarla işbirliği içinde yapar,
- Diğer bakanlık ve kuruluşların dış politikayı etkileyen faaliyet ve ilişkilerinin Devletin dış politikasına uygunluğunu sağlar, bu kuruluşların uluslar arası kuruluşlar ve yabancı kamu ve özel kuruluşlarıyla kendi görev alanlarına giren ilişkilerin eşgüdümünü sağlar ve bunlara katılır,
- Mali, ekonomik ve diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlarca yürütülmesi gereken dış ilişki ve görüşmelerin dış politikaya uygun olarak yürütülmesini gözetir,
- Türkiye Cumhuriyetini temsil yetkisine sahip olarak geçici görevle görevlendirilen temsilciler ve temsil heyetlerine Türkiye Cumhuriyetini bağlayacak konularda hükümetlerin emir ve talimatlarını iletir,
- Yabancı devletler ve uluslar arası kuruluşlarda temsil işlerini yetkili makam olarak yürütür,
- Yabancı devletler ve uluslar arası kuruluşlardaki gelişmeleri ve bunlar arasındaki ilişkileri izler.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
- Diplomatlar (Dış İşleri Meslek Memuru) Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak, Ankara’daki Merkez teşkilatında ve Türkiye’nin yurtdışında bulunan büyükelçilik, başkonsolosluk ve daimi temsilciliklerde görev yaparlar.
- Yurtdışında kişi, haberleşme ve bina dokunulmazlığı haklarından yararlanırlar. Ayrıca, gümrük denetiminden de muaftırlar.





- Çalışma saatleri görevli bulunduğu ülkenin çalışma saatlerine bağlıdır. Bunun yanısıra saat farkı bulunan ülkelerde gerektiğinde kendi ülkesinin çalışma saatlerine göre de çalışırlar.
- Meslek hayatlarının üçte iki kadarı dış temsilciliklerde geçer. Yurtdışına her tayin öncesinde tayin yapılacak yurtdışı görev yerleri belirlenir. Tayin kapsamına giren memurlardan tercihlerini bildirmeleri istenir. Yapılan tayinlerde memurların tercihleri imkanlar elverdiği ölçüde dikkate alınır. Meslek memurlarının, hizmetin gerektirdiği istisnalar dışında dış görev süreleri en çok beş yıl, merkez görev süreleri ise en az iki yıldır.
Olarak betimlenmistir .
Somut olaya bakarsak :
''Türkiye, ABD’nin savaş başlamadan önce Irak Büyükelçiliği’nin kapatılması talebi üzerine yaptığı inceleme sonucunda, Iraklı üç diplomatın sınır dışı edilmesine karar verdi.
MİT’in görevleriyle bağdaşmayan faaliyetlerde bulunduğunu tespit ettiği, aralarında biri üst düzey istihbaratçı olan diplomatlar, 11 Nisan’a kadar Türkiye’yi terk edecek. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, Iraklı diplomatların yetkilerini aşan faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle sınır dışı edildiklerini söyledi. ABD yönetimi, aralarında Ankara’nın da bulunduğu 60’a yakın başkentteki Irak büyükelçiliklerinin kapatılmasını ve Iraklı diplomatların sınır dışı edilmesini istedi. MİT Müsteşarlığı, diplomatlarla ilgili inceleme başlattı. Bu sırada, Gül de "ABD’nin taleplerinin incelendiğini" açıkladı. MİT’in verdiği rapor üzerine, Irak Büyükelçiliği Müsteşarı Munzır Abdullah’ı geçen perşembe Dışişleri Bakanlığı’na davet eden yetkililer, üst düzey istihbarat görevlisi Muhammet Hikmet İbrahim’le Sabah El Duri ve Ahmet Matlup’un bir hafta içinde Türkiye’den ayrılmasını istedi. Sınır dışı kararının ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın Ankara ziyareti sonrasına denk gelmesi dikkat çekti.
Sınır dışı listesinde Ankara’ya yeni gelen Irak Büyükelçisi Talip Abid Salih ve iki müsteşarına dokunulmadan alt seviyedeki isimler yer aldı. Üç diplomatın karayoluyla Suriye üzerinden ülkelerine dönmeleri bekleniyor.''
olarak yansimis ...
Saniyorum ki diplomasi ile ilgili sorun birisinin resmi olarak ziyareti (ABD) digerlerininki bazi faaliyetler (Irak)de bulunmus olabilecegidir.
Ben sahsen ABD nin Türkiye ye olan hiç bir davranisini onaylamiyorum sözde büyüklerimizinde buna taviz vermesini anlam1yor vede çok kiziyorum. ABD li diplomatlarin yapt1gi yasalara uygun ama bu kadar taviz verilmesi BAGIMSIZLIGA uygun degil yani hata bizim xxxxx lerde...