PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Esnaf ve Meslek Odalarındaki Yolsuzluklar!







realist30
13-09-2004, 13:49:51
1963 yılında yürürlüğe giren Esnaf Sanatkarlar Kanunu ‘nun uygulamasında, bir çok kişi mağdur olmaktadır. Aşağıda belirttiğimiz konularda zorluklar yaşamaktayız. Esnaf Odaları’nın büyük bir bölümü belli bazı kitlelerin eline geçmiş, ve bu odalarda, yolsuzluk, haksızlık, adam kayırma uygulamaları olduğu gibi, hiçbir seçimde hiçbir üye seçim için davet edilmemektedir. Tüm resmi denetimlerden uzak, ve amacına uygun faaliyet göstermeyen, ve sadece aidat toplamaktan teşekkül bu kuruluşların bu hükümet döneminde düzene girmesi, bu meslek odalarının görevlerinin kanunda belirtilmesi, ve meslek odası kararlarına karşı İTİRAZ ve YARGI yolunun açık olması için, siz sayın Bakanımız’ ın iş bu yazımızı dikkate alıp, gereğini yapmasını diliyoruz. 1-) 507 Sayılı Kanun’un 2.nci, 5.inci, 9.uncu, ve 39.uncu maddelerinde :-) Meslek Odası “RE’SEN ÜYE KAYDI YAPMA HAKKINA SAHİPTİR” bu konuda üye yapılan kişinin hiçbir itiraz ve şikayet hakkı yoktur. Üyelikle ilgili Yönetim Kurulu Kararlarının tebliğ mecburiyeti dahi yoktur. Uygulamada bu yasal hak, kötüye kullanılıp, başka meslek odasına üye olanlar da zoraki üye yapılmaktadır. Ticaret Odasına kayıtlı tacirlerde zoraki üye yapılmaktadır. Birikmiş aidat alacağı adı altında icraya verilmektedir.2-) 507 Sayılı Kanunun 39.maddesinde Esnaf Odası Kararları (İLAM HÜKMÜ TAŞIMAKTADIR) Bir üyenin bu karara karşı hiçbir itiraz ve müdahale hakkı yasaya göre yoktur. Bu kararlar denetimden uzak ve kapalı kapılar ardında yapılmaktadır. Bu yasa maddesinde, itiraz hakkı, itiraz süresi, kararın tebliği mecburiyeti, itiraz edilecek makam ve merciiler hiçbir şekilde belirtilmemiştir. Bu nedenle, gıyapta alınan kararlarla, haksız, yersiz icra takipleri yapılmakta, ve meslek odasına üye olmaması gereken, Ticaret Odası üyelerinden icra yoluyla para tahsil edilip rant sağlanmaktadır. (Bu konularla ilgili istenildiği takdirde, meslek odalarının eylemleri hakkında ÇEŞİTLİ DOSYA, DOKÜMAN ve BELGE GÖNDEREBİLİRİZ 507 Sayılı Küçük Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu 1963 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu kanunun bazı maddeleri İnsan Haklarına, mevcut Anayasamıza tezatlar oluşturmaktadır. Şöyleki: Anayasamızın 135. Maddesinde “KAMU KURUMU” Statüsü sağlanan bu meslek odalarında şu tür tezatlar vardır. 507 Sayılı Kanun’un 2.nci 5.inci, 9.uncu ve 39. Maddelerinde Meslek Odası’nın re’sen bazı kararlar alma, re’sen üye yapma hakkı bulunmaktadır. Uygulamada gereksiz ve ilgisiz kişiler, diğer bir meslek odasına bağlı kişiler de üye yapılmaktadır. Bu konuda kanunda itiraz için gerekli yasa yolları açık değildir. Üyeliğe ilişkin kararın tebliği mecburiyeti yoktur. İtiraz süreleri belli değildir. Nereye itiraz edilebileceği belli değildir. Anayasamızda kamunun yaptığı işlemlerde itiraz yollarının açık olduğu ve itiraz edilecek mercilerin ve itiraz sürelerinin bildirilmesi yeralmaktadır. Eski yasa halen yürürlükte olup, şimdiki Anayasa ile çelişmektedir.
a) Kamu Kurumu niteliğindeki bu kurumlar bazı çevrelerin ellerine geçmiş, ve sürekli şekilde “aynı yönetim kurulu, görev almaktadır, diğer üyelere oy hakkı sağlanmadığı gibi, hiçbir bildiri tebligat dahi yapılmamaktadır. Meslek odası başkanları aynı şehirdeki diğer meslek odalarında Yönetim Kurulu üyesi olarak görev almaktadır. Örneğin İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Meslek Odası Başkanı Sabri Ateş, aynı zamanda, Küçükköy Marangozlar Mobilyacılar Meslek Odası, Trafik Müşavirleri Odası gibi diğer odalarda yönetim kurulu üyesidir. Bir meslek odası başkanı ya da yönetim kurulu üyesinin diğer bir meslek odasının yönetiminde yer almasının doğru olmadığına dair yasa hazırlanmalıdır. Zira, Ülke çapındaki tüm meslek odaları birer rant kaynağı haline dönmüş, göstermelik seçimle işbaşına gelmektedir. Görüldüğü gibi vilayet çapındaki tüm meslek odaları birbirlerine çaprazlı destek vermekte, ilgisi olmayan ve yapmadığı başka bir mesleğe ait odada, yönetim kurulu üyesi olarak görev alabilmektedir.Küçük Esnaf ve Meslek Odalarının gelirleri, aidatları, taşınır ve taşınmaz mal varlıklarında hiçbir denetim yoktur. Kamu malı sayılan esnaf ve meslek odalarının kasaları gelir ve giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca denetim altında değildir. Bir çok meslek odasında fiilen çalışmayan, aydan aya bankamatik kartı maaş çeken oda çalışanları mevcuttur. Bir meslek odasında kaç kişi ne görevlerde çalışacağı ve çalışma raporlarını periyodik sürelerde bakanlığa sunması hakkında yasa hazırlanmalıdır. Meslek odaları toplanan aidatları hangi amaçlarla sarf edeceklerine, dair yasada bir madde bulunmalıdır.
c) Aynı meslek kolunda bir şehirde bir çok meslek odası kurulmasına müsaade verilmektedir. Her ilde her mesleğin tek bir odası olması, farklı uygulamalar olmaması açısından önemlidir. Örneğin İstanbul’da kuaförlük ve berberlikte ilgili bir çok meslek odası bulunmaktadır.d) Meslek Odalarının aldığı kararlar 507.Sayılı Kanun’un 39. Maddesi gereğince mahkeme ilamı sayılmaktadır. Re’sen alınan bu kararlarda itiraz yolu da yoktur. Kanundan inceleneceğine göre, kesin mahkeme kararı hükmü, tek taraflı re’sen verilmektedir. Üyelerin hiçbir savunması ve itirazı dikkate alınmamaktadır. Bu nedenle İstanbul’da meslek odasına bağlı olması gerekmeyen, ya da başka meslek odasına kayıtlı kişilerde kanundan kullanılan hakla zorla üye yapılıp icra takibine maruz bırakılmaktadır. Örneğin Mobilya ve Marangoz Sanatkarları odası, sanat ve üretim dalında olmayan sadece satıcı Mobilya mağazalarını da zoraki üye yapmaktadır. Kanun gereğince, Ticaret Odalarına kayıtlı olanlar meslek odasına kayıt edilemeyecekleri yasa teminatı altına alınmış olmasına rağmen, itiraz ve mücadele olmadan bu kayıtlar hiç şekilde silinmemektedir. Esnaf odaları denetçileri bu duruma dikkat etmeden zoraki üye kayıtlarını yapmaktadır. 507 Sayılı kanunun 39. Maddesinde bu konuyla ilgili düzenleme getirilmelidir. Bu şekilde üye yapılmış ve aidat tahsil edilen binlerce mağdur esnaf bulunmaktadır.e) Esnaf ve Meslek Odaları’nın bir çoğu fiyat tarifesi bastırmamaktadır. (İstanbul Kara Nakil Vasıtaları Esnaf Odası) gibi, gerekçe olarak da “Maliye bu fiyatları esas alır, ona göre vergi tahakkuk ettirir, bu nedenle üyelerimiz mağdur durumda olmasın denilmektedir.) bu durumda meslek odalarının üyelerine ne gibi hizmetler sağlayacağı kanunda açıkça yer almalıdır.Yukarıda sıraladığımız hususların bir bölümü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü ‘ne çeşitli kişi ve kurumlarca muhtelif tarihlerde yapılan başvurularda “dile getirilmiş olup” kaynak olarak ilgili bakanlık biriminden bilgi alınması, ve İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı’na bağlı üyelerin bir çoğu da Esnaf Odalarının adil olmayan uygulamalarından, ve Ticaret Odası üyesi olmasına rağmen zorla meslek odasına üye yapılıp aidat için icraya verildiğinden bahisle şikayetçi olmuştur. Bu tür şikayetler ve sorunlarla ilgili dosyaların da adı geçen kurumdan temin edilmesi mümkündür. Bu durumda yüce meclisimizin kanayan bir yara olan meslek odaları uygulamalarına adil ve çözümcü hale getirilmesi için A.K.P Bakanlar Kurulu tarafından konunun incelenmesi, , açıkladığımız hususlardaki ciddiyetin dikkate alınarak, bu konu ile, kalıcı, detaylı ve adil bir yasa hazırlanması, veya mevcut yasada çeşitli değişiklikler yapılarak, adil bir hale getirilmesi, meslek odalarından mağdur olmuş bir vatandaş olarak en büyük arzumdur. Bu konu hakkında gerekli araştırma ve incelemeyi yapacağınıza yürekten inanıyorum. Saygılarımla.İsmail Eminoğlu Emniyet Evler Mahallesi,
Oğuzhan Sokak no: 10/3 Kağıthane-İstanbul 0212.2842915



mutlu bir dünya için, sevgiyle elele....