PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Aramızda Varsa Bu Yazıyı Bir sosyolog Yorumlasın







Av.G.A
25-08-2004, 07:57:19
--------------------------------------------------------------------------------
Aşağıdaki yazı bir alıntıdır. ( Kanımca türbanın türbancılar için ne anlama geldiğini tüm açıklığı ile ortaya seren ibretlik bir belge. Sadece türbanın değil türban tellallerinin düşünce yapısını da )

"Merhabalar,

Dediğinizde sonuna kadar haklısınız. Bir bakıyorsunuz başında başörtüsü, yüzünde çok ağır bir makyaj, vücudunun bütün hatlarını gösteren kıyafetler. Ben böyle gezinen bir iki kişiyi uyarmıştım. Benim gibi başörtüsü takmayan bir insandan böyle bir uyarı gelmesine şaşırdıkları gözlerinden okunuyordu.

Hatta bir gün başörtülü bir bayanı İzmir Konak meydanında bir erkekle dudak dudağa öpüşürken gördüm. O an oracıkta başörtüsünü çekip başından almayı düşündüm. "


Give Justice A Hand - Nursel Yöndem (En büyük demokrat , enbüyük özgürlükçü ,en büyük din özgürlüğü , en büyük insan hakları savunucusu filminin senaristi)



http://www.hukuki.net

berrak
25-08-2004, 09:20:34
sizde bu sitede dön dolaş hep aynı şeyleri yazıyor ve aynı şeyleri savunuyorsunuz,
bırakın millet örtünsün yada açılsın,başkalrının fikirlerine saygıyı öğrenemeyecekmiyiz sayın Av.G.A...

Av.G.A
25-08-2004, 09:35:36
Siz fikrinizin altını dolduramadınız ki. Ben sadece tartışıyorum. Hem fikre saygıyı savunanlarda bir fikre saygısızlık var. İletide onu vurguladım. Bilmem anlayabildiniz mi?

http://www.hukuki.net

berrak
25-08-2004, 09:45:22
ben sizin ne demek istediğinizi gayet iyi anladım,ve ona göre cevapladım,anlama özürlü değilim...

sizin bu türbanla ilgili yazılarınız ve tartışmalarınız artık sıktıda midemiz almıyor,
bilmem anlayabildiniz mi?

av.senol
25-08-2004, 10:18:57
Maalesef berrak'ın yazdıklarına ben de katılıyorum sevgili gökhan:(( Her forumu türbana ya da laikliğe getirmek gibi bir çaban var. Ne senin fikirlerin değişecek ne diğerlerinin, o zaman daha önemli olaylar üzerinden tartışalım. Tartıştığımız şeyler o kadar basitki, aksi görüş belirtmez zaten kimse. Denizde tesettürlü ölüm forumu, kim savunur günah diye boğulan kızların kurtarılmasına izin verilmemesini.

Türbanlı birisinin böyle bir davaranış içinde olması elbette yadırganır. Ama kişiler üzerinden ne zaman nerede nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrimiz olmayan bir olay üzerinden tartışma açmak bence şaşkınlık ifadesinden çok bir kitleyi karalama çabası.

Av.G.A
25-08-2004, 10:31:58
Hiçte iddia ettiğiniz çaba içerisinde değilim. Habis bir kitlenin niyetlerini ortaya seriyorum sadece. Ben bu konularla ilgili forumları inceler , yanlış olan fikirleri eleştiririm. Gerekçelerini de yazarım. Hazmedemiyor , bilimsel cevap veremiyorsunuz. Bence ile sence ile olmaz bu işler. Herhangi bir organınız almıyorsa yazılanları okumazsınız, cevapta vermezsiniz. Sizi zorlayan yok.


http://www.hukuki.net

av.senol
25-08-2004, 10:40:58
Sevgili gökhan, bilimsellikten bahsediyorsun ama, üzerine sosyologların fikir belirtmesini istediğin yazı ve yazı belirtilen olayın kesinliği hakkında hiçbir bilgi sahibi de değilsin. Şimdi ben çıkıp desem laik ve Atatürkçü birisi şöyle şöyle yapmıştı, gerçek olup olmadığını bilmeden hemen o konu hakkında da sosyologların araştırma yapmasını isteyecekmisin. Farkında değilsin ama provake ediliyorsun.

İşte dayandığın yazının yaraından başka yazılar...
'Uzun zamandır başörtüsü konusunda mangalda kül bırakmayan arkadaşların, yargıtay başkanının (ki o başkan da kendileri gibi başörtüsüne karşıdır ve başörtüsünün laiklşiğe ve bu devletin temel yapısına zarar verdiğini düşündüğü için karşı olduğunu belirtmektedir) adının karıştığı skandal ile alakalı birşeyler yazmalarını bekledim ama ne yazık ki deve kuşu misali başar gömülüp bu görülmezden geldi.

Başörtüsü tehlike ama rüşvet, entrika, yasadışı güçlerle, kanun kaçağı insanlarla işbirliği yapmak hele hele yargının tepesindeki kişinin işbirliği yapması problem değil.

İşte laiklik, kemalizm maskesi arkasında, yapay gündemlerle halkı oyalayan, bu insanları saçma sapan şeylerle birbirine düşürmeye çalışan insanların aslında yaptıkları şeylere bir iki ' Nursel Yöndem


'Merhabalar,

Dediğinizde sonuna kadar haklısınız. Bir bakıyorsunuz başında başörtüsü, yüzünde çok ağır bir makyaj, vücudunun bütün hatlarını gösteren kıyafetler. Ben böyle gezinen bir iki kişiyi uyarmıştım. Benim gibi başörtüsü takmayan bir insandan böyle bir uyarı gelmesine şaşırdıkları gözlerinden okunuyordu.

Hatta bir gün başörtülü bir bayanı İzmir Konak meydanında bir erkekle dudak dudağa öpüşürken gördüm. O an oracıkta başörtüsünü çekip başından almayı düşündüm. ' Nursel Yöndem

Sencede bir gariplik bir provakasyon çabası yok mu?

Av.G.A
25-08-2004, 11:00:29
Şenol ben olayda anlatılan ve kötü örnek gösterilen kişileri eleştirmedim veya haklarında birşey yazmadım. Sadece konuyu bu şekilde görüp, eleştiren ve önümüze getirenleri eleştirdim. Beni anlatılan olay değil Nursel Yöndem'in olaya yaklaşımı ve tepkisi çileden çıkardı. Sen yanlış anlamışsın. Yoksa insanların günlük özel yaşamlarında ne giydikleri, hangi kıyafetle sevgilerini birbirlerine ifade ettikleri beni ilgilendirmiyor ve buna da karşı değilim. Bunu defalarca yazdım. (Ayrıca hangi kıyafetle olursa olsun öpüşmenin niye kaka gösterildiğini de anlamadım) . Sosyoloğu da yazıdaki olayları değil , yazıdaki eleştirel yönleri açıklaması için istedim. Aslında sosyopsikolog istemek lazımdı.

Yanlış anladığını tekrar ediyim. Keşke cevap yazmaya girişmeden önce gelip bir sorsaydın. Çayda içerdik.

http://www.hukuki.net

Av.Ragıp Atay
25-08-2004, 11:06:56
Aslında Sayın Nursel Yöndemin yazısı, türbancıların niyetini ortaya koyuyor. "ben onları uyarmıştım" niçin uyarmış öpüşüyorlar diye. Peki kardeşim, öpüşmek suç mu? değil. Soakata türban takmak suç mu? o da değil. Peki niçin uyarmış?
basit bir uyarı olarak başlayan şeyler, ileride zorunluluk haline gelecektir.

Av.Ali Sinkay
25-08-2004, 12:12:10
Başörtüsü Türkiyede 3 nedenle takılıyor lütfen denizde tesettür tartışması içinde bulabilirsiniz o yazıyı savın G.A yazılarınızdan anladığım bir önyargı içerisindesiniz malesef bu konuda ben de başörtülülerden kendimi yar seçmiyorum ben de üniversite içinde başörtüsünün şiddetli savunucusu olup ev arkadaşlarımla yatanları biliyorum bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ama samimi olan kardeşlerimizi de zan altında bırakıyor bütün bu olanlar türbanlıların yaptıkları ile ilgili yüzlerce örnek bulabilirsiniz aynı zamanda bunu bir zıt kavram olduğu için söylüyorum yanlış anlaşılmasın mini eteklilerle ilgili de yüzlerce örnek var.
Şu mantık ne kadar doğru
Sergen bir insandır-insanlar futbol oynayabilir-sergen futbol oynayabilir
Erkan bir insandır-İnsanlar futbol oynayabilir-Sonuç erkan futbol oynayabilir (sonuç yanlış çünkü erkanın ayakları yok) :(
Sosyal bir sonuca varabilmek için bu genellemelerin çok fazla olması lazım
20 milyon başörtülünün 9 milyonu sizin dediğiniz gibi olsa bile böyle bir sonuca ulaşamayız ulaşsak bile yanlış bir sonuç olur.Başörtülü kardeşlerim her zman dediğim gibi sadece dininizi yaşamak için takın her zaman arkanızdayız.Ama nolur onu insanları kandırmak için esnafın bıraktığı sakal gibi yada siyasi bir simge gibi görmeyin nolur

Yapamam deme yapan senden iyi değildir

Av.G.A
25-08-2004, 12:24:50
Sayın alisinkay,
yazınızda noktalama işaretlerine dikkat etmediğiniz için yazdıklarınızdan hiçbirşey anlamadım. Her okuduğumda farklı mana çıkarıyorum. Biraz daha açık yazsanız.

http://www.hukuki.net

Av.Ali Sinkay
25-08-2004, 12:34:25
çocukluğumdan gelen bir alışkanlık özür dilerim :)
kısaca demek istediğim sosyal bir sonuca ulaşabilmek için akıl yürütmenin toplumun çoğunluğuna uyması gerekir.
yani sosyal açıdan türbanı inceleyecek olursak ve Türbanlılar islamla bağdaşmayan hareketler yapıyor diyeceksek
20 milyon türbanlının 11 milyonu az önceki örnekte olduğu gibi davranıyor olmalı kanısındayım

Yapamam deme yapan senden iyi değildir

Av.G.A
25-08-2004, 12:40:58
Biz örnekteki türbanlılar hakkında bişey yazmadık. Eleştirimizde yok. 20 milyon türbanlıyı nerden çıkardınız?

http://www.hukuki.net

Av.Ali Sinkay
25-08-2004, 14:21:21
sizin örneğinizdeki gibi 20 milyonda misal 20 bin de diyebilirsiniz eleştirimiz yok diyorsunuz peki şaka mı bu yazıyı başka bir yerden alıp aynı forum içinde başka bir forumdan alıp burada başlık olarak açmanız sizce yeterince yorum değil mi bu yazı başlı başına eleştiri

Yapamam deme yapan senden iyi değildir

Lawless1
25-08-2004, 22:03:49
<span id='hl' style='background-color: #FFFF00'>"Basit bir uyarı olarak başlayan şeyler, ileride zorunluluk haline gelecektir. Ragip Atay"</span id='hl'>

Sayin Ragip Atay, Konunun özünü 1 cümle de yakaladiniz, Bravo!

Av.Ragıp Atay
26-08-2004, 00:46:03
sayın lavles teşekkür ederim. bu cümle bana ait ama fikir başkasının. Biliyorsunuz iranda şahın devrimesi için, komünistinden şeriat yanlılarına kadar herkes mücadele etti. Ta ki humeyni fransadan dönene kadar. Şu anda ismini hatırlamadığım(bürom yakıldığı için notlarım da yok oldu, bundan sonra da bilme şansım çok az) bir kadın yazardan aklımda kaldığı kadar alıntı:
" Şahı devirmenin ve demokrasiyi getirmenin hayalleri içersindeydik. Bir gün önümüze bir bez parçası getirdiler. Bununla başımızı örtecekmişiz. Önce bize bir oyun gibi geldi ve kabul ettik. ÜÇ PARMAK BEZİN BİZE NE ZARARI OLUR DİYE DÜŞÜNDÜK, SONUÇTA BİR OYUNDU. ama bunun başlangıç olduğunu anlamadık. ta ki humeyni uçaktan inene kadar. Bizden rica edilen şey, sonra emir oldu ve başımızı açamadık.

Av.G.A
26-08-2004, 08:34:56
Sayın Alisinkay,

noktalama işaretlerini kullanmazsanız ben sizin ne dediğinizi anlayamam. Cevap veremem .Kendi kendinize yazışırsınız.

http://www.hukuki.net

ipekderya
26-08-2004, 09:26:36
GENÇLİĞE HİTABE

Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.


yalan atla gider, gerçek yürür, yinede tam zamanında yetişir.

ipekderya
26-08-2004, 09:27:37
Ey büyük Ata!

Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istilal ve Cumhuriyeti'nin ebedi bekçisiyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.

İstikbalde hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir...Bizler bütün hızımızı senden, milli tarimizden ve ruhumuzdaki sönmez iman ateşinden alıyoruz. Senin kuruduğun kuvvetli temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur. En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve cumhuriyeti, mevcudiyetimiz esası olarak eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. Bu mukaddes emanete yönelen dahili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarpacak ve parçalanacaktır. İstiklal ve cumhuriyetimize kast edecek düşmanler, en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzunn ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır. Çünkü, istiklal ve cumhuriyetimize kast edenler karşılarında binlerce türk tarihinin yılmaz evlatlarını, Cumhuriyet inkılaplarının feyizli ve imanlı gençliğini bulacaklardır.

Ey en büyük Türk! İstiklal ve cumhuriyetimizi korumak mecburiyeti hasıl olunca, içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak; bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

Türk Gençliği



yalan atla gider, gerçek yürür, yinede tam zamanında yetişir.