PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Yargıtay - Telefon Dinleme







av.senol
24-08-2004, 16:14:31
Son günlerde Yargıtay çok gündeme geldi. Maalesef adalete zaten az olan güven daha da sarsıldı. Bir hukukçu olarak bundan çok büyük üzüntü duyuyorum ve buna neden olanlarında hukukçu olmaları üzüntümü daha da arttıryor.

Ben olaya mafya ilişkilerinden ziyade eldeki deliller ve bunların değerlendirilmesi açısından yaklaşmak istiyorum. Malumunuz Neşter 2 operasyonu neticesinde Yargıtayımız bence çok sakıncalı, ileriyi gören! bir karar verdi. Mahkeme izniyle dinlenen kişilerin telefonları dinlenirken bazı yargıtay üyleri de dolaylı dinlemeye yakalanmışlardı ancak Yargıtay bu telefon kayıtlarının yasal delil olmayacağına karar verdi.

Bu son olayda da içeriğini bilmediğimiz (medyada çıkanlar için bir şey söylemek istemiyorum) dolaylı dinlemeler var ve bunlarda büyük ihtimalle herhangibir soruşturmada dikkate alınmayacak. Bu husus bence dokunulmazlık zırhına sığınan milletvekillerininkinden farklı değil. Ve ülkemizde siyasetçiler nasıl yıpranmışsa, adalet mekanizması da giderek erozyona uğruyor.

Burada biz hukukçular birazda kendimizi eleştirmeliyiz bence. Bu ülkede ilk kez bir başbakan malum şahısla olan diyalogları neticesinde Yüce Divan da yargılanacak. Ama sayın Yargıtay Başkanımız birkaç gün ortalarda gözükmeyerek, sonra MİT Yargıtaydan çıksın diyerek bilgi verdim gibi açıklamalar yaparak, olayı geçiştirmeye çalıştı. Ama gündem durulacak gibi değil bence.

Ülkemizde şöyle yanlış bir kanı var, istifa edersem suçlamaları veya hatalı olduğumu kabul etmiş sayılırım. Yok öyle birşey, ortada böyle sansayonel bir olay varsa içinde bulunduğun kurumu yıpratmamak adına istifa edersin, haklıysan da bu zaten ortaya çıkar ve 2 kere takdir toplarsın. Ama bu olgunluğa ulaşmamıza çok var daha sanırım.

Adli yıl açılış törenine doğru bu tartışmalar daha da yoğunlaşacak gibi gözüküyor, bekleyip göreceğiz.

Av.Fırat Bayındır
24-08-2004, 17:07:43
sevgili şenol
konuya bir de şöyle bakalım.
Bu iktidar gerçekten de pek çok yasa değişikliği ile yeni yasalarla gündemde.Ama iktidara gelirken verdikleri Milletvekili dokunulmazlığını kaldırmak sözünü bir türlü gerçekleştirmiyorlar.

Belki komplo teorisi gibi gelecek ama bu olay hepimizin bildiği gibi basında ortaya çıktı. Bu haber nasıl sızdı ayrı bir merak konusu. Ama neticenin böyle olacağını olması gerektiğini biliyorduk.

Yargıçlar, aldıkları bir karar ile dolaylı yoldan yapılan dinleme sonucu elde edilen delilin delil olmayacağına karar verdiler. Oysa ki bu dinleme her ne kadar belli kişilere yönelik olsa da örgütlü suçlarla mücadele gereğince yapılmıştı ve tahmin edilemeyen dinlemeler sonucunda başka delillere ulaşmak pek ala mümkündü.Örgüt ilişkileri başka nasıl ortaya çıkabilir. Bu anlamda alınan karanın hiç de hukuka uygun olduğunu düşünmüyorum.

Hatırlayın bir iktidar milletvekili bu yargıya güvenmiyoruz ki dokunulmazlıkları kaldıralım demedi mi?

Şimdi ne oldu? Yargı kendisine bir dokunulmazlık yarattı ve onlarda diyorlarki gördünüz mü dokunulmazlık sadece bizde yok yargı da dokunulmaz.
Siyasi iktidarların yargı üzerindeki etkisi kaldırılmadığı sürece bu tür olaylar olacaktır. Bir de bakanlıktaki kadrolaşmayı güçlendirmek için de bu tür olayların olması gerekli.Ne yazık ki bu bir toplumsal erozyon ve yargı da bundan nasibini almakta. Üç ay sonra Yargıtay Başkanlığı seçimi olacak.Dikkatle izleyin kimler aday olacaklar,adayların etnik ve politik konumlarını iyi takip edin.

ceteris paribus

nursel yöndem
24-08-2004, 21:58:16
Merhabalar Sayın Şenol,

Benim anlayamadığım bir nokta var: Delil olarak kabul edilmeyecekse mahkeme neden telefonların dinlenmesine müsaade ediyor? Spor olsun diye mi? :)

Yani diyor ki "arkadaş sen git telefonu dinle ama duyduğun şeyleri ben kaale almam" :)

rejim ve salatalık turşusu hikayesi ...



Give Justice A Hand

av.senol
25-08-2004, 08:28:41
Sevgili Nursel, mahkeme kararıyla yapılan dinlemeler elbetteki delil oluyor. Ancak mahkeme x kişi için dinleme kararı vermişse x kişisiyle konuşan y aleyhine delil olamıyor. Yani aynı konuşma x için delil y için değil. Buna da dolaylı dinleme deniliyor.

Sayın Fırat, hükümetin dokunulmazlıkları kaldırmamasını bende tasvip etmiyorum. Ama yıllardır tüm hükümetler bu sözleri veriyor, yerine getirmeyen gidiyor, yerine söz verenler geliyor. Onlarda gider başkaları gelir ama çözüm bu değil tabi, kişiler değişiyor Türkiyede ama senaryolar, yazarlar hep aynı. Olay hakkında basından bilgi edinebildik sadce ve bende o yüzden basında çıkan haberlere hiç değinmedim zaten.

Ancak şu var, milletvekilleri dokunulmazlıklarını kaldırmıyor diye bizde kendimize yeni zırhlar ararsak, sonra milletvekillerinden beter hale geliriz. Bu gün hangi milletvekilinin saygınlığı var.

Bir de Türkiye maalesef dokunulmazlıklar ülkesi, bunu da göz ardı edemeyiz. Daire başkanı hakkında soruşturma açacaksan genel müdürden izin al, genel müdür için bakanlıktan, bakan için ondan..... sürüp gidiyor ve binlerce sorumlu yargı önüne dahi çıkarılamıyor...

Böyle bir ortamda en çok biz hukukçuların buna dikkat etmesigerekiyor. Günümüzün en büyük sorunlarından birisi örgütlü suçlarken (bence) birkaç üyeyi soruşturma dışında bırakmak adına, böyle kararlar alınması büyük zaafiyetler yaratır diye düşünüyorum

Av.G.A
25-08-2004, 08:58:40
Ben Yargıtayın telefon kayıtlarının delil olma niteliğinde verdiği kararı hukuka ve en başta da mantığa uygun buluyorum. Dolaylı dinleme hakkında verilen karar ise santaj, komplo ve içe çekme gibi olayları engellemek için ilk başta aklıma gelen mantıklı gerekçelerinden biri. Düşünsenize bir gün ofisinize yanlış bir telefon gelse , karşı taraf doğru aradığını düşünerek size bir takım yasal olmayan durumlar hakkında bilgi verse veya direk bilerek ve isteyerek sizi arasa , yasa dışı şeyler teklif etse , telefonda sizi hile ile hataya düşürse sizin içinde değilken birden kendinizi aleyihinize elde edilmiş yasal delille ,o şefkatli yargının kucağında bulsanız ne yapardınız? Sizi savunmak bayağı güç olurdu.
Saygılar

http://www.hukuki.net

av.senol
25-08-2004, 09:37:59
Sevgili Gökhan biraz fanteziye kaçmışsın bence:)) Tanımadığınız birisi sizi ararsa en falza 10 saniye sonra kapatırsınız sanırım telefonu, kimsiniz ne için aradınız falan dedikten sonra. Zaten bu 'kayıtlar' delil sadece, birinin sizi aramış olması nedeniyle suçlanmıyorsunuz. Eğer telefonu yasal olarak dinlenen birisiyle (olayda sanık avukat ve işadamı) konuşuyorsanız ve bu konuşmalar derdest davalar hakkındaysa ve sizde yargıtay üyesiyseniz, bu kayıtların delil olmaması hukuk mantığınıza uygun mu?

Telefonu dinlenen bir mafya üyesi olsa ve dolaylı dinlemeye takılan bir başka mafya üyesi olsa Yargıtay 1. Başkanlık Kurulu aynı şekilde dolaylı dinleme sonucu elde edilen kayıtların delil olmayacağına karar verirmiydi acaba?

Lütfen olayları birbirine karıştırmayalım arkadaşlar, neyin komplo neyin gerçek olduğunu ayırmak o kadarda zor olmasa gerek...

Av.G.A
25-08-2004, 10:42:37
Siz özel bir konuyla ilgili düzenleme istiyorsunuz galiba. Ben işin genelinden bahsediyorum. Sizi arayan tanıdığınız veya tanımadığınız olsun. Telefonla komplo kurmak her halukarda mümkün olamaz mı? Bunu mu demek istiyorsunuz. Şu beğenmediğiniz kararın gerekçesini hiç okudunuz mu? Sanmıyorum. Bir özetleyin, beğenmediğiniz , yasalara , hukuka uymayan yönlerinin altını çizinde görelim. Her aklınıza geleni yazıyorsunuz. Ben bıktım artık. Sırf cevap yazmak için müsvette yazıp gönderiyorsunuz. Şu yazdıklarınızı olaylarla değil, anayasayla, yasalarla ,doktrinle, uluslararası anlaşmalarla , genel hukuk kurallarıyla açıklayın, gerekçelerini yazın. Eğriye doğruya ancak bu şekilde ulaşabiliriz.

http://www.hukuki.net

av.senol
25-08-2004, 11:27:50
Beğendiğinize müsvette deyip geçemek kolay tabi. Ben burada seviyeli bir tartışma olduğunu düşünüyorum ve sizin seviye(sizliği)nize düşmek istemeiyorum.

Siz bu forumda dile getirdiğiniz çekinceleri hangi, anayasa, yasa hükmüne yada doktrine dayandırdınız? Ben göremedimde.

Av.G.A
25-08-2004, 11:30:09
Ben yargıtayın kendi kararını ve gerekçesini gösteriyorum. Eleştiren sensin. İspat sana düşer.

http://www.hukuki.net

av.senol
25-08-2004, 11:43:21
Bu karar bir yargıtay kararı yani yargıtay temyizen incelediği bir davadaki bir kararı değil. Daha karardan bile tam haberiniz yok sanırım.

Benim yazımda da belirttiğim gibi dolaylı dinlemeye takılan yargıtay üyeleri hakkında soruşturma açılması için istenilen izin neticesinde yargıtay 1. başkanlar kurulunun verdiği bir karar. 1. başkanlar kurulu dolaylı dinleme neticesi elde edilen kayıtların delil olamayacağı ve neticesiyle üyeleri hakkında soruşturmaya gerek olmadığına karar veriyor.

'Bir delilin hukuk dışılığını mahkemenin takdir etmesi gerekir. Yargıtay Birinci Başkanlar Kurulu bir yargı mercii değildir. Bu nedenle, böyle bir karar vermiş olmasını ben yanlış buluyorum. Bu kararı mahkemenin vermesi gerekir.' Zaten görülmekte olan Neşter 2 davasında mahkeme heyeti sanık avukatlarının yargıtay 1. başkanlar kurulu kararı uyarınca yaptıkları itirazları reddetti ve nelerin delil olup olmayacağına kendisinin karar verceğini belirtti.

Av.G.A
25-08-2004, 11:49:03
Bende bahsettiğin kararı söylüyorum zaten. O kararında bir gerkçesi var. Bu konuda verilebilecekcek diğer kararları bekleyeceksin.

http://www.hukuki.net

av.senol
25-08-2004, 12:06:10
Bir hukukçu olarak bir kararı eleştirmek ya da yorumlamak yerine başka kararları bekleme yolunu seçmenizi pek anlayamadım ama siz bilirsiniz tabiki... Konu hakkında söyleyecek birşeyiniz yoksa beklemek mantıklı tabi.

Av.G.A
25-08-2004, 12:33:53
Benim bu kararla ilgili bir rahatsızlığım yok. Dedim ya ispat size düşer. Bekliyoruz.

http://www.hukuki.net

Av.Fırat Bayındır
25-08-2004, 13:23:21
sevgili dostlar,
iş hukuku forumundaki ekonomik tecavüz de bir yargıtay kararı verdik. olayın tanığı olmadığı halde taciz nedeniyle mahkumiyet verilmiş.

Kazara! dinlenenler yüksek yargıçlar ve ortada şüpheli bir durum var.O zaman yapılması gereken yazılı hukuku bir tarafa bırakmak ve soruşturma açmak olmalıydı. Yorum farklı yapılabilirdi.

Bu olaydan şu netice çıkıyor ki böylece hiç kimse o insanları ayrıca kemalist ve laik oldukları için suçlayamazdı.

ceteris paribus

av.senol
25-08-2004, 14:39:19
Sayın Fırat Bayındır, burada yazılı hukuk dikkate bile alınmıyor. Ülkemizdeki dokunulmazlıkların çokluğu devreye giriyor. Nasıl bir milletvekilinin yargılanması için diğerlerinin izni gerekiyorsa, bura da da dolaylı dinlemeye takılan yargıtay üyleri hakkında soruşturma açmak için diğer üyelerin izni gerekiyor. Ve doğal olarak verilmiyor.

Ayrıca ben olayın sadece hukuki yönünü irdeledim ve yargıtay üylerinin görüşleri ve şahsiyetleri ile ilgili bir eleştiri de getirmedim. Bir hukukçu olarak kemalist ve laik oldukları için böyle yaptılar gibi birşey zaten asla denemez.

Ama sayın başkanın adli yıl açılış konuşmasını merakla bekliyorum. Bakalım hukukun üstünlüğüne ve adalete olan güvensizlikleri bertaraf için nelerden bahsedecek.

av.senol
26-08-2004, 12:03:53
Baykal: Çakıcı, yargıtay'da muhatap bulmamalıydı!!!

Çakıcı’nın istediği yönde karar çıkartamamış olması önem taşımaktadır. Ama Yargıtay’ı yönlendirme çabalarına girilebilmiş olması hepimizi rahatsız etmiştir. Böyle bir arayışın Yargıtay’da sadece etkili olamaması değil, muhatap da bulamaması gerekirdi. Bu konularda değerlendirme ve yorum yaparken ölçülü ve adil davranmalıyız. Linç etme mantığıyla hareket etmemeliyiz. Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu’nun iki Yargıtay üyesi hakkındaki iddiaların soruşturulmasını önleyici karar alması şık olmadı. Buna gerekçe yapılan ‘dolaylı dinlemenin hukuken geçerli delil olamayacağı’ tespitinin yetkili mahkeme ve Yargıtay’ca değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.

av.senol
26-08-2004, 12:07:40
Anayasa Mahkemesi'den ültimatom...
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya’ya yönelik yüksek yargıdaki Çakıcı tepkisi büyüyor. Özkaya’nın 6 Eylül’de yeni adli yıl açılışını yapması halinde, Türkiye’deki en üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın da yargıyı yıpratan bu skandalla ilgili tepkisini ortaya koyacağı kaydedildi.

Anayasa Mahkemesi’nden bir yargıç, Hürriyet’e, ‘Eğer 6 Eylül’de Özkaya çıkıp konuşursa, biz de konuşacağız’ diyerek, Yüce Divan yetkisini de elinde bulunduran Türkiye’nin en üst yargı organının tavrını ortaya koydu.

SESSİZ KALAMAYIZ

Bu skandalın artık yargıyı yıpratıp ciddi zararlar verir noktaya geldiğini belirten Yüksek Mahkeme yargıcı, ‘Sonuçta hepimizi yaralayan böyle bir skandala sessiz kalamayız’ dedi. Yargıç, Anayasa Mahkemesi olarak yargıyı yıpratan skandala ilişkin tepkilerinin, 6 Eylül’deki yeni adli yılın açılışında Başkanvekili Haşim Kılıç tarafından dile getirilebileceği bilgisini verdi. Hürriyet’in ulaştığı bilgiler, Anayasa Mahkemesi’nin ‘Çakıcı ültimatomu’ niteliğindeki çıkışına benzer bir tavrın Danıştay yönetiminden de gelebileceğini ortaya koydu.

MENFAATİ YOK AMA...

Ankara’daki yargı çevreleri, Özkaya’nın 6 Eylül’de yeni adli yıl açılışını yapmaması, 3 ay sonraki yaş haddinden emekliliğini de beklemeyip görevinden ayrılması gerektiğini düşünüyor. Hürriyet’e konuşan aynı yargıç, yüksek yargıdaki genel eğilimi de şöyle aktardı:

‘Sayın Özkaya’nın hukukçu kimliği ve kişiliğiyle ilgili olumsuz düşünen, bu olayda kişisel menfaat sağladığına inanan tek bir kişi bile yok. Ancak ortada etik açıdan sorunlu bir durumun bulunduğu da gerçek. Genel eğilim, Özkaya’nın hem kendisinin, hem kurumunun, hem de genel olarak yargının daha fazla yıpranmasını önlemek için çekilmesi yönündedir.’

HÜRRİYET

26.08.2004 - 02:14

av.senol
26-08-2004, 19:06:40
Dikkat ediyorumda arkadaşlar pek tartışmaya katılmadılar yargıtay konusunda.

Burada şunu tüm samimiyetimle vurgulamak isterim ki; bu forumu açmaktaki amacım kesinlikle yargıtay başkanının şahsiyetinde temsil ettiği Atatürkçü, laik ve demokratik çizgiyi yıpratmak değildi.

Bu açıklamayı yapmaktaki amacım da o çizgide olduğunu iddia eden arkadaşlardan yorum gelmemesi. Maalesef olayları yorumlarken, kaharamanları bizden yada bizden değil gibi bir ayrım yapılıyor ülkemizde.