PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Dünya Şiir Günü Etkinliği: "Şiir Yollarda"







Av.Tayfun Eyilik
20-03-2007, 22:46:15
DÜNYA ŞİİR GÜNÜ ETKİNLİĞİ: "ŞİİR YOLLARDA"

Türkiye Yazarlar Sendikası ile PEN Yazarlar Derneği, 21 Mart Dünya Şiir Günü nedeniyle etkinlik düzenliyor. "Şiir Yollarda" adını taşıyan etkinlik çerçevesinde yarın 12.00-13.00 saatleri arasında şairler, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarında toplanıp Cevat Çapan'ın kaleme aldığı şiir bildirisini okuduktan sonra, Nazım Hikmet'ten Yahya Kemal'e, Orhan Veli'den Cemal Süreya'ya 40 şiir ustasının şiirlerini dağıtacaklar.
Elden ele, gönülden gönüle şiirle buluşalım...

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
21-03-2007, 19:21:48
Ne zaman bunalsam,
Ne zaman ruhum sıkılsa,
Ne zaman boğulacak gibi olsam, nefes alamasam,
Ne zaman isyanlara gelsem,
Ne zaman dünya üzerime üzerime gelse,
Ne zaman kaçmak istesem kendimden,
Ne zaman küssem hayata,
Doldururum dizeleri bohçama,
Vururum kendimi yollara.

Bilirim ki şiir yollarda...



Şiir tadında,sevgiyle,umutla...

Av.Tayfun Eyilik
22-03-2007, 23:20:21
21 Mart Dünya Şiir Bildirisi

Şair arkadaşlarımızın önerisiyle, burada olduğu gibi, dünyanın birçok başka yerinde dilin, özellikle de şiirin iletişim gücüne insanların kutlamaya hazırlandıkları bir bahar günü bugün. Kiminleri parklarda, kimileri toplantı salonlarında, kiminleri de sevdikleriyle kendi aralarında şiir okuyarak, şiir üstüne söyleşerek, şiir konusunda düşünerek kutlayacaklar bugünü.

Şiirin insan acısını, öfkesini ve akla gelmeyen daha nice duygularını dile getirdiğini yeniden hatırlayacaklar.

Kimileri Boğaz'ın iki yakasını donatan erguvanlara bakarak yapacak bunu, kimileri nerdeyse yanıbaşımızda patlayan bombaların eşliğinde, çığlıklar arasınsa, barut kokusu içinde.

Bir yandan ezenleri, ezilenleri, öbür yandan geceleri, yıldızları, kokuları, tepeden tırnağa çiçek açmış ağaçlarıyla insanı deli eden bu dünyayı düşünerek katılacak bu kutlamaya.

Şiirin yaşayan her şeyi beş duyumuzu canlandırarak (görerek, işiterek, koklayarak, tadarak, dokunarak) algılamamızı sağlayan bir duyarlık kaynağı olduğunu, bize duygularımızla düşünmeyi, düşüncelerimizle duymayı öğrettiğini hatırlatacak Dünya Şiir Günü Kutlamaları.

Özgürlük ve dayanışma özlemi içinde, bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamaya bir çağrı olduğunu düşünecekler şiirin. Yalnızca Edirne'den Ardahan'a kadar değil, Çin'den Peru'ya kadar uzanan bir umutla...

Cevat Çapan

Av.Tayfun Eyilik
23-03-2007, 20:01:50
ŞİİR NEREYE

Yaradır şiir; sözcüklerin gizli, aykırı ve yasak buluşmasının yol açtığı. Öyle bir yara ki sızısından, dünyanın dönerkenki çıkardığı ses bile etkilenir. Sonsuza dokunmak, imkânsızla buluşmak iyileştirebilir ancak onu. Her seferinde öte gerçekleri uyandırmaya kalkışması, verili olanı sorguya alması bundan. Sözcüklerin ona dar gelmesi de.

Üşür, kentler yağmalandıkça

Ateş aldıkça silahlar

Muhalif bir soruya dönüşür sonra. Doğayla sevgili yakınlığı kuran, kendinin bir benzerini, itaat etmeyen ve emretmeyen birini arayan ozanın sorusu olur. İnsanın yarımlığına dokunmak için hiç açılmamış kapılarını zorlar sözcüklerin. Ve derin susmalardan, kanamalardan, anlamlı boşluklardan ve söylenmemişliklerden süzülüp "dünyaya nereden gidilir" diye seslenir. Bilinçli bir bilinçsizliğin içinden konuşur hep. Fakat bilincindedir muhalifliğinin. Ve hiçbir muhalif onun kadar muhalifliğinin farkında bile değildir belki de. Tanımlara sığmazlığı, hizaya sokulamazlığı, tuhaflığı, içtenliği, aykırılığı, öfkesi, kural tanımazlığı, uzlaşmazlığı insana ve dünyaya karşı olmasındandır; insandan ve dünyadan yana olmasından…

Öteki ellerini kullan

Öteki sesinle çık sokağa

Diye uyarır insanı. Şiir, artık uzaklara hazırlıktır. Ve yolculuğa dönüşmüştür böylece. Çünkü bir mümkündedir aklı. Tasarlanmayan hayata bir türlü sığamaz, sığdırılamaz. Ortak aklın insanı sıradanlaştıran ortak egemenliği dışında bir yerde kendini yakalamaya çalışan ozandan başkası dayanamaz bu yolculuğa. Çünkü sadece ozan, önünde duran onlarca, yüzlerce sözcüğü iteleyerek, onların içinden yüreğine teyellenen, kalemine ilişen birkaçıyla yarattığı tufan sonucu, el değmemiş duyarlıklara, yaşanmamış aşklara, kurulmamış dünyalara tanık edebilir bizi; geçmişin ve sonranın derinliklerinden elde ettiği imgelerle şimdinin bilgisine taşıyabilir.

Yol yüründükçe, söz de yontula yontula azalır. Görünürde olmayan görünür olmaya başlar. Yüreklenir arka çıkılmamış düşünceler. Gelişmiş insan, yaşanır ülke ve barış içinde dünya düşleri kuran ozan, düşlerinin peşindedir aynı zamanda. Çünkü gelecek beklenen bir şey değil, yapılan ve yaratılan bir şeydir onun için. Bu durumu;

Öteki gözümle gördüm gerçeği

Şaşakaldı iki gözüm

Diye duyurur bize. Bütün zamanların sanığı olarak gösterilir, olsun. Onun için önemli olan, hayatı üst bir hayata, anlamı üst bir anlama taşımaktır. Bir hayli zorlanmıştır dilin sınırları. Susmalar bile dile dönüşmüştür artık. Hayat nerede eksikse şiir de oradadır. Ancak, kor ateşte ele geçmeyen ve ressamın tuvaline bir türlü taşıyamadığı renk gibidir. Yetinmez anlamla. Açıları arasında sonsuzluklar bulunan bir düşgendir çünkü.

Ne yapsanız, nasıl söyleseniz her tanımda eksik kalır. Ve hep ulaşılmazlıkla besler kendini. İsteyen; gece şafağa, tomurcuk meyveye, sevinç öpücüğe ve korku güvene dönüşürken görebilir onu. Aşkın önünde diz çökenler ve sevgilinin karşısında hiçbir şey olmayan ve onunla sonsuzca eşitlenenler… Bütün hayatlardan devşirdiği bir hayatla, birkaç yıldız ötede bir düşte konaklayan ve düşlerin de gerçeğin sınırlarına alınmasını isteyen ozanın, varlığından sıkıntı duymayacağı ikinci bir dünyadır artık.

Şiir sayesinde kendisini keşfeden, yeteneklerinin, cesaretinin ve özgürlüklerinin sınırlarına ulaşan ozana, söylenecek bir şey mi kaldı?

Ey ozan, sözcüklere daldır yüzünü, şiirden daha derin bir deniz var mı?


21 MART 2007
KOU DÜNYA ŞİİR GÜNÜ BİLDİRİSİ

Hayrettin Geçkin

monica
30-03-2013, 22:01:47
………GÜZEL HASLET



Hırsızlık çeşit, çeşit, fırından ekmek çalar.
Çıkarlar derin olur, ahlaksız işe dalar.
Devletin dibi deniz, yedikçe doymaz yalar.
Kazanmak güzel haslet, helali bilmek gerek.

Tevazu gönül işi, ilmine bakmak gerek.
Hoşgörü iman işi, özüne bakmak gerek.
Ağzında vardır dili, sözüne bakmak gerek.
Söyleşmek güzel haslet, sırrına ermek gerek.

Aşıklar yolu birdir, gönülden sever yürek.
Cinsellik amaç olur, sözüne kanar yürek.
Yıkılır şaşkın gönül, deliye döner yürek.
Sevilmek güzel haslet, dürüstü bulmak gerek.

Zalimler zulüm eder, çekmekte çile alim.
Mazlumun ah-ı tutar, makamdan olur zalim.
Zalime zulüm eden, zalimden olur zalim.
Affetmek güzel haslet, Resul’e uymak gerek.

Kıyafet alet olur, siyaset denen koyda.
Örtünür ana, bacı, giyinmez çirkin boyda.
Başını örten bizim, örtmeyen bizim toyda.
Giyinmek güzel haslet, teşhirden kaçmak gerek.

Yetişir yeni nesil, alime derman lazım.
Bağnazlık cahil işi, aydınlık iman lazım.
Dinimiz akıl dini, ilmine ferman lazım.
Öğrenmek güzel haslet, bilgiye varmak gerek.

Bayrağa kalkan ele, vücudu siper eyler.
Vurulan yere düşer, kalanlar rahmet diler.
Bilenler Kuran okur, bilmeyen dua söyler.
Savunmak güzel haslet, Vatan’ı sevmek gerek.

Macit’im söyler dilim, yazmaya sayfa yetmez.
Saraylar evcik olur, tekneye tayfa yetmez.
Fakire şükür yeter, zengine sefa yetmez.
Yaşamak güzel haslet, yoksulu görmek gerek.




05.04.2012

Haslet: huy,davranış,özellik

MEHMET MACİT

Boyacı
15-02-2020, 21:54:12
Selam. 1975 yılında ölen bir şairin(varislerine ulaşılamıyor) şirinin şiir dinletisi YARIŞMASINDA okunmasının te'lif ihlali var mıdır?