PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Önyargılara Teslim Olmayalım







nursel yöndem
17-12-2002, 08:13:41
Herkes toplumdaki ilişkilerini kısa bir değerlendirmeye tabi tutsa, en sık kullanılan değer yargılarının başında, herkesin birbiri için kullandığı etiketlerin geldiğini görecektir. Bir kişi ile ilgili bilgi istendiğinde veya kişinin kendi hafızasında o kişi hakkında bir değerlendirme yapmak gerektiğinde otomatik olarak bu etiketler devreye girer. Etiketlerin doğru olup olmaması üzerinde pek durulmaz. Bunun araştırmasından nedense kaçınılır. Önemli olan bu değerlendirme ve etiketlendirme işleminin bir kez, hayatın bir döneminde, belirli bir zamanında yapılmış olmasıdır. İşin vahim ve garip tarafı, bu etiketlendirmeyi yalan yanlış, asılsız dahi olsa, aksi ispat edilse de kolay kolay değiştirmek mümkün olmaz. Bu kavruk, çarpık, mantıksız bakış açısının bir diğer adıdır önyargı. Özellikle eğitim düzeyi düşük olan insanlarda ve toplumlarda önyargı zihniyeti oldukça hakimdir. Böyle durumlarda önyargıları değiştirmek o denli zordur ki oldukça iyi ve etkin bir karşıt çalışma yapılması gerekir. İmkanları olanlar bu karşıt çalışmayı belirli ölçüde engellemeye ve tersine çevirmeyi başarırken, imkanları olmayanlar bu önyargıları olduğu şekliyle bırakma yoluna giderler. Bana göre bunların hiçbir önemi yok, herhalde sadece ben değil birçok insan için de durum böyledir ...Benim gerçekte etiketlendirme ve önyargı konusuna kolay ve sıradan bir bakış açım var. Kendime yapılmasını istemediğim bir şeyi başkasına da yapmaktan hiç hoşlanmam. Kişi kendisiyle ilgili yanlış bir etiketlendirmeye asla tahammül edemezken nasıl başkaları için bu yöntemi o kadar içi rahat kullanabilir, bu olacak şey değil... İnsanları olumsuz yönde bu kadar kolay harcayabilmek, silebilmek, etkisiz hale getirmek benim vicdan ve akıl anlayışıma sığmaz. Bir diğer nokta da önyargının şu ana kadar kime ne faydası olmuş bilen varsa anlatsın lütfen, adı üzerinde ön-yargı...son derece itici bir kelime... Bunların hepsi hasta beyinlerin bir şekilde ortaya attığı, ürettiği çarpık fikirlerdir. İnsan an an değişen, gelişen, geçirdiği tecrübelerden faydalanan bir varlık. Önyargı kullanarak bir insanın önüne geçebilmenin mümkün olabileceğini sanmıyorum ama kişinin hedeflediklerini, amaçladıklarını yavaşlatacağı da açık.
Önyargıları beyinlerden silebilmenin çoğu insan için zor olabileceğine inanıyorum. Belirgin elle tutulur bir çok şeyi yok edebilmek, ortadan kaldırabilmek, atabilmek mümkün olabilir ancak hafızalardan kati kanaatlari bir anda silebilmek o kadar kolay değil..Çoğu şeyden daha zor belki daha fazla irade gösterilmesi üzerine gidilmesi gerekiyor ama sonucun her iki taraf için de faydalı ve olumlu olması teşvik edici.
Dünyanın dört bir tarafında yaşanan kaosun, çatışmaların, huzursuzlukların, çözümsüzlüklerin arkasında yatan başlıca nedenlerden de biridir gereksiz, kasıtlı ve olumsuz önyargılar...Toplumları adaletten, barıştan da alıkoymakta, şuursuzca yanlış değerlendirmelere, kararlara sürüklemektedir. Bir düşünün ırk, milliyet ve din çatışmalarında önyargıların rolü ne denli büyüktür. Birilerine zarar vermeden, geç olmadan bu kötü önyargılarımızı öncelikle varsa kendi düşüncelerimizden başlayarak son vermek emin olun ki başkalarına da örnek olacaktır. Bu konuda düşüncelerim sadece bunlarla sınırlı değil...sizin de yardımlarınızla devam etmek isterim....

Av.Ali Osman Özdilek
17-12-2002, 18:21:42
Einstein'in şu sözünü çok seviyorum: "Bir önyargıyı yoketmek atomu parçalamaktan daha zor." Gerçekten de önyargılarımız hayata objektif gözlerle bakmamızı engelleyen en önemli engel.Önyargılar o kadar güçlüdürler ki adeta genlerimize kodlanmıştır.Bu sebeple önyargılardan sıyrılmak çok ama çok zor.Bunların kökleri o kadar derinlerde ki...Mücadelenin ilk ve en önemli ayağını önceki yazınızda da belirttiğiniz insanın kendini sorgulaması oluşturuyor.Konunun önemli yönlerinden biri de önyargının ne olduğudur .Çoğu insan için kendi görüşleri,düşünceleri evrensel gerçeklerdir.Yani o insan inançlarının önyargıdan kaynaklandığının farkında değildir.Bu ona doğal bir süreç gibi gelir.Bu noktada da yapılacak güçlü bir itirazla önyargının ne olup olmadığının tespitinin kimsenin tekelinde olmadığı söylenebilecektir.

Bu sebeple bireysel anlamda önyargıların sorgulanmaya başlanması ile belirli bir ölçüde başarıya ulaşılabilir.Ama genelin önyargılarına karşı yapılacak bir mücadelede başarılı olma ihtimali yukarıdaki sebepten ve direncin kollektif bir güce sahip olması yüzünden az olacaktır.

Önyargıların önemli ölçüde eğitimle aşılabileceği inancındayım.Kişisel olarak hukuk eğitimi bana belli bir ölçüde bunu sağladı özellikle de somut uyuşmazlıklarda olayların ve fikirlerin ne kadar izafi olabildiğini görme fırsatım oldu.Bu değişimlere karşı aldığım hukuk eğitimi ve adaleti bulma duygusu bir ölçüde önyargılardan sıyrılmamı sağladı.Ama tam anlamıyla bunlardan sıyrılıp objektif bir bakış yakalamak çok zor.Davayı kazanma isteği,müvekkille ilişkileri bozmama isteği gibi saikler ister istemez belli bir yöne doğru sürüklüyor insanı ta ki adalet duygusu sizi rahatsız eden kadar.
Önyargılar ve bencillik duyguları olmasaydı çok daha iyi bir dünyada yaşıyor olurduk.Örneğin ABD hükümetinin tüm enerji kaynakları benim olsun istediğimin petrolünü alırım hırsına ABD vatandaşlarının İslama ve ortadoğu ülkelerine veya kendileri dışındaki insanlara karşı beslediği önyargılar eklenince dünya yaşanası bir yer olmaktan çıkıyor...

nursel yöndem
18-12-2002, 04:13:30
Değişik bir teknik olacak ama izninizle yazınız üzerinden aklıma bazı şeyler geldi, bu nedenle sizin yazınızın aralarına yazacağım..Bu arada düşünceleriniz birebir olarak benim düşüncelerimle aynı...Bu da benim “doğrular daima benzerdir, bunlarda çelişkiye düşmek olmaz” tezime uyuyor..yoksa böyle bir mutabıklık elde etmek mümkün olabilir mi?;

Einstein'in şu sözünü çok seviyorum: "Bir önyargıyı yoketmek atomu parçalamaktan daha zor." Gerçekten de önyargılarımız hayata objektif gözlerle bakmamızı engelleyen en önemli engel.Önyargılar o kadar güçlüdürler ki adeta genlerimize kodlanmıştır.Bu sebeple önyargılardan sıyrılmak çok ama çok zor.(ZOR AMA ZORU BAŞARMAK ÇOĞU ZAMAN OLDUKÇA ZEVKLİDİR. ÖNEMLİ OLAN BUNA SADECE KARAR VERMEK, BİR YERDEN BAŞLAMAK VE BU FARKILILIĞI YAŞAYABİLMEK BAŞLANGIÇ İÇİN İYİ OLACAKTIR... ÇEVREMDE BİZZAT ŞAHİT OLDUĞUM VEYA OLMADIĞIM, İŞİTTİĞİM BİRÇOK OLAYDA BUNUN RAHATSIZLIĞINI DUYAN BİRİ OLARAK BU ÖNYARGILARDAN BİR ŞEYLER ELDE EDEBİLEN KİMSEYE ŞAHİT OLMADIM...ÖNYARGILARDAN KURTULARAK YAKIN ÇEVRENİZDE GELİŞEN OLAYLAR VE KİŞİLER BAŞTA OLMAK ÜZERE DÜNYAYA BAKIŞINIZ, YENİ DOĞMUŞ VE HERŞEYİ YENİ ÖĞRENEN BİR İNSANIN TAVRI GİBİ İSTEKLİ, HEYECANLI VE MERAKLI OLACAKTIR...DENEMEYE DEĞER BENCE...) Bunların kökleri o kadar derinlerde ki...Mücadelenin ilk ve en önemli ayağını önceki yazınızda da belirttiğiniz insanın kendini sorgulaması oluşturuyor. (DAHA ÖNCEDEN KENDİMDE YAPILACAK DEĞİŞİKLİĞİN KİME NASIL BİR FAYDASI OLABİLİR, BU NEYİ DEĞİŞTİREBİLİR ŞEKLİNDE SIKÇA DÜŞÜNMÜŞÜMDÜR. AMA ARTIK BÖYLE DÜŞÜNMÜYORUM. İSTENMEYEN OLAYLARI DEĞİŞTİRMEDE İLK ADIM OLARAK KİŞİNİN KENDİNDE BULUNAN OLUMSUZ ÖZELLİKLERİ ÖNCELİKLE OLARAK DEĞİŞTİRMESİNİ BULUYORUM. İLK ADIM BU OLMALI GERİSİ GELECEKTİR...ÜMİTSİZLİĞE DÜŞMEK VAKİT KAYBI..)Konunun önemli yönlerinden biri de önyargının ne olduğudur .Çoğu insan için kendi görüşleri,düşünceleri evrensel gerçeklerdir.Yani o insan inançlarının önyargıdan kaynaklandığının farkında değildir. (BU GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ KİŞİ İNANÇLARINA SABİT OLARAK O KADAR SAHİP ÇIKAR Kİ DIŞARIDAN HAKLI BİR MÜDAHALE OLSA BİLE ÇOK ŞİDDETLİ TEPKİ VEREBİLİR. İNANMAK İSTEMEZ, DOĞRUYU KOLAYLIKLA GÖRMEZDEN GELEBİLİR. HER KONUDA SON DERECE DEMOKRAT, BAĞIMSIZ, HÜR DÜŞÜNEBİLEN BİR KİŞİ DAHİ BİR ANDA KENDİSİ VE İNANÇLARI SÖZ KONUSU OLUNCA FİKRİ SABİT HALE GELEBİLİR. )Bu ona doğal bir süreç gibi gelir.Bu noktada da yapılacak güçlü bir itirazla önyargının ne olup olmadığının tespitinin kimsenin tekelinde olmadığı söylenebilecektir.
Bu sebeple bireysel anlamda önyargıların sorgulanmaya başlanması ile belirli bir ölçüde başarıya ulaşılabilir. Ama genelin önyargılarına karşı yapılacak bir mücadelede başarılı olma ihtimali yukarıdaki sebepten ve direncin kollektif bir güce sahip olması yüzünden az olacaktır. (GENELİN ÖNYARGILARINI DEĞİŞTİRMEK GERÇEKTEN ZORLU BİR DURUM. DAHA ÖNCE DE İFADE ETTİĞİM GİBİ HAYATIN BİR DÖNEMİNDE KAYNAĞI BELLİ OLMAYAN YERLERDEN OLSA BİLE, ELDE EDİLMİŞ YALAN YANLIŞ ÖNYARGILAR SIKÇA KARŞIMIZA ÇIKAR. AMA BURADA DA YAPILACAK ŞEY BU ÖNYARGILARIN DOĞRULARIMIZIN, ALACAĞIMIZ KARARLARIN ÖNÜNE GEÇMESİNE İZİN VERMEMEK OLACAKTIR. KAYBEDEN YİNE BU ÖNYARGILARI BESLEYENLER OLMALIDIR. BU ÖNYARGILARIN NELER OLDUĞUNA, İÇERİĞİNE GÖRE HAYATIMIZI DÜZENLEMEK MANTIKSIZ OLACAĞINA GÖRE, BU FİKRE SAHİP ÇIKANLARI SEVİNDİRMEYE NE GEREK!!...BUNUN YANISIRA KANIMCA ARTIK TOPLUMDA BÖYLE ÖNYARGILARA ESKİSİ GİBİ PRİM VERİLMİYOR. BU YÖNTEMİ KULLANARAK HAREKET EDENLERİN ÇOĞUNUN HEZİMETLERİ AÇIKÇA ORTAYA DA ÇIKIYOR. SON SEÇİMLERDE HALKIN TUTUMU VE İSTEĞİ BU ÖNYARGILARI EZİP GEÇMEDİ Mİ? )
Önyargıların önemli ölçüde eğitimle aşılabileceği inancındayım. (EĞİTİM ÇOK ÖNEMLİ ANCAK EĞİTİMİ KALBİN VE AKLIN SESİNİ DİNLEYEREK BİRARADA KULLANABİLME KABİLİYETİ BİR O KADAR DAHA ÖNEMLİ...)Kişisel olarak hukuk eğitimi bana belli bir ölçüde bunu sağladı özellikle de somut uyuşmazlıklarda olayların ve fikirlerin ne kadar izafi olabildiğini görme fırsatım oldu.Bu değişimlere karşı aldığım hukuk eğitimi ve adaleti bulma duygusu bir ölçüde önyargılardan sıyrılmamı sağladı.Ama tam anlamıyla bunlardan sıyrılıp objektif bir bakış yakalamak çok zor.Davayı kazanma isteği,müvekkille ilişkileri bozmama isteği gibi saikler ister istemez belli bir yöne doğru sürüklüyor insanı ta ki adalet duygusu sizi rahatsız eden kadar.
Önyargılar ve bencillik duyguları olmasaydı çok daha iyi bir dünyada yaşıyor olurduk. Örneğin ABD hükümetinin tüm enerji kaynakları benim olsun istediğimin petrolünü alırım hırsına ABD vatandaşlarının İslama ve ortadoğu ülkelerine veya kendileri dışındaki insanlara karşı beslediği önyargılar eklenince dünya yaşanası bir yer olmaktan çıkıyor...( ÖNYARGI VE BENCİLLİK DUYGUSU.. HER İNSANIN KOLAYLIKLA İÇİNE DÜŞEBİLECEĞİ İKİ BÜYÜK TUZAK. HER İNSAN BU İKİ DURUMLA KOLAYLIKLA KARŞI KARŞIYA GELEBİLİR. ANCAK BU DUYGULARDAN KURTULABİLMEYİ BAŞARABİLEN İNSANLAR FARKLILIĞI VE ÖZELLİĞİ OLAN ASİL İNSANLARDIR)

ozcanhukuk
23-12-2002, 21:00:26
Yabancı dilde aliene olmak(alienation) diye bir kavram vardır,Türkçesi yabancılaşmak olarak ifade edilebilir. Kanaatimce önyargı sahibi olmak insanın kendine yabancılaşmasının bir örneğidir. Şayet mevcut önyargılarla yargıya varılacaksa,önyargılar yargıya taşınacaksa o halde insan olmamızın,düşünen bir varlık olmamızın ve vicdan sahibi olduğumuzu iddia etmenin ne anlamı var? Şayet önyargılardan faydalanmadan yahut önyargıları aşamadan muhakeme yapamıyorsak her sabah burç falını okuyarak geleceği,hayatı ve nedenlerini,niçinlerini kestirmeye çalışan insanlardan ne farkımız kalır? Aklınızı,duyularınızı kullanmayacaksanız ne yapacaksınız? Kimbilir belki bir gün bulvar gazetelerinde fal köşesi gibi bir de önyargılar köşesi yayımlanır da o zaman siz de rahat edersiniz, önyargılar listesini kendinizi yormadan oluşturmuş olursunuz. Anlayacağınız iki kez aliene olmuş olursunuz...

nursel yöndem
24-12-2002, 23:56:56
Önyargılar saplantılardan başka birşey değil. Bu bataklığa saplananların eğer iradeleri ve akılları zayıfsa mümkün değil ki bu bataklığın içinden çıkabilsinler. Hele bir de bu bataklıkta olmaktan en ufak bir rahatsızlık duymuyorlarsa böyle bir girişime niçin gereksinim duysunlar ki? Benim sözüm sadece kendini biraz da olsa bu bataklığın içinde gören ve bundan rahatsızlık duyanlar ve bunu sorgulayabilecek akla sahip olan insanlar için.
Belirttiğiniz gibi insan olmamızın en önemli yönü aklımızı, irademizi ve vicdanımızı kullanma yeteneğimizin olması. Başkalarından miras kalan, hiçbir işe yaramayacağı açık olan önyargıları yük olarak sırtımızda taşıma eziyetine, her gittiğimiz yere götürme işine niye girişiyoruz ki? İnsanın bu denli gereksiz ve boş düşünceleri taşıyabilecek aklı var mı ki? Kendi hayatını bile idame etmeye zorlanırken bir de önyargılı saplantılarla uğraşmak akıl karı değil. Amaç doğruları ortaya çıkarmaksa merak edilmesin bu herkesin bağımsız ve hür aklını kullanmasıyla mümkündür. Önyargıları kullanarak bir işe girişmek işleri daha da karıştırmaktan başka bir şeye yaramaz...
Ezbere hareket etmek, başkalarının yorumlarına ve düşüncelerine (inanılmamasına rağmen) uyum göstermek, sadece başkası dedi diye birşeyi yönlendirilmiş olarak kabul etmek oldukça küçük düşürücü bir durum. Günlük hayatta bu önyargılar o denli yaygın kullanılır ki çoğu insan bunun aksinin mümkün olabileceğini düşünmez. Hatta önyargılar kullanılmadan boşluğa düşecekleri hissine kapılanlar dahi vardır. Oysa böyle birşey olmaz.
Herkes yetiştiği yere, şartlara ve imkanlara göre bu yöntemi az veya çok kullanır. Ancak hiç kimse bunu yapmaya mecbur değildir, bunu yapmaya sürükleyen nedenleri ve gerekçeleri kısa süre düşünmek önyargıların kullanımını ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır.

deniz02
15-05-2007, 22:44:32
Evet, gerçekten de önyargıyı kırmak atomu parçalamaktan daha zor. Bir de sadece kendi kendimize düşündüğümüz ama dışarıya yansıtmadığımız önyargıların belki kimseye zararı yoktur, zamanla yanılmış veya yanılmamış olduğumuzu da görebiliriz ancak "ya yanılmıyorsak" sorusu beynimizi kemirir durur. Ya da "ah keşke" lere kalırız. Neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar vermek gerçekten de bazen insanı çok güç durumda bıraktığı da oluyor. Böyle durumlarda en iyi yolun, insanın kendi kendini sorgulaması, biraz da zamana bırakması, sanırım bir nebze de olsa, kendimizi de başkalarını da önyargıdan korumuş oluruz.

:rolleyes:

hukuk ve adalet
15-05-2007, 23:25:29
Değerli katılımcılar,

Sn Yöndem'in önyargılı davranışların negatif bakışla getirdiği olumsuzluklar hepimizin yaşantısında gözlemlediği sorunlar.
Sanırım, yaşamın yönlendirilmesi bakımından önyargı değil, öngörüler daha etkili olmaktadır, olmalı.
Konuya yargı açısından baktığınızda, somut olaya ulaşmada önyargı çok etkili kullanılmakta. Tümden gelim, tüme varım, hangi yöntemi kullansanız da, suçüstü dışında önyargı egemen. Kurgulamada savcı için çok ciddi bir bakış meselesi. Hakim için de etkili. Özellikle vicdani kanaat boyutunda karar vermede, insan doğası, psikolojisi, kişilik yapısıyla çok yakın ilişkili.Maddi unsurlar saptanabilse de, manevi unsurlar önyargılı kurgulamanın varsayımları.bu durum, yerel mahkemeler ve yargıtay kararları arasındaki farka bence önemli bir gösterge.
Önce yargıda önyargılı olmaktan vazgeçilse toplumun daha olumlu ve önyargısız tutumlara yöneleceğini düşünüyorum.