PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Bilişim Suçu ile ilgili Dava da Kasti olarak Gerçek olmayan belgelerin kanıt olarak sunulması







janen
04-09-2013, 14:53:33
Facebook sayfamda bir şahsa hakaret ettiğim nedeniyle hakkımda dava açıldı.
Davam görüldü, suçlu bulundum. 8 ay 10 gün ceza aldım. Cezam ertelendi.

Şikayetçi olan şahıs Dava da kanıt olarak "hakaret edilen yazıları içeren bilgisayar çıktılarını" gösterdi.
Bu belgeler bizzat kendileri tarafından Word ortamında hazırlanıp getirilmiş olmalarına rağmen "İnternet Sayfası Çıktısı" olarak bütün itirazlarıma rağmen kabul edildi.
Sanki suçuma suçüstü yapılmış gibi göründüğünden , gerekçeli kararda dahi "internet sayfası çıktısı" delil olarak sunulmuştur diye geçirildiğinden dolayı Karara yaptığım itiraz da doğal olarak kabul görmedi.
Hem davada sayfanın kanıtı gösterilmiş, hemde utanmadan itiraz etmişim gibi oldu :)

Bu kişiler bu belgeleri hazırlayarak ve kanıt diye sunarak beni mahkum ettirdiler.
Karar kesinleşti. İtirazımda kabul edilmedi.

Ancak, ortada bana yapılmış bir haksızlık var.
O belgelerin imal edilmiş olması bu kadar netken, ayrıca bizzat bu kişiler tarafından hazırlanmışken, ben bu davadan beraat edemesem bile bu kişilerin cezalandırılmalarını sağlayabilir miyim?

Mahkemeye sunulan belgelerin sahte yada iddia edildikleri gibi olmadığı ortaya çıktığında benim davamın tekrar görülmesi gerekmez mi?
Yaptıklarının suç olduğunu düşünüyorum.


Ayrıca, beni şikayet edenler, büyük bir hevesle beni suçlamaya çalışırlarken duruşma sırasında bana karşı bir bilişim suçu işlediklerini itiraf ettiler. Hakimin önünde ve duruşma tutanaklarına geçecek şekilde "bu kişi e-posta ile benim özel hayatıma ait bilgilerini arkadaşlarına göndermiştir" diyerek benim e-posta trafiğimi ve içeriğini takip edebildiklerini ifade etmiştir. Bu şekilde kanaatine göre karar veren hakimi iftiraları ile etkilemişlerdir. Gösterilen hiçbir belge yoktur.

Bildiğiniz gibi bir başkasının e-posta trafiğini içeriklerini okuyabilecek şekilde takip edebilmenin yasal bir yolu yok.
Hakim bununla ilgili bana söz vermeden hemen karara geçtiği ve olayı anlamadığı için suçlu bulundum.

Çok garip bir dava yaşadığım için hayretler içerisinde kaldım.
Sanık birçok kere aynı suçu işlemiştir dediler.. Ortada belge yok yazı yok. Hakim öyleyse cezayı 1/4 oranında arttırıyorum dedi. Neye dayanarak? Şikayetçilerin sözüne...

Adaletten tırsmış durumdayım.
Bu kişilere karşı yapabileceğim her hangi bir yasal mücadele olup olmayacağını merak ediyorum. Ayrıca durumumun bu konuları araştıran başkaları içinde örnek olabilmesi için paylaşmakta istedim.

Teşekkür ederim.

Tamamen teknik bir dava ve konuda hakimlerin nasıl düşünerek karar verebildiğini ben anlayamadım...Teknik kanıt, bilim bütün dünyada tektir. Tartışmaya açık değildirki. O yüzden kafam çok karıştı benim.

Yani bir kişi birini 5.kattan atıp öldürse, mahkemede bu kişiyi ben öldürmedim yerçekimi yüzünden öldü filan gibi bir savunma bile ciddiye alınacak herhalde.

Maun
10-09-2013, 15:01:17
Kişisel fikrimi söylemem gerekirse fakirsen tırsacaksın adalet paran varsa var :) Ben benzer şekilde çıktıları ekran videosunu çektiğim halde "bunlar delil niteliği taşımaz" dediler. Oysa şuan bir ekran görüntüsü yüzünden bana dava açıldı. Nasıl bir iştir benim aklım ermiyor :)

Elhasıl dayın olacak.

borsaci_b
16-09-2013, 00:11:35
Aynı şey benim de başıma geldi : Olmayan facebook hesabımdan küfür ettiğim gerekçesiyle word çıktısıyla bana dava açıldı. ip nosunu istettim hakim beni azarlardı bende buna dair yargıtay kararlarını dosyaya koydum ip nosnu istediler ip nosu bana dava açan iftiracının oturduğu ilde (Ankara'da) ve onun evine 15m. ileride çıktı ben Malatya'da oturyordum ve o tarihlerde Ankaraya hiç gitmemiştim. öyle beraat ettim (yani mesajı atan kişi aslında bana davan açan kişiydi).

Bu kez de ben iftira davası açmak istedim ititrazım Ağır Cezada reddedildi 29 TL dosya parası istiyorlar bende dosyayı ADalet Bakanlığına yolladım.
Bu arada o word çıktısıyla ip numarası bile almadan dava açan savcıyı da 7 kez Adalet Bakanlığına şikayet ettim gelen dilekçe cevaplarımda "bu tür hatalar olabilir" türünden şeylerdi ve soruşturma bile açılmadı... suçumuz bu ülkede mi doğmak kardeşim bu nasıl iş 4000 Tl maddi zararımı devlet karşılamazken kendi 29 TL dosya parasını bile benden istiyor :/

Adalet Bakanlığından sonuç olumsuz gelirse AIHM e taşıyacam işi. O da olmazsa 5 yıl içinde tazminat davası açma hakkım var bu kez de taminat davası açmaya çalışacam onu da AIHM e kadar taşıayacam. Süreç 4 yıldır sürüyor ilk iki yılı benim yargılanıp beraat etmemle bitti şu iki yıldır ben dava açamıyorum karşı tarafa.

janen
19-10-2013, 22:20:01
Benim davamda gerekçeli kararda "sadece arkadaş listemdekilerin görebileceği" şekilde hakaret ettiğime kanaat getiren hakim, aleniyet unsuru yoktur demiş. Sağolsun. Ama hiçbir zaman arkadaş listemde olmayan ve sütelik engellenmiş birinin benim arkadaşlarımla paylaştığım içeriklri nasıl görebildiği konusu önemli bulunmamış. Teknik olarak bunun oluru yoktur. İnternette herhangi biri gelip benim arkadaşlarımla paylaştığım içeriği görebilirmi göremez yani bunu anlatamamış olduğuma çok üzgünüm. Karşı taraf resmen dedi ki ben dünyada hiçbir hackerın yapamadığını yapabiliyorum :))
18 yıldır bilişim sektöründe çalışan biri olarak, ve mahkemeye çıkmış bir sanık olarak gördümki hiçkimse hiçbirşey bilmediği halde aslı astarı olmadan eğitimi altyapısı olmadan birşeylere karar verebiliyor. Hangi yetkiyle hangi bilgiyle dünyada hiçbir kimsenin yapamayacağı teknik bir hareketin kolayca yapılabildiğine hükmedilebilinir? Teknik konularda mahkemeler bilime aykırı kanaat nasıl kullanabiliyorlar hiç anlamadım bu süreçte. O zaman yaptıkları nasıl imkansız bir işlemse hala da imkansızdır. Ben dünyanın en büyük hackerıyım diyor bu insanlar aferim diyor mahkeme... Tazminat davası açacaklar şimdi ödüllerini de takdim edeceğim.
Ama gelinen bu nokta içimi ürpertti. Bilen bir kişi olarak, şahsi fikrim hukuğun bilimsel gerçeklere karşı gelemeyeceği yönündedir.
Üst mahkemeye 10 sayfalık itiraz dilekçemin bile okunduğunu düşünmüyorum. Yoksa herhalde dünyada hiçkimsenin yapamıyor olduğu bir hareketin nasıl yapıldığını sorgularlardı.
Yurtdışında olsaydık şimdi ya bana iftira attıklarını kabul ederlerdi, yada dünyanın en büyük hackerı olarak (facebooku kıran hacker):))) uluslararası mahkemede yargılanırlardı.

janen
28-12-2013, 16:02:29
Belki takip eden arkadaşlarımız olur diye yazmak istedim.
Davamda Facebook hesabımın çalındığına dair verdiğim belgeler (IP noları da içeren) incelenmeden hakkımda suçluluk kararı çıkartıldıkdan sonra,
savcılığa ben ayrıca şahsen bu çalınma olayıyla ilgili şikayette bulunarak başvurdum. IP noları içeren kanıtlarımı da sundum.
Siber suçlar birimi beni ofislerine davet ettiler(2 ay sonra) Orada hesabımın şifrelerini vererek görevli polis arkadaşlar ile hesap ayarlarımdan bahsedilen gün ve saattle giriş yapılan IP yi birlikte tespit ettik.
Orada ek bir ifade daha verdim. Soruşturmaya yardımcı olacak şekilde hesabıma erişim yapmalarına yardımcı olduğuma dair.
1 ay sonra bir polis tarafından arandım. Söylediğim adres ve kişilere ait telefon numarası tespit edilmiş. Savcılığa gereği yapılması için gönderiyoruz, oradan takip edin dediler
Savcılıktan birkaç gün önce takipsizlik kararı geldi.

Nedeni ise sözkonusu facebook profilinin bana ait olup olmadığının bilinemeyeceği, facebook ile ilgili iddiaların 243.maddeye dahil olmadığı idi

2007 den beri kullandığım içinde 1000 tane fotoğrafım olan, siber suçlarda polislerin incelemesine açtığım hesabımın, üstelik bu hesap bana ait olduğu için hiç sorgulanmadan yargılanıp suçlu bulunduğum halde iş bana kendimi savunmaya gelince bana ait olduğunu kabul etmeyen, kanun ve düzenlemelerden habersiz iki adalet kurumunun almış olduğu birbirini çürüten bu kararları ile bana ait olduğu iddia edilen ve suçlu bulunduğum profil üzerinde işlenmiş olan suçu, bana ait olduğunu ispat edemeyeceğim için ispatlayamazmışım.

Beni birileri dava ederken sorusuz sualsiz profilin benim olduğuna inanan savcılık ve mahkeme, aynı profil hakkında benim kendimi savunmama imkan tanımamaktadır.
Bütün resmi yazılarda bile "kişinin profili" şeklinde geçen prrofilimin adresi bile hiçbir belgede geçmemektedir.

Bu profil benim dememin bile bir anlamı olmadığını bu kararı alan savcıyla yüzyüze gidip konuşarak öğrendim.
Devlet beni suçlarken profil benim ama ben kendimi savunurken hayır senin olduğu ne malum deniyor. Onca facebook davalarında kim bu aidiyeti nasıl ispat etmişse söyleyin bende size öyle ispat edeyim diyorum. Yapacak birşeyiniz yok deniyor.

IP nosundan suçluları tespit ettirdiğim halde!!!!

Uzayın bir yerindeki facebook sayfasının sorgusuz sualsiz benim olduğuna inanan, düz beyaz bir word belgesinin üzerinde tükenmez kalemle el yazısıyla atılmış tarihiyle birlikte o uzaydaki facebook profilimin internet çıktısı olarak bütün kayıtlara KANIT olarak geçiren hakimi de Allaha havale ediyorum.

Adaletin herkes için olmadığını bana öğreten bu dava, bu konuları araştıracak kişilere de örnek olsun.