PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Bye Bye Türkçe







Av.Ali Sinkay
20-05-2006, 19:23:56
Kitabın internet sitesi aşağıdadır.26 yaşında profosör olan lisede öğrendiği türkçe fen dersleri ile abd'de üniversitede 2 sınıf birden atlayan Sayın oktay Sinanaoğlu yazdığı kitap ve internet sitesi ile Türkçemiz adına savaşa başladı.Destek olalım.

Oktay Sinanoglu Türkçemizin vahim durumunu anlatiyor:


"Insanlar istedikleri dili ögrensinler, ama egitim bir ülkenin kendi diliyle yapilir. Az bilenlerin hiç bilmeyenlere ögrettigi bilim, bilim degildir." diyor.
Örnekler veriyor, milletlerin yabanci dille egitim yaparak kimliklerini, bagimsizliklarini nasil kaybettiklerini, ama buna karsilik sömürgecilerin nasil kazandigini anlatiyor. Ve bunlari anlatan deha, yillarini Amerika'nin en büyük üniversitelerinde hocalik yaparak, dünyada konferanslar vererek geçirmis bir kisi.

Yabanci dil ögrenmenin bu kadar revaçta oldugu, dil bilmeyenin ikinci sinif vatandas muamelesi gördügü bir ülkede bu tür konusma önce ters gibi geldi, sonra Alman, Fransiz, Italyan, Ispanyol, hatta Isveç üniversitelerini düsündüm. Hiçbirinde kendi dillerinden baskasi kullanilmiyordu. Bilim dilini(!) seçen bir biz kalmisiz, anlasilan.Baska dilden okutulan bir bilim dali ülkenizde kullanilamadigi gibi yabanci ülkelerde de ise yaramayacak, çünkü o dili daha iyi konusanlar sizi geçecekler. O zaman ülkede bilim adami yetismeyecek, ülkeyi baska ufuklara tasiyan kimseler de... Çünkü dil kullandirmak ülkenin sömürgelestirilmesidir. Yabanci dili iyi konusanlar isletmeci, borsaci olur. Bilim ve digerleri o dili kendi öz dili olarak konusanlara kalir. Bunlar Sinanoglu'nun ileri sürdükleri.

Sinanoglu'nun en ilginç yaklasimlarindan biri de kendi ülkesinin yabanci dille egitim yapan bir üniversitesiyle ilgili anisiydi. Orta Dogu Teknik Üniversite'sinde kuramlari ile ilgili olarak verdigi konferansta ünlü bir profesörün yanina yaklasip kulagina "Burasi ODTÜ, lütfen Türkçe degil, Ingilizce konusun." dedigini anlatiyor.Oktay Sinanoglu sabaha kadar konustu. Ülkesinin gelecegi için, Türk insaninin gelecegi için. Çünkü dili kullanmamanin bir buçuk nesil sonra o milleti yok ettigini gözleriyle görmüstü ve bunun Türkiye'ye uygulanmasini istemiyordu. Sabah kiminle konussam bana Sinanoglu'ndan söz ediyordu. Amerika'da ve dünyada bilim dalinda büyük hizmetler veren, Nobel'e aday olan Meydan Larousse'da söz edilen bir adam kendisini bilimden sonra ülkesinin gelecegine adamisti.Bugün herkes onun söylediklerini ve bundan sonra yapacagini söyledigi savasi tartisiyor. Artik hiçbir sey eskisi gibi olmayacak.Ülkenin durumu karanlik ama en azindan onun gibiler, düsünenler, savasçilar var.



http://www.byebyeturkce.com/

deniz02
27-12-2006, 20:28:45
"Hedef Türkiye" adlı kitabını okudum, BYE BYE' de hep aklımda , ilk fırsatta alıp okuyacağım.

Selinn
27-12-2006, 22:56:36
Sn.Oktay Sinanoğlunun -Büyük İnanış ve Ne yapmalı adlı kitaplarını da okumanızı tavsiye ederim.

cellcukeskiyurt
27-12-2006, 23:57:19
Sayın Oktay Sinanoğlunun Bye Bye Türkçe isimli kitabını tüm arkadaşlara tavsiye ederim.Bu kitap yabancı tiryakiliğine karşı vurulmuş acı bir tokat niteliğindedir.Bir bilgi en iyi kendi ülke dilinde aktarılabilinir.Yabancı ülkelerde de ingilizce tiryakiliği var yok demiyorum fakat diğer ülkelerde bu dil sadece öğrenilmiş olmak için öğreniliyor.Yani eğitim yine o ülkelerin kendi ana dilleriyle yapılıyor.Yaz kurslarıyla ingilizce bir şekilde öğretiliyor o insanlara.Ülkemizdeki uygulamaya baktığımızda ise hazırlık sınıfı adı altında,zaman kaybından başka hiçbir işe yaramayan bir uygulama karşımıza çıkıyor.

Bazı üniversitelerimizin son yıllarda bilimsel konularda niçin başarılı öğrenciler yetiştiremediğinin çarpıcı bir dille aktarıldığı bu kitapta,ayrıca millet olarak bu durumdan nasıl kurtulmamız gerektiği ve dilimizi bilim dili olarak kullanıp bu yolda atılması gereken adımlar hakkında önemli bilgilere ulaşılabilir. Atatürkün şu sözleri dil konusunda ne kadar hassas olmamız gerektiğini gözler önüne sermektedir:

Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk halkı Türk milletidir.Türk milleti demek Türk dili demektir.Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir.Çünkü Türk milletinin geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının,hatıralarının,menfaatlerinin;kısacası,bu gün kendi milliyetini yapan herşeyinin dili sayesinde muhafaza olduğu görülüyor.Türk dili Türk milletinin kalbidir zihnidir.

Harun Gür
28-12-2006, 00:56:07
Ulus devletlerde dil çimentodur, kabul edilmiş resmi dil ayrıştığı zaman bina yıkılır. Bunun milliyetçilikle ilgisi de yoktur. Ulus devletlerde insanlar kendi dillerinde konuşma özgürlüğüne, alt dilleri öğrenme ve geliştirme ( devlet desteği ile değil) sahip olmalıdır. Ama o ülkece belirlenmiş bir resmi dil mevcutsa bu dili öğrenmeleri de o ülkede yaşamalarının gereğidir. Bunun aksini iddia etmek demokratlık da değildir. Hele resmi dil mevcutken bilim dili vb. gerekçelerle yabancı dilde eğitim deyim yerinde ise safdilliktir. Bunun sonuçlarına en güzel ironik örnek bye bye Türkçe'dir. O halde Türk Dil Kurumu (+ Türk Tarih Kurumu vb.) niye kurulmuştur.

Dile sahip çıkmak gerekir, bu alt kültürleri de kapsar, onların da dillerine sahip çıkmasını, öğrenmesini engellemez. Çünkü dil ulusal değil dünyasal bir mirastır.

Bununla birlikte dilde (resmi dil)) ayrışmanın bir noktada sınırsal ayrışma getireceği ve bugün ülkemizde bazı taleplerin bu yönde oluştuğu unutulmamalıdır.

Selamlar,

Av.Onur Tunga
28-12-2006, 20:54:22
Bugün İngiltere'de Şekspir'in eserleri hala yazıldığı zamanki dille okunabilmektedir. Sorarım, bırakın 19. yüzyılı, 20. yüzyılın başında yazılmış Türkçe eserleri yazıldığı zamanki dille okuyabilen ve anlayabilen var mı?

Av.Fırat Bayındır
28-12-2006, 23:59:48
Sayın Oktay Sinanoğlunun Bye Bye Türkçe isimli kitabını tüm arkadaşlara tavsiye ederim.Bu kitap yabancı tiryakiliğine karşı vurulmuş acı bir tokat niteliğindedir

Selçuk Eskiyurt kardeşimiz hassasiyetini pek güzel ve doğru ifade etmiş sağolsun ama keşke busitede kullanacağı üyelik ismini de cellcukeskiyurt olarak kullanmasaydı...

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
29-12-2006, 00:10:24
Bu konuda bir kitap önerisi de benden; Feyza Hepçilingirler'in Türkçe Off isimli eserini de beğenerek okuyacağınıza eminim. Yazar özellikle medyatik Türkçe ile ilgili çok yerinde tespitlerde bulunmuş, okurken hem eğlenecek hem de düşüneceksiniz...

deniz02
02-01-2007, 02:45:03
Merhabalar..
Bye Bye Türkçe kitabını henüz okumadım, ancak az çok bu ismin kitaba neden verildiğini tahmin edebiliyorum. Muhakkak ki güzel bir kitaptır; beğenerek okuduğumuzu/okuyabileceğimizi de söylüyoruz, buraya kadar iyi güzel de kitabın ana temasına ne kadar uyuyoruz ya da uymak zorunluluğunu hissediyoruz?

Örneğin; tabela isimleri , iş yeri isimleri vs.. ya da en basiti hani kullandığımız şu üyelik isimlerimiz? Dikkat ettim de o kadar acaip üyelik isimleri var ki, hatırlamakta veya yazmakta bile zorlanmamak elde değil..
Sizce bu bir özenti mi?
Duyarsızlık mı?
Umursamazlık mı?
Nedir ?
Yoksa herşeyimiz özde değil de sözde mi?

drcimi
05-01-2007, 22:31:11
Bu bir bilinçlenme, yeniden yapılanma ve özümsenme ile ilgili bir durum.
Bir sürü şey yazmıştım sildim.
.
Demek istediğim çok yavaş gelişen bir enfeksiyon bu, türkçemizin yok edilmesine çalışan bir sistem bu.
Kitapları okudunuz, bilinçlendiniz bu kısa süreli bir tedavidir, etrafınızda ilgili konuşmalar olmadı, etraf ilgisiz kaldı, zamanla sizinde enerjiniz azalmaya başlar ve unutup gidersiniz. Türkçemizi bozma kampanyaları adamların uygulamaya koymaları bir kaç onyıldan az değildir. Fert olarak çok doğal zaman zaman yanılgılara düşmemiz. Birbirimizi uyaralım bundan hiç gocunmayalım, kızmayalım. Bu kitapları okuyarak, eğer çok beğenirseniz bir tanede hediye ederek müthiş bir katkı sağlayabilirsiniz. Kitapda sık tekrarı göreceksiniz ama canınızı bu sıkmamalı öğrenme sürecinin bir elementi de sık tekrardır. Açıklama zorunluluğu hissettim Nick neden drcimi diye? Birincisi her ne kadar hukuk forumu olsa burda hiç yabancı yok hissine de kapılsam net nettir. İkincisi gizem güzel bir şeydir. Üçüncüsü orta okulda iken son sınıf ikinci yarıda sınıf başkanlığı seçimini kaybetmiştim bunun arkasında bana seçimi kaybeden abd başkanına atfen --Jimmy Carter (James Earl Carter, Jr.)'' R. Reagan a karşı kaybetmiştir, nobel barış ödülü sahibidir''-- cimi diye seslenildi. drcimi hoşuma gitti çok rahatsız edici isede değiştirilebilir.

asumanselin
06-01-2007, 13:51:45
Bir dil bir insan
iki dil iki insan
ben katılmıyorum.
Ve bizleri iki dile mecbur kılmalarınıda istemiyorum.

monica
29-04-2015, 21:29:31
Oktay Sinanoğlu son yolculuğuna uğurlandı.

81 yaşında ABD'de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden, 'Türkiye'nin Einstein'ı olarak bilinen Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu (1935 - .... )
1935'te doğan Sinanoğlu, 1953’te Atatürk tarafından 1928 yılında kurulmuş TED Yenişehir Lisesini burslu olarak okudu ve birincilikle bitirdi. Okulun bursuyla kimya mühendisliği okumak üzere ABD'ye gitti. 1956’da ABD Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliği'ni birincilikle bitirdi.

1957’de Massachusetts Institute of Technology'yi (MIT) 8 ayda birincilikle bitirerek Yüksek kimya Mühendisi oldu.

1960’ta Yale Üniversitesinde "asistant professor" (yardımcı doçent ) olarak çalışmaya başladı. 26 yaşında iken atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı ile "associate professor" (doçent) ve 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırdı ve "full professor" (profesör) ünvanını aldı.

Bu ünvan ile modern üniversite tarihinin ve Yale Üniversitesi tarihinin en genç profesörü oldu. 1964’te ODTÜ'ye danışman profesör oldu. Yale Üniversitesinde ikinci bir kürsüye daha profesör olarak atandı.

Dünyada yeni kurulmaya başlayan Moleküler Biyoloji dalının ilk birkaç profesöründen biri oldu. (Watson ve Crick sarmal modelindeki dna sarmalının çözelti içinde o halde nasıl durduğunu keşfeden adam - solvofobik kuvvet ) Amerikan Ulusal bilimler akademisine Üye olarak seçildi. Buraya seçilen ilk ve tek Türk oldu.

İki defa Nobel' e aday gösterildi. Defalarca Nobel Akademisinin isteği üzerine Nobel'e adaylar gösterdi.

Dünyanın sayısız yerinde sayısız buluşları ve teoremleri ile ilgili sayısız konferans verdi. 26 yaşından beri devam ettiği Yale Üniversitesinde Moleküler biyoloji ve kimya olmak üzere iki kürsüde profesör ve son 7 senedir görev yaptığı Yıldız Teknik Üniversitesinde ise Kimya dalında olmak üzere bir kürsüde Profesör olarak görevini sürdürüyordu.
http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1027

https://www.facebook.com/oktaysinanoglusayfasi