PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : İnfertilite (kısırlık) ve farklı çözümler







fulya1212
09-05-2006, 12:48:45
İnfertilite (Kısırlık) önemli bir sorun. Kişinin sosyal ve psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine neden oluyor. Çocuk sahibi olamayan çiftlerin oranıda %10-20. Gerçi tıp bilimi bu konuda çok gelişmiş teknolojilerle tadavi şansı sağlıyor. Ancak kişinin yumurta veya sperm üretememesi durumunda çaresiz kalınıyor. Başka bir vericiden yumurta veya sperm sağlanmasından başka seçenek kalmıyor.
Sitede bir başka formda olayın hukuki boyutu tartışılmakla birlikte bu konuyu genel forma taşıyarak olayın toplumsal ve etik boyutunu tartışmaya açmak istedim. Yanıt ve yorumlar için teşekkürler...

Erkek yanıtlayıcılar için soru şu:

Biyolojik açıdan çocuk sahibi olmamanız için bir neden yok. Ancak eşiniz için durum farklı. Her yolu denediniz. Olmadı. Eşinizinde onaylaması koşuluyla tanımadığınız birinin yumurtasının kullanılması yoluyla çocuk sahibi olmayı düşünürmüsünüz?

Kadın yanıtlayıcılar için soru şu:

Biyolojik açıdan çocuk sahibi olmamanız için bir neden yok. Ancak eşiniz için durum farklı. Her yolu denediniz. Olmadı. Eşinizinde onaylaması koşuluyla tanımadığınız birinin sperminin kullanılması yoluyla çocuk sahibi olmayı düşünürmüsünüz?

Av.Duygu Tekay
09-05-2006, 15:30:28
Fulya Hanım;
Zor bir soru sorduğunuz. Böyle bir problem yaşanırken verilecek cevaplar tahminimce farklı olacaktır. Hayır ve kararsızım şeklinde cevaplansada..

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
09-05-2006, 15:45:27
Böyle bir durumda evlat edinmek bana daha doğru geliyor ancak Duygu Hanımın da dile getirdiği gibi zor bir soru, problemi yaşarken farklı düşünülebilir.

Av.Tayfun Eyilik
09-05-2006, 17:11:13
ikinci bir soru daha sorulmalıydı bence

Sizde eşinizde Biyolojik açıdan çocuk sahibi olabilecek durumda değilsiniz. Her yolu denediniz evlatlık alırmıydınız ?

Av.Fırat Bayındır
09-05-2006, 17:13:57
Bu konuda büyük filozof MURPHY şöyle der :

"üzülme kısırlık herediter değildir, çocuklarına geçmez..."

commodore1tr
09-05-2006, 18:02:09
Ben şahsen düşünüp taşınıp kaşınıp 3,5 paket sigara bir o kadar şişede alkol tüketimi yaptıktan sonra 'hayır' yanıtında karar kıldım. Belki bekarım diye kolay geldi hayır yanıtı ama gerçekten hayır.
Çocuk esirgeme kurumundan yeni doğmuş bir bebeği tüm yükümlülükleriyle üstlenmek zaten var olan bir cana sahip çıkmaktır diye düşünüyorum. Ne başkasının spermi ne de yumurtası. başka spermde anne öz olacaktır başka yumurtada baba öz yani sanki yarım kalacak bir bütünlük. Bunla uğraşmaktansa anne babası tarafından bir şekilde bırakılmış bir bebeği insan gibi yetiştirmek daha evladır. Anneside bende bizle ilgisi olmadığını bilir bizim gibi sahip çıkarız diye düşünüyorum...

fulya1212
09-05-2006, 21:28:40
Şüphesiz ki evlat edinmek bir seçenek. Ancak sanıldığı kadar kolay bir yol da değil. Yani gidip bir bebek istiyorum dediğinizde vermiyorlar hemen. Heleki 0-2 yaş arası bir bebek evlat edinmek yıllar alan bir süreç. Üstelik yıllar sonra ortaya çıkacak bir ebeveny kabusu da var.

Öte yandan madem başkasının çocuğunu kendi çocuğumuz gibi büyütmeyi düşünebiliyoruz neden eşimizin biyolojik anlamda da ebeveyn olduğu bir çocuğa soğuk bakılıyor? Kadın açısından bakıldığında bu bebek kendi rahminde büyüyeceği için kendini daha çok ana hissetmez mi?
Erkek açısından bakıldığında sevdiği ve seçtiği eşinden bir parça olması daha iyi değil mi?
Kaldıki burada biyolojik ebeveyn siz olacaksınız. Ve eşiniz bunu onaylıyor. Bilmiyorum gerçekten samimi olarak hayır demek mümkün mü?

fulya1212
09-05-2006, 22:37:08
Ne başkasının spermi ne de yumurtası. başka spermde anne öz olacaktır başka yumurtada baba öz yani sanki yarım kalacak bir bütünlük.

Sayın commodore,
Hernekadar gerekçeniz karşı tarafın lehine ve eşitlikçi olarak gözüksede bütünlük konusunu bir daha düşünmenizi öneririm. Doğanın kendinden esirgediğini, sizden esirgemeyen bir eşiniz varsa ve tersi düşünüldüğünde sizde ondan esirgemiyorsanız o evlilikte tam bir bütünlük vardır. Doğal olarak böyle bir evlilikten doğacak çocukta bütün olarak öz ebeveynlere sahiptir.

commodore1tr
10-05-2006, 10:00:33
Baştan da belirtmiştim belki bekar olduğumdan böyle düşünüyorum diye tabiiki evlenip böyle bir sorun çıkarsa ki allah göstermesin o zaman doğal olarak eşin de bir fikri olacak vede o fikirde değerlendirilecektir birlikte.
Ancak taraflardan birisinin tamamen benim dediği öbür tarafınsa baba veya anne rolünde bir konu mankeni olacağıda aklımdan çıkamıyor. Her şey iyi giderse sorun olmayabilir ancak ya boşanma gibi bir durum olursa ? O çocuğun nasıl kullanılabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Muhtemelen mahkemede taraflardan birisini küçük düşürücü olarak gündeme gelecek ve aslında çocuğun ' onun hiçbirşeyi olmadığı ' savunulacaktır. buda kaldırılabilecek bir durum değil gibi geliyor bana.. Yaşam sürecini kısa olmasına rağmen olabilecekler açısından bir bütün olarak değerlendirmek gibi salakça bir alışkanlığımdan dolayı kendimce bir yorum yaptım.
Kaldıki hala çocuk esirgeme kurumundan evlat edinip onu yararlı bir insan olarak yetiştirmeyi daha mantıklı buluyorum benim değil bizim kavramı daha sağlam olur taraflar bilir ki iki tarafında değildir bu çocuk ama ikisinin ortak iradesidir yanlarında olması... Çocuk esirgeme kurumunun çok meşakketli yollarla çocuk vermesi ise ayrı bir sorundur o sorun bürokrasinin düzenlenmesi ile aşılır kanaatindeyim.
Ortaya çıkacak ebeveyn kabusunun yanında ortaya çıkacak asıl baba asıl anne sorunu da var.... Sayın Bayındırın 'sahi benim babam kim ' formu bu konuda fikir veriyor. Ya günün birinde adamın birisi çıkıp bu çocuk benim derse sperm onunsa yani özetle kabus kabussa ve yaşanmalıysa yaşanır öyle yada böyle kabuslardan korksaydık dünyaya gelmememiz lazımdı... onlarda yaşamın bir parçası...

Av.Duygu Tekay
10-05-2006, 10:05:20
Fulya Hanım; sizi cezalandırmak lazım. Dünden beri durduk yere bu konu aklıma takıldı. Ve içselleştirmeye başladım. Şu fani dünyada kendi halimde yaşayıp giderken uyapaılacak anketmiydi bu. Evlatlık kavramına ise bir şekilde hayatımızda var ama sizin sorunuz haddinden fazla kafa karıştırıcı. Etik olarakta sivri tarafları var. Yine de evlat edinmek daha uygun gibi sanki..

fulya1212
10-05-2006, 10:35:33
Duygu Hanım,
Aslında bu soruyu oluştururken özellikle biyolojik anne yada babanın yanıtlayıcı olacağı şekilde düzenledim. İlk etapta amaç dürüst olunmasını sağlamakmış gibi görünsede amcım o değil. Hayır diye yanıt verenlerin etik olarak neden uygun bulmadığını tam olarak anlamak istiyorum. Nedense ben bu noktadaki etik sorunu algılayamıyorum.. Sorun tanımadığı bir insanın çocuğunun biyolojik anne yada babası olması mı? Laboratuvar koşullarında iğneler vb araçlarla gerçekleştirilen bu işlemin yinede zina gibi algılanması mı? Lütfen etik olarak neden karşı gelindiğini bana biri açıklasın.

Av.Duygu Tekay
10-05-2006, 10:50:23
Fulya Hanım; şu sizce naturel bir seçim midir? Seçilecek anne yada babaya ait bilgilerin bir dosya halinde sunulması durumu.
Bir odada olduğumu ve onumde kı dosyalardan anne veya baba niteliklerini seçtiğimi fiziksel uygunluk aradığımı, zeka vb kriterlerde seçim yapmak zorunda olduğumu düşünüyorumda.
Bir de eş ile yaşanılacak fikir ayrılıkları var tabi. O başka bir adayı onaylar yada uygun bulurken benim başka bir adayı beğenmem..
Bu kısmı etik değil işte. Ve yine müşterek seçilmemiş ama bir eşin diğerine baskın gelmnesi sonucu yapılan seçimden olan cocukta ilerideki zamanlarda ortaya çıkması muhtemel fiziksel yada mental bir rahatsızlıkta taraflar önce birbirini suçlayacaklarıdr diye düşünüyorum. Hakikaten zor ve sindirilmesi gereken bir durum.

ahaltuner
10-05-2006, 11:05:20
Sayın Fulya1212,
Nerden bulursun böyle soruyu bilmem ki?Duygu Hanımın dediği gibi sizi cezalandırmak lazım.Bence bu soruya evet demek hem etik olarak hemde psikososyal açıdan çok büyük bir yanlışlık olur.Birde hukuk açıdanda çok sıkıntılar oluşturur.Öncelikle illa da çoçuk sahibi olmak mı lazım.Elbette olursa çok iyi olur.Ama olmadı diye anne ve babanın genlerini taşıyarak ailenin bir parçası olacak çocuk yerine ikisinden birinin ve üçüncü bir kişinin genini taşıyan çocuğa kendi genini taşımayan eş hangi psikolojiyle yaklaşacak.Aile içi eşitlik durumunada aykırı.Birisi öz evladını sverek evlat sevme duygusunu tatmin ederken diğeri iğreti bir veled gibi görmezmi?En iyisi böyle bir durumda evlatlık edinerek eşlerden her ikisine de eşit uzaklık veya yakınlıkta bir çocuk sahibi olmakve böylece sevgide de eşitlik sağlamak.Hukuki açıdan da mirasçılık durumu çok karşık bir hal almazmı?
Saygılarımla...

fulya1212
10-05-2006, 11:40:40
Evlat edinmede de durum farklı değil ama... Belli bir yaş aralığına ve cinsiyete karar veriyorsunuz. Karşınıza farklı seçenekler çıkıyor. Yani birinde çocuğu birinde biyolojik ebeveyni seçiyorsunuz.
Üstelik böyle bir seçimde çok iyi bir ölçütünüz var. Seçenekler arasından eşinize en benzeyen kişi.

Fiziksel ve mental rahatsızlıklar konusuna gelince. Sadece sağlıklı çocukları evlat ediniriz ancak kendi çocuğumuzu her koşulda kabul ederiz. evlat seçimine göre yine etik gibi ...
Sonra bir de şu var. Sağlıklısın ve eşinden kaynaklanan bir sorunla çocuk sahibi olmuyorsun. Bu eşi ne kadar etkiler hiç düşündünüz mü? Her zaman boynu eğik kalacaktır. Evlat edinme durumunda bile. Çünkü siz ona olan sevginizden dolayı öz çocuk sahibi olma, genetik mirasını aktarma gibi bir haktan vazgeçiyorsunuz. Bir anlamda ölümsüzlükten vazgeçiyorsunuz. Bu baskının onu ve ilişkinizi nasıl etkileyeceğini düşündünüz mü? Üstelik bu fedakarlığınız nedeniyle bilinçsiz bir şekilde bile olsa evlilikte bunun bedelini ödetme yoluna gitme olasılığınızda var.

Av.Duygu Tekay
10-05-2006, 11:49:09
Fulya Hanım ; anketinize ilk cevap verdiğimde de soylediğim bir şey var. Peşinen hayır yada kararsızım diyoruz ama boyle bır durum arefesınde yaşamın o gunkü dengeleri belirleyici olacaktır. Bu durum karşılaşılmadan once davarnışın tahmin edilebileceğini düşünmüyorum. Nihayetınde bu bir sağlık sorunu olsada aynı zamanda bir tür krizdir. Tarafların uzunca düşünüp alması gereken bir karar. Ve oldukça da zor bir karar.
Tabi bir gebeliğin bir kadın için cok önemli olduğu gerçeğide var. Rahım ağzı kanseri riskini büyük oranda azaltması gibi...
Zor Zor :D;)
Kafamızı karıştırmayın yaaa.:)

fulya1212
10-05-2006, 12:01:24
Rahim ağzı kanserine, emzirme durumunda meme kanseri, erken menopozun ve buna bağlı olarak kemik erimesi, kalp krizi riskinin azalması gibi diğerlerinide eklemek lazım tabii.
Olayın birde toplumsal kabul açısından irdelenmesi lazım. Çocuksuz çiftler toplumda pek kabul görmez biliyorsunuz. Çünkü evlilik kurumunun toplumsal amacıdır çocuk. Daha bir yıl geçmeden manalı sorular başlar o nedenle. Nedense kısırlık bir ayıptır. Özellikle sorun erkekte ise. ve evlat edinme bu ayıbı kapatmaz. (bana göre ayıp değil. genel yargılardan söz ediyorum)
Eğer sperm veya yumurta nakli seçilirse bu iki kişi arasında bir sır olarak kalabilir. Bu nedenle çocuk akrabalar ve yakın çevre tarafından daha kolay kabul edilir. ( Evlat edinmeyi düşünen bir dostuma mirasın, hemde tamamen kendi kazancı olan mirasının neden bir yabancıya gitmesine izin verdiğini sormuştu öz kardeşi kendi çocukları dururken)Doğum öncesi başlayan ve doğum sonrası devam eden ritüelleri yaşamak ebeveyn-cocuk ilişkisinin sağlıklı kurulmasını biyolojik olmayan ebeveyn içinde kolaylaştırır.

fulya1212
10-05-2006, 12:18:07
Sayın Commodore,
Ebeveyn kabusu açısından bakarsak ebeveynlerden biri biyolojik ebeveynse biyolojik anne veya babanın çocuğu sizden alma şansı evlat edinme durumuna göre ne kadar düşük farkındamısınız?
Üstelik kadın açısından bakarsak 9 ay karnınızda büyüttüğünü ve doğurmak gibi bir sıkıntıya katlandığınız bebeği yüzünü bile görmemiş olsanız da arayıp bulursunuz. Ama sizde kalsa 24 saat içinde biyolojik bir atık haline gelmiş olacak bir hücrenin peşinde gerçekten ne kadar gidersiniz? Üstelik ortalama bir doğurganlık sürecinde yaklaşık 600 tanesine daha sahip olduğunuz düşünüldüğünde. Biyolojik baba açısından düşünürseniz hesap bile yapılamaz. üstelik bir verici kimbilir kaç bebeğin ebeveyni olacak bunların hepsini almak istemesi için deli olması lazım.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
10-05-2006, 13:49:49
Fulya Hanım sorunuzun cevabını kendi adıma vereyim, ben hayır oyu kullandım ve bu oyu kullanırken, etik yönünden ziyade vicdani ve sosyolojik yönünü düşündüm. Evlat edinmek benim nazarımda daha yararlı ve daha mantıklı. Çocuk sahibi olamayan çiftleri ve evlat edinilmeyi bekleyen kimsesiz çocuk sayısını düşünürseniz, evlat edinme prosedürünün kolaylaştırılması ve evlat edinmenin teşvik edilmesiyle her iki sayı da azalacaktır ki bu da hem maddi hem de manevi anlamda ülkemize katkı sağlayacaktır. Çocuk Esirgeme Kurumlarında yetişen (aslında yetişemeyen) çocuklarımızın topluma kazandırılması gerekmektedir. Bu nedenle sırf 9 ay karnında taşımak ve bizzat doğurmak güdüsü bana bencillik gibi geliyor. Anne olmanın karnında taşımakla, doğurmakla ölçülebileceğini düşünmüyorum. Nice anneler var ki çocuklarını 9 ay taşıyıp, doğumundan sonra sokağa atan, dayak ve işkence uygulayan, sahipsiz bırakan, ya da bakamayan ve nice anneler var ki biyolojik anne olmadıkları halde bir annenin evladına verebileceği hiçbirşeyi esirgemeyen... Gerçek bir anne olmak için biyolojik anne olmak şart değil kanaatimce, anne olmadığım için bu duyguyu belki de anlayamıyorum ancak böyle bir durumda sanıyorum evlat edinmeyi tercih ederim.

Av.Ali Sinkay
10-05-2006, 17:03:42
Bu soruyu cevaplarken hiç zorlanmadım. Cevabım kısa ve son derece basit. Hayır asla olmaz.

fulya1212
10-05-2006, 20:35:10
Sayın Yüksel,
Vicdani ve sosyolojik yönden daha akılcı olduğunu kabul ediyorum evlat edinmenin. O zaman neden sağlıklı çiftler bu seçeneğe yönelmiyor?
İnfertilite sorunu yaşayan çiftlere önemli olan biyolojik ebeveynlik değil diyoruzda neden yeni çifte öncelikle bu yolu önermiyoruz?

Kendi adıma sizinkine benzer sözleri çocuk sahibi olamayan arkadaşıma söylerken kendim için bu seçeneği hiç düşünmedim. Nitekim O da madem aynı şey neden kendin bir çocuk için 9 ay zahmete katlandın da evlat edinmedin diye sormuştu...

rita
11-05-2006, 07:21:05
sayın fulya1212
Her nekadar bir çözüm gibi görünüyorsada daha sonraları farklı problemlerle karşılaşabilir insan
şimdi kendimi o bayanın yerine koydumda hem eşimin hemde başka bir bayanın özelliklerini taşıyacak bir bebek beni üzebilir diye düşündüm bence en iyisi evlat edinmek oda olamıyorsa koruyucu aile olmak
teşekkürler

idealist
11-05-2006, 08:57:16
Fulya Hanım,bu bana biraz teknolojik bir zina gibi geldi doğrusu. Bu soruya sizin evet dediğinizi varsayalım. Peki bu soruyu biraz daha ileri götürürsek yine evet diyebilecekmisiniz?.

fulya1212
11-05-2006, 11:41:30
Fulya Hanım,bu bana biraz teknolojik bir zina gibi geldi doğrusu.Bu soruya sizin evet dediğinizi varsayalım.Peki bu soruyu biraz daha ileri götürürsek yine evet diyebilecekmisiniz?.


Sayın İdealist,
Öncelikle ne demek istediğinizi daha açık ifade edin. İleri götürmekle kastınız nedir? Zina size göre yumurta ve spermin birleşmesi midir? Yani eğer verici sperm/ yumurta bağışından sonra ölmüş ise nakil sonrası nakli kabul eden kişi necrophilia ile suçlanabilir mi?
Bu durumda gebelikle sonuçlanmayan cinsel ilişki zina değil midir? daha Açık yazarsanız cevap verebilirim.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
11-05-2006, 13:20:29
Sayın Yüksel,
Vicdani ve sosyolojik yönden daha akılcı olduğunu kabul ediyorum evlat edinmenin. O zaman neden sağlıklı çiftler bu seçeneğe yönelmiyor?
İnfertilite sorunu yaşayan çiftlere önemli olan biyolojik ebeveynlik değil diyoruzda neden yeni çifte öncelikle bu yolu önermiyoruz?

Bu sorunun cevabının da yine sosyolojik olduğunu düşünüyorum. Toplumumuzda sizin de dile getirdiğiniz gibi çocuk sahibi olamamak ne kadar yadırganıyorsa evlat edinme de o kadar yadırganıyor. Evlat edinmeyi biz toplum olarak en son çözüm olarak düşünüyoruz, bizim bakış açımız şu maalesef; "Her şeyi denerim yine de çocuk sahibi olamazsam belki evlat edinirim." Oysa batıda çiftler çocuk sahibi oldukları halde evlat edinme yoluna gidebiliyorlar, örneğin bir çocuk dünyaya getirip ikincisini evlat ediniyor ya da çocuk sahibi olma şansları varken bunu hiç düşünmeyip sadece evlat edinmeyi tercih edebiliyorlar.

Arkadaşınız çok doğru bir noktaya değinmiş, evlat edinmek sadece çocuk sahibi olamayan çiftlerin değil, çocuk sahibi olabilen çiftlerin de düşünmesi gereken bir seçenek olmalıdır. Ancak toplum olarak bizlerin aşması gereken ilk sorun evlat edinmeye ilişkin yanlış kanaatin ortadan kaldırılmasıdır. Evlat edinme ne zamanki zorunluluk yani son çare olmaktan çıkar, çocuk sahibi olamamak ne zamanki normal karşılanır ve yadırganmaz hale gelir, sanıyorum o zaman bu problemler kendiliğinden çözülür. Bunun için de hepimiz biliyoruz ki toplumun bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi son derece önem arz etmektedir.

fulya1212
11-05-2006, 13:56:21
Kesinlikle haklısınız Sayın Yüksel,
Ama kısırlık karşısında bu formda tarışılan çözümleri üretende aynı toplumlar değil mi?
Bir çocuğum var. Biyolojik anlamda böyle bir sorun yaşamıyorum yaşamadım. Ancak yaşadığımız dünyanın bize ödettiği bir takım bedeller var. Çevresel bozulma, eğitim yaşının ilerlemesi, bir çocuk yetiştirecek sosyoekonomik düzeye ulaşılması için erkek ve kadınların bebek sahibi olmayı daha ileri yaşlara ertelemek zorunda kalması gibi nedenlere kısırlık daha büyük bir sorun haline gelmeye başladı toplumda.
Bu anketi düzenlerken amacım sadece bu konu üzerinde düşündürmek, farklı nedenlerle böyle bir tercih yapmayı daha uygun bulan bulabilecek kişilerle karşılaştığımızda onları anlayabilme adına bir gelişim sağlamaktı.
Formun bu gün geldiği noktada ne demek istediğini pek açık ifade etmeyen bir kişi hariç kimse etik bir sorundan söz etmedi. Bu durumda aslında yabancı bir kişiden alınan üreme hücresiyle çocuk sahibi olmanın hukuki, sosyal (evlat edinme ve kimsesiz çocukların korunmasına engelleyici bir yaklaşım olma) sorunlar açısından uygun olmadığı sonucuna varıyoruz sanırım. Ama ortada etik bir sorun da yok değil mi???

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
11-05-2006, 15:35:35
Bence etik bir sorun yok Fulya Hanım, konunun hukuki ve sosyolojik yönü beni daha çok ilgilendirmekte.

Yüzyıllardır zinanın tanımı yapılagelmiş ancak ortak bir tanım bulunamamıştır. Sanıyorum zinanın tanımında da toplumsal yapı büyük rol oynamaktadır. Kimilerine göre zina cinsel birleşme ve hatta zevk almayı gerektirmekte iken kimilerine göre ise elele tutuşmak da zina için yeterli sayılmaktadır. Demek istediğim şudur ki başkasının spermi ile bebek sahibi olmanın zina sayılıp sayılmayacağı tamamen zinayı nasıl tanımladığınıza bağlıdır.

fulya1212
11-05-2006, 17:16:33
Zinanın tanımının değişkenliğinin farkındayım. Ancak nedense birbirini hiç tanımayan el ele tutuşmak bir yana hiç karşılaşmamış belki aynı şehirde aynı anda hiç bulunmamış iki insanın nasıl olupta zina yaptığının düşünüldüğünü anlayamıyorum bu koşullarda.

Eğer olayın sosyolojik ve toplumsal sonuçları açısından bakarsak ben ce esas sorun evlatlık olgusu üzerindeki olumsuz etkiden öte. Çünkü böyle uygulamalar bekar anneliği kolaylaştırıyor. Esas sosyal sorun burda. Uygun eş bulamamış ve bu konuda umudu yitirmiş bir kadın kolayca -zinada sayılmayacağını düşünüyorsa ki bunu kabul ettirmek daha kolay diğer olasılığa göre - bu yolu seçebilir. Ancak kişisel görüşüme göre işte bu etik değildir. Çünkü bilinçli bir tercihle babası olmayan asla olmayacak bir çocuk dünyaya getirmek ona büyük bir haksızlık bence. Etik açıdan konular değerlendirilirken yanlız zina boyutuna saplanmak yanlış çünkü.
Ben çiftlerin kısırlık sorunun bu yolla aşmasını etik yada toplumsal bir sorun olarak görmüyorum. Ancak tek başına bebek sahibi olmanın bir yolu olarak algılanırsa tabii ki hem etik hemde toplumsal bir soruna dönüşür.

fulya1212
11-05-2006, 18:01:53
Bu arada konuyla ilgili ilginç bir olay anlatmadan geçemeyeceğim. Olay Rusya da geçiyor. Genç çift sperm nakli yoluyla çocuk sahibi oluyor. Ne varki kadın kocasını kaybediyor kısa bir süre sonra. Bir yıl sonra başka biriyle tanışıyor ve evleniyor. Bebek çevreleri tarafından ilk eşinin olarak bilindiği için bu konudan yeni eşe hiç söz etmiyor. Herşey yolunda. Çocuğu ve üvey babayı görenlerin tepkileri dışında. Aralarında inanılmaz bir benzerlik var. Yıllar geçtikçe benzerlik gittikçe artıyor. Evliliklerinin beşinci yılında benzerliği şüpheli bulan kadın eşine böyle bir bağış yapıp yapmadığını soruyor geçmişte. Evet yanıtı ve genetik testler benzerliğin nedenini bilimsel olarak açıklıyor:). Bazen tesadüfler insanı bu kadarda olmaz diye düşündürüyor değil mi?

commodore1tr
11-05-2006, 18:17:02
Bence bunun zina ile ilgisi yok tabiiki sayın İdealist yumurta ile spermin birleştirilmesi için illede cinsel birliktelik olacak demiyorsa.
Olay tamamen kabullenme ve duygusaldır. Ben hayır diyenlerdenim diğer üyeleri okudukçada bu hayır kapsamım değişmedi, sağlıklı bir bebeğin çocuk esirgeme kurumundan alınarak okutulması taraftarıyım halen daha eğer bende veya eşimde bir sorun varsa.
Doğal olarak ülkemizde evli çiftlerin aile sayılmaması ille çocuk olduktan sonra işte şimdi aile oldular gibi bir baskı yaratması da bu tip sorunla karşılaşan çiftlerde psikoloojik baskı oluşturmakta.
Mutluluk olarak düşünsenize çocuk diye kıvranan aileler Çocuk esirgeme kurumundan bir çocuğu evlat edinmişler ve onu çok iyi yetiştirmişler... Bu tip uygulama yaygınlaşsa düşünün bakalım tinerci çocuk kapkaççı çocuk kalır mı? Onun spermi bunun yumurtası derken nice gençlik bu yüzden heba oluyor yumurtası ve spermi bol olan kişiler yüzünden...
Bence ya kendi çocuğum olsun anne baba bir yada ikimizinde olmayan bir çocuklarım olsun bir kız bir erkek bence daha evla... En azından yeryüzüne gelmiş ve yaşamak zorunda olan iki cana mutlu ve huzurlu bir yaşam sağlamak için uğraşırım ne yaptığımı bilirim... olmayan bir canı var etmeye uğraşmak yerine...

fulya1212
11-05-2006, 18:21:26
Sayın Commodore,
Böyle bir yolla çocuk sahibi olmuş bireylere tepkiniz ne olur peki?

fulya1212
11-05-2006, 18:28:48
benim esas bulmak istediğim cevap bu. Pek çok insan evlilik dışı çocuk sahibi birini arkadaşı olarak görmek istemez. Aynı durum bu yolla çocuk sahibi olmuş kişiler içinde geçerli olurmu?
Evlilik dışı bir çocuğu gelini yada damadı olarak görmek istemeyen aileler, eğer çocuklarının eş adayı üreme hücresi nakli ile doğmuşsa "bırak onu yavrum ailemize uygun değil der mi?"

commodore1tr
11-05-2006, 18:49:04
Başkasının yumurtası veya spermi ile doğmuş çocuklu ailelere tepkim mi ?
Eğer ben biliyorsam öyle olduğunu o sır bende ölene kadar kalır çocuğa asla bir şey söylemem ailesi gerek duymadıkça Aileye bakış açımda değişmez tercih meselesidir. Allah analı babalı büyütsün size mutluluk getirsin inşallah vatanına milletine hayırlı olur demekten öteye bir yanıt çok saçma olur.
Evlilik dışı çocuk sahibi olmak şuan için toplumumuzda pek etik değil. Ancak evlenmeden çok uzun süre birlikte yaşamayada toplum kötü bakmıyor aslında saygı ve sevgi varsa hatta bazı durumlarda evlilerden daha ( bazı evlilerden ) sadakatli oluyorlar birbirlerine işta Türkan Şoray İşte Orhan Gencebay bunlar toplumun gözü önünde olanlar. Ama bir gecelik kaçamak yapıp baba veya anne olanlar bence de hoş değil...
Fakat her neşekilde olursa olsun bunu yani başkasının yumurtası veya spermi ile çocuk sahibi olmayı asla bir tutmam son derece saygı duyulacak çocuk özlemini giderecek eşlerin büyük gferagatında olan bir işlemdir bu saygı duyup kabullenmekten başka ve hatta ailemdense onun amcası dayısı olarak her türlü yükümlülüğümü yerine getiririm Çünkü artık o bizdendir. Dışlanamaz dışlanması kabul dahi edilemez...

fulya1212
11-05-2006, 19:12:02
Evlilik dışı birlikte yaşamaya hoşgörülü bakan, onun ötesinde evlilik dışı doğmuş bir çocuğa bile hoşgörülü bakabilen (hele arada dini nikah var gibi bir söylenti çıktı ise) neden bazı konularda son derece tutucu anlamıyorum.
Aslında galiba ben bu toplumu anlayamıyorum. Anlaşılır gibi değil ki. Bir yanda Sayın Yükselin belirttiği gibi el ele tutşma yüzünde zina yapmış gözüyle bakılanlar, bir yanda evlilik dışı doğmuş çocuğunu hiç bir baskı hissetmeden büyütenler.

Cinsel birleşmenin söz konusu olmadığı böyle bir durum zina kabul edilemeyeceğine, çocukta toplumsal yaşamda bir zorluk çekmeyeceğine göre, insanların kararına saygı duymaya davet ediyorum herkesi. Lütfen onları yurtdışına gitmeye, dünya kadar masraf etmeye mahkum etmeyin. Belki küçük bir azınlık ama eğer onlar bunu seçti ise bunu zorlaştırmanın topluma bir faydası olmaz. Zaten olmuyor.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
11-05-2006, 19:16:44
Fulya Hanım, bizim toplumca evlilik dışı çocuğa bakış açımızın değişmesi gerekmektedir. Ben de ne suretle olursa olsun (İster cinsel birleşme sonucu ister hücre nakli ile dünyaya gelsin) evlilik dışı doğmuş çocuğun dışlanmaması, evlilik içi doğan her çocuk gibi sahiplenilmesi gerektiği kanaatindeyim. Ancak genel olarak bunun böyle olmadığını hepimiz bilmekteyiz. Evlilik dışı çocuk sahibi olma fikrini ya da olanları kabullenemesek dahi (ki bence kimsenin kimseyi tercihlerinden dolayı yargılamaya hakkı yoktur) çocukların bunda hiçbir katkısı, etkisi olmadığını unutmamalıyız. Ancak maalesef toplumumuzda çocuklar günah keçisi ilan edilmekte, bu çocuklarımız hiç hak etmedikleri halde çirkin ithamlarla karşı karşıya kalmakta, toplumdan dışlanarak sağlıksız bireyler olmaya itilmektedir.

fulya1212
11-05-2006, 22:26:01
Kesinlikle katılıyorum Sayın Yüksel. Ne yazık ki çocuklar asla sorumlusu olmadıkları pek çok şeyin bedelini ödüyor. Evlilik dışı çocuk sahibi olmakta bir seçim. Böyle bir seçimi olanlara saygı duyuyorum. Zaten böyle bir seçimi yapabilecek durumda olan kadınlar ve çocukları pek etkilenmiyor bu durumdan yaşadıkları ortam nedeniyle.

Böyle bir seçim yapmadığı halde tecavüz vb. nedenlerle evlilik dışı çocuk sahibi olmuş anneler ve çocuklarına toplumca ödetilen bedeli anlamaksa mümkün değil.

idealist
12-05-2006, 08:01:53
Sayın Fulya Hanım,
Ne dediğimin tam açık olmadığı konusunda haklısınız. Zamanım olmadığından sorunuza cevap yazmada da geciktim. Soruyu ileri götürmekten kastım şu:Bu soruyu evet olarak cevaplayan bir bayan tanımadığı veya tanıdığı fakat aileye göre 3.kişi konumunda olan birisinin sperminin kendi dölyatağına verilmesini kabul etmesi demek değil mi?Peki bu spremin dölyatağına ulaştırılması işi hangi araçla gerçekleştirilirecek?Bunun iki yolu var değil mi?Birincisi uygun teknik aletlerle bu ameliyenin gerçekleştirilmesi diğeri ise doğal ve herkesçe bilinen bir yol.Birinci yola evet diyen birisi ikinci yola da evet diyebilecekmi?Eğer evet diyebiliyorsa hiç bir sorun yok.Ama birinciye evet ikinciye hayır diyorsa nedenini öğrenmek isterim.Zinayı zina yapan şey sadece cinsel birleşme ve zevk alma mıdır yoksa soyun korunması için nesebi belirsiz bir topluluğun ortaya çıkmasını önlemek düşüncesi de varmıdır?

fulya1212
12-05-2006, 08:39:50
Sayın İdealist,
Bu form da söz konusu olan tıpkı diğer organların naklinde olduğu gibi tıbbi koşullarda ve nakil yapılanla bağış yapanın birbirini tanıma durumunda olmadığı bir uygulamadır. Buna evet diyen bir kadının diğerine evet diyeceği sonucu çıkarılamaz. Çünkü eğer diğerine evet deseydi tonla para ve bir sürü test gibi koşullara katlanmazdı. Peki size göre sonuç döllenmeyle gerçekleşmiyorsa zina olgusu gerçekleşmemiş midir? Cevap verirseniz sevinirim.

idealist
16-05-2006, 08:54:49
Sayın Fulya Hanım,
''Peki size göre sonuç döllenmeyle gerçekleşmiyorsa zina olgusu gerçekleşmemiş midir? '' sorosunu anlayamadım.Hangi durumda döllenme olup olmadığıyla ilgili bir soru.Formda yazan arkadaşlardan hiç birisi konuyu etik bir sorun olarak gördüklerini söylemiş değil.Peki sorun etik değilse neden ilk baştan hayır cevabını veriyorlar anlamış değilim.Madem etik olarak sorun yok neden bu forumda yazan her biri aydın olan kişiler hayır diyebiliyorlar.Ayrıca bunun bir organ nakli gibi değerlendirilip değerlendirlmeyceği konusunda da kararsızım.Burada bir organ naklinden çok organlar bütününe gebe bir yapı sözkonusu.

fulya1212
16-05-2006, 09:36:03
Özetlemek gerekirse buraya yazan arkadaşlar üç açıdan bu olaya karşı cıkıyor sayın idealist
1. Evlat edinme üzeirnde olumsuz etkileri olacağı ve korunmaya muhtaç çocuklara zarar vereceği.
2. Uygulamaya onay veren eşin bunu özgür iradesi le gerçekleştirmeme olasılığı.. Özgür irade ile karar vermiş olsa bile o bir başkasının çocuğunu kabul etmeye hazırken illede benim açımdan biyolojik olsun demenin haksızlık olduğu..
3. Çocuğun biyolojik olarak kendilerine ait olmasının onlar için önemli olmadığı.

Burda tartıştığımız kesinlikle 3. kişiden doğal yollarla kadının gebe kalması değildir. Zaten soru hem erkek hemde kadınlara yöneltilmiştir. Ki foruma yanıt veren erkek katılımcılar açısından bu eşi dışında bir kadından alınan yumurta hücresinin kendi spermiyle hastane ortamında döllenmesi ve sonra yumurtanın kendi eşine nakledilmesidir. Yani bebeği karnında taşıyacak olan yasal eştir. Yurtdışında uygulanmaktadır.

Gökben Çakar
21-05-2006, 21:53:31
bana göre önemli olan bi çocuğun kimin spermiyle yumurtasının birleşmesi sonucu dünyaya geldiği,kimin karnında büyüdüğü,onu kimin taşıdığı değil çiftlerin hangi şartlarda nasıl bir ortamda yetiştirdiği önemli.eğitimi,beslenmesi,terbiyesi...bir çocuğu "evlat" olarak görebilmemiz için doğum evresini de geçirmemizin şart olmadığı gibi annelik ve babalık da sperm-yumurta ilişkisinden ibaret değil.
bütün kadınlar layıkıyla analık yapabiliyor mu?(malum yollarla,en doğalıyla hamile kalanlardan bahsediyorum [:I])dünyaya geleli bi kaç saat olmuş bebekler neden kedi yavrusu muamelesi görebiliyor?
önemli olan kimin çocuğunu yetiştirdiğimiz değil nasıl yetiştirdiğimizdir...henüz evli bile değilim bana uzak bir konu ama neden gözümüzle bile göremeyeceğimiz bişey "büyütülüp" de zina ürünü olarak görülebiliyor anlamıyorum...

fulya1212
21-05-2006, 23:38:51
Bebeğimin doğduğu günü bu gün gibi anımsıyorum.
Onu kollarıma ilk verdiklerinde büyük bir sevinç duymuş, dünyaya sağlıklı bir bebek getirmenin kıvancını yaşamıştım. Güzel miydi? Gördüğüm diğer yeni doğmuş bebeklerden farklı gelmedi gözüme. Aslında oldum olası yeni doğanların insanlara neden çok sevimli geldiğini pek anlamışımdır. Başımdaki kutlama kalabalığı dağılıp kendimi dinlemeye zaman buluncaya kadar bir kaç gün pek üzerinde düşünmedim bunun.
Sanırım kendimle yüzleşmem tam olarak ikinci günüydü bebeğimin. Onu kucağımda tutuyor yüzüne bakıyordum. Mutluydum. Ona birşey olacak diye içim titriyordu. Çok yorgun olmama rahmen bakımını hiç şikayetci olmadan yapıyor, uykusuzluktan ölmek üzere olmama rahmen onu emziriyordum.
Bir anda farkettim. Bir tuhaflık vardı. Annelik duygusunun farklı olması gerekirdi. Hani anneler çocuklarının hiç bir kusurunu görmezdi? Hani kargaya yavrusu şahin görünürdü? Ben bebeğimin kulaklarının irice olduğunun farkındaydım. Onu göğsüme bastırdım. Şiirlerde kitaplarda anlatılan o kutsal duyguyu duymak için bekledim. Anne sevgisi.... O an dehşetle farkettim. Ben bebeğimi bana anlatılan biçimde sevmiyordum. Onu seviyordum. Ama anlatılan o yüce duyguyla değil. Yüzünü görür görmez ona aşık olmuş olmam gerekmiyor muydu? Bu küçük bebeğin suçu neydi benim gibi bir annnesi olduğu için? Bebeğini gerektiği gibi sevmeyen bir anne... İçimi derin bir suçluluk duygusu kapladı. Kendimden nefret ettim. Ve o an psikolojik sorunları olan biri olduğuma, normal olmadığıma karar verdim. Belkide bilinç altımda derin bir travma vardı.
Bir iki gün ne büyük bir sıkıntı yaşadığımı anlatamam. Kitapları karıştırdım. Tamam ben hastaydım. Doğum sonrası depresyonuna girmiştim. Ancak ne garipki belirtilerim hiçte buna uygun değildi. bebeğimi red etmiyor, kendimi de gayet mutlu hissediyordum.
Fiziksel olarak sağlığıma tamamen kavuşup bebeğimin tüm sorumluluğunu üstüme aldım bir hafta kadar sonra. Ve tabii ki duygularım üzerine düşünme lüksünü kaybettim. Zamanım yoktu. Bu konuyu tamamen unuttum.
Sanırım beş yaşındaydı kızım. Halının üzerinde oturmuş oynuyordu. Albümünü düzenliyordum. İlk günlere ait bir fotoraf birden o anki duygularımı hatırlamama neden oldu. Dönüp kızıma baktım. Onu şiirler de şarkılarda olduğu gibi bize tanımlanan şekliyle bir anne gibi sevdiğimi duyumsadım.
Bu konuyu defalarca düşündüm sonraları. Elbetteki yenidoğmuş bebeğimi gerçek anlamda sevmiyordum. Hormonlarımın emrettiği bakımı ve ilgiyi sağlıyordum sadece. Onu zamanla sevmiştim. Çünkü sevgi emekti. Annelik doğurmak değil onu büyütmek, hergün gelişimini izlemekti.
Bir bebeğim olmadan önce biyolojik çocuğu ile evlat edindiği çocuk arasında fark olurmu anne açısından diye sorsalardı kesinlikle evet der, mutlaka fark olacağını söylerdim. Şimdi biliyorum kesinlikle fark olmaz. Biyolojik annelik belki bir kaç ay için sabrınızı, çabanızı hormonal olarak destekler. Bunu ötesinde annelik duygusuna bir şey katmaz. Yeniden anne olmaya karar versem kesinlikle doğum yolunu seçmez evlat edinirim. Arada hiç fark olmayacağına adım gibi eminim.

Madem öyle neden böyle bir form açıp kafamızı karıştırdın dediğinizi duyar gibiyim. Ben sadece konuyu derinlemesine düşünmenizi istedim. Anne, baba olup deneyimle arada fark olmayacağını keşfetme şansı olmayanların seçimlerine saygı duyulmasını, tıbbi gelişmelerin onlara sağladığı tüm olanaklardan toplumsal ve hukuki kabul görerek yararlanmalarını istiyorum sadece. Nasıl ki benim bunu keşfetme şansım oldu. Onlarında olsun. Yurtdışına gidip bu olanaktan yararlananlar bunu bir sır olarak saklamak durumunda kalmasın. Ülkemizde buna uygun tıbbi alt yapı varken once para dışarı gitmesin. Sadece yeterli parası olmadığı için kimse bundan mahrum kaldığını hissetmesin. Tek amacım buydu.

emrahseral
16-07-2006, 01:38:19
Kim ne yazdı hepsini okuyamadım ama bu soru genlerin aktarımı bağlamında herkes tarafından evet olarak yanıtlanmalıydı.

Çünkü biyolojik hafızamız dölümüzü bir sonraki jenerasyona aktarmak üzerine programlı. E senin bir eşin var kısır, diyor ki "tamam gel başka sperm/yumurta ile yapalım çocuğu"...senin canına minnet...son tahlilde senin soyun (bilgin) kurumuyor.

Enteresan...

Av.Fırat Bayındır
16-07-2006, 01:46:45
ee baştan söyledik de kimse dinlemedi.

KISIRLIK HEREDİTER DEĞİLDİR, ÇOCUKLARINA GEÇMEZ (MURPHY KANUNU)

emrahseral
16-07-2006, 02:01:10
saat 3....cumartesi....affola....:D