1 den 2´e kadar toplam 2 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Feb 2011
    Nerede
    Kütahya
    İletiler
    23
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Eş özrü ve aile bütünlüğü dikkate alınmadan yapılan atama işlemine karşı dava dilekçesi

    KONU: norm fazlası öğretmen atamaları yapılırken eş özrünün dikkate alınmaması, aile bütünlüğünü bozacak şekilde atama yapılması. bu nedenle de anayasanın 41 maddesine, 657 sayılı kanunun 72/2 maddesine aykırı atama işleminin iptali amaçlı dava dilekçesi.

    Bu forumdaki bilgiler ve kendimle ilgili açtığım dava sürecinde öğrendiklerim doğrultusunda eşimle ilgili bir dava dilekçesi hazırladım. Benzer durumdaki tüm memurlara ve foruma katkı olması için burayada koyuyorum. ancak ben avukat olmadığım için dilekçede hata veya eksiklikler olabilir. bu nedenle konunun uzmanı forum üyelerinden dilekçeyi okumaları ve eksik veya hatalı bilgi varsa katkıda bulunmalarını rica ediyorum. saygılarımla...

    İ D A R E M A H K E M E S İ N E



    Yürütmeyi Durdurma İstemlidir


    DAVACI :......

    DAVALI :.............Valiliği( İl Milli Eğitim Müdürlüğü) ......

    DAVA KONUSU :........İlköğretim Okulu sınıf öğretmenliğinden alınarak; ......... İlköğretim Okuluna atandığım ........ Valiliğinin (Milli Eğitim Müdürlüğü) 30.03.2012 tarih, 6393 sayılı işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle iptali istemidir.

    TEBLİĞ TARİHİ : 13/04/2012

    AÇIKLAMALAR :

    1-İhtiyaç Fazlası Öğretmen nedenli 30/03/2012 tarihli ve 6393 sayılı .... Valiliği (Milli Eğitim Müdürlüğü) kararnamesi ile .... İlköğretim Okuluna atandım.(ek 1) Bu okul eşim, 2 ve 6 yaşlarında iki çocuğumla birlikte ikamet ettiğim .... ilçe merkezine 25 km mesafede ve günübirlik ulaşımı olmayan .... köyündedir. Okulda tek bir öğretmen kadrosu vardır. Ve başka hiçbir çalışanı olmayan 12 öğrencili bir okuldur. Bu okula .... ilçe merkezinden sabah gidip akşam dönebileceğim bir toplu ulaşım aracı yoktur.(ek 2, ek 3) Ayrıca ehliyetim olmadığı için özel araçla gitme imkânımda yoktur. Okulda sadece 1 kadro olduğundan birlikte gidip gelebileceğim başka çalışan veya kamu görevlisi de yoktur. Eşim ilçe merkezinde çalışmaktadır.(ek 4) 6 yaşındaki çocuğum anasınıfına gitmekte 2 yaşındaki çocuğuma da kayınvalidem bakmaktadır. Atamamın yapıldığı köyde eşimin tayin isteyebileceği bir kadro olmadığı gibi, çocuğum için anasınıfı, diğer çocuğum içinde bakıcı bulma imkânım yoktur. Bu durumda ailem ve işim arasında tercih yapmak zorunda kalıyorum.
    Anayasamızın 41.maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” denilmek suretiyle, ailenin bütünlüğünü korumayı düzenleme altına almış olup, yer değiştirme suretiyle atamalarda ailenin birlik ve bütünlüğünün bozulmamasına özen gösterileceği ifade edilmiştir.
    İç hukukumuzun bir parçası olan ve Anayasanın 90. Maddesi gereğince kanun üstü bir norm halini alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. Maddesinde ‘1-Herkes özel ve aile yaşamına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2-Bu hakların kullanılmasında resmi bir makamın karışması, demokratik bir toplumda ancak ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik güvenliği, düzenin korunması, suçların önlenmesi, sağlığın ya da ahlakın ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için zorunlu bulunduğu ölçüde ve kanunla öngörülmesi koşuluyla olabilir’ hükmüne yer verilmiştir.
    657 sayılı yasanın 72/2 maddesinde de yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşinde isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76. Maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır’ kuralına yer verilmiştir.
    Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 9/2 maddesinde; “Yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından, eş ve sağlık durumları ilgili kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak dikkate alınır.” hükmü yer almakta olup, düzenleme ile yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda aile bütünlüğünün korunmasına dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
    Meb Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ‘MADDE 41 – (1) Eğitim kurumunun ya da bölümün kapanması, program değişikliği, Talim ve Terbiye Kurulunun öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararıyla ders kaldırılması ya da norm kadro esasları gereğince yapılacak düzenlemeler sonucu öğretmen fazlalığı oluşması hâlinde; eğitim kurumunun ya da bölümün kapatılması veya program değişikliği sonucunda bu eğitim kurumlarında görevli öğretmenler, yeni eğitim kurumu açılarak öğrencilerin taşınması hâlinde bu eğitim kurumlarına, öğrenci azlığı nedeniyle kapatılan eğitim kurumlarında ya da bölümlerde görevli olanlar ise açık norm kadro bulunması hâlinde öncelikle öğrencilerin taşındığı eğitim kurumları olmak üzere il içinde alanlarında ihtiyaç duyulan eğitim kurumlarına özür durumları ve tercihleri de dikkate alınmak suretiyle atanırlar.’ Denilmektedir.
    Anayasanın yukarıda yer verilen hükmü ile diğer hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; aile birliğinin korunmasının idareler açısından Anayasal bir zorunluluk olduğu, idarenin aileyi parçalanmaktan kurtarmak, bireylerini bir arada tutmak suretiyle ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirmek ve bu yolla kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı biçimde yürütmeleri için gerekli ortamı sağlamak amaçlarını taşıdığı kuşkusuzdur.
    Bunun yanında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Anayasamızın 90.maddesi gereğince bir iç hukuk normu olup, kanunlarla çatışması halinde kanuna göre öncelik arzeder. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. Maddesi de anayasamızın 41. Maddesine benzer bir hüküm getirmiştir. Buna göre de Devletin aile olmaktan kaynaklanan haklarla ilgili pozitif ve negatif yükümlülüğü bulunmaktadır. Negatif yükümlülük anlamında aile hayatına zarar verici eylem ve işlemleri yapmamak, pozitif yükümlülük anlamında da bu tür eylem ve işlemlere engel olmak yükümlülüğü vardır.
    Bu bağlamda dava konusu işlem yukarıda belirtilen hukuksal normlara aykırılık teşkil etmektedir. Bu anlamda atamamın yapıldığı ..... köyüne ailemle ikamet ettiğim ... ilçe merkezinden toplu ulaşım hizmeti yoktur. Aynı şekilde ..... köyünden de ..... ilçe merkezine benim gidiş-dönüşümü sağlayacak bir toplu ulaşım hizmeti yoktur. Ehliyetim olmadığı için özel araçla gitmem de mümkün değildir. Bu durumda Pulluca köyüne taşınmaktan başka çarem kalmamaktadır. Zaten şuan bu okulda geçici olarak çalışan ücretli öğretmen de köyde ikamet ettiğini, günübirlik gelip gitme imkanı olmadığını, okulda 12 öğrenci ve kendisinden başka hiçbir çalışan bulunmadığını belirtmiştir. Okulda tek bir sınıf öğretmeni kadrosu olması ve başka hiçbir çalışanın olmaması nedeniyle eşimin tayin istemesi mümkün değildir. Aynı şekilde eşimi bırakıp çocuklarımla taşınmaya kalksam 21 aylık bebeğimi bıkabileceğim bir bakıcı veya anasınıfına giden çocuğumu gönderebileceğim bir anasınıfı dahi yoktur. Bu anlamda davalı idare beni ailem ile işim arasında seçim yapmaya zorlamaktadır.

    2- ....... İlköğretim Okulunda sınıf öğretmeni olarak çalışırken 2011-2012 öğretim yılı başında norm fazlası Sınıf Öğretmeni olduğum söylendi. Bunun üzerine isteğime bakılmaksızın .... ilçe merkezine 7 km mesafedeki ....Beldesinde bulunan .... İlköğretim Okuluna görevlendirildim. (ek 5) Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 20/2 nci maddesinde; “Millî eğitim müdürleri; aylık ve zorunlu ek ders görevi saatlerini kendi okul ve kurumunda dolduramayan öğretmenleri, öncelikle isteklilerden, istekli bulunmaması durumunda ise hizmet puanı en az olandan başlamak suretiyle görev yerlerinin bulunduğu veya ikamet ettikleri belediye sınırları (büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi) içinde kalmak kaydıyla öncelikle alanlarında veya ilgili Öğretmenin girebileceği diğer alanlarda öğretmen ihtiyacı bulunan diğer okul ve kurumlarda görevlendirmek ve bu görevlendirmenin yerine getirilip getirilmediğini izlemek zorundadır.’’ Maddesine göre çok açık bir şekilde sadece ikamet ettiğim ve eş özrümünde bulunduğu .... ilçe merkezindeki bir okula görevlendirilmem gerektiği halde ilçe merkezinde boş sınıf öğretmenliği kadrosu bulunmadığından .... İlköğretim Okuluna görevlendirildim. Mevzuata aykırı olmasına rağmen duruma itiraz etmedim gönüllü olarak gittim çünkü N.... Beldesine günü-birlik ....’dan gidiş-dönüş imkânı vardı. Daha sonra Meb Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin İhtiyaç Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirmeleri Başlıklı 41.maddesinin 3.bendi gereğince sınıf öğretmenliğinde 1 norm kadrosu boş olan ... İlköğretim Okuluna tayin istedim. (ek 6) İlçede benimle birlikte norm fazlası olan diğer öğretmen de puan üstünlüğüne göre görevlendirildiği .t.... ilköğretim okuluna tayin istedi. Ancak tayin isteğimiz mevzuata uygun olmasına rağmen İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yazısı ile reddedildi. (ek 7) Gerekçe olarak da Norm fazlası öğretmenlerin tayin işleminin ilgi yönetmeliğe göre genel olarak yapılacağı gösterildi. Halbuki ben tayin isteğimi ilgili yönetmeliğin 41.maddesinin 3.bendine göre istemiştim ve mevzuat açısından atamamın yapılması gerekirken yapılmamıştır. Gerekçe olarak sunulan atamanın genel yapılacağı hükmü ilgili yönetmeliğin 41.maddesinin 5. bendine göreydi. Ve bu madde de yazıldığı gibi 5.bent diğer 4 bentteki işlemlere göre fazlalık giderilemezse en son yapılması gerekeni belirtiyordu. Ben ise 3. bende göre tayin istemiştim. Sırf çalıştığım kurumla hukuki ihtilafa düşmemek için konuyu mahkemeye götürmedim ve genel atamanın yapılmasını bekledim. Ama genel atama yapılmadan diğer normu boş okullar yerine benim tayin istediğim okul özür grubuna açıldı. Böylece ben iyi niyetimin kurbanı oldum.
    652 sayılı KHK’nin 37. maddesinde ‘Öğretmenlerin Bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç eğitim öğretim yılı görev yapması esastır. Bunların yer değiştirme suretiyle atamaları her yıl yapılan atama plan ve programları çerçevesinde eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandırılır. Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yaz tatillerinde yapılır.’’ Hükmüne ve GEÇİCİ MADDE 6 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler bir yıl içinde yürürlüğe konulur. Bu düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemelerin bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.’’ Denilerek KHK’ye aykırılık teşkil eden tüm alt mevzuat hükümleri de yürürlükten kaldırılmıştır. Bu anlamda Meb Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin 37.maddesindeki özür grubu tayinlerinin ‘Eş durumu özrüne bağlı yer değiştirmeler, ocak ve ağustos aylarında yapılır.’ Hükmü de mülga duruma düşmüştür. Normlar hiyerarşisinde yönetmelikten daha üst konumda olan KHK ye aykırı yönetmelik maddesi zaten hukuken de yok hükmündedir. Tüm bu mevzuata rağmen Norm fazlası sınıf öğretmenlerinin ataması mevzuata uygun olmasına rağmen reddedildiği bir ortamda kanun hükmünde kararnameye aykırı bir şekilde illerarası özür grubu atamaları ara tatilde yapıldı. İşin daha vahim boyutu ise .....İlköğretim Okulunda 2 sınıf öğretmenliği norm kadrosu boş olmasına ve 2 boş kadroya girebilecek ücretli sınıf öğretmeni bulunamadığından branşı Türkçe olan kişiler ücretli sınıf öğretmeni olarak bu okulda derse giriyorken bu okul eş özrüne açılmadı. Aynı şekilde ..... İlköğretim Okulunda boş olan sınıf öğretmenliği norm kadrosu için dışardan ücretli sınıf öğretmeni görevlendirilmişken bu okul özür grubu tayinlere açılmadı. Bu Okullar yerine kadroları ilçe merkezindeki okullarda olan norm fazlası sınıf öğretmenlerinin tayin istedikleri ve görevlendirildikleri ... ve .... İlköğretim Okulları özür grubu başvurularına açıldı. Ve biz norm fazlası sınıf öğretmenleri olarak görevlendirildiğimiz ve tayin istediğimiz okullardan da olduk. İkinci dönem başladığında bizler tüm iyi niyetimize ve mevzuat yönünden haklılığımıza rağmen açıkta kaldık istesem ilçe merkezinde derse girmeden maaş alarak okulumda bekleyebilirdim bu anlamda mevzuat çok açıktı ama ...Beldesindeki İlköğretimde görevlendirildim. (ek 8) Yani hiçbir şekilde atıl personel konumuna düşmedim. Devletimi ve bağlı bulunduğum bakanlığı maddi manevi hiçbir zarara uğratmadım. Bu konuda azami derecede hassasiyet gösterdim ama davalı idare beni norm fazlası olarak tanımlamasına ve .... İlköğretim Okulundaki boş norm kadroya görevlendirmesine rağmen yasal hakkım olan normu boş okula tayinimi yasal dayanaktan yoksun bir şekilde reddetti. Şimdi de beni ulaşım imkânı olmayan, aile bütünlüğümü bozacak bir yere mevzuata aykırı bir şekilde resen atamıştır. Burada kamu yararı veya haklı neden bulunmamakta tamamen keyfi bir atama işlemi yapılmaktadır.

    3- İkinci dönemde .... İlköğretim Okulunda görevlendirme sınıf öğretmeni olarak çalışırken 10/02/2012 tarih ve 903.02.01/02690 sayılı İl Mem yazısı tarafıma tebliğ edilerek Norm Fazlası sınıf öğretmeni olduğum bu nedenle yazıda belirtilen tarihler arasında ve yazı ekinde belirtilen normu boş olan okullardan birine tayin istemem gerektiği ifade edildi. Bunun üzerine dilekçe ile durumumu anlattım (ek 9) : Daha önce .... İlköğretim Okuluna tayin istediğimi ama isteğimin reddedildiğini şuan sınıf öğretmenliği branşındaki boş bulunan okulların ise ikamet ettiğim yerleşim yeri dışında olduğunu, günü birlik ulaşım imkanı olmadığı için aile bütünlüğümü bozmadan tercihte bulunabileceğim okul olmadığından başvuruda bulunamadığımı, isteğim dışında da aile bütünlüğümü bozacak bir yere atamamın yapılmaması gerektiğini belirttim. 20/03/2012 tarihinde Norm fazlası öğretmen atama sonuçları ..... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün internet sitesinde açıklandı. Listeye baktım adım yoktu. Dilekçemde belirttiğim yasal gerekçelerin dikkate alındığını düşünerek görevime devam ettim. Zaten görevlendirmem haziran ayına kadar geçerli olduğundan ve mayıs ayında da norm kadrolar tekrar güncelleneceğinden atıl personel konumunda değildim. Bu nedenle yapılan atama işleminde kamu yararı ve yasal gereklilik/haklı neden yoktur.

    4-13/04/2012 tarihinde kadromun bulunduğu ..... İlköğretim Okuluna benimle ilgili atama kararnamesi geldiğini öğrendim. Sadece bana özel atama işlemi yapıldığını öğrendim. .... İlçesinde toplamda 41 öğretmen için 27/03/2012 tarihinde 41 kararname gönderilirken (ek 10), 13/04/2012 tarihinde sadece benim kararnamem gönderiliyor. Bu durumda ben genel atama yapılırken değerlendirme dışı bırakılmış oluyorum. Herkes puan üstünlüğüne göre atandıktan sonra ben s.... ilçesinde tek kişi olarak genel atamadan sonra boş kalan bir okula atanıyorum. Bu durum anayasanın eşitlik ilkesine, hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
    5-Davalı idarenin internet sitesinden yayınladığı ‘İl Eğitim Personeli Planlama Kurulu Tutanağı’ (ek 11) incelendiğinde atamamın Kurulun kendi belirlediği ilke kararlarının tam tersi bir işlemi bana yaptığı görülecektir. Tutanakta birinci madde de Anayasanın 41. Maddesi, (aile bütünlüğünün korunması) 657 sayılı yasanın 72. Maddesi ve Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 41. Maddesine uygun işlem yapılmasına denmektedir. Benim atamam aile bütünlüğümü bozacak şekilde ulaşım imkanı olmayan, eşimin tayin dahi isteyemeyeceği tek bir çalışan kadrosu olan bir köye yapılmıştır. Yani anayasanın 41. Maddesi ve 657 sayılı kanunun 72. Maddesi hiçbir şekilde benim atamamda dikkate alınmamıştır.
    Tutanağın 2.maddesi: ‘Öğretmenlerin tercihlerinin mevzuatına göre değerlendirilerek geçerli-geçersiz tercihlerin belirlenmesine, hizmet puanlarının kontrol ve tespitine, eş durumu ve özür belgelerinin incelenmesine’ denilmektedir. Ben dilekçemle eş özrümü, tercihte bulunabileceğim bir okulun olmadığını gerekçeli bir şekilde belirttim. Bu anlamda eş özrüm hiçbir şekilde dikkate alınmamıştır. Aynen birinci maddede olduğu gibi idare kendi koyduğu kuralın tam tersini bana uygulamıştır.
    Tutanağın 3.maddesi: ‘Tercihte bulunan öğretmenlerin durumlarının değerlendirilmesi sırasında yönetmeliğin 41/3 maddesi gereğince tercihlerin dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre atamalarının planlanmasına ve yerleştirilmelerine, tercihlerinden hiç birine atanamayanların görev yerlerinde bırakılmasına’ denilmektedir. Kararnameye göre benim atamam 41/3 maddesi kapsamında yapılmış. Birincisi ben tercihte bulunabileceğim eş özrüme ve aile bütünlüğüme uygun okul olmadığı için tercihte bulunamadım. Bu nedenle bu maddeye göre görev yerimde bırakılmam gerekiyordu. Ayrıca daha önce eş özrüme ve aile bütünlüğüme uygun normu boş olan ve görevlendirildiğim okula 41/3 maddesi kapsamında tayin isteğim reddedilmişken şimdi uygun okul yokken bu madde kapsamında resen atama yapılması en hafif ifade ile hukuksuzluktur.
    Tutanağın 4. maddesi: ‘Yerleşim yerinde tercih edeceği boş okul ve kurum olmadığı için boş tercih yapmış olanlardan eş durumu özrü bulunanların atamaları planlanırken önce yerleşim yerine, sonra ilçe içindeki okul ve kurumlara yerleştirilmelerine, yerleştirilemeyenlerin ise görev yerlerinde bırakılmasına’ denmektedir. Burada eş özrü ifadesini kullanan ve bunu atama esnasında dikkate alacağını ifade eden idare yine kendi koyduğu kuralı tersinden işletmiştir. Eşimin asla tayin isteyemeyeceği, tek kadronun bulunduğu, aile ikametgahımın bulunduğu ilçe merkezinden ulaşımın olmadığı S....’daki tek okula beni atamıştır. .... İlköğretim okulu 1 öğretmen norm kadrosu bulunan, başka hiçbir çalışanı olmayan simavdaki tek okuldur. Diğer toplu ulaşımı olmayan bazı okullarda birden fazla kadro olduğu için personel kendi aralarında birleşerek özel araçlarıyla ulaşımı sağlayabilmekte böylece aile bütünlüklerini korumaktalar. İdare bu anlamda atamamı yaparken sanki eşimden ve çocuklarımdan beni uzaklaştırabilmek, hatta eşimin de tayin isteme imkanını ortadan kaldırabilmek için bu okulu özel olarak seçmiş gibi bir işlem yapmıştır.
    Tutanağın 6.maddesi: ‘Çalışmalar sırasında öğretmenlerimizin atıl durumda olmalarının önlenmesine ve ilimiz genelinde öğretmen ihtiyacımızın karşılanmasına azami özen gösterilerek il genelinde eğitim öğretimin nitelik ve kalitesinin arttırılmasına, hem de öğrenci başarılarının arttırılmasına imkan sağlama hususunun ön planda tutulmasına’ denilmektedir. Ben atıl personel olmamak için normu boş okula tayin istedim idare keyfi olarak reddetti. Buna rağmen köy köy dolaşarak başka okullara yasal dayanaktan yoksun bir şekilde görevlendirildim itiraz dahi etmedim böylece hiçbir şekilde atıl konuma düşmedim. Şimdi ise ailemden (eşimden biri 21 aylık diğeri 6 yaşında iki çocuğumdan) ayrı günübirlik ulaşım imkanı olmayan, bayan halimle tek başıma çalışacağım bir yere isteğim dışında atanıyorum. Burada çok verimli çalışacağım ve eğitimde kaliteyi bu şartlar altında yükselteceğimi düşünmek ne kadar gerçekçi olur. Ne kadar hukuki olur takdir mahkemenindir. Görüldüğü üzere idare kendi belirlediği kriterlere aykırı hareket etmiştir. Bu nedenle atama işleminin iptalini talep ediyorum.
    6-İdare mevzuatta tanımlanmış sınırları belirlenmiş ‘eş özrü’ kavramını ‘yerleşim yeri’ kavramını benim atamamda hiçbir şekilde dikkate almamıştır. Meb Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Beşinci bölümünde Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmeler başlığında:
    ‘(5) Özür durumundan yer değişikliği işlemlerinde; ilçe teşkilatı bulunmayan il merkezleri ve bu illerin diğer ilçeleri, büyükşehir belediyesi statüsünde olan illerin ilçeleri, beldeler ve köylerin her biri ayrı bir yerleşim yeri olarak değerlendirilecek ve bu yerleşim yerleri arasında yer değişikliği yapılabilecektir. Bu yerleşim yerlerinin içindeki eğitim kurumları arasında özür durumundan yer değişikliği yapılmaz.’ Maddesinde hüküm koyucu özür grubu tayini hakkını eşin bulunduğu yerleşim yerine olacak şekilde tanımlıyor. Ve burada yerleşim yeri kavramının sınırlarını çiziyor her köyü, her beldeyi ayrı yerleşim yeri olarak tanımlıyor. Bu maddede belirtildiği gibi eş özrü kavramı yerleşim yerine göre belirlenmiş ve köy ve beldeler dahi aradaki mesafeye bakılmaksızın farklı yerleşim olarak tanımlanmıştır. Bu anlamda eş özrünün sınırları bellidir. Ben buna rağmen ulaşım imkanı olan farklı yerleşim yerindeki .... İlköğretime tayin istemişken bu isteğim bile reddedildi. Şimdi ise bırakın aynı yerleşimi, farklı yerleşim yerleri içinden günü birlik ulaşımı olmayan bir yerleşim yerine atamam yapılıyor. İdare 14/02/2012 tarihinde bakanlığa görüş soruyor. Konumuzla ilgili soru aynen şöyle: 2- Özür grubu ataması ile atanmış olup da eğitim bölgesi veya yerleşim yerinde tercihlerinden birine atanamayan öğretmenlerin, günübirlik ulaşım imkanı olan eğitim bölgesi veya yerleşim yeri dışında ihtiyaç duyulan okul/kurumlara atanıp atanamayacağı, konusunda görüş isteniyor. İdare eş özrü olan öğretmeni eş özrünün olduğu yerleşim yeri dışında ulaşım imkanı olan yere atama yapıp yapmamakta görüş sorarken beni eş özrümün bulunduğu yerleşim yerinden başka, günü birlik ulaşımı olmayan bir yere atıyor bu bile yapılan atamanın yanlışlığını ortaya koymaktadır.
    7- Meb Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 41. Maddesine göre norm fazlası öğretmen atama işlemleri mart ayının sonuna kadar tamamlanması gerekmektedir. Kararnamem incelendiğinde kararnamede 3 farklı tarih olduğu görülecektir. Atamanın tarihi olarak 30/03/2012 gösterilmekte tek sayfa halinde ve elektronik ortamda hazırlanan kararnamenin en alt bölümünde ise tarih olarak 02/04/2012 gözükmektedir. Sonradan da kararnamenin çıkış tarihi olarak elle 04/04/2012 yazılmıştır. Buradan atama işlemine nisan ayında karar verildiği ancak 30 mart son gün olduğundan kararnamenin meşru gözükmesi için geçmiş tarih atılarak düzenlediği ihtimali oluşmaktadır. Bu durumunda mahkemece dikkate alınmasını ve incelenmesini talep ediyorum.
    8-Anayasamızın 10.maddesine 7 Mayıs 2004 tarihli Anayasa değişikliği ile eklenen ‘kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür’ ve 12 eylül 2010 halkoylamasıyla kabul edilen Anayasa değişikliğine eklenen ‘bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı yorumlanamaz’ cümlesi kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılabilmesine imkan tanınmaktadır. Danıştay Sekizinci dairesinin 9 Ocak 1985 tarih ve E.1982/826, K.1985/4 sayılı kararına konu teşkil eden olayda, Anadolu Liselerine girişte kız öğrencilere 3 puan eklenmesi yönündeki yönetmelik değişikliğini eşitlik ilkesine aykırı bulmamış, ‘Türk toplum yapısı, gelenek ve görenekleri göz önünde’ bulundurulduğunda kız öğrencilere adı geçen okullarda öncelik tanınmasının ‘Anayasaya ve Temel Eğitim Yasasında amaçlanan okuma ve fırsat eşitliği ilkelerini zedelediğinden söz edilemeyeceğine’’ karar verilmiştir. Bu anlamda benim eş özrüm olmasa bile, aile bütünlüğüm zarar görmese bile bir bayanı tek kadronun olduğu başka hiçbir çalışanı olmayan bir okula, imamdan başka kamu görevlisi olmayan uzak bir köye atanmamam lazımdı. Anayasada kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılması yönünde düzenlemeler yapılırken davalı idare bana negatif ayrımcılık yapmaktadır. Bu yönüyle yapılan işlem anayasanın sadece 41. Maddesine değil eşitlik ilkesine ve anayasanın özüne de aykırılık teşkil etmektedir.
    9-Sonuçta bu atama işleminin hem anayasanın 41.maddesine, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8.maddesine, hem 657 sayılı Devlet Memurları kanunun 72/2 maddesine, hem Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 9/2 maddesine, hem Meb Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 5. ve 41 maddesine aykırı olduğunu düşünüyorum. Bu yasal normların yanında idarenin kendi belirlediği İl Eğitim Personeli Planlama Kurulu tutanağındaki 6 maddenin tamamına aykırı olduğunu düşünmekteyim bu nedenle de işlemin iptalini talep ediyorum.

    YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ : Günü-birlik ulaşım imkanı olmaması nedeniyle aile bütünlüğü bozan bu anlamda telafisi imkansız zararlara neden olan ve yukarıda belirttiğim anayasa, kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve ilgili yönetmelik maddelerine aykırılığı açık olan bu atama işleminin hakkında esastan karar verilene kadar yürütmenin durdurulmasını talep ediyorum.

    HUKUKİ DAYANAK: Anayasa, İYUK, 657 sayılı D.M.K., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Diğer yönetmelik ve hukuk kuralları

    HUKUKİ DELİLLER: Ekte sunulan belgeler ve her türlü delil.

    SONUÇ : Yukarıda belirtilen ve mahkemece nazara alınacak nedenlerden dolayı, .... İlköğretim Okulu öğretmenliği görevimden alınarak; .... İlköğretim Okuluna öğretmen olarak atamamın yapıldığı Kütahya Valiliğinin(Milli Eğitim Müdürlüğü) 30.03.2012 tarih, 6393 sayılı işleminin öncelikle yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptaline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Feb 2011
    Nerede
    Kütahya
    İletiler
    23
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Eş özrü ve aile bütünlüğü dikkate alınmadan yapılan atama işlemine karşı dava dilekçesi

    bugün davalı idarenin savunması ve yürütmeyi durdurma talebinin reddedildiğine dair karar tebliğ edildi. kendimle ilgili davada (açtığım diğer başlıkta) yürütmeyi durdurma konusunda çok umutlu değildik ama eşimin bu davasında kesin gözüyle bakıyorduk. çok şaşırdım. aile bütünlüğünü bozan, günü-birlik ulaşımı olmayan 22 km mesafedeki bir yere eşim atanıyor orada benim tayin isteyebileceğim bir kadroda yokken nasıl ret kararı çıktı anlamadım. bugün aşağıdaki dilekçemi yazıp bölge idareye itirazımı yapacağım. konuyla ilgili arkadaşlar bana yardımcı olabilecek yorum ve tavsiyede bulunursa sevinirim.

    .........BÖLGE İDARE MAHKEMESİ’NE
    Sunulmak Üzere
    ......İDARE MAHKEMESİNE
    Gönderilmek Üzere
    .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE



    DAVA ESAS NO : .....
    İTİRAZ EDEN(DAVACI) : .....
    KARŞI TARAF(DAVALI) : ......
    T E B L İ Ğ TARİHİ : 11/06/2012
    K O N U S U : ....Mahkemesinin 05/06/2012 tarihli Yürütmenin Durdurulması istemimize karşı vermiş olduğu red kararının aşağıdaki gerekçelerimiz doğrultusunda kaldırılarak istem gibi karar verilmesi talebinden ibarettir.
    İTİRAZ NEDENLERİ :
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. Maddesinde “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.” denilmektedir. Bu anlamda .. .... Okulu sınıf öğretmenliği görevimden alınarak .... Köyü İlköğretim Okuluna atandığım .... Valiliğinin 30/03/2012 tarih ve 6393 sayılı işleminde hem telafisi güç ve imkansız zararlar oluşmakta hem de idari işlemde açıkça hukuka aykırılık vardır.
    1-)Telafisi Güç veya İmkansız Zararın Doğması Durumu: Dava konusu atama işlemi 21 aylık ve 6 yaşında olan iki çocuğum ve ilçe merkezinde çalışan eşimle birlikte ikamet ettiğim ..... İlçe merkezine 22 km’dir. Ancak günü-birlik ulaşım imkanı yoktur. Yani bu köye sabah gidip akşam dönmem imkânsızdır. Bunun somut kanıtları da dava dosyasında bulunan Köy muhtarlığından ve ....Belediyesinden alınan yazılardır. Ayrıca ehliyetim yok (Emniyet müdürlüğünden teyit ettirilebilir.) ve araç kullanmayı bilmediğim için özel araçla da gitmem mümkün değildir. Bu köye günü-birlik giden başka kamu görevlisi, toplu taşıma aracı, vb. ulaşım imkânı da olmadığından bu köye taşınmaktan başka çarem yok. Bu durumda eşimin bu köye tayin istemesi gerekir. Ancak köyde tek kadro olması nedeniyle eşimin tayin istemesi de imkânsızdır. Eşimden ayrılıp çocuklarımla taşınmaya kalksam köyde 21 aylık çocuğumu baktırabileceğim herhangi bir bakıcı bulma imkânım yok. Aynı şekilde anasınıfına giden diğer çocuğumu gönderebileceğim bir anasınıfı yok. Bu durumda anasayal koruma altında olan aile bütünlüğüm bozulmuş oluyor. 21 aylık çocuğum, 6 yaşındaki çocuğum benden ayrı düşerek mağdur oluyor ve böylece telafisi imkânsız bir zarar oluşuyor.
    2-)İdari İşlemin Açıkça Hukuka Aykırı Olması: Bu atama işleminin hem anayasanın 41.maddesine, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8.maddesine, hem 657 sayılı Devlet Memurları kanunun 72/2 maddesine, hem Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 9/2 maddesine, hem Meb Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 5. ve 41 maddesine aykırı olduğu açıktır. Bu aykırılığın en somut kanıtı benzer konuda Danıştay 5. Dairesinin (E.1993/5341 K.1993/3636) vermiş olduğu ve dava dosyasına bir örneği konulan emsal karar ve ekte sunulan 4 adet Danıştay kararlarıdır.
    Ayrıca davalı idare savunmasında benim Norm Fazlası Öğretmen Atama Duyurusuna başvurmadığımı bu nedenle eş özrümün ve çocuklarımın varlığından haberdar olmadıklarını ilsis modülünden eş özrümü öğrendiklerini söylemiştir. Dava dosyasında ek 9’da sunulan belgeler ve dava dosyasında 3.madde de yaptığım açıklamalar bu ifadenin gerçekçi olmadığını kanıtlayacaktır. Ayrıca Davalı idare eş özrümü dikkate almak için en yakın okula atadıklarını söylemiştir. Bu konuda ..... Müdürü .... tanık olarak dinlenmelidir. Çünkü atamadan sonra eşim ......... .... Müdürünün yanına giderek aile bütünlüğümüzü bozan bu atama konusunda niye il milli eğitime itiraz edilmediğini sormuştur. .... Müdürü ..... aynen şu cevabı vermiştir: “Atamadan sorumlu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ..... telefonla beni aradı. Şuan sınıf öğretmenliğinde normu boş okulları ve ulaşım durumlarını sordu. Ben de kendisine okulları ve ulaşım imkanlarını söyledim. .... köyündeki okulun ulaşımının nasıl olduğunu tekrar sordu. Cevaben bu okulların içinde ulaşımı en kötü olan köy olduğunu, günü-birlik ulaşım imkanının olmadığını, yollarının dağlık ve bir kısmının asfalt dahi olmadığını söyledim. Görüşme bu şekilde bitti. Kimin niye atanacağını söylemedi bende .... köyünün ulaşımını özellikle sorduğundan ve bu köyün ulaşım noktasında en kötü köy olmasından dolayı soruşturmalık biri atanacak diye düşündüm. Kesinlikle bize isim verilmedi. Kaldı ki ben günü-birlik ulaşımın olmadığını kendisine çok net söyledim. ” Demiştir.
    Tekrar ifade edeyim ki Davalı idarenin tüm savunması şu gerçeği değiştirmiyor. Şuan ben bu atama işleminin gereğini yaparsam anayasal güvence altında olan aile bütünlüğümü bozmak zorunda kalıyorum. Eşimden 21 aylık bebeğim ve 6 yaşındaki çocuğumdan ayrı bir yere taşınmak durumunda kalıyorum. Aynı şekilde bu savunma işlemin anayasanın 41 maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 72/2 maddesine aykırı olduğu gerçeğini değiştirmez. Eğer günü-birlik ulaşım imkanı yoksa mesafenin 22 km olması neye yarar. Beni başka bir İlçe olan ..... veya .... atasa sonuçta günü-birlik ulaşım imkanı olduğundan aile birliğimi koruma imkanım olacaktı. Bu anlamda idarenin ilçe sınırları dışına sırf aile bütünlüğünü korumak için atamadık demesi ne anlam taşıyor? ... merkezden bu ilçelere günü-birlik gelip-giden memurlar var. Sonuçta günü-birlik ulaşım imkanı var. Ama .... köyüne ise yok. Yani günü-birlik ulaşım imkanı olmaması noktasında beni Hakkâri’ye ataması ile ..... köyüne ataması arasında fark yok. İdare savunmasında çok güzel ifadelerle aile bütünlüğümü korumaktan, yasalara uygunluktan bahsetmiş ama bunlar sonucu değiştirmiyor. Anayasanın 41. Maddesi ve 657 sayılı kanunun 72/2 maddesi eğer aile birlikteyse uygulanmıştır. Aile parçalanmışsa bu iki norma aykırılık açıktır. Takdir mahkemenindir.

    3-)2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27/2. maddesindeki şartların her ikisi de birlikte gerçekleşmiştir.
    DELİLLER : Dava dosyasındaki deliller ve her türlü delil
    HUKUKİ DAYANAK : Anayasa, İYUK, 657 sayılı D.M.K., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Diğer yönetmelik ve hukuk kuralları
    SONUǖ İSTEM : Yukarıda özetle açıklamış olduğumuz sebepler ve Yüksek Mahkemenizce re’sen takdir ve tespit olunacak diğer sebeplerle .... ..... Mahkemesinin YÜRÜTMENİN DURDURULMASI talebimize ilişkin vermiş olduğu RED kararının kaldırılarak istem gibi karar verilmesini saygı ile arz ederim.12/06/2012

    ........


    EKLER:
    1-) ..... Belediyesi yazısı (1 sayfa)
    2-) ..... Köyü Muhtarlığı yazısı (1 sayfa)
    3-) 5 adet Emsal Danıştay Kararları (5 sayfa)

Benzer Konular :

  1. Yanıt: 2
    Son İleti: 27-02-2014, 12:55:42
  2. Karar ,oy çoğunluğu alınmadan apartmana yapılan masraf.
    Yazan: hakunamatata Forum: Kat Mülkiyeti Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 26-02-2014, 14:47:12
  3. Yanıt: 15
    Son İleti: 14-04-2012, 18:10:56
  4. Yanıt: 1
    Son İleti: 31-10-2009, 18:12:40
  5. Yanıt: 0
    Son İleti: 05-02-2007, 16:09:05

Bu sayfada bulunan kavramlar:

aile bütünlüğü ile ilgili okul idaresine yazılan dilekçe

aile bütünlüğünün korunması anayasa

aile bütünlüğü yasası

anayasanın aile bütünlüğünün korunması ile ilgili maddesi

Devlet memurlarinda aile butunlugu davasi

anayasada aile bütünlüğü

anayasanın 41. maddesinin nedenieş bütünlüğü anayasanın kaçıncı maddesindeaile bütünlüğünün korunması yasasıdanıştay aile bütünlüğüaile birliğinin korunmasıaile bütünlüğüeş durumu atamalarında mesafe sınırıaile butunlugu idari mahkemeaile bütünlüğü tayin dilekçe örneğiaile butunlugu anayasaöğretmenlerde eş özrü yönetmeliği mesafeatamalarda aile bütünlüğüaile Birliği bozulmaması icin yönetmelikes durumu gorevlendirme dilekçesiaile butunlugu yasasi
Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.