1 den 5´e kadar toplam 5 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Feb 2012
    Nerede
    Muğla
    İletiler
    20
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Maddi Manevi Tazminat ve Faiz Hesaplaması

    Merhabalar

    Tazminat davası sonuçlandığında, faiz olay tarihinden itibaren mi yoksa karar tarhinden itibaren hesaplanır .

    İyi çalışmalar


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Jun 2009
    Nerede
    Kocaeli
    İletiler
    5.315
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Maddi Manevi Tazminat ve Faiz Hesaplaması

    "temerrüt" oluştuğu andan itibaren diye biliyorum.
    Daha önceden istediğiniz ama karşı tarafın ödemeyi reddettiği bir para ise ve bu paranın istenmesi temerrütü oluşturacak niteliklere sahipse, istendiği andan itibaren olabilir.
    Ama sizin durumunuzda sanki böyle bir alacak karar tarihinde doğuyor gibi anladım. Öyle ise, karşı tarafın bu parayı vaktinde ödeme şansı olmadığından faiz de olmamalı bence.

  3. #3
    Kayıt Tarihi
    Feb 2012
    Nerede
    Muğla
    İletiler
    20
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Maddi Manevi Tazminat ve Faiz Hesaplaması

    İlginiz için çok teşekkür ederim.

    Aslında burada borçlu benim. Kısacası olayı özetlemek gerekirse, trafik kazasını 2004 te yaptım. Kazadan bir ay sonra destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası açılmış. Fakat benim avukatım ne davaya itiraz dilekçesi vermiş nede mahkemelerde herhangi bir savunma yapmış. Ceza davasının yargıtay kararı daha yeni geldi ve adıma açılmış olan tazminat davası bu dosyayı uzun süreden beri bekliyordu. Aradan 8 yıl geçtiği için yasal faizi ile tazminat neredeyse 2 katına ulaşıyor.

    Temerrüt oluşup oluşmadığı hakkında bir bilgim yok fakat kazayı yaptığım araç ve araç sahibinin taşınmazları üzerine ihtiyat-ı tedbir kararı olduğu için temerrüt olduğunu düşünüyorum .Fakat o tarihte tarafıma verilen kusur 8/8 di fakat keşif yapıldıktan sonra 4/8 idi. Polisler raporlamayı taraflı yaptıkları kesindi ve bu yüzden bu parayı hem ödeyebilecek durumum yoktu hemde bu kusur oranını göz önüne alarak ödemem mantıksızdı.

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Jun 2007
    Nerede
    istanbul
    İletiler
    2.044
    Dilekçeler Sözleşmeler
    1
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Maddi Manevi Tazminat ve Faiz Hesaplaması

    T.C.
    YARGITAY
    HUKUK GENEL KURULU
    E. 2005/4-643
    K. 2005/675
    T. 30.11.2005
    • HAKSIZ FİİL ( Zararın Olay Anında Oluştuğu - Hesaplanan Tüm Giderlere Olay Tarihinden İtibaren Faiz Yürütülmesi Gereği/Zararın Giderimine Yönelik Harcamanın İlerdeki Bir Tarihte Yapılmış Olması Haksız Fiilde Olay Tarihinden İtibaren Faiz Yürütülmesi Kuralını Etkilemediği )
    • FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ ( Zararın Giderimine Yönelik Harcamanın İlerdeki Bir Tarihte Yapılmış Olması Haksız Fiilde Olay Tarihinden İtibaren Faiz Yürütülmesi Kuralını Etkilemediği )
    • TAZMİNAT DAVASI ( Zararın Giderimine Yönelik Harcamanın İlerdeki Bir Tarihte Yapılmış Olması Haksız Fiilde Olay Tarihinden İtibaren Faiz Yürütülmesi Kuralını Etkilemediği - Haksız Fiil )
    818/m.41
    ÖZET : Haksız fiilde zarar olay anında oluşur. Hal böyle olunca hesaplanan tüm giderlere olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Zararın giderimine yönelik harcamanın ilerdeki bir tarihte yapılmış olması, haksız fiilde olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi kuralını etkilemez.

    DAVA : Taraflar arasındaki "Tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 20. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.5.2003 gün ve 1998/522-2003/583 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.3.2004 gün ve 10520-3829 sayılı ilamıyla;

    ( ... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

    2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

    Davacı taraf kafada çökme kırığı oluşması nedeniyle ilerde olabilecek ameliyat ve tedavi giderlerini de içeren maddi tazminat kaleminden oluşan zararının da hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalılar ise bir kısım tedavi giderlerinin kendilerince karşılandığını ileri sürmüşler, bilirkişi incelemesine itirazla birlikte iki adet çekle davacı tarafa ödeme yaptıklarını belirterek bu iddialarını yinelemişlerdir.

    Davalıların bu savunmalarına dayanarak yaptıkları ödemelerle ilgili çeklerin belirtilmesi savunmayı genişletme olarak düşünülemez. Şu durumda mahkemece yapılacak iş, mevcut yaralanmadan dolayı tedavi giderinin ne miktarda olabileceğini hesaplattırdıktan sonra, davalılarca yapılan ödemelerin gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

    3- Yargılama ile küçüğün ilerde yapılması gerekli ameliyat nedeniyle 1 Temmuz 2002 tarihli "B grubu Ameliyat Fiyatı" listesine göre yapacağı ameliyat giderinden oluşan zararı belirlenmiş olup, bu kalem isteme henüz harcama yapılmadan olay tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü gibi, davacının diğer faturalı harcamalarına da harcama tarihlerine bakılmaksızın olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir. Ameliyat ve tedavi giderlerinin daha sonra yapılacağı ve yapıldığı gözönüne alındığında bu kalem istemlerden ameliyat giderinin hesaplandığı tarife tarihinden diğer faturalı harcamaların fatura tarihinden itibaren yasal faizi hüküm altına alınması gerekirken, bu kalem istemlere olay tarihinden faiz yürütülmesi de bozma nedeni sayılmıştır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    KARAR : A-DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

    Davalı S'nin kullandığı araçla davacı K'ye çarptığı ve ağır derecede yaralanmasına neden olduğunu, olayda davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, bu kaza sonucu kafa kemiğinde çökme olup bu nedenle psikolojik travma geçirdiğini ileri sürerek 3.000.000.000 TL. Maddi 1.500.000.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

    B- DAVALININ CEVABININ ÖZETİ:

    Meydana gelen kazada davacının da kusurlu bulunduğunu, davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C- YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ

    Yerel mahkemece; davalının meydana gelen kazada 8/8 oranında kusurlu olduğunun alınan raporla saptandığı, ceza dosyasında ise davalının mahkum edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre maddi zararının tespit edildiği belirtilerek, 1.882.752.537 TL maddi ve 1.500.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

    D- TEMYİZ EVRESİ VE DİRENME:

    Hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiş ve Özel Dairece yukarıya aynen alınan gerekçelerle bozulmuştur.

    Yerel Mahkeme; faizin başlangıç tarihinin olay tarihi olması gerektiği gerekçesi ile bozma kararının bu bölümüne direnmiştir.

    E- UYUŞMAZLIK:

    Haksız eylemde faizin başlangıç tarihinin masrafın yapıldığı tarih mi, yoksa olay tarihi mi olması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

    F- GEREKÇE:

    Hemen belirtilmelidir ki, zarar verici olay neticesinde hak konusu varlıkta olumsuz yönde bir değişiklik meydana gelmektedir. Bu durum aynı zamanda hak sahibinin malvarlığında azalmaya yol açmaktadır. Örneğin; antik bir vazo kırıldığında, vazo sahibinin malvarlığı vazonun değeri kadar azalmıştır. Fakat aynı anda vazonun değeri miktarında bir tazminat alacağı doğmuş ve malvarlığında meydana gelen eksilmenin yerini almıştır. Bu itibarla zararın tespitinde esas alınacak an, tazminat alacağının doğduğu yani hak konusu varlıkta değişikliğin meydana geldiği an olmalıdır.

    İsviçre Federal Mahkemesi de malvarlığının şimdiki durumu ile zarar verici olay meydana gelmeseydi içinde bulunacak olduğu durum arasında farkın zararı meydana getireceğini açıklamaktadır ( BGE 116 II 444; 115 II 481; 104 II 199; 97 II 176; 87 II 291 ( =Pra. 51. Nr. 29 ) 64 II 138; Aynı yönde Merz. H. Schweizerisches Privatrecht, Sechster Band: Obligatlonenrecht, AlIgemeiner Teil, Erster Teilband, Basel und Frankfurt am Main 1984. Ofinger K/Stark E.W 2, N.9; Oğuzman MK/Öz MT Borçlar Hukuku Genel Hükümler İsanbul 1995 s. 528, 529, 546; Tekinay SS/Akman S/Burcuoglu H/Altop A., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Baskı, İstanbul 1993 s. 602; Tandağan H. Türk Mesuliyet Hukuku, Akit Dışı ve Akdi Mesuliyet Ankara 1961 s. 265 )

    Temerrüt faizi en erken borcun muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlar. Tazminat borçlarında borcun muaccel olduğu an, genellikle zarar verici olayın meydana geldiği andır. ( BGE 81 II 519 ) Zarar henüz doğmamış olsa bile, gelecekte gerçekleşmesi beklenen zararlar için tazminat alacağı doğar ve bu alacaklar, zararın doğacağının belli olmasından itibaren muaccel hale gelir. Dolayısıyla tazminat borçlarında temerrüt faizi en erken zarar verici olayın meydana geldiği veya zararın doğacağının tahmin edildiği andan itibaren işlemeye başlar.

    Tazminat, malvarlığında oluşan eksilmeden borçlunun sorumlu olduğu tutardır. Bu tutar genellikle olay tarihindeki yahut özellikle insan zararların olay tarihine döndürülmüş değeri ifade eder. Ne var ki, bu tazminatın ödenmesinin olay tarihinde yapılmaması nedeniyle olay tarihi ile ödeme tarihi arasındaki zamanda bu alacaktan mahrum kalınması nedeniyle bir ek zarar oluşmaktadır. İşte bu ek zarar faizle karşılanmaya çalışılmaktadır. Haksız eylemlerde temerrüt olay anında oluştuğundan, temerrüdün oluşması için ayrıca ihtara gerek yoktur.

    "Müşterek hukukun "Gasp eden daima temerrüt halindedir" prensibi gereğince, bir şeyi iadeye veya haksız bir fiil sebebiyle zarar ve ziyan ödemeye mecbur olan kimse hakkında, hukukun umumi prensiplerine göre mütemerrit bir borçlu gibi muamele yapılacaktır. Borçlu haksız fiilin işlenmesinden itibaren zararın faizinden sorumlu olur" ( Tuhr Av. Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı. Cevat Edege Tercümesi. Yargıtay Yayınlan, Ankara 1983 s. 611, Fevzioğlu, NF Borçlar Hukuku Genel Hükümler İstanbul 1977 c.2 s.232 vd )

    Bu ilkelerin ışığında somut olaya bakıldığında; S'nin kullandığı araçla davacı K'ye 24.07.1996 tarihinde çarptığı. bu kaza neticesinde 45 gün mutad iştigaline engel olacak ve uzuv tatili olarak nitelikte yaralandığı, davacının bu olay nedeni ile 29.7.1996 ila 13.4.2001 tarihleri arasında çeşitli hastanelerde tedavi gördüğü ve toplam 857.852.537 TL masraf yaptığı. bununla birlikte davacının kafatasında mevcut olan defektin doldurulması için ameliyat yapılması gerektiği, 1.7.2002 tarihli fiyat çizelgesine göre ameliyat giderinin 1.025.000.000 TL alacağının belirlendiği anlaşmaktadır.

    Meydana gelen kaza anında zarar oluştuğundan ve tarihte davalı temerrüde düştüğünden. haksız eyleme maruz kalan kişinin daha sonra tedavi ettirilmesi ve harcamanın tedavi zamanında yapılması, zararın tedavi anında oluştuğu anlamına gelmez. Zarar olay anında oluşmuştur. Hal böyle olunca hesaplanan tüm giderlere olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği yönünde mahkeme kararı doğru olup onanması gerekir.

    Bununla birlikte yerel mahkemenin davalılar tarafından çek karşılığı yapıldığı bildirilen ödemenin araştırılarak, bulunacak miktarın zarardan mahsup edilmesi gerektiği yönündeki Özel Daire bozma ilamına uyduğu. araştırma yaptığı ve yeni bir hüküm kurduğu anlaşılmaktadır. İşte kurulan bu yeni hükme yönelik davalılar vekilinin temyiz itirazlarının Özel Dairece incelenmesi gerekir.

    SONUÇ : 1- Haksız eylem nedeniyle yapılan masraflara uygulanacak faizin başlangıç tarih ile ilgili olarak davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıdaki dökümü yazılı ( 136.98 ) TIL bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına oyçokluğu ile. ikinci görüşmede.

    2-Davalılarca yapılan ödeme iddiası üzerine Özel Daire bozma ilamına uyularak yapılan araştırma sonucu kurulan bölüme ilişkin davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine oybirliği ile 30.11.2005 gününde karar verildi.

    KARŞI OY :

    Uyuşmazlık haksız fiil tarihten çok sonraki tarihte yapılması düşünülen ameliyat masrafı ile diğer faturalı harcamaların faiz başlangıcının olay tarihinden mi? Yoksa fatura/ihtimali ameliyat değerle ( inin hesap edildiği tarihten mi? Başlayacağı noktasında toplanmaktadır.

    Hukukumuzda insana verilen zararlardan dolayı iki temel zarar türü vardır. Birincisi maddi zarar, ikincisi ise manevi zarardır. Maddi zarar kendi içerisinde ikiye ayrılır. İlki tedavi masrafları, ikincisi çalışma gücünün azalmasından doğan zarardır ( BK m. 46 ). Dolayası ile maddi tazminatla-manevi tazminat masraflarla, çalışma gücünün açılmasından doğan zarar kalemleri farklı amaca hizmet ederler.

    Tedavi giderleri, sağlık durumunun düzelmesi ve iyileşmesi için gerekli muayene, tahlil, teşhis, tedavi, hastane, ilaç, bakım vs... içerir.

    Çalışma gücünün kaybından doğan zarar ise kişinin çalışma gücünden doğan kaybın olumsuz ekonomik sonuçlarıdır.

    Manevi zararlar, zarar görenin kişilik değerlerindeki azalmadır. ( BK m. 49 )

    İşte bu zararların giderimi tazminat yolu ile sağlanır ( kategorik ayrımlar ve ayrıntılı bilgi için bkz TANDOGAN Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara 1961. s. 283 vd; EREN Fikret, Borçlar Hukuku C.1, R6, Ankara 1998, s.739 vd; DESCHENAUX Henri/TERCİER Pierre, Sorumluluk Hukuku, ( Çev. Salim ÖZDEMİR. Ankara 1983. s. 187 vd )

    Faiz, tazminatın bir parçasıdır. Amaç, tazminat borcu doğduğu anda zarar telafi edilmiş olsaydı, zarar gören şimdi hangi durumda olacak idi ise, o durumun yaratılmasıdır ( NOMER N. Haluk, Haksız Fiil Sorumluluğunda Maddi Tazminatın Belirlenmesi, Doktora Tezi, İstanbul 1996, s. 215 ve aynı sayfanın 1 ve 2 nolu dipnotunda yer alan Keller/Gabi-Bulliğer, Brelim, Merz gibi yazarlar ve eserleri ).

    Uyuşmazlıkta yeri olmamasına rağmen çalışma gücünden doğan zararların dönemsel zararlar olduğu, çekilen acı ve üzüntülerin manevi zararlar olduğunu göz önünde tutmak gerekir.

    Tedavi giderleri nedeni ile yapılan masrafların, giderlerin yapıldığı andan itibaren faiz başlatılır ( Bkz DESCHENÜUX/TERCİER, s. 182 ), faturalar için başlangıç noktası, bunların düzenlendiği andır ( Bkz. DESCHENAUX/TERCİER, s. 183 ve bu düşünceyi paylaşan ATF 82/1956 II 25-Jdt 1956 i 324; ATF 196987 jdt 1971 i 432 )

    Önemli olan tedavinin yapılacağı veya yapıldığı an, o tarihteki değerlerdir. Aksi halde tazminat sınırları aşılmış ve zarar veren yönünden bir fakirleşme, zarar gören açısından bir zenginleşme söz konusu olacaktır.

    Örneğin, enflasyonun % 10 olduğu bir ülkede 100 birimlik bir ameliyat sene sonunda 110 birime ulaşır. Ameliyat sene başında yapılsa faiz 100 birimden başlayacak, sene sonunda zarar görenin eline 110 birim geçecektir. Eğer zararı sene sonundaki değerden alırsak, faiz yıl sonundaki 110 birimden başlayacaktır. Her iki sonuçta değişmez. Ancak sene sonundaki 110 birime tekrar sene başındaki tarihten itibaren % 10 faiz işletilirse 111.1 gibi bir sonuç çıkar. İşte bu aradaki 1,1 birimlik fark, zenginleşme sonucunu doğurur. Çoğunluk görüşünün vardığı sonuç da budur. Çünkü olay 1999 yılında meydana gelmiş, ameliyat giderleri 2002 yılında belirlenmiş, faiz olay tarihinden başlatılmıştır.

    Zarar görenin çektiği acı ve üzüntünün karşılığı maddi zarar olmadığı gibi, faizin her türlü haksız fiillerde olay tarihinden başlayacağına dair bir tazminat prensibi de yoktur. Zarar ve tazminat farklı kavramlardır. Avrupa Birliği ülkelerinde faiz hüküm tarihi, dava tarihi gibi çeşitli tarihlerde başlar ( Ayrıntı için bkz. Mc Intasch, David/Holmes/Maıjorie. Personel Injury Awards in Ec Countries, Lloyd's of London Pres' Ldt Davies Amold Cooper 1990, s. 15 )

    Sadece sorumluluk ve tazminat hukuku tekniklerine yaklaşım biçimine özgü olarak çoğunluk görüşüne katılamıyorum

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    Jun 2009
    Nerede
    Kocaeli
    İletiler
    5.315
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Maddi Manevi Tazminat ve Faiz Hesaplaması

    Karşı oy veren üyenin görüşü benim daha çok mantığıma uyuyor. Zira faiz, zamanında ödenmeyen bir borcun, zamanında ödenmemesinden doğan; borç olan şeyin "kirası" olarak nitelenebilecek bir şey.

    Miktarı belli olmayan bir alacak nasıl temerrüde düşer ki?
    Eğer kaza olduğu anda bir rakam belirlenmiş olsa, eyvallah. Ama o sırada bir rakam yok; kaç para "hasar" olduğu belli değil; dolayısı ile borçlunun istese bile ödeme şansı yok, ama borcunu ödemediği için faiz ödeyecek...

Benzer Konular :

  1. Yanıt: 2
    Son İleti: 03-04-2013, 11:37:06
  2. Yanıt: 0
    Son İleti: 11-07-2010, 15:58:44
  3. Yeni Hukuki Kaynak: "Haksız Eylem Nedniyle Tazminat - Yasal Faiz - Manevi Tazminat "
    Yazan: admin Forum: Mevzuata İlişkin Bilgi ve Yorumlar
    Yanıt: 0
    Son İleti: 11-06-2010, 18:45:12
  4. Yanıt: 4
    Son İleti: 05-02-2010, 05:00:30
  5. Yanıt: 0
    Son İleti: 18-07-2007, 19:13:44

Bu sayfada bulunan kavramlar:

tazminat davalarında faiz oranı

tazminat faizleri

tazminat davası faiz hesaplama

maddi manevi tazminat faiz oranı

maddi tazminat hesaplama

tazminat yasal faiz hesaplama

mahkeme tazminat hesaplama

iş mahkemesi alacak hesaplama

maddi tazminata işleyecek faiz

tazminat davasında faiz başlangıcı

davalarda faiz nasil hesaplnir

tazminat davasinda gunluk faiz hesaplama

tazminat faizi

maddi manevi tazminat davasında faiz

maddi

manevi tazminat faiz hesaplama

maddi tazminatta faiz dava tarihi

tazminat faizi hesaplama

davalarda faiz hesaplama

Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.