1 / 6 Sayfa 123456 SonSon
1 den 10´e kadar toplam 54 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Thumbs down Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    80 bin tutuklu ve hükümlünün konulabileceği cezaevlerinde, sayı 120 bine dayandı. Adalet Bakanlığı cezaevlerindeki doluluğa çare için “Denetimli Serbestlik” uygulamasını yaygınlaştırmayı planlıyor. Bazı suçlarda 5 yıla kadar hapis cezaları da kamuda ve işyerlerinde çekilecek.

    Cezaevleri tıklım tıklım doldu, Adalet Bakanlığı soruna çözüm bulmak için ceza infaz sisteminde değişiklik çalışmasına hız verdi. Bu kapsamda, “Denetimli Serbestlik” likten 2 yıla kadar hapis cezası olanlar yararlanırken, bunun 5 yıla çıkarılması öngörülüyor. Koşulları sistemden yararlanmaya uygun olanlara elektronik kelepçe de takılabilecek.

    “Denetimli Serbestlik” olarak nitelendirilen yani cezaların bir bölümünün evde çekilmesi uygulamasının kapsamının genişletilmesiyle, cezaevlerinde de rahatlama olması amaçlanıyor. Adalet Bakanlığı’nın öngördüğü değişikliğin Bakanlar Kurulu ve TBMM’den geçmesi halinde halen cezaevlerinde bulunan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmış olanlardan cezasının yarısını çekenlerden isteyenler, tahliye edilecek ve kalan cezalarını kamu kuruluşlarında çalışarak, evinde ya da işyerinde geçirecek. Yetkililer, “Bu konuda yasa değişikliği gerçekleşmeden kimsenin umutlanmaması gerektiğini” de belirttiler.

    İnfaz sisteminde mahkûmun cezaevinde geçirdiği gün sayısının artması, mala karşı işlenen suçlardaki patlamalar nedeniyle 2005 yılında 52 bin olan tutuklu ve hükümlü sayısı bugün 120 bine ulaştı. Yetkililer, bu durumun cezaevlerinde odalara yeniden ranza konulması, odaların küçük koğuşlar haline gelmesine, yatacak yer olmaması yüzünden mahkûmların nöbetleşe uyumalarına neden olduğunu söylediler.

    (Ama hala tek suçu istifa etmeye çalışmak olan Muvazzaf personel hapishanalerde süründürülmekte, hiçbir erteleme veya para cezasına çevirmeye tabi tutulmamakta, NEDEN?)

    2 YIL, 5 YILA ÇIKARILIYOR
    BAKAN: ALTYAPISINI HAZIRLADIK

    Adalet Bakanı Sadullah Ergin, CNNTürk'te katıldığı ''Eğrisi Doğrusu'' programında alternatif ceza infaz yöntemlerini açıkladı.
    Bakan Ergin, çalışmayla ilgili şunları söyledi:
    Alternatif ceza infaz yöntemleri üzerinde çalışıyoruz. Kamuda çalışmak yöntemi ya da bir aşama sonra elektronik kelepçe yöntemiyle kişileri evlerinde ya da belli adreslerde bulunmasına imkan sağlayacak şekilde serbest bırakma olabilir. Bunun altyapısını hazırladık, taslağını hazırladık. Bu yıl sonu gelmeden de bunu yargı dünyasının eleştirilerine açacağız.


    Denetimli Serbestlik Yasası’nda öngörülen değişiklik taslağı planlandığı gibi kabul edilirse halen 2 yıl hapis cezası alanlar için uygulanan cezasının yarısını evinde çekmesi uygulaması, 5 yıla kadar olan hapis cezalarını da içine alacak biçimde yaygınlaştırılacak. TBMM Adalet Komisyonu Üyesi bir milletvekili, yürütülen çalışmalarla ilgili olarak “hurriyet.com.tr”ye şunları söyledi:
    - 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılanlar, cezalarının yaklaşık 2,5 yılını cezaevinde çekecek, isterlerse kalan süreyi denetimli olarak evinde ya da işyerinde çekebilecek
    - Halen “Denetimli Serbestlik” uygulamasından yararlananlar günde 4 saat kamu hizmetinde çalıştırılıyor. Bunda değişiklik yapılacak. çalışma süresi 4 saatten 2 saate indirilecek. Kamuda çalıştırılacak yerler bölgenin özelliğine göre değişecek. Bazı yerlerde belediyelerde, okulların badana-boyası, onarımında çalıştırılacakları gibi ormanlık bölgelerde orman işlerinde de çalıştırılabilecekler.
    - Mahkûm, kamu hizmeti çalışma süresinin dışında cezasını işyerinde de çekebilecek.
    Cezaevlerinde incelemeler yapan Hayat Boyu Eğitim Derneği’nin Genel Başkanı Adem Solak da denetimli serbestlik uygulamasında ceza süresinin 2 yıldan yukarıya çekilmesi halinde cezaevlerinde kısmi bir rahatlama olacağını söyledi.

    Tutuklama rekoru Türkiye’nin

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de yakındığı tutuklukta geçen sürelerin uzunluğu, Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi’nin araştırmasıyla da belgelendi. Ülkemizdeki tutuklanma oranlarını, yabancı ülkelerle karşılaştırdı ve en çok tutuklamaların Türkiye’de olmasına rağmen tutuklananların en az mahkumiyetinin de ülkemizde olduğunu ortaya koydu.

    Tutuklamalarla ilgili Türkiye Birliği İnsan Hakları Merkezi’nin raporu üzerine Baralor Birliği Başkanı Ahsen Coşar, “Ne yazık ki, ülkemizde mahkemeler tarafından çok sık ve çoğu zaman da keyfi olarak tutuklamalar yapılıyor. Tutuklama kararları önlem olmaktan çıkarak kurala ve hatta cezaya dönüştü. Yargı karar” dedi.

    Coşar, tutuklamaya ilişkin yargı kararlarında “keyfilik” ve “çifte standart” yaşandığını öne sürdü, bu durumun ülke kamuoyu gündemine oturduğunu söyledi.

    Komisyonun tutuklamalarla ilgili eleştirileri raporda şöyle belirtildi:
    1- Özel yetkili savcılık, hakimlik ve mahkemeler tarafından yürütülen adli süreçlerde tutuklamaya ilişkin olarak yaşananlar “hatalı uygulama alışkanlığı” dışında “yargıya müdahale” ya da “yargıda siyasallaşma” gibi olgularla ilişkili olduğu görülüyor.
    2- Türkiye'de tutuklu sayısı hükümlülere göre giderek artıyor. Dünya standartlarında 3 kişiden biri tutuklu, ikisi hükümlü olmasına rağmen, biz de bu oranın uzağındayız. Şu anda 119 bin mahkumdan yüzde 51’i olan 60 bin kişi tutuklu olmasına rrağmen yüzde 49’u olan 58 bin mahkum hükümlüdür.
    3- Ülkelere göre mahkumiyet oranları incelendiğinde, Türkiye’nin yeri de en aşağıdadır. Örneğin Japonya, Çin, Kore, Fransa, Almanya, İsveç, İngiltere gibi ülkelerde mahkumiyet oranı yüzde 90’ın üzerinde olmasına rağmen ülkemizde itham edilen 100 kişiden ancak 70’i mahkum oluyor. Beraatle sonuçlanan davaların çokluğu da haksız tutuklamaların büyüklüğünü gösteriyor.
    4- “Tutukluluğun devamı” yönünde verilecek karar “yeni bir karar” olarak değil, önceki kararın otomatik devamı” olarak algılanıyor. Doyurucu gerekçeler yerine “kuvvetli suç işleme şüphesinin devam ettiği” gibi soyut ve içeriksiz açıklamalarla yetiniliyor.
    5- Yasada tutukluluk süresinin uzunluğunu değerlendirebilmek için bir ölçüt bulunmuyor. Yasada düzenleme yapılıp tutukluluğun makul süreyi aşamayacağına ilişkin hüküm getirilmeli.
    6- Temyiz incelemesinin uzun sürmesi de sorunlar yaratıyor. Sanıklar, “koşullu salıverme” hakkına göre fazladan hapis yatabiliyor. Kimi durumlarda ise fazladan hapis yatılmazsa bile temyiz nedeniyle sanık hakkındaki hüküm kesinleşmediğinden İnfaz Kanunu’nun tanıdığı bir kısım haklardan yararlandırılamıyor. Bu yüzden kimi sanıklar, suçsuz da olsalar temyiz haklarından vazgeçiyor.
    7- Gizli tanık anlatımları tutuklama kararlarına dayanak yapılıyor. Sadece gizli tanık üzerine kurulan ceza soruşturması ve kovuşturması hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz.
    8- Özel yetkili mahkemelerin “tutuklama önlemine” sık başvurması, diğer mahkemeleri de olumsuz yönde etkiliyor. Kaldırılan Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile ad değişikliğinden öte başkaca yapısal farklılık göstermeyen özel yetkili mahkemeler kaldırılmalı.
    9- Yakalama kararı, kendisine mahkeme tarafından ulaşılabilir olan ve hiçbir durumda “kaçak” sayılmayacak kişiler hakkında uygulanmamalı.

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15956003.asp?gid=373

    Ben 2010 yılında tek suçu istifa etmeye çalışmak olan bizlerin bu cezayı hakettiğine inanmıyorum, artık buna bir son verilmeli...


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    "Sayın Yılmaz Özdil,
    Ben 20XX Kara Harp Okulu mezunu, Askeri Lise kökenli bir subaydım. Kendi isteğimle mesleğimden ayrılmak istedim. Ama ne yazık ki mevcut kanunlar dahilinde muvazzaf subay/astsubayların 15 yıllık mecburi hizmet süresi dolmadan istifa etme hakları 2010 yılında olsak bile bulunmamaktadır. Bu yüzden bize ordudan ayrılmak için gösterilen yollar şunlardır:

    *Hırsızlık,
    *Uyuşturucu Kullanımı
    *Rüşvet
    *Hayat kadınıyla evlenme vs gibi yüz kızartıcı suçlar.

    Bu suçlar hiçbirimizin vicdanına sığmadığından ve aldığımız eğitim ve terbiye kurallarına da çok ters olduğundan bize kalan tek yol izinden dönmemek yoluyla ilişiğimizin kesilmesini sağlamaya çalışmak oluyor.
    Ama burada da karşımıza bunun Askeri Ceza Kanunu'nda suç olarak görülmesi nedeniyle subay/astsubayların hapis cezasıyla cezalandırılması durumu çıkıyor. Ve bu ceza hiçbir şekilde ertelenemiyor, para cezasına da çevrilemiyor. Tek isteği mesleğini onuruyla bırakmaya çalışmak olan bizler bu süreçte ne yazık ki 18 aya varan kaçak hayatı yaşıyoruz. Bu süreçte Polis ve Jandarma'da aranıyoruz, GBT kayıtlarında aranan şahıs olarak görünüyoruz. Uçağa binemiyor, otelde kalamıyor, "Ya çevirme olursa?" diye araba bile kullanamıyor, gece dışarı çıkamıyor, sigortalı bir işte çalışamıyor, yurt dışına çıkamıyoruz. Bunların hepsini yaşamaya layık görülmemizin tek nedeni ise sadece mesleğimizi bırakmaya çalışmak.

    TSK'dan ilişiğimizin kesildiğini öğrenince kendi rızamızla gidip teslim oluyoruz. Bu sefer de aylarca bitmeyen yargılama süreci başlıyor. Sonuçta 1 yıl ceza veriliyor, iyi halden 10 aya düşüyor, yatarı da tam 6 ay 20 gün olarak infaz ediliyor! Hırsızın, arsızın, tecavüzcünün, hatta teröristin bile elini kolunu sallayarak gezdiği günümüzde bir ülkenin kendi 8 yıl yetiştirdiği evladığına hiçbir suçu yokken reva gördüğü cezaya bakar mısınız? Tam 200 gün hapis...Sanki adam öldürdü..Sanki ülkeyi sattı...Sanki rüşvet aldı... Bu ceza şuanda yürürlükte olan Hükmün Açıklanmasının geriye bırakılması kanununa dahil olduğu halde kanuna bir satırlık "Asker şahıslar yararlanamaz" maddesi eklenerek ne yazık ki subay/astsubaylar kapsam dışına çıkarılmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması 1 yıldan az ceza alanların cezalarının 5 yıl ertelenmesini, bu 5 yıl içinde şahıs yeni bir suç işlemezse cezanın iptalini sağlayan bir kanundur. Asker şahıslar 20 Mart 2008 itibariyle kapsam dışı bırakılmıştır.

    Daha sonra cezaevlerinin kapasitelerinin çok üstünde dolması nedeniyle bu sefer de Denetimli Serbestlik Kanunu çıkarılmış ve 2 yıldan az ceza alanlara Kamu Kurumlarında veya sosyal hizmetlerde çalıştırılma gibi ceza seçenekleri sunulmuştur. Ama tesadüfe bakın ki gaspçı, kapkaçcı, kaçakçı bu sayede cezaevine girmezken asker şahıslar bu kanunun da kapsamı dışında bırakılmıştır. Yani istifa etmeye çalışan bir muvazzaf subayın önündeki dikenli yol şunları içermektedir:

    1- 18 aya varan kaçak hayatı:
    Bu süreçte personel aranan şahıs gibi hareket etmek zorunda kalmakta, kayıtlı bir işte çalışamadığından ciddi maddi sıkıntı içine düşmekte, suçsuzken suçlu gibi yaşaması yüzünden ağır psikolojik travmalar yaşamakta ve toplum tarafından "Acaba neden bıraktı?" "Yoksa suç mu işledi yoksa neden kaçsın?" gibi ağır sosyal baskıya maruz kalmaktadır.

    2-Yargılama ve Ceza İnfaz süreci:
    Bu süreçte aslında herşeyi belli olan bir dava 4-6 ay süresinde sonuca bağlanmamakta, bu süreçte önünde hapis süreci bulunan suçsuz suçlu iş görüşmelerinde durumunu anlattığında "6 ay çok uzun bir süre" cevavıyla karşılaşmakta, kısacası yeni bir hayata adım atmakta çok zorlanmaktadır. Mahkeme sonuca bağlandığında eğer cezayı yatmayı göze aldıysanız 6 ay 20 gün suçsuz yere hapis yatılmakta, bu kişinin ve sevdiklerinin vicdanlarında çok büyük yaralara neden olmaktadır. Mehmet Ali Çelebi benim kısım arkadaşımdır, Mehmet Ali'lerin, Mustafa Balbay'ların hapislerde sürünmesinin meşru görüldüğü bir ülkede benim suçsuz yere hapis yatacak olmam çok garip görülmese de teröristlerin sınır kapılarında hakimlerle karşılanıp zorla serbest bırakılması bizleri çok derinden yaralamıştır.

    3-Tazminat Süreci:
    Bu da kaçak hayatı yaşayıp üstüne suçsuz yere hapis yattığımız yetmiyormuş gibi okuldan atılmamız halinde ödemek olduğumuz tazminatın okulu bitirmiş olmamıza rağmen bizden yasal faiziyle istendiği kısımdır. Buradaki hesaplamalar çok fahiş fiyatlar üzerinden yapılmakta, İzmir Çankaya'da 5 liraya satılan ayakkabılara 95 lira, naylondan üretilmiş harici elbiselere 600 lira fiyat biçilmekte, bir öğrenciye senelik 5000 liraya yakın personel ve amortisman gideri çıkarılmaktadır. Personel ve amortisman gideri öğrenci iken ayrılanlardan düşülmekte ise de mezun olduktan sonra ayrılanlardan ne yazık ki düşülmemektedir. Sonuçta ilk etapta 90.000 lira civarında gelen tazminatlar aylarca süren itiraz davalarından sonra 50.000-60.000 lira seviyesine düşmekte ve 60 aya kadar taksitlendirilmektedir. 60.000 lira 60 ay taksitte aylık 1000 lira taksit demektir ki zaten sivil hayata yeni atılmış bir şahısın alacağı giriş maaşları göz önünde tutultuduğunda ödenmesi ciddi sıkıntılara neden olmaktadır.

    Bugün sizin gazetenizde yayınlanan habere göre ise denetimli serbestlikten yararlanabilme sınırı 2 yıldan 5 yıla çıkartılacak.

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15956003.asp?gid=373

    Aynı zamanda elektronik kelepçe vasıtasıyla cezanın ev ve iş yerinde çekilmesi imkanları ve buna benzer kolaylıklar sağlanacak.
    Hapis sürecini bitirmiş abilerimizle konuştuğumuzda cezaevlerinde şartların çok ağır olduğunu, çoğunda yatacak yer olmadığı için insanların yere battaniye serip onda bile dönüşümlü uyuduklarını vb anlatmaktadırlar. Aynı durumlar sizin haberinizde de yer almış.

    Bu bilgiler ışığında Hakkari Şemdinli'de terörist kovalamış, arkadaşları/komutanları gazi ve şehit olmuş ben hapis yatacakken benim kovaladığım teröristlerin "itirafçı" sıfatıyla gelip hem serbest kalması, hem de devlet eliyle iş kurup hayatına devam etmesi eğer hala bir toplum vicdanı kaldıysa bunu en çok yaralayacak şey değil midir? Ben adam mı öldürdüm, tecavüz mü ettim, rüşvet mi yedim benim hapishanede ne işim var?

    İsteğimiz haksız yere hak yaratılması değil, tam tersine hakkımız olanı alabilmektir. Bizler sadece istifa etmek istiyoruz. Kanunlarımıza göre kölelik suçtur. Fakat bizim Silahlı Kuvvetlerle yaptığımız sözleşmede onların bizi istememe ve atma hakkı saklı tutulurken bizim hiçbir şartta cayma hakkımız bulunmamaktadır. Devletin bize yaptığı masrafları faiziyle istemesi normaldir. Ama masraflar hesaplanırken insaflı olunmalı, ilişiği kesilen personel yolunacak kaz gözüyle görülmemelidir.

    Sizden naçizane ricam konuyu köşenizde dile getirmeniz ve unutulmuş bizlerin sessiz çığlıklarına biraz da olsa ses olabilmenizdir.
    Güzel İzmir'de hapisaneye gideceği günü bekleyen eski bir subay kardeşinizden saygılar,"


    Ben yukarıdaki yazıyı başta Yılmaz Özdil olmak üzere bazı gazetecilere, ve http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/m...sd.uye_e_posta Adresinden aldığım e posta adresleriyle belli başlı parti başkanlarına, adalet ve milli savunma bakanına vs gönderdim.

    http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/mvtelefon.liste adresinde milletvekillerinin faks numaraları var, buradan numaraları alarak siz de bu konudaki sesinizi duyurun. Faks e-posta'dan daha fazla dikkat çekebilir.

    Arkadaşlar cezaevleri ağzına kadar dolu, AKP BDP ile el altından görüşüyor, bir genel af gündeme gelebilir.
    Bu konuda şimdi sesimizi duyurup bir hak elde edemezsek önümüzdeki 10 yılda kimse hak elde edemez. Lütfen erinmeyin, düşüncelerinizi duyurun. Biz hep forumlarda konuşuyoruz, asıl önemli olan konunun muhattaplarına sesimizi duyurabilmek.
    "Kardeş bunlardan iş çıkmaz" vs diyecek arkadaşlardan ricam koyun gibi oturmaya devam etmeleri ve başlığı kirletmemeleridir.
    Unutmayın haklar verilmez ALINIR!


  3. #3
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    Konuyu 50 kişi okuyor, bi kişi de demiyor ki evet güzel kardeşim ben de şuna mail attım buna faks çektim bilmem ne...

    Sonra kahve muhabbetinde herkes ağlıyor birşey olsa da hapis yatmasak diye...

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Jun 2007
    Nerede
    Yalova-Bursa-İstanbul
    İletiler
    148
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    Ya ben yazdım hep beraber istanbulda toplanıp birşeyler yapalım diye ama kimse oralı olmadı.Çağrımı tekrarlıyorum.Birşeyler yapalım.İşi bitende çekip gitmesin ortak olsunlar herkesin derdine.

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    Sayın ülker ben şuanda istanbul'daki bir toplantıya katılamam. Ama katılabilecek arkadaşlar toplanabilirsiniz.
    Ayrıca bakın yukarıdaki linklerde hem e-postalar hem de telefon ve fakslar var. Herkes kendince gözüne kestirdiği milletvekili ve bakanları faks telefon yağmuruna tutsun.

    Burada konuşmak yersiz, sesimizi oralarda dile getirelim. İmkanı olanlar kendi illerinin milletvekilleriyle vs görüşsünler. GATA ve Harbiye'liler 4.sınıf sonuna kadar ayrılma hakkını bu şekilde aldılar.

  6. #6
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    Bu aralar emekli astsubayların özlük hakları için yaptıkları girişimleri destekleyen Umur Talu ve Cüneyt Özdemir'i de lütfen e-posta seline boğalım, sesimizi duyuralım!
    Umur Talu daha önce Askeri Öğrencilerin ödedikleri fahiş tazminatlarla ilgili de defalarca yazılar yazdı, bu konulara aşina...

    Umur Talu: utalu@htgazete.com.tr

    --------------------------------------------

    Cüneyt Özdemir: www.dipnot.tv
    http://twitter.com/cuneytozdemir
    dipnottvmail@gmail.com

    Arkadaşlar sesinizi çıkarın, durumunuzu bulabildiğiniz her ortamda dillendirin, HAKLAR VERİLMEZ ALINIR!!!

  7. #7
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    Buradaki yazımın biraz değiştirilmiş hali şuan Dipnot.tv ana sayfasında!

    http://www.dipnot.tv/YaziDetay.aspx?ID=2063


  8. #8
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?



    Dipnot.tv'de Mesut Özil yazısını bile geçtik, 1 numaraya oturduk! Hem de akşam 16.30'da gönderdiğimiz yazıyla...

    Bunları sizinle paylaşma nedenim şu:

    İçinde olduğunuz durumdan memnun değilseniz, birşeyler yapın, başkalarından size çözümler yaratmasını beklemeyin, çözüm yaratın! Bakın bir yazıyla nerelere oturdum, siz de yapabilirsiniz!

  9. #9
    Kayıt Tarihi
    Apr 2010
    Nerede
    istanbul
    İletiler
    451
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    Ne diyebilirim ki .İtalyan ve rumların çok kullandığı bir sözle geldi aklıma...ella poreeeeeee
    Başkalarının ayakkabılarını giyerek yürümeden ,onların ne hissettiklerini bilemezsiniz......Sevmediğim bir öğretim üyesinden)))

  10. #10
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Denetimli Serbestlikte sınır 5 Yıla Çıkıyor, neden hala subay/astsubaylar yararlanamıyorlar?

    Alıntı bartelmi diaz rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    Ne diyebilirim ki .İtalyan ve rumların çok kullandığı bir sözle geldi aklıma...ella poreeeeeee
    Sayın diaz mesaj kutunuz dolmuş mesaj almıyor...

    Ella pore'yi bulamadım az açar mısınız?

1 / 6 Sayfa 123456 SonSon

Benzer Konular :

  1. (6291-6411 s.yasa) denetimli serbestlikte suç ayrımı
    Yazan: reflectio Forum: Ceza İnfaz Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 21-05-2013, 20:05:12
  2. Yanıt: 3
    Son İleti: 16-10-2012, 05:06:48
  3. Zorunlu eğitim 13 yıla çıkıyor
    Yazan: Gökhan Kartal Forum: Yaşam - Sohbet - Forum Oyunları
    Yanıt: 0
    Son İleti: 04-11-2010, 02:49:10
  4. Denetimli Serbestlikte Beraat Kararı / Memur olarak atanma
    Yazan: gergedone Forum: Ceza İnfaz Hukuku
    Yanıt: 5
    Son İleti: 07-03-2010, 01:10:27
  5. Yedek Subay Adayı ve Ertesi Yıla Bırakma sorunu
    Yazan: run_away Forum: Askerlik Hukuku
    Yanıt: 3
    Son İleti: 02-01-2010, 20:07:58

Bu sayfada bulunan kavramlar:

denetimli serbestlik kaç yıla çıktı

denetimli serbestlik yasası kaç yıla çıktı

serbest denetimlik kaç yıl oldu 2014

yeni torba yasada hapis da 2 sene 1 ay da alt yatma sınırı devam ediyormu

denetimli serbestlik kaç yıl

torba yasasında denetımlı serbestlık varmı 2014 uyap bilgisiyle

çözüm sürecinde denetimli serbestlik

ceza indirimi şartlı salıverme süresi

5 yıl ceza alanlara af

serbest denetimlik kaç yıl olacak2015 de denetim serbestliği artaxakmıyeni torba yasada denetimli serbestlikte olanlara af varmıdenetimli yasa yükseliyorserbest denetim yasası 2014denetimli serbestlik 2 yila cikacak mi. yeni torba yasasinda varmidenetimli serbestlik kaç yıla çıktı 2014torba yasası af kac senedenetimli serbestlik 2 yıla çıktımıyeni cikan torba yasasinda denetimli para cezalarina af varmibugunku torba yasasinda denetim serbeslik varmiceza indirimi şartlı salıverme süresi 2014denetimli serbestlik artacak mı 2014yhs-ddc_bddenetimli selbeslik2 yıla cıktımı torba kanunlaştımıdenetimli serbestlik kac yila cikarilyor
Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.