1 den 9´e kadar toplam 9 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Apr 2010
    Nerede
    Sakarya
    İletiler
    2
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    Öncelike Merhaba Arkadaşlar ;

    Özel bir şirkette avukatlık yapmaktayım.Maaş + yıllık tahsil ettiimiz vek ücretlerinden limitli vek ücreti alıyorduk. Ancak gelen bir yazı ile vekalet ücretinin alınması durduruldu. Yani daha doğrusu artık borçludan vekalet ücreti almayacaksınız dendi.

    Bunun yasal dayanağı var mıdır? Yani yasanın tanımış olduğu bir hak üstten gelen bir emirle kaldırılabilir mi? bu konuda çok fazla bilgim yok.. bilgisi olanlar yardımcı olursa sevinirim..


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Mar 2010
    Nerede
    Diyarbakır
    İletiler
    1.150
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    Avukatlık Kanunu Madde 164.....Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.

    Siz yapmış olduğunuz sözleşme ile bunun belli miktarının şirkete kalacağı,yada tamamının şirkete ,işvereninize kalacağına dair bir anlaşma yapabilirsiniz.

    Fakat son yaptığınız anlaşmanın tek taraflı olarak aleyhinize bozulması şirketin sorumluluğunu gerektirir.

    Bu miktarları talep edebilirsiniz.

  3. #3
    Kayıt Tarihi
    Apr 2010
    Nerede
    Sakarya
    İletiler
    2
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    öncelikle verdiğiniz yanıt için teşekkür ederim. ancak şöle bir husus mevcut.şirketle imzalamış olduğumuz sözleşmede vekalet ücretinden hiç bir şekilde bahsetmıyor.sadece maaşımızdan bahsedıyor.vekalet ucretını ıse senede bı kere toplu ödeme yapıyordu belli limitler dahilinde.şimdi ise borçludan vekalet ucretı tahsılet etmeyeceksınız denıyor.tahsıl etmemek demek vekalet ücreti vermeyeceğim demek oluyor kanaatimce.

    her ne kadar sözleşmede belırtılmemıs ıse de vekalet ucretı yasa ıle tanınmıs bır hak olduğundan sözleşme de yasaya aykırı olamayacağından vekalet ucretı hakkımız olduğunu dusunuyorum.ancak tahsıl etmediğimiz vekalet ucretınıde hak edememiş oluyoruz.tuhaf bı durum söz konusu ..

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Jul 2004
    Nerede
    İstanbul, Türkiye.
    İletiler
    4.257
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    9. Hukuk Dairesi 2004/33336 E.N , 2005/23372 K.N.

    İlgili Kavramlar

    HİZMET AKTİ
    VEKALET ÜCRETİ

    Özet
    İŞVEREN YANINDA HİZMET AKTİ İLE AYLIK ÜCRETLİ OLARAK ÇALIŞAN AVUKAT, VEKİL SIFATI İLE YAPTIĞI DAVA VE TAKİPLERİN VEKALET ÜCRETİNİ, İŞVEREN İLE ARALARINDA İŞÇİ-İŞVEREN İLİŞKİSİ BULUNDUĞUNDAN HİZMET AKTİNİN GEREĞİ OLARAK, AVUKATLIK KANUNU'NA GÖRE DEĞİL İŞ KANUNU'NA GÖRE TALEP EDEBİLİR.

    AYRICA HİZMET İLİŞKİSİNDE ÜCRETİ DIŞINDA EK BİR ALACAĞI OLDUĞUNU İDDİA EDEN, BU ALACAĞIN VARLIĞINI KANITLAMALIDIR.


    İçtihat Metni

    Davacı, vekalet ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına alınmıştır.

    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Davalı işveren yanında hizmet akti ile aylık ücretli olarak çalışan davacı avukat, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 4667 sayılı Yasa ile değişik 164. maddesi uyarınca karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata ait olacağı öngörüldüğünden vekil sıfatı ile yaptığı dava ve takiplerin vekalet ücretini talep etmektedir.

    Mahkemece, davalı işverenin davacıyı azletmesi haksız olduğundan vekalet ücretlerinin kabulüne karar verilmiştir.

    Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı avukatın 25.4.2002-27.9.2002 arasında davalı yanında aylık ücretli ve hizmet aktine dayanarak avukat olarak çalıştığı, davalının 13.5.2002 tarihinde verdiği vekaletnameye dayanarak davacı avukatın, davalı adına icra takipleri yaptığı, davacının 30.9.2002 günlü ihtar ile yaptığı takipler nedeni ile aralarındaki şifahi anlaşmaya dayanarak vekalet ücretlerini istediği, davalı işverenin bunun üzerine 1.10.2002 günlü ihtar ile davacıyı vekillikten azlettiği ve aynı gün çektiği diğer bir ihtar ile aralarındaki şifahi anlaşmaya göre dosyalardan doğacak vekalet ücretinin şirkete ait olduğunu belirttiği uyuşmazlık konusu değildir.

    Avukatlık yasası vekil-müvekkil arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir yasadır. Somut olayda ise taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğundan uyuşmazlığın İş Yasası hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Hizmet ilişkisinde ücreti dışında ek bir alacağı olduğunu iddia eden davacının bu alacağın varlığını kendisinin kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu konuda yazılı bir akit olmadığına ve davacı da bu konuda başkaca bir delil sunmadığına göre sözkonusu alacağın varlığı kanıtlayamamıştır. Kaldı ki söz konusu icra takipleri henüz derderst olup sonuçlanmadığından tahakkut etmiş ve davalı tarafından tahsil edilmiş bir vekalet ücreti de mevcut değildir.

    Bu durumda davacının isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

    Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sevgili meslektaşım karar ile ilgil yorumları aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz http://www.hukuki.net/archive/index.php?t-28493.html

    http://www.hukuki.net/archive/index.php?t-28493.html
    Yöneticilere KM İle Soru Sormayınız- Yeni Konu Açmadan Önce Forumlarda Arama Yapınız

    http://www.hukuki.net


    Hukuk Güzel Bir Sanattır...

    İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir..

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    Jul 2004
    Nerede
    İstanbul, Türkiye.
    İletiler
    4.257
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    T.C.
    YARGITAY
    HUKUK GENEL KURULU
    E. 2007/13-247
    K. 2007/262
    T. 9.5.2007
    • HİZMET SÖZLEŞMESİYLE ÇALIŞAN AVUKAT ( Müvekkili Kurumun Emanet Hesabında Biriken ve Karşı Tarafa Yükletilen Vekalet Ücretlerinden Oluşan Alacakların Teamül ve Yönetmeliğe Aykırı Olarak Dağıtılmasından Dolayı Açtığı Davaya Genel Mahkemede Bakılacağı )
    • KARŞI TARAFA YÜKLETİLEN VEKALET ÜCRETİ ( Oluşan Alacakların ve Müvekkili Kurumun Emanet Hesabında Biriken Alacakların Teamül ve Yönetmeliğe Aykırı Olarak Dağıtılmasından Dolayı Açılan Davaya Genel Mahkemede Bakılacağı )
    • DAVADA GÖREV ( Avukatın Müvekkili Kurumun Emanet Hesabında Biriken ve Karşı Tarafa Yükletilen Vekalet Ücretlerinden Oluşan Alacakların Teamül ve Yönetmeliğe Aykırı Olarak Dağıtılmasından Dolayı Açtığı Davaya Genel Mahkemede Bakılacağı )
    4857/m.1,8
    5521/m.1
    1136/m.164
    ÖZET : Hizmet sözleşmesiyle çalışan avukatın müvekkili kurumun emanet hesabında biriken ve karşı tarafa yükletilen vekalet ücretlerinde oluşan alacakların teamül ve yönetmeliğe aykırı olarak dağıtılmasından dolayı açtığı davaya İş Mahkemesinde değil, genel mahkemede bakılması gerekir.

    DAVA : Taraflar arasındaki "Alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.12.2005 gün ve 2004/372, 2005/348 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 09.05.2006 gün ve 2006/4415-7353 sayılı ilamı ile;

    ( ... Davacı, davalı bünyesinde kurulu Belbim AŞ kadrosu ile Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak avukatlık yaptığını çalıştığı dönemde emanet hesabında biriken ve avukatlara dağıtılan vekalet ücretinden yararlandırılmadığını ileri sürerek 8.278.310.163 TL'nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

    Davalı, davanın reddini dilemiştir.

    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

    Davacı ile davalı arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 4857 ve 5521 Sayılı Kanunların 1. maddeleri hükümleri gereğidir. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak ayrı bir İş Mahkemesi varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, tersi durumda davaya İş Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir.

    Bu yönlerin gözden kaçırılması bozma nedenidir... ) ,

    Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    KARAR : Dava, alacak istemine ilişkindir.

    Davacı vekili; avukat olan müvekkilinin, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile BELBİM A.Ş. arasında imzalanan "Hukuk Hizmetleri Protokolü" çerçevesinde, 24.7.1997-13.5.2002 tarihleri arasında İSKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde çalıştığını; davalı kurumda çalışan tüm avukatların müşterek vekaletname ile davalıyı temsil etmeleri nedeniyle, dava ve icra dosyalarından tahsil edilen vekalet ücretlerinin emanet hesabında toplandığını ve fiili uygulamaya göre, memur ve avukatlar arasında eşit dağıtıldığını; ancak müvekkilinin, fiili uygulamaya ve Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesine aykırı olarak, çalıştığı dönemde emanet hesabında biriken ve avukatlara dağıtılan vekalet ücretlerinden yararlandırılmadığını ileri sürerek toplam 8.278.310.163 TL vekalet ücretinin, her bir kalem vekalet ücreti için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili; müvekkilinin, dava dışı BELBİM AŞ'den 13.06.1996 tarihli Hukuk Hizmetleri Protokolü çerçevesinde avukatlık hizmeti satın aldığını; BELBİM AŞ personeli olup, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan davacı nın, söz konusu Protokol hükümlerine göre müvekkilinden vekalet ücreti talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini cevaben bildirmiştir.

    Mahkemenin, "davacının Belbim AŞ'nin kadrolu avukatı olarak İSKİ Genel Müdürlüğü hukuk servisinde çalıştığı; idari veya mali kaza mercilerince idare veya avukat yararına takdir olunan vekalet ücretinin avukatlar arasında bordro tanzimi suretiyle eşit olarak dağıtılmasını öngören İSKİ Genel Müdürlüğü Birinci Hukuk Müşavirliğinin Kuruluş Görev ve Yetki Yönetmeliğinin 30. maddesi hükmüne göre, emanet hesabında toplanan vekalet ücretinden davacıya da ödeme yapılması gerektiğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle "davanın kısmen kabulüne" dair verilen karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkemece "davacının isteminin, dava ve icra takibi nedeni ile mahkeme ve icra dairelerince taraf lehine takdir edilen ve borçlulardan tahsil edilen avukatlık ücretinden payına düşen miktarın, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca davalı dan tahsiline yönelik bulunduğu, bu itibarla vekalet akdi hükümlerine göre çözümlenmesi gereken davanın, genel mahkemelerde görülüp sonuçlandırılması gerektiği" gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

    Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün ihtiyaç duyduğu avukatlık hizmetinin, davalının ortağı olduğu dava dışı BELBİM AŞ bünyesinde çalışan avukatlar tarafından bila bedel verilmesine ilişkin olarak anılan taraflar arasında imzalanan 13.6.1996 tarihli "Hukuk Hizmetleri Protokolü" ne yöre, İSKİ Genel Müdürlüğü 1. Hukuk Müşavirliğinde görevlendirilen davacının, işe alınma ve ücreti ite ilgili değerlendirme ve işlemlerin davalı tarafından düzenlendiği; davacını n, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'nü dava ve takipler ile sair ihtilaflardan dolayı temsil etmek üzere vekil tayin edildiği anlatmaktadır.

    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davanın, iş mahkemesinde mi yoksa genel mahkemelerde mi görülüp sonuçlandırılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

    Öncelikle genel mahkeme ile özel mahkeme arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti üzerinde durulmasında yarar vardır.

    Genel mahkeme ile özel mahkeme arasındaki ilişkinin bir görev ilişkisi olduğu ve görevle ilgili kuralların kamu düzenine ilişkin bulunduğu konusunda öğreti ve uygulamada duraksama yoktur.

    Genel Mahkemelerin bakacakları davalar belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırılmamış olup, aksi belirtilmedikçe, Medeni Yargılama Hukukuna giren her türlü işe bakmakla görevlidirler. Açık kanun hükmü ile özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş olan bütün davalar, genel mahkemelerin görevine girer ( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, Cilt 1, s: 164 ) .

    Buna karşın özel mahkemeler belirli kişiler arasında çıkan veya belirli uyuşmazlıklara bakmakta görevlidir. Eş söyleyişle özel mahkemeler özel yasalarla kurulmuş olup, özel yasalarında belirtilen davaları yürütür.

    Nitekim, TC Anayasasının 142. maddesinde, mahkemelerin görevlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

    Bu noktada, mahkemelerin görevi kıyas veya yorum ile genişletilemez yada değiştirilemez. Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda görev genel mahkemelere aittir ( 5.12.1977 gün E.1977/4, K: 1977/4 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gerekçesinden ) .

    23.5.1960 günü ve 11/10 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği gibi ayrık hükümlerin dar olarak yorumlanmasına yoruma ilişkin temel bir kuraldır.

    Şu duruma göre, İş Mahkemelerinin görevleri istisnai nitelik taşıdığı için, görevlerinin geniş yoruma değil dar yoruma tabi tutulması esastır. ( 8.12.1982 gün, E:4, K:4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı )

    Bu genel açıklamalardan sonra uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceğinin çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

    5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi ve 29.6.1960 gün, 1960/13-15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın, İş Mahkemelerinin, işçi sayılan kimselerle ( Kanunun değiştirilen 2. maddesinin C, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç ) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların bu mahkemelerde çözümleneceği açıklanmıştır. İş mahkemeleri ayrıca, 5018 Sayılı Kanunun 4/E fıkrasına göre sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhine açılacak hukuk davalarına İşçi Sigortaları Kurumu ile Sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahiplerinin arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara bakacaktır.

    4857 sayılı İş Kanununun 8. maddesinde, "İş sözleşmesi, bir tarafın ( işçi ) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın ( işveren ) da ücret eklemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir" tanımlaması yapılmıştır. Belirtmek gerekirse, 4857 sayılı İş Kanununda "Hizmet akdi" sözcüğü terkedilmiş, yerine "İş sözleşmesi" ifadesi kullanılmıştır.

    Hizmet sözleşmesinin, "Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder" şeklindeki tanımı Borçlar Kanununun 313/1. maddesinde yapılmıştır. Bu tanımda sadece hizmet ve ücret unsurları belirginken, 4857 sayılı yeni iş Kanununda, daha önce Anayasa Mahkemesi ve öğretinin de kabul ettiği gibi "bağımlılık" unsuruna da yer verilmiştir.

    Bağımlılık, iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasında temel bir ilke olup, bu unsur, hizmetini işverenin gözetimi ve yönetimi altında yapmayı ifade eder. Ne var ki, iş hukukunun dinamik yapısı ortaya çıkan atipik iş ilişkileri, yeni istihdam modelleri, bu unsurun ele alınmasında her somut olayın niteliğinin göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır.

    Zaman unsurundan amaç; bir kimsenin günlük belirli bir zaman dilimi içerisinde iş gücünü bir işveren emrine tahsis etmesidir.

    Az yukarıda değinildiği üzere; ücret, BK m. 313 anlamında hizmet akdini oluşturan unsurlardandır. Görülen iş karşılığı işverenin BELLİ bir zaman dilimi için ödemiş olduğu bedel, ücret unsurunu oluşturur.

    Sonuç itibariyle, hizmet sözleşmesini karakterize eden unsurlar, "zaman", "bağımlılık" ve "ücret" olarak aralanmakta ve "ücret" unsurunun yokluğu durumunda çalışma ya vekalet sözleşmesine, ya da bir sözleşme ilişkisi bulunmaksızın hatır, yardım, dayanışma, arkadaşlık gibi bir nedene dayanmaktadır.

    Somut olayda; davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde avukat olarak görev yapan davacının, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesine dayanarak, yargı kararıyla karşı tarafa yükletilen ve davalı tarafça emanet hesabında biriktirilen vekalet ücretinden payına isabet eden bölümü dava etmesiyle ortaya çıkan görev sorununun, az yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda çözümlenmesi gerektir.

    Gerçekten, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Birinci Hukuk Müşavirliğini Kuruluş Görev ve Yetki Yönetmeliği'nin 30. maddesinde, davalı bünyesinde çalışan memurlarını takip ettikleri dava ve icra takipleri sonucunda tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yükletilen vekalet ücretlerinin tahsilini müteakip emanet hesabına aktarılacağı ve belirli oranlarda avukatlara dağıtılacağı belirtilmiştir. Davacının isteminin dayandığı hukuki esas, kendisi ile davalı arasında yapılan hizmet sözleşmesi ile davalının üzerine aldığı "ücret" borcuna ilişkin olmayıp; emanet hesabında toplanan vekalet ücretinin, teamül ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak ödenmemesi esasına dayanmaktadır. Başka bir deyimle davacı, yargı kararıyla karşı tarafa yükletilen ve davalı tarafça emanet hesabında biriktirilen vekalet ücretinden payına isabet eden bölümü, anılan Yönetmelik hükümlerine ve 1136 sayılı Avukatlık; Kanununun 164. maddesine dayanarak talep etmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde, yanlar arasındaki hukuki ilişkide öncelikle Borçlar Kanununun vekalet akdi hükümleri uygulanabilecektir.

    Hal böyle olunca; açık kanun hükmü ile iş mahkemesinde görüleceği belirtilmemiş olan bu tür davalar genel mahkemelerde görüleceğinden Yerel Mahkemenin, genel mahkemenin görevli olduğuna ilişkin direnmesi usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.

    Ne var ki; davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden, bu yönden inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

    SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle, direnme uygun bulunduğundan, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmek üzere, dosyanın 13. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 09.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

    yarx
    Yöneticilere KM İle Soru Sormayınız- Yeni Konu Açmadan Önce Forumlarda Arama Yapınız

    http://www.hukuki.net


    Hukuk Güzel Bir Sanattır...

    İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir..

  6. #6
    Kayıt Tarihi
    Mar 2010
    Nerede
    Diyarbakır
    İletiler
    1.150
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    Yazdığımız mesajları neden siliyorsunuz.

  7. #7
    Kayıt Tarihi
    Mar 2010
    Nerede
    Diyarbakır
    İletiler
    1.150
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    Tayfun eyilik istifa ediyorum.

    Gidişim ,Protesto edişimdir............

  8. #8
    Kayıt Tarihi
    Feb 2003
    Nerede
    istanbul, şişli, Türkiye.
    İletiler
    1.504
    Dilekçeler Sözleşmeler
    1
    Dosya Yükleme
    1

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    Yargıtayın görüşüne katılmıyorum. Avukatın kadrolu olarak çalışması halinde her ne kadar yapılan iş bir hizmet akdine dayanıyor olsa da burada özel hükümler içeren Avukatlık kanunu uygulanır. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadığı sürece, karşı tarafca ödenen vekalet ücretleri Avukatlık kanunu 164 madde gereğince vekilindir. Diğer taraftan mahkemeler, icra daireleri vs. yargı yerleri avukatın hizmetli mi yoksa serbest mi olduğuna bakmaksızın avukatlık ücretine karar verirler. Bu aşamada dahi Avukatlık ücretinin mesnedi sadece Avukatlık kanunu değil, aynı zamanda HUMK, CMK ve benzer usul hükümleridir.

  9. #9
    Kayıt Tarihi
    Jul 2004
    Nerede
    İstanbul, Türkiye.
    İletiler
    4.257
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: İcra Vekalet Ücretinin Alımının Yasaklanması

    Yöneticilere KM İle Soru Sormayınız- Yeni Konu Açmadan Önce Forumlarda Arama Yapınız

    http://www.hukuki.net


    Hukuk Güzel Bir Sanattır...

    İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir..

Benzer Konular :

  1. Avukata ödenen vekalet ücretinin iadesi hakkında
    Yazan: hakkaniyetx Forum: Ceza Hukuku
    Yanıt: 12
    Son İleti: 24-10-2012, 12:36:09
  2. Ödenmiş Vekalet Ücretinin İcraya Konulması
    Yazan: o_fenerci Forum: İcra ve İflas Hukuku
    Yanıt: 4
    Son İleti: 08-04-2012, 22:49:18
  3. Yanıt: 0
    Son İleti: 10-01-2011, 04:16:24
  4. Davalı kurumun vekalet ücretinin sınırı
    Yazan: kağızmanlı Forum: Kamu Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 11-07-2007, 16:39:43
  5. Vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi
    Yazan: seda solmaz Forum: Diğer Hukuki Sorular
    Yanıt: 1
    Son İleti: 17-03-2005, 09:06:29

Bu sayfada bulunan kavramlar:

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.