1 / 2 Sayfa 12 SonSon
1 den 10´e kadar toplam 14 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Ergenekon Notları - II

    Susurluk Komisyonu üyesi Bedrettin İncetahtacı'nın ölümü ile ilgili Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'e mektup

    Sivas Cezaevi'nde yatan bir hükümlü Ergenekon Savcısı Öz'e bir mektup gönderdi: “Otomobil başka bir araçla makasa alındı, G-3 silahıyla çapraz ateş açıldı. Sıkılan kurşunlar benim muhafazam altındadır...”

    Susurluk Skandalı'nın üstünün örtüldüğü kaza olarak bilinen TBMM Susurluk Komisyonu Sözcüsü ve FP Milletvekili Bedri İncetahtacı'nın şüpheli ölümüyle ilgili Sivas Cezaevi'nde bulunan Gökhan Sakat adlı kişi şok bir iddiada bulundu.

    Sakat, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcı Zekeriya Öz'e gönderdiği mektupta, İncetahtacı'nın aracının çapraz ateş sonucu kazaya uğratıldığı ve bu olayda kullanılan silahın yerini bildiğini iddia etti. Meclis Susurluk Komisyonu Sözcüsü olan Bedri İncetahtacı, 21 Kasım 1999 sabahı Almanya'ya gitmek üzere Meclis lojmanlarındaki evinden otomobiliyle Esenboğa Havalimanı'na doğru yola çıktı. Yolda aracıyla kaza geçiren İncetahtacı, olay yerinde hayatını kaybetti.

    KAZA İLE İLGİLİ İDDİALAR ORTADA KALDI

    Finlandiya Cumhurbaşkanı'nın Ankara'ya gelecek olması gerekçe gösterilerek İncetahtacı'nın otomobili jandarma ekipleri tarafından hemen olay yerinden kaldırılarak Akyurt Jandarma Karakolu'nun önüne çekildi. İncetahtacı'nın hayatını kaybettiği kaza daha sonraları 'Susurluk Skandalı'nın üzerinin örtüldüğü kaza' olarak anılmaya başlandı. Kaza ile ilgili olarak sürekli şüpheler dile getirildi. İşte Sivas'tan Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'e gönderilen mektuptaki şok iddia şöyle:

    ÇAPRAZ ATEŞ AÇILDI, MAKASA ALINDI

    “Kaza, araca G-3 silahıyla çapraz ateş açılması ve başka bir araçla makasa alınmasıyla gerçekleşmiş bir olaydır. Sözkonusu silahtan çıkan kurşunun ... Jandarma envanterinde yine bu işin içinde bulunan kişice alınıp muhafaza edilmesi ayrı bir husustur. Şu an için ise söz konusu sıkılan kurşun benim muhafazam altındadır. Silah ise yine sadece yerini benim bildiğim bir adrestedir. Silahı bana getirdiklerinde araştırdık ve ruhsatlı olduğunu gördük. Ruhsat sahibi koyu bir milliyetçiydi.”

    SUSURLUK'U BİLEN 5 KİŞİ KAZADA ÖLDÜ

    Meclis Susurluk Komisyonu üyelerinden Fikri Sağlar, olayın kaza olmadığını belirtip kafasındaki şüpheleri ''Bu kaza bir giz. Üzerinde bir perde var. Sonra sadece İncetahtacı değil, Susurluk olaylar zinciri hakkında bilgi sahibi olan 5 önemli kişinin 6 yıl içinde trafik kazalarına kurban gitmesi söz konusu. Bu, tesadüf olamaz'' diyerek dile getirmişti. İncetahtacı'nın ardından Susurluk Komisyonu'nda görev alan MİT görevlisi Ertuğrul Berkman ve Hakim Akman Akyürek ile dedektiflik bürosu sahibi Cengiz Çelik ve Abdullah Çatlı'nın ortağı Efraim Barut da trafik kazalarında hayatlarını kaybetti.

    Araç gösterilmedi ve incelenmedi

    TBMM Susurluk Komisyonu Sözcüsü Bedri İncetahtacı'nın oğlu Yahya İncetahtacı, babasının ölümüne sıradan bir trafik kazasının neden olmadığını söyledi. Ergenekon dosyasındaki mektupla ilgili star'a konuşan Yahya İncetahtacı, “Babam kaza geçirdikten sonra aracı jandarma tarafından hemen kaldırıldı ve bize hiç gösterilmedi.

    İDDİALAR ÇOK CİDDİ

    Araç daha sonra herhangi bir incelemeye de tabi tutulmadı. Aracın neden hemen kaldırılıp ve bize gösterilmediğini sorduk ancak hiçbir cevap alamadık” dedi.

    Araçta kurşun izi var mıydı yok muydu hiçbir bilgilerinin olmadığını anlatan Yahya İncetahtacı, “Kazanın ertesi günü hemen babamın cenazesini kaldırdık. Ergenekon dosyasına giren mektuptaki iddiaları ilk kez duydum. Yani bu kişi bir silahtan söz ediyor ve bu silahın nerede olduğunu söylüyor. Babamın ölümüyle ilgili ciddi iddialarda bulunuyor. Bu iddiaların mutlaka dikkate alınması lazım. Anladığım kadarıyla bu kişi önemli bilgilere sahip'' diye konuştu.

    SUSURLUK KAZALARI

    MİT  Görevlisi Ertuğrul Berkman: 

    Susurluk Komisyonu Üyesi Fikri Sağlar'a bilgi ve belge desteğinde bulunuyordu. Berkman'ın otomobili, 29 Ağustos 1997 günü Bozöyük-Eskişehir yolunda 40 metre sürüklendikten sonra Çimento Fabrikası bahçesindeki ağaçlara çarparak durabildi. 66 yaşındaki Berkman ile eşi Gülseren Berkman hayatını kaybetti.

    Hakim Akman Akyürek:

    Meclis'te kurulan Hayali İhracat Olayları ve Faili Meçhulleri Araştırma Komisyonları'ndan sonra Susurluk Komisyonu'nda da raportör olarak görev aldı. 8 Aralık 1997'de gece yarısı İstanbul Maslak'ta otomobiliyle bir kamyonun altına girdi.

    Telekulakçı Cengiz Çelik:

    Kendisini çevresine 'özel harpçi' ve 'MİT'çi' olarak tanıtan 34 yaşındaki Cengiz Çelik, Ankara'da ETG isimli bir elektronik ve güvenlik şirketiyle bir dedektiflik bürosunun sahibiydi. Emniyet ve MİT'e elektronik cihazlar satıyordu. 1 Temmuz 2001'de 5 arkadaşıyla Muğla'dan, Dalaman'a giderken şarampole yuvarlandı.

    Çatlı'nın ortağı Efraim Barut:

    GSC tekstil şirketini Abdullah Çatlı ile birlikte kurmuştu. MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı İbrahim Uçar'la 29 Mayıs 2003'te Ankara'ya giderken Gebze yakınlarına doğru, aracının önüne bir kamyondan çuval düştü. Devrilen arabada Barut ve Uçar öldü.

    http://www.stratejikboyut.com/haber/...up--33876.html


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    Ergenekon savcısına tehdite 22 yıl hapis istemi

    "Ergenekon" soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcılarından Zekeriya Öz'ü tehdit ettiği öne sürülen bir kişi hakkında 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

    Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Rasim Işıkaltın tarafından hazırlanan iddianamede, Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz "mağdur" sıfatıyla yer aldı.

    İddianamede, şüpheli Özkan Kurt'un, Şanlıurfa Suruç 3. Hudut Alayı 2. Hudut Taburu 6. Hudut Bölüğünde piyade er olarak askerlik yaparken 27 Ağustos 2009'da firar ettiği belirtilerek, 31 Mart 2010 tarihinde saat 14.20'de"Zekeriya Öz'ün dikkatine" başlıklı, "Oflu enişte" rumuzuyla faks yolladığı kaydedildi.

    Fakslanan metnin detaylarına yer verilen iddianamede, metinde "Ergenekon terör örgütü davasında tutuklamak cüretinde bulunduğunuz saygın insanlar" ifadelerinin kullanıldığı ve yapılan tutuklamaların eleştirildiği ifade edildi.

    Metinde, savcı Öz'e hitaben, "Sonunuz Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu gibi bitecek" şeklinde tehdit cümlesi bulunduğu belirtilen iddianamede, "Şüphelinin, terör örgütüne üye olmamakla birlikte açık kimlik ve adresi tespit edilemeyen bir terör örgütü mensubunun yönlendirmesi ile terör örgütü adına Ergenekon terör örgütü soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ü imzasız faks yazısı ile ölümle tehdit ettiği anlaşılmaktadır" denildi.

    İddianamede, şüpheli Kurt'un, "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve " kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koymak suretiyle imzasız mektupla veya özel işaretlerle var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak tehdit etmek" suçlarından 10.5 yıl ile 22.5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması istendi.

    İddianamenin kabul edilmesi halinde Kurt'un yargılanmasına İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak.

    http://www.internethaber.com/ergenek...il-248663h.htm

  3. #3
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    "Ergenekon" soruşturması kapsamında gözaltına alınan 6 kişiden, İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı avukat Mehmet Cengiz'in de aralarında bulunduğu 4'ü tutuklandı. İkinci "Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından, Astsubay Ali Oktay Şahbaz'ın da tahliyesine karar verildi.

    Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından sorgulandıktan sonra tutuklanmaları istemiyle İstanbul Nöbetçi 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilen avukatlar Mehmet Cengiz, Ali Hadi Emre, Tülay Bekar ve Kutbettin Kaya'nın "yargılamayı etkileme" suçundan tutuklanmasına karar verildi.

    Mahkeme, emekli Albay Canfer Balçık ve Türkiye Atletizm Federasyonu Asbaşkanı Hüseyin Yıldırım'ı ise adli kontrol uygulanmak suretiyle serbest bıraktı.

    Tutuklanan avukatlar Mehmet Cengiz, Ali Hadi Emre, Tülay Bekar ve Kutbettin Kaya, hakim ve savcıların kullandığı bölümün bahçesindeki bir polis minibüsüne bindirildi.

    Bu kişilerden Cengiz, Emre ve Kaya'nın Metris Cezaevi'ne, Bekar'ın ise Bakırköy Kadın Cezaevi'ne götürüldükleri belirtildi.

    2. Ergenekon davası: 1 tahliye kararı

    İkinci "Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından, Astsubay Ali Oktay Şahbaz'ın da tahliyesine karar verildi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, sanık ve avukatlarıntaleplerine ilişkin görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, tutuklu sanık Mustafa Dönmez'in talebi doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, Ankara Zir Vadisi'ndeki kazılar konusunda jeolojik rapor alınıp alınmadığının sorulmasını istedi.

    Pekgüzel, dosyada şikayetçi olarak yer alan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kazım Genç'in avukatının davaya katılma talebiyle ilgili olarak, iddianamede bu kişilerin şikayetçi olarak gösterilmeleri, iddianame ve dosya kapsamındaki açıklamalara göre suçtan zarar görme ihtimalleri dikkate alınıp, talebin kabulünü istedi.

    Savcı Pekgüzel, tutuklu sanıklar Hüdayi Ünlüer ve Muzaffer Öztürk'ün de tahliyesini talep etti.

    Duruşmada verilen aranın ardından, taleplere ilişkin mahkeme heyetince alınan kararlar, üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu tarafından açıklandı. Buna göre, sanıklar ve avukatların yazılı ve sözlü talepleri konusunda tutanaklar hazırlandıktan sonra, celse arası değerlendirilerek karar verilmesine hükmedildi.

    Dosya kapsamı, delil durumu ve suç vasfının değişme ihtimalini dikkatealan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Astsubay Şahbaz'ın tahliyesine karar verdi.Şahbaz hakkında yurt dışına çıkış yasağı da koyan mahkeme, diğer 36tutuklu sanığın bu hallerinin devamını kararlaştırdı.

    Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün, Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu 23 sanığın tahliye edilmeleri yönünde oykullandığı görüldü.

    Duruşma, 10 Ağustos Salı günü saat 09.00'a ertelendi.

    http://www.cnnturk.com/2010/turkiye/...3.0/index.html

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    "Kafes Eylem Planı" davası başlıyor

    Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ile eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü'nün de aralarında bulunduğu 33 sanık hakkında ''Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüttükleri'' iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 15 Haziran Salı günü yapılacak.

    İstanbul- İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın 65 sayfalık iddianamesinde, zanlılar emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Koramiral Kadir Sağdıç, Tuğamiral Mehmet Fatih İlgar'ın ''Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmede 'danışma kurulu' adı altında emir ve komuta yetkisini haiz örgüt mensubu oldukları'' belirtiliyor.

    İddianamede, Mücahit Erakyol, Deniz Erki, Tanju Veli Aydın, Emre Sezenler, Hüseyin Doğancı, İsmail Bak, Metin Samancı, Levent Gülmen, Aydın Ayhan Saraçoğlu, Bülent Aydın, Bora Coşkun, Süleyman Erharat, Murat Aslan, Emre Tepeli, İbrahim Öztürk, Halil Özsaraç, Gürol Yurdunal, Ümit Özbek, Bülent Karaoğlu, Daylan Muslu, Hüseyin Erol, Mehmet İnce, Alpay Belleyici, İsmail Zühtü Tümer, Levent Olcaner, Özgür Erken, Metin Fidan, Türker Doğanca, Mesut Adanur ve Metin Keskin'in eylemlerinin de ''Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmenin üyesi olma'' suçunu oluşturduğu kaydediliyor.

    Tüm sanıkların TCK'nin 314. maddesinin 2. fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca 7,5 ile 15'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

    İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, savcılığın Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmatla ilgili dava ile bu davanın birleştirilmesi yönündeki talebini duruşmada karara bağlaması bekleniyor.

    http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=148416

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    Ersöz: Darbecilik namussuzluk demektir

    İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından emekli tuğgeneral Levent Ersöz, ''Darbecilik namussuzluk demektir. Ne terörist ne de darbecilik suçlamasını asla kabul etmiyorum'' dedi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde yapılan duruşmada, video konferans yöntemiyle tedavi gördüğü hastanede çapraz sorgusuna geçilen Ersöz, cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın'ın sorularını yanıtladı.

    ''Geçmiş olsun'' dilekleriyle sözlerine başlayan Pekgüzel'in iddianamede yer alan telefon numaralarıyla ilgili bilgisini sorduğu Ersöz, ''Bu kadar çok telefon numarasını hafızamda tutacak kadar kabiliyetli değilim. Aradan çok zaman geçti. Kullandığım ilaçlar da zaman ve mekan olarak yanılmama neden oluyor. Görevim sırasında kullandığım numaraları Jandarma Genel Komutanlığı’ndan sorarsanız daha doğru cevaplar alırsınız'' diye konuştu.

    Ersöz, Pekgüzel'in ''Muzaffer Tekin ile tanışıklığınız var mı?'' sorusu üzerine Tekin'i tanımadığını ve hiçbir yerde kendisiyle karşılaşmadığını ifade etti.

    Pekgüzel'in, ''Ergün Poyraz ile 4 adet telefon görüşmeniz var. Bu görüşmeleri hatırladınız mı?'' diye sorduğu Ersöz, ''Hatırlayamadım. Bana yeni çıkan kitabını getirmişti. Bu görüşmeler o tarihlerde olabilir. 50-52, 141 saniyelik görüşmeler örgütsel anlamda konuşmalar olarak değerlendirilemez. Bu görüşmelerin tapeleri çıkarıldığında bunu tartışabiliriz'' cevabını verdi.

    Pekgüzel'in, Faruk Demir'i tanıyıp tanımadığı yönündeki sorusu üzerine Ersöz, şunları kaydetti;

    ''Faruk Demir ile beni Nuray Başaran tanıştırdı. Daha sonra bir kez de randevu istedi. Bana, benim hazırladığım iddia edilen darbe planlarından söz etti. Temin edip edemeyeceğini ve bilginin kaynağını sordum. Evrakı temin edebileceğini ve Hak-Der adlı bir dernek tarafından yabancı misyon şefliğine şikayette bulunulduğunu söyledi.

    Evrağı bana getirmesinin ardından Jandarma Genel Komutanlığı’na götürdüm. Şener Eruygur da 'Gereğini yapacağım' dedi. Darbe planı olduğu iddia edilen evrakın çıktıları bana siyah beyaz olarak getirildi. Konuyu önce 2004 yılında Fevzi Türker'e de bildirdim. O nedenle general arkadaşlarım şahittir diyorum.''

    Ersöz, görev yaptığı şubenin olaylarla ilgisi olmadığını belirterek, ''Bu planlar kesinlikle Jandarma Genel Komutanlığında hazırlanmadı. Kesinlikle benim dönemime ait değildir. Darbenin D'si yoktur. Darbecilik namussuzluk demektir. Ne terörist ne de darbecilik suçlamasını asla kabul etmiyorum'' dedi.

    Bu sırada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, ''Sakin olun lütfen, rahatsızlığınız var'' diyerek Ersöz'ü uyardı.

    Ersöz de bir dakika izin istedikten sonra ''Böyle bir suçlamayla karşılaşınca sinirlenmemek mümkün değil'' diyerek dil altı hapı aldı.

    Pekgüzel'in ''Şener Eruygur size ne dedi?'' sorusuna Ersöz, ''Bana espri yaptı. 'Gereğini yapacağım' dedi'' cevabını verdi.

    Ersöz, dönemin Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeli ile yaptığı görüşmeyi de anlatarak, ''Türkeli bana 'Böyle şeyler olur' dedi. Ben de 'Sizler bizi böyle mi yetiştirdiniz? Bir kurmay subay böyle bir şey hazırlamış ise Türk Silahlı Kuvvetleri Harp Akademileri Komutanlığı’nı kapatmalıdır' dedim. Kendisi benim harp akademilerinden hocamdır'' diye konuştu.

    ''TSK, AMERİKAN BÜYÜKELÇİLİĞİ’NE ŞİKAYET EDİLMİŞTİR''
    Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın'ın ''Bu belgeler nereye verilmiş? Faruk Demir belgeleri misyondan mı, dernekten mi almış?'' sorusuna Ersöz, ''Yabancı misyon şefliğinden aldığını söyledi. Buranın da Amerikan Büyükelçiliği olduğunu söyledi. TSK, Amerikan Büyükelçiliği’ne şikayet edilmiştir'' yanıtını verdi.

    Savcı Taşkın'ın ''Ergün Poyraz ile 2006-2007 yıllarında yaptığınız görüşmelerin içeriği nedir?'' diye sorduğu Ersöz, ''Koruma konusu ile ilgili bir görüşmedir. İstihbarat Daire Başkanlığı görevi zamanındadır. Kendisinin korumalardan birtakım şikayeti olmuş. Ben de gerekli yerlere ilettim. Emekli olduktan sonra bana kitabını getirdi. Onun dışında bir görüşmem yoktur. Bunların hiçbirinde örgütsel anlam söz konusu değildir'' diye konuştu.

    Ersöz, ''Ben görev yaptığım esnada kişilerin hiçbir verisini, bilgisini hukuka aykırı olarak kaydetmedim, kaydettirmedim. Hiçbir veriyi, belgeyi kimseye vermedim. Kimseye 'şunu yayınla' dememişimdir'' diye konuştu.

    Taşkın'ın darbe planlarıyla ilgili bir başka sorusuna da Ersöz, ''Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı, Türkiye'de istihbarat çalışması yapan kurumlardan en düzgün çalışanıdır. Hiçbir şekilde başkalarına hizmet etmemiştir. Hiçbir şekilde başkalarına bilgi ve belge vermemiştir. Her şeyden önce askeriz. Bizi bağlayan kurallar var. Ettiğimiz yeminimize sonuna kadar bağlıyız. Bu vatan uğruna gerekirse öleceğimize yemin ettik. Bu belgeler bizim tarafımızdan hazırlanmamıştır'' cevabını verdi.

    BAŞBAKAN'IN SOY AĞACI
    Taşkın'ın ''Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi’nde ele geçirilen Recep Tayyip Erdoğan ve Abdülkadir Aksu'nun soy ağacıyla ilgili belgeleri açıklar mısınız?'' sorusu üzerine Ersöz, ''Böyle bir çalışmamız olmadı. AK Parti'yle ilgili hiçbir çalışmamız olmamıştır'' dedi.

    Savcı Taşkın'ın ''Ergün Poyraz'a istihbarat elemanı olarak para ödendiğine dair belgeler var. Ergün Poyraz adına bu belge. Resmi evrak bu formatta mı yapılır?'' sorusuna Ersöz, ''Böyle bir format yoktur. Ayrıca istihbarat elemanlarına kod isimlerine göre ödeme yapılır. Açık isim yazılmaz. Böyle bir belge düzenlenemez. Böyle bir para ödenmez'' yapıtını verdi.

    Duruşmaya Ersöz'ün çapraz sorgusuyla devam ediliyor.

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25122470/

  6. #6
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    Genelkurmay ve MİT'ten mahkemeye yazı

    Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve MİT'ten, ikinci ''Ergenekon'' davasına bakan mahkemeye gönderilen yazılarda, müştekiler Ali Balkız ve Kazım Genç ile mağdurlar Minas Durmaz Güler ve Mesrob Mutafyan'a yönelik olduğu iddia edilen suikast planlarıyla ilgili herhangi bir istihbari bilgi bulunmadığı bildirildi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen davada, savunmasına devam eden tutuklu sanık Neriman Aydın, davanın tutuklu sanıklarından Teğmen Mehmet Ali Çelebi ile tutuksuz sanıklar Eren Mumcu ve Noyan Çalıkuşu'nun aileleriyle de dostlukları olduğunu anlattı.

    Teğmenleri öz yeğenlerinden farkı görmediğini ifade eden Aydın, Çelebi ve Çalıkuşu'nun, kendisini ve ağabeyi Kemal Aydın'ı Kara Harp Okulu mezuniyet törenine davet ettiklerini kaydetti.

    Kara Harp Okulu'ndaki mezuniyet törenine katılması ve günün anısına fotoğraf çektirmesinin, ''Harp Okulu öğrencilerine çeşitli şekillerde ulaşarak örgüte kazandırdıkları dosya kapsamından ortaya çıkmış bulunmaktadır'' şeklinde değerlendirildiğini söyleyen Aydın, ''Bu şekilde bir zan, iğrenç bir iftira ile istihbarat tuzağı olan iddianameye Allah'tan korkmadan, kuldan utanmadan yazılabilmiştir. İstihbarat ajanlarının bu alçak iftiralarına imza atarak mahkemeye taşıyan makam sahiplerini Allah'a havale ediyorum'' diye konuştu.

    Savcılık sorgusunda ''iftira sopaları'' ile dövüldüğünü ileri süren Aydın, ''Savcı beyler Türk ordusunun kaç bin mevcudu var bilmiyorum ama tamamını bana sormuşlardır. Bana kin, nefret ve intikam ile nasıl baktıklarını asla unutmayacağım. Türk milleti millet olalı böyle zulüm görmedi. Allah yardımcımız olsun'' şeklinde konuştu.

    Aydın, düşünceleri nedeniyle 18 aydır tutuklu olduğunu ifade ederek, savunmasına şöyle devam etti:

    ''Ben yüce düşüncelerde en ufak bir eşkıyalık görmedim. Ama ben biliyorum ki ülkemize yönelik kirli emelleri olan istihbarat ajanlarını rahatsız eden düşünceler olduğu için zindandayım. Zindana atılmak olarak yaşadığım zulümden anlaşılan o dur ki yeğenlerime, 'Mustafa Kemal gibi kurmay olun' nasihatları yerine, 'AB'nin, ABD'nin askeri olun, mason olun, alçalın, zina yapın, şeytani işlerle meşgul olun' şeklinde mi nasihat etmeliydim? O zaman 18 aydır iftiralarla zindanda tutulmazdım diye düşünüyorum. Mahkemenin adaletinden umudum kalmadığı için Allah'a havale ediyorum. Milletimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında kandırılmıştır, aldatılmıştır.''

    Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, Aydın'ın savunmasına ara vererek, mahkemeye ulaşan evrakı okudu.

    GELEN EVRAK

    Davanın müştekileri Ali Balkız ve Kazım Genç ile mağdurlar Minas Durmaz Güler ve Mesrob Mutafyan'a yönelik olduğu iddia edilen suikast planlarıyla ilgili istihbari bilgi olup olmadığı sorulan ve varsa bu konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gizlilik esasları dikkate alınarak gönderilmesi istenen Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve MİT'ten gelen yazılarda, suikast planlarıyla ilgili herhangi bir istihbari bilgi bulunmadığı bildirildi.

    Emniyet Genel Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıda ise konuyla ilgili gerekli çalışmanın yapılmaya başlandığı ve süre talep edildiği belirtildi.

    Susurluk Raporu ile ilgili elindeki belgeler istenen eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz da mahkemeye gönderdiği cevapta, söz konusu raporla ilgili daha önce mahkemeye gönderdiği belge dışında, elinde başka bir belge bulunmadığını kaydetti.

    Duruşma yarın saat 09.00'a ertelendi.

    http://haber.mynet.com/detay/guncel/...ye-yazi/528099

  7. #7
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    İkinci Ergenekon: AK Parti kapatma dosyası istendi

    İkinci Ergenekon davası kapsamında 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nden AK Parti kapatma davasının dosyasını istedi. Davanın 77. duruşmasında, sanıkların tahliye talepleri de reddedildi.

    Duruşmaya, Mustafa Balbay'ın da aralarında bulunduğu 29 tutuklu sanık katıldı.

    Tutuklu yargılanan eski Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, gazeteci Tuncay Özkan, Oğuz Bulut, Hasan Ataman Yıldırım ve İbrahim Özcan ise duruşmaya gitmedi.

    77. duruşma, tutuklu sanık Neriman Aydın'ın savunmasıyla sürüyor.

    Bu arada, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Orhan Birgit ve Şükran Soner'in de aralarında bulunduğu bazı gazeteciler de duruşmayı izliyor.

    Silivri'de destek gösterisi

    Duruşmayı, Balbay ve Özkan'a destek için bazı basın meslek örgütleri de takip ediyor.

    Grup adına açıklama yapan Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, "Balbay ve Özkan'dan adil yargılanma hakkının esirgendiğini" söyledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç ise, sürecin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu ifade etti.

    Savcının "internet andıcı" talebi

    Bu arada, duruşma savcısı olarak görev yapan Mehmet Ali Pekgüzel, "Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri" iddiasına ilişkin yapılan soruşturmaya ait evrağın bir örneğinin mahkemece istenmesini talep etti.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmada görüşünü bildiren Savcı Pekgüzel, tutuklu sanıklardan Hasan Ataman Yıldırım'ın dilekçesi dikkate alınarak, "Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri" iddiasına ilişkin yapılan soruşturmanın evrağının birer örneğinin incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesinin istenmesi talebinde bulundu.

    Genelkurmay Askeri Savcılığına yazı yazılarak aynı konuyla ilgili soruşturma evrağının onaylı bir örneğinin çıkartılarak istenmesini talep eden savcı Pekgüzel, tutuklu sanıklardan Hüdai Ünlüer ile Muzaffer Öztürk'ün tahliyesine karar verilmesini istedi.

    http://www.cnnturk.com/2010/turkiye/...0.0/index.html

  8. #8
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    YİNE TAHLİYE YOK

    İkinci Ergenekon davasının 77. duruşması yapıldı. Aralarında gazeteciler Balbay ve Özkan’ın da bulunduğu 33 sanığın bir kez daha tahliyeleri istendi. Mahkeme başkanı 13. kez tehliye yönünde oy kullandı ama talep, üyelerin oylarıyla reddedildi.

    İSTANBUL Milliyet

    İkinci Ergenekon davasında mahkeme, Ak Parti hakkındaki kapatma davası dosyası ve eklerinin Anayasa Mahkemesi’nden istenmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca tutuklu sanıkların tahliye taleplerini oy çokluğuyla reddetti. Tahliye taleplerinin reddedilmesi üzerine gazeteci Mustafa Balbay, “Adalet istiyoruz” diye bağırdı.
    Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları yerleşkesinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen ikinci Ergenekon davasının dünkü 77. duruşmasında taleplerin dinlenmesine devam edildi. Duruşmada görüşünü bildiren Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, tutuklu sanıklardan Hasan Ataman Yıldırım’ın dilekçesi dikkate alınarak, “kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri” iddiasına ilişkin yapılan soruşturmanın evrağının birer örneğinin incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesinin istenmesi talebinde bulundu.
    Genelkurmay Askeri Savcılığı’na yazı yazılarak aynı konuyla ilgili soruşturma evrağının onaylı bir örneğinin çıkartılarak istenmesini talep eden savcı Pekgüzel, tutuklu sanıklardan Hüdai Ünlüer ile Muzaffer Öztürk’ün tahliyesine karar verilmesini istedi.

    Hanefi Avcı dinlensin
    Tutuklu sanıklardan Levent Göktaş ve Cengiz Köylü’nün avukatı Hasan Gürbüz de Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın bazı gazetelerde yer alan açıklamalarını okuyarak, adliye ve emniyetin tamamen cemaat kadrolarının eline geçtiğini ileri sürdü. Gürbüz, Hanefi Avcı’nın duruşmalarda tanık olarak dinlenilmesi için mahkemeye çağrılmasını istedi.

    Başkan Şengün ‘tahliye’ dedi
    Duruşmada, taleplerin değerlendirilmesi için verilen aranın ardından Üye Hakim Hüsnü Çalmuk, mahkemenin verdiği kararları okudu. Çalmuk, mahkemenin AK Parti’yi kapatma davası dosyasının tüm ekleriyle birlikte Anayasa Mahkemesi’nden istenilmesine karar verildiğini ifade etti. Mahkeme heyeti, tahliye taleplerini oy çokluğuyla reddetti.
    Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, 36 tutuklu sanığı bulunan davada aralarında Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın da yer aldığı 33 sanığın tahliyesi yönünde oy kullandı. Şengün böylece 13. kez tahliye talep etmiş oldu. Mahkeme ayrıca, emanette bulunan devlet sırrı ve gizli belgelerin celp edilerek mahkeme heyetince incelenmesine karar verdi.

    Balbay: “Adalet istiyoruz”
    Kararın açıklanmasının ardından ise tutuklu sanık gazeteci Mustafa Balbay heyete dönerek, “Adalet istiyoruz” diye bağırdı. Balbay, “Adalet içinde değil atalet içindesiniz. Bu karar hakaret demektir. Biz herşeye rağmen adaleti beklemeye devam edeceğiz. Adalet istiyoruz” diye devam etti.
    Bu sözlerin ardından izleyicilerden bazılarının alkışlayarak Balbay’a destek olduğu görüldü. Eski Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nail Güreli de “Büyüksün Balbay” diyerek Mustafa Balbay’a destek verdi. Duruşma, 2 Eylül Perşembe gününe ertelendi.

    Destek çıkarması
    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin de (TGC) aralarında bulunduğu bazı basın meslek örgütleri, Ergenekon davaları kapsamında yargılanan gazetecilere destek vermek amacıyla dün Silivri Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde ortak basın açıklaması yaptı. Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi, Milliyet Gazetesi yazarı Doğan Heper,
    Hürriyet Gazetesi yazarları Tufan Türenç ve Yalçın Bayer, Cumhuriyet Gazetesi yazarları Şükran Soner, Orhan Birgit, Ümit Zileli, tutuklu gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’a destek olmak için duruşmayı izledi. Ergenekon soruşturması sonucunda hakkında dava açılan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan da duruşmayı gazetecilerle birlikte takip etti. Basın meslek örgütü temsilcileri, duruşmaya verilen arada basın açıklaması yaptı.

    ‘Mahkemeyi etkilemek yanlış olur’
    Adalet Bakanı Ergin, TRT Haber Kanalında yayımlanan “Medya Müfettişi” isimli programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. “Ergenekon” davasıyla ilgili bazı isimlerin tutukluluk süresinin uzamasına ilişkin hükümet üyelerinin (Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin ile Bülent Arınç) mesajlarının anımsatılması üzerine Bakan Ergin, şunları kaydetti: “Binlerce sayfalık iddianame var, ekler var. Tüm bunları bilmeden yapılan iki tane somut olayı örnek göstererek, (bunlar artık çok oldu, bunların artık salıverilmesi ya da tutuklanması lazım) gibi değerlen-dirmeler, o yargılamayı yapan mahkemelere bir etkidir, bir telkindir, bir tavsiyedir. Anayasa’nın ilgili hükmü de açıktır. Adalet Bakanı olarak görülmekte olan davaya şu ya da bu şekilde tesir edecek beyanda bulunmam son derece yanlış olur. Ceza Usul Yasası’ndaki hükümlere göre yapılan bir yargılama süreci var. Şayet burada sorun algılaması var ise bunu mahkemelere telkinde bulunarak değil, uzmanlar ile uygulayıcıların mutabık kalınması halinde yasa düzenlemesiyle bunun izale edilmesi gerekir.”

    Ergin, Adli Yargı 2010 Yaz Kararnamesi’yle ilgili olarak da “Burada alınmış olan ilke kararlarına aykırı olarak bir yer değişikliği talebi var ve bu talepler özel yetkili mahkemelerin kompozisyonunu, yapısını komplo değiştirmeye yönelik talepler. Biz bunları doğru bulmadığımızı ifade ettik” dedi.

    http://www.milliyet.com.tr/yine-tahl...55/default.htm

  9. #9
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    Ergenekon Savcısı Öz, Behçet Cantürk cinayetini mercek altına aldı

    İKİNCİ Ergenekon davasının ek delil klasörlerinde yer alan gizli tanık Poyraz’ın Kürt işadamı Behçet Cantürk’ün de arasında bulunduğu birçok kişinin öldürülmesine ilişkin verdiği detaylı bilgilerin ardından harekete geçen Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, çok sayıda kişinin ölü bulunduğu Adapazarı- İzmit - Sapanca bölgesindeki cinayetleri mercek altına aldı.

    Savcı Zekeriya Öz, Kürt işadamı Behcet Cantürk'ün de aralarında bulunduğu faili meçhul ya da kaza süsü verilerek öldürülen 5 kişinin dosyası yeniden incelemeye alarak soruşturma başlattı. Yaklaşık bir yıldır süren soruşturma kapsamında cinayetlere ilişkin ilginç bilgilerin de ele geçtiği öğrenildi.

    Ergenekon soruşturması kapsamında gizli tanık olarak ifadesi alınan ve bu ifadesi ikinci Ergenekon davasının ek delil klasörlerinde yer alan gizli tanık Poyraz, organize suç örgütü lideri olmaktan hükümlü Sedat Peker’in, içkili bir ortamda aleyhinde konuşan Tolga Atalay’ı (Peker) Muğla’nın Datça ilçesine götürüp öldürttüğünü öne sürmüştü. Sedat Peker'in çocukluk arkadaşı olan Tolga Atalay'ın, mahkeme kararı ile soyadını değiştirerek Tolga Peker yaptırdığını anlatan gizli tanık Poyraz, Sedat Peker'in Tolga Peker'i söz geçiremez duruma gelmesi ve arkasından hazmedemeyeceği birçok beyanda bulunması nedeniyle öldürttüğünü iddia etmişti.

    SAPANCA KAVŞAĞINA ATILAN CESETLERİN TAMAMI BİZİM TEŞKİLATIN İŞİYDİ Gizli tanık Poyraz, ifadesinin devamında Sedat Peker tarafından öldürtülen Tolga Atalay’ın (Peker) öldürülmeden önce kendisinden yardım istemek için telefonla arayarak, "Ağabey belki yetişirsin belki yetişemezsin, Sedat Peker benim kalemimi kırmış, Biz seninle uzun süredir dostuz, sen benim ağabeyimsin, beraber çok koşturduk, bu teşkilat içerisinde senin bilmediğin daha çok olaylar oldu. Bunları bilmeni ve senin de kendine dikkat etmeni istiyorum. Sedat Peker, Veli Küçük’le beraber hareket edip, bizi kullanarak çok işler yaptı, tıpkı senin de bildiğin gibi Nihat Yazıcı, Zarif İlhan ve Halim Kırnap’ın öldürülüp yok edilmesi gibi çok olaylar oldu. Bu olaylar çok daha büyüktü. Sapanca Kavşağı’na atılan cesetlerin tamamı bizim teşkilatın işiydi, ben de bu olayların bizzat içerisinde yer aldım. Bu öldürülüp atılan şahıslardan birisi Behçet Cantürk’tü. Beni bu olaylarda o kadar çok kullandılar, şimdi de kalemimi kırdılar ve belki beni infaz edecekler, sen benim ağabeyimsin, bir süre sonra sıra sana da gelebilir, kendine dikkat et" dediğini anlatmıştı.

    Gizli tanık Poyraz, ifadesinin devamında, "Konuşma içinde Behçet Cantürk’ün ismini en az 5- 6 defa telaffuz etti. Bu şekilde konuşurken ’ağabey kapı açılıyor’ dedi ve telefon kapandı" demişti.

    http://www.milliyet.com.tr/ergenekon...36/default.htm

  10. #10
    Kayıt Tarihi
    Dec 2007
    Nerede
    İstanbul
    İletiler
    4.426
    Blog yazıları
    3
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Ergenekon Notları - II

    İkinci Ergenekon'da 90. duruşma

    İkinci Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, savunmasını tamamladı.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen duruşmada savunmasını sürdüren Hilmioğlu, tutuksuz sanıklardan Hatice Bahtiyar'dan ele geçirildiği ileri sürülen protokol listesinden haberinin olmadığını ve bu kişiyi de tanımadığnı ileri sürdü.

    Hilmioğlu, değiştirilecek olan YÖK yasasıyla ilgili endişelerini dile getirmek için 2004 yılında Jandarma Genel Komutanlığına bazı rektör ve askerlerin de bulunduğu bir ziyaret gerçekleştirdiğini söyledi.

    YÖK yasa taslağı tartışmaları sırasında Genelkurmay Başkanlığının yaptığı açıklamanın ardından İnönü Üniversitesi Senatosunun bu açıklamayı destekleme kararı doğrultusunda açıklama yapıldığını anlatan Hilmioğlu, ''TSK'nın YÖK ile ilgili açıklamasına tepki gösterenlere karşı üniversite senatosu da destek kararı aldı. Askerlerin açıklamasını destekler mahiyetteki açıklamayı bütün kuvvet komutanlarına gönderdik'' dedi.
    Hilmioğlu, hakkındaki suçlamaların delilden yoksun olduğunu ileri sürerek, beraatını istedi.

    Savunmasının ardından mahkeme heyetine başkanlık yapan Hasan Hüseyin Özese tarafından savcılıktaki ifadesinin okunmasına geçilen Hilmioğlu, ''Üniversitede düzenlenen Kıbrıs ile ilgili bir mitinge katılımı zorunlu tuttuğu, katılım az olması nedeniyle üniversite öğrencilerinin düzenlediği 'Bahar Şenliği'ne izin vermediği'' iddiasına ilişkin, ''Ulusal sorunlara duyarlı olmayan bir gençliğin eğlenmeye de hakkı yoktur. Şenliğe izin vermedim. Bugün olsa yine aynısını yaparım'' şeklinde konuştu.
    Savcılık ifadesi okunduğu sırada bazı bölümlerinde araya girerek söz isteyen Hilmoğlu, İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'e ait olduğu ileri sürülen ''Öncüleri Partilileştirme Hareketi'' adlı listede adının geçtiğinin hatırlatması üzerine, adı geçen listeyle herhangi bir ilgisinin olmadığını söyledi.

    Perinçek ve İP ile hiçbir zaman bir alakasının bulunmadığını ve Perinçek ile hiç tanışmadığını söyleyen Hilmioğlu, ''Eğer bu liste bir suç unsuruysa neden o listede adı geçen herkes burada yok'' dedi.
    Emekli Orgeneral Şener Eruygur ile görüşmelerine de değinen Hilmioğlu, Eruygur'u, YÖK yasa tasarıyla ilgili verdikleri tepki nedeniyle üniversite senatosunun aldığı kararlarla ilgili aradığını söyledi.

    Eruygur'un görevdeyken kendisini bir kere aradığını anlatan Hilmioğlu, ancak bu görüşmenin kişisel telefonundan gerçekleşmediğini, rektörlük özel kalemini aramış olabileceğini kaydetti.
    Başkan Özese'nin, Hilmioğlu'nun tutuklu sanıklardan Mustafa Balbay ile yaptığı görüşmelerden bahsetmesi üzerine söz alan gazeteci Mustafa Balbay, elindeki Cumhuriyet gazetesini kaldırarak arka sayfasındaki gazete irtibat numaralarını mahkeme heyetine okudu.

    Mahkeme heyetinin Hilmioğlu'nun görüştüğünü iddia ettiği telefon numaralarının gazetenin Ankara ürosunun santral numaraları olduğunu söyleyen Balbay, ''Bu sözü geçen telefon numaralarını Cumhuriyet gazetesini alan herkes görebilir. Fatih Hoca, tanıdığım kadarıyla haber konusunda titiz biridir. Bir haberi beğenmeyip haberle ilgili aramış olabilir. Gazeteyi ya da eğitim muhabirlerini aramış olabilir. Gazetenin Ankara bürosunun santral numarasının benim özel numaram olarak gösterildiğini tekrar dikkatinize sunuyorum'' şeklinde konuştu.

    Konuşmasına devam eden Hilmioğlu, her rektörlük özel kalemini arayan kişinin kendisiyle görüşmüş anlamına gelmeyeceğini ifade ederek, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'u da üniversitede konferans vermek üzere çağırdığını, Tolon'un da buradan tanıdığını belirtti.

    Hilmioğlu, herhangi bir kişinin konferans vermek için çağrıldığında 10-15 gün öncesinden en az 5-6 kere program konu içeriği ve nezaket dolayısıyla arandığını dile getirerek, Tolon'u da bu sebepten dolayı aramış olabileceğini, başka herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi.

    Duruşma, Hilmioğlu'nun savcılıktaki ifadesinin okunmasıyla devam ediyor.

    2 Kasım 2010
    http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=187586

1 / 2 Sayfa 12 SonSon

Benzer Konular :

  1. Ergenekon Notları
    Yazan: sdt23 Forum: Güncel - Siyaset - Tarih - Tartışma
    Yanıt: 328
    Son İleti: 20-04-2013, 17:19:45
  2. Bir Ergenekon Savunması
    Yazan: commodore1tr Forum: Güncel - Siyaset - Tarih - Tartışma
    Yanıt: 14
    Son İleti: 29-05-2011, 23:33:56
  3. Ergenekon Davası
    Yazan: muratbayram1984 Forum: Ceza Hukuku
    Yanıt: 4
    Son İleti: 29-05-2009, 10:03:49
  4. Ergenekon ve paşalar?
    Yazan: 3nqin Forum: Askeri Ceza Hukuku
    Yanıt: 5
    Son İleti: 12-07-2008, 14:04:05

Bu sayfada bulunan kavramlar:

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.