1 den 4´e kadar toplam 4 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Nov 2009
    Nerede
    niğde
    İletiler
    9
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Question Aynı ekonomik şartlarda, kadın aldatırsa velayet ne olur?

    Karımın başka bir ilişkisi var. ne boyutta bilmiyorum. ekonomik durumumuz aynı. ikimizde aynı işi yapıyoruz. bu ilişkiyi ispatlayarak bir boşanma davası açarsam 23 aylık çocuğumun velayetini alabilir miyim? bu ilişkinin varlığını ve mahkemeye karşı gerekirse yalan söyleyeceğini itiraf ettiği bir kaset var elimde. bu bir işe yarar mı? teşekkürler


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Mar 2005
    Nerede
    istanbul, kadiköy, Turkey.
    İletiler
    1.596
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Aynı ekonomik şartlarda, kadın aldatırsa velayet ne olur?

    Aldatma boşanma davasında ''kusurlu'' taraf olmayı kesinleştirir. Aldatan kusurlu kabul edildiği için genelde talepleri red edilir.

    Velayette ise çocuğun yaşı, kişilerin ekonumik sosyal ve ahlaki durumuna göre değerlendirilir. Eşinizin gayri ahlaki bir yaşamı olduğuna ikna olursa hakim çocuğunuzun velayetini size verebilir.
    Uzakliklar küçük sevgileri yok eder, büyükleri ise yüceltir tipki rüzgarin mumu
    söndürüp atesi yükselttigi gibi

  3. #3
    Kayıt Tarihi
    Sep 2007
    Nerede
    ankara
    İletiler
    2.858
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Aynı ekonomik şartlarda, kadın aldatırsa velayet ne olur?

    Alıntı wamedeusm rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    Karımın başka bir ilişkisi var. ne boyutta bilmiyorum. ekonomik durumumuz aynı. ikimizde aynı işi yapıyoruz. bu ilişkiyi ispatlayarak bir boşanma davası açarsam 23 aylık çocuğumun velayetini alabilir miyim? bu ilişkinin varlığını ve mahkemeye karşı gerekirse yalan söyleyeceğini itiraf ettiği bir kaset var elimde. bu bir işe yarar mı? teşekkürler
    Elinizde olan tüm delilleri kullanabilirsiniz, bunlara fotograflar, videolar, ses kayıtları, e-maille, sms , eşinizin günlüğü özel not defterine varana kadar her şey dahildir.
    Ekonomik durumunuz nafaka ve tazminat konularında yarar sağlar.
    Ancak 23 aylı çocuğunuzu hakimin size vereceğini sanmıyorum. Anne şefkat ve sevgisine daha fazla ihtiyacı olduğu gerekçesi ile annede kalacaktır.
    Geçmiş olsun..
    "BİR ÜLKEDE NAMUS ERBABI OLANLAR DA NAMUSSUZLAR KADAR CESUR OLMADIKÇA, O ÜLKE İÇİN KURTULUŞ UMUDU YOKTUR" İsmet İNÖNÜ
    NE ZULÜM, NE MERHAMET...SADECE ADALET...

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Nov 2007
    İletiler
    490
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Aynı ekonomik şartlarda, kadın aldatırsa velayet ne olur?

    Çocuğunuz küçük olduğu için eşinizin kusurunu ıspatlasanız dahi anneye verilir diye düşünüyorum.
    Aşağıdaki Yargıtay Kararını incelemeniz davanızda işinize yarar sanırım.
    -----------------------------

    Daire:HGK
    Tarih:2008
    Esas No:2008/2-247
    Karar No:2008/247

    Taraflar arasındaki "Boşanma, nafaka ve tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 2. Aile Mahkemesi'nce davacı-k.davalının boşanma, nafaka ve manevi tazminat davasının reddine, davalı-k.davacının boşanma davasının kabulü ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen 09.02.2006 tarih ve 2004/1370 E.-2006/48 K. s. kararın tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2006 tarih ve 2006/6087-12960 s. ilamıyla; (...1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşılık davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.

    2- Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği durumda ana bakım, şefkatine muhtaç küçük Gamze ile kardeşlerin birbirlerinden ayrılmalarının onların gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği için küçük Önder'in Türk Medeni Yasasının 182, 336/2. maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN : Davacı-k.davalı vekili

    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    Dava, boşanma, yoksulluk nafakası ve manevi tazminat; karşı dava ise, boşanma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

    Davacı vekili; 1999 yılında evlenen tarafların Önder ve Gamze adında sırasıyla 4 yaşında ve 10 aylık iki tane müşterek çocukları bulunduğunu, müvekkilini sürekli döven, hakaret eden ve kendi ailesi ile görüşmesine izin vermeyen davalı kocanın, müvekkilini haksız yere yabancı erkekleri eve almakla ve telefonla görüşmekle suçladığını ileri sürerek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin yanı sıra 20.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müşterek çocuklar Önder ve Gamze'nin velayetlerinin davacı anneye verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını savunmuş, asıl müvekkiline hakaretlerde bulunan davacı kadının çok sayıda yabancı erkekle telefonla konuştuğunu, davacı kadının telefonla konuştuğu bu şahıslardan Ahmet ve Kadir isimli şahısların davacıya cep telefonu gönderdiklerinin müvekkili ve müvekkilinin annesi tarafından ortaya çıkarıldığını, davacı ile arkadaş gibi olan müvekkilinin yeğeni Ebru'nun, davacı kadının Ahmet, Kadir, Emrah ve Alpay isimli şahıslarla telefonda görüştüğünü, bu şahıslardan Ahmet ve Alpay'ı davacının evinde gördüğünü, yine Kadir'i de davacıya ilişkin yatak odasında davacı ve küçük gamze ile birlikte gördüğünü, bir gazeteden Ebru ile birlikte arkadaş arayan davacı kadının gazete vasıtasıyla bulduğu Özcan isimli şahısla da telefonla görüşüp evine aldığını, nihayetinde bu olayları kabul eden davacı kadının ziynet eşyalarını alarak müşterek haneden ayrıldığını, bu olaylar sebebiyle müvekkilinin şeref ve haysiyetinin zedelendiğini ileri sürerek, müvekkilinin boşanma talebinin kabulü ile, müşterek çocuklar Önder ve Gamze'nin velayetlerinin babaya verilmesine ve 10.000,00 YTL manevi tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    Mahkemenin, "tanık beyanlarından davalının kusurlu bir hareketinin ispat edilemediği, davacı kadının ise sadakatsiz davranışları sebebiyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu, müşterek çocukların yaşları küçük olmakla birlikte müşterek evde ilişkiye girmek suretiyle gayri ahlaki davranışlarının bulunduğu, özellikle kız çocuğu olan Gamze'nin anne yanında kalmasının ilerdeki yaşamında duygusal gelişimini olumsuz etkileyeceği" gerekçesiyle "davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının ve yoksulluk nafakası ile manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı koca tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile kocanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve müşterek çocuklar Önder ve Gamze'nin velayetlerinin davalı-k.davacı babaya verilmesine" dair verdiği karar, Özel Dairece yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkemece "küçük çocuklarının varlığına rağmen gazete aracılığıyla tanıdığı birden fazla kişi ile müşterek konutta ilişki yaşayan, olay gününde henüz 14 yaşlarında olan Ebru Kulaksız'ın dahi aynı yöntemle mektup arkadaşı edinmesine teşvik edici davranışları bulunan ve önceliğini kendi ihtiyaçlarında gören davacı annenin, çocuklarına iyi örnek olamayacağı ve davalı babanın da çocuklarına bakabileceği" gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.

    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık velayetle ilgili düzenlemeye ait olup, tarafların müşterek çocuklarının velayetinin davacı anneye mi, yoksa davalı babaya mı tevdii gerektiği noktasında toplanmaktadır.

    Öncelikle belirtilmelidir ki; velayet, ana babanın velayeti altındaki çocukların kişiliklerine ve mallarına ait hakları, ödevleri, yetkileri ve yükümlülükleri içerir.

    Ana ve babanın çocukların kişiliklerine ait hak ve ödevleri, özellikle çocukların şahıslarına bakmak, onları görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, yetiştirilmelerini ve eğitimlerini gerçekleştirmektir.

    Bu noktada; çocuğun, eğitim ile istenilen ölçüde dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, iyi ahlak sahibi, çalışkan ve bilgili bir insan olarak yetiştirmek hak ve yükümlülüğü bulunan ana ve babanın, sayılan bütün bu unsurlar yönünden çocuğa örnek teşkil etmesi, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimine ait bütün önlemleri almaları gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.

    Öte yandan, ayrılık ve boşanma durumunda velayetin düzenlenmesindeki amaç, küçüğün ileriye dönük yararlarıdır. Eş söyleyişle, velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almaktır.

    Bu nedenle, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini engelleyen ve süreklilik arz edeceği anlaşılan her olay, tehlikenin büyüklüğü, doğuracağı onarılması güç sonuçlar değerlendirilerek ele alınmalı ve neticeye varılmalıdır.

    Somut olayda; ahlaki durumu boşanmaya sebep olan davacı annenin, dosyada mevcut tanık beyanlarına ve özellikle davalı kocanın yeğeni olan Ebru Kulaksız'ın açıklamalarına göre, gazete aracılığı ile tanıştığı çok sayıda kişi ile telefon görüşmesi yapıp fotoğraf kabul ettiği; 1989 doğumlu olup, iyiyi kötüyü anlayacak çağda bulunmayan tanık Ebru'nun dahi davacının bu olumsuz tutumundan etkilenerek aynı yöntemle arkadaş edindiği ve bu konuda ona yardımcı olduğu, çocuklarının ahlaki gelişimi için uygun ortamı hazırlamak ve bu yöndeki bütün önlemleri almak bir yana, gazete aracılığı ile tanıştığı bu kişilerle çocuklarının da bulunduğu müşterek hanede ilişki yaşadığı; bunun yanında, ilişkide bulunduğu kişilerden biri ile yatak odasında bulunduğu sırada, mahremiyetle bağdaşmayacak biçimde müşterek çocuklardan küçük Gamze'nin, bu şahsın kucağında olduğu durumda oturmasına izin verdiği sübuta ermiştir. Bütün bu hallerin, velayetin davacı anneye verilmesinde ciddi sakıncalar yaratacağı kuşkusuzdur.

    Bu itibarla, müşterek çocuklar Önder ve Gamze'nin davacı anne yanında kalmasının çocukların bedeni, fikri ve ahlaki gelişmesine engel olacağı yolunda ciddi ve inandırıcı deliller bulunduğundan, velayet hakkının davacı anneye tevcih edilmesi olanaklı değildir.

    Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, davacının sabit olan ahvali nazara alınmak suretiyle, müşterek çocuklar Önder ve Gamze'nin velayetinin davalı-k.davacı babaya tevdiine dair verilen direnme kararı usul ve kanuna uygundur. Direnme kararı bu sebeple onanmalıdır.

    SONUÇ : Davacı-k.davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarda açıklanan sebeplerle ONANMASINA, 12.03.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY YAZISI

    Davalı-karşılık davacı erkek eş tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davasının davacı-karşılık davalı kadının "sadakatsiz davranışları" sebebiyle kabul edildiği, tarafların ortak çocuklarının velayetlerinin boşanma davasının açılmasından bu yana "yaklaşık dört yıl" gibi çok uzun bir süre geçmesine rağmen davacı-karşılık davalı kadının yaklaşık dört yıl önceki "gayri ahlaki davranışları gerekçesiyle" davalı-karşılık davacı babaya verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda "görüş birliği" vardır.

    Davacı-karşılık davalı kadının 30.11.2004 öncesi (=Yaklaşık dört yıl öncesi) "sadakatsiz davranışları" olduğu ve bu davranışlarının "hiç de tasvip edilemeyeceği" konusunda gerek yerel mahkeme hakiminin ve gerekse Yüce Hukuk Genel Kurulunun değerli çoğunluğunun ve gerekse benim görüşüm aynıdır. Sorun bu değildir ki!

    Çekişme nedir?;

    Çekişme, davacı-karşılık davalı kadının boşanma davasının açılmasından bu yana "yaklaşık dört yıl gibi bir süre geçmesine" ve bu sürede anne olan davacı-karşılık davalının "hiçbir ahlak dışı davranışı bulunmadığı" durumda sanki "bu halleri sürüyormuş gibi" elinden ana bakım şefkatine muhtaç çocuklarının alınıp alınamayacağından kaynaklanmaktadır.

    Yerel mahkeme hakimi "kendisiyle bile" çelişki halindedir.

    Şöyle ki;

    1- YEREL MAHKEME HAKİMİ ÇOCUKLARIN YAKLAŞIK DÖRT YIL BOYUNCA ANNE YANINDA KALMASINDA HİÇBİR SAKINCA GÖRMEMİŞTİR

    Yerel mahkeme hakimi çocukların yaklaşık dört yıl boyunca anne yanında kalmasında "bir sakınca görseydi" çocukların tedbiren anne elinden alınıp babaya teslimine karar verebilirdi.

    Yerel mahkeme hakimi bu yetkisini kullanmadığına göre çocukların yaklaşık dört yıl boyunca anne yanında kalmasını içine sindirebilmiştir.

    Ne olmuştur da yerel mahkeme hakimi yaklaşık dört yıl sonra düşüncesini değiştirmiştir? Bu konuda dava dosyasında "yeni bir delil" kesinlikle yoktur.

    2- ORTAK ÇOCUKLARIN KENDİSİNE TESLİM EDİLMESİ KONUSUNDA DAVALI-KARŞILIK DAVACI BABANIN TALEBİ BİLE OLMAMIŞTIR

    Yerel mahkeme hakimi kenarda kalsın çocukların yaklaşık dört yıl boyunca anne yanında kalmasında davalı-karşılık davacı baba "bir sakınca görseydi" çocukların tedbiren anne elinden alınıp kendisine teslimini talep edebilirdi.

    Davalı-karşılık davacı babanın bu yönde bir talebi de olmadığına göre yerel mahkeme hakimi gibi davalı-karşılık davacı baba bile çocukların yaklaşık dört yıl boyunca anne yanında kalmasını içine sindirebilmiştir. Hiç de sakınca görmemiştir.

    3- DAVACI-KARŞILIK DAVALI KADININ YAKLAŞIK DÖRT YIL BOYUNCA HİÇBİR AHLAK DIŞI DAVARANIŞI KANITLANMAMIŞTIR

    Davacı-karşılık davalı kadının 30.11.2004 öncesi hatalı davranışlarının yaklaşık dört yıl sonra hala gerekçe yapılmasına katılabilmem olanaksızdır. Aksi düşünce yaklaşık dört yıl süreyle "gayri ahlaki davranışları" ısrarla sürdüren bir kadın ile bu davranışları tekrarlamayan davacı-karşılık davalı gibi bir kadını aynı kefeye koymak anlamına gelir ki davacı-karşılık davalı kadının yaklaşık dört yıl boyunca süren her kadın gibi "namuslu davranışını" görmezden gelmemize yol açar.

    4- DAVACI-KARŞILIK DAVALI KADININ YAKLAŞIK DÖRT YIL BOYUNCA YAŞADIĞI ORTAM BİR AİLE ORTAMIDIR

    Davacı-karşılık davalı kadın genel ev kadını değildir. Genel evde çalışmadığı gibi genel evde de yaşamamaktadır.

    Davacı-karşılık davalı kadın yaklaşık dört yıl boyunca herkes gibi bir "aile ortamında" yaşamaktadır. 9.12.2004 tarihli zabıta araştırmasından da görüleceği üzere davacı-karşılık davalı kadın yaklaşık dört yıl boyunca "abisinin yanında yengesi ve iki çocuğu ile birlikte" yaşayarak çocuklarını bir "aile ortamında" büyütmekle meşguldür.

    5- ORTAK ÇOCUKLARIN ANA BAKIM ŞEFKATİNE MUHTAÇ OLDUĞU BİLİMSEL BİR GERÇEKTİR

    Tarafların ortak çocukları Önder 3.4.2000, Gamze ise 2.2.2004 doğumlu olup doğumlarından bu yana ve hatta şu an bile anne yanında kaldığı konusunda da bir çekişme yoktur.

    Bu kadar küçük çocukların ana bakım ve şefkatine muhtaç olduğu "bilimsel" bir gerçekliktir.

    Davacı-karşılık davalı kadının yaklaşık dört yıl boyunca ana bakım ve şefkatine muhtaç çocuklarına yönelik hiçbir olumsuz davranışının "gerçekleşmediği" dosya kapsamından anlaşılan tartışılamayacak bir gerçektir.

    6- YEREL MAHKEME HAKİMİ ÇOCUKLARIN ANNE YANINDA KALMASINI KENDİSİ KARARLAŞTIRMIŞTIR

    Tarafların ortak çocuklarının davacı-karşılık davalı kadının yaklaşık dört yıl boyunca kalmasını yerel mahkeme hakiminin "kendisi" kararlaştırmıştır.

    Yerel mahkeme hakimi tarafların ortak çocuklarının yanında kalmasını "3.3.2005 tarihli ara kararı ile kabul etmiş" ve babaya teslimini değil de babanın "sadece kişisel ilişki kurmasını" uygun ve yeterli görmüştür.

    Sonuç olarak;

    Dört yıl önce hiç de "tasvip edilemeyecek" hataları olsa bile "artık bu davranışları tekrarlamayan" bir anneden bu kadar küçük çocukları "yaklaşık dört yıl sonra almanın" zararının anneye değil de olsa olsa çocuklara olduğu bilimin ve öğretinin benimsediği bir olgudur.

    Bu nedenlerle saygıdeğer çoğunluğun "farklı görüşüne" katılamıyorum.

Benzer Konular :

  1. Yanıt: 0
    Son İleti: 03-09-2011, 00:43:49
  2. Yanıt: 3
    Son İleti: 10-04-2009, 22:43:14
  3. Noter de aldatırsa?
    Yazan: objektivist Forum: Tüketici Hakları
    Yanıt: 4
    Son İleti: 07-03-2009, 21:24:10
  4. Yanıt: 5
    Son İleti: 10-02-2009, 19:45:00
  5. Eşi ölen kadın mirasa ortak mı olur hissedar mı?
    Yazan: mehdi8777 Forum: Miras Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 04-10-2008, 18:35:24

Bu sayfada bulunan kavramlar:

kadın aldatırsa çocuğun velayeti

bosanma davasinda aldatma karsilikli ise velayet kine verilir

baba nafakayı nasıl yükseltirkocasini aldatma bosanmaaldatan kadın olan boşanma davasında küçük çocuk kime verilirboşanırken aldatmış kadınkadinin aldatmasi sonucu bosanan taraflarin haklarikadin esini aldatirsa cocugun velayetikadın kocasını aldatırsa ne yapmalıbosanma davasinda kadin aldatirsa cocuk kime verilirboşanmada kadın aldatilirsa cbosama davasinda kadin erkegi aldatirsaKadın aldatırsaevli kadın aldatırsa hakim çocuğu kime veriraldatan kadın çocuğun velayetini alabilir mikocamı aldattım velayeti alırmıyımboşanmada çoçuk kime kalırkadin aldatirsa velayetaldatan kadın çocuk için nafaka alabilirmievli kadın aldatırsa mahkemealdatan kadın nafaka alabilirmikocasını aldatan kadının boşanmasıboşanmada aldatankadının çocukları ve nafaka almasıkadin eşinden aldatırsa tazminat alabilir mikadin aldatirsa cocuklari alabilirmi
Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.