1 / 2 Sayfa 12 SonSon
1 den 10´e kadar toplam 15 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    May 2008
    İletiler
    120
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlerin, daha sonra Emekli Sandığına bağlı olarak çalışmasını yasaklayan Emekli Sandığı Kanunu'nun ilgili hükmünün iptal istemini reddetti.

    Konya'da ticaret yaptığı gerekçesiyle Askeri Ceza Kanunu'na Müzeyyel Kanun'un 1/A maddesi gereği mahkum olup, Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ihraç edilen bir subay, görevine son verilmesi işlemine dayanak gösterilen 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 104. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürdü.

    Başvuru dilekçesinde, asker olarak görevliyken ticaret yapmak suçundan dolayı askeri mahkeme kararıyla ihraç edilen kişinin mesleki hayatı engellendiğinden hukuk devleti ilkesine aykırı davranıldığı ileri sürüldü. Kararın, TSK'dan ihraç edildikten sonra askerlik hizmeti dışındaki tüm kamusal hak ve sorumlulukları yönünden diğer kişi ve kamu görevlileri arasında bir fark olmadığı halde aksi öngörüldüğünden eşitlik ilkesine, kamuda yeniden çalışmaya engel olunduğundan ve ayrıca askeri mahkeme kararlarına farklı anlamlar yüklendiğinden de Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürüldü.

    Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Konya 1. İdare Mahkemesi, kanun maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

    Başvuruyu esastan görüşen Yüksek Mahkeme, iptal istemini oy birliğiyle reddetti. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

    Kararda, askeri mahkeme kararı ile TSK'dan ihraç edilen bir kişinin Bağ-Kur veya SSK'ya bağlı olarak çalışma hayatını sürdürmesine bir engel bulunmadığı ifade edildi.

    Askeri mahkeme kararıyla TSK'dan ihraç edilen bir kişinin Emekli Sandığına tabi kurumlarda yeniden göreve alınamamasının, Anayasa'nın 70. maddesinde belirtilen hizmete almada görevin gerektirdiği nitelikler kapsamında görüldüğünden Anayasa'ya aykırılıktan söz edilemeyeceği belirtilen kararda, Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen ''yasa önünde eşitlik ilkesi''nin de hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu olduğu kaydedildi. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitliğin öngörüldüğü vurgulanan kararda, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısındaki eşitliğin çiğnenmesinin yasaklandığı belirtildi.

    ''Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez'' denilen kararda, aynı hukuksal durumların aynı, ayrı hukuksal durumların ise farklı kurallara bağlı tutulması halinde Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesinin zedelenmeyeceğine işaret edildi.

    Kararda, ''Devlet memurluğuna girmek isteyen bir kişi ile askeri mahkeme kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edildikten sonra tekrar devlet memurluğuna girmek isteyen kişinin hukuksal konumları aynı olmadığından, bunlar arasında eşitlik karşılaştırılması yapılamaz'' denildi.

    AA


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    May 2008
    İletiler
    120
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı.

    1-sevgili hukukcu arkadaslar bu karar sonucu tsk dan firar,ticaret ,iffetsizlik,irtica gibi suclar nedeniyle ayrılan insanların tekrar devlet memuru olması imkansız hale mi gelmiştir.?

    2-bu karar kesin baglayıcımıdır.devlet kurumları bu kararı gormezden gelebilirmi?

  3. #3
    Kayıt Tarihi
    Apr 2008
    Nerede
    İzmir
    İletiler
    235
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı.

    Ben istifa hakkı olmadığı için TSK'dan ayrılan herkesi idam edelim.. Ne işi var devlette mevlette...(!) Bu forumda her yeni haberde ayrı şok oluyorum yaa..Hırsız olmak subay olmaktan avantajlı görünüyor, evladını askeri liseye sokmayı düşünen anne babalar dikkat, walla ileride çocuğunuz ayrılmak ister, hem süründürürler, hem hapis yatırırlar, hem dünyanın en ilginç hesaplanan kalemleriyle tazminat alırlar hem de hırsızı bile affederler onu affetmezler bakın iyi düşünün...Çünkü 13-14-15 yaşında verdiği bi karara bakarak 23 yıl kilit altına alırlar...Güzel ülkemde milyon dolarları götürenler holding patronu olurken, mesleğini değiştirmek isteyen TSK mensubu anca mahkum olur...
    Bu kararın bağlayıcı olup olmadığını ben de soruyorum, bilgisi olan var mı?

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Aug 2008
    İletiler
    20
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı.

    Alıntı magdurum rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    1-sevgili hukukcu arkadaslar bu karar sonucu tsk dan firar,ticaret ,iffetsizlik,irtica gibi suclar nedeniyle ayrılan insanların tekrar devlet memuru olması imkansız hale mi gelmiştir.?

    2-bu karar kesin baglayıcımıdır.devlet kurumları bu kararı gormezden gelebilirmi?

    Lütfen şu soruların cevabını bilen birisi cevaplasın(

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.814
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı.

    Yeni TCK "53/1 de sayılan haklar"dan ömürboyu mahrumiyet yoktur."Belirlenmiş süreyi suç işlemeden tamamlamış kişileri,pişman olmuş,düzelmiş" kabul edilşmeli derken, diğer kanunların bunun tam aksi hükümler taşıyor olması "Yurdum Hukuku"na has bir durum olmalı diye düşünüyorum.
    Boşuna demiyorum:"Yurdum Hukuku"na bayılıyorum.
    İyi günler...
    Mümkünse tabii...

  6. #6
    Kayıt Tarihi
    Jan 2008
    İletiler
    24
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı.

    Zorunlu hizmet 15 seneye çıkarıldıktan sonra insanlar askeriyeden ayrılabilmek için yabancı uyruklu bayanlarla ile evlenmeye başladı. Sonra bunu kaldırdılar. Daha sonra ticaret yaparak kendilerini attırmaya başladılar bunu da kaldırdılar. İnsanları zorla firar etmeye yöneltiyorlar. Firar edersen bir senenin üstünde kaçak hayatı yaşayacaksın, üstüne 6-7 hapis yatacaksın, üstüne bilmem kaç milyar tazminat ödeyeceksin, üstüne devletteki tüm kadrolar sana kapanacak.

    Bu nasıl insan kaynakları politikasıdır anlayamadım. Askeriye burda personeline ya benimsin ya kara toprağın der gibi davranıyor. Hayır senin personelin kurum kültürüne ayak uyduramayabilir veya bir şekilde memnuniyetsizlik veya tatminsizlik yaşadığı için başka bir işte veya kurumda çalışmak isteyebilir. Bunun çözümü adamın tüm imkanlarını elinden almak mıdır?

    Ben anlamıyorum dağdaki terörist itirafçı oluyo adamın yüzünü değiştirip devlette bir memuriyet veriyolar kendine yeni bir hayat kursun diye. Bir şekilde silahlı kuvvetlerden ilişiği kesilenlerin hiç mi kendine yeni hayat kurma hakkı yok.

  7. #7
    Kayıt Tarihi
    Oct 2008
    İletiler
    5
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Re: Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı.

    Arkadaşlar ii akşamlar... tamam belki kendinizce haklısınız ama benim eşim astsubaydı biz ayrılmak üzereyiz birbirimizle hiçbir şekilde iletişimimiz yok küçük bir çocuğumda var fakat eşim su an askeriyeden firar etmiş hemde yurtdışına hiçbir haber alamıyoruz tabi para bakımından da çok zor durumdayız (sırf bizi zor duruma sokmak için ve işinide sevmediği için firar etti..)neredeyse 1 senedir hiçbir şekilde maddi, yardımda bulunmadı...TSK şu anda onu acaba arıyormu yurtdışında nereden bulacak ve şu anda halen evli olduğumuz için evlenemezde nasıl kalabilir anlayamıyorum üstçavuştu kendisi yeşil pasaport alamaz herhalde vizesi bitince sınır dışı edilirmi acaba...nereden bilgi alıcam bende zor durumdayım askeriyede tam olarak bilgi vermiyor...Bana nereden bilgi alabileceğim konusunda yardımcı olursanız çok memnun olurum hayırlı akşamlar.....

  8. #8
    Kayıt Tarihi
    Jul 2007
    Nerede
    İSTANBUL
    İletiler
    89
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı AYRINTILI Anayasa Mahkemesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) mahkeme kararıyla ihraç edilenlere kamu yolunu kapadı.

    ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

    E. No. 2005⁄83
    K. No. 2008⁄110
    Karar Tarihi : 29.5.2008
    R.G. Tarihi : 24.12.2008

    İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Konya 1. İdare Mahkemesi
    İTİRAZIN KONUSU: 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 104. maddesinin "39 uncu maddenin yetersizlik ve disiplin sebepleri hariç olmak üzere (e) ... fıkralariyle ... gösterilenler, kurumlarda emeklilik hakkı tanınan vazifelerde çalıştırılamazlar" bölümünün, Anayasa'nın 2., 10., 70., 154., 155., 156. ve 157. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir. I - OLAY
    Subay iken ticaret yapmak suçundan Askeri Ceza Kanununa Müzeyyel Kanun'un 1⁄A maddesi gereğince mahkum olup, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilmesine karar verildikten sonra 5434 sayılı Yasa'nın 104. maddesi gereğince görevine son verilme işlemine karşı açılan davada Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralın iptali için başvurmuştur.
    II - İTİRAZIN GEREKÇESİ
    Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
    "1-) ANAYASANIN 2. MADDESİ YÖNÜNDEN: Anayasanın 2. maddesinde "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir" hükmüne yer verilmektedir. Hukuk Devleti, İnsan Haklarına saygılı ve bu hakları koruyucu, adil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmekle kendisini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan devlettir. Hukuk devleti ilkesi gereği, devletin tüm organlarının (yasama organı da dahil), hukuk kuralları ile öncelikle kendisini bağlı sayan bir devlettir. Bu bağlamda yasa koyucunun yasal düzenlemeler yaparkenki takdiri sınırsız ve keyfi olmayıp, hukuk devleti ilkeleriyle sınırlıdır.
    Bu duruma göre yasa koyucunun, hizmet gereklerini göz önüne alarak askeri personelle ilgili olarak diğer memurlardan daha sıkı-katı kurallar koyabileceği ancak bu aykırılığın sadece askeri hizmeti ilgilendiren durumlarla sınırlı olması gerektiği kuşkusuzdur. Oysa dava konusu ihtilafta, ticaret yasağı yapan davacının silahlı kuvvetlerden ihracı bu bağlamda değerlendirilse de anılan kurumdan ihraç edildikten sonraki özel veya mesleki hayatının yine sıkı-katı bir şekilde diğer kamu görevlilerinden farklı engelleyici tarzda düzenlenmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Çünkü davacı askeri personel için gerekli kurallara uygun davranmamanın bedelini aldığı yargısal ceza (hapis) ve ihraç kararıyla zaten fazlasıyla ödemiştir. Artık bu aşamadan sonra her Türk vatandaşı gibi kamu görevine girmek, mesleğini icra etmek istemektedir. Tam bu aşamada diğer kamu görevlileri için konulmayan bir şartın davacı önüne konulması kamu yararı-hizmet gerekleri ve de hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmaz. Bu sebeple 5434 sayılı Yasanın 104. maddesinin yukarıda anılan kısmının Anayasanın 2. maddesine aykırı olduğu düşünülmektedir.
    2-) ANAYASANIN 10. MADDESİ YÖNÜNDEN: Anayasanın 10. maddesinde "Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet Organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre yasa koyucu düzenleme yaparken, hizmet gerekleri, görevin özelliği için zorunlu olanlar dışında farklı koşullar getiremez. Nitekim dava konusu ihtilafta, davacı, askerlikten ihraç edilerek, askerlik hizmetinin gereklerine uymamanın bedelini ödemiştir. Bu aşamadan sonra, askerlik hizmeti dışındaki tüm kamusal hak ve sorumluluklar yönünden diğer vatandaşlar ve kamu görevlilerinden farkı yoktur. Nitekim daha önce görevden ayrılıp yeniden bir kamu görevine girmek isteyen, bir memurdan ne isteniyorsa davacıdan da aynı şeylerin istenmesi veya aynı engellerin geçerli olması gerekir. Çünkü yeni talep edilen kamu görevinin askerlikle ilgisi olmadığından davacının askerlikten ihracı tek başına bu göreve girmesine engel olmamalıdır. Aksi takdirde Anayasanın 10. maddesine aykırı davranılmış olacağı düşünülmektedir.
    3-) ANAYASANIN 70. MADDESİ YÖNÜNDEN: Anayasanın 70. maddesinde "Her Türk kamu hizmetlerine girmek hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez" hükmü düzenlenmektedir. Buna göre, yukarıda da bahsedildiği üzere, kamu hizmetine alınırken, hizmet gereklerine göre farklı koşullar getirilebileceği kuşkusuz olmakla birlikte aynı hizmet gurubu için talep edenlere göre farklılık getirilemez. Anayasa hükmünün 1. fıkrasında da belirtildiği üzere kamu hizmetine girme Anayasal bir haktır. Dolayısıyla bu hakkın kullanılması, hizmet gerekleri dışında hiçbir kıstasa göre sınırlandırılamaz. Nitekim davacının askerlik ve askeri hizmet koşullarıyla artık ilgisi kalmamıştır. Cezasıyla, bedeliyle askeri personel olma konumunu kapatmıştır. Bu aşamadan sonra bir uzman doktor olarak bir kamu hastanesinde hizmetle mesleğini icra etmek istemektedir. Bu konu davacı yönünden Anayasanın verdiği "kamu hizmetine girme hakkının" kullanılmasından ibarettir. Yapmak istediği hizmet, askerlik dışında sivil hayata dönük doktorluk hizmeti olup, bu hizmetin gerektirdiği tüm koşuların davacıda mevcut olduğu da taraflar arasında ihtilafsızdır. Sadece davacının askerlikten ihraç edilmiş olması bu hizmete engel sayılmıştır. Bu sebeple Anayasa hükmü hilafına davacı hakkında "görevin gerektirdiği niteliklerden başka" sebeplerle ayrım yapılmıştır. Bu sebeple, işlem dayanağı olan yasa maddesinin Anayasanın 70. maddesine aykırı olduğu düşünülmektedir.
    4-) ANAYASANIN 154-155-156 ve 157. MADDELERİ YÖNÜNDEN: Anayasanın 154-155-156 ve 157. maddelerinde yüksek mahkemeler düzenlenerek, Türk Yargı sisteminin genel şekli belirlenmiştir. Buna göre Türk Yargı sistemi, Adli Yargı, İdari Yargı, Askeri Yargı şeklinde 3 ana kola ayrılmış olup, ihtilaflar da niteliklerine göre bu yargı kollarına yönlendirilmiştir. Anayasanın yaptığı ayrım tamamiyle işin niteliğine göre teknik bir ayrım olup hiyerarşik bir sınıflandırma yapılmamıştır. Bu sebeple daha alt düzenlemelerde, bu yargı kollarından birisinin diğerlerine üstün veya önceliğini ifade eden kurallara yer verilemez. Dolayısıyla anılan yargı yerlerince verilen kararların hak kısıtlama yönünden doğurduğu neticede aynı olmak zorundadır. Örneğin kamu hizmetine girmede kriterler belirlenirken, bir ceza yargısı kararı söz konusu ise, sivil veya askeri ceza yargısı tarafından verilen kararlar arasında etki farkı olmamalıdır. Yine tek ayrım işin niteliğinden kaynaklanabilir. Örneğin askeri hizmete girmek isteniliyorsa elbette "önceden var olan askeri suçlar ve de askeri mahkeme kararları burada elbette farklı değerlendirilebilir. Ancak talep edilen hizmet genel ve sivil hata tıp mesleğiyle ilgili bir hizmet ise burada aranan koşullar arasına askeri yargı kararlarına öncelik ve ağırlık veren bir koşul konulamaz.
    Aksi takdirde yukarıda anılan Anayasa hükümleriyle ortaya konulan Türk Yargı Sistematiğine aykırı hareket edilmiş olur.
    SONUÇ: Davacının görevine son verilmesi işleminin 5434 sayılı Yasanın 104. maddesine dayandırıldığı, işlemin yargısal denetiminde bu hükmün doğrudan uygulanacak hüküm olduğu, ancak yasa hükmünün (kararda belirtilen bölümünün) yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasanın 2-10-70-154-155-156 ve 157. maddesine aykırı olduğu, gerek davacının iddiaları ciddi bulunarak gerekse resen tespit edilerek Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği sonucuna varılmıştır."
    III - YASA METİNLERİ
    A - İtiraz Konusu Yasa Kuralı
    5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun itiraz konusu bölümün de yer aldığı 104. maddesi şöyledir:
    "MADDE 104 – 39 uncu maddenin yetersizlik ve disiplin sebepleri hariç olmak üzere (e) ve (f) fıkralariyle 92 nci maddede gösterilenler, kurumlarda emeklilik hakkı tanınan vazifelerde çalıştırılamazlar."
    B - İlgili Yasa Kuralları
    5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 39. maddesinin (e) ve (f) fıkraları ile 92. maddesi şöyledir:
    "MADDE 39 - Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır: ...
    e) Subay ve askeri memurlarla, gedikli subay ve gedikli erbaşların ahlak noktasından hüküm ile veya yetersizlik veya disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut askeri mahkemelerce verilecek kararlar üzerine kurumlarınca resen;
    f) (e) fıkrasında yazılı olanlar dışındakiler ahlak ve yetersizlik sebeplerinden dolayı tüzüğüne göre sicilleri üzerine kurumlarınca resen; ...."
    "MADDE 92 - İştirakçilerden Türk vatandaşlığından çıkarılan, Türk vatandaşlığını bırakan, yabancı memleket uyruğuna girenlerin (Türk vatandaşlığını muhafaza edenler hariç) bu Kanunla tanınan her çeşit hakları düşer.
    Aylık almakta iken veya aylık bağlama hakkı doğmadan önce, tanınan her çeşit hakları bu madde uyarınca düşenler, bu durumlarının ortadan kalkması halinde, Sandığa yazılı olarak yapacakları müracaatları takip eden aybaşından itibaren ve bu Kanunda öngörülen diğer şartları da taşımaları kaydıyla bu haklardan yeniden yararlandırılırlar.
    Yukarıdaki hükümler 88 inci madde kapsamına girenlerle, dul ve yetimleri hakkında da uygulanır"
    C - Dayanılan Anayasa Kuralları
    Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 70., 154., 155., 156. ve 157. maddelerine dayanılmıştır.
    IV - İLK İNCELEME
    Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Ali GÜZEL ve Serdar ÖZGÜLDÜR'ün katılımlarıyla 22.7.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

    V - ESASIN İNCELENMESİ
    A - Sınırlama Sorunu
    Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
    Mahkemede bakılmakta olan davaya konu idari işlem, 5434 sayılı Yasa'nın 104. maddesine göre "askeri mahkemelerce verilecek kararlar üzerine" Türk Silahlı Kuvvetlerinden re'sen emekli edilenlerin tekrar göreve alınmalarının mümkün olmadığına ilişkindir. İptali istenilen bölümdeki ibareler, iptal istemi dışında tutulan 39. maddenin (f) fıkrası ve 92. madde için de geçerlidir. Diğer yandan, 39. maddenin (e) fıkrasında askeri mahkemelerce verilen kararlar dışındaki sebeplerden de söz edilmiştir. Bu nedenlerle, kuraldaki incelemenin "askeri mahkemelerce verilecek kararlar" yönünden "...(e)..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir. B - Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
    Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
    Başvuru kararında itiraz konusu kuralın, asker olarak görevliyken ticaret yapmak suçundan dolayı askeri mahkeme kararıyla ihraç edilen kişinin mesleki hayatı engellendiğinden hukuk devleti ilkesine, ihraçtan sonraki aşamada, askerlik hizmeti dışındaki tüm kamusal hak ve sorumlulukları yönünden diğer kişi ve kamu görevlileri arasında bir fark olmadığı halde aksi öngörüldüğünden eşitlik ilkesine, kamuda yeniden çalışmaya engel olunduğundan ve ayrıca askeri mahkeme kararlarına farklı anlamlar yüklendiğinden Anayasa'nın 2., 10., 70., 154., 155., 156. ve 157. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
    İtiraz konusu kuralda, 5434 sayılı Yasa'nın 39. maddesinin yetersizlik ve disiplin sebepleri hariç olmak üzere (e) bendinde gösterilenlerin kurumlarda emeklilik hakkı tanınan görevlerde çalıştırılamaması öngörülmektedir.
    Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
    Anayasa'nın 70. maddesinde "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." denilmiştir.
    5434 sayılı Yasa'nın 39. maddesinin (e) fıkrasında sayılanlardan Türk Silahlı Kuvvetlerinden askeri mahkemelerce verilecek kararlardaki ihraç fer'i cezası nedeniyle uzaklaştırılanların kamuda emeklilik hakkı tanınan yerlerde çalıştırılamamalarının, askeri hizmetin gereği olan disiplinin sağlanması ve bu hizmetteki istihdamdan beklenen faydanın elde edilmesi amacıyla öngörüldüğü ve düzenlemenin yasa koyucunun takdir alanı içerisinde olduğu kuşkusuzdur. Ayrıca, askeri mahkeme kararı ile ihraç edilen bir kişinin Bağ-Kur veya SSK'ya bağlı olarak çalışma hayatını sürdürmesine bir engel de bulunmamaktadır.
    Askeri mahkeme kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen bir kişinin Emekli Sandığına tabi kurumlarda yeniden göreve alınamaması, Anayasa'nın 70. maddesinde belirtilen hizmete almada görevin gerektirdiği nitelikler kapsamında görüldüğünden Anayasa'nın bu maddesine aykırılıktan söz edilemez.
    Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen "yasa önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
    Devlet memurluğuna girmek isteyen bir kişi ile askeri mahkeme kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edildikten sonra tekrar Devlet memurluğuna girmek isteyen kişinin hukuksal konumları aynı olmadığından, bunlar arasında eşitlik karşılaştırılması yapılamaz.
    Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuraldaki "askeri mahkemelerce verilecek kararlar" yönünden "(e)" ibaresi Anayasa'nın 2., 10. ve 70. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
    Kuralın, Anayasa'nın 154., 155., 156. ve 157. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
    VI - SONUÇ
    8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 104. maddesinin "askeri mahkemelerce verilecek kararlar" yönünden "...(e)..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 29.5.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.


    Benim anladıgım kadarıyla askeri mahkeme kararıyla cıkarılanlar icin alınmış bir karar bu.Mavi renkte isaretledimki sadece mahkeme kararı ile ayrılanları kastemis.oysa firar edenlerin cogu idarece mahkemeye cıkmadan resen emekli edilir.zaten firar edenler disiplinsizlik nedeniyle sicilen emekli edilir.104 ve 39 maddelerine bakınca disiplinsizlik ve yetersizlik haric denilmekte.sanırım davacı subay bu iki gerekce dışında sebeple ilisigi kesilmis.kısaca tsk dan ayrılan herkesi kapsamıyor diye degerlendirdim.Hukukcu dostlardan bu konuyu degerlendirmelerini rica ediyoruz.
    Konu libertysea tarafından (26-12-2008 Saat 00:57:58 ) de değiştirilmiştir.
    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde BEYAZ ADAM paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak...

  9. #9
    Kayıt Tarihi
    Jul 2007
    Nerede
    İSTANBUL
    İletiler
    89
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı emekli sandıgı 92.madde

    Madde 92 – (Değişik: 7/5/1986 3284/
    13 md.)
    İştirakçilerden Türk vatandaşlığından çıkarılan, Türk vatandaşlığını bırakan, yabancı
    memleket uyruğuna girenlerin (Türk vatandaşlığını muhafaza edenler hariç) bu Kanunla
    tanınan her çeşit hakları düşer.
    Aylık almakta iken veya aylık bağlama hakkı doğmadan önce, tanınan her çeşit
    hakları bu madde uyarınca düşenler, bu durumlarının ortadan kalkması halinde, Sandığa yazılı
    olarak yapacakları müracaatları takip eden aybaşından itibaren ve bu Kanunda öngörülen
    diğer şartları da taşımaları kaydıyla bu haklardan yeniden yararlandırırlar.
    Yukarıdaki hükümler 88 inci madde kapsamına girenlerle, dul ve yetimleri hakkında
    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde BEYAZ ADAM paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak...

  10. #10
    Kayıt Tarihi
    Jul 2007
    Nerede
    İSTANBUL
    İletiler
    89
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Benim degerlendirmem

    Firar edip ayrılan bir askeri personel firar sucundan dolayı hakkında tanzim edilen disiplinsizlik sicili ile resen emekli edilir.Anayasa mahkemesinin verdiği kararda ise Mahkeme kararı ile İHRAC hükmünden bahsedilmis.Oysa firar edenler İHRAC kapsamında değildirler.Dolayısıyla firar kapsamında ilisigi kesilenler yeniden memur olabilir diyorum.Benim yorumum bu.Degerli hukukcularımız degerlendirirler ve konuyu daha ayrıntılı acıklarlarsa seviniriz.
    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde BEYAZ ADAM paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak...

1 / 2 Sayfa 12 SonSon

Benzer Konular :

  1. Yanıt: 0
    Son İleti: 20-08-2011, 11:20:05
  2. Yanıt: 0
    Son İleti: 11-08-2011, 20:00:05
  3. Yanıt: 0
    Son İleti: 25-07-2011, 20:20:08
  4. Yanıt: 0
    Son İleti: 22-05-2011, 02:00:08
  5. Yanıt: 0
    Son İleti: 22-03-2011, 22:30:46

Bu sayfada bulunan kavramlar:

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.