1 den 9´e kadar toplam 9 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Mar 2005
    Nerede
    Turkey.
    İletiler
    2
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Hizmet tesbit davası

    Yeni ortağı olduğum ltd. şirkete 1 yıl önce işten ayrılmış bir çalışan tarafından sigortasız çalıştığından bahisle hizmet tesbiti davası açıldı.Yaptığım araştırmada bunun doğru olduğunu gördüm ve bu kişiyle uzlaşmaya vararak sorunu çözdük.Davadan vazgeçmeyi kabul etti.
    Benim sorum;dava dilekçesinde SSK'da davalı olarak gösterilmiş.Dolayısıyla dava dilekçesi sanırım SSK'ya da tebliğ edilmiştir.Davadan vazgeçilse bile SSK bu dilekçe üzerine bir araştırma yaparak para cezası keser mi, yoksa bu durumlarda mahkemenin sonucuna göre mi işlem yapılıyor? Sanırım ciddi para cezaları sözkonusu.
    İlginiz için şimdiden teşekkürler...


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    Jan 2005
    Nerede
    İzmir, Turkey.
    İletiler
    1.038
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    dava dilekçesinde SSK'da davalı olarak gösterilmiş.Dolayısıyla dava dilekçesi sanırım SSK'ya da tebliğ edilmiştir.Davadan vazgeçilse bile SSK bu dilekçe üzerine bir araştırma yaparak para cezası keser mi, yoksa bu durumlarda mahkemenin sonucuna göre mi işlem yapılıyor?
    Dava dilekçesine göre idari para cezası uygulanamaz.

  3. #3
    Av.Zekayi Ünal Misafir

    Tanımlı

    ssk bu durumu öğrenmişşse durumu araştırabilir.bu konunun dava ile i,lgisi olmadığından davacının vazgeçmesinin bir önemi yok.
    davacının davadan fergat etmesinin nedenini ne yazdığı da önemli.
    davacının davasından feragat etmesi bana göre geçerlidir. işçi alacağı kamu davası değildir.

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Salihli/Manisa
    İletiler
    7.172
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sayin meslektesim,
    Sizinle ayni fikirdeyim ben de, ancak dava sigortasiz isçi çalistirmaktan kaynaklanan hizmet tespiti davasi oldugundan kamu düzenini ilgilendiriyor ve davacnin vazgeçmesi bir sey ifade etmiyor.Ücret alacaklarina iliskin davalar kamu düzenini ilgilendirmiyor, bu konuda hemfikiriz.

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    Jan 2005
    Nerede
    İzmir, Turkey.
    İletiler
    1.038
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sn: Av. Dilek Kuzulu Yüksel,
    -Kamu düzeni ile ilgili olan hizmet tespit davalarında, davacının davasından vazgeçmesinden sonra devam eden ve neticelenen bir dava varsa, bunun nasıl olduğunu,
    -SSK'nın davacıya ödediği ücret ve bunun rücu edilmesini,
    Biraz daha açıklayabilir misiniz?

  6. #6
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Salihli/Manisa
    İletiler
    7.172
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sn yyln,
    - Sigortasiz isçi çalistirmak kamu düzenini ilgilendiriyor elbette. Davadan feregat hukuk davasini sona erdiren nedenlerdendir ancak SSK duruma re'sen el koyarak gerekli incelemeyi ve arastirmayi yapar ki örneklerini gördüm. Bunun sonucunda da gerekirse cezasini da keser.(Tabi ki dava dilekçesine göre degil de kendi yaptigi arastirmaya göre) Davaya devam eder seklinde anlasilmasin, davadan feragat pek bir sey ifade etmiyor demek isiyorum.
    - SSK incelemesini yaptiktan sonra tespit davasindan feragat eden davaci tazminat davasi açabilir bu hakkini kimse engelleyemez. Eger dava açarsa elinde SSK'nin incelemesinden dolayi çok önemli bir kanit olacak sigortasiz çalistirildigina dair. Bu durumda "varsa" tazminat veya diger ücretlerini isverenden alir, diger davadan vazgeçmesi engel degil.
    Rücu konusu ise özel durumlardan kaynaklanan ödentiler için devreye girer (varsa, isgörmezlik ödentisi vs.)
    Sanirim konuyu ayrintiya girmeden yüzeysel olarak ve iç içe cevaplamam kafalari karistirdi ))

  7. #7
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Salihli/Manisa
    İletiler
    7.172
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Ekteki Yargıtay kararına göre hizmet müddetinin tespiti davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilemeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Şahsen böyle bir uygulama ile karşılaşmış değilim ancak duruşma salonunda başka bir davada hakimin feragat yerine davanın müracaata bırakılmasına karar verdiğine şahit oldum. Bu konu ve karar hakkındaki görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim.


    DAVADAN FERAGAT - HİZMET TESPİT DAVASI

    KAYIT NO : 56122
    **************
    Esas Yılı : 2004
    Esas No : 21-54
    Karar Yılı : 2004
    Karar No : 54
    Karar Tarihi : 11.02.2004
    Daire No :
    Daire : HG
    **************

    ÖZET: Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Bu nedenle, bu davadan feragat eden davacı sadece açtığı davadan değil, sosyal güvenlik hakkından da vazgeçtiği için; kamu düzenini ilgilendiren bu tür tespit davalarında hakim feragat nedeniyle davayı reddetmemelidir. Özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplayıp, sonucuna göre karar vermesi gerekir.
    **************

    (1086 S. K. m. 79, 91) (506 S. K. m. 6) (2709 S. K. m. 12, 60)

    Taraflar arasındaki "Hizmet tesbiti ve işçilik alacakları" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Uşak İş Mahkemesi)nce davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen 27.8.2002 gün ve 2002/394 E, 465 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Yirmibirinci Hukuk Dairesinin 28.1.2003 gün ve 2003/358 E, 500 K. sayılı ilamı ile; (...Dava hukuksal nitelikçe; çalışılmasına rağmen Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tesbitine ilişkindir. Bu yönüyle dava konusunun doğrudan 506 sayılı Yasada öngörülen sigortalılık hak ve yükümlülüklerini etkileyeceği ortadadır. Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa'da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Bu haklar ise 506 sayılı Yasanın 6. maddesinde belirtildiği üzere vazgeçilemeyen ve devir edilemeyen haklardandır. Mahkemece davanın hukuksal niteliği gözönünde bulundurulmaksızın feragat nedeniyle işin özüne inilmeden davanın reddine dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

    O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    Temyiz Eden? Davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekili.

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü?

    Dava, sigortalı hizmet süresinin tespiti ve işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

    Davacı, davalı işyerinde 17.7.1993-22.7.2002 tarihleri arasında devamlı çalıştığı halde kuruma noksan bildirildiğini beyanla, belirtilen tarihler arasında devamlı çalıştığının tespiti ile kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin tahsili için işveren ile Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine dava açmış, 27.8.2002 tarihli dilekçe ile davasından kayıtsız şartsız feragat ettiğini bildirmiş, mahkemenin feragat nedeniyle davanın reddine dair verdiği karar davalılardan kurum vekilinin temyizi üzerine yukarıda belirtilen nedenle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    Uyuşmazlık, hizmet tespiti davasından feragat edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

    Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, davanın taraflarından birinin (davacının) netice-i talebinden vazgeçmesidir (HUMK. 91). Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HUMK. 79), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar her davadan feragat edilebilir. Ancak bazı istisna hallerinde feragat davayı sona erdirmez.-Hakim, feragate rağmen davaya devam etmekle yükümlüdür.

    Bu istisnalardan biri de sosyal sigortalılık süresinin tespiti için açılan hizmet tespiti davalarıdır (Kuru Baki, İst. 2001, C? IV sh. 3654).

    Bilindiği gibi feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz (Prof. Dr. I.E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri İstanbul 1975 Altıncı Bası, sh. 479).

    1982 Anayasasının 12. maddesine göre "Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir". 60. maddede ise "Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir" hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

    506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 6. maddesinde de bu ülke aynen benimsenerek, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp aynı zamanda bir yükümlülüktür (M. Çenberci Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, 1985, sh. 90).

    Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez. Kamu düzenini ilgilendiren bu tür tespit davalarında hakimin feragat nedeniyle davayı reddetmeyip özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Zira, sigortalı hizmet tespiti davasının açılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu bir çalışma ilişkisinden haberdar olacak gerektiğinde müfettiş incelemesi yaparak resen prim tahakkuk ettirip, tahsil edecektir. Görüldüğü gibi hizmet tespiti davaları burumun hak alanını da doğrudan ilgilendirmektedir.

    Öte yandan, hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Bu nedenle, bu davadan feragat eden davacı sadece açtığı davadan değil, "sigortalı olduğunun tespitinden" yani "sosyal güvenlik hakkından" vazgeçmektedir (Barış Duman, Ankara 2002, 506 Sayılı SSK. Göre Hizmetlerin Tespiti, Yüksek Lisans Tezi, sh. 108).

    Somut olayda, davacı işçilik alacakları talebinden vazgeçtiği gibi hizmet tespiti davasından da feragat ettiğini bildirmiştir. Dosyaya sunudan ibraname sigortalı olmak hak ve yükümlerinden kaçınmak ve vazgeçmek amacıyla düzenlenmiş olup davadan da bu nedenle feragat edildiği açıkça anlaşılmaktadır.

    Oysa bu nitelikteki bir feragat uluslararası hukuk belgelerinde ve Anayasa'da yer alan ilkeler ili Sosyal Sigortalar Kanununun 6. maddesinin emredici hükmüne ters düşmektedir (10. HD. 1.2.1985, 85/223 E. 418 K., 10. HD. 1.6.1992 tarih, 92/301 E. 6164 K.).

    O halde mahkemece, davanın yukarıda belirtilen bu hukuksal niteliği gözönünde bulundurulup, işin esasına girilip sonucuna göre karar vermek gerekirken feragat nedeniyle tespit davasının reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

    Sonuç: Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.2.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY YAZISI

    Bozma kararı hizmet tespiti ile ilgili dava yönünden doğrudur (506 s. K. md. 6/3).

    Ancak davacı bu istek yanında kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti de talep etmiş, davalı Kurum vekili, hizmet tesbiti davalarının kamu düzenine ilişkin oluşu yanında, feragat nedeniyle yargılama giderlerine hükmolunması gerektiği yönünden de hükmü temyiz etmiştir.

    Bozma ilamında, hüküm sadece hizmet sürelerinin tesbiti yönünden bozulmuş, yargılama giderleri yönünden açıklama yapılmamıştır.

    Direnme kararı ise, yargılama giderlerine hükmolunmaması gerekçesini de içermektedir.

    Direnme kararı kurum vekili tarafından yargılama giderleri yönünden de temyiz edilmiştir.

    Hüküm yargılama giderleri yönünden de kurum yararına alacak hakları ile ilgili olarak bozulması gerektiği görüşü ile değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.


  8. #8
    Kayıt Tarihi
    Apr 2005
    Nerede
    Adana, Seyhan, Turkey.
    İletiler
    2.932
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    SSK hizmet tespiti davaları, Dilek Hanım'ın da belirttiği gibi "kamu düzeni" ile ilgili olduğundan, davacının feragat etmesi veya davayı takip etmemesi halinde hakim tarafından devam ettirilmesi ve sonuçlandırılması gerekir. Bu husus hem doktrinde ve hem de Yargıtay kararlarında bilinen ve belirtilen bir husustur. Ancak, uygulamada bazan hakimlerin ilgilenmemes ve SSK'nın da takip konusunda isteksiz davranması nedeniyle dosya düşebilmektedir. benim böyle bir davamda ben takip etmek istemedim, (düşmesini istedim) duruşmaya girmedim ve haim davanın düşmesine karar verdi, SSK da sesini çıkarmadı. Ama aslında hakimin devam ettirmöesi ve resen araştırması gerekirdi. selam.

  9. #9
    Kayıt Tarihi
    Jan 2005
    Nerede
    İzmir, Turkey.
    İletiler
    1.038
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı

    Sn: Abbas Bilgili'nin görüşlerine aynen katılıyorum.

    Öte yandan, konuya farklı bir açıdan bakıldığında; feragatin kabul edilmeyerek davanın sonuçlandırılması ( eğer dava karar aşamasına gelmemiş ise) mümkün olmayabilir. Çünkü bu durumda davanın sürdürülebilmesi için masrafları kimin yapacağı veya yapması gerektiği belli değildir.
    Dava sonuçlanmadan, sigortalı çalışmış olup olmadığı belli olmayan ve davasını takipten vazgeçen bir kişinin açtığı dava ile ilgili masrafların SSK tarafından yapılması ise düşünülemez.
    O halde, sözkonusu karara göre, hizmet tespit davalarında feragatin kabul edilmemesi gerekmekle birlikte, uygulamada takip edilmeyen dava işlemden kaldırılacaktır.

    Peki, kamu düzeni ile ilgili olan ve kişinin hem hakkı hem de yükümlülüğü olan sigortalılıkla ilgili hizmet tespit davalarında, davanın takip edilmeyerek işlemden kalkması gibi bir yol varken, niçin feragat talebinde bulunulur?
    Kanaatime göre, bunun çeşitli nedenleri olabilir. Ama, herhalde bunlardan önemli birisi, davanın devam etmesi ve hizmet tespitine karar verilmesi halinde, işverenin prim dışında önemli miktarda idari para cezası ödeme yükümlülüğünün de doğabilecek olmasıdır. İşte, idari para cezası ödeme yükümlülüğü ile karşılaşmak istemeyen işveren, bir miktar para vererek işçisi ile anlaşmış ise, anlaşmış olduğu parayı vermeden önce davadan feragat edilmesini, kendisi için bir garanti olarak görmüş olabilir.
    Ama, sözkonusu kararla, feragatin, işveren açsından bir garanti sağlayamayacağı da anlaşılmaktadır. Selamlar...

Benzer Konular :

  1. Yanıt: 0
    Son İleti: 01-11-2010, 21:11:41
  2. Bedelsiz kalan çeklerin iadesi ve menfi tesbit davası
    Yazan: av.bahar Forum: Borçlar Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 23-07-2007, 11:06:13
  3. Tanıma ve babalık tesbit davası
    Yazan: orhannecare Forum: Aile Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 29-06-2006, 22:54:29
  4. Miras paylaşımı ve kadastro tesbit davası
    Yazan: yıldız3454 Forum: Miras Hukuku
    Yanıt: 1
    Son İleti: 28-06-2006, 09:38:30
  5. Tahliye olmaz ise kira tesbit davası
    Yazan: Koreno Forum: Kira Hukuku
    Yanıt: 1
    Son İleti: 20-04-2006, 23:23:17

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2014 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikoloğum |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Sanal Turk |  Satılık Düşecek Domainler |  Playbarn Levent |  Kral | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2011-2014 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2011-2014 yılı reklam pazarlaması MEDYACİN İletişim Reklam Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmakta olup, reklam talepleri için Medyacin Ltd. Şti. ile iletişim kurmanız rica olunur.