Arkadaşlar merhaba. Esas soruma geçmeden önce süreçten kısaca bahsetmek istiyorum.

MEB ile 2016 dan bu yana süregelen bir idari davam(ız) var, yürütmeyi durdurma talepli. Mevzu bahis konu ise ilk atama. Hukuken kesinlikle haklı olduğum(uz) bu davada ilk derece mahkemesi ara kararda YD vermedi. Bunun üzerine Bölge İdare Mahkemesine itirazımız sonucunda BİM'den de YD talebim gerekçesiz olarak reddedildi. Bazı arkadaşlarımın kendi ilk derece mahkelemelerinden almış olduğu YD kararlarını da kaldırdı. Lakin bu dosyalardan sonra aynı dava konusundan müzdarip diğer arkadaşlarımın itirazlarına BİM, YD kararı verdi. Aynı ay içerisinde BİM 3 farklı çelişkili karar vererek bizi de dumura uğrattı.

Süreç böyle devam ederken YD talebi reddedilen bizler esas kararı beklemeye koyulduk. 2017 Ocak ayında ilk derece mahkemesinden esas karar aleyhime çıktı. Bu noktada şunu belirtmeliyim ki davamızı olumsuz sonuçlandıran ilk derece mahkemeleri bizim delillerimizi yok sayarak gerekçeli kararlar verdiler. Gerekçeli kararları davalı idare olan MEB'in yapmış olduğu savunmanın kopyala-yapıştır hali idi. Bu arada hukuki haklılığımıza en büyük dayanağımız MEB'in bizim haklı olduğumuzu söylediği bir dilekçe cevabıydı. Reddedildiğimiz bu dosyaların herbirinde bu dayanağımız yok sayılmıştı. Oysa mahkemelerin gerekçeli kararları verirlerken delilleri yok sayarak, bir çok soru işareti bırakarak karar vermeleri İYUK'na aykırı diye biliyorum.

Özetle davalı idarenin davacıya "Sen haklısın kardeşim." dediği bakan adına imzalanmış resmi bir yazı hiçe sayıldı.

Şimdi gelelim esas konumuza. Esas kararlarda aleyhimize çıkan kararları İstinaf'a taşıdık. Geçtiğimiz günlerde kararlar açıklandı ve lehimize karar çıktı. Okuduğum bir makalede şöyle deniliyordu; "...6545 sayılı Kanun sonrasında ilk derece mahkemelerinin direnme kararı vermelerine fiili olarak imkân kalmayacaktır. Zira, ilk derece mahkemesinin verdiği hüküm ilk inceleme konularına ilişkin olması gibi hallerde bölge idare mahkemesince istinaf yoluyla kararın kaldırılması halinde dosya mahkemeye geri gönderilecek, ancak, ilk derece mahkemesince bu tür kararlara uyulmasının zorunlu olması nedeniyle direnme kararı verilemeyecektir. "

İstinaf mahkemesinin lehime vermiş olduğu bu karara ilk derece mahkemesi direnme kararı verebilir mi, veremez mi? Yukarıda alıntı yaptığım makalede bahsedilen "..ilk derece mahkemesinin verdiği hüküm ilk inceleme konularına ilişkin olması gibi hallerde.." kısmını anlamadım mesela. Sanırım fark yaratan durum bu.

Sabırla buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.