+ Konuyu Yanıtla
1 den 6´e kadar toplam 6 ileti bulundu.
  1. #1
    Kayıt Tarihi
    Jul 2015
    Nerede
    turhal
    İletiler
    18
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Malen Yazılı Senete İmza

    merhaba arkadaşlar ben kardeşimin borcundan dolayı alacaklı tarafından düzenlenen bir senete imza attım ve şuan icra takibindeyim maaşın 4/1 i kesiliyor ve tokide taksidi devam eden evime satılamaz devredilemez şerhi koydurdular. alacak ve verecek benim değil kardeşimin ticaretinden kaynaklanıyor onun borcu ancak bende senetin kefil bölümüne imza attım alacaklı sen imza atmazsan birdaha mal vermem dedi bende attım. Ben memurum alacaklı ile hiçbir ticari ilişkim yok tanımıyorum bile bir defa gördüm. sorum menfi tespit davasında benim ticari ilişkim olmadığını borçla hiç bir alakam olmadığını ispat edebirmiyim dava açmak işe yararmı. araştırmalarımda aşağıdaki yargıtay kararına rastladım. bilgi verirseniz sevinirim.

    T.C. YARGITAY
    19.Hukuk Dairesi

    Esas: 2003/6385
    Karar: 2004/3600
    Karar Tarihi: 30.03.2004

    ÖZET: Bonoda "malen" kaydı bulunmasına karşılık davalı eda ettiği yemininde "bononun, borç olarak verilen 2.040.000.000.- TL karşılığı düzenlendiğini" belirterek, senedin ihdas nedenini talil ettiğinden kanıt yükümlülüğünün yer değiştirdiği, davalının nakden verdiği borç karşılığını, alacaklı olduğunu kanıtlaması gerektiği mahkemece göz ardı edilerek ispat külfetinin davacıya ait olduğunu ve iddianın kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

    (6762 S. K. m. 688, 689, 690) (1086 S. K. m. 288)

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    Karar: Davacı, takibe konu bonoyu imza dışında tüm haneleri boş olarak ağabeyi H.A.'ya verdiğini, her nasılsa davalının eline geçerek 2.040.000.000.-TL bedelli, 30.6.2001 ödeme tarihli olarak doldurulduğunu belirterek takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili, borcun olmadığı veya itfa ve ihmal edildiğinin yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    Mahkemece, usulüne uygun delillerle davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

    Senet, aleyhine hukuki sonuç doğuracak kimse tarafından imza edilmiş beyan olup, kesin delildir. Ancak senet metninde yazılı borç sebebini değiştirecek (talil edecek) biçimde beyanda bulunan artık senede dayanamaz ve senedin aksine olarak ileri sürdüğü alacak iddiasını ispat yükümlülüğü altına girer.

    Somut olayda, bonoda "malen" kaydı bulunmasına karşılık davalı eda ettiği yemininde "bononun, borç olarak verilen 2.040.000.000.- TL karşılığı düzenlendiğini" belirterek, senedin ihdas nedenini talil ettiğinden kanıt yükümlülüğünün yer değiştirdiği, davalının nakden verdiği borç karşılığını, alacaklı olduğunu kanıtlaması gerektiği mahkemece göz ardı edilerek ispat külfetinin davacıya ait olduğunu ve iddianın kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

    Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Hızlandırılmış Mobil Sayfa Sürümü (AMP)

    Hukuki NET Güncel Haber


    Malen Yazılı Senete İmza konulu yargıtay kararı ara
    Malen Yazılı Senete İmza konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #2
    Kayıt Tarihi
    Jun 2009
    Nerede
    Kocaeli
    İletiler
    8.161
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Malen Yazılı Senete İmza

    Verdiğiniz karar ile sizin durumunuzun ilgisi yok.
    Kefil olduğunuza göre, alacaklı ister kardeşinizden ister sizden bu parayı isteyebilir. Kefil olduğunuza göre ödemeniz gerekir.

  4. #3
    Kayıt Tarihi
    Aug 2010
    Nerede
    ANKARA
    İletiler
    390
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Malen Yazılı Senete İmza

    Alıntı Şenol Eker rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    Verdiğiniz karar ile sizin durumunuzun ilgisi yok.
    Kefil olduğunuza göre, alacaklı ister kardeşinizden ister sizden bu parayı isteyebilir. Kefil olduğunuza göre ödemeniz gerekir.
    Değerli dostum ; şenol Eker'inde bahsettiği gibi kefalet konusu farklı olmakla beraber aşşağıda yazılı metni okuyun daha iyi anlıcaksınız.

    =>
    Yeni Borçlar Kanunumuz da Kefil ile Alacaklı İlişkisi


    106Yeni borçlar kanunumuz kefilin sorumluluk ve yükümlülüklerini yeniden düzenlediği gibi haklarını ve kendisini nasıl koruyabileceğini de yeniden düzenlemiştir bu yazıda kefilin hak ve sorumluluklarını anlatacağım.

    Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı Nedir?


    Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azami miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur:

    1. Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları.
    2 Alacaklının, kefile, onun borcu ödeyerek yapılmalarını önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin haklarının devrinin sebep olduğu masraflar.
    3 İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler ile gerektiğinde tahvil karşılığında ödünç verilen anaparanın işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait faizleri.
    Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur.
    Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hale gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

    Kefilin takibi ne demektir?


    Yeni Borçlar Kanunumuzun 590. Maddesinde Borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz demektedir.
    untitledBütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hakimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir.
    Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar.
    Yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi, döviz işlemleri veya havale ile ilgili yasaklar gibi sebeplerle, o yabancı ülkenin yasal düzenlemeleri gereği imkansız hale gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefil, takibe bu sebeple itiraz edebilir.
    Kefaletten Kurtulma (Defiler)
    Yeni Borçlar Kanunumuzun 591. Maddesinde Kefil, asıl borçluya veya mirasçılarına ait olan ve asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğünden doğmayan bütün def’ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkına sahip olduğu gibi, bunları ileri sürmek zorundadır. Yanılma veya sözleşme yapma ehliyetsizliği ya da zaman aşımına uğramış bir borç sebebiyle borçlunun yükümlü olmadığı bir borca bilerek kefalet hali bu hükmün dışındadır demektedir.
    Asıl borçlu kendisine ait olan bir def’iden vazgeçmiş olsa bile kefil, yine de bu defiî alacaklıya karşı ileri sürebilir.
    Kefil, asıl borçluya ait def’ilerin varlığını bilmeksizin ödemede bulunursa, rücu hakkına sahip olur. Buna karşılık asıl borçlu, kefilin bu def’ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kefil, bunlar ileri sürülmüş olsaydı ödemeden kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybeder.
    Kumar veya bahisten doğan bir borca kefalette kefil, borcun bu niteliğini bilmiş olsa bile, asıl borçlunun sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir.

    Kefili koruyan haller nelerdir?


    Yeni Borçlar Kanunumuzun 592 – 596. Maddelerinde bu konu açıklanmıştır buna göre ;
    Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya daha sonra asıl borçludan alacağın özel güvencesi olmak üzere elde ettiği rehin haklarını, güvenceyi ve rüçhan haklarını kefilin zararına olarak azaltırsa, zararın daha az olduğu alacaklı tarafından ispat edilmedikçe, kefilin sorumluluğu da buna uygun düşen bir miktarda azalır. Kefilin fazladan ödediği miktarın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır.
    Çalışanlara kefalet halinde alacaklı, çalışanlar üzerinde yükümlü olduğu gözetimi ihmal eder veya kendisinden beklenebilen özeni göstermezse ve borç da bu sebeple doğmuş ya da bu özeni göstermesi halinde ulaşamayacağı ölçüde artmış olursa, bu borcu veya borcun artan kısmını kefilden isteyemez.
    Alacaklı, borcu ödeyen kefile haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerini teslim etmek ve gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür. Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefile teslim etmek veya bunların devri için gerekli işlemleri yapmak zorundadır. Alacaklının, diğer alacakları sebebiyle sahip olduğu rehin ve hapis hakları, kefilin haklarından sıraca önce geldikleri ölçüde saklıdır.
    Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri veya rehinleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur. Bu durumda kefil, ödediğinin geri verilmesini ve varsa ek zararının giderilmesini isteyebilir.
    Borçlunun iflası sebebiyle olsa bile, borç muaccel olduğu takdirde kefil, alacaklıdan yapacağı ödemeyi kabul etmesini her zaman isteyebilir. Bir borca birden çok kişinin kefil olması durumunda alacaklı, kefillerden biri tarafından yapılacak kısmi ödemeyi, bunu öneren kefile düşen paydan az olmamak koşuluyla, kabul etmek zorundadır.
    Alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmekten kaçınırsa, kefil borcundan kurtulur; birlikte müteselsil kefalette ise, kefillerin sorumluluğu kendilerine düşen pay miktarınca azalır.
    Alacaklının rızası varsa kefil, asıl borcu muaccel olmasından önce de ödeyebilir. Ancak, bu durumda kefil, asıl borçluya karşı rücu hakkını borcun muaccel olmasından önce kullanamaz.
    Asıl borçlu, anaparanın veya yarım yıllık döneme ait faizin ödenmesinde ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinde altı ay gecikirse, alacaklının durumu kefile bildirmesi gerekir. İstek halinde alacaklı, her zaman asıl borcun kapsamı hakkında kefile bilgi vermek zorundadır.
    Alacaklı, yukarıdaki fıkralarda öngörülen gereklerden birini yerine getirmezse, bundan dolayı kefilin uğradığı zarar miktarınca ona karşı haklarını kaybeder.
    Kefil, aşağıdaki durumlarda asıl borçludan güvence verilmesini ve borç muaccel olmuşsa, borçtan kurtarılmasını isteyebilir:
    11 Asıl borçlu, kefile karşı üstlendiği yükümlülüklere, özellikle belli bir süre içinde kendisini borçtan kurtarma vaadine aykırı davranmışsa.
    12 Asıl borçlu temerrüde düşmüşse veya yerleşim yerini diğer bir ülkeye nakletmesi yüzünden takibat önemli ölçüde güçleşmişse.
    13 Asıl borçlunun mali durumunun kötüleşmesi, güvencelerin değer kaybetmesi veya borçlunun kusuru sonucunda kefil için mevcut tehlike, kefaletin yapıldığı tarihe göre önemli ölçüde artmışsa.
    Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir.
    Borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil, durumu borçluya bildirmek zorundadır. Kefil, bu bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa, rücu hakkını kaybeder.
    Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur.
    Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir.
    4. Süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur.

    Kefil Kefaletten dönebilir mi?


    Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir. Kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
    Konu by_fatih tarafından (31-01-2017 Saat 21:28:42 ) de değiştirilmiştir. Sebep: bölüm
    avukatlık mesleğine mensup olmadığımı, sitede yapmış olduğum cevap niteliğindeki yorumlar şahsi araştırmalar sonucunda elde edilmiş bilgiler olduğunu ilanen belirtmek isterim.

  5. #4
    Kayıt Tarihi
    Jul 2015
    Nerede
    turhal
    İletiler
    18
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Malen Yazılı Senete İmza

    Alıntı Şenol Eker rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    Verdiğiniz karar ile sizin durumunuzun ilgisi yok.
    Kefil olduğunuza göre, alacaklı ister kardeşinizden ister sizden bu parayı isteyebilir. Kefil olduğunuza göre ödemeniz gerekir.
    bu kefillik adi senet üzerinde yazan kefillik. araştırmalarıma göre bono senet g,b, şeylerin üzerinde kefil yazsada asıl borçlu gibi oluyormuşsun. keşke kefil diye geçse ozaman eş rızasından bişeyler yapmaya çalışırım. benim demek istediğim kefillik değil. vatandaşla her hangi bir ticari ilişkim yok tanımıyorum buna menfi tespit davası açarak borcun benim olmadığını kanıtlayabilirmiyim.

    - - - Updated - - -

    Alıntı by_fatih rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    Değerli dostum ; şenol Eker'inde bahsettiği gibi kefalet konusu farklı olmakla beraber aşşağıda yazılı metni okuyun daha iyi anlıcaksınız.

    =>
    Yeni Borçlar Kanunumuz da Kefil ile Alacaklı İlişkisi


    106Yeni borçlar kanunumuz kefilin sorumluluk ve yükümlülüklerini yeniden düzenlediği gibi haklarını ve kendisini nasıl koruyabileceğini de yeniden düzenlemiştir bu yazıda kefilin hak ve sorumluluklarını anlatacağım.

    Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı Nedir?


    Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azami miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur:

    1. Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları.
    2 Alacaklının, kefile, onun borcu ödeyerek yapılmalarını önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin haklarının devrinin sebep olduğu masraflar.
    3 İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler ile gerektiğinde tahvil karşılığında ödünç verilen anaparanın işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait faizleri.
    Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur.
    Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hale gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

    Kefilin takibi ne demektir?


    Yeni Borçlar Kanunumuzun 590. Maddesinde Borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz demektedir.
    untitledBütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hakimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir.
    Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar.
    Yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi, döviz işlemleri veya havale ile ilgili yasaklar gibi sebeplerle, o yabancı ülkenin yasal düzenlemeleri gereği imkansız hale gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefil, takibe bu sebeple itiraz edebilir.
    Kefaletten Kurtulma (Defiler)
    Yeni Borçlar Kanunumuzun 591. Maddesinde Kefil, asıl borçluya veya mirasçılarına ait olan ve asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğünden doğmayan bütün def’ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkına sahip olduğu gibi, bunları ileri sürmek zorundadır. Yanılma veya sözleşme yapma ehliyetsizliği ya da zaman aşımına uğramış bir borç sebebiyle borçlunun yükümlü olmadığı bir borca bilerek kefalet hali bu hükmün dışındadır demektedir.
    Asıl borçlu kendisine ait olan bir def’iden vazgeçmiş olsa bile kefil, yine de bu defiî alacaklıya karşı ileri sürebilir.
    Kefil, asıl borçluya ait def’ilerin varlığını bilmeksizin ödemede bulunursa, rücu hakkına sahip olur. Buna karşılık asıl borçlu, kefilin bu def’ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kefil, bunlar ileri sürülmüş olsaydı ödemeden kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybeder.
    Kumar veya bahisten doğan bir borca kefalette kefil, borcun bu niteliğini bilmiş olsa bile, asıl borçlunun sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir.

    Kefili koruyan haller nelerdir?


    Yeni Borçlar Kanunumuzun 592 – 596. Maddelerinde bu konu açıklanmıştır buna göre ;
    Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya daha sonra asıl borçludan alacağın özel güvencesi olmak üzere elde ettiği rehin haklarını, güvenceyi ve rüçhan haklarını kefilin zararına olarak azaltırsa, zararın daha az olduğu alacaklı tarafından ispat edilmedikçe, kefilin sorumluluğu da buna uygun düşen bir miktarda azalır. Kefilin fazladan ödediği miktarın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır.
    Çalışanlara kefalet halinde alacaklı, çalışanlar üzerinde yükümlü olduğu gözetimi ihmal eder veya kendisinden beklenebilen özeni göstermezse ve borç da bu sebeple doğmuş ya da bu özeni göstermesi halinde ulaşamayacağı ölçüde artmış olursa, bu borcu veya borcun artan kısmını kefilden isteyemez.
    Alacaklı, borcu ödeyen kefile haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerini teslim etmek ve gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür. Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefile teslim etmek veya bunların devri için gerekli işlemleri yapmak zorundadır. Alacaklının, diğer alacakları sebebiyle sahip olduğu rehin ve hapis hakları, kefilin haklarından sıraca önce geldikleri ölçüde saklıdır.
    Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri veya rehinleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur. Bu durumda kefil, ödediğinin geri verilmesini ve varsa ek zararının giderilmesini isteyebilir.
    Borçlunun iflası sebebiyle olsa bile, borç muaccel olduğu takdirde kefil, alacaklıdan yapacağı ödemeyi kabul etmesini her zaman isteyebilir. Bir borca birden çok kişinin kefil olması durumunda alacaklı, kefillerden biri tarafından yapılacak kısmi ödemeyi, bunu öneren kefile düşen paydan az olmamak koşuluyla, kabul etmek zorundadır.
    Alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmekten kaçınırsa, kefil borcundan kurtulur; birlikte müteselsil kefalette ise, kefillerin sorumluluğu kendilerine düşen pay miktarınca azalır.
    Alacaklının rızası varsa kefil, asıl borcu muaccel olmasından önce de ödeyebilir. Ancak, bu durumda kefil, asıl borçluya karşı rücu hakkını borcun muaccel olmasından önce kullanamaz.
    Asıl borçlu, anaparanın veya yarım yıllık döneme ait faizin ödenmesinde ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinde altı ay gecikirse, alacaklının durumu kefile bildirmesi gerekir. İstek halinde alacaklı, her zaman asıl borcun kapsamı hakkında kefile bilgi vermek zorundadır.
    Alacaklı, yukarıdaki fıkralarda öngörülen gereklerden birini yerine getirmezse, bundan dolayı kefilin uğradığı zarar miktarınca ona karşı haklarını kaybeder.
    Kefil, aşağıdaki durumlarda asıl borçludan güvence verilmesini ve borç muaccel olmuşsa, borçtan kurtarılmasını isteyebilir:
    11 Asıl borçlu, kefile karşı üstlendiği yükümlülüklere, özellikle belli bir süre içinde kendisini borçtan kurtarma vaadine aykırı davranmışsa.
    12 Asıl borçlu temerrüde düşmüşse veya yerleşim yerini diğer bir ülkeye nakletmesi yüzünden takibat önemli ölçüde güçleşmişse.
    13 Asıl borçlunun mali durumunun kötüleşmesi, güvencelerin değer kaybetmesi veya borçlunun kusuru sonucunda kefil için mevcut tehlike, kefaletin yapıldığı tarihe göre önemli ölçüde artmışsa.
    Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir.
    Borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil, durumu borçluya bildirmek zorundadır. Kefil, bu bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa, rücu hakkını kaybeder.
    Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur.
    Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir.
    4. Süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur.

    Kefil Kefaletten dönebilir mi?


    Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir. Kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
    teşekkür ederim ortada kefalet sözleşmesi yok adi senete imza attım kefelat sözleşmesi yada senetin kefil yazan kısmı gerçekten kefil geçse ozaman eş rızasından olaya bakar ve senetteki kefaletin geçersiz olmasını sağlarım.

  6. #5
    Kayıt Tarihi
    Aug 2010
    Nerede
    ANKARA
    İletiler
    390
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Malen Yazılı Senete İmza

    Alıntı aziz60 rumuzlu üyeden alıntı İletiyi Göster
    bu kefillik adi senet üzerinde yazan kefillik. araştırmalarıma göre bono senet g,b, şeylerin üzerinde kefil yazsada asıl borçlu gibi oluyormuşsun. keşke kefil diye geçse ozaman eş rızasından bişeyler yapmaya çalışırım. benim demek istediğim kefillik değil. vatandaşla her hangi bir ticari ilişkim yok tanımıyorum buna menfi tespit davası açarak borcun benim olmadığını kanıtlayabilirmiyim.

    - - - Updated - - -



    teşekkür ederim ortada kefalet sözleşmesi yok adi senete imza attım kefelat sözleşmesi yada senetin kefil yazan kısmı gerçekten kefil geçse ozaman eş rızasından olaya bakar ve senetteki kefaletin geçersiz olmasını sağlarım.
    DOSTUM illaki kefilin bölümünde olması gerekmiyor orada yazan kişinin tc si imzası vb adı soyadı yazdıktan sonra her türlü kabullenmiş oluyorsunuz..
    avukatlık mesleğine mensup olmadığımı, sitede yapmış olduğum cevap niteliğindeki yorumlar şahsi araştırmalar sonucunda elde edilmiş bilgiler olduğunu ilanen belirtmek isterim.

  7. #6
    Kayıt Tarihi
    Oct 2013
    Nerede
    istanbul
    İletiler
    774
    Dilekçeler Sözleşmeler
    1
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Malen Yazılı Senete İmza

    Sizin Yargıtay ilamı eski Yeni Kanunlar çıktı

    Borçlu Senedini ödemezse Kefilden Tahsil edilir.
    Sizde Borçludan Tahsil yoluna gidersiniz veya Malı varsa Haciz koyabilirsiniz.
    Yazdıklarım,ve düşüncelerim araştırmalar sonucu olup,Hukuki yönden sorumlu tutulamaz

+ Konuyu Yanıtla

Benzer Konular :

  1. Tehditle Boş Senete İmza
    Yazan: metekaan Forum: Diğer Hukuki Sorular
    Yanıt: 0
    Son İleti: 08-02-2012, 10:22:42
  2. Boş Senete Atılan İmza
    Yazan: cmzyl Forum: Borçlar Hukuku
    Yanıt: 2
    Son İleti: 08-01-2010, 23:43:06
  3. İmza Yetkileri ve Yazılı Uyarı Hakkında
    Yazan: Jellymode Forum: Bireysel İş Hukuku
    Yanıt: 0
    Son İleti: 30-08-2008, 16:16:02
  4. Yanıt: 3
    Son İleti: 08-04-2008, 16:00:23
  5. Senette Malen Yazısı
    Yazan: s.atalay Forum: Diğer Hukuki Sorular
    Yanıt: 1
    Son İleti: 07-06-2007, 10:46:27

Bu sayfada bulunan kavramlar:

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2016 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  Özel Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2016 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2016 yılı reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.