Arkadaşlar,
Şimdi yazacağımla ilgili olarak, bir taneniz bile gülerse; site yönetiminden adınızı öğrenir, palayla sizi doğrultmaya gelirim...
Olan ne?
Olan şu: Hatunun; fakülteden arkadaşı olan bir hanımın, tıp mezunu Hekim/Doktor arkadaşı vardır. Hanımın arkadaşı, hekimin misafiri olduğu bir ortamda, sağlık filan konuşulurken; hekim hanım:" Midemden bıktım. Rahat yatayım diye, yatarken; 4 tane talcid içiyorum."
Hanımın arkadaşı, Hatuna zırr telefon: "Kocanın yaptığı ilaç, midede ne yapar?"
Hatun cevap verir: "38 yıldır çektiği mide ağrısından kurtuldu. Mide derdi nedir ki; mide kanserini bile tedavi etmiş. Beyim öyle anlatıyordu."
Göndermişim, kullanılmış... Hatırlamıyorum bile.
Hatunun arkadaşı, yine; hekimin yanında misafir.
Hekim demiş ki: "Neler çekmişim. Şimdi; ne yersem yiyeyim, mideyle ilgili bir şikayetim yok. Arkadaşının kocasının yaptığı ilaç (!) sayesinde."
Hatunun telefonu, bugün yanımdayken çaldı. Biriyle görüştü.
Sordum "Kim aradı?"
Dedi ki: "Arkadaşım Neriman aradı." Ve, yukarıdaki olayı anlattı bana hatun.
"Yahu,hekim kendini tedavi edememiş, beni mi edecek?" diye bir soruyu aklınıza getirmeyin.
Lâf madem mideden açıldı, devam edeyim ve hiç bir tıbbi müdahale olmaksızın; mide kanserinden kurtulan birini anlatmış olayım.
Hasta 77 yaşındadır. Namazında niyazında bir kadındır. Önce; mide ağrısı. Sonra kusmalar... Katı bir şey yiyememe, derken; halsizlik ve bitkinlikten, zayıflamaktan; namaz bile kılamaz hale gelmek...
Oğlu, anasını alır bir hekime götürür. Hekim der ki: filan hastahaneye götürün. Götürür oğlu. Netice: "Mide kanseri. Hasta çok zayıf, ameliyatı da KT yi de kaldıramaz, hastayı alın götürün..."
Eve dönerler. Tıbben şansları yoktur. Oğlu, anasına çare ararken; Manisa tarafında bir otçuyu öğrenir. Çalıştığı fabrikanın şefinden izin alır ve Manisa'ya gidecektir. Gitmeden önce de; arkadaşlarına durumu anlatır; gideceğim, vaziyet şöyle böyle diye...
Arkadaşları der ki: "Niye o kadar uzağa gidiyorsun? Bu işin ustası bir adım ötende, ona git."
Beni tarif ederler, iyi mi? Kimlerse...
Hastanın oğlu geldi, durumu anlattı. Dedim ki: "Sana yarım litre vereyim. Bu 25 gün yeter. Bu süre içinde annen sana, işe yarayıp yaramadığı konusunda; bir şeyler söyler." Bu arada, doz bilgisi verdiğimin farkında mısınız?
Tam üç hafta sonra; hastanın oğlu karşımda, ağzı kulaklarında... Dediği şu: "Anacığımın kusmaları bitti. Katı yiyebilir hale geldi. Kilo almaya başladı. Anacığıma, her sabah, katı yiyebiliyor diye simit alıp götürüyorum. Bana: 'Oğlum, paran yoksa ben vereyim. Git bunun arkasını getir' dedi."
Netice mi: 2 litrede dosya kapatıldı.
Bilginize...
Vatanla ve sağlıcakla kalın...