+ Konuyu Yanıtla
10 / 10 Sayfa İlkİlk 12345678910
91 den 100´e kadar toplam 100 ileti bulundu.

Konu: Perikondrit

  1. #91
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.922
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Arkadaşlar,
    Dün birinin tivitlerini okurken; bu hastalığı duydum, hayatımda ilk defa...
    Aktarıyorum:
    "Lyme hastalığı nedir, Lyme hastalığı ("Laym" okunur) veya Borreliosis, genelde Ixodes ricinus (Sakırga) türü kenelerin ısırması ile insana geçen Borrelia burgdorferi adlı ve benzer bakterinin yol açtığı bir hastalıktır.

    Lyme hastalığı nedir Lyme hastalığı belirtileri nelerdir
    PAYLAŞ
    Flip

    Yorum yazA
    Hastalık değişik şekillerde ortaya çıkmakla beraber, ilk belirti deride kenenin ısırdığı bölgede kızarıklıktır. Hedef organlar deri, merkezi sinir sistemi, göz ve kalp gibi organlarda olabilir. Eklemlerde şişlik, sıvı birikimi, hareket etmede zorluk görülür.

    Hastalık antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Bir kısım hastalarda hastalığın belirtileri tedaviden aylar ya da yıllar sonra da devam edebilir. Bu belirtiler kas ağrıları, kireçlenme, boyun tutulması, zihinsel arazlar, sinirsel şikayetler ve aşırı yorgunluğu içerebilir. Ayrıca bakterinin kansere neden olduğu şeklinde bulgulara da rastlanmıştır

    Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişinin 'içimizdeki sessiz katil' olarak nitelendirilen lyme bakterisi taşıdığını, bakterinin 350 hastalığı taklit ettiğini ve teşhis konulamayan birçok hastalığın altından lyme bakterisinin çıktığını belirten Dokuz Eylül Üniversitesinden Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, şunları söyledi: "Acilen bu hastalık tanınmalı. Birçok alanda çok iyi doktorlarımız olmasına rağmen biz lyme hastalığını ihmal etmiş durumdayız. Lyme doktorları yetiştirilmeli, lyme klinikleri açılmalı."

    Kene, sivrisinek, atsineği, bit gibi kan emen canlıların yanı sıra kedi ve köpeklerden de bulaşan "Lyme Hastalığı" dünyayı ve insanlığı tehdit ediyor. Son yapılan açıklamalara göre, halen 25 milyon lyme hastası olduğu tahmin ediliyor. Bay Area Lyme Foundation (Bay Area Lyme Vakfı) tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan verilere göre, bu sayının önümüzdeki birkaç yıl içinde 80 milyona çıkacağı öngörülüyor. "İçimizdeki sessiz katil" olarak nitelendirilen hastalık, kalp krizi, şizofreni, bipolar bozukluk, beyin tümörü, bazı kanser türleri, otizm, huzursuz bacak sendromu, ürtiker, haşimato tiroidi, Alzheimer, Parkinson, MS, ALS gibi kas hastalıkları, çölyak gibi pek çok hastalığı taklit ediyor.

    350 HASTALIĞI TAKLİT EDİYOR

    Dünyada George Bush, Ashley Olsen, Richard Gere, Rebecca Welles, New York Valisi George E. Pataki gibi ünlülerde de görülen hastalık, Türkiye'de de yaygınlaşmaya başladı.

    Lyme hastalığına karşı önlem alınması gerektiğini belirten Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, "Lyme hastalığı 'Borrelia Burgdorferi (Spiroket Bakteri)' adlı bakterinin neden olduğu bir hastalık. Bugüne kadar biz biliyoruz ki bakteriler bir veya iki hastalığa sebep olur. Ama bilim tarihinin bugüne kadar rastlamış olduğu ultra süper spiroket bir bakteri bu. Biyolojik anlamda doğru dürüst ne bakterilere ne de virüslere benziyor, inanılmaz bir canlı. Son 30 yılda yapılan yoğun çalışmalar sonucunda bu bakterinin 350'den fazla hastalığı taklit ettiği ortaya konmuştur. Başta MS, ALS, rometolit artvit, lupus, behçet, haşimato tiroidi, kalp hastalıkları gibi birçok hastalığın altından lyme bakterisinin çıktığı bilimsel olarak ispatlandı. Son 10 yılda yapılan çalışmaların sonucunda örneğin Amerika'da 25 milyondan fazla lyme hastasının olduğu ortaya çıktı.

    Geçtiğimiz günlerde Amerika Birleşik Devletleri Lyme Derneğinin yaptığı açıklamaya göre birkaç yıl içerisinde en az 80 milyon lyme hastasının ortaya çıkacağını öngörüyor. Çin'de son 20 yılda yapılan çalışmalarda tespit edilmiş lyme hasta sayısı 75 milyon. Alman hükümetinin geçen yıl açıklamış olduğu resmi rakamlara göre Almanya'da her yıl yaklaşık 1 milyon kişi lyme hastası oluyor" diye konuştu.

    "TÜRKİYE'DE LYME KLİNİĞİ YOK"

    Dünyada lyme doktorları ve klinikleri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Çetin, "Bugün dünyada Amerika başta olmak üzere Avrupa'nın bazı ülkelerinde 30 yıldır lyme klinikleri var. Yüzlerce lyme doktorları var. Ama bizim ülkemizde 50 yıl geçmişi olan lyme hastalığı ile ilgili ne gerçek anlamda lyme doktoru ne de gerçek anlamda lyme kliniği var. Türkiye'de de 7-10 milyon civarında lyme hastası var. Bu çok korkunç bir rakam, ben bunları defalarca söylüyorum ve bugüne kadar birçok insana yardımcı oldum. Değişik hastalıklarla bana gelip müracaat eden insanları yönlendirdim ve bunların birçoğu lyme çıktı. Bizim neyimiz eksik, hiçbir şeyimiz eksik değil. Birçok alanda çok iyi doktorlarımız var ama biz lyme hastalığını ihmal etmiş durumdayız" şeklinde konuştu.

    LYME BAKTERİSİNİ AÇIKLADI CEZA ALDI

    Dokuz Eylül Üniversitesindeki öğretim üyelerinin odalarının bulunduğu bina ve çevresinde, bulaşıcı 'lyme bakterisi' taşıyan kırmızı renkli 'Ixodes ricinus' türü kenelerin olduğunu açıklaması ve halkı bilinçlendirmesi üzerine yönetim tarafından, 'İnfial oluşturup, üniversiteyi toplum önünde küçük düşürdüğü' gerekçesiyle maaş kesme cezası verilen Prof. Dr. Barbaros Çetin, "Bu ceza beni çok üzdü. Suçlama üniversiteyi kamuoyu önünde küçük düşürmek. Oysa ben 35 yıl boyunca hiçbir zaman çalıştığım kurumu küçük düşürmedim. Tam tersine hem ulusal hem uluslararası ödüller aldım, uluslararası alanda birçok yayınlar yaptım. Bu olaydan birkaç ay sonra bana mektuplar gelmeye başladı. Bizim bu kampüsümüzde öğrenci olup da kene yapışıp da lyme olan hastalardan bana mektuplar gelmeye başladı. Bunun delilleri bende, hatta bu hastalara yardımcı oldum" ifadelerini kullandı.

    "SAĞLIK BAKANLIĞI LYME EYLEM PLANI HAZIRLAMALI"

    Bakterinin geçiş yollarının çok olduğu için bugün dünyada salgın hale geldiğini dile getiren Çetin, "Birincisi bir an önce özellikle büyükşehirlerdeki tıp fakültelerinde lyme araştırma merkezlerinin kurulması gerekiyor. Onlarca, yüzlerce asistanın, genç doktorun lyme hastalığına yönelmesi gerekiyor. Çünkü bu dünya çapında artık bir salgın ve 350 hastalığı taklit ediyor. İkincisi de devletin, Sağlık Bakanlığının bir an önce 'Lyme Eylem Programını' hazırlaması gerekiyor" dedi.

    "KEDİ, KÖPEK, SİVRİSİNEKLER BAKTERİYİ TAŞIYOR"

    Lyme bakterisinin kenelerin dışında pire, sivrisinek gibi kan emen bütün canlılardan bulaştığını dile getiren Prof. Dr. Çetin, doğada da en çok yabani hayvanlarda, memeli hayvanlarda, kuşlarda olduğunu; şehirlerde ise kedi ve köpeklerin lyme bakterisi taşıdığını söyledi.

    Lyme tedavisinin kişiye göre değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Barbaros Çetin, "Doktorun çok tecrübeli olması gerekiyor. Bu tedavi gecikilmişse kronikleşmişse 1-10 yıla kadar sürebilir, bazen nadiren ömür boyu da sürebilir. Eğer birkaç haftalıkken yakalamış olursanız 3 haftalık bir antibiyotik tedavisi ile lymedan kurtulabiliyorsunuz" diye konuştu.

    YILLARCA DOKTOR DOKTOR GEZDİ TEŞHİS KONULMADI

    Yıllarca gitmediği doktor kalmayan, ancak hastalığına hiçbir teşhis konulamayan 37 yaşındaki Meryem Körhasan da Prof. Dr. Barbaros Çetin'in vesilesi ile hastalığından kurtuldu. Bir gün bir gazetede Prof. Dr. Çetin'in yazısını okuyan genç kadın, ilk defa duyduğu lyme hastalığını belirtilerinin kendisinde olduğunu gördü ve hemen ailesi ile birlikte test yaptırdı. Test sonuçlarına göre eşi, oğlu ve kendisi yüzde 75 lyme çıkan Meryem Körhasan, şunları söyledi:

    "Yıllardır doktor doktor dolaştım. Her gittiğim doktor 'şu olabilir' dedi ve hiçbir zaman doğru bir teşhis konmamıştı. Ben hocamın gazetedeki yazısını okuduktan sonra doğru teşhisin lyme olduğunu gördüm ve kendi kendime bu teşhisi koyarak laboratuvar testi yaptırma gereği duydum. Hocama ceza verildiğini öğrendim. Gerçekten çok üzgünüm. 2015'teki o demeci olmamış olsaydı benim ailemde 3 kişi belki ilerleyen dönemlerde daha fazlası çünkü biz daha dikkatli yaşamaya başladık. Hepimiz lyme hastası olduk ve onun sayesinde tedavi ile karşılaştık ve biz bir sürü rahatsızlıktan kurtulmuş olduk."
    Şunu demek istedim: "HTT'yi bilen biri, bu konuda; ne düşünür?..."
    Vatanla ve sağlıcakla kalınız.

    - - - Updated - - -

    Arkadaşlar; yazıdaki "Hastalık antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Bir kısım hastalarda hastalığın belirtileri tedaviden aylar ya da yıllar sonra da devam edebilir. " cümlesindeki saçmalığa da dikkatinizi çekerim. "Tedavi"den sonra, belirti kalır mı? Kalıyorsa; bu nasıl "TEDAVİ"?...
    Başka bir şey demiyorum.



    Hukuki NET Güncel Haber


    Perikondrit konulu yargıtay kararı ara
    Perikondrit konulu hukuk haber

  2. # Nedir?
    Tavsiye Soru Cevap
    Kayıt Tarihi
    Bugün
    Nerede
    Avukat Dünyası
    İletiler
    Ne kadar?
     
  3. #92
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.922
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Arkadaşlar,
    Bazı konulara değineceğim, özet olarak.
    İlki şu: 16 Temmuz tarihli yazımı okuyun. 8 Temmuzda kahvehanedeyim. Telefon çalar. Arayan bir akrabamdır. Der ki : "e-posta adresine mesaj gönderdim. İstersen ilgilenirsin, istemezsen ilgilenmezsin. Senin bileceğin iş..."
    Eve gelir ve okurum. Hasta çocuk; dayımın oğlunun torunudur. Mesaj gönderirim: "e-posta adresini bildir. Bir link vereceğim, sabaha kadar oku..." Mesaj gider, ama; dayıoğlu verdiği adreste mesajı bulamaz, nerede olduğunu bile hatırlayamamakta. Bilgisayar ise; "iletildi" demekte. Yeni bir e-posta adresi daha verir. Cevap: "verilen adres bulunamadı." Tekrar başka bir e-posta adresi gelir ve yine gönderirim. Bu sefer; mesajı bulabildi.
    Bulabildiği e-posta adresine; 16 Temmuzdaki yazıma eklediğim yazıyı da; ekler "Durumu anla. Torununu kurtarır demiyorum, çünkü bu hastalıkta denemedim, tek şansı HTT..." yazar ve gönderirim. 17 Temmuzda dayıoğlu telefon eder: "Dediğin linkteki yazıyı okudum. Orada sözünü ettiğin 'Hukuki Net Üye ve Misafirleri bu yaz ilaç yapacağız.' başlıklı yazıyı da okudum."
    Bir sürü lâftan sonra, özetle: "Benim oğlum O. inattır. Görüşeyim, kabul ederse; köye gelirim." Yani; 15 gün geçti, ses yok... Benim yapabileceğim başka bir şey yok. Başka, ne yapabilirdim ki: "Tıbben şansı yok." denmiş bir durumda... Bebeğin annesi ve babası hâyâl kurmaya devam etsinler. Tivitırdaki ikinci mesajları da bana ulaştı, yazmıyorum.
    Geleyim öteki konuya; HTTye ulaşmak için katedilen yol rekoru; 1470 km. ile Adıyaman'lılara aitti. Bu rekor; 15 Temmuz öncesi perşembe günü kırıldı. Şöyle: Kadın Viyana'dan uçağa binmiş. Milas-Bodrum hava alanında inmiş. Araba kiralayıp, 1,5 saatlik mesafedeki bulunduğum köye gelmiş. Daha önceki görüşmemizde "Hazır olsun" dediği HTTyi alıp gitmiş. Kaç km yapıyor, bilmiyorum. Soru şu: "Bu kadına, hasta kocasıyla ilgili olarak, kim ne anlattı da; kadın bu kadar yolu tepip yanıma geldi?"
    Daha dün, yani cumartesi... Adam, arabasına binip; Aksaray İli'nden kalkıp bana gelmiş...
    Daha dün: Eski öğrencilerimden biriyle kahvehanede oturuyoruz. Bana; göğüs kafesinin orta yerinden bitip, karın bölgesinin başladığı yeri göstererek: "Hocam bir ağrı var, sorma gitsin. Mideyle ilgili emilen haplardan içtim, hiç fayda etmiyor. Acaba, bu ağrı; soğuk bira veya karpuz sebebiyle olmasın?"
    Derim ki: "Mide üşütmesi ise; sana bir ilaç tarif edeyim. Bir çay bardağına 3/4 oranında rakı koy. Susuz olarak iç ve arkasından bir şey içme. Bir süre miden yanacak, terleyeceksin. Ter bitince bu iş biter." Babam çoook yıllar önce bana öyle söylemişti. Başıma geldi ve denedim, biliyorum.
    Tezcan kalktı, marketten rakı alıp eve gitti. Birkaç saat sonra yine geldi:"Hocam, değişen bir şey yok." Demek ki; mide üşütmesi değil. Mide hapı işe yaramasa bile; geçici olarak ağrıyı azaltmalı. Yani; ülser, gastrit filan da değil. Acaba; mide kapağında iltihap/yara gibi bir şey olmasın? HTT kullandın mı, hayır. Kullan... İşe yarar mı, demez mi. Tezcan, mide kanserini tedavi eden; yara mara mı tanır.
    Kalktı gitti. İçip, geri geldi. Akam üzeri oldu bunlar. Akşam kahvehane dağılırken; "Hocam yatmadan önce bir kaşık daha içeyim." deyip erkenden gitti. Bu gün öğleyin karşılaştık. Bana "Hocam, sabah bir kaşık daha içtim. Hiç bir şey kalmadı."
    Bu kim biliyor musunuz? Yıllar önce yazdım. HTTyi anlatıyorum. Eski öğrencilerimden biri: "Hocam, yıllar önce köküne sövdüğümüz otu; tepemize çıkarıyorsun." diyen kişi. Kendisinde HTT vardı zaten...
    Bugün İzmir'den gelen haber: "11 gündür kullanıyoruz.Karaciğer kanseri annemde; çok iyi değişiklikler var, haber vereyim dedim."
    Vatanla ve sağlıcakla kalınız...

    - - - Updated - - -

    Arkadaşlar,
    Bazı konulara değineceğim, özet olarak.
    İlki şu: 16 Temmuz tarihli yazımı okuyun. 8 Temmuzda kahvehanedeyim. Telefon çalar. Arayan bir akrabamdır. Der ki : "e-posta adresine mesaj gönderdim. İstersen ilgilenirsin, istemezsen ilgilenmezsin. Senin bileceğin iş..."
    Eve gelir ve okurum. Hasta çocuk; dayımın oğlunun torunudur. Mesaj gönderirim: "e-posta adresini bildir. Bir link vereceğim, sabaha kadar oku..." Mesaj gider, ama; dayıoğlu verdiği adreste mesajı bulamaz, nerede olduğunu bile hatırlayamamakta. Bilgisayar ise; "iletildi" demekte. Yeni bir e-posta adresi daha verir. Cevap: "verilen adres bulunamadı." Tekrar başka bir e-posta adresi gelir ve yine gönderirim. Bu sefer; mesajı bulabildi.
    Bulabildiği e-posta adresine; 16 Temmuzdaki yazıma eklediğim yazıyı da; ekler "Durumu anla. Torununu kurtarır demiyorum, çünkü bu hastalıkta denemedim, tek şansı HTT..." yazar ve gönderirim. 17 Temmuzda dayıoğlu telefon eder: "Dediğin linkteki yazıyı okudum. Orada sözünü ettiğin 'Hukuki Net Üye ve Misafirleri bu yaz ilaç yapacağız.' başlıklı yazıyı da okudum."
    Bir sürü lâftan sonra, özetle: "Benim oğlum O. inattır. Görüşeyim, kabul ederse; köye gelirim." Yani; 15 gün geçti, ses yok... Benim yapabileceğim başka bir şey yok. Başka, ne yapabilirdim ki: "Tıbben şansı yok." denmiş bir durumda... Bebeğin annesi ve babası hâyâl kurmaya devam etsinler. Tivitırdaki ikinci mesajları da bana ulaştı, yazmıyorum.
    Geleyim öteki konuya; HTTye ulaşmak için katedilen yol rekoru; 1470 km. ile Adıyaman'lılara aitti. Bu rekor; 15 Temmuz öncesi perşembe günü kırıldı. Şöyle: Kadın Viyana'dan uçağa binmiş. Milas-Bodrum hava alanında inmiş. Araba kiralayıp, 1,5 saatlik mesafedeki bulunduğum köye gelmiş. Daha önceki görüşmemizde "Hazır olsun" dediği HTTyi alıp gitmiş. Kaç km yapıyor, bilmiyorum. Soru şu: "Bu kadına, hasta kocasıyla ilgili olarak, kim ne anlattı da; kadın bu kadar yolu tepip yanıma geldi?"
    Daha dün, yani cumartesi... Adam, arabasına binip; Aksaray İli'nden kalkıp bana gelmiş...
    Daha dün: Eski öğrencilerimden biriyle kahvehanede oturuyoruz. Bana; göğüs kafesinin orta yerinden bitip, karın bölgesinin başladığı yeri göstererek: "Hocam bir ağrı var, sorma gitsin. Mideyle ilgili emilen haplardan içtim, hiç fayda etmiyor. Acaba, bu ağrı; soğuk bira veya karpuz sebebiyle olmasın?"
    Derim ki: "Mide üşütmesi ise; sana bir ilaç tarif edeyim. Bir çay bardağına 3/4 oranında rakı koy. Susuz olarak iç ve arkasından bir şey içme. Bir süre miden yanacak, terleyeceksin. Ter bitince bu iş biter." Babam çoook yıllar önce bana öyle söylemişti. Başıma geldi ve denedim, biliyorum.
    Tezcan kalktı, marketten rakı alıp eve gitti. Birkaç saat sonra yine geldi:"Hocam, değişen bir şey yok." Demek ki; mide üşütmesi değil. Mide hapı işe yaramasa bile; geçici olarak ağrıyı azaltmalı. Yani; ülser, gastrit filan da değil. Acaba; mide kapağında iltihap/yara gibi bir şey olmasın? HTT kullandın mı, hayır. Kullan... İşe yarar mı, demez mi. Tezcan, mide kanserini tedavi eden; yara mara mı tanır.
    Kalktı gitti. İçip, geri geldi. Akam üzeri oldu bunlar. Akşam kahvehane dağılırken; "Hocam yatmadan önce bir kaşık daha içeyim." deyip erkenden gitti. Bu gün öğleyin karşılaştık. Bana "Hocam, sabah bir kaşık daha içtim. Hiç bir şey kalmadı."
    Bu kim biliyor musunuz? Yıllar önce yazdım. HTTyi anlatıyorum. Eski öğrencilerimden biri: "Hocam, yıllar önce köküne sövdüğümüz otu; tepemize çıkarıyorsun." diyen kişi. Kendisinde HTT vardı zaten...
    Bugün İzmir'den gelen haber: "11 gündür kullanıyoruz.Karaciğer kanseri annemde; çok iyi değişiklikler var, haber vereyim dedim."
    Vatanla ve sağlıcakla kalınız...

    - - - Updated - - -

    İlk gönderdiğim yazı gitmedi. İkinci defa gönderdim, gitti. İyi de gitmeyen ilk yazı; niye şaşı bakıyor?

  4. #93
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.922
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Arkadaşlar,
    Viyana'daki hastadan yeni bir rekor haberi geldi, birkaç gün önce.
    Hasta; beyin kanseri ameliyatı, arkasından koruyucu(!) KT almış, bir süre sonra da, klasik tıp cümlesi: "Maalesef, akciğer ve karaciğerinize metastaz..."
    Bu hasta 10 gün HTT kullandıktan sonra 4 kg alarak; yeni bir rekor kırmıştır. Önceki, İzmir'deki bir kadına aitti:3,4 kg.
    Viyana'daki onkolog bizimkilere benzemiyor tabii.. Bu değişiklik üzerine; "Ne kullanıyorsunuz?" sorusunu sorar. Kısa kesiyorum: HTT adı, bu hekime ulaştırıldı.
    Hypericum Triquetrifolium Turra adı; kodlanarak hastanın karısına, hekime söylenmek üzere yazdırıldı. Çektiğimi düşünün gari...
    Vatanla ve sağlıcakla kalınız...

  5. #94
    Kayıt Tarihi
    Jul 2017
    Nerede
    istanbul
    İletiler
    1
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Sayın Sakar

    Uzun yıllardır romatoid artrit hastasıyım, hastalığımın tedavisi tıkanma noktasına geldi, vucudumda deformasyonlar başladı,
    htt tedavisi konusunda bana yardımcı olursanız müteşekkir olurum.

    Selamlar

    muratozels@hotmail.com

  6. #95
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.922
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Arkadaşlar,
    İnanılmaz bir mesaj geldi Viyana'dan: "Hocam, Dr; kocamın bu ot ilacını kullanmasını kabul etti..."
    Tel:4369910025XXX
    Bizimkilerin kulağı çınlasın. "Ot-çöp" demeye devam etsinler.
    Vatanla ve sağlıcakla kalın...

  7. #96
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.922
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Arkadaşlar,
    4 Ağustosu 5 Ağustosa bağlayan gece yarısı, saat 00.30 sıralarında, TVde gezinirken, CNN Türk'te "Gündem Özel" programıyla karşılaştım. Azıcık baktım. taraflardan ikisini yazayım. Biri; Prof. Dr. Canfeza Sezgin, öteki de; fitoterapist Dr. Ümit Aktaş.
    Onkolog olduğu halde, ot satan -Sitesine girin ve görün- Canfeza bey, şöyle anlama gelecek bir cümle kurdu: "kanser manser konusunda, mucizevi bir bitki yoktur." dedi. Ümit Aktaş da destekledi ve söyle dedi: "Eğer böyle bir şey olsaydı, zengin olurduk. Burada da işimiz olmazdı."
    Gülmekten, az kalsın ölüyordum...
    Berlin'deki onkologlar; salak, Viyanadaki onkolog da; salak...
    Vatanla ve sağlıcakla kalınız...

  8. #97
    Kayıt Tarihi
    Oct 2005
    Nerede
    Turkey.Antalya
    İletiler
    2
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Yaklaşık 2 aydır yazılarınızı okuyorum,siteye 12 senedir üye imişim üye olmak isterken gördüm,yaşlılık demek.Hocam yazılarınızı, bilgilerinizi 10 kadar doktor arkadaşla paylaştım, ilgilenmiyorlar diyordunuz, sizinle görüşmek isterler,telefon numaranızı verebilirseniz sevinirim.
    Saygılar hocam

  9. #98
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.922
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Caferari Bey,
    14 Ağustos 2017 tarihinde, saat 16.45 itibariyle, Op.Dr. birinin görüşme talebiyle, kendisiyle görüştüm. Konu: HTT... Üstelik; HTT kullanarak kanserden kurtulmuş hiç bir kimseyi de tanımıyor. Nasıl oldu da; "sizi aradı" diyeceksiniz.Uzun hikaye...
    HTT konusunda; Türkiye'de; o kadar inanılmaz/mümkün değil/tıpta böyle bir şey yok denen olaylarla karşılaşan hekimlerden bir tanesi bile; "ne haltlar dönüyor?" demedi. Kanser dışı konular da dahil...
    Bu hanım Hekim; TR'de HTT'yle ilgilenen ilk kişi oldu.
    "Birçok Dr. bu konuyla ilgileniyor, telefonunuzu verebilir misiniz?" diyorsunuz.
    Ben; satıcı, tanınmak isteyen biri değilim. Bu konu başlığını okuyanlar bilir... Araştıran, deneyen emekli bir öğretmenim.
    e-posta adresinizi yazın, telefonumu bildireyim ve beni; saat 12 den önce aramasınlar. Ya da; siteden bana mesaj gönderin.
    Lâf açılmışken; Viyana'daki hastadan az daha söz edeyim.
    Viyana'daki onkolog, HTT kullanılmasını kabul ettikten iki gün sonra, yeni haber:"Hocam, kocamın ağrıları iyice azaldı.." Ne dediysem O'dur.
    Ne demek bu?
    Tekrar gibi oluyor ama; hastaya "beyin kanserisin" denir. Tümör alınacak yerdedir ve alınır. Arkasından, klâsik tıp uygulaması başlar, yani: "Koruyucu(!) KT." Koruyucu KT korumaz ve arkasından, klâsik tıp cümlesi kurulur: "Maalesef; akciğer, karaciğer ve kemiklere metastaz..." Hasta zayıflamıştır ve kemik metastazları sebebiyle de ağrı çekmektedir. Üstelik; zayıflamıştır da...
    Oradan buraya HTT almaya gelen hastanın eşine şu söylenmiştir:"Kocan almış olduğu KT.ler sebebiyle; bağışıklık sistemi pert olmamışsa; ilk belirti kilo almasıdır. İkinci belirti; ağrılarıyla ilgili olarak; en geç 21 gün sonra, "ağrılarım iyice azaldı."demelidir. Bunları gördükten sonra; TIBBI terk edin,Yani KT filân almayın.
    Özet: Avusturya Devleti'nin; hasta adına ne ödediğini bilmiyoruz, ama; şunu biliyorum: "Hasta, hastalığıyla ilgili olarak; 250.000 (ikiyüzellibin) euro para harcamıştır.
    Netice:"Maalesef; akciğer, karaciğer ve kemiklere metastaz..." Bu kadar masrafın karşılığıdır bu...
    Özetin özeti: Klasik tıpta; lösemide uygun ilik nakli hariç; "kanser tedavisi" diye bir şey yoktur, vesselâm!...
    Vatanla ve sağlıcakla kalınız...

  10. #99
    Kayıt Tarihi
    Oct 2005
    Nerede
    Turkey.Antalya
    İletiler
    2
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Teşekkürler hocam, meşhur olmak istemeyen,HT satışı yapmadığınızı yazılarınızdan çok iyi biliyorum, tek derdiniz yardımcı olmak. Hypericum triquetrifolium Turra, fotoğraflarını hepsine gönderdim,genelde yaptıkları ,Hypericum perforatum L imiş.Sayenizde öğrendiler .Mailim,
    caferari@gmail.com , saygılar hocam

  11. #100
    Kayıt Tarihi
    Apr 2007
    Nerede
    Aydın
    İletiler
    1.922
    Dilekçeler Sözleşmeler
    0
    Dosya Yükleme
    0

    Tanımlı Cevap: Perikondrit

    Arkadaşlar,
    Yazacaklarımla ilgili olarak; özür dilerim... Konu şu: Ct. akşamı hatunla birlikte, bir arkadaşın mekanına yemek yemeye gittik. Yemek sırasında bir telefon geldi. Telefon eden kızı, hasta annesini ve babasını tanıyorum. Telefonda: "Hocam, annem filan üniversite hastahanesinin onkoloji bölümüne yattı. Hekim anneme 'Bir sigara içimlik ömrün var...' demiş. O hastahaneyi terk ettik, başka bir ildeki üniversite hastahanesindeyiz." Arkası; uzun hikaye...

    Sizce, bu cümleyi kuran hekim; "Hipokrat yemini" yapmış birine benziyor mu?
    Eğer, bu tıp doktoru; "Hipokrat yemini"ne sadık kalmış ve gereğini yapmış ise; ben O... çocuğuyum.
    Başka bir şey demiyorum.
    Vatanla ve sağlıcakla kalınız...

+ Konuyu Yanıtla
10 / 10 Sayfa İlkİlk 12345678910

Bu sayfada bulunan kavramlar:

ELifim Qaraxan

perikondrit diyabet

perikondrit
Forum

İnternet Araçları

İnternet Araçları

Yetkileriniz

  • Yeni konu açma yetkiniz yok
  • Konuya cevap verme yetkiniz yok
  • Dosya ekleme yetkisi yok
  • İleti düzenleme yetkisi yok
  •  



Hukuk Blog |  2016 tarihli Yasal Siteler Dizini |  Arabulucu |  Hukuk Kitapları |  Fiyat1 |  Alman Hukuku |  ISP Güvenlik AŞ. |  İş İlanları |  Ankahukuk |  Psikolog |  Taşınmaz ilanları |  Internet Rehberi |  Türkiye Portalı |  Site Ekleme |  Türkçe-İngilizce Sözlük |  Sihirli Kadın |  Sağlık |  Satılık Düşecek Domainler |  Terapi  |  Berk Gürman |  Phukuk |  Bayefendi |  Arabuluculuk Eğitim Merkezi |  İcraBurada | 
Hukuki.Net’in Telif Hakları ve 2014-2016 yılları arası Marka Tescil Koruması Levent Patent tarafından sağlanmaktadır.
Hukuki.Net sunucusu yoğun trafiği yönetebilen CubeCDN teknolojisi kullanmaktadır.
Reklam Alanları: Sitenin 2016 yılı reklam pazarlaması için iletişim kurmanız rica olunur.