Hukuk Forumları.
Üye Adı :
Şifreniz :
Şifreyi Anımsa


Üye Kayıt
  Anasayfa   Portal   Forumlar   Yönetim   SSS     Üye Kayıt
YENİ HUKUKİ NET : Hukuk Portalı  | Hukuki Net 2007  | Hukuk Forumları  | Aktif Konular  | Site Haberleri  | Hukuk Ansiklopedisi  | Hukuk Arama  | Anketler  | Hukuk Siteleri  | Anketler  | Hukuk ilanları  | Dilekçeler ve Hukuk Programları  | Hukuk Terimleri

| Üye | Aktif Üyeler | Aktif forumlar | Geçmiş forumlar | TC. Mevzuatı   | Osmanlı Dönemi Kanunları Numerik | 1920-1960 arası kanunlar (alfabetik) | 1920-1960 arası kanunlar (numerik) | 1960-1961 arası kanunlar (alfabetik) | 1960-1961 arası kanunlar (numerik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (alfabetik) | 1962 den Bugüne kadar kanunlar (numerik) | Kanun Hükmünde Kararname | Tüzük | Yönetmelik | Talimatname | Muhtelif Mevzuat
Forum Kategorileri | Forum Arama | Programlar  |
Hukuk Arama Motoru | Site Ekle | Hukuk Güncel Haber | Mevzuat | Kanun | Khk. | Tüzük | Yönetmelik | İçtihat | Yarışma | Ne Yeni ? | Dizin 

VERGİ USUL KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ Mevzuat Listesi

                      VERGİ USUL KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN
                            KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ
    Kanun Numarası           :213
    Kabul Tarihi             :4/1/1961
    Yayımlandığı R. Gazete   :Tarih: 10/1/1961 Sayı: 10703 - 10705
    Yayımlandığı Düstur      : Tertip: 4 Cilt: 1 Sayfa: 1037
    1- 15/2/1963 tarih ve 189 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri:  (Madde numarası: 297)

    Madde 297- (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ticari sermayeye dahil olsun veya olmasın, bilümum binalarla arazi, vergi
değerleri ile değerlenir.
    2- 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 40,46, 49,72,73,83,
84,85,89,177,213,243,245,277,384, Geçici 5)

    Madde 40 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları, her il merke-
zindeki takdir komisyonu tarafından il ve ilçe merkezindeki belediye, ticaret
ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek teşekkülleri ile varsa
İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen hal-
lerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan sonra aşağıdaki
usul dairesinde o ilin gerek merkez, gerek bağlı ilçeleri için ayrı ayrı olmak
üzere yıllık olarak tesbit olunur:
    1 - Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hiz-
met nevi ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nevi ve grubu için üç derece
üzerinden takdir edilir.
    2 - Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az
iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere,
Ticaret ve Sanayi Odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve
hizmet nevi itibariyle taallük ettiği meslek ve sanat teşekkülüne ve ilin en
büyük maliye memuruna imza karşılığında verilir.

    Madde 46 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazanç ölçüleri, Zirai Kazanç Merkez Komisyonu tarafından hazırlana-
cak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazanç il komisyonlarınca takdir ve
tesbit olunur.
    Zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde:
    a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından
önemli farklar gösteren bölgeler ayrılır.
    b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri ayrı ayrı,
vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli
gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazara alınır.
    c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama verim
kabiliyetleri göz önünde tutulur.
    d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde, Hükümetçe tayin olunan ve takdir
sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan mahsul-
ler için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli
toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalaması-
na itibar olunur.
    Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu
ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken tayin olunacak diğer
esaslar nazarı itibara alınır.

    Madde 49 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tesbit olunur. Şu kadar ki, ölçülerin
tebbitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu Maliye ve
Tarım Bakanlıklarınca müştereken kararlaştırıldığı takdirde uygulama süresi
bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltılabilir.
    Zirai kazançlar Merkez Komisyonu her yıl, Maliye Bakanlığının daveti üze-
rine toplanarak ölçülerde değişiklik yapılmasına lüzum olup olmadığını karar-
laştırır.

    Madde 72 - fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Takdir komisyonu, mahallin en büyük malmemurunun veyahut tevkil edeceği
memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve
seçilmiş iki üyeden kurulur.

    Madde 73 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için
bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya
hariçten seçilir. Bu teşekküller, takdir komisyonu başkanının yazılı talebi
üzerine en geç bir ay içinde iki asıl ve iki de yedek üye seçmeye mecburdurlar.
Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye
amiri tarafından seçilir.

    Madde 83 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü,
ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şubesi müdürü
ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde
komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği
bir temsilci katılır.
    Ziraat, veteriner ve orman müdürleri toplantı tarihinden önce gerekli in-
celemeleri yaparak neticelerini komisyona bildirirler.
    Orman ve Ziraat Bankası şube müdürlerinin taaddüt ettiği il merkezlerinde
aralarından biri komisyona katılır.

    Madde 84 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat odası
biri il ticaret odası tarafından kendi üyeleri arasından veya dışardan seçilir.
    Bu odalar valinin yazılı tebliğ üzerine en geç bir ay içinde komisyon üye-
lerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye
mecburdurlar.
    Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından
seçilir.
    Ziraat ve ticaret odaları bulunmıyan yerlerde bunların seçeceği üyeler,
aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.

    Madde 85 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazançlar merkez komisyonu Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığın-
da Gelirler Genel Müdürü, Tarım Bakanlığından üç, Ticaret ve Gümrük ve Tekel
Bakanlıklariyle Yüksek Murakabe Heyeti, İstatistik, Devlet Üretme Çiftlikleri,
Devlet Su İşleri, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Toprak Mahsulleri Ofisi
ve Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüklerinden ve Ziraat Odaları Birliğinden
birer temsilciden ve Ankara Üniversitesi Ziraat, Veteriner, Orman, Siyasal Bil-
giler ve Hukuk Fakülteleri Profesörler Kurullarınca seçilen profesör veya do-
çentten kurulur.

    Madde 89 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kısımda yazılı komisyonlar tam mürettepleri ile toplanır ve mutlak ekse-
riyetle karar verir. Reyler müsavi olursa başkanın bulunduğu taraf ekseriyet
sayılır.

    Madde 177 bent (1,2,3) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    1 - Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıl-
lık alımlarının tutarı 200.000 lirayı veya satışlarının tutarı 220.000 lirayı
aşanlar;
    2 - Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl
içinde elde ettikleri gayrisafi iş hasılatı 40.000 lirayı aşanlar;
    3 - 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde
2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının topl
-
mı 200.000 lirayı aşanlar;

    Madde 213 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Çiftçi işletme defteri, zirai işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir
defterdir Bu defterin sol tarafına giderler, sağ tarafına da hasılat kaydolu-
nur.
    1 - Gider kısmına:  Zirai kazancın elde edilmesi ve işletmenin idame etti-
rilmesi için yapılan genel giderler ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler
ve bu giderler dolayısiyle borçlanılan paralar ve 214 üncü maddeye göre ayrılan
amortismanlar;
    2 - Hasılat kısmına: Satılan mahsuller ve hayvanlar ve sair ürünler karşı-
lığında tahsil olunan paralar ile tahakkuk eden alacaklar, ziraat makina ve
aletleriyle başka çiftçilere yapılan hizmetler karşılığı alınan paralar ve iş-
letme ile ilgili sigorta tazminatları ve diğer bütün hasılat,
    Kaydolunur.
    Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi
lazımdır.
    1 - Sıra numarası,
    2 - Kayıt tarihi,
    3 - İşlemin nev`i,
    4 - Meblağ.

    Madde 243 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Gelir Vergisi Kanunu ile tayin edilen zirai işletme büyüklüğü ölçülerinin
üstünde bulunan çiftçiler, zirai faaliyetlerinin (Gezginci hayvancılıkta kış-
laklarının) bulundukları köy ve mahallelerin muhtarlıklarına müracaatla orada
beyana açık bulundurulacak olan ekim ve sayım defterine aşağıdaki bilgileri
yazdırırlar:
    a) 1 - Çifçinin soyadı ve adı;
       2 - Çifçinin ikametgah adresi;
       3 - Zirai işletmesinin (Gezginci hayvancılıkta kışlak) bulunduğu yer;
    b) Ekime ait bilgiler.
    Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın Kasım ayı başına ka-
dar:
    1 - Ekilen arazinin genişliği,
    2 - Ekimin nev`i.
    c) Beyana takaddüm eden vergilendirme dönemi içindeki satışların tutarı.
       1 - Satılan malın cinsi,
       2 - Satılan malın miktarı,
       3 - Satış bedeli tutarı.
    Hayvancılıkta (b) bendindeki bilgiler yerine beslenen hayvanların cins
ve miktarları yazdırılır.
    Ekim ve hayvancılıktan başka zirai faaliyette bulunanlar yukarıki bilgiler
yerine o faaliyetlerin mahiyetilerine uygun olarak Maliye ve Tarım Bakanlıkla-
rınca müştereken belli edilecek bilgileri yazdırırlar.
    Adi ortaklıklarda beyanın ortaklardan, biri tarafından yapılması kafidir.
Bu takdirde diğer ortakların ad ve soyadlariyle ikametgah adresleri ve ortak-
lıktaki hisseleri de beyanda bulunan ortak tarafından deftere yazdırılır.
    Ekim ve sayım beyanı yılda bir defa ve Kasım ayında yapılır. Ekim ve hay-
vancılıktan maada zirai faaliyetlerde beyan zamanı Maliye ve Tarım Bakanlıkla-
rınca müştereken belli edilir.
    Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olura sözlü beyanlar, beyanı
yapanlar tarafından imza veya mühürle tasdik edilir.
    Defterler iki nüsha olarak tanzim ve ikinci nüsha beyan süresinin sonundan
itibaren onbeş gün içinde ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında teslim
edilir.
    Kayıt işlerini kendi imkanlariyle tekemmül ettiremiyecek durumda olan muh-
tarlıklara valiliklerce gerekli yardımda bulunulur.
    Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde bu mad-
dede yazılı beyan süresini daha öne alabilir.

    Madde 245 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Muhtar ve ihtiyar heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan beyan-
ların (Bu maddenin c bendindeki beyan hariç) doğruluğunu tahkik ederler.

    Madde 277 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Satmak, üretmek, sütünden veya diğer mahsullerinden istifade etmek gibi
maksatlarla yetiştirilen veya satın alınan hayvanlar, cinsleri ve yaşları naza-
ra alınmak suretiyle gruplandırılır ve Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu grup-
lara mütenazıran hazırlanan ortalama maliyet cetvellerinde tesbit edilen
kıymetlere göre değerlendirilir.
    Kıymetleri bu suretle tesbit edilmemiş olan hayvanlar emsal bedelleri
üzerinden değerlendirilir.

    Madde 384 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz komisyonu re`sen veya taraflardan birinin talebi üzerine lüzum
görürse fenni ihtisasa taallük etmiyen işlerde başkan veya üyeleri arasından
belli edeceği bir zat, fenni ihtisasa taallük eden işlerde bu zatın naipliği
altında tarafsız bilirkişi marifetiyle arazi ve binaları gözden geçirmek,
mükellefin defter ve vesikalarını incelemek ve her türlü tetkikatı yaptırmak,
lüzum gördüğü kimseleri, çağırıp izahat veya yazı ile malümat almak veya mükel-
leften gayri üçüncü şahısların defter ve vesikalarını
tetkik etmek veya ettirmek suretiyle incelemeleri derinleştirir ve gerekirse
yeni deliller istiyebilir. İlgililerin sözlü izahatı zapta geçirilerek
sahiplerine imzalattırılır.

    Geçici Madde 5 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kanunun mer`iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari veya
zirai kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisi mükellefiyetine girecekle-
rin amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilin-
miyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre takdir olunacak emsal
bedeli de değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefi-
yete giriş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerlerden
düşülür.
    Alış emsal bedelinin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı
mükellef adına ceza kesilmez.
    3 - 26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 42,43,92,279,280,
294,354)

    Madde 42 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazır-
lanacak cetveller üzerine il merkezindeki ticaret odalarınca bunların bulunmadı-
ğı il merkezlerinde belediyelerce seçilecek dört kişi ile o il defterdarının ve
mazereti halinde tevkil edeceği bir maliye memurunun başkanlığında kurulan özel
bir komisyon tarafından ilçe itibariyle gayrisafi kazanca göre ayrı ayrı tayin
olunur.

    Madde 43 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Maliye Bakanlığı yaptığı incelemeler sonunda nispetsiz veya hatalı gördüğü
ortalama kar hadlerinin 42 nci maddede yazılı usule göre yeniden tesbit
edilmesini ticaret odalarından veya belediyelerden ister. İkinci tesbite de
kanaat etmediği takdirde son karara karşı Danıştay`a müracaat edebilir.
Danıştay bu müracaatları tercihan inceleyerek karara bağlar.

    Madde 92 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kısımda yazılı komisyonların (Zirai kazançlar merkez komisyonu hariç)
seçilmiş üyelerine komisyonlardaki görevleri dolayısiyle, mahalli defterdarlı-
ğın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
    Zirai kazançlar merkez komisyonu üyelerine komisyondaki çalışmaları dola-
yısiyle verilecek ücretin miktarı Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar
Kurulu karariyle tayin olunur.

    Madde 279 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Türk borsalarında kayıtlı olan Türk ve yabancı esham ve tahvilat borsa
rayici ile; borsada kayıtlı olmıyan esham, tahvilat alış bedeli ile değerlenir.
    Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılır ise bu rayiç yerine
alış bedeli esas olur.

    Madde 280 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. 279 uncu maddenin son fıkrası
hükmü yabancı paraların değerlenmesinde de uygulanır.

    Madde 294 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bütün esham ve tahvilatın ve yabancı
paraların ve yabancı paralar üzerinden tanzim edilmiş alacak ve borç senetleri-
nin değerlenmesinde ikinci bölümün hükümleri uygulanır.

    Madde 354 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Veraset ve İntikal Vergisi beyannamelerini kanuni süresinin bitmesini takip
eden günden başlıyarak 15 gün içinde verenlere, 25 liradan az olmamak şartiyle
verginin % 2 si, daha sonra verenlere 50 liradan az olmamak şartiyle verginin
% 5 i tutarında usulsüzlük cezası kesilir.
    4 - 1/7/1964 tarih ve 488 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 112,220,356)

    Madde 112 bent (4) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    4 - Sermayelerini tezyid eden şirketler, sermayenin artırılan miktarına
ait Damga Resmini, tezyit kararının tescil ve ilanı tarihinden itibaren üç ay
içinde öderler.

    Madde 220 bent (5) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    5 - Damga resmi defteri:

    Madde 356 bent (2 ve 4) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    2 - Gerçek ve tüzel ,kişiler tarafından resmi dairelere verilen her nevi
dilekçe, istifanamelerle layiha, muhtıra, beyanname ve ihbarnamelerin ve bu
mahiyette resmi makamlara çekilen telgrafnamelerin mühürlü ve imzalı nüshala-
rını pulsuz veya pulu noksan olduğu takdirde resmi ifa edilmeden veya pulu
tamamlatılmadan kabul edilmez ve muameleye konulmaz. Bu evrakı resmi ifa edil-
meden veya noksan tamamlanmadan kabul eden ve muameleye koyanlar adına her ka-
ğıt için elli kuruş ceza kesilir.
    Bu gibi evrak posta ile gönderilmiş olduğu takdirde durumu ve resim ve ceza
ile mükellef olanlar bir tutanakla tesbit edilerek keyfiyet pulsuz veya noksan
pullu kağıt üzerine şerh edildikten sonra muameleye konulur. Buna riayet etme-
den muameleye koyanlar hakkında yukarıki fıkrada yazılı ceza hükmü uygulanır.
    4 - Damga resminin defter ve kayıt nizamı ile muhafaza ve ibraz ödevlerine
ait usulsüzlüklerde de 352 nci madde hükmü uygulanır.
    5 - 29/7/1970 tarih ve 1318 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmiş veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 297)

    Madde 297 - (15/2/1963 tarih ve 189 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilümum binalarla arazi vergi değeri
ile değerlenir.
    Veraset ve İntikal Vergisi tatbikatında işbu gayrimenkuller mükellefler
tarafından tayin ve beyanname ile bildirilecek rayiç değerleriyle değerlenir.
Mükellefler tarafından tayin ve beyan olunacak rayiç değerler, bu malların fii-
len getirmekte bulundukları veya kiraya verildikleri takdirde getirebilecekle-
ri yıllık kiranın on katından az olamaz. Beyan edilen değerin bu miktardan az
olduğunun tesbiti veya beyanın kanuni süre içinde yapılmaması hallerinde rayiç
değer 72 nci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tayin edilir.
    Mükellefler, Veraset ve İntikal Vergisi beyannamelerini zamanında vermek
şartiyle, rayiç değerin doğrudan doğruya Takdir Komisyonunca tayinini de isti-
yebilirler.
    Beyanın kanuni süre içinde yapılmaması hali hariç, rayiç değerin komisyonca
tayini hallerinde mükellefe ceza uygulanmaz.
    6 - 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 50,51,53,54,55,56,
57,58,59,60,61,62,77,78)

    Madde 50 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir usulü, gayrimenkullerden alınan vergilere ait matrahların bu kanuna
göre kurulan komisyonlarca tahmin ve tesbit edilmesidir.
    Tahrir usulü, birlik itibariyle yapılan "genel tahrir" ile "tadilat" ı ih-
tiva eder.
    Bu tahrirlere dayanılarak tasarruf iddia olunamaz.

    Madde 51 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Genel tahrir, bir ilçe dahilindeki bütün binaların veya bütün arazinin ya-
zılarak binalarda gayrisafi iratların, arazide kıymetlerin yeniden tahmin edil-
mesidir.

    Madde 53 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir muameleleri "tahrir varakası" üzerinde tesbit edilir.
    Tahrir varakası, bina ve arazi için tahmin olunan irat ve kıymetlerin zap-
tına mahsus vesikadır.
    Tahsis varakası, genel tahrir veya tadilatı yapan komisyon tarafından tan-
zim edilerek imzalanır.

    Madde 54 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir varakasına ne gibi bilgiler yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin
olunur. Maliye Bakanlığı, arazi tahrir ve tadilat işlemlerinde tahrir varakası
kullanılmamasına veya tahrir varakasının tahrir cetveliyle birleştirilerek bir-
leşik tahrir varaka ve cetveli kullanılmasına karar verebilir. Bu cetvellere
yazılacak bilgiler de Maliye Bakanlığınca tayin olunur.

    Madde 55 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir varakaları tahrir veya tadilat komisyonları tarafından aşağıdaki sü-
reler içinde ve imza karşılığında vergi dairesine verilir.
    1. Genel tahrirlerde ve mevzii tadilatta bir mahalle veya köye ait tahrir
varakaları, bunların tahrir veya tadilat işlemlerinin bittiği tarihi takibeden
beş gün içinde,
    2. Diğer tadilatta, her gayrimenkule ait tahrir varakası tadilat işleminin
bittiği günü takip eden beş gün içinde.
    Genel tahrirler ile mevzii tadilatta tahrir veya tadilat komisyonları
tarafından mahalle veya köy itibariyle düzenlenen tahrir cetvelleri de tahrir
varakalarına bağlanır.

    Madde 56 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kanuna göre yapılacak genel tahrirler, her on yılda bir tekrar edilebi-
lir. Ancak iki genel tahrir arasındaki süre on beş yıldan fazla uzatılamaz. Her
hangi bir ilçede genel tahrir yapılmasına Maliye Bakanlığı karar verir.
    Tahrir kararı, ilçe merkezinde çıkan gazetelerle, gazete çıkmıyan yerlerde
mütat vasıtalarla ilan edilir.
    Tahrir muamelelerine kararın ilanından en az on beş gün geçtikten sonra
başlanır.

    Madde 57 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir komisyonları kurulur kurulmaz, mahallin en büyük mülkiye memuru ile
en büyük mal memuru müştereken bir çalışma planı tanzim ederler ve bu planda
"tahrir mıntakalarını" ve "tahrir sırasını" gösterirler.
    Her tahrir mıntakasına bir komisyon tarafından bir yıl içinde tahriri müm-
kün olacak mahalle ve köy ayrılır.

    Madde 58 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Her tahrir mıntakasında tahrire başlanmazdan en az beş gün evvel, tahrir
komisyonu başkanı tahririn hangi gün başlıyacağını şehir ve kasabalarda beledi-
ye başkanına, köylerde ihtiyar meclisine yazı ile bildirir.
    Bu ihbar belediye başkanı veya ihtiyar meclisi tarafından gazete çıkan
yerlerde gazetelerle neşredilmek, lazımgelen yerlere ilanlar asılmak suretiyle
ve ayrıca mütat vasıtalarla, duyurulacak şekilde köy, çarşı ve mahallelerde
halka derhal ilan edilir.

    Madde 59 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Genel tahrirde her ilçe bir birliktir.

    Madde 60 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Genel tahrir veya mevzii tadilat işlemi bittikten sonra tahrir varakaları
esas tutularak mahalle veya köyün tahrir cetveli tanzim ve komisyonu teşkil
edenler tarafından imza olunur.
    Tahrir cetveline ne gibi bilgilerin yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin
edilir.

    Madde 61 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bir birliğin genel tahrir neticeleri, itiraz incelemelerinin bitmesini
takibeden mali yıldan başlıyarak uygulanır.
    62 nci madde gereğince yapılan genel tahrir neticeleri, tahrir kayıtlarının
yandığı veya sair sebeplerle mahvolduğu tarihin rastladığı mali yıla ait öden-
memiş taksitlere ve itiraz incelemelerinin bittiği mali yıl sonuna kadar geçen
yılların vergilerine de şamil olmak üzere itiraz incelemelerinin bittiği yılı
takip eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.

    Madde 62 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir kayıtları yanan veya sair sebeplerle mahvolan yerlerde on yıl bek-
lenmeksizin yeniden tahrir yapılır.

    Madde 77 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Binaların ve arazinin genel tahriri üçer kişilik "Tahrir komisyonları"
tarafından yapılır. Bu komisyonlar valilerce tayin olunan bir zatın başkanlığı
altında iki seçilmiş üyeden kurulur.
    Her ilçede, ilçenin büyüklüğüne göre, lüzumu kadar "Tahrir komisyonu"
kurulur.
    Valiler, tahrir komisyonlarına sıfat ve yetkilerini gösteren birer vesika
verirler. Komisyonlar gittikleri yerde bu vesikayı gezilip görülecek bina veya
arazinin mutasarrıflarına veya bunları işgal edenlere göstermeye mecburdurlar.

    Madde 78 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir komisyonlarının üyeleri aşağıdaki şekilde seçilir:
    1. Üyelerden biri tahriri yapılacak ilçenin bağlı bulunduğu il genel mecli-
since genel meclis üyeleri dışından ve ilçe halkından seçilir.
    62 nci maddede yazılı sebeplerle yapılacak tahrirlerde, il genel meclisi
toplantı halinde değilse, bu üyenin aynı suretle il daimi encümenince seçilmesi
caizdir.
    2. Belediye sınırları içindeki yerlerin tahriri için ikinci üyeyi belediye
meclisleri kendi üyeleri veya diğer hemşehriler arasından seçer.
    3. Köylerde yapılan tahrirlerde köy ihtiyar meclisi tarafından kendi üyesi
arasından veya köy halkından seçilecek bir zat ikinci üye olarak tahrir komis-
yonuna girer.
    Tahrir komisyonlarına girecek üyeler sayısınca ayrıca ve aynı usul daire-
sinde yedek üye de seçilir.
    İl genel meclisleri ile belediye meclisleri asıl ve yedek üyeleri genel
tahrir kararının ilanından başlıyarak en geç bir ay içinde seçmeye ve bunların
adlarını en büyük mülkiye memuruna bildirmeye mecburdurlar.
    7 - 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 3,5,29,30,42,43,46,
72,73,75,83,84,87,89,90,92,104,107,127,134,171,172,173,177,193,219,230,231,233,
235,236,237,240,247,255,257,268,270,272,275,297,298,323,328,331,334,335,336,
337,338,339,340,343,344,345,346,347,348,349,352,353,354,355,357,358,359,360,
361,367,368,369,370,371,374,376,389,392,406, Usulsüzlük cezalarına ait cetvel)

    Madde 3 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri, işbu kanun ile bu kanun hüküm-
lerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.

    Madde 5 - fıkra iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam
eder.
    Fıkra üç - (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amaciyle Gelir Vergisi mükelleflerinin
yıllık Gelir Vergisi, (Mahsuptan evvelki vergisi), sermaye şirketlerinin Kurum-
lar Vergisi beyannameleri üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile
mükelleflerin adları ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyanna-
melerin veril-
diği yıl içinde dairenin münasip yerlerine esılacak cetvellerde açıklanmakla
beraber ayrıca kitap halinde veya Resmi Gazete ile yayınlanır. Mükellefin bağ-
lı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır.

    Madde 29 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun, bir vergi tarh edildik-
ten sonra bu vergiye mütaallik olarak, meydana çıkan ve maddi delillere veya
kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tesbit olunan bir matrah veya matrah farkı
üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir,

    Madde 30 fıkra bir ve iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
    Re`sen vergi tarhı,vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere
dayanılarak tesbitine imkan bulunmıyan hallerde, takdir komisyonları tarafından
takdir edilecek matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.
    Aşağıdaki hallerin her hangi birinin bulunması halinde, maddi delillerin
mevcut olmadığı kabul edilir:

    Madde 42 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ortalama kar hadleri; Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre
hazırlanacak cetveller üzerine, tüccarlar için il merkezindeki ticaret
odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri
birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince; odaların,
birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezlerindeki belediyelerce
seçilecek dört kişi ile o il defterdarının ve mazereti halinde tevkil edeceği
bir maliye memurunun başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler
itibariyle gayrisafi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Şu kadar ki, merkez
ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kar hadlerinin tesbitinde, il merke-
zinden seçilmiş olan üyelerden ikisinin yerine o ilçelerde aynı mahiyetteki
teşekküller tarafından seçilmiş olan iki üye toplantılara katılır.
    Ortalama kar hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlı-
ğınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
    Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlıyarak üç ay içinde tak-
dir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlı-
ğınca bir yıla kadar uzatılabilir.

    Madde 43 fıkra yedi - (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının baş-
kanlığında Gelirler Genel Müdürü veya bunların tevkil edeceği kimseler ile
Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin üç
temsilcisinden kurulur.

    Madde 46, fıkra altı ve yedi - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    Ancak zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun
görülmediği takdirde, uygun görülmiyen ölçüler yerine merkez komisyonunca
toplantıda mevcut üyelerin ittifakiyle re`sen ve nihai olarak yeni ölçüler
tayin ve tesbit olunur.
    Kara ve su avcılığında 45 inci maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı bentte-
ki ölçünün tesbiti ile iktifa olunur. Bu ölçü % 70 (Dahil) nisbetinden az
olmamak üzere, zirai kazançlar merkez komisyonu tarafından re`sen tesbit
olunur.

    Madde 72 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı kanunun hükmüdür.)
    Takdir komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği
memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve
seçilmiş üç üyeden kurulur.

    Madde 73 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Üyeler tüccarlar için ticaret odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için
bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya
hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi
üzerine en geç bir ay içinde üç asil ve üç yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu
mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri
tarafından seçilir.

    Madde 75 fıkra 2 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Servet takdiri ile görevli komisyonlar bilirkişiye müracaat edebilirler.
Sınai ve edebi mülkiyet haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski
eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat etmek mecburidir.

    Madde 83 - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü,
ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şube müdürü ve
seçilmiş dört üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde ko-
misyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir
temsilci katılır.

    Madde 84 fıkra bir - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi mahalli çiftçi
birlikleri, biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mın-
tıka çiftçileri arasından seçilir.

    Madde 87 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Takdir, tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına, memurların
dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:
    Bent (5,6,7,) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    5. Takdir komisyonlarına seçileceklerde ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;
    6. Tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde
ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve iktisadi
şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitir-
miş bulunmak;
    7. Arazi tahrirlerinde ayrıca çiftçi olmak.

    Madde 89 - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kısımda yazılı takdir, tahrir ve tadilat komisyonları tam mürettepleriy-
le toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verirler.
    Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları müretteplerinin beşte üçü ile
toplanabilir ve mürettep üye sayısının ekseriyetiyle karar verirler.
    Bu kısımda yazılı komisyonlarda reylerin müsavatı halinde başkanın bulun-
duğu taraf ekseriyet sayılır.

    Madde 90 fıkra dört - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Tahrir komisyonunun başkanı hastalık gibi mücbir bir sebeple veya mezuni-
yetle görevine devam edemiyecek olursa yerine valiler tarafından bir başkan
vekili tayin olunur.

    Madde 92 - (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tesbit eden özel
komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111 inci madde-
sinde yazılı komisyonun seçilmiş üyesine bu komisyonlardaki görevleri dolayı-
siyle, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin oluna-
cak miktarda ücret verilir.
    Şu kadar ki, bu komisyonların seçim yoliyle gelmiyen üyelerine verilecek
ücret miktarı, her toplantı günü için seçilmiş üyelere verilen miktarı aşmamak
kaydiyle aylık tutarı 200 lirayı geçemez.
    Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu
Başkan ve üyelerine, bu komisyonlardaki çalışmaları dolayisiyle verilecek ücre-
ti Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karariyle tayin olunur.

    Madde 104 bent (3) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    3. İstanbul belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yoliyle yapılan teb-
liğin konusu on bin lirayı aşan bir vergiye veya vergi cezasına taallük ettiği
takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul`da çıkan birer gazete ile yayınlanır.

    Madde 107 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Posta ile tebliğ yapılması müşkül veya faydasız görülen hal ve yerlerde
veyahut özel veya acele hallerde, Maliye Bakanlığı tebliğleri Posta yerine
memur vasıtasiyle yaptırmaya yetkilidir.

    Madde 127 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Yoklamadan maksat; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları,
kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tesbit etmektir.

    Madde 134 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Vergi incelemesinden maksat; defter, hesap ve kayıtlara dayanılarak öden-
mesi lazım gelen vergilerin doğruluğunu araştırmak, tesbit etmek ve sağlamak-
tır.

    Madde 171 bent (5) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    5. Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımiyle üçüncü şahısların vergi kar-
şısındaki durumlarını kontrol etmek ve incelemek.

    Madde 172 fıkra bir, bent (4) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hük-
müdür.)
    4. Dernek ve tesislere ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;

    Madde 172 fıkra iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve tesislere, vakıflara ait iktisadi
işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabi-
dirler.

    Madde 173 fıkra bir bent -(3) alt bent (b) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı
Kanunun hükmüdür.)
    b) Dernek, tesis ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.

    Madde 177 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bent (1,2 ve 3) - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.) Satın
aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının
tutarı 400.000 lirayı veya satışlarının tutarı 440.000 lirayı aşanlar;
    2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl
içinde elde ettiklari gayrisafi iş hasılatı 80.000 lirayı aşanlar;
    3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde
2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının
toplamı 400.000 lirayı aşanlar;
    4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıki
bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.)
    5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin
icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmiyenlerin
işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilebi-
lir.)
    6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.

    Madde 193 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İşletme hesabı esasında, işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir
defter tutulur.

    Madde 219 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Muamaleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki:
    a) Muamelelerin işin hacmına ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve
vuzuhunu bozmıyacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların
mazeretsiz ve sebepsiz olarak 10 günden fazla geçiktirilmesi caiz değildir.
    b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi
yetkili amirlerin imza veya parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürü-
ten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmünde-
dir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere üç aydan daha geç intikal
ettirilmesine cevaz vermez.

    Madde 230 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Faturada en az aşağıdaki malümat bulunur:
    1. Faturanın sıra numarası;
    2. Faturayı çıkaranın ticaret unvanı ve iş adresi;
    3. Müşterinin ticaret unvanı ve adresi;
    4. Emtianın veya işin nev`i, miktarı, fiyatı ve tutarı;
    5. Satılan mallar faturanın tanziminden evvel teslim edilmişse teslim tari-
hi.
    Gerçek kişilerde ticaret unvanı olarak tüccarın soyadı ve adı yazılır.
Büyük ve tanınmış müesseseler için adres konmıyabilir Müstehliklere perakende
satış yapan tüccarlar, fatura verdikleri takdirde, bu faturalarda numara tesel-
sülü mecburiyeti yoktur.

    Madde 231 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Faturanın çıkarılmasında aşağıdaki kaidelere uyulur:
    1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin
muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı
fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya
kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecbu-
ridir:
    2. Faturalar mürekkeple, makina ile veya kopya kurşun kalemi ile dolduru-
lur.
    3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak çıkarılır. Birden fazla ör-
nek çıkarıldığı takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.
    4. Faturaların baştarafından iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanla-
rın imzası bulunur.

    Madde 233 bent (4) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    4. II nci sınıf tüccarlarda satış bedellerini gösteren el defteri kayıtları
(Bu defterlerin tasdiki ihtiyaridir.)

    Madde 235 fıkra dört bent (2) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    2. Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı ve unvanı;

    Madde 236 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydiyle serbest meslek erbabı aşa-
ğıdaki hallerde makbuz vermeye ve bunların bir örneğini muhafaza etmeye mecbur-
durlar:
    1. Müşteri makbuz isterse;
    2. Ücret ticari, zirai veya sınai bir işletme tarafından ödenmişse:
    3. Alınan para 100 liradan fazla ise.

    Madde 237 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Serbest meslek makbuzlarına:
    1. Makbuzu verenin soyadı, adı veya unvanı;
    2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı;
    3. Alınan paranın miktarı;
    4. Paranın alındığı tarih;
       yazılır.
    Bu makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.

    Madde 240 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler (Götürü usu-
le tabi olanlar dahil, gelir ve kurumlar vergilerinden muaf olanlar hariç)
naklettikleri eşya için 209 uncu maddede yazılı bilgileri ihtiva eden dip
koçanlı bir irsaliye kullanmaya mecburdurlar. Bu irsaliyenin birinci nüshası
eşyayı naklettirene verilir ve kopye kağıdı ile doldurulacak dip koçanı nakle-
den nezdinde saklanır.
    209 uncu maddede yazılı ambar defterini tutanlar ayrıca irsaliye kullan-
maya mecbur değildirler.
    Bu madde hükmü nakliye komisyoncuları ile acentalarına da şamildir.

    Madde 247 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Aşağıda yazılı mükellefler vergi karnesi almaya mecburdurlar:
    1. Vergi matrahları tamamen veya kısmen götürü usulde tesbit olunanlar;
    2. Gelir vergisinde en az geçim indiriminden faydalanmak istiyenler.
    Durumu yukarıda yazılı şartların ikisine birden temas etse bile, bir mükel-
lef tek vergi karnesi alır.
    Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerle belediyelerden ve 3659
sayılı kanuna tabi diğer müesseselerden ücret alanların en az geçim indirimin-
den faydalanmaları Maliye Bakanlığınca tesbit olunacak usule tabi tutulur.
    Gelir Vergisi Kanunu gereğince verdikleri (Yıllık beyanname) lerde aile
durumunu gösterenler karne mecburiyetine tabi değildirler.

    Madde 255 fıkra iki ve üç -(4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Hizmet erbabına ait vergi karneleri iş verenler nezdinde, hizmet erbabı
aynı zamanda birkaç yerde çalışmakta ise bunlardan yalnız biri nezdinde muha-
faza edilir. (Vergi matrahları götürü olarak tesbit edilenler hariç.)
    İş verenler her ne surette olursa olsun işten çıkan hizmet erbabına vergi
karnelerini derhal geri vermeye mecburdurlar.

    Madde 257 fıkra bir ve bent (4) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    Vergi inceleme ve kontrolleri ve tahrir sırasında, mükellefler aşağıda ya-
zılı ödevleri yerine getirmeye mecburdurlar:
    4. Bina ve arazi tahrirlerinde iradı tahmin edilecek binayı ve kıymeti
tahmin edilecek araziyi tahrir ve tadilat komisyonlarına gösterip gezdirmek,
bu gibi gayrimenkullerin genel ahvaline, kullanış tarzına ve kirada ise mik-
tarına mütaallik her türlü bilgileri komisyonlara vermek (Bu fıkrada yazılı
mecburiyetler kiracılara da şamildir.)

    Madde 268 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Vergi değeri, arazide tahrir usuliyle tesbit edilen kıymet, binalarda Bina
Vergisi Kanununa göre tesbit edilen safi iradın 10 mislidir.

    Madde 270 fıkra iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Noter, tapu, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye gider ve harç-
larını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte
mükellefler serbestirler.
    Madde 272, birinci fıkradan sonra gelen parantez içindeki
hüküm - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    (Bir geminin, iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya
yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle ikti-
sadi kıymetini devamlı olarak artıran giderler, maliyet bedeline eklenmesi
gereken giderlerdendir.)

    Madde 275 fıkra üç - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Yeni kurulan veya itibari sermayesi 200.000 liradan noksan bulunan sınai
müesseseler mamullerin maliyetini, normal satış fiyatlariyle kar hadlerini
gözönünde tutmak şartiyle daha basit usullerle tesbit edebilirler.

    Madde 297 fıkra iki ve üç - (29/7/197O tarih ve 1318 sayılı Kanunun hükmü-
dür.)
    Veraset ve intikal Vergisi tatbikatında işbu gayrimenkuller rayiç bedelle
değerlenir.
    Rayiç bedel; intikal eden gayrimenkulün değerleme günündeki alım - satım
değeridir.

    Madde 298 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 nci
maddede yazılı takdir komisyonu tarafından tesbit edilir.

    Madde 323 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Şüpheli alacaklar şunlardır:
    1. Dava veya icra safhasında bulunan ihtilaflı alacaklar;
    2. Vadesi 3 defa uzatıldığı halde tahsil edilememiş olan senede bağlı
alacaklar;
    3. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen
borçlu tarafından ödenmiyen senetsiz alacaklar;
    4. Veresiye üzerine geniş müşteri kütlesiyle muamelede bulunan tüccarların
şüpheli alacak ortalamasını, son hesap döneminde aynı mahiyetteki alacaklara
uygulamak suretiyle ayıracakları miktarlar (Bu fıkradaki şüpheli alacak ortala-
ması, geçmiş son iki yıl içinde tahsil edilememiş bulunan, veresiye muamelelere
mütaallik, alacakların aynı süreye ait ve aynı mahiyetteki muameleler toplamına
nispet edilmesi suretiyle bulunur).
    Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için, değerleme gününün (Tasarruf değer-
ri) ne göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait
olduğu ve 4 üncü fıkraya göre ayrılmış ise hangi yıla ait olduğu karşılık
hesabında gösterilir.
    Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar
eder.
    Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri za-
man, karşılık hesabından indirilir.

    Madde 328 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile
bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kar ve zarar
hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler bu farkı
defterlerinde hasılat veya gider kaydederler.
    Fıkra dört -  (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine
göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş
ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassul eden kar, yenileme
giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile
tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan
karlar, üçüncü yılın vergi matrahına eklenir.

    Madde 331 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı
vergi cezaları (kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile
cezalandırılırlar.

    Madde 334 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Damga resmi uygulamalarında gerek nispi, gerek maktu resimlerle ilgili
cezadan sorumlu olanlar birden fazla olduğu takdirde, yekdiğerine müracaat
hakları mahfuz kalmak üzere, müteselsilen sorumlu tutulurlar.

    Madde 335 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kaçakçılık veya kusurda cezayı istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden
birkaç vergi zıyaa uğramış olursa her vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.

    Madde 336 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile kaçakçılık ve usulsüzlük veyahut ku-
sur ile usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece mik-
tar itibariyle en ağırı kesilir.
    Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi zıyaına da sebebiyet verildiği
sonradan anlaşıldığı takdirde evvelce usulsüzlük cezasının kesilmiş olması,
bu cezanın zıyaa uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken kaçakçılık veya
kusur cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmaline mani değildir.

    Madde 337 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ayrı ayrı yapılmış olan kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı ayrı
ayrı ceza kesilir. Şu kadar ki, 352 nci maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynı
takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı takdirde birden fazla-
sının her biri için, birincisine ait cezanın dörtte biri kesilir.

    Madde 338 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartiyle birden fazla kişi kaçakçılık yap-
tıkları veya hileli vergi suçu veya hileli vergi suçuna teşebbüs sayılan fiil-
leri irtikap ettikleri veya doğrudan doğruya beraber işlemiş oldukları takdirde
her biri hakkında, iştirak ettikleri suçlar için bu kanunda yazılı cezalar
uygulanır.

    Madde 339 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı cezalandırılan ve cezası da
kesinleşen bir kimse, aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi taki-
beden yılın başından başlamak üzere kaçakçılıkta beş yıl, kusurda üç yıl,
usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası: Kaçakçılıkta yarısı, ku-
surda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde artırılır.

    Madde 340 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kanunda yazılı kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza
Kanununda ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri
bakımından birleştirilemez.

    Madde 343 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Damga ve tayyare resimleri dolayısiyle kesilecek vergi cezaları, resme
tabi her varaka, senet ve ilan için 25 kuruştan az olamaz. Diğer vergilerde her
vergi için beş liraya baliğ olmıyan cezalar kesilmez.

    Madde 344 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kaçakçılık, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına sebebiyet
verilmesidir.
    Aşağıda yazılı hallerden her hangi biri ile vergi ziyaına sebep olan fiil-
de, kastın mevcudiyeti kabul edilir; mükellef veya sorumlunun itiraz ve Temyiz
komisyonlariyle Danıştay`da kastının mevcut olmadığını iddia ve ispat hakkı
mahfuzdur:
    1. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup yıllık olarak verilmesi
gereken beyannamelerde (Münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı on bin,
diğer beyannamelerde toplamı iki bin liradan az olmamak üzere beyannamede ya-
zılı vergi matrahının % 10 unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi; (Beyan-
name dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bil-
gilere dayanarak vergi dairesince tesbiti mümkün olan noksan bildirmeler bu
hükümden hariçtir.)
    30 uncu maddede yazılı sebeplerle re`sen takdir olunan ve yukarda yazılı
hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür
maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re`sen takdirlerde
bu hükmün uygulanması için takdir olunan matrahın on bin lirayı aşması yeter.
    2. Beyana dayanmakla beraber bildirmeleri beyanname ile yapılmıyan vergi-
lendirmelerde, hiç beyanda bulunulmaması veya noksan veya gerçeğe aykırı beyan-
da bulunulması;
    3. Beyan esasına istinat eden mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve
ek süre veya beyan esasına dayanmıyan vergilerde vergilendirme dönemi ve tarh
zamanı geçtiği halde ticari veya mesleki kazanç sahiplerinin kazançlariyle il-
gili faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması.

    Madde 345 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kaçakçılık yapan mükelleflere veya sorumlulara, kaçırdıkları verginin üç
katı tutarında vergi cezası kesilir.
    Şu kadar ki, kesilen ceza (Veraset ve İntikal Vergisi hariç):
    1. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü
olarak tesbit edilen serbest meslek erbabı hariç, İşletme esasında defter tut-
masına müsaade edilen kurumlar dahil) 2.500;
    2. İkinci sınıf tüccarlar için 1.000;
    3. 1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan mükellefler ve sorumlular için
    100, liradan az olamaz.

    Madde 346 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bir mükellefi veya vergi sorumlusunu kaçakçılık yapmaya veya hileli vergi
suçu işlemiye azmettirenlere işlenen fiiller için mükellefe veya sorumluya uygu-
lanacak ceza aynen uygulanır.

    Madde 347 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kaçakçılık veya hileli vergi suçu olduğunu bildiği bir fiilin işlenip
tamamlanmasını fiili ile kolaylaştıranlara, bundan ayrı bir menfaat gözetmediği
takdirde, bu fiiller için kanunda belli edilen cezaların dörtte biri kesilir
veya hükmedilir.
    Aynı yardımı 357 nci maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiillerin
işlenip tamamlanması için yapanlara bu fiiller için tayin olunan cezanın yarısı
hükmolunur.
    371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak keyfiyetten ilgili
makamları haberdar edenlere ceza kesilmez.

    Madde 348 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kusur, kaçakçılık sayılan haller dışında her hangi bir suretle vergi ziyaı-
na sebebiyet verilmesidir.

    Madde 349 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kusur işliyen mükelleflere zıyaa uğrattıkları verginin % 50 si tutarında
vergi cezası kesilir.

    Madde 352 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Gelir, kurumlar, gider, istihlak, bina ve arazi vergilerine ait olan usul-
süzlükler aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırı-
lır. Usulsüzlük fiili re`sen takdiri gerektirirse bağlı cetvelde yazılı cezalar
iki kat olarak kesilir.
    I inci derece usulsüzlükler:
    1. Vergi beyannamelerinin verilmemiş olması 342 nci maddede yazılı süreden
sonra verilmiş beyannameler hiç verilmemiş sayılır;
    2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden her hangi birinin tu-
tulmamış olması;
    3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi ince-
lemesi yapılmasına imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık
olması;
    4. Bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerin ve kanunen muhafazası mec-
buri vesikalarla evrakın yetkili memurlar tarafından istenildiği halde ibraz
edilmemesi;
    5. Çiftçiler tarafından, 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar he-
yetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;
    II nci derece usulsüzlükler:
    1. Vergi beyannamelerinin süresinin sonundan başlıyarak 15 gün içinde ve-
rilmiş olması;
    2. Tasdiki mecburi olan defterlerden her hangi birinin tasdik muameleleri-
nin yaptırılmamış olması (Kanuni süresinin sonundan başlıyarak 1 ay geçtikten
sonra tasdik ettirilenler, tasdik ettirilmemiş sayılır);
    3. Götürü matrahlar üzerinden salınan Gelir Vergisinin tarh zamanı geçtiği
halde verginin tarh ettirilmemiş olması;
    4. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgile-
ri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;
    5. (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yıllık beyannamede
hiç gider bildiriminde bulunulmaması veya gider unsurlarından bir kısmının
bildirilmemesi.
    III üncü derece usulsüzlükler:
    1. Bu kanunda yazılı bildirmelerin zamanında yapılmaması;
    2. Vergi karnesinin, süresinin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği halde
alınmamış olması;
    3. Bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde: 215 - 219) uyulmamış
olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tesbit
edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);
    IV üncü derece usulsüzlükler:
    1. Tasdiki mecburi olan defterlerden her hangi birinin tasdik muamelesinin,
süresinin sonundan başlıyarak bir ay içinde yaptırılmış olması;
    2. Vergi beyannameleri, bildirmeler ve evrak ve vesikaların kanunen belli
şekli ve muhteviyatına ve eklerine ait hükümlere uyulmamış olması (Her incele-
mede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tesbit edilen usulsüzlükler
tek fiil sayılır);
    3. Hesap veya muamelelerin doğruluk ve açıklığını bozmamak şartiyle bazı
evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi;
    4. Vergi karnesinin, süresinin sonundan başlıyarak 15 gün içinde alınması.

    Madde 353 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    232,234,235 ve 236 ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icap eden
fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzunu vermiyen ve alınmıyanlardan her
birine ve serbest meslek makbuzunu vermiyenlere her fatura, gider puslası,
müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için yirmi liradan (Çiftçilerde
beş liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın
yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde usulsüzlük cezası kesilir.
    Bir takvim yılı içinde tesbit olunan yukarda yazılı usulsüzlüklerin hepsi
için kesilecek cezaların toplamı beş bin lirayı aşamaz.
    Yukarıki fıkrada yazılı usulsüzlükler neticesinde vergi ziyaı da husule
geldiği takdirde bu ziyaın müstelzim olduğu kaçakçılık veya kusur cezaları
ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.

    Madde 354 - (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Veraset ve intikal vergisi beyannamelerini kanuni süresinin bitmesini
takibeden günden başlıyarak 15 gün içinde verenlere, 25 liradan az 250 liradan
çok olmamak şartiyle verginin % 2 si; daha sonra verenlere, 100 liradan
az 2.000 liradan çok olmamak şartiyle % 5 i tutarında usulsüzlük cezası kesi-
lir.

    Madde 355 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    a) Damga Resmi mevzuuna giren kağıtlar ve ilanlara yapıştırılan pullar,
Damga Resmi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemişse, iptal edilmemiş
olan pulların kıymeti üzerinden maktu resimlerde yüzde 50, nispi resimlerde
yüzde on vergi cezası kesilir. Bu hüküm, resmi daireler, noterler, bankalar ve
anonim şirketlerle 3659 sayılı kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen
veya gönderilen kağıt ve ilanların iptal edilmemiş pulları hakkında uygulanmaz.
    b) Damga Resmi, ilgili vergi kanununda belli edildiği şekilde ifa edilmiyen
hallerde maktu resimlerde resmin yüzde 50 si ve nispi resimlerde yüzde 10 u
nispetinde usulsüzlük cezası alınır.

    Madde 357 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Beyanname verilmiş olsun veya olmasın aşağıdaki fiillerden biri ile vergi-
nin zamanında tahakkuk ettirilmemesine veya eksik tahakkuk ettirilmesine sebe-
biyet verilmesi hileli vergi suçudur.
    1. Çift defter kullanmak (Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlere
kaydı gereken hususların, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda
diğer defter ve evrakta toplanması çift defter kullanmaktır.)
    2. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek
veya bunları bilerek kullanmak;
    3. Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmıyan vesika ve suretler
tanzim etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmıyarak tanzim
edilmiş vesika ve suretleri bilerek kullanmak;
    4. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif
etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve
muhasebe hileleri yapmak;
    5. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini
yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak,
    6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya
vesikaları yok etmek veya gizlemek (Mevcudiyetleri sabit olduğu halde vergi
incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların
ibraz edilmemesi gizleme demektir.)
    7. Bir vergilendirme dönemi içinde toplamı yirmi bin lirayı aşan satış
bedeli ve beş bin lirayı aşan ücret, faiz, komüsyon, iştirak kazancı, kira be-
deli gibi hasılat, kazanç ve iratları bu kanuna göre tutulması mecburi defter-
lerden hiç birine kaydetmemek ve beyannamede de göstermemek. (Beyanname veril-
memiş olması halinde hasılat kazanç ve iratlar beyannamede gösterilmemiş sayı-
lır.)

    Madde 358 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    357 nci maddenin 1 - 6 ncı bentlerinde yazılı fiilleri verginin tarhı için
kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar ile vergi
daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca vaki yazılı talebe rağmen servet
beyanında bulunmayanlar, bu fiillerin vergi ziyaını mucip olup olmıyacağına
bakılmadan hileli vergi suçuna teşebbüs etmiş sayılırlar.

    Madde 359 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    357 nci maddede yazılı fiilleri işliyenler hakkında 345 inci maddede yazılı
cezadan ayrı olarak üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet
ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur.
    Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete
çıkan yerlerde gazete ile, çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla ilan edilmesine
de hükmolunur.

    Madde 360 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Hareketleri 358 inci maddeye uyanlar hakkında bir aydan bir yıla kadar
hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete
hükmolunur.
    Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete
çıkan yerlerde gazete ile, çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla ilan edilmesine
de hükmolunur.

    Madde 361 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    A) Bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleriyle 150 nci maddesinin 4 numaralı
bendi hükümlerine, çekinme sebebi olmaksızın riayet etmiyenlerde (Kamu idare ve
müesseseleri hariç):
    1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergi-
lendirilenler hariç) hakkında üç bin liraya;
    2. İkinci sınıf tüccarlar hakkında bin beş yüz liraya;
    3. Yukarıki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında bin li-
raya;
    Kadar para cezasına hükmolunur.
    Bu hükmün uygulanması için 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken ya-
pılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde
cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde haklarında
kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı
olarak bildirilmesi şarttır.
    B) Yukarıki A fıkrasında yazılı mecburiyetlerin, para cezası hükmolunmasına
rağmen yine yerine getirilmemesi halinde yetkili mercilerce yeniden süre belli
edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesi kendilerine tebliğ olunur.
    Yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmiyenler
hakkında üç aya kadar hapis cezası hükmedilir.
    C) Yetkili makam ve memurlar tarafından kamu idare ve müesseselerinden
148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksı-
zın vermiyenler ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bendlerinde yazılı olanlar-
dan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmiyenlere iki yüz
liraya kadar para cezası hükmolunur.
    Bu maddenin uygulanmasında 367 nci maddede gösterilen usule uyulur.

    Madde 367 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Yaptıkları inceleme sırasında hileli vergi suçunu veya bu suça teşebbüsü
tesbit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile muavinleri tarafından doğ-
rudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından il-
gili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın mütalaasiyle, keyfiyetin
yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.
    Hileli vergi suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuri-
yet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını
taleb eder.
    Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bil-
dirilmesine talik olunur.
    359 ve 360 ıncı maddelerde yazılı cezalar, kaçakçılık kusur veya usulsüzlük
cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir.
    Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu kanunun dördüncü kitabının
ikinci kısmının 1 - 3 üncü bölümlerinde yazılı vergi cezalarını uygulayacak ma-
kam ve mercilerin muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mer-
cilerce ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz.

    Madde 368 bent (2) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    2. Cezaya itiraz edilmişse:
    a) İtiraz Komisyonu kararı temyiz edilmediği takdirde temyiz süresinin
geçtiği;
    b) İtiraz Komisyonu kararı temyiz edildiği takdirde Temyiz Komisyonu kesin
kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten başlıyarak bir ay içinde ödenir.

    Madde 369 fıkra bir ve bent (1) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    Aşağıda yazılı hallerde, kusur ve usulsüzlük sebebiyle mükellefler hakkında
ceza kesilmez:
    1. Yetkili makamların mükellefe yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları;

    Madde 370 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    352 nci maddede yazılı III ve IV üncü derece usulsüzlükler, aşağıda yazılı
hallerde cezalandırılmaz:
    1. Usulsüzlük ilk defa yapılmış olursa;
    2. Usulsüzlüğün, yapıldığı defter, kayıt ve vesika üzerinde ve tesbit edil-
mesi akabinde mükellefe düzelttirilmesi mümkün olur ve düzeltilirse.

    Madde 371 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Beyana dayanan vergilerde hileli vergi suçu, kaçakçılık (338,346 ve 347 nci
maddelerde yazılı şekilde yapılanlar dahil) veya kusur mahiyetindeki kanuna
aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren
mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla hileli vergi suçu cezası hükmo-
lunmaz ve kaçakçılık ve kusur cezaları kesilmez.
    Fıkra iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık ve hileli vergi
suçu işliyenler ve hileli vergi suçuna teşebbüs edenler hakkında 338, 346 ve
347 nci maddeler hükümleri uygulanmaz.

    Madde 374 fıkra bir bent (1) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hük-
müdür.)
    1. Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden
yılın birinci gününden başlıyarak kaçakçılıkta beş yıl ve kusurda üç yıl;

    Madde 376 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Re`sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda göste-
rilen indirimlerden arta kalan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarını mü-
kellef veya vergi sorumlusu itiraz süresi içinde ilgili vergi dairesine müra-
caatla vadesinde veya 6183 sayılı kanunda zikredilen neviden teminat göstere-
rek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödiyeceğini bildirirse:
    1. Kaçakçılık veya kusur dolayısiyle kesilen cezanın birinci defada üçte
ikisi;
    2. Mütaakiben kesilen cezaların üçte biri;
    3. Usulsüzlük cezasının üçte biri;
    İndirilir.
    Mükellef veya sorumlu ödiyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını
yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya itiraz ederse bu madde hükmünden fayda-
landırılmaz.
    Yukarıki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları
hakkında da uygulanır.

    Madde 389 fıkra bir - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz, tarh edilen verginin ihtilaflı kısmının tahsilini durdurur.

    Madde 392 bent (3) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    3. Her türlü vergi, resim ve harçlarda 500 lirayı aşmıyan tarhlara yapılan
itirazlar (Verilen karar neticesinde vergi, resim ve harçların asılları bu
haddi aşmamış olması şartiyle):

    Madde 406 fıkra iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Yukarıki fıkrada yazılı hususlar hariç olmak üzere miktarı otuz bin lirayı
(İl özel idare vergilerinde üç bin lirayı) aşmıyan matrahlar üzerinden tarh
olunan vergi, resim ve harçlar ile üç bin lirayı aşmıyan belediye gelirleri
hakkında Temyiz Komisyonunca verilen kararlar kesin olup, aleyhine Danıştay`da
temyiz davası açılamaz.
    Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
                     USULSÜZLÜK CEZALARINA AİT CETVEL
                               Birinci      İkinci      Üçüncü      Dördüncü
                               Derece       Derece      Derece      Derece
                             Usulsüzlük - Usülsüzlük - Usulsüzlük - Usulsüzlük
                              ler İçin     ler İçin     ler İçin     ler İçin
     Mükellef Grupları          Lira         Lira         Lira         Lira
----------------------------- ---------- ------------ ----------- -------------
1. I inci sınıf tüccarlardan:
   a) Sermaye şirketleri         800          500        200            100
   b) Sermaye şirketleri dışın-
      da kalanlar                500          250        100             50
2. II nci sınıf tüccarlarla ser-
   best meslek erbabı            200          100         50             25
3. Yukarıdakiler dışında kalıp
   beyanname usuliyle Gelir
   Vergisine tabi olanlar        100           50         25             10
4. Götürü usulde Gelir Ver-
   gisine tabi olanlarla Gelir
   Vergisinden muaf olan esnaf    50           25         10             5
    İ H T A R:
    1. Bu cetvelde mükellef grupu tasnifleri; Gelir, Kurumlar vergilerinden
başka 352 nci maddede yazılı vergilere ait usulsüzlükler hakkında da esas tutu-
lur.
    2. Bina ve Arazi Vergileri mükelleflerinin bildirmelerine mütaallik usul-
süzlükleri bu cetvelin mükellef grupları sütununun üçüncü sırasına göre ceza-
landırılır.
    3. Kamu idare ve müesseseleri ile dernek, tesis ve vakıfların yaptıkları
usulsüzlükler (Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlükler hariç); mükel-
lef grupları sütununun 2 nci sırasına göre cezalandırılır.
    8 - 1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 45,46,323,371,374,
Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel)

    Madde 45 bent (2) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    2. Götürü gider emsali: Ziraat birimi başına elde edileceği tahmin olunan
mahsulün (Ortalama randıman miktarının) ortalama maliyet bedelinin ortalama sa-
tış bedeline nispetidir.
    Ziraat makina ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin ya-
pılması karşılığında alınan ücretler için götürü emsali, bu işlerin temin etti-
ği ortalama hasılatla gerektirdiği takribi giderler arasındaki yüzde nispeti-
dir.

    Madde 46 fıkra yedi ve sekiz - (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    Kara ve su avcılığında 45 nci maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı bentteki
ölçünün tespiti ile iktifa olunur.
    Zirai kazançlar için tesbit edilecek götürü gider emsalleri % 70 (dahil)
nispetinden fazla olamaz.

    Madde 323 fıkra bir bent (1) - (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    1. Dava ve icra safhasında bulunan alacaklar;
    Madde 371 fıkra bir, bent (2) nin parantez içi hükmü: (4/1/1961 tarih ve
213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    (Hileli vergi suçlarına teşebbüs halinde bu suçun tesbit edildiği günden
evvel).

    Madde 374 fıkra iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Ancak, 336 ncı madde hükmüne göre kaçakçılık veya kusur ile usulsüzlüğün
birleşmesi hallerinde kesilecek ceza, kaçakçılık veya kusur cezaları için belli
edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.
    " Usulsüzlük cezalarına ait cetvel" in ihtar bölümünün (1) no`lu bendi:
(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu cetvelde mükellef grubu: Gelir, Kurumlar Vergilerinden başka, Gider,
İstihlak, İşletme, Dış Seyahat Harcamaları ve Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergi-
lerine ait usulsüzlükler hakkında da esas tutulur.
    9 - 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 379,380,381,382,
383,384,385,386,387,388,389,390,391,392,393,394,395,396,397,398,399,400,401,
402,403,404,405,406,407,408,409,410,411,412)

    Madde 379 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz süresi, gerek mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler,
gerek vergi dairesi için bir aydır (41 inci madde hükmü mahfuzdur.)
    Bu süre:
    A) Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler için:
    1. Tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen muamelelerde, tebliğin
yapıldığı;
    2. Tevkif yoliyle alınan vergilerde, istihkak sahiplerine yapılan ödemeler-
den verginin kesildiği;
    3. Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin mükelleften alındığı;
    B) Vergi dairesi için:
    Tahrir, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının vergi dairesine tevdi
edildiği;
    Tarihten başlar.
    Bu süre geçtikten sonra itiraz hakkı düşer. Ancak bir taraftan süresi için-
de itirazı halinde, itiraz süresi geçmiş olsa bile diğer taraf, itiraz dilek-
çesinin kendisine tebliğinden başlıyarak 15 gün içinde itirazda bulunabilir.

    Madde 380 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Gerek mükellefin, gerek vergi dairesinin itiraz dilekçeleri, iki nüsha ola-
rak, yetkili itiraz komisyonu başkanlığına verilir.
    Bu dilekçelerin bir nüshası komisyona geldiği tarihten başlıyarak en çok
beş gün içinde komisyon başkanlığınca karşı tarafa tebliğ olunmak üzere gönde-
rilir.
    Kendisine tebliğ yapılan taraf yazılı müdafasını 15 gün içinde iki nüsha
olarak komisyon başkanlığına verir ve bunun bir nüshası diğer tarafa tebliğ
edilir.
    İtiraz ve müdafaa dilekçelerinin, taahhütlü olarak posta ile gönderilmesi
veya mükellefin bulunduğu mahalde muvazzaf itiraz komisyonu başkanlığına ve
bulunmadığı takdirde o mahallin itiraz komisyonu başkanı sıfatiyle en büyük
mülkiye amirine verilmesi de caizdir.
    Dilekçeyi alan muvazzaf itiraz komisyonu veya mülkiye amiri dilekçeyi ka-
yıt ile derhal ilgili itiraz komisyonuna gönderir. İtiraz, bu kayıt tarihinde
veya dilekçenin postaya verildiği tarihte yapılmış sayılır.

    Madde 381 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtirazlar yazı ile olur. İtiraz dilekçeleri aşağıdaki hususları ihtiva
eder:
    1. İtiraz edenin soyadı, adı veya unvanı ve açık adresi (Vergi dairesinin
itiraz dilekçelerinde itiraz eden dairenin bulunduğu mahal ve adı);
    2. Mükelleflerin itirazlarında vergiyi tarh eden dairenin adı ve bulundu-
ğu mahal;
    3. Vergi dairesinin itirazlarında mükellefin soyadı, adı ve adresi;
    4. İtirazın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nev`i ve yılı;
    5. Vergi veya vergi cezasının miktarı;
    6. Tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası;
    7. Varsa mükellef hesap numarası;
    8. Hangi muameleye itiraz olunduğu, itirazın hukuki mesnetleri ve delille-
ri;
    9. İtirazın yapıldığı tarih ve imza.
    İtiraz ve temyiz dilekçelerinde bağlı oldukları vergi dairesinden başka bir
daire veya makamı muhatap gösterdikleri komisyonlarca yapılan inceleme sırasın-
da anlaşılanlara, yetkili vergi dairesini muhatap göstermek suretiyle yeniden
itirazda bulunmaları için itiraz ve temyiz komisyonlarınca on günlük mühlet
verilir.
    Vergiye bağlı olarak kesilen cezalara bir dilekçe ile tevhiden itiraz edile-
bilir.

    Madde 382 - (4/1/1981 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz konusu olan vergiye veya cezaya ait ispat edici kağıtları ve tebliğe
ilişkin ihbarnameleri ihtiva eden dosyalar:
    a) İtiraz mükellef tarafından yapılmışsa vergi dairesinin müdafaa dilekçesi
ile birlikte;
    b) İtiraz vergi dairesi tarafından yapılmışsa vergi dairesinin itiraz di-
lekçesi ile birlikte;
    Komisyon başkanlığına gönderilir. Komisyonca ancak 380 inci maddede ya-
zılı süre içinde müdafaa alındıktan veya bu süre müdafaasız geçtikten sonra
itiraz konularının incelenmesine başlanılabilir.

    Madde 383 - (4/1/1981 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtirazlar, itiraz komisyonlarınca itiraz evrakı, tarh dosyası ve ibraz
olunan deliller üzerinde incelenir.
    İtiraz komisyonları yaptıkları inceleme sırasında resmi ve özel bilümum
idare, müessese ve teşekküllerden malümat istiyebilirler.
    İtiraz incelemelerine; itirazın süresi içinde yapılıp yapılmadığına iti-
raznamenin şeklen tamam olup olmadığına, olayın itiraza mevzu teşkil edip etme-
diğine bakmakla başlanır.
    Şekil eksikleri, usule ait yeni bir muamele yapılmadan evvel itiraz edene
düzelttirilir.
    İtiraz dilekçesinde itirazın hukuki mesnetleri ve delillerinin gösterilme-
miş olması şekil noksanı sayılmaz.

    Madde 384 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.) İtiraz komisyonu, re`sen
veya taraflardan birinin, talebi üzerine lüzum görürse, hususi teknik bir bilgi
veya ihtisasa taallük etmiyen işlerde başkan veya üyeleri arasından belli ede-
ceği bir zat, hususi teknik bir bilgi veya ihtisasa taallük eden işlerden bu
zatın naipliği altında tarafsız bilirkişi marifetiyle arazi ve binaları göz-
den geçirmek, mükellefin defter ve vesikalarını incelemek ve her türlü tetkika-
tı yaptırmak, lüzumlu kimseleri çağırıp izahat veya yazı ile malümat almak veya
mükelleften gayri üçüncü şahısların defter ve vesikalarını tetkik etmek veya
ettirmek suretiyle incelemeleri derinleştirir ve gerekirse yeni deliller isti-
yebilir. İlgililerin sözlü izahatı zapta geçirilerek sahiplerine imzalattırı-
lır. İtirazın mevzuu tarhiyat bir vergi incelemesine taallük ettiği ve bilirki-
şi raporu ile inceleme raporu arasında açık bir mubayenet mevcut olduğu takdir-
de; itiraz komisyonu, karar vermeden önce incelemeyi yapanın ve mükellefin ya-
zılı mütalaasını alır. Komisyonca tayin edilecek müddet içinde bu mütalaanın
verilmemesi halinde mütalaa verilmekten sarfınazar edilmiş sayılır.
    Bu maddede yazılı yeminli bilirkişi itiraz komisyonunca seçilir.
    Mükellefin istemesi üzerine yaptırılacak tetkiklerde bilirkişiye Hazinece
verilecek ücret karşılığı olmak üzere itiraz komisyonunca takdir olunan miktar,
yapılacak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mükellef tarafından emaneten
mal sandığına yatırılır. Tetkikat neticesinde itiraz komisyonunca mükellefin
itirazının reddi halinde emaneten alınan para irat kaydedilir. Mükellefin iti-
razının tamamen veya kısmen kabulü halinde bu para komisyon kararına müsteniden
mükellefe iade edilir.
    On günlük süre içinde bilirkişi ücreti malsandığına yatırılmadığı takdirde
mükellef bu talebinden vazgeçmiş sayılır.

    Madde 385 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Taraflardan biri istediği veya komisyonca lüzum görüldüğü takdirde taraf-
lar dinlenir.
    Beyan üzerinden alınan vergilerde tarha mesnet olan incelemeyi yapmış ola-
nın dinlenmeyi talebetmesi halinde bu talep vergi dairesi vasıtasiyle komisyona
bildirilir. Bu bildirme üzerine incelemeyi yapanın dinlenmesi mecburidir. İnce-
lemeyi yapanın yazı ile vereceği izahat dinlenme yerine geçer. Mükellef tara-
fından istenildiği takdirde, ihtilaflı verginin ilgili bulunduğu mükellefiyet
devresinde mükellefin hesabını tutmuş olan muhasibinin de dinlenmesi mecburi-
dir.
    Komisyon tarafından belli edilecek dinlenme günü her iki tarafa bildirilir.
Bildirilen günde makbul bir mazeret göstermeksizin hazır bulunmıyanların gıya-
bında duruşma yapılır. Vergi dairesince yukarki fıkra hükmüne göre dinlenilmesi
istenilen dinlenmede hazır bulunmamaları veya incelemeyi yapanın yazılı izaha-
tının dinlenme gününe kadar komisyona gelmemiş olması komisyonca incelemenin
yapılmasına mani teşkil etmez.
    Dinlenilenlerin verdikleri izahat tutanağa geçirilerek kendilerine imza
ettirilir.

    Madde 386 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz komisyonu ilk itiraz dilekçesinde ve itiraz süresi içinde verilmiş
ek dilekçelerde ileri sürülmiyen bir iddiayı re`sen nazara alamaz. İtiraz süre-
si geçtikten sonra taraflar her hangi bir suretle yeni iddialar ileri süremez-
ler.
    Zamanaşımı ve vergi hataları, taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile itiraz
komisyonunca re`sen nazara alınır.

    Madde 387 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz eden itirazı hakkında komisyon tarafından karar verilinceye kadar
itirazından vazgeçebilir.
    Vazgeçme, vazgeçenin itiraz komisyonuna vereceği bir dilekçe ile veya din-
lenilme veya izahat verme sırasında keyfiyetin tutanağa geçirilmesiyle yapıla-
bilir; bu takdirde vazgeçme tutanağı vazgeçene imzalattırılır.
    Vezgeçme açık olmalıdır.
    Vazgeçme halinde itiraz eden o olayda itiraz ve temyiz hakkını kaybetmiş
olur.

    Madde 388 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz eden, vekili veya temsilcisi, itiraz dosyasındaki tarh vesikalarını
ve bilirkişi raporlarını, tutanakları, yapılacak muamele hakkında vergi
dairesinin üst mercilerle olan muhaberelerini komisyon nezdinde her zaman
inceliyebilir. Ancak, vergi dairesinin ve üst mercilerin muhaberelerinde,
muhbir adı gibi gizli tutulması lazımgelen şahsi hususları ihtiva eden evrak,
dosyayı incelemek istiyene verilmez ve gösterilmez.
    Yukarıki fıkranın hükümleri, temyiz dosyalarının ilgililerce incelenmesi
hususunda da şamildir.

    Madde 389 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) İtiraz, tarh edilen
verginin itilaflı kısmının tahsilini durdurur. Ancak ihtirazi kayıtla verilen
beyannameler üzerine hesaplanan vergilere yapılan itirazlar verginin tahsilini
durdurmaz.
    İtiraz komisyonu kararlarının taraflara tebliğinden sonra bu kararlara göre
tahsil edilecek vergi miktarı vergi idarelerince mükellefe bildirilir.

    Madde 390 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz komisyonunun karara mütaallik müzakereleri gizli yapılır.
    Komisyon kararlarının, komisyonu teşkil edenler tarafından imzalı aslı
karar defterine yazılır ve kararların muhafazasına mahsus dosyada saklanır,
kararın imzalı bir nüsnası da itiraz dosyasına konur.
    Kararların tasdikli birer örneği komisyonca taraflara tebliğ edilir.

    Madde 391 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz komisyonu kararına karşı Temyiz Komisyonu nezdinde temyiz talebinde
bulunulabilir.

    Madde 392 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz komisyonlarının aşağıda yazılı itirazlar hakkındaki kararları kesin
olup Temyiz olunamaz:
    1. Kazançları götürü olarak tesbit edilen mükelleflerin sınıf ve derecele-
rine yapılan itirazlar;
    2. Bina Vergisinde 500 liraya kadar olan gayrisafi iratlara, Arazi Vergi-
sinde 2500 liraya kadar olan kıymetlere yapılan itirazlar (Verilen karar neti-
cesinde irat veya kıymetin bu hadleri aşmamış olması şartiyle);
    3. (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Her türlü vergi,
resim ve harçlarda 2500 lirayı aşmayan tarhlara yapılan itirazlar (verilen ka-
rar neticesinde vergi, resim ve harçların asılları bu haddi aşmamış olması şar-
tiyle);
    Bu maddenin hükmü mükellefiyetin mevzuuna, esasına, şekline,muafiyet ve
istisna hükümlerinin ve miktarı ne olursa olsun vergi cezalarının uygulanmasına
ait olan vergi ihtilaflarına şamil değildir.

    Madde 393 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz süresi, itiraz komisyonu kararının ilgiliye tebliğinden başlıyarak
(15) gündür.
    Taraflardan biri süresi içinde Temyiz eylediği takdirde, diğer taraf süreyi
geçirmiş olsa da Temyiz dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten başlı-
yarak (15) gün içinde Temyiz isteğinde bulunabilir.

    Madde 394 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz isteği yazı ile olur. Temyiz dilekçeleri aşağıdaki hususları ihtiva
eder.
    1. Temyiz edenin soyadı adı veya unvanı ve açık adresi; (Vergi dairesinin
temyiz dilekçelerinde dairenin bulunduğu yer ve adı);
    2. Mükelleflerin temyiz etmeleri halinde vergiyi tarh eden dairenin adı ve
bulunduğu yer;
    3. Vergi dairelerinin temyiz dilekçelerinde mükellefin soyadı, adı ve adre-
si;
    4. Temyiz olunan itiraz komisyonu kararının tarih ve numarası ve hangi
komisyon tarafından verildiği;
    5. Kararın tebliğ edildiği tarih;
    6. Temyiz sebepleri;
    7. Temyizin yapıldığı tarih ve imza.

    Madde 395 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz dilekçeleri Temyiz Komisyonuna veya temyiz edilen kararı veren iti-
raz komisyonuna verilir. Diğer tarafı teşkil eden şahıslar sayısınca dilekçenin
örnekleri de bağlanır. Bu örnekler derhal diğer tarafa tebliğ olunur. Diğer
taraf 15 gün içinde yazılı cevabını aynı komisyonlara iki nüsha olarak verir
ve bir nüshası diğer tarafa tebliğ olunur. Bu yazılı cevapların da temyiz di-
lekçelerinin ihtiva ettiği hususları ve temyiz sebeplerine karşı cevapları
ihtiva etmesi lazımdır.
    Temyiz dilekçeleri ve cevapları taahhütlü olarak postaya verilebileceği
gibi mükellefin bulunduğu yerde muvazzaf itiraz komisyonu varsa o komisyon
başkanlığına, yoksa itiraz komisyonu başkanı sıfatiyle mahallin en büyük mül-
kiye amirine verilir. Bu komisyonlar veya komisyon başkanı sıfatiyle mülkiye
amiri aldıkları dilekçe ve örneklerini kayda geçirdikten sonra kararı veren
itiraz komisyonuna gönderir.
    Temyiz dilekçesinin ve cevabın postaya veya itiraz komisyonlarına veya
mülkiye amirine verildiği tarih temyiz talebinin yapıldığı tarih sayılır.
    Kararı veren komisyonca tebliğ yapılıp yazılı cevap alındıktan veya yazılı
cevap için belirli süre geçtikten sonra temyiz dilekçesi itiraz dosyasiyle bir-
likte temyiz komisyonuna gönderilir.

    Madde 396 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz incelemeleri evrak üzerinde yapılır.
    Temyiz komisyonuna gelen evrak daire başkanı tarafından üyelerden birine
havale olunur. Havale olunan üye dosyayı ya bizzat veya raportörlerden birinin
yardımiyle inceliyerek olayı, iki tarafın iddia ve müdafaalarını, ibraz olunan
delilleri ve temyiz olunan kararın neden ibaret olduğunu, bu kararın dayandığı
gerekçeleri hulasa ettikten sonra delilli mütalaasını imzası altında tanzim
edeceği bir rapora derceder ve bu raporu daire başkanına verir.
    Temyiz komisyonu dairesi bu rapor üzerine incelemelerini yapar ve taraflar-
ca dinlenilme istenilmişse şifahi izahat alır ve kararını verir.
    Süresinden sonra yapılan temyiz talepleri esasa girişilmeksizin reddolunur.

    Madde 397 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz dilekçesinde veya buna verilen cevapta dinlenme istenilmişse, Temyiz
Komisyonu dinlenme gününü belli ve taraflara tebliğ eder.
    Beyan üzerinden adına vergilerde incelemeyi yapmış olanın dinlenmeyi talep
etmesi halinde bu talep vergi dairesi vasıtasiyle Temyiz Komisyonuna bildiri-
lir. Bu bildirme üzerine incelemeyi yapmış olanın dinlenmesi mecburidir. İnce-
lemeyi yapanın yazı ile vereceği izahat dinlenme yerine geçer. Mükellef tara-
fından istenildiği takdirde, ihtilaflı verginin ilgili bulunduğu mükellefiyet
devresinde mükellefin hesabını tutmuş olan muhasibinin de dinlenmesi mecburi-
dir.
    Dinlenen iddialar ve deliller hakkındaki izahat ve karşı iddialara cevap
verilir.
    Belli edilen günde makbul bir mazerete dayanmaksızın duruşmada hazır bulun-
mıyanların dinlenme hakları düşer. İncelemeyi yapmış olanın gelmemesi veya
yazılı açıklamasının dinlenme gününe kadar komisyona varmaması halinde gelen
tarafın dinlenmesiyle yetinilir.

    Madde 398 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz komisyonu aşağıda gösterilen sebeplerden dolayı itiraz komisyonu-
nun kararını bozar:
    1. Görev ve yetki dışında işe bakılmış olması;
    2. Kanun ve tüzükler hükümlerine aykırı karar verilmiş olması;
    3. İki taraftan birinin iddiasını ispat için ileri sürdüğü delillerden her-
hangi birinin kanuni bir sebep gösterilmeksizin kabul edilmemiş olması veya
hiç incelenmemiş bulunması;
    4.  Usule mütaallik hüküm ve kaidelere uyulmamış ve bu riayetsizliğin ka-
rara müessir olmuş bulunması;
    5. Kanunen yasak kimselerin karara iştirak etmiş olması.

    Madde 399 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz Komisyonu, kararlarında tarafların iddia ve müdafalarının kabul ve-
ya reddi sebeplerini göstermeye mecburdur.
    İtirazda ileri sürülmiyen iddia ve müdafaalar temyiz sırasında nazara alın-
maz. Şu kadar ki, temyiz komisyonu iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet
olmayıp zamanaşımı ile maddi hataları ve kanunun açık hükümlerine aykırı gör-
düğü diğer hususları re`sen inceleyebilir.

    Madde 400 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz isteği itiraz komisyonunca verilen kararların icrasını durdurmaz.
Şu kadar ki, temyiz dilekçesinde veya temyiz dilekçesi verildikten sonra yazı
ile istenilmek şartiyle temyiz komisyonu teminat karşılığında icranın gecikti-
rilmesine karar verebilir.
    İcranın tehiri talebini ihtiva eden dilekçeler vergi dairesinin müdafaası
alındıktan veya müdafaa süresi geçtikten sonra itiraz dosyasiyle birlikte,
nihayet üç gün içinde itiraz komisyonunca temyiz komisyonu başkanlığına gönde-
rilir.
    Temyiz Komisyonu dosyasının gelmesi üzerine nihayet bir hafta içinde evvela
icranın geciktirilmesi isteği hakkında bir karar verir ve bu karar derhal ica-
bında telgrafla ilgili vergi dairesine ve mükellefe bildirilir. Bu işlemlerin
yapılmasına kadar verginin tahsili durdurulur. Gerek kararın bildirilmesi üze-
rine gerekse temyiz komisyonu kararının dosyanın gönderilmesinden itibaren bir
ay içinde gelmemesi halinde mükelleften teminat istenir. Mükellef istenilen
teminatı beş gün içinde göstermediği takdirde teminat gösterilinceye kadar
tahsil işlemlerine devam olunur.
    Bozma kararları icrayı durdurur.

    Madde 401 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz Komisyonu yaptığı incelemeler neticesinde itiraz komisyonu kararı-
nın kanuna ve usule uygun olduğunu görürse kararı tasdik eder, aksi halde bo-
zar.
    İtiraz komisyonu, temyiz komisyonunun bozma kararına karşı ısrar edebilir.
Israr kararları temyiz komisyonu genel kurulunda incelenerek karara bağlanır.
Temyiz komisyonu dairesi ve itiraz komisyonu, genel kurul kararına uymaya
mecburdur.
    Temyiz Komisyonu kanuna ve usule uygun görmediği hallerde re`sen nihai
karar da verebilir.
    Temyiz Komisyonunun tasdik kararları ile re`sen verdiği nihai kararlar ve
genel kurul kararları kesindir.

    Madde 402 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz Komisyonu kararlarının komisyonu teşkil edenler tarafından imzalı
aslı karar defterine yazılır veya kararları muhafazaya mahsus dosyada sakla-
nır. Kararın imzalı bir nüshası ile taraf sayısına tasdikli örnekleri temyiz
talebini ihtiva eden itiraz dosyasına konur kararın tasdikli örnekleri usulen
itiraz komisyonunca taraflara tebliğ edilir.
    Temyiz kararı verildikten sonra tarh dosyası ilgili vergi dairesine gönde-
rilir.
    Temyiz komisyonunun nihai kararlarının tazammun ettiği vergi veya vergi
cezası, ilgili dairesince hesaplanarak bir ihbarname ile en çok bir hafta içinde
mükellefe tebliğ edilir.

    Madde 403 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Temyiz Komisyonunun bozma kararlarına karşı mükelleflerle ceza sorumluları
ve ilgili vergi daireleri bu kararların 402 nci madde gereğince kendilerine
tebliğ edildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde, 380 inci maddede yazılı
usule göre yazılı müdafaada bulunabilirler.
    İtiraz komisyonları süresi içinde müdafaaları aldıktan veya bu süre müda-
faasız geçtikten sonra gereken incelemeyi yaparak bozma kararına uyulmasına
veya evvelki kararda ısrar edilmesine karar verir.
    Israr kararları ile bozma kararlarına uyulması üzerine yapılacak inceleme-
ler ve verilecek kararlar ve bu kararların tebliğ ve kesinleşmesi geçen madde-
ler hükümlerine tabidir.

    Madde 404 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Taraflar, Temyiz Komisyonunun kesin kararlarının tebliğ edildiği tarihten
başlıyarak 15 gün içinde, bu kararların tashihini istiyebilirler.
    Kararların tashihi hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bu husustaki
hükümleri uygulanır.

    Madde 405 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İtiraz ve Temyiz komisyonlarınca verilen kararlar müphem olur veya birbiri-
ne uymayan fıkraları ihtiva ederse taraflardan her biri kararın tebliği tari-
hinden başlıyarak 15 gün içinde iphamın tavzihini veya tenakuzun giderilmesini
kararı veren komisyondan istiyebilir.
    İtiraz ve Temyiz komisyonları kararlarına göre vergi dairesince hesaplanan
vergi miktarında yanlışlık olduğunu iddia eden mükellef, bu vergi miktarının
kendisine bildirilmesinden başlıyarak 15 gün içinde kararı veren komisyondan
yanlışlığın düzeltilmesini istiyebilir.
    Yukarıki hallerde kararı vermiş olan komisyon işi tetkik eder. Lüzum görür-
se bu husustaki dilekçenin bir suretini cevap vermek üzere münasip bir mehil
tayin ederek diğer tarafa tebliğ eyler, iki nüsha olarak verilmesi lazımgelen
cevabın biri iphamın tavzihi veya tenakuzun giderilmesi veyahut yanlışlığın
düzeltilmesi talebinde bulunan tarafa tebliğ edilir.
    Komisyonlarca kararın tavzihine yahut tenakuzun giderilmesine veya yanlış-
lığın düzeltilmesine karar verilirse keyfiyet kararın altına yazılır ve diğer
tarafa da ayrıca tebliğ olunur.

    Madde 406 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Bu kanunun birinci maddesinde yazılı vergi, resim ve harçlar hakkında mü-
kelleflik, muaflık ve istina, mükelleflik şekli ve vergi cezalarının uygulan-
ması bakımlarından doğan ihtilaflar için ilk önce itiraz ve temyiz komisyonla-
rına başvurulur. Bu komisyonlara başvurulmadan bahsi geçen hususlara mütaallik
ihtilaflar hakkında Danıştaya gidilemez. Komisyonlara dermeyan edilmeyen iddia
ve hususlar Danıştayda ileri sürülemez.
    (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yukarıki fıkrada yazılı
hususlar hariç olmak üzere miktarı altmış bin lirayı (İl özel idare vergilerin-
de on bin lirayı) aşmayan matrahlar üzerinden tarh olunan vergi, resim ve harç-
lar ile on bin lirayı aşmayan belediye gelirleri hakkında Temyiz Komisyonunca
verilen kararlar kesin olup, aleyhine Danıştayda temyiz davası açılamaz.
    Vergi daireleri Maliye Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler va-
lilerin) muvafakatini almadan Temyiz Komisyonunun kesin kararları aleyhine
Danıştayda temyiz davası açamazlar.
    Danıştay bozma kararı üzerine Temyiz Komisyonu kararında ısrar ederse ih-
tilaf Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenip karara bağlanır. Bu
karara gerek Danıştay daireleri gerekse temyiz komisyonu uymaya mecburdur.

    Madde 407 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan kararlar hakkında aşağıdaki se-
beplerle incelemelerin iadesi istenebilir:
    1. Vergi ihtilafına bakıldığı sırada mücbir sebepten veya lehine karar ve-
rilen tarafın fiilin den dolayı elde edilemiyen ve karara müessir olan bir
vesikanın veya defterin karar verildikten sonra ele geçirilmiş olması;
    2. Karara müessir olan vesika veya defterlerin sahteliğine hükmolunmuş
veya sahte oldukları bir mahkemeye veya resmi bir makam nezdinde ikrar olun-
muş veya sahtelik hakkındaki hüküm komisyon kararından evvel verilmiş olmakla
beraber incelemelerin iadesi talebinde bulunan tarafın karar esnasında bundan
haberi bulunmamış olması;
    3. Vergi ihtilafına bakılırken dayanılan bir ilam hükmünün veya diğer bir
kararın kaldırılması veya bozulması ve bunun da kesinleşmiş olması;
    4. Vergi ihtilaflarına bakıldığı sırada kullanılan bilirkişilerin kasten
yanlış rapor verdiklerinin hükmen sabit olması;
    5. Lehine karar verilen tarafın karara müessir diğer bir hile kullanmış
olması;
    6. Mükellefin vekili veya temsilcisi olmıyan kimseler huzuru ile vergi
ihtilafına bakılmış olması;
    7. Vergi ihtilafının, buna bakmaları kanunen yasak olan kimseler huzuriy-
le bakılmış ve karara bağlanmış olması;
    8. Aynı sebep veya olayın bir mükellef ile vergi dairesi arasında başka
başka neviden vergilerde ihtilaflara yol açmış ve bu ihtilaflar hakkında bir-
birine aykırı kararlar verilmiş olup bu kararların hepsinin kesinleşmiş olması.

    Madde 408 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İncelemelerin iadesini isteme süresi, yerine göre aşağıda yazılı tarihler-
den başlıyarak bir aydır:
    1. Vergi ihtilafına bakıldığı sırada elde edilemiyen bir vesika veya def-
terin ele geçirildiği;
    2. Karara müessir olan vesika ve defterlerin sahteliğine hükmolunduğunun
veya sahteliğinin ikrar olunduğunun öğrenildiği;
    3. Karar müessir olan ilamın veya kararın kesin bir hükümle kaldırılmış
olduğunun öğrenildiği;
    4. Bilirkişilerinin kasten yanlış rapor verdiklerine hükmolunduğunun
öğrenildiği;
    5. Lehine karar verilen tarafça karara müessir bir hile kullanıldığının
öğrenildiği;
    6. Mükellefin vekili veya temsilcisi olmıyan kimseler huzuru ile vergi
ihtilafına bakılmış olması;
    7. Vergi ihtilafının buna kanunen bakması yasak olan kimseler huzuriyle
bakılmış ve karara bağlanmış olduğunun öğrenildiği;
    8. İlk karara aykırı olarak sonradan verilen kararın tebliğ edildiği,
    Temyiz edilen hallerde Temyiz Komisyonu kararının ve edilmiyen hallerde
itiraz komisyonu kararının tebliğinden başlıyarak üç yıl geçtikten sonra
incelemelerin iadesi istenemez.

    Madde 409 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İncelemelerin iadesine ait talepler bir dilekçe ile vergi ihtilafına bak-
mış olan komisyona yapılır ve orada incelenir.
    İncelemelerin iadesi dilekçeleri, itiraz dilekçeleri şeklinde olur.

    Madde 410 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İncelemelerin iadesi hakkındaki talep kanuna uygun görülürse, vergi ihti-
laflarına yeniden bakılarak belli olacak hale göre evvelki karar ya tasdik
olunur veya tamamen veya kısmen değiştirilir.
    407 nci maddenin 6, 7 ve 8 inci numaralarında yazılı sebepler dolayısiyle
yapılan iade talepleri kabul edildiği takdirde, başkaca incelemelere girişil-
meksizin iade yoliyle incelenmesi istenen kararlarının iptaline karar verilir.

    Madde 411 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İncelemelerin iadesi talepleri kararın icrasını geciktirmez. Ancak, icranın
geciktirilmesi iade istiyen mükellef tarafından istenildiği ve teminat göste-
rildiği takdirde, 400 üncü madde hükmü uygulanır.
    İncelemelerin iadesi üzerine verilen karar aleyhine iade istenemez. Şu ka-
dar ki, bu kararlar temyiz komisyonunda temyiz olunabilir.

    Madde 412  - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    İncelemelerin iadesinin istenebilmesi için, on lira depozito yatırılması
ve bunun makbuzunun dilekçeye bağlanması şarttır. Depozito,incelemelerin
iadesi isteği kabul olunduğu takdirde mükellefe geri verilir, reddedildiği
takdirde irat kaydolunur.
    10 - 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:5,6,14,16,26,M.30,
35,41,45,72,73,84,85,M.86,92,101,108,112,121,122,123,124,125,126,M.185,232,
233,248,249,255,257,M.257,267,298,344,353,366,367,368,374,376,Ek 1, Ek 4,
Ek 6,Ek 7, Ek 8, 377,378)

    Madde 5 fıkra bir, bent (2) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    İtiraz ve temyiz komisyonlarında görevli olanlar

    Madde 6 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Beşinci maddede yazılı olanlar:
    1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
    2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
veyahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısım-
lığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece da-
hil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;
    3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
    Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar. İtiraz ve temyiz ko-
misyonlarına intikal eden olaylar hakkında karar veremezler veya bu kararlara
iştirak edemezler.
    Vergi muameleleri, incelemeleri ve ihtilafları ile görevli memurlar, mükel-
leflerin vergi kanunlarının uygulanmasiyle ilgili hesap, yazı ve sair özel
işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.

    Madde 14 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Vergi muamelelerinde ve vergi ihtilaflarında süreler Vergi Kanunu ile
belli edilir.
    Kanunda açıkça yazılı olmıyan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartiyle,
bu süreyi, tebliği yapacak olan idare beli ve ilgiliye tebliğ eder.

    Madde 16 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Vergi kanunlarında hüküm bulunmıyan hallerde, ölüm dolayısiyle mirasçılara
geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme, beyanname verme ve itiraz ve
temyiz sürelerine üç ay eklenir.

    Madde 26 fıkra bir, bent (11) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    Vergiye itiraz ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi

    Mükerrer Madde 30 fıkra beş - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz
müddeti mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı ahvalde tebliğ tarihin-
den, aksi halde işbu tutanakla tesbit olunan ilan tarihinden başlar.

    Madde 35 fıkra bir bent (11 ve 12) - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)
    11. İtiraz süresi;
    12. İtiraz şekli.

    Madde 41 - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    40 ıncı madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire,
kurum ve teşekküller, bu kararı inceliyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı
kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz edebi-
lirler.
    İtiraz komisyonunca verilecak kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekkül-
lerce on beş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
    Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde tercihan inceleyerek kara-
ra bağlar.

    Madde 45 bent (2) - (1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    2. Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş hayvanlar (Kümes hayvanları dahil)
ile kara ve su avcılığı için % 80; diğer zirai ürünler için % 70 `dir.

    Madde 72 fıkra bir - (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (Müstakil
vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların
tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili
iki memurundan ve seçilmiş iki üyeden kurulur.

    Madde 73 fıkra iki - (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya
ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız ticaret odasın-
dan seçilen üyeler iştirak eder. Ticaret odası ve mesleki teşekkül bulunmıyan
yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıki esaslara göre belediyeler
tarafından seçilir.

    Madde 84 - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Zirai Kazançlar İl
Komisyonunun seçilmiş üyelerinden biri mahalli çiftçi birlikleri, biri il zi-
raat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri arasından
seçilir.
    Bu odalar ve birlikler valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde
Komisyon üyelerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye
bildirmeye mecburdurlar.
    Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından
seçilir.
    Ziraat ve ticaret odaları ve çiftçi birlikleri bulunmayan yerlerde bunla-
rın seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.

    Madde 85 - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Zirai kazançlar merkez komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlı-
ğında, Gelirler Genel Müdürü, Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım Bakanlığı-
nın üç, Çiftçi Birlikleri Federasyonunun bir, Ziraat Odaları Birliğinin iki ve
Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
    Başkanın mazereti halinde Komisyona komisyon üyelerinden veya hariçten tev-
kil edeceği kimse Başkanlık eder.

    Mükerrer Madde 86 - (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)
    Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117. nci maddesinde belirtilen mükellef-
lerin girecekleri dereceleri tayin etmek üzere aşağıdaki komisyonlar kurulur.
Bu komisyonlar 86 ncı maddede belirtilen yetkileri haizdir.
    A) Merkez Özel Komisyonu Kuruluş Görev ve Yetkileri:
    Merkez Özel Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığının başkanlığında, Ge-
lirler Genel Müdürü, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü ile Türkiye
Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin ve esnaf te-
şekküllerinin bağlı olduğu birliklerin gösterecekleri en az dört aday arasından
Maliye Bakanınca seçilecek iki üyeden kurulur.
    Merkez Özel Komisyonu, il ve ilçe özel komisyonlarının kararlariyle tespit
edilen derecelere yapılacak itirazları inceler ve nihai olarak karara bağlar.
Merkez Özel Komisyonu Kararları Resmi Gazete ile ilan olunur.
    B) İl Özel Komisyonu Kuruluş, Görev ve Yetkileri:
    İl Özel Komisyonu, valinin veya mazereti halinde tevkil edeceği vali
yardımcısının başkanl