Hukuki Net Hukuki NET | Forum | Mevzuat Anasayfa | Kaynaklar | Yazarlar | Dizin | Arama | Uyarlama | Giriş | Üye Ol
HİZMET SÖZLEŞMESİ İLE GÖREV YAPAN AVUKAT-İŞHUKUKU KURALLARI-KARŞI TARAFA YÜKLENECEK VEKALET ÜCRETİ(YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E:2004/33336 K:2005/23372 T:30.06.2005)
Ekleyen: Av.Mehmet Aydın | Tarih: 6-07-2008 | Kategori: İş Hukuku - Sosyal Sigorta Hukuku | Okunma : 14562 | Not:
Av.Mehmet Aydın

E-mail:mayden@istanbulbarosu.org.tr


Reklam
Davalı işveren yanında hizmet akti ile aylık ücretli olarak çalışan davacı avukat, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 4667 Sayılı Yasa ile değişik 164. maddesi gereğince karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin Avukat a ait olacağı öngörüldüğünden vekil sıfatı ile yaptığı dava ve takiplerin vekalet ücretini talep etmektedir.

Mahkemece, davalı işverenin davacıyı azletmesi haksız olduğundan vekalet ücretlerinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı avukatın 25.04.2002-27.09.2002 arasında davalı yanında aylık ücretli ve hizmet akdine dayanarak avukat olarak çalıştığı, davalının 13.05.2002 tarihinde verdiği vekaletnameye dayanarak davacı avukatın, davalı adına icra takipleri yaptığı, davacının 30.09.2002 günlü ihtar ile yaptığı takipler nedeniyle aralarındaki şifahi anlaşmaya dayanarak vekalet ücretlerini istediği, davalı işverenin bunun üzerine 1.10 2002 günlü ihtar ile davacıyı vekillikten azlettiği ve aynı gün çektiği diğer bir ihtar ile aralarındaki şifahi anlaşmaya göre dosyalardan doğacak vekalet ücretinin şirkete ait olduğunu belirttiği uyuşmazlık konusu değildir.

Avukatlık yasası vekil-müvekkil arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir yasadır.
Somut olayda taraflar arasında işçi- işveren ilişkisi bulunduğundan uyuşmazlığın İş Yasası hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Hizmet ilişkisinde ücreti dışında ek bir alacağı olduğunu iddia eden davacının bu alacağın varlığını kendisinin kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu konuda yazılı bir akit olmadığına ve davacı da bu konuda başka bir delil sunmadığına göre sözkonusu alacağın varlığını kanıtlayamamıştır. Kaldı ki sözkonusu icra takipleri henüz derdest olup sonuçlanmadığından tahakkuk etmiş ve davalı tarafından tahsil edilmiş bir vekalet ücreti de mevcut değildir.

Bu durumda davacının isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten-BOZULMASINA- peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.