PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Memurun harcırah sorunu çözüldü!



Av.Dilek Kuzulu Yüksel
13-02-2006, 16:33:10
Memurların harcırah ödemelerine ilişkin 4 yıldır süren sorun çözüldü!

Danıştay 2'nci Dairesi, dört yıldan beri devam eden kamu çalışanlarının harcırah ödenmesine ilişkin bilmeceyi çözdü. Karara göre, 1 Ocak 2002 ile 22 Temmuz 2003 tarihleri arasında ilk defa veya yeniden göreve alınan kamu personeli ile 1 Ocak 2002 ve 27 Nisan 2005 tarihleri arasında kendi yazılı talepleri nedeniyle tayin olan kamu personeline harcırah ödenebilecek.

Anayasa Mahkemesi, yurt içinde veya yurtdışındaki bir göreve kendi istekleriyle atanmaları halinde devlet memurlarına harcırah ödenmeyeceğini öngören yasa hükmünü Anayasa'nın "eşitlik" ilkesine aykırı bularak iptal etmişti. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararının ardından idare mahkemelerinin verdiği kararların temyiz incelemesini yapan Danıştay 2'nci Dairesi, 23 Aralık 2005 tarihinde verdiği kararla dört yıldan beri devam eden harcırah sorununa açıklık getirdi.

Kararın gerekçesinde, 1 Ocak 2002 ile 27 Nisan 2005 tarihleri arasında yürürlükte bulunan ve ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ve naklen ataması yapılanlar ile başka yerlerde sürekli veya geçici olarak görevlendirilenlerden harcırah talep etmediklerine ilişkin yazılı beyanda bulunanlara harcırah ödenmemesini amaçlayan yasaların Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği anımsatıldı.

Danıştay'ın kararında; harcırah konusuna ilişkin olarak Anayasa yürütülen yargısal süreç ve Anayasa Mahkemesi'nce verilen kararlardaki hukuksal vurgular göz önünde bulundurulduğunda ve de sosyal hukuk devleti ilkesi boyutunda düşünüldüğünde, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren kamu personeline ilişkin olarak gerçekleştirilen yönetsel tasarruflardan kaynaklanan harcırah ödemelerinin gerçekleştirilmesinin idareler açısından bir zorunluluk olduğu ve en önemlisi anılan tarihten sonra oluşan ve kamu personeli açısından belirsizlikler içeren bir hukuksal ortamda harcırahını alamayanların, bu belirsizlik ortamının yargısal süreç sonrasında hukuksal aydınlığa kavuştuğuna işaret edildi. Karara göre, ilgililerin yasanın öngördüğü işlemin yapılması için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi durumunda 60 günlük süre içinde idari yargıya dava açabilecekler.

Karar ne anlama geliyor?

Karara göre, 1 Ocak 2002 ve 22 Temmuz 2003 tarihleri arasında ilk defa veya yeniden göreve alınan kamu personeline, 1 Ocak 2002 ve 27 Nisan 2005 tarihleri arasında kendi yazılı talepleri nedeniyle tayin olan kamu personeline de harcırah ödenebilecek. Bu durumda olan kamu personelinin harcırah alabilmesi için öncelikle kurumlarına yazılı olarak talepte bulunmaları gerekiyor. Taleplerinin reddedilmesi durumunda kamu çalışanları İdare Mahkemelerine dava açabilecekler.

Alıntı : Hürriyet

mobilyaci
13-02-2006, 17:47:39
[:wp]Belirtilen tarihten sonra(01.07.2005 tarihinde) atananlar ne yapacak yardım lütfen!!!!!!!!![?][?][?]

omercelikkol
13-02-2006, 20:08:11
Sayın mobilyaci danıştay kararı 22.07.2003 ile 27.04.2005 tarihleri arasında ataması yapılanları kapsıyor. Atamanız yapıldıktan sonra 1 ay içinde idareye başvurmanız gerekirdi. İdare red ettikten veya 60 gün içinde hiç cevap vermemişse bundan sonra en geç 60 gün içinde idari yargıda dava açmanız gerekirdi. Anladığım kadarıyla açmamışsınız. bundan sonra açsanız bile süre aşımından davanız red edilir. Bekleyeceksiniz zamanında açıpta anayasa mahkemesine giden dava var. Anayasa mahkemesince 5335 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin iptal edilmesini bekleyeceksiniz. İptal edildikten sonra alma şansınız var. Anayasa mahkemesi daha önce aynı içerikteki kanunu iptal ettiği için karar çabuk çıkar. medyadan takip etmeniz gerekir. Zaten anayasa mahkemesi iptal ettiğinde burada yayınlanır.

s_kilinc
14-02-2006, 14:43:43
avukat hanım
05.02.2003 tarihinde ilk defa göreve atandım.bu tarihte yeni bütçe kanunu çerçevesinde bize yolluk ve harcırah verilmedi.daha sonra 05.0.5.2003 tarihinde eş durumundan tayin oldum yine aynı şekilde yolluk ve harcırah verilmedi.
şimde danıştay 2.dairesi bunun anayasaya aykırı olduğunu söylüyor ve verdiği tarihler benide kapsıyor.
şimdi yolluk ve harcırah almak için ne yapmalıyım.kurumuma nasıl bir dilekçe yazabilirim.
yardım edermisiniz.

teşekkürler

aerdoğan
16-02-2006, 08:12:49
Danıştay 2 dairesinin bu karrının metnini verebilirmisiniz.
İlginize çok teşekkür ederim.

kalem
16-02-2006, 13:40:17
Dairesi Karar: İKİNCİ DAİRE
Yılı:2005
Karar No:4297
Esas Yılı:2004
Esas No : 7942
Karar Tarihi : 23/12/2005

KARAR METNİ
1.1.2002 TARİHİNDEN İTİBAREN KAMU PERSONELİNE İLİŞKİN OLARAK GEREÇEKLEŞTİRİLEN YÖNETSEL TASARRUFLARDAN KAYNAKLANAN HARCIRAH ÖDEMELERİNİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİN İDARELER AÇISINDAN BİR ZORUNLULUK OLDUĞU (6245 SAYILI HARCIRAH KANUNU KAPSAMINDA BULUNAN KURUM VE KURULUŞLARDA; 22.7.2003 TARİHİNDEN İTİBAREN İLK DEFA VEYA YENİDEN GÖREVE ALINANLAR İLE 27.4.2005 TARİHİNDEN İTİBAREN ZORUNLU YER DEĞİŞTİRME, SINAV, SAĞLIK SEBEPLERİ VE EŞ DURUMU DIŞINDA KENDİ YAZILI TALEPLERİ ÜZERİNE NAKLEN ATANANLAR HARİCİNDE); ANILAN TARİHTEN SONRA OLUŞAN VE KAMU PERSONELİ AÇISINDAN BELİRSİZLİKLER İÇEREN BİR HUKUKSAL ORTAMDA HARCIRAHINI ALAMAYANLARIN, BU BELİRSİZLİK ORTAMININ YARGISAL SÜREÇ SONRASINDA HUKUKSAL AYDINLIĞA KAVUŞMASI İLE BİRLİKTE YAPACAKLARI BAŞVURULARIN, 2577 SAYILI KANUN'UN 10. MADDESİ KAPSAMINDA GÖRÜLMESİ VE BAŞVURULARA İLİŞKİN OLARAK TESİS EDİLEN İŞLEMLERE KARŞI AÇILACAK İDARİ DAVALARDA DAVA AÇMA SÜRESİNİN, ANILAN MADDEDE YER ALAN SİSTEMATİĞE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ HK.
Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü)-Ankara.
İsteğin Özeti : Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 30.9.2003 günlü, E:2003/516, K:2003/1059 sayılı kararının onanması yolunda Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen 26.5.2004 günlü, E:2004/656, K:2004/2528 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle düzeltilmesi ve İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : B. Ufuk Kadıgil.
Düşüncesi : Düzeltme isteminin kabulüyle Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen 26.5.2004 günlü, E:2004/656, K:2004/2528 sayılı kararın kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı : Semra Şentürk.
Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesi hükmü uyarınca davacının kadrosunun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na devredilmesi nedeniyle anılan Bakanlık hasım mevkiine alınmak suretiyle işin gereği düşünüldü:
Dava, Köy Hizmetleri ... İl Müdürlüğü'nde jeofizik mühendisi olarak görev yapmakta iken, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Köy İçmesuları Daire Başkanlığı emrine jeofizik mühendisi olarak yolluksuz biçimde tesis edilen 27.5.2002 günlü işlemle naklen atanan davacının, sürekli görev yolluğunun ödenmesi amacıyla yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 7.2.2003 günlü, 02015 sayılı işlemin iptali ve sürekli görev yolluğunun hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 30.9.2003 günlü, E:2003/516, K:2003/1059 sayılı kararıyla; "yolluk istemine dayanak yapılan ve atama isteminin yolluksuz olduğu belirtilen personel nakil bildiriminin 25.7.2002 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen 60 günlük yasal dava açma süresi geçtikten sonra 31.1.2003 tarihli başvurusunun 7.2.2003 tarihinde reddi üzerine 8.4.2003 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı" gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacının, davanın süresinde açıldığını öne sürerek yaptığı temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesi, 26.5.2004 günlü, E:2004/656, K:2004/2528 sayılı kararıyla; "Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 30.9.2003 günlü, E:2003/516, K:2003/1059 sayılı karar ve dayandığı gerekçenin hukuk ve usule uygun olduğu, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığı" gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararını onamıştır.
Davacı; davanın süresinde açıldığını ve hakkında tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu öne sürmekte ve Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen 26.5.2004 günlü, E:2004/656, K:2004/2528 sayılı kararın düzeltilmesini ve İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemektedir.
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1/c bendine uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen 26.5.2004 günlü, E:2004/656, K:2004/2528 sayılı karar kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmıştır. Belirtilen bu ilkelerin gereği olarak 125. maddede; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı, 128. maddede; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği, 138. maddede; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, 153. maddede; Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu, kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesi'nin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı, 161. maddede de; Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamalarının, yıllık bütçelerle yapılacağı, bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı kuralına yer verilmiştir.
Kamu hizmetinin yürütülmesinde asli unsuru oluşturan ve statü hukukuna tabi olan kamu görevlileri ile ilgili olarak Devlet (dar anlamda idarenin) tarafından tesis edilen tek taraflı irade açıklamaları, çeşitli görünüm biçimleri içerisinde somutlaşmaktadır. Bu irade açıklamalarından bir tanesi de; atama işlemidir. Atama işleminin de çeşitli görünüm biçimlerinde somutlaştığı, kamu görevine girişin kural olarak bir kadroyla ilişkilendirme ile başladığı, görev sırasındaki geçişlerin (yatay veya dikey) hep bir kadrodan diğerine geçiş biçiminde olduğu görülmektedir. Bu genel kuralın dışında, geçici görevlendirme, görevlendirme, vekaleten görevlendirme ve ikinci görev gibi işlemlerle asıl kadroda değişiklik sonucunu doğurmayan göreve yönelik değişikliklerde olmaktadır.
İdarenin takdir yetkisi içerisinde re'sen kullanabileceği bir yetki durumunda olan atama işlemi, aynı zamanda kamu görevlisinin mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde talep edebileceği bir hak olarak da ifade edilebilir. Atama işlemi sonucunda görev yeri değişen bir kamu görevlisinin maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalacak olması nedeniyle, pozitif düzenlemelerde kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan bu külfetin kamu adına paylaşılması amacını taşıyan düzenlemelere yer verilmiştir. Türk hukuk sisteminde "harcırah" olarak geçen kavram, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan bu külfetin kamu adına paylaşımıdır.
Bu kavramın tanımı doktrinden, hukuksal metinlerden ve yargısal kararlardan yapılacak olursa; harcırah; "devamlı veya geçici bir görevle bir yere gönderilen görevlilere, bu yere gidebilmelerine, orada yiyip içme ve konaklama gibi yapacakları diğer giderlere karşılık verilen para; yolluk" olarak tanımlanabilir. 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (a) bendinde de; harcırah, bu Kanuna göre ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından birini, birkaçını veya tamamını ifade eden bir kavram olarak tanımlanmıştır.
14.1.1988 günlü, 311 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri İle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. ve 17. maddelerinin, Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 128. maddelerine aykırılığı savıyla Anayasa Mahkemesi'nde açılan iptal davasında; Yüksek Mahkeme tarafından verilen 28.9.1988 günlü, E:1988/12, K:1988/32 sayılı kararda, "harcırah" konusu ile ilgili olarak yapılan değerlendirmeler genel olarak şunlardır; "... bilindiği üzere, kamu görevlileri ile kamu yönetimleri arasındaki hizmet ilişkileri kural tasarruflarla düzenlenmektedir. Kamu personeli, belirli bir statüde, nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme ve nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır.
Kazanılmış hak deyimi, öğretide ve uygulamada, niteliği ve kapsamı ile açık biçimde tanımlanmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nce de kabul edildiği üzere, "statü hukuku" esasına dayalı nesnel ve düzenleyici kuralların egemen olduğu idare hukuku alanında bu tür haktan genellikle söz edilmemektedir. Burada ancak statü hukukunun olanak verdiği oranlarda ve koşullarda, genel durumun kişisel duruma dönüşmesinden sonra kazanılmış haklar ortaya çıkabilmektedir.
Kamu personeline, geçici veya sürekli görevle görevlendirilmeleri durumunda yol parası, gündelik, aile masrafı, yer değiştirme gideri, kurs yevmiyesi veya yol gideri olarak tazminat verilmesi biçimindeki ödemeler, statü hukukunun kişisel duruma dönüşmesinden sonra ortaya çıkan kazanılmış hak niteliğinde değildir. Yolluk ödemesi, kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda, bu hizmet için görevlendirilen kişilerin katlanacakları giderleri karşılamak üzere yapılan parasal nitelikli bir idari işlemdir. Yolluk, geçici veya sürekli görevlendirmelerde görevliler tarafından yapılan masrafın karşılığıdır. Başka bir deyişle, statü hukukunun düzenlediği ve her zaman kullanılabilen öznel ve kazanılmış bir hak olmayıp, gerektiğinde görevlendirilen kişilere, katlandıkları zorunlu giderlerin karşılığı olarak yapılan bir ödemedir. Statü hukuku esasına dayalı bu tür ödemelerde kazanılmış hak söz konusu değildir. Yapılan masrafı karşılamak amacıyla gerçekleştirilen düzenleme işin mahiyetine uygun bulunmaktadır.
6245 sayılı Kanuna göre yapılan ödemelerin tümü, yolluk (harcırah) tur. Görevin özelliğine, yolluğa hak kazanan kişinin durumuna göre, yolluk unsurlarından birinin veya birkaçının ödenmemesi, kimi durumlarda yolluk unsurlarının tek tek hesaplanması yönteminden ayrılarak kurs gündeliği, komple kamyon bedeli, abonman kartı gibi başka isimler altında belirli bir ödeme yapılması, ödemenin Kanuna göre yolluk niteliğini değiştirmemektedir. Hangi isim altında verilirse verilsin, yolluk, periyodik biçimde değil, hizmet yapılmasına gerek duyulması ve hizmetin yapılması koşulu ile ödenmektedir.
Harcırah Kanunu, kamu hukuku alanında, çalışanla çalıştıranlar arasındaki istihdam ilişkilerini ve buna dayanan mali hakları düzenleyen bir yasa değil, 1. maddesinde belirtildiği üzere, genel, katma ve özel bütçeli idarelerde, bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli kurumlarda, özel yasalarla kurulmuş banka ve teşekküllerde ... yolluk ödenmesini gerektiren hizmet yapılması hallerinde uygulanacak kuralları içeren bir gider yasası niteliğindedir." (memurlar.net)
Bu anlatımlar ışığında "harcırah"; bir kamu görevlisinin kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla katlanmak zorunda kaldığı mali külfete, kamunun aktif katılımını sağlayan bir hukuksal argüman olarak tanımlanabilir. Ve dolayısıyla, atama işleminin farklı görünüm biçimleri arasında, mali külfetin kamu adına paylaşımında farklı anlayışların yerleşmesi, sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri göz önünde bulundurulduğunda kabul edilebilir olmaktan uzaktır.
Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, "harcırah" konusu ile ilgili olarak 1.1.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulamaya sokulan yasama tasarrufları ve bu tasarruflara ilişkin yargısal süreçte Anayasa Mahkemesi'nce verilen kararlara değinilmesi açıklayıcı olacaktır. Buna göre; 1.1.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe konulan yasama tasarrufları ile Anayasa Mahkemesi'nce yapılan anayasal denetimin niteliğini bir açıdan sınıflandıracak olursak, 1.1.2002 ile 21.7.2003 tarihleri arasındaki dönemi; bütçe kanunları ile harcırah ödemelerinin kısıtlanmaya çalışıldığı ve Anayasa Mahkemesi'nce şekil bakımından anayasal denetimin yapıldığı dönem, 22.7.2003 ve sonrasındaki dönemi de; 6245 sayılı Harcırah Kanunu'ndaki değişiklikler ile harcırah ödemelerinin kısıtlanmaya çalışıldığı ve Anayasa Mahkemesi'nce esas bakımından anayasal denetimin yapıldığı dönem olarak ikiye ayırabiliriz.
1.1.2002 ile 21.7.2003 tarihleri arasındaki dönemde, ilk olarak; 4726 sayılı 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 6. maddesinin (g) bendinden bahsetmek gerekmektedir. 22.12.2001 günlü, 24618 (1. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1.1.2002 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 12.12.2001 günlü, 4726 sayılı 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 6. maddesinin (g) bendinde; "6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlar ile özel hükümler gereğince anılan Kanun kapsamı dışında yer alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, istihdam edilme şekline bakılmaksızın; ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile bunların aile fertlerine bu nedenlerle harcırah ödenmez, bu amaçla başka bir adla ödeme yapılamaz.
Yukarıdaki fıkra kapsamına girenlerden, aynı fıkra kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlar arasında veya bunların başka yerlerdeki birimleri arasında naklen ataması yapılanlar ile başka yerlerde sürekli veya geçici olarak görevlendirilenlere, harcırah talep etmediklerine ilişkin yazılı beyanda bulunmaları halinde, 6245 sayılı Harcırah Kanununda veya özel mevzuatlarında bu atama veya görevlendirmeler için öngörülen harcırah ödenmez, bu amaçla başka bir adla dahi olsa herhangi bir ödeme yapılamaz.
6245 sayılı Harcırah Kanunu ile diğer mevzuatın bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme ile; "1.1.2002 tarihinden itibaren 6245 sayılı Kanun kapsamında bulunsun ya da bulunmasın tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, istihdam edilme şekline bakılmaksızın; ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ve naklen ataması yapılanlar ile başka yerlerde sürekli veya geçici olarak görevlendirilenlerden harcırah talep etmediklerine ilişkin yazılı beyanda bulunanlara" harcırah ödenmemesi amaçlanmıştır .
28.3.2003 günlü, 25062 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 22.10.2002 günlü, E:2002/138, K:2002/96 sayılı kararı ile; anılan Kanun'un 6. maddesinin (g) bendinin iptaline karar verilmiştir. Anılan kararda; "Anayasa'nın 161. ve 162. maddelerinin getiriliş amacı, bütçe yasalarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe yasalarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.
Harcırah verilmesini gerektirecek durumlar ile harcırah verilecek kişiler 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile bu Yasa kapsamı dışında kalan kurum ve kuruluşların kendi kuruluş yasalarında belirlenmiştir. 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 6. maddesinin iptal istemine konu olan (g) fıkrasının birinci paragrafında, 6245 sayılı Yasa kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlar ile özel hükümler gereğince anılan kanun kapsamı dışında yer alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, istihdam edilme şekline bakılmaksızın ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile bunların aile fertlerine bu nedenlerle harcırah ödenmeyeceğinin; üçüncü paragrafında da 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile diğer mevzuatın bu fıkraya aykırı hükümlerinin 2002 mali yılında uygulanmayacağı öngörülerek anılan bütçe yasasıyla öteki yasalarda değişiklik yapılmıştır. Bu nedenle kurallar, Anayasa'nın 87., 88., 161. ve 162. maddelerine aykırıdır." gerekçesine yer verilmiştir. memurlar.net
1.1.2002 ile 21.7.2003 tarihleri arasındaki dönemde, ikinci olarak; 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 51. maddesinin (f) bendinden bahsetmek gerekmektedir. 31.3.2003 günlü, 25065 (1. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1.1.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren 29.3.2003 günlü, 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 51. maddesinin (f) bendinde; "10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlar ile özel hükümler gereğince anılan Kanun kapsamı dışında yer alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, istihdam edilme şekline bakılmaksızın; ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile bunların aile fertlerine bu nedenlerle harcırah ödenmez, bu amaçla başka bir adla ödeme yapılamaz.
Yukarıda belirtilen kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen personelden, kendilerinin yazılı talebi üzerine 1.4.2003 tarihinden itibaren bu kurum ve kuruluşlar arasında veya bunların başka yerlerdeki birimleri arasında naklen ataması yapılanlar ile başka yerlerde sürekli veya geçici olarak görevlendirilenlere, 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Kanunda veya özel mevzuatlarında bu atama veya görevlendirmeler için öngörülen harcırah ödenmez, bu amaçla başka bir adla dahi olsa herhangi bir ödeme yapılamaz.
10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin 2, 3 ve 4 üncü bentleri kapsamında 1.4.2003 tarihinden itibaren görevlerinden ayrılacaklar ile anılan Kanunun 11 inci maddesine göre aynı tarihten itibaren harcıraha hak kazanacak olanlara ve özel hükümler gereğince söz konusu Kanun kapsamı dışında yer alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının aynı durumlarda bulunan personeline, bu nedenlere bağlı olarak ilgili mevzuatında öngörülen harcırah ödenmez; bunlardan, ilgili mevzuatında yer değiştirmeleri halinde harcırah verilmesi öngörülmüş olanlara, yer değiştirme koşulu aranmaksızın ve damga vergisi hariç hiçbir vergiye tabi tutulmaksızın 500 milyon lira tutarında ödeme yapılır.
10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Kanun ile diğer mevzuatın bu bende aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme ile; "31.3.2003 tarihinden itibaren 6245 sayılı Kanun kapsamında bulunsun ya da bulunmasın tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, istihdam edilme şekline bakılmaksızın; ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile kendilerinin yazılı talebi üzerine 1.4.2003 tarihinden itibaren bu kurum ve kuruluşlar arasında veya bunların başka yerlerdeki birimleri arasında naklen ataması yapılanlar ile başka yerlerde sürekli veya geçici olarak görevlendirilenlere" harcırah ödenmemesi amaçlanmıştır.
22.7.2003 günlü, 25176 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2003 günlü, E:2003/41, K:2003/8 sayılı Kararı ile; "anılan Kanunun 51. maddesinin (f) fıkrasının, Anayasa'ya aykırılığı konusunda güçlü belirtiler bulunduğu gözetilerek, uygulanmasından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi için esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğünün durdurulmasına" karar verilmiştir. 8.12.2004 günlü, 25664 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.1.2004 günlü, E:2003/41, K:2004/4 sayılı karar ile "anılan bendin 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a), (c) ve (d) fıkraları ile 2. ve 3. maddeleri ile değiştirildiğinden, bu bende ilişkin konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına" kararı verilmiştir.
Dolayısıyla, 1.1.2002 ile 21.7.2003 tarihleri arasına ilişkin dönemde bütçe kanunları ile getirilen kısıtlayıcı düzenlemelerin, Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararları ile hukuka aykırılığı saptanmış bulunmaktadır.
22.7.2003 ve sonrasındaki dönemde; ilk olarak; 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) bendinden bahsetmek gerekmektedir. Ülkemizde harcırah kavramına yönelik temel hukuksal metin; 6245 sayılı Harcırah Kanunu'dur. Bu Kanun'un "Seyahat ve Vazifenin Mahiyetine Göre Verilecek Harcırah Yol Masrafı, Yevmiye, Aile Masrafı ve Yer Değiştirme Masrafının Birlikte Verilmesini İcabettiren Haller" başlıklı II. Kısmında yer alan ve yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafının verileceği halleri düzenleyen 10. maddesinin 1. bendinde yer alan; "yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye yeniden veya naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar," biçimindeki düzenleme, 12.8.2003 günlü, 25197 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 22.7.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) bendi ile değiştirilmiş, ve anılan bendin başına; "Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere" ibaresi eklenmiş ve bentte yer alan "yeniden veya" ibaresi metinden çıkarılmıştır. Buna göre; anılan maddenin 1. bendi; "Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; Yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar," biçiminde bir düzenlemeye dönüşmüştür. Bu değişiklikler ile; "22.7.2003 tarihinden itibaren 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlarda, ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile kendi yazılı talepleri üzerine naklen atananlara" harcırah ödenmemesi amaçlanmıştır.
22.7.2003 ve sonrasındaki dönemde; ikinci olarak; 5335 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendinden bahsetmek gerekmektedir. 27.4.2005 günlü, 25798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 21.4.2005 günlü, 5335 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendi ile; 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) bendi ile değişik 6245 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. bendi yeniden değişikliğe uğramış ve anılan bendin başına; "Zorunlu yer değiştirme, sınav, sağlık sebepleri ve eş durumu (bu madde uyarınca sürekli görev yolluğu almaya hak kazananların eşlerinin atamaları) dışında kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;" ibaresi eklenmiştir. Buna göre; anılan maddenin 1. bendi; "Zorunlu yer değiştirme, sınav, sağlık sebepleri ve eş durumu (bu madde uyarınca sürekli görev yolluğu almaya hak kazananların eşlerinin atamaları) dışında kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; Yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar;" biçiminde bir düzenlemeye dönüşmüştür. Bu değişiklik ile; "27.4.2005 tarihinden itibaren 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlarda, zorunlu yer değiştirme, sınav, sağlık sebepleri ve eş durumu (bu madde uyarınca sürekli görev yolluğu almaya hak kazananların eşlerinin atamaları) dışında kendi yazılı talepleri üzerine naklen atananlara" harcırah ödenmemesi amaçlanmıştır.
5335 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendi, 6245 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. bendine 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) bendi ile eklenen ibareyi kaldırmakla birlikte, 26.11.2005 günlü, 26005 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 4.5.2005 günlü, E:2004/54, K:2005/24 sayılı kararı ile 6245 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. bendinin başına 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) bendi ile eklenen "Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Anılan kararda; "Nakil işlemi, idarece, takdir yetkisi kapsamında, kamu görevlisinin istemi olmaksızın tesis edilebileceği gibi, mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde, yine takdir yetkisi kapsamında, kamu görevlisinin talebi üzerine de tesis edilebilir. Bu anlamda, nakil isteminde bulunmak, kamu görevlileri için, bir hak olarak gözükmekte ise de, istemin yerine getirilmesinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile sınırlandırılmış olması nedeniyle, bu hakkın kullanılmasıyla ortaya konulan istemin, idarelerce, mutlaka karşılanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Her iki durumda da, yargısal denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, işlemin tesis edilip edilmeyeceği idarenin takdirindedir.
Öte yandan, 657 sayılı Kanunun 62. maddesinin 2595 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişik 3'üncü paragrafında, yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda, memurlara, yolluklarının, atama emirleri tebliğ edilince ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal ödeneceği hükmü yer almış, anılan Kanun hükmünde görev yerinin değişmesinin isteğe bağlı olup olmaması yönünden, bir ayrım yapılmamıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Bu maddede belirtilen sosyal hukuk devleti, temel hak ve özgürlükleri en geniş ölçüde gerçekleştiren ve güvence altına alan, toplumsal gerekleri ve toplum yararını gözeten, kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı en üst düzeyde gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak eşitliği, sosyal adaleti sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için önlemler alarak çalışanları koruyan, sosyal güvenlik sorunlarını çözmeyi yüklenmiş, ülkenin kalkınmasıyla birlikte ulusal gelirin sosyal katmanlar arasında adaletli biçimde sağlanmasını amaç edinmiş devlettir. Güçsüzleri güçlülere ezdirmemek ilkesi, herkesi, bu arada çalışanları, emeklilerle yaşlıları, durumlarına uygun düzenlemelerle, sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşatmayı gerektirir.
Nakil işlemi sonucunda, görev yeri değişen kamu görevlilerinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalmaları ve bu külfetin, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle, isteklerine dayalı olarak nakledilmiş bile olsalar, söz konusu külfetin kamuca karşılanması icap ettiğinden, iptali istenilen kural, Anayasa'nın 2. maddesiyle bağdaşmamaktadır.
Öte yandan, Anayasa'nın 10. maddesindeki "Kanun önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. (memurlar.net)
Kendi yazılı talepleri üzerine nakledilen kamu görevlileri ile re'sen nakledilen kamu görevlilerinin, nakil işleminin hukuksal niteliği yönünden ve yer değiştirmeye bağlı olarak ödenen harcırah bakımından, aynı hukuksal konumda oldukları kuşkusuzdur. Aynı hukuksal konumda olanlar arasında farklı kurallar öngörülmesi Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur." gerekçesine yer verilmiştir.
Dolayısıyla, 22.7.2003 ve sonrasındaki dönemde, 6245 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. bendine 4969 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (a) bendi ile getirilen kısıtlayıcı düzenlemenin ("Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere" ibaresi), Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararı ile hukuka aykırılığı saptanmış bulunmaktadır.
1.1.2002 tarihinden itibaren "harcırah" konusuna özgü yasama tasarrufları ve bu tasarruflara ilişkin Anayasa Mahkemesi kararlarının ortaya çıkardığı görünüm; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın dayanağı ve amaçladığı hukukun üstünlüğü ilkesini gerçekleştirmenin olmazsa olmaz koşulu durumundaki kuvvetler arası denge ilkesinden uzaklaşıldığıdır. Bu uzaklaşma ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan hukuki belirsizlik ortamından olumsuz biçimde etkilenen kamu görevlilerinin hak kaybının önlenmesi için; idari yargı yerlerinde uygulanmakta olan dava açma süreleri ile ilgili bir yorumun getirilmesini zorunlu kılmıştır.
Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı yolundaki hüküm ile yine anılan Kanun'un 10. maddesinde yer alan; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği yolundaki hüküm, idari yargı yerlerince uygulanan genel kurallar arasında yer almaktadır.
Uyuşmazlık konumuz bağlamında, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği kuralı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi hükmünün birlikte değerlendirilmesi sonucunda ise, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca idarelerin harcırah ödemeleri konusunda yeniden bir değerlendirme yapıp, hak edilen harcırahı ilgilisine ödemesi, hukukun üstünlüğü ilkesinin bir gereği olmasına karşın, idarelerin bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hareketsiz kalması durumunda, ilgililerin hukuki sonuçlarından yararlanmak üzere 10. madde uyarınca haklarında kanunun öngördüğü işlemin yapılması için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi halinde de 10. maddede öngörülen usule uygun olarak idari yargıda dava açmaları mümkün bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve sonuç olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 62. maddesinde yer alan; "yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda memurlara atama emirleri tebliğ edilince yolluklarının, ödeme emri aranmaksızın saymanlıklarca derhal ödeneceği" hükmü, harcırah konusuna özgü söz konusu yasama tasarrufları, bu tasarruflara ilişkin yargısal süreç ve yargısal süreç içerisinde Anayasa Mahkemesi'nce verilen kararlardaki hukuksal vurgular göz önünde bulundurulduğunda ve de sosyal hukuk devleti ilkesi boyutunda düşünüldüğünde; 1.1.2002 tarihinden itibaren kamu personeline ilişkin olarak gerçekleştirilen yönetsel tasarruflardan (6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlarda; 22.7.2003 tarihinden itibaren ilk defa veya yeniden göreve alınanlar ile 27.4.2005 tarihinden itibaren zorunlu yer değiştirme, sınav, sağlık sebepleri ve eş durumu dışında kendi yazılı talepleri üzerine naklen atananlar haricinde) kaynaklanan harcırah ödemelerinin gerçekleştirilmesinin idareler açısından bir zorunluluk olduğu; ve en önemlisi anılan tarihten sonra oluşan ve kamu personeli açısından belirsizlikler içeren bir hukuksal ortamda harcırahını alamayanların, bu belirsizlik ortamının yargısal süreç sonrasında hukuksal aydınlığa kavuşması ile birlikte yapacakları başvuruların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında görülmesi ve başvurulara ilişkin olarak tesis edilen işlemlere karşı açılacak idari davalarda dava açma süresinin, anılan maddede yer alan sistematiğe göre değerlendirilmesinin idari yargı yerleri açısından da hakkaniyete uygun bir yargılama sürecinin başlangıç noktası sayılacağıdır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 30.9.2003 günlü, E:2003/516, K:2003/1059 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 23.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

aturgut
17-02-2006, 12:17:00
Sayın Avukat Hanım Danıştayın açıkladığı kararda "Kamu Görevlileri" tabiri ne anlama geliyor. Memur, Sözleşmeli ve Kamu Kurumlarında çalışan İşçiler mi?. Ben bir kamu kurumunda işçi olarak çalışıyorum. Danıştay İdari Yargı Kanununa göre yargılama yapılır diyor. Kamu İşçisi olarak bende Bölge İdare Mahkemesine mi, yoksa İş Mahkemesine mi dava açacağım. (Çalıştığım Kurum harcırah kanununa tabidir.)Teşekkürler.

aerdoğan
21-02-2006, 09:45:44
Kusura bakmazsanız bu danıştay 2. dairesinin kararında, karar metni ve sonuç kısmında geçen;

(6245 SAYILI HARCIRAH KANUNU KAPSAMINDA BULUNAN KURUM VE KURULUŞLARDA; 22.7.2003 TARİHİNDEN İTİBAREN İLK DEFA VEYA YENİDEN GÖREVE ALINANLAR İLE 27.4.2005 TARİHİNDEN İTİBAREN ZORUNLU YER DEĞİŞTİRME, SINAV, SAĞLIK SEBEPLERİ VE EŞ DURUMU DIŞINDA KENDİ YAZILI TALEPLERİ ÜZERİNE NAKLEN ATANANLAR HARİCİNDE); yani 22.7.2003 tarihi ile 27.04.2005 tarihleri arasında nakil işlemleri olmuş personel haricinde kileri kapsıyor gibi, ben mi yanlış anlıyorum.

1.1.2002 tarihinden itibaren diyor ama 22.7.2003 tarihi ile 27.4.2005 tarihlerini hariç tutuyor. Bilgilendirebilirseniz sevinirim.

kalem
21-02-2006, 20:26:55
sayın erdoğan.22/07/2003 ile 27/04/2005 tarihleri arası naklen atamaları kapsıyor.eş durumu,sağlık özrü gibi durumlara bakılmaksızın bu gruptakiler alabiliyorlar.burada hariç tutulanlar ilk atamalar ve yeniden göreve başlayanlar.

sinanari07
07-03-2006, 09:21:55
şimdi ben 05.11.2002 de göreve başladım ve harcırah alamadım tabiki. bu yasa beni kapsıyormu kapsıyorsa ne yapmalıyım ilginizde teşekürler

scorpionab
07-03-2006, 22:31:10
İyi günler Dilek hanım ben kamu çalışanıyım ve 27 Nisan 2005 tarihinden sonra Temmuz 2005 te kendi isteğim ile bir ilden başka bir ile atandım. Kendi isteğim ile atandığımdan bana harcırah ödenmedi. Anladığım kadarıyla Danıştayın bu kararı beni kapsamıyor. Peki ben harcırah alabilirmiyim nasıl bir yol izlemeliyim? Şimdiden teşekkür ederim.

akgul4
21-03-2006, 09:12:26
merhaba
ben 2002 yılında ilk defa köy hizmetlerine harcırahsız olarak göreve başladım.benim sorunum suanda köy hizmetlerin kapanmış olması. bu durumda dilekçemi nereye vermeliyim?ayrıca 2004 de yine eş durumundan tayinim oldu. eş durumundan tayin dede harcırah alamadım.sanırım eş durumundan harcırah alamıyorum eşim ssk lı olarak calıştığı için. ben ilk göreve başladığımda almam gereken harcırahımı almak istiyorum nereye nasıl başvurmalıyım?
iyi çalışmalar

Av.Başak Şahin
20-06-2006, 11:28:08
Kendi istekleri ile tayin edilenlerin harcırah alamayacağı şeklinde düzenlenen Harcırah Kanunu 10. maddesindeki #8220;Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere" ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Bu zamanlar tayin ve atama zamanı olduğundan birçok kişinin sorularına açıklık getirmesi bakımından Anayasa Mahkemesi kararını aktarıyorum.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 26.11.2005 - 26005

Esas Sayısı : 2004/54

Karar Sayısı : 2005/24

Karar Günü : 4.5.2005

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER :
1- Gaziantep İdare Mahkemesi (Esas : 2004/54)
2- Van İdare Mahkemesi (Esas : 2004/33)
3- Ankara 10. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/71)
4- Erzurum 1. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/74)
5- Adana 2. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/80)
6- İzmir 1. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/111)

İTİRAZLARIN KONUSU : 6245 sayılı Harcırah Kanunu#8217;nun, 4969 sayılı Kanun#8217;un 1. maddesiyle değişen, 10. maddesinin (1) numaralı bendinin, Anayasa#8217;nın 2., 5., 10., 11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

OLAY
Kendi yazılı talepleri üzerine bir başka görev yerine tayin edildikleri için harcırah ödenmeyen kamu görevlilerinin harcırah ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtıkları davalarda, itiraz konusu kuralın, Anayasa#8217;ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.

İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ
İtiraz yoluna başvuran Mahkemelerin gerekçelerinde özetle; kuraldaki atama işleminin, genel olarak, memurlar ile diğer kamu görevlilerinin bir yerden başka bir yere nakledilmesini ifade ettiği, bu işlemin, hem ilgili kamu görevlisinin herhangi bir istemi olmaksızın idarenin takdir yetkisi çerçevesinde re#8217;sen, hem de mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde kamu görevlisinin istemi üzerine tesis edilebildiği; ancak, kamu görevlilerinin her atanma talebinin idareler tarafından mutlaka kabul edileceği yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığı, ister re#8217;sen, ister kamu görevlisinin talebi üzerine yapılmış olsun, her iki halde de, bu işlemin ilgili kamu görevlisine mali bir külfet yüklediği, bu külfetin karşılanması amacıyla da, 6245 sayılı Kanunla, görev yerleri değişen kamu görevlilerine harcırah ödenmesinin öngörüldüğü, harcırahın, #8220;kamu görevliliği#8221; statüsünden doğan ve atama emri tebliğ edilince ödeme emri aranılmaksızın, saymanlıklarca derhal ödenmesi gereken, nakil işleminin gerekçesinden bağımsız olarak, kamu görevlisinin yer değiştirmesi sırasında doğan bir takım masraf ve giderlerin karşılanmasına yönelik, sosyal bir #8220;özlük hakkı#8221; niteliğinde olduğu, kamu görevliliği statüleri devam ettikçe, hiçbir kamu görevlisinin bu haktan mahrum bırakılmasının düşünülemeyeceği, nakil işlemi sırasında, yer değiştirme nedeniyle ortaya çıkan masrafların, ilgilinin isteği ile nakledilmesi halinde doğmayacağının kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca, kendi yazılı talepleri üzerine istediği yere atanan kamu görevlileri ile re#8217;sen atanan kamu görevlilerinin her iki grubunun da kamu hizmetini yerine getirmek için görev yaptıkları, hal böyle olunca, re#8217;sen atanan kamu görevlilerine harcırah ödenirken, kendi yazılı talepleri üzerine istediği yere atanan kamu görevlilerine harcırah ödenmemesinin #8220;kanun önünde eşitlik#8221; ilkesiyle bağdaşmadığı; ayrıca, kamu görevlilerinin, kendi yazılı talebi üzerine bir yerden başka bir yere nakledilenlerini harcırah ödemesinden yoksun bırakmanın, hem devlet tüzel kişiliğinin itibarını, hem de kamu hizmetinin etkinliğini olumsuz yönde etkileyeceği, bunun da, hem sosyal devlet anlayışıyla, hem de devletin çalışanların hayat seviyelerini yükseltmek, çalışmayı desteklemek ve çalışma barışını sağlamak yükümlülüğüne ters düşeceği; diğer yandan, bir kamu görevlisinin, aile birliğinin sağlanması için eşinin bulunduğu yere atanabilmek amacıyla yazılı talepte bulunmasının isteğe bağlı olmaktan ziyade, bir zorunluluk olarak ortaya çıkması nedeniyle, bu biçimde ortaya çıkan nakil istemlerinin isteğe bağlı olarak nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan eş durumuna bağlı olarak yer değiştirme isteminde bulunanlara harcırah ödenmemesi halinde, düşük ücretlerle çalışan kamu görevlilerinin, çoğu zaman, söz konusu nakil masraflarından kaçınmak amacıyla, bu zorunluluğa bağlı nakil istemlerinden vazgeçmek zorunda kalacakları, bunun da, anayasal güvenceye alınmış olan aile birliğinin korunması ilkesini zedeleyeceği, bu nedenle itiraz konusu kuralın, Anayasa#8217;nın 2., 5., 10., 11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

YASA KURALLARI
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6245 sayılı Harcırah Kanunu#8217;nun 10. maddesinin çeşitli mahkemelerce iptali istenilen (1) numaralı bendi şöyledir: #8220;Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; Yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar;#8221;

B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz konusu kuralın Anayasa#8217;nın 2., 5., 10., 11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.

İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü#8217;nün 8. maddesi gereğince değişik tarihlerde yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işlerin esaslarının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Birleştirme Kararı
6245 sayılı Harcırah Kanunu#8217;nun 10. maddesinin (1) numaralı bendinin başındaki #8220;Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;#8221; ibaresinin iptali istemiyle yapılan itiraz başvurularına ilişkin davaların, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle, söz konusu ibarenin de içinde yer aldığı (1) numaralı bendin tamamının iptalinin istenildiği 2004/54 Esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, birleştirilen davaların esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin 2004/54 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 4.5.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

B- Sınırlama Sorunu
Anayasa#8217;nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun#8217;un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi#8217;ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlı tutulmuştur.

Olayda, esas incelemenin üzerinde yürütülmesine karar verilen 2004/54 esas sayılı dosyada itiraz yoluna başvuran Mahkemece, 6245 sayılı Harcırah Kanunu#8217;nun, 4969 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 10. maddesinin #8220;Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; Yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar#8221; hükmünü içeren 1. bendinin tamamının iptali istenilmiştir.

Oysa, dava konusu idari işlemin yasal dayanağı ve anılan Mahkemenin yukarıda yer verilen gerekçesi dikkate alındığında, davada uygulanacak kuralın #8220;Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;#8221; ibaresinin olduğu anlaşıldığından, 6245 sayılı Harcırah Kanunu#8217;nun, 4969 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 10. maddesinin 1. bendinin tamamının iptali istemine yönelik itirazın esasına ilişkin incelemenin, anılan bendin başındaki #8220;Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;#8221; ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına 4.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

C- Anayasa#8217;ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında, re#8217;sen atanan kamu görevlilerine harcırah ödenirken, kendi yazılı talepleri üzerine istediği yere atanan kamu görevlilerine harcırah ödenmemesinin #8220;kanun önünde eşitlik#8221; ilkesiyle bağdaşmadığı; ayrıca, kendi yazılı talebi üzerine bir yerden başka bir yere nakledilen kamu görevlilerini harcırah ödemesinden yoksun bırakmanın, hem devlet tüzel kişiliğinin itibarını, hem de kamu hizmetinin etkinliğini olumsuz yönde etkileyeceği, bunun da, sosyal devlet anlayışıyla ve devletin çalışanların hayat seviyelerini yükseltmek, çalışmayı desteklemek ve çalışma barışını sağlamak yükümlülüğüne ters düşeceği; diğer yandan, bir kamu görevlisinin, aile birliğinin sağlanması için eşinin bulunduğu yere atanabilmek amacıyla yazılı talepte bulunmasının isteğe bağlı olmaktan ziyade, bir zorunluluk olarak ortaya çıkması nedeniyle, bu biçimde ortaya çıkan nakil istemlerinin isteğe bağlı olarak nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan eş durumuna bağlı olarak yer değiştirme isteminde bulunanlara harcırah ödenmemesi halinde, düşük ücretlerle çalışan kamu görevlilerinin, çoğu zaman, söz konusu nakil masraflarından kaçınmak amacıyla, bu zorunluluğa bağlı nakil istemlerinden vazgeçmek zorunda kalacakları, bunun da, anayasal güvenceye alınmış olan aile birliğinin korunması ilkesini zedeleyeceği nedenleriyle itiraz konusu kuralın, Anayasa#8217;nın 2., 5., 10., 11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralla, #8220;kendi yazılı talepleri üzerine#8221;, yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla, yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere, yeni vazife mahallerine kadar, yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı verilmemesi öngörülmüştür.

Temel ve asli fonksiyonları kamu hizmetini yürütmek olan ve bir statü içerisinde görevlerini yerine getiren kamu görevlileri, kamu hizmetinin iyi işlemesi, idarenin fonksiyonlarını rasyonel ve verimli olarak yerine getirebilmesi için, ya kendi isteklerine dayalı olarak ya da re#8217;sen, kanunlarda yer alan kurallar çerçevesinde, yetkili idari makamlarca bulundukları yerden başka bir yere veya bulundukları görevden başka bir göreve atanabilmektedirler. Bu atamaya bağlı olarak da, yeni görev yerlerinde göreve başlayabilmek için bazı giderler yapmak zorunda kalmaktadırlar. İşte, kanunkoyucu tarafından, atama işlemi sonucunda, görev yeri değişen kamu görevlisinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalması ve bu külfetin, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle ve kamuca karşılanması amacıyla, yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Harcırah Kanunu, kamu hukuku alanında, çalışanla çalıştıranlar arasındaki istihdam ilişkilerini ve buna dayanan mali hakları düzenleyen bir Kanun değil, 1#8217;inci maddesinde belirtildiği üzere, genel, katma ve özel bütçeli idarelerde, bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli kurumlarda, özel kanunlarla kurulmuş banka ve teşekküllerde (#8230;) yolluk ödenmesini gerektiren hizmet yapılması hallerinde uygulanacak kuralları içeren bir gider kanunudur.

Yolluk ödemesi, kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda, bu hizmet için görevlendirilen kişilerin katlanacakları giderleri karşılamak üzere yapılan parasal bir idari işlemdir. Başka bir deyişle, gerektiğinde görevlendirilen kişilere, katlandıkları zorunlu giderlerin karşılığı olarak yapılan bir ödemedir.

Nakil işlemi, idarece, takdir yetkisi kapsamında, kamu görevlisinin istemi olmaksızın tesis edilebileceği gibi, mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde, yine takdir yetkisi kapsamında, kamu görevlisinin talebi üzerine de tesis edilebilir. Bu anlamda, nakil isteminde bulunmak, kamu görevlileri için, bir hak olarak gözükmekte ise de, istemin yerine getirilmesinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile sınırlandırılmış olması nedeniyle, bu hakkın kullanılmasıyla ortaya konulan istemin, idarelerce, mutlaka karşılanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Her iki durumda da, yargısal denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, işlemin tesis edilip edilmeyeceği idarenin takdirindedir.

Öte yandan, 657 sayılı Kanunun 62. maddesinin 2595 sayılı Kanunun 4#8217;üncü maddesiyle değişik 3#8217;üncü paragrafında, yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda, memurlara, yolluklarının, atama emirleri tebliğ edilince ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal ödeneceği hükmü yer almış, anılan Kanun hükmünde görev yerinin değişmesinin isteğe bağlı olup olmaması yönünden, bir ayrım yapılmamıştır.

Anayasa#8217;nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti#8217;nin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Bu maddede belirtilen sosyal hukuk devleti, temel hak ve özgürlükleri en geniş ölçüde gerçekleştiren ve güvence altına alan, toplumsal gerekleri ve toplum yararını gözeten, kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı en üst düzeyde gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak eşitliği, sosyal adaleti sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için önlemler alarak çalışanları koruyan, sosyal güvenlik sorunlarını çözmeyi yüklenmiş, ülkenin kalkınmasıyla birlikte ulusal gelirin sosyal katmanlar arasında adaletli biçimde sağlanmasını amaç edinmiş devlettir. Güçsüzleri güçlülere ezdirmemek ilkesi, herkesi, bu arada çalışanları, emeklilerle yaşlıları, durumlarına uygun düzenlemelerle, sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşatmayı gerektirir.

Nakil işlemi sonucunda, görev yeri değişen kamu görevlilerinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalmaları ve bu külfetin, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle, isteklerine dayalı olarak nakledilmiş bile olsalar, söz konusu külfetin kamuca karşılanması icap ettiğinden, iptali istenilen kural, Anayasa#8217;nın 2. maddesiyle bağdaşmamaktadır.

Öte yandan, Anayasa#8217;nın 10. maddesindeki #8220;Kanun önünde eşitlik ilkesi#8221; hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.

Kendi yazılı talepleri üzerine nakledilen kamu görevlileri ile re#8217;sen nakledilen kamu görevlilerinin, nakil işleminin hukuksal niteliği yönünden ve yer değiştirmeye bağlı olarak ödenen harcırah bakımından, aynı hukuksal konumda oldukları kuşkusuzdur. Aynı hukuksal konumda olanlar arasında farklı kurallar öngörülmesi Anayasa#8217;nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa#8217;nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

İtiraz konusu kuralın Anayasa#8217;nın, 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddeleri ile ilgisi görülmemiş, 5. ve 11. maddeleri yönünden de incelenmesine gerek duyulmamıştır.

VI- SONUÇ
10.2.1954 günlü, 6245 sayılı #8220;Harcırah Kanunu#8221;nun 10. maddesinin (1) numaralı bendinin başına 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Yasa ile eklenen #8220;Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;#8221; ibaresinin, Anayasa#8217;ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 4.5.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Av.Mine Çelebi
20-06-2006, 15:19:41
Yukarıdaki Anayasa Mahkemesi kararı Harcırah Kanununda değişiklik yapan 4969 sayılı yasa ile ilgilidir. Ancak bu yasadan sonra 21 Nisan 2005'de 5335 sayılı Yasa ile aynı ibare tekrar yasaya eklendi ve halen yürürlükte. Ancak yukarıda belirtildiği üzere bu yasa da Anayasa mahkemesi gündeminde. Ayrıca 2002 yılından buyana yolluk alamayanların yolluklarının faizsiz olarak ödenmesini öngören bir yasa çalışması mevcut. En son bildiğim mecliste olduğu idi. Bu tasarıda kendi isteği ile 2002 yılından bu yana atananların yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içinde idareye başvurması durumunda yolluklarının faizsiz olarak ödeneceği belirtiliyor. Ancak 2 hafta kadar önce meclise sevkedildiğini bildiğim yasa ile ilgili son gelişmelerden haberdar değilim.

Av.Başak Şahin
21-06-2006, 14:18:30
Sayın minem'in sözettiği 5335 sayılı kanunla kendi isteği ile tayin edilenlerin harcırah alamaması konusunda "zorunlu yer değiştirme,sına,sağlık sebepleri ve eş durumu nedeniyle tayin edilenler" istisna tutulmuştur.Bu kanun 21.04.2005 te kabul edildi,ancak ondan sonra 26.11.2005 resmi gazete yayım tarihiyle Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe girdiğinden söz konusu yasa hükmü zımnen ilga edilmiştir.

Bu nedenle kanaatimce yasa ve Anayasa Mahkemesi kararı arasında çelişki olduğundan meclis iki yasa tasarısı üzerinde çalışma yapmaktadır ve ikisi de henüz komisyondadır.Bu yasa teklifleri de Anayasa Mahkemesi kararına paralel olarak kamu görevlileri arasındaki ayrımı kaldırarak,kendi isteğiyle yada re'sen tayin edilse de kamu görevi icra etmek üzere nakledildiklerinden masrafların kamuca karşılanması öngörülmektedir.Ayrıca eklenen geçici madde ile kendi isteği ile naklen tayin edilen ve harcırah alamayan memurlara bir yıl içinde başvurmaları halinde harcırah alabilmeleri imkanı getirilmektedir.

Av.Mine Çelebi
21-06-2006, 14:59:40
Bahsettiğiniz Ana. Mah. kararı 4969 sayılı Yasa ile ilgili olduğu için 5335 zımnen ilga edilmiş sayılmaz. Nitekim uygulamada Mahkemeler de 5335'i yürürlükte olduğu için uygulamaktadır. Hatta bu yüzden tekrar Ana.Mah. gündemine taşınmıştır. Benimde bu Yasa ile ilgili halen derdest bir davam mevcut. Ayrıca yolluklarla ilgili yasa tasarısı komisyondan geçmiş haberlere göre.

tarazoglu
27-06-2006, 15:49:42
şimdi ise TBMM de Bakanlar Kurulunca sunulan yasa tasarısının kabulünü bekliyoruz.

gurkanım
09-07-2006, 15:02:00
sayın avukat hanım
Maliye isteğe bağlı atamalara harcırah vermiyor. yanlız birde şu açıdan bakmak gerekmez mi? eğer norm kadroya bağlı olmaksızın sadece personelin kendi isteği üzere hiç bir bağlayıcı madde olmaksızın atamalar isteğe bağlı olur oysa bizler. bulunduğu ilden başka bir ile gitmek için üç , şehir içinde de iki sene mecburi hizmetini tamamlamalısın sonra, sonra tayin isteyeceğin yerde ihtiyaç olup olmadığı önemli eğer açık ise ozaman tayin çıkar. demek ki tayinler istek ve ihtiyaca göre yapılıyor. bunun için sadece isteğe bağlı olan tayinlere harcırah verilmeyeceğine ilişkin maddenin geçersiz olması gerekmez mi ? eşimin tayinini benim okuluma yakın bir yere istiyorum oysa 34 km. uzaklıktaki bir ilçeye istemek zorunda kaldık çünkü yakında ihtiyaç yoktu. doğal olarak. Buda istek ve ihtiyaca bağlı yer değiştirme olamaz mı ? yorumlarınızı bekliyorum.

bahri polat
13-07-2006, 11:41:36
Merhaba Avukat Hanım:
Eylül 2003 ile Mart 2004 yılları arasında meçburiyetden kendi isteğimle İl Merkezinden 160 KM uzaklıktaki ilçeye Geçici görevle görevlendirildim.6 ay görev yaptım. Yol harcırahı ve geçici görev parası alabilirmiyim.Teşekürler..

Av.Ali Sinkay
13-07-2006, 21:53:40
MADDE 3 6245 sayılı Harcırah Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"Geçmişe yönelik harcırah ödenmesi

GEÇİCİ MADDE 5 Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlar ile özel hükümler gereğince bu Kanun kapsamı dışında kalan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında;

a) 12/12/2001 tarihli ve 4726 sayılı 2002 Malî Yılı Bütçe Kanununun 6 ncı maddesinin (g) fıkrası uyarınca 1/1/2002-31/12/2002 tarihleri arasında; 26/12/2002 tarihli ve 4776 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca 4726 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (g) fıkrasına binaen 1/1/2003-31/3/2003 tarihleri arasında, başka yere naklen ataması yapılanlardan harcırah talep etmediklerine ilişkin yazılı beyanda bulunanlardan,

b) 29/3/2003 tarihli ve 4833 sayılı 2003 Malî Yılı Bütçe Kanununun 51 inci maddesinin (f) fıkrası uyarınca, 1/4/2003-21/7/2003 tarihleri arasında kendilerinin yazılı talebi üzerine naklen ataması yapılanlardan,

c) 31/7/2003 tarihli ve 4969 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (a) bendi ve 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14/A maddesi uyarınca, 22/7/2003-26/4/2005 tarihleri arasında kendi yazılı talepleri üzerine naklen ataması yapılanlardan,

ç) 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca, kendi yazılı talepleri üzerine naklen ataması yapılanlardan,

harcırah ödenmemiş olanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2006 tarihine kadar, en son görev yaptıkları yerdeki idareye kendilerinin veya ölümleri hâlinde kanunî mirasçılarının başvurmaları durumunda, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde bu Kanunun ilgili hükümleri uyarınca naklen atandıkları tarihte müstahak oldukları harcırah, ödendiği yılda yürürlükte olan kanunî faiz oranı uygulanmak suretiyle ödenir.

Türk Standartları Enstitüsü personeline 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14/A maddesinin (d) bendindeki hükümlere göre harcırah ödenir."

Av.Ali Sinkay
14-07-2006, 07:58:34
Yukarıdaki Kanun

12 Temmuz 2006 ÇARŞAMBA
Resmî Gazete
Sayı : 26226

KANUN


BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE EKLENMESİ VE BAZI KANUN VE

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 5538 Kabul Tarihi : 1/7/2006

alikoyuncu10
30-07-2006, 22:09:37
Ben 1997 yılında Diyarbakır'dan Çankırı'ya bakan onayı ile (76. madde) tayin oldum. yolluksuz yazıldığı için yolluk almadım. Yeni çıkan yasa her ne sebeble olursa olsun atamalara yolluk verilmesini öngörüyor. Benim bu yolluk hakım zaman aşımına uğrar mı? eğer almak istersem nereye başvurup ne yapmam gerekir? açıklayıcı bilgi verirseniz sevinirim.

serpoca
17-08-2006, 13:19:34
Geçmişe dönük olarak memurların daha önce verilmeyen harcırahları mahkeme kararıyla verilmesi üzücü! Bir de,benim almam gereken harcırah 17/10/2001 tarihindeki tayinim sebebiyledir.acaba bende bu harcırahımı alabilir miyim?neden 2002 den itibaren başlıyor?mağdur edilmek beni şu an çok üzüyor.Şimdiden Teşekkür Ederim.

mevlutsagdic
05-09-2006, 23:44:09
Sayın Av. Dilek Kuzulu YÜKSEL size bir sorum var
Ben ve eşim öğretmeniz eşim Iğdır dan benim bulunduğum Sakarya iline eş durumu tayini oldu ve 2003 Haziranında Harcırah ödenmesi için İdare mahkemesine başvurduk Davayı kazandık ancak dilekçe de yasal faizden bahsetmediğimiz için 2005 yılında temyiz ile aldığımız harcırahda faiz ödemesi yoktu.Ödeme 2005 Nisanın da yapıldı .
Benim sormak istediğim şu an okullara başvuru ile harcırahlar yasal faizi ile alınıyor.Sorduğumuzda karar içinde yasal faiz olmalı diyorlar ne yapmalıyız Sizin tavsiyenizi rica ediyoruz
teşekkür ederiz

habiş
13-09-2006, 21:54:45
Ancak;ben şunu öğrenmek istiyorum .kendi isteği ile tayin isteyen kamuda çalışan işçiler için de bu harcırah kanunundaki değişiklik geçerlimi .Yani kendi isteği ile tayini çıkan işçi harcırah alabilir mi? Ne yapması gerekiyor saygılarımla .

volkan67
21-03-2007, 11:15:27
Sayın Av. Dilek Kuzulu YÜKSEL bir sorum olcak:
11/09/2002 tarihli kararname ile Ağrı iline sınıf öğretmeni olarak atandım.(İlk Atama) 18/09/2002 tarihinde de göreve başladım. İlk atama kararnamemi buldum. Acaba idare mahkemesine dava açsam yolluğumu alabilir miyim?
Cevabınız için şimdiden teşekkürler....

aslan278
23-04-2007, 12:19:14
15 Şubat 2007 atamalarında sözleşmeli olarak göreve başladım... yolluk alabilir miyim? bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim..

adige46
03-05-2007, 02:08:23
Sn. Avukat Dilek hn.Ben 2002 yılı 9,ncu ayında karama emniyet md,de teknisyen yardımcısı olarak(yardıımcı hizmetler sınıfı)göreve başladım.bu göreve sosyal hizmetler yetiştirme yurtlarında kalan 2828 sayılı kanun kapsamında sınavla işe girdim.Size birkaç sorum olacak. Soru-1- benim shçe 'lerin ve kps ataması ile göreve başlayan teknisyen yardımcılarının harcırah hakkı varmı.Soru-2-devletin vermiş olduğu giyim istihakları bize kumaş olarak verilmekte,bunun için bizim dikiş ücreti hakkımız varmı. (bizim gibi kumaş alan memurlara< sivil polis> dikiş ücreti ödendiği söylendi mutemede sorduğumda bize verilmediğini söyledi. Eger bu konularla ilgili olarak hakkımız var ise ne yapmamız gerekli.Benim zaman aşımı sürem 2007 9 ayda doluyor.Bana bu konuda ivedi bir cevap yazarsanız çok memnun olurum.Bu konuda toplu dava açılabilrmi.Yardımlarınızı bekliyorum.Bu konuda memurlar netteyayınlana bazı olumlu böl.idare mahkeme kararlarıvar ancak beni tatmin etmedi. Yardımlarınız için teşekkür ederim.

ErUL
21-08-2007, 18:42:11
selamlar.
ben Kocaeli Körfez ilçesinde öğretmen iken iliçi isteğe bağlı yer değiştirmede zorunlu hizmetimi yapmak üzere gebzeye atandım. Körfez İlçesi kararnamemde yolluk durumu kısmında hiç bir şey yazmadığı için yolluk ödemeyi reddetti. ama il merkezi ve diğer ilçelerden tayin olanlar hatta gebzeden körfez ilçeye tayin olanlar aynı kararname olmasına rağmen yolluklarını aldılar. şu durumda benim ne yapmam gerekiyor. şimdiden teşekkürler.

mbdjeo
27-09-2007, 10:24:58
Slm.Ben avukat hanımlara bir sorum var..
Ben 14 09 2005 te ilk defa atandım mta ankara ya.Bu atamamdan doğan nakil harcırahımı ve yolluğumu almadım.(muhasebe ve personele sözlü başvurumda açıktan atamalara verilmediği söylendi bu yüzden yazılı başvuru yapmadım.)
14 06 2007 de aynı kurumun konya bölge müdürlüğüne kendi isteğimle atandım.Bu atanmada benden atama dilekçeme harcırahsız ve yolluksuz yazmamı istediler.(nedeninde tayinim gerçekleşmiyeceğini söyledi personel dairesi) Tayinim yapıldı ve göreve başladım ancak bölgede çalışan arkadaşlarımda aynı yazıyı yazmalarına rağmen almışlar harcırahlarını 31 12 2006 tarihine kadar olanlar.Sıkıntım bu..
Ben memurlar nette geçenlerde idare mahkemelerine dava açıpta kazananların olduğunu ve bunların dava dilekçerini yayınladığını gördüm.Ben nasıl bir yol izlemeliyim.Mahkeme açamak için ne yapmalıyım ve açabilirmiyim.Memuriyetimi etkileyen bir şey olur mu.Kurumumla hukuki bir problem yaşarmıyım.Bu konu üzerine söylenen çok şey var yetkili kişi ve hukuku iyi bilen sizlerden yardım bekliyorum saygılar....

K.V.
27-09-2007, 12:07:15
Kurumunuza yazılı olarak başvuruda bulunun. Kurumdan cevap gelince avukatınız aracılığıyla idare mahkemesinde dava açın. Dava açmanız sebebiyle kurumla problem yaşamanız söz konusu değildir.

doktor2005
02-12-2007, 17:55:12
''1 Ocak 2002 ve 22 Temmuz 2003 tarihleri arasında ilk defa veya yeniden göreve alınan kamu personeline, 1 Ocak 2002 ve 27 Nisan 2005 tarihleri arasında kendi yazılı talepleri nedeniyle tayin olan kamu personeline de harcırah ödenebilecek''
Neden 1 Ocak 2002 ve 22 Temmuz 2003 tarihleri arası ilk atamalar için bu kanun çıkarılmış,onu anlamadım.Bu tarihlerin dışındaki ilk atamalara haksızlık olmuyormu?

huki
21-05-2008, 13:51:17
Avukat hanım;
2007 nin ocak ayı ve 2008 in şubat ayında olmak üzere iki sefer ilçeye altı ay süreyle geçici olarak görevlendirildim.Her ikisinde de yolluk almayacağıma dair beyanımı aldılar.Şu anda talep etsem zamanaşımı sözkonusu olur mu?Bilgi verirseniz çok mutlu olurum.Şimdiden teşekkür ederim.

Erdoğan Kırcalı
23-05-2008, 08:52:14
http://www.hukuki.net/forum/showthread.php?t=36956
İlk sorduğunuzda cevap verilmiş,lütfen tekrar yapmayınız.

ARASTIRMACI
23-08-2008, 22:54:39
Ozellestırme sonucu devlet personele bıldırılen daha sonra baskasehıre ataması yapılan memur harcırah kanununa gore harcırahını gıttıgı kurumdan mı alır.

sakar
24-08-2008, 01:26:40
Benim bildiğim,benim zamanımda Harcırah Kanunu "Harcırah peşin ödenir,miktarı belirsizse yeteri kadar avans verilir" diyordu.Yoksa bu madde değişti de milletin haberi mi yok.İlgili kanuna bir bakıverin.
İyi günler...

ocakci4
18-10-2008, 05:56:24
Açıktan atama ile 24 nisan 2002 tarihinde göreve başladım ve harcırah almadım.Aradan 6.5 yıl geçmesine rağmen hala ilk defa atandığım zamandaki harcırahı alabilirmiyim?Nasıl bir yol izlemem gerekir?

gerçeksöz
22-01-2009, 22:09:44
Merhaba. Ben mecburi hizmet ile ataması yapılmış bir doktorum. Üniversite mezunu olduğum için, üniversite ile ilişkim kesildikten sonra uzman olarak bir devlet hastanesine atamam yapıldı ve şu anda çalışıyorum. Ben yol harcırahımı alamadım. Bana denilen gerekçede üniversite hastanesi ile ilişkim kesildiği için ve devlet memuru olduğum için yolluk parası alamayacağım söylendi. Benim gibi aynı durumda ataması başka illere yapılan arkadaşlarım ise yolluk ücretlerini aldılar. Benden 1 sene sonra benm çalıştığım hastaneye ataması yapılan başka arkadaşlar ise üniversiteden direkt (ilişki kesilmeden) geldikleri söylenerek yolluk parası aldılar. Benim de yolluk parası almam gerekmez mi?. Devlet başka hastanede benim durumumda olana para verirken ben neden hakkımı alamıyorum.

sesamos
31-01-2009, 18:47:40
Sayın avukat hanım 2004 haziran ayında Niğde Polis okulundan mezun olarak İstanbul Emn.ne atandım Bu burumda harcirah alabilmem mümkün mü?Şimdiden teşk. ederim

sakar
31-01-2009, 22:22:05
c) Diğer ülkeler ve özel sektör uygulamalarında da bulunmaması ve gelişen sosyal ve ekonomik koşullar nedeniyle ilk defa veya yeniden yapılan atamalar için harcırah verilmesine ihtiyaç kalmadığından, Harcırah Kanununun ilgili maddelerinde bu amaca yönelik değişiklikler yapılmaktadır.

-----------
Yukarıdaki bölüm Harcırah Kanunu'nda da değişiklik yapan 4969 sayılı kanunun 1. maddesinin gerekçesinden alınmıştır.Önceki metin "İlk defa" atananlar ibaresi taşırken,değişiklikten sonra bu kaldırılmıştır.
Şöyle ki: İlk mezun olup göreve başladığım 1969 da; mezun olduğum okuldan, yüksek okulu bitirip ikinci defa göreve başladığım 1972 de ise; ikâmet yerinden görev yerine kadar yolluk almıştım.
Türkçesi: "Şimdi mümkün değil."
İyi günler...

hurriyetsin
31-01-2009, 22:40:33
Sayın Avukat Hanım,
Bir yanıtınızda;ilk atama ve yeniden atananlar hariç tüm kamu personelinin harcırah alabileceğini yazmışsınız.
MEB personeliyim.28/08/2008'de İstanbul il içi isteğe bağlı atamam yapıldı.(Pendik ilçesinden Kartal ilçesine)Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde ödeme yapılamayacağı söylendi.Mahkemeye verenlerin aldığını duydum.Ne yapmalıyım?
Beni bu konuda aydınlatırsanız sevinirim.

sakar
31-01-2009, 22:59:18
Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BEŞİNCİ DAİRE 1988 1759 1987 248 30/05/1988

KARAR METNİ
MEMURİYET MAHALLİNE YAKIN MESAFEDE BULUNMAKLA BERABER, BÜYÜKŞEHİR BE-
LEDİYESİNİN HİZMETLERİNDEN YARARLANMAYAN MÜSTAKİL BİR BELEDİYESİ BULU-
NAN VE DAVACININ ÇALIŞTIĞI KURUM TARAFINDAN PERSONEL İÇİN SERVİS ARACI
TAHSİS EDİLMEYEN İLÇENİN MEMURİYET MAHALLİ SAYILAMAYACAĞI, BU NEDENLE
BU İLÇEDE OTURAN DAVACIYA GEÇİCİ VE SÜREKLİ GÖREV YOLLUĞU VERİLMESİ
GEREKTİĞİ HK.<

Bu karardan; büyükşehir belediyesi sınırlarının "Memuriyet mahalli" olarak kabul edildiğini anlıyorum.
İyi günler...

hurriyetsin
01-02-2009, 16:47:39
Teşekkür ederim.

göksucan
20-06-2009, 23:30:22
Ben 2003 yılında eş durumundan kendi isteğimle, kurum değiştirerek ankaradan adanaya atandım. 26.07.2006 yılında bu kanun değişikliğini gerekçe göstererek kurumuma dilekçe ile müracaat ettim. cevap gelmedi. O dönemde yeni doğum yaptığım içinde o telaşenin içinde tamamen aklımdan çıktı. Şimdi o dilekçeme istinaden tekrar müracaat edip, olumsuz cevap aldığımda mahkeme açabilirmiyim acaba?

sakar
21-06-2009, 00:31:28
Madde 11 – (Mülga: 31/7/2003-4969/1 md.)


(1) 31/7/2003 tarihli ve 4969 sayılı Kanununun 1 inci maddesiyle bu bentte yer alan "Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;" ibaresi eklenmiş ve aynı bentte yer alan "yeniden veya" ibaresi metinden çıkarılmıştır. Daha sonra Ana.Mah.nin 4/5/2005 tarihli ve E.:2004/54, K.:2005/24 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ise de İptal Kararı yayımlanmadan, söz konusu bette aşağıdaki “(2)” numaralı dipnotta yer alan düzenleme yapılmıştır.

(2) Bu bentte yer alan "Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;” ibaresi, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle "Zorunlu yer değiştirme, sınav, sağlık sebepleri ve eş durumu (bu madde uyarınca sürekli görev yolluğu almaya hak kazananların eşlerinin atamaları) dışında kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
---------------
Yukarıdaki madde Harcırah K.dan aktarılmıştır.(2) den anladığım kadarıyla sizin eşiniz, bir kamu görevlisi ise (Sürekli görev yolluğu almayı hak etmiş biri.)ve siz onun yanına gitmek için atama isteğinde bulunmuşsanız, hakkınız var.Yok; eşiniz , sürekli görev yolluğu almayı hak etmemiş biri ve siz onun yanına gitmek için talepte bulunmuşsanız, yolluk hakkınız yok.
Böyle anlıyorum.Hukukçu değilim.İddia etmiyorum yani...
İyi günler...

göksucan
21-06-2009, 01:52:50
öncelikle cevabınız için teşekkür ederim. evet eşim memur ve zorunlu yer değiştirmeye tabi. Daha doğrusu 926 sayılı kanuna tabi asker. Ben de 657 tabi memurum. ve harcırah alma hakkım olduğunu kanunen biliyorum. benim esas sormak isteyip de dile getiremediğim konu, 26.07.2006 da yazmış olduğunuz kanunu gerekçe göstererek bu konu ile ilgili kurumuma yazılı müracaat ettim. (Bu arada geçici görevle başka bir ildeyim) Dilekçe kanunu gereği 30 gün cevap süresi, 60 gün de dava açma süresi var. kurumdan cevap gelmedi ve ben yeni doğan oğlumun ve daha sonra kızımda oluşan rahatsızlığın telaşından unuttum. şu an yine tayinciyiz ve evi toplarken iş evraklarımı koyduğum dosyada yazıyı görünce hatırladım. Yaptığım araştırmada ise dilekçemin 01.08.2006 da kurumumun gelen kaydına girdiği, ama çıkan evrak kaydının bulunmadığı.
Tekrar o evrak için dilekçe yazıyorum kurumuma. Bana zaman aşımına uğradı derler mi? ya da olumsuz bir cevapta dava açma hakkım var mı?

mehmet1051
18-07-2009, 12:44:14
İyi günler

1 nisan 2005 yılında göreve başlayan bir arkadaşım var (ilk atama) tsk bünyesinde sivil memur olarak çalışıyor.Kendilerine yolluk verilmemiş iş yeri verilmeyeceğini söylemiş...böyle bir haklarının olup olmadığını var ise neler yapması gerektiğini öğrenmek istiyor. teşekkürler

contact61
03-08-2010, 14:37:39
bir dilekçe ile kurumuna müracaat edip, ilgili kararı belirterek hakkını isteyecek

contact61
03-08-2010, 14:42:20
birçok mahkeme kararında, harcırah talebi için müracaata zaman aşımı olmadığı yönünde kararlar var.
ancak, müracaat ettikten sonra, iki ay cevap alamaz ve sonraki iki ay içinde de mahkemeye gitmemiş iseniz, bu hakkınızdan
resen (yani susarak) vazgeçmiş sayılırsınız denmektedir.

contact61
03-08-2010, 14:43:57
dolayısı ile, dilekçe verip peşini takip etmediğiniz için, harcırah veya yolluk alma hakkınız ortadan kalkmıştır.
ben de hukukçu değilim, ancak okuduğum bir çok mahkeme kararına göre konuşuyorum

yusufdv
28-08-2010, 00:32:28
Merhaba.

Eşim İstanbul Esenler ilçesinden Kocaeli Çayırova ilçesine ağustos ayında yapılan öğretmenlerin özür durumu atamaları ile eş durumundan atandı. Fakat ilişik kesmeye gittiğimizde esenler ilçe sürekli görev yolluğumuzu vermedi ve nakil belgesine yolluk almamıştır yazdı.Yolluğunuzu gittiğiniz yerden alıcaksınız dediler.
Nakil belgesiyle Çayırova'ya gittiğmizde yolluğu biz vermiyoruz geldiğiniz yerden alıcaktınız gibi bir cevapla karşılaştık. (Verselerdi alırdık..) Çayırova ilçe milli eğitim müdürüne kadar çıktık fakat veremiyeceklerini söylediler.

Eşimin atandığı okula dilekçeyle başvurduk. Yolluğun verilmesi için onlarda Çayırova ilçeye üst yazı yazdılar. Çayırova İlçe Milli Eğitim, Esenler İlçe Milli Eğitime hitaben 6245 sayılı kanuna göre yolluk memurun geldiği yerden verilecektir diye bir yazı verdiler. Esenlere verin bu yazıyı paranızı ordan alın dediler. Fakat Esenlere gittiğimizde siz artık buranın memuru değilsiniz.Evrakları yapsak bile mal müdürü parayı vermez dediler. Tabii bu arada Esenler-Gebze-Çayırova arasında yaptığımız yollar ve benzin parası cabası. Sonuç olarak iki tarafta ben para vermem diyor. Kanuni olarak ne yapabiliriz? Çayırovanın verdiği cevap dilekçesi Esenlere hitaben yazılmış bunu cevap kabul edip dava açabilir miyiz? 6245 sayılı kanunda harcırahın kim tarafından verileceği ile ilgili madde göremedim.Benzer olaylarla ilgili dava var mıdır? Dava açmayı düşünüyoruz ama hangi tarafa açazağımıza karar veremiyoruz.

Yardımlarınıza ve fikirlerinize açığım .

Teşekkürler.

larsen61
30-10-2010, 14:33:28
Merhaba, özetle sormak istediğim soru şu ki;

İlgili kanunun ek maddelerine göre pilotlar uçuş saati başına (120 saat) belli oranda tazminat alaabilirken, dalgıç, denizaltıcı personel, kurbağa adamlar alamamaktadır. bu durum aynı kanun altında geçen personelin haklarında zannımca bir eşitsizlik yaratmaktadır. ortalama bir denizaltıcı personelin mecburi dalış saati 30-40 iken bu süre 1000 saatin üzerlerine çıkmakta ve karşılığında pilotlarda olduğu gibi ilaveten bir tazminat alamaktadır. Denizaltıcı, dalgıç personelinde bu tazminatı alabilmesi konusunda yapabilecek bir şeyler var mıdır?

saygılarımla,


ilgili kanun linki: http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.2629&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=


Kanun Numarası : 2629
Kabul Tarihi : 28/2/1982
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 28/2/1982 Sayı : 17619 (Mükerrer)
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 21 Sayfa : 251

katalzor
30-01-2012, 02:49:55
2009 yılında polis olarak okulundan mezun olup görev yerine atanan memur harcırah alabilir mi?

sbirsin18
15-02-2012, 10:25:21
Bnede 2005 yılı şubat ayında ilk defa memuriyete atandım.yolluk alabilirmiyim.şuan zamanaşımına uğramış mıdır acaba?