PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Alkolsuz Araç kullansanız da kesinlikle üflemeyin



Sayfalar : [1] 2

koray kaptan
06-11-2008, 21:48:59
12.04.2008 günü saat 23h 00 de çalıştıgım şirketin bölge müdürü ben ve diğer bir çalışanla havaalanına gelen yolcuları karşılamak için giderken kontrol için arac durduruldu ehliyet ruhsat derken bana aracın yanına gelmem soylendi arabadan indim polis aracının arkasına memurun yanına gittigimde alkol muayenesi için uflememi soyledi o an için olayı pek garipsemedim ALKOLSUZ OLDUĞUMDAN gayet rahat ve okkalı bi şekilde üfledim. Hikayede burda başlıyor
üfleten polis yanındaki diğer memura cihaza soket takmayı unuttuğunu cihazın kapandığını tekrar açtığındada 0.72 promil alkollu olduğumu söylemesi üzerine hayatım film seridi gibi gozumun onunden geçti.

Fazla uzatmayayım polislere su an da işte olduğumu alkol kullanmayalı aylar olduğunu tekrar uflemek istediğimi soylememe rağmen cihazın okudugu değeri kimsenin değiştiremeyeceğini bana inansalar bile ehliyetimi almak zorunda olduklarını soylediler ve aldılar :) ( bu arada tutanağı imzalamadım)

23:20 den sabah 04:00 a kadar gitmedik hastane (devlet,özel) , bölge trafik , jandarma , emniyet mudurluğü , savcılık kalmadı hepside topu birbirlerine attılar kimse belge vermedi test yapmadı

Bundan yaklaşık 4 yıl once alkollu arac kullanmak gibi bir hata yapmıştım ve haklı oldukları için efendi gibi ehliyetimi verip başım onde evin yolunu tutmuştum ama bu sefer farklıydı

Hemen bir avukat tutarak idare ve sulh ceza mahkemesine dava açtım aynı zamandada gorevli polis memurları hakkında soruşturma açıkcası hiç ümidim yoktu ama bişeyler yapmalıydım

26.07.08 gazete haberleriyle biraz olsun umutlandım takip edenler bilir izmirde bir avukat benim olaya benzer bir olayda ehliyetini geri aldı örnek dava diye bişey cıkar diye umutlandım ama bekliyorum hala

Ehliyetimi vermeden öncede a 2 motor ehliyeti için kursa başvurmuştum
konuyla ne alakası var demeyin onuda anlatıcam polisler için açtığım soruşturmaya bakan polis müdürü kanunun değiştiğini ve haklılığımı ispat etmemin hiç bir yolu olmadığını boşuna uğraştığımı baştan üflememem gerektiğini kibarca söyledi eski bir trafik sube muduru olduğundan ona motor ehliyeti almamda bi sorun yaşarmıyım diye sorduğumda a 2 ehliyetini alabileceğimi ikisinin farklı ehliyet olduğunu soyledi

motor ehliyeti için gittiğim kursun hocaları aksine soylemesine rağmen ben eski bir trafik sube mudurune guvenmeyi sectim bu arada satın almak için uygun bir motor buldum ve tekrar müdürü aradım ona ehliyeti alıcağım kesinse motor almak istediğimi onun lafıyla hareket ettiğimi söyledim o da bana bu konuyla ilgili mahkeme kararları oldugunu merak etmememi soyledi.

Merak etmeliymişim cünki ehliyeti alamadım müdür beyi arayıp sordugumda trafik tescilin bu konuyu bilmediğini kendisi karışırsa etik olmayacağını soyleyerek benim 2 yıl boyunca kapının önünde bakarak her gün kendisini anacağım bir hediye bıraktı


geciken mahkeme kararı bu aralar sonuçlanır ben açıkcası örnek dava olmasına rağmen umutsuz olduğumdan tecrubelerinizi ve fikirlerini paylaşmak istiyorum

1- motor ehliyeti alabileceğim bir mahkeme kararı duyan veya bu konuda bilgisi olan varmı
2- bu konuyu gittiği yere kadar goturme niyetindeyim turkiye sınırlarını da aşsın istiyorum

Maverick35
06-11-2008, 23:33:13
"Bu olayı gittiği yere kadar götüreceğim" demen çok güzel.
Arkanızdayız.
Bu forumda "Alkollü araç kullanma" diye bir başlık var. Orada yazdıklarımı okuyun.
Unutmayın 160.000 kişiyiz.

Av.Tevfik Aşlama
07-11-2008, 02:13:13
Halen yürürlükte olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin konuya ilişkin 97.maddesi metni aynen şöyle;

Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler İle Alkollü İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı

Madde 97 - Uyuşturucu, uyutucu ve keyif verici gibi özelliklere sahip doğal ve sentetik psikotrop maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.

Bunlardan uyuşturucu, uyutucu veya keyif verici gibi doğal veya sentetik psikotrop madde almış olarak araç kullandığı tespit edilenler, almış oldukları maddelerin cins, miktar ve etki derecelerine bakılmaksızın araç kullanmaktan men edilirler ve haklarında Trafik Kanununun 48 inci maddesine ve ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre işlem yapılır.

Uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içki almak suretiyle araç kullanan sürücülerin tespit veya teşhisinde aşağıdaki esas ve usuller uygulanır.


Uyuşturucu veya keyif verici madde almış olanların tespiti esasları;

1) Herhangi bir uyuşturucu, uyutucu veya keyif verici ve benzeri özelliklere sahip psikotrop madde almak suretiyle araç kullandığı şüphesi uyanan sürücülerin durumları teknik cihaz kullanılmak suretiyle tespit edilir. Teknik cihaz bulunmaması halinde bu sürücüler, tıbbi yönden incelenmek, kan veya idrar analizleri yapılmak üzere, adli tıp kurumu olan yerlerde bu kuruma, olmayan yerlerde ise Sağlık Bakanlığına bağlı tahlil yapabilecek teknik ve tıbbi imkânlara sahip olan sağlık kuruluşlarına olay anından itibaren en geç 24 saat içerisinde Cumhuriyet savcılıkları aracılığı ile sevk edilir.

2) Bu sürücülerin kan veya idrar tahlilini yaptırmak üzere yukarıdaki yerlere bizzat sevkinin mümkün olmaması halinde; olay anından itibaren en geç 24 saat içerisinde Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş özel ya da resmi bir sağlık kuruluşuna usulüne uygun olarak aldırılacak kan veya idrar örneği, adli tıp kurumu olan yerlerde bu kuruma, olmayan yerlerde ise Sağlık Bakanlığına bağlı tahlil yapabilecek teknik ve tıbbi imkânlara sahip olan sağlık kuruluşlarına gönderilerek durum tespit ettirilir.


b) Alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı;

1) Taksi veya dolmuş otomobil, minibüs, otobüs, kamyon, çekici gibi araçlarla kamu hizmeti, yük ve yolcu taşımacılığı yapan sürücüler ile resmi araç sürücüleri alkollü içki kullanmış olarak bu araçları süremezler.

2) Alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üstünde olanlar araç kullanamazlar.


c) Alkollü içki almış sürücülerin ve kanlarındaki alkol miktarının tespiti esasları;

1) Alkollü olarak araç kullandığından şüphe edilen sürücüler; alkol tespitine ilişkin tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılarak trafik zabıtası tarafından kontrol edilir.

2) Trafik kazalarında kazaya karışan sürücülerin alkol durumları, kaza tespit tutanağını tanzim eden görevlilerce, bu bendin (1) numaralı alt bendindeki özelliklere sahip teknik cihazlarla olay yerinde tespit edilerek, kaza tespit tutanağına yazılır.

3) Yaralanmalı ve ölümle sonuçlanan trafik kazalarında; yaralının durumunun aciliyeti gibi sebeplerle teknik cihazla ölçümün mümkün olmaması halinde; bu sürücülerin sevk edildikleri sağlık kuruluşlarınca kan almak suretiyle alkol tespitleri yapılır. Sevk edilen sağlık kuruluşunun kan üzerinden tahlil yapabilecek tıbbi ve teknik imkânlara sahip olmaması halinde; bu kuruluşlarca alınan kan örnekleri adli tıp kurumu olan yerlerde bu kuruma, olmayan yerlerde kan üzerinden tahlil yapabilecek tıbbi ve teknik imkânlara sahip Sağlık Bakanlığına bağlı resmi sağlık kuruluşularına gönderilerek alkol tespiti yaptırılır.

4) Bu bendin (1) numaralı alt bendinde belirtilen teknik özelliklere sahip olmayan cihazlarla yapılan ölçümlere vaki itirazlar ile mütecaviz davranışlarda bulunulması veya cihazla ölçüme mukavemet gösterilmesi gibi durumlarda; sürücüler adli tıp kurumu, adli tabiplik veya Sağlık Bakanlığına bağlı resmi sağlık kuruluşlarına olay anından itibaren en geç iki saat içerisinde sevk edilerek (1) numaralı alt bentte belirtilen teknik özelliklere sahip teknik cihazın özelliklerine eşdeğer özelliklerdeki teknik cihazlarla veya kan aldırmak suretiyle alkol tespitleri yaptırılır. Yapılan tespitin değerlendirilmesinde; tespiti yapan kurum/kuruluş tarafından olay anından tespit yapıldığı ana kadar geçen süre de göz önünde bulundurularak sonuç belirlenir ve çıkan sonuca göre yasal işlem gerçekleştirilir.

5) Kandaki alkol miktarının teknik cihazlarla ve kan alınarak laboratuvarda tespit imkânlarının bulunmadığı hallerde, alkollü olarak araç kullandığından şüphe edilen sürücüler en yakın resmi sağlık kuruluşuna sevk edilerek, kurum hekimi tarafından alkol muayenesinden geçirilirler.

6) Yapılan tespit sonucunda belirlenen limitlerin üzerinde alkollü içki aldığı belirlenen sürücülerin Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesine göre, birinci defada 6 ay, ikinci defada da 2 yıl süreyle sürücü belgeleri geçici olarak geri alınır. İkinci defa geri alma süresi sonunda sürücü, sürücü davranışı geliştirme eğitimine tabi tutulur ve başarılı olması halinde belgesi iade edilir. Üçüncü defa ve fazlasında ise, bu sürücüler, 6 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar ve belgeleri 5 yıl süre ile geri alınarak psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar; bu süre sonunda yapılacak psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi neticesinde belgesinin iadesinde sakınca bulunmayanlara sürücü belgesi iade edilir. Muayene sonucunda sürücü belgesinin iade edilmesinde sakınca bulunanlara ise sürücü belgesi verilmez.

Alkollü olarak ölümlü ya da yaralamalı trafik kazasına neden olunması halinde ağır kusurun varlığı kabul edilir.

Bu madde hükümlerine uymayanlara, Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesine göre işlem yapılır.

--
Danıştay 8.Dairesi de benzer bir olayda tutanağı imzalamamayı itiraz olarak kabul ederek değerlendirme yapmış

T.C. Danıştay
8.Dairesi

Esas: 2004/4797
Karar: 2005/2222
Karar Tarihi: 12.05.2005

ÖZET: Davacının trafik ceza tutanağını imzalamaktan imtina ettiğinin anılan tutanağı düzenleyen personelce tutanağı not olarak konulduğunun anlaşılması karşısında olayda, davacının tutanak içeriğine bir başka ifade ile alkol ölçümüne itiraz ettiği açık olduğuna göre kanındaki alkol oranının belirlenmesi için yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kan tahlili yaptırılmak üzere kriminal laboratuarına veya adli tıp merkezine veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına gönderilmesi gerekir.


(2918 S. K. m. 48)

İstemin Özeti: Davacının alkollü araç kullandığının tespit edildiğinden bahisle sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması ve 265.300.000.-lira para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının 09.08.2003 tarihinde ... plakalı hususi otosuyla Tekirdağ İli, Kumbağ Beldesinde seyir halinde iken İl Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince alkol denetimi yapıldığı, bu ölçümde davacının 168 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, davacının buna itiraz ederek tutanağı imzalamadığı halde 09.08.2003 gün ve ... sayılı trafik ceza tutanağı ile 265.300.000.-lira para cezasıyla cezalandırıldığı ve aynı tarihli işlemle sürücü belgesinin altı ay süreyle alındığı anlaşılmakta olup, bakılan davada, davacının yapılan ölçümde 168 promil alkollü olduğu açık olup herhangi bir sağlık kurumu raporuyla da bunun aksi ortaya konulmadığından trafik para cezası ile cezalandırılması ve ehliyetine altı ay süreyle el konulmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Edirne İdare Mahkemesinin 25.03.2004 gün ve E:2003/1454, K:2004/338 sayılı kararının; cihazla yapılan alkol muayenesine itiraz etmesine rağmen Karayolları Trafik Yasası ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen şekilde Adli Tıp Kurumuna veya yetkili sağlık merkezine sevkinin yapılarak, kanındaki alkol oranının belirlenmesi gerekirken aksi yolda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Ayşen BAL'ın Düşüncesi: İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ekrem ATICI'nın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık davacının alkollü araç kullandığının tespit edildiğinden bahisle sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması ve 265.300.000.-lira para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali isteminden doğmuştur.

2918 sayılı Yasanın 48. maddesinin 5. fıkrasında, uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, uyuşturucu veya keyif verici maddelerin cinsleri ile alkollü içkilerin etkili dereceleri ve kandaki miktarlarını tespit amacıyla trafik zabıtasınca teknik cihazlar kullanılacağı, tespit usulleri ve muayene şartlarının Sağlık Bakanlığının görüşüne uygun olarak hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği, yönetmelik ile belirlenen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içinde birinci defada sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınarak haklarında 265.300.000.-lira para cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

18.07.1997 gün ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde de, uyuşturucu, uyutucu ve keyif verici gibi özelliklere sahip doğal ve sentetik psikotrop maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayollarında araç sürmelerinin yasak olduğu hükme bağlanmış, maddenin devamında; taksi veya dolmuş otomobil, minibüs, otobüs, kamyon, çekici gibi araçlarla kamu hizmeti, yük ve yolcu taşımacılığı yapan sürücüler ile resmi araç sürücülerinin, alkollü içki almış olarak bu araçları süremeyecekleri, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kanlarındaki alkol miktarı 0,50 promilin üstünde olanların araç kullanamayacakları, alkollü içki almış sürücülerin ve kanlarındaki alkol miktarının cihazla ölçüleceği, cihazla yapılan tespite sürücünün itiraz etmesi halinde, kanındaki alkol miktarının belirlenmesi için, bu konuda eğitilmiş ve kan almaya yetkili kılınmış personel tarafından kanı alınarak, tahlil için polis kriminal laboratuarına gönderileceği, polis kriminal laboratuarlarında tahlilin mümkün olmaması halinde, sürücü kandaki alkol miktarının tespiti için adli tıp merkezlerine ve Sağlık Bakanlığına bağlı tahlil yapılabilecek teknik ve tıbbi imkanlara sahip olan en yakın sağlık kuruluşlarına gönderileceği, kandaki alkol miktarının teknik cihazla ve kan alınarak laboratuarda tespit imkanlarının bulunmadığı hallerde, alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücülerin en yakın resmi sağlık kuruluşuna sevk edilerek, bu kurum hekimi tarafından rutin alkol muayenesinden geçirileceği belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden,09.08.2003 tarihinde saat 02.34'de yapılan trafik kontrolü sırasında alkolmetre cihazı ile yapılan ölçüm sonucunda ... plakalı aracın sürücüsü olan davacının 168 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine alkol ölçümüne itiraz ederek ceza tutanağını imzalamaktan imtina ettiği, anılan tutanağı düzenleyen personelce tutanağa not olarak konulduğu ve davacının herhangi bir sağlık kuruluşuna sevk edilmeyerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince, davacının yapılan ölçümde 168 promil alkollü olduğu açık olup herhangi bir sağlık kurumu raporuyla da bunun aksi ortaya konulmadığından trafik para cezası ile cezalandırılması ve ehliyetine altı ay süreyle el konulmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davacının 168 promil alkollü olarak araç kullandığının tespiti üzerine davacının trafik ceza tutanağını imzalamaktan imtina ettiğinin anılan tutanağı düzenleyen personelce tutanağı not olarak konulduğunun anlaşılması karşısında olayda, davacının tutanak içeriğine bir başka ifade ile alkol ölçümüne itiraz ettiği açık olduğuna göre kanındaki alkol oranının belirlenmesi için yukarıda belirtilen yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kan tahlili yaptırılmak üzere kriminal laboratuarına veya adli tıp merkezine veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına gönderilmesi gerekirken, itirazın dikkate alınmayarak yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmaksızın alkol testi cihazıyla yapılan ölçüme dayalı olarak altı ay süreyle sürücü belgesine el konulmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davayı reddeden idare mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Edirne İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
--

admin
07-11-2008, 02:54:24
Ethanol (etil alkol) doğal olarak meyve ve sebzelerde bulunur. Meyve ve sebzeler olgunlaştıkça oluşan fermentasyon sırasında yan ürün olarak belirli oranlarda ethanol ortaya çıkar. Ayrıca, ekmek, yoğurt gibi maya içeren gıdalarda yine doğal olarak ethanol bulunur. Gıda ve içecek sektöründe kullanılan doğal aromaların bir çoğunda doğal olarak oluşmuş ethanol mevcuttur. Ortadoğu ülkelerinin de dahil olduğu bütün dünyadaki gıda regülasyonlarında ethanolün belirli oranlarda yer alması doğal kabul edilmektedir.

Maverick35
07-11-2008, 11:04:59
Allah Allah, Allah Allah, ...

Bir konuyu anlatamıyoruz.

Bizim derdimiz Karayolları Trafik Kanunu değil.

Biz bu kanunu neredeyse bir hukuk öğrencisi kadar öğrendik, ezber ettik.

Bizim derdimiz şunlar:

1-Polis, cihaza üfletti.Sonuç 0.50'nin biraz üzerinde çıktı.İtiraz ediyorsunuz.Polis, size bir yığın engel çıkartıyor, hastahaneye götürmüyor.

Hımm..Adamın alkolü 2-3 Pm çıkmış, bu kişinin itiraz hakkı yok, hastahanede
ne olacak?
Ama, başka birinin alkolü 0.70 gibi bir pm çıkmış, bu kişi hastaneye götürülmeli.
Polis götürmüyor -ki bu istek kişinin en doğal hakkı-, mahkemeye gidiyorsunuz, mahkeme polise bir şey demiyor.

polis benim hakkımı yedi, ee...Hani bir hukuk devleti idik...

2-İnsanın dişinde çürük veya dolgu varsa; sonuç yüksek çıkıyor.Polis bu konuda uyarı yapıyor mu? yapmıyor.
"Dişinizde problem varsa, hastaneye gidelim" diyor mu? demiyor.

3-Bu cihazın üzerinde bir delik var, polis o deliği parmağı ile tıkarsa; sonuç yüksek çıkıyor, biz nereden bileceğiz polisin o deliği tıkayıp tıkamadığını?

4-Deniyor ki -"Bu cihazlar 6 ayda bir kalibrasyona gidiyor.
iyi güzel, ben üfledim 0.52 Pm çıktı.Cihazda %5 lik bir + sapma olsa 0,53 çıkar, ki %5 lik toleransı koca Mercedes Benz bile kabul etmiş, adamlar, üfletmiyor, araba-kamyon üretiyorlar.
Ya benim üflediğim cihaz 5 ay 3 hafta 5 gün önce kalibrasyona gittiyse, hata vermeye başladıysa?

5-Ehliyetini kaptıranlara bakın.Çok ezici bir çoğunluk İstanbul Ankara, İzmir'den.
Eee... Eskişehir'de, Antalya'da, Edirne'de, Van'da vb. illerde alkollü araç kullanan yok mu?
Oralarda nedense yakalanan yok.

6- Biz, ehliyetini kaptıran 160.000 kişi, katillere, teröristlere, tecavüzcülere yapılan şekilde bir AF is-te-mi-yo-ruz.

Bizim istediğimiz : Ehliyetlerimizin Şartlı Geri Verilmesi.

Yani, diyelim ki bir kişi 2 yıllığına ehliyetini kaptırdı.Bu kişinin ehliyeti geri verilsin, ama, bu kişi normal süre bitinceye kadar tekrar alkollü araç kullanırsa; Ehliyeti ya 5 yıllığına alınsın ya da temelli iptal edilsin.

7-Benim bildiğim kadarıyla, hukukta, "Cezanın caydırıcı olması kuralı vardır"
Ehliyetleri geri alıyorlar, anca para alıyorlar, insanlar "aman alkollü araba kullanmayalım" diyorlar mı? Demiyorlar.

Hadi biz lise mezunuyuz, cahiliz diyelim.Alkollü araç kullanıp ehliyetini kaptıranlar arasında üniversite mezunları da var.

8-Biz buraya, bu siteye, bunları yazıyorsak nedeni; içimiz döküp rahatlamak değil.

Biz bu sitedekilerin, yazılarımızı okuyanların Marko paşa olmadıklarını biliyoruz.

O zaman neden yazıyoruz?


Çünkü; biliyoruz ki;

Bu tip siteler devlet tarafından da takip ediliyor, yazdıklarımız okunuyor.
Şu an ki yanlış uygulama belki düzeltilir diye buraya yazıyoruz.

Alkollü araç kullanmayla ilgili olarak açılan her başlıkta, Karayolları trafik kanunu'nu konuya eklemek çözüm değil.

Eğer çözüm olsaydı, 2 ve 5 yıllığına ehliyetler geri alınmazdı.

Erdoğan Kırcalı
07-11-2008, 11:18:30
160.000 den bir kaçının yaptığı kazalar.
http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=alkoll%C3%BC+s%C3%BCr%C3%BCc%C3%BC&meta=

koray kaptan
07-11-2008, 16:53:56
Vaktini harcayıp okuyan ve yazan herkese teşekkurler

Benim anlatamadığım ben içki içmedim içki içmediğim halde 2 sene ehliyetimi aldılar 450-500 ytl civarı paramı aldılar neden ???

Kul yapısı alkolu nasıl ve ne kadar doğrulukta ölçüp ölçmediği belli olmayan onlara göre bozulma şansı o anda hata yapma şansı olmayan benden önceki üfleyen alkollü birinin değerini bende cıkarma ihtimali olmayan dünyanın en güvenilir makinası ?????????????? mı bu

Sabah 4 e kadar kapı kapı dolaşan ben karşımda muhatab olan memurlar bile yazık oldu sana ama elden bişey gelmez dedikçe dahada çıldıran ben AF MAF İstemiyorum ADALET istiyorum

İçtiysen ve araç kullandıysan çatır çatır alacaklar ehliyetini kimse kusura bakmasın

Mahkeme sonuçlanması uzayınca çalıştığım firma daha fazla idare edemedi ve beni işten çıkardı şu anda işsizimde :)))))

Ne makinaymış be hayatımı kararttı

Maverick35
07-11-2008, 23:03:18
Aynı hedefe gidiyoruz, ama, yollar değişik.

Ben de aynı konuyu söylüyorum, yazdıklarım okunmadan cevap yazılıyor.

Ne diyorum?

-O makinalara güven olmaz.
Polis, 0,51-1,0 Pm alkollü çıkanları hastahaneye götürmeli.

Av.Tevfik Aşlama
08-11-2008, 23:16:14
Demekki konuyu anlamak için KTK'yı ezbere bilmek yetmiyor... Bakmak ya da okumak da yetmiyor yazılanları.. Aynı zamanda görmek ve anlamak da gerekiyor.

Sorunuzda "tutanağı imzalamadığınızı" yazmışsınız..
Sürücü tutanağı imzalamazsa, alkol metreye üflemeye yanaşmazsa ya da üflese bile buna itiraz edip, tutanağı imzadan imtina etti ise zabıtanın ne yapması gerekiyor?

Danıştay 8.Dairesi'nin kararında yukarıdaki sorunun cevabı var;

Davacının trafik ceza tutanağını imzalamaktan imtina ettiğinin anılan tutanağı düzenleyen personelce tutanağı not olarak konulduğunun anlaşılması karşısında olayda, davacının tutanak içeriğine bir başka ifade ile alkol ölçümüne itiraz ettiği açık olduğuna göre kanındaki alkol oranının belirlenmesi için yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kan tahlili yaptırılmak üzere kriminal laboratuarına veya adli tıp merkezine veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına gönderilmesi gerekir.


Peki Danıştay 8.Dairesi neden böyle diyor?
Bunun cevabı da halen yürürlükte olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97/C.1 ve 97/c.4 maddelerinde


97/C.1 - Alkollü olarak araç kullandığından şüphe edilen sürücüler; alkol tespitine ilişkin tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılarak trafik zabıtası tarafından kontrol edilir.
97/C.4 - Bu bendin (1) numaralı alt bendinde belirtilen teknik özelliklere sahip olmayan cihazlarla yapılan ölçümlere vaki itirazlar ile mütecaviz davranışlarda bulunulması veya cihazla ölçüme mukavemet gösterilmesi gibi durumlarda; sürücüler adli tıp kurumu, adli tabiplik veya Sağlık Bakanlığına bağlı resmi sağlık kuruluşlarına olay anından itibaren en geç iki saat içerisinde sevk edilerek (1) numaralı alt bentte belirtilen teknik özelliklere sahip teknik cihazın özelliklerine eşdeğer özelliklerdeki teknik cihazlarla veya kan aldırmak suretiyle alkol tespitleri yaptırılır. Yapılan tespitin değerlendirilmesinde; tespiti yapan kurum/kuruluş tarafından olay anından tespit yapıldığı ana kadar geçen süre de göz önünde bulundurularak sonuç belirlenir ve çıkan sonuca göre yasal işlem gerçekleştirilir.



Cihazla ölçüme itiraz etmişsiniz.. Tutanağı da imzalamamışsınız..
O cihaz ve cihazla ne yapılacağı 97/c.1'de anlatılmış...
97/c.4 maddesi de sürücünün ölçüme itirazı ya da ölçüme yanaşmaması halinde trafik zabıtasının ne yapması gerektiğini anlatmış..
Danıştay'ın 8.Dairesi de ölçüme itirazın gereklerini yerine getirmeyen trafik zabıtasının tutanağına dayalı olarak cezalandırma yapılamayacağını, çünkü ortada hukuk dışılık olduğunu anlatmış.. "Bu ceza doğrudur.." diyen İdare Mahkemesi Kararının BOZULMASINA karar vermiş..

Ezberciliğin hukukçu olmaya yetmediği anlaşılmıştır umarım:)

Maverick35
09-11-2008, 00:59:31
Tevfik Bey;

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

Lakin, böyle işleri sadece başına gelen ve hukukçular biliyor.
Ben, bu haklarımı, başıma geldikten sonra öğrendim.

Benim kızdığım ve kabullenemediğim nokta:

Polisler, bize bu haklarımızı söylemiyorlar, itiraz ettiğimizde -"Aracınızı bağlarız, itiraz hakkınız yok" gibi laflar söylüyorlar.Biz de kuzu kuzu cihaza üflüyoruz ve 0.51-0.60 arası Pm ile ehliyetimizi veriyoruz.

Benim 15 ayım kaldı ehliyetimi almama.
Ehliyetimin gitmesinin benim için tek iyi tarafı oldu.O da nedir:

Ayda yılda bir 2-3 duble rakı ya da 3 bira içiyordum, artık onu da bıraktım.

litigation
09-11-2008, 02:12:37
Alkolometre cihazlarının periyodik kalibrasyonu yapılıyor mu? Veya bu kalibrasyon zaman aralıkları yeterli mi?
Aşırı Alkollü araba kullanmanın rizikolarını tartışacak değilim. Ama keyfe keder ve ayırtetme gücünü (temyiz kudretini) sekteye uğratmayacak kadar alınan alkole karşı cezai yaptırımın ağır olduğunu düşünüyorum.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; sigorta bedelini alkol nedeniyle ödemeyen sigorta şirketi hakkında benzer bir karar vermişti. Burada önemli olan kişinin hakimiyetini kaybedip, kaybetmemesi. Bu da sübjektif bir değerlendirme gerektirdiğinden, alkol oranı ile değil, kişinin durumu ile ölçülmeli.
Mesela eskiden bu muayeneyi doktorlar yapardı, göz bebeklerine bakar, yerdeki çizgide düz yürümenize vs. bakarlardı. Kısacası alkole değil, etkisine bakarlardı. Kanımca alkolometre cihazı kesin delil değildir. Bunun kesin delil taşıması için tabip raporu ile doğrulanması gereklidir.

Not: Tabiri caiz ise sağlam içerim, yasa ilk çıktığında ehliyeti kaptıranlardanım. Aslına bana çok güzel ders oldu. O gün bugün alkollü araba kullanmamaya gayret ediyorum. İlla içeceksem de biniyorum taksiye, hem rahat rahat içiyorum, yakalanma derdi yok, az içeyim kısıtlaması yok, kazai rizikoları yok, polis ile teşkii mesai sorunu yok... Maliyeti mi düşünüyorsunuz? Zaten yakıt gideri + fahiş otopark ücretleri taksi ücretiyle başa baş geliyor...

war
11-11-2008, 22:15:46
2 veya 3 ramazan önce böyle bi durum başıma geldi çevirme iftardan sonraydı peş peşe 3-4 sigara içtim ve çevirmeye girdim üfledim 0-8 0-7 pm gibi bişey çıkmıştı görevli memura alkol almadığımı söyledim cihaz hata yapmaz dedi allahtan bi bayan polis vardı hemen sordu aralıksız sigara içtinizmi diye evet dedim tamam dedi bi 10-15 dk bekledim tekrar üflettiler sonuç 0 çıktı ama orda tekrar bi tutanak tuttular cihaz hatası diye onu imzalattılar.böyle durumda kendinizden eminseniz sonuna kadar direnin yoksa babamım oğlu diğil nası olsa diyen çok

koray kaptan
12-11-2008, 20:32:14
Teşekkürler Tevfik Bey,

cok haklı ve doğru bir yere değinmişsiniz ama nedense ben dava ya bakacak olan şahsında konuyu bu şekilde değerlendirmesini diliyorum
kaldıki bu davada bana faydası olacak izmirli bir avukatın bana bire bir benzeyen bir davayı kazanmasınıda örnek dava olarak sunma şansımız olması

umarım bir üst mahkemeye gitmeye gerek kalmadan lehime sonuçlanması

koray kaptan
12-11-2008, 21:32:19
Sayın Tevfik Bey

olayın akabinde

İdari mahkemeye ( ihtiyadi tedbir istemlidir)
sulh ceza mahkemesine ( trafik idari para ceza karar tutanağı itiraz ve iptali )
polisler hakkında ilçe emn müd. disiplin soruşturması

şeklindeki hukuki savaşım başlamıştı.

mahkemelerden henüz sonuç gelmedi :)

disiplin soruşturmasından ise olaydan yaklaşık 1 ay sonra bizi tekrar ifade vermeye çağırdılar ifadeyi alan müdür polis memurlarının doğru işlemi yaptığını eğer beni hastane ye sevk etselermiş suç işlemiş olacaklarmış 2007 yılında bir şeyler değişmiş gibisinden konuştu cihazın kalibrasyonunun yeni yapıldığını hata olmayacağının kesin olduğunu vs.... ama sizin dediğiniz ve benim avukatımında savunmamızda tek dayanak sebebimiz olarak üstünde durduğu satırlardan alıntı yapıyorum

Müvekkilin sürücü belgesi geri alınmasına dair yapılan işlem hukuka,yasalara ve yönetmeliklere aykırıdır.işlem iptali gerektirir.Zira:
....................................
Müvekkil üfleme neticesindeki itiraz nedenlerinin tutanağa yazılmaması üzerine tutanağı imzalamamıştır.
Oysa Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97/c fıkrası 4 bendi............................................. .............................................
(sizin de bahsettiğiniz yönetmelik )
Hükmü gereği tutanağı imzalamayan müvekkiln vaki itirazı hakkında yönetmelik dairesinde işlem yapılarak alkollü olup olmadığının her türlü şüpheden uzak ve kesin olarak saptanması/kanıtlanması gerekirdi.

daha sonra benim rapor almak için o gece yaşadıklarım yazılı

2 ay öncede izmirdeki mahkeme sonuçlarını örnek dava teşkil etmesi anlamında avukatım mahkemeye gönderdi

size göre bu davadaki kazanma şansım nedir
kaybettiğim takdirde sizce izlemem gereken en doğru yol hangisidir (aihm ?)

kazandığım takdirde tazminat davası açmak istiyorum daha önceden belirttiğim gibi işyerimden ehliyet yuzunden işten cıkarıldığım şeklinde bir evrak alsam ne kadar faydası olur

Av.Tevfik Aşlama
13-11-2008, 19:38:56
kazandığım takdirde tazminat davası açmak istiyorum daha önceden belirttiğim gibi işyerimden ehliyet yuzunden işten cıkarıldığım şeklinde bir evrak alsam ne kadar faydası olur

Zarara maruz kalmadığınız halde (ki var ise kanıtları da vardır.) uydurma belge ve kurgu ile zarara uğramış gibi dolan işleri için hukukçulardan değil, dolandırıcılardan akıl almanız gerekir. Devletten alacağınız tazminat nihayetinde benim ve benim gibilerin ödediği vergilerdir.
Beni dolandırmak için benden akıl alman çok ayıp:kızgın:

Maverick35
13-11-2008, 22:42:08
Bu kişi işten çıkarılmış.
Eğer şu an işsizse; Bu durum külliyen zarardır.

İşten çıkarıldıktan sonra, bir süre işsiz kalıp, daha düşük ücretle bir iş bulduysa; Bu da, kısmi bir zarardır.

Madem ki burada kanunu-nizamı savunuyoruz, insanlar kurallara uysun, alkollü araba kullanmasınlar diyoruz, o zaman, polis te kurallara uyacak.


Ne diyor yönetmeliğin 97/c maddesi 4. Bendi "itiraz eden kişi, ya kriminal labaratuvara ya hastaneye götürülür" diyor.

Polis bunu yapıyor mu? Yapmıyor.
İtiraz edilince binbir türlü bahane sıralıyorlar.

Hata yapan cezasını çeker.

Koray Kaptan, davayı kazanırsan aç bir tazminat davası.

menede
13-11-2008, 22:55:38
bu konuda çok insan muzdarip hiç alkol almayan kişiler tanıyorum o alette alkollu çıktı .ancak burada asıl düşündürücü olan ve eksik olan kişi alkol almadığından emin sözkonusu cihazın yerine hastahanede alkol kontrolünden geçmek istiyor. ama nedense yapmıyorlar yaptırmıyorlar. niye acaba neyi gizlemeye çalışıyorlar veya polisin elindeki cihazların yanlış sonuçlar verdiğinin kanıtlanmasındanmı korkuyorlar.

Melbu
14-11-2008, 11:54:59
Sn. Tevfik Aşlama;
Kimseyi dolandırmıyoruz.
Aynı dertten ben de muzdaribim. Alkollü olmadığım halde ehliyetimi aldılar. Polise itiraz ettim. Önce imzalıyacaksın yoksa arabanı vermem, verdirtmem diyor. Sonra bi ara itiraz edersin diye dalga geçiyor. Ben işimden oluyorum. Zarara uğruyorum, hakkımı istiyorum buna dolandırıcılık diyorsunuz. Ayrıca bu fikri ve önerileri Ankara'da görev yapan avukat, hakim ve komiser arkadaşlarım veriyor. Sizin de canınız yansın haksız yere; bakalım nasıl bir tepki göstereceksiniz. 24 Haziran'da elimdeki Adli Tıp raporu ile dava açtım (İdari ve Sulh ceza) hala bir cevap yok, 1 ay sonra ehliyetimi alacağım. İşimi kaybettikten sonra ne ye yarar?

Av.Tevfik Aşlama
14-11-2008, 15:09:57
Haksızlık karşısında tepki göstermek farklı, ehliyetine el konulması sebebi ile işten çıkarılmış ve bu sebeple zarara uğramış gibi işyerinden belge alarak zarara uğradığını iddia etmek farklı birşey.
Tepki gösterir iken hakkını aradama inatçı olursun, benzer mağdurlarla işbirliği yaparsın, hasılı sesini duyuracak pek çok yol bulursun. Fakat kişinin haksızlığa maruz kalması, hukuka uygun olmayan ve başkasını zararlandırıcı bir davranış içine girmesini meşru hale getirmez.

yasinpamir
15-11-2008, 13:51:04
Arkadaşlar merhabalar,

14.11.2008 tarihinde İzmir-Karşıyaka İskele önünde 2.kez ehliyetimi polislere kaptırmış bulunmaktayım,ilk kaptırdığımdada aynı yerde kontrole girmiştim,

Sormak istediğim bir kaç soru var,

Kontrole gelmeden arabamı KSK iskelenin oradaki otoparka çekmeye teşebbüs ederken polisler beni otoparkta durdurdular çevirmeye girmedim,2 bira içtiğimi ve eniştemin geleceğini söylememe rağmen üflemem gerektiğini söylediler,o zamanda alkolü henüz yeni aldığımı ve kanunen 20dk ağız alkolümü geçirmem için izin vermeleri gerektiğini söylememe rağmen zar zor 5dk müsade ettiler ve üfledim 169 promil alkol çıktı,ben bunun imkansız olduğunu ve cezayı kabul etmediğimi imza atmayacağımı söyledim ellerinden ne kadar zorluk gelirse çıkardılar orda sağolsun bir taksici abimiz imza atmaya yeltendi onada; ''neden riske giriyosun gitsin alsın tepecikten arabasını bırak atma imza falan!'' dediler,ve sonra;

Tepecik eğitim araştrma hastanesine gidiyorduk ki kuzenimin orda doktor olduğunu telefon konuşmamdan öğrenince(zannedermki bundan) Hatay Yeşilyurt Eğitim Araştırma Hastanesine yöneldiler oysaki KSK neresi Hatay neresi arada 20km var her kan etanol testi isteyen yeşilyurt'a mı gelecek?

saat 02.47 de 169 promil çıkan alkol seviyesi saat 04.00 da alınan kanımdan çıkan sonuçsa 54 promil alokldü,1 saatte 3 katı kadar mı alkolüm düşmüştü?

tabi 54 çıkınca sözün bittiği yerdeydim,ertesi gün Meşhur İzmirli Avukat Murat Ülkü Bey'le ve Ortağıyla görüştüğümde Açacağım davanın çok güçsüz ve zayıf olacağını söylediler ve bende elimdeki her imkanı kullandığımı düşünerek bugün hala hazmetmeye çalışmaktayım...


Acaba bir platform oluşturarak ehliyetlerimizi geri almak istesek ve bunun tekrar olması durumunda ömür boyu trafikten ve araç kullanmaktan men cezasını kabul etsek böyle bir tasarı sunma şansımız olabilir mi?

Ayrıca bu üfleme aletini üreten firmaya dava açabilirmiyiz? veya bu aletin kullanılmaması için dava açabilirmiyiz? çünki benim ilk kaptırışım 52 promildi ve bana gösterilmedi sadece 52 olduğu söylendi ben tecrübesizdim inandım ve imzada attım sonra kafam dank etti ki benden önceki biriside ben üflerken kavga ediyordu bu konuda polisle poliste inatla göstermiyeceğini ve 'bu çocuk 52yle kaptırdı o itiraz etmiyo sen neden konuşuyosun diye kendini savunduğunu hatırlıyorum kendisini ve hatta kan testi istediğimde de böyle bir hakkım olmadığını eskide kaldığını o işlerin ve imzalamak zorunda olduğumu beyan etmişti ben hayatımda karakoldan içeri girmediğim için ne derse kanun saydım ve kabul ettim,hatta ruhsatım dahi onlarda kalmıştı ertesi gün almaya gittim onlardan bu konuyla ilgili dava açma şansım kaldımı merak ediyorum?(üzerinden zaman geçti aslında 2007 Mayıs ayında kaptırıp 2007 Kasımda almıştım ehliyetimi)


Bakın belgeleri sunuyorum 2.kaptırmamla ilgili umarım mahsuru olmaz..

http://img.fotoambar.com/img/07/24a5067e5589ac6e74025e9c76552196.jpg

http://img.fotoambar.com/img/00/d03f8034507042694a5bdf7ba7a948e4.jpg

tasarımcı46
15-11-2008, 14:46:53
değerli arkadaşlarımız hepinizin uğraşması ne diye anlamyorum.

bir ülkede yaşıyoruz bu ekonomik krizde dertlenip içersen üstüne 6 ay veya 2.ci ise 2 yıl ehliyetin elinden alınır ve iyce işsiz kalırsın hangimiz istanbulda iş ortamında araba kullanmıyor ?? hangimiz ehliyeti alınsa dahi binmek ve kullanmak zorunda kalmıyor ...

bazılarımız müdürlerine söylemiyor bazımız yol ve köşelerdeki polislerden köşebucak kaçıyor AKIL VAR mantık var burda ceza caydırmak mı yok etmek mi ? bence cezalar caydırıcı olması lazım yok edici deil !!!! ayııptır günahtır.

ben 2 bardak şarap içtim yurt dışından gelen sürekli gruplarımız var bunlar turist 2 bardak şarapta ne alkol çıkar demeyin polis isterse çıkarır ANLATILANLAR GİBİ deliği tıkar PEŞ PEŞE ÜFLE DER
ben de gittim her yere şikayet veya itiraz için malesef bi çare deil ama şunu biliyorum bir hastanede alkol metreye girdim 11 promil çıktı 1 saat geçmeden üstelik neapmak lazım ???? kimi kime şikayet edeceksiniz o akşam alkollü olmayyan alkolden ehliyetim alındı diyerek sabaha kadar dolaşınca yüzünüze bakan kişilerin EVET adama bak ehliyeti alıınmış alkkollü deilmiş sözde içten içe gülmesine mi yoksa ne bilim ...
BENCE ADİL bir Ceza cezada basamak şekli bir para cezası olması lazımdı
1. 1000 ytl
2. 2000 ytl
3. 4000 ytl
gibi artan bunu ödeyemeyenler veya bi içki için bu kadar parayı taksi tutmak yerine ödeyenler var mı bu memlekette ? yok amaç bu deil ki Siyasi ve politik benden bunu söylemek bir görev

bu ceza bu şekil olmaması lazım nereye şikayet edecez yıllardan beri prosedür belli deil bu nasıl bu iş ???

ALLAH içenide içmiyenide bu cezalardan korusun ...

koray kaptan
15-11-2008, 20:54:24
Zarara maruz kalmadığınız halde (ki var ise kanıtları da vardır.) uydurma belge ve kurgu ile zarara uğramış gibi dolan işleri için hukukçulardan değil, dolandırıcılardan akıl almanız gerekir. Devletten alacağınız tazminat nihayetinde benim ve benim gibilerin ödediği vergilerdir.
Beni dolandırmak için benden akıl alman çok ayıp:kızgın:



Sayın Av Tevfik Aşlama

Mesajınızı okudugumda Kanım dondu ŞOK oldum ve sinirden yazarken bile titriyorum İsminizin Başındaki ünvana yakışmayacak suçlamalarda bulunmanız beni ve bu satırları okuyan bir cok insanı şok etmiştir tahminim

size haksız yere polisin ehliyetimi aldığını bunun sonucu işimden olduğumu anlatmama rağmen bana dolandırıcı demeniz terbiye sınırlarını coktan aşmıştır

Ama yinede hata bendeki sizi adam yerine koyup muhatab almamdır

Sayın site yöneticileri lütfen konuları baştan okuyarak kimin haklı olduğuna karar verin ve gereğini yapın

yasinpamir
15-11-2008, 22:05:05
Arkadaşlar merhabalar,

14.11.2008 tarihinde İzmir-Karşıyaka İskele önünde 2.kez ehliyetimi polislere kaptırmış bulunmaktayım,ilk kaptırdığımdada aynı yerde kontrole girmiştim,

Sormak istediğim bir kaç soru var,

Kontrole gelmeden arabamı KSK iskelenin oradaki otoparka çekmeye teşebbüs ederken polisler beni otoparkta durdurdular çevirmeye girmedim,2 bira içtiğimi ve eniştemin geleceğini söylememe rağmen üflemem gerektiğini söylediler,o zamanda alkolü henüz yeni aldığımı ve kanunen 20dk ağız alkolümü geçirmem için izin vermeleri gerektiğini söylememe rağmen zar zor 5dk müsade ettiler ve üfledim 169 promil alkol çıktı,ben bunun imkansız olduğunu ve cezayı kabul etmediğimi imza atmayacağımı söyledim ellerinden ne kadar zorluk gelirse çıkardılar orda sağolsun bir taksici abimiz imza atmaya yeltendi onada; ''neden riske giriyosun gitsin alsın tepecikten arabasını bırak atma imza falan!'' dediler,ve sonra;

Tepecik eğitim araştrma hastanesine gidiyorduk ki kuzenimin orda doktor olduğunu telefon konuşmamdan öğrenince(zannedermki bundan) Hatay Yeşilyurt Eğitim Araştırma Hastanesine yöneldiler oysaki KSK neresi Hatay neresi arada 20km var her kan etanol testi isteyen yeşilyurt'a mı gelecek?

saat 02.47 de 169 promil çıkan alkol seviyesi saat 04.00 da alınan kanımdan çıkan sonuçsa 54 promil alokldü,1 saatte 3 katı kadar mı alkolüm düşmüştü?

tabi 54 çıkınca sözün bittiği yerdeydim,ertesi gün Meşhur İzmirli Avukat Murat Ülkü Bey'le ve Ortağıyla görüştüğümde Açacağım davanın çok güçsüz ve zayıf olacağını söylediler ve bende elimdeki her imkanı kullandığımı düşünerek bugün hala hazmetmeye çalışmaktayım...


Acaba bir platform oluşturarak ehliyetlerimizi geri almak istesek ve bunun tekrar olması durumunda ömür boyu trafikten ve araç kullanmaktan men cezasını kabul etsek böyle bir tasarı sunma şansımız olabilir mi?

Ayrıca bu üfleme aletini üreten firmaya dava açabilirmiyiz? veya bu aletin kullanılmaması için dava açabilirmiyiz? çünki benim ilk kaptırışım 52 promildi ve bana gösterilmedi sadece 52 olduğu söylendi ben tecrübesizdim inandım ve imzada attım sonra kafam dank etti ki benden önceki biriside ben üflerken kavga ediyordu bu konuda polisle poliste inatla göstermiyeceğini ve 'bu çocuk 52yle kaptırdı o itiraz etmiyo sen neden konuşuyosun diye kendini savunduğunu hatırlıyorum kendisini ve hatta kan testi istediğimde de böyle bir hakkım olmadığını eskide kaldığını o işlerin ve imzalamak zorunda olduğumu beyan etmişti ben hayatımda karakoldan içeri girmediğim için ne derse kanun saydım ve kabul ettim,hatta ruhsatım dahi onlarda kalmıştı ertesi gün almaya gittim onlardan bu konuyla ilgili dava açma şansım kaldımı merak ediyorum?(üzerinden zaman geçti aslında 2007 Mayıs ayında kaptırıp 2007 Kasımda almıştım ehliyetimi)


Bakın belgeleri sunuyorum 2.kaptırmamla ilgili umarım mahsuru olmaz..

http://img.fotoambar.com/img/07/24a5067e5589ac6e74025e9c76552196.jpg

http://img.fotoambar.com/img/00/d03f8034507042694a5bdf7ba7a948e4.jpg


Arkadaşlar yok mu fikir sahibi olan veya bu aletten mağdur olan?

Birşeyler yapmaya çalışsak bu konuda?

koray kaptan
15-11-2008, 22:35:25
Sevgili yasin kardeşim

Polislerin seni hastaneye nasıl sevk ettiklerini anlamadım bu konuyu biraz açabilirmisin

Bu arada soz konusu alkol metrenin hatalı ölcum yaptığı konusunda hem fikir olduğumdan bunla ilgili yapılacak olaylarda ustume duseni yapmaya hazırım

yasinpamir
15-11-2008, 22:51:39
Sevgili yasin kardeşim

Polislerin seni hastaneye nasıl sevk ettiklerini anlamadım bu konuyu biraz açabilirmisin

Bu arada soz konusu alkol metrenin hatalı ölcum yaptığı konusunda hem fikir olduğumdan bunla ilgili yapılacak olaylarda ustume duseni yapmaya hazırım

Koray Bey şöyle anlatayım;

Üfledikten sonra 169 çıkınca imkansız olduğunu ve asla bana imza attıramayacaklarını ve dolayısıyla kan testi istediğimi çok kesin olarak beyan ettim bir kaç sözsel zorlamadan sonra onlarda pes etti ve sevk işlemini gerçekleştirdiler,önce tepecik eğitim araştırmaya gidiceğimizi duydum kendilerinden daha sonra telefonla kuzenimi arayıp ehliyet getirip imza atması konusunda yardım istedim,yani kuzenimin orda doktor olduğunu anladılar fakat tam olarak kestiremedim sebebini ama yeşildere yolundayken yeşilyurt araştrma hastanesine gittiğimizi anladım bende birşey diyemedim çünki bilmiyorum neresi hakem hastane veya nerede nöbetçi acil adli tıp var orada kan verdim ve sonuç ortada 02:47 169 promil ki dolgu ve çürüğüm var,
04:00 54 promil aradaki farkı görün ve kan testi hakkınızın olmadığını söyleyen polisten bunu isteyin...

Bu aletten başı yananlar resmi ve belgeli olarak bunu ispat edebilirlerse 5-10 kişi birleşip dava açalım derim benim belgelrim elimde ve sundum görüyorsunuz..

Teşekkürler Saygılar..

Maverick35
15-11-2008, 22:56:35
Hadi gayret arkadaşlar.
Olacak, Benim "Alkollü Araç Kullanma" başlığında yazdıklarımı okuyun.
Ben, o yazıları yazdığımda bana gülmüşlerdi, gülenlerin biri de maalesef öğretmendi.
Artık, hakkını arayan insanlar geldiler buraya üye oldular.

Bütün iş, bir kişinin çıkıp, bir internet sitesi kurması.
Üye sayısı 160.000 olacak.

Bu arada bana kalsa, şöyle bir ceza sistemi getiririm:

Alkollü olarak,

1. Yakalanmada:1-3 Ay geçerli olacak bir uyarı cezası
2. " : Aracın kasko bedelinin %50 si kadar caydırıcı bir para cezası
3. " : Ehliyetin makul bir süre alınması (İnsanlar, ehliyetsizliğin ne olduğunu anlasınlar diye)
4. Yakalanmada: Ehliyetin ömür boyu iptali.

Doğal olarak bu cezalar, alkol kontrollerinde yakalananlara uygulanacak cezalar olacak, alkollü araba kullanıp kaza yapanlara, hele hele ölüme sebebiyet verenlere çok daha ağır cezalar verilmeli.

sdt23
15-11-2008, 22:56:58
Arkadaşlar yok mu fikir sahibi olan veya bu aletten mağdur olan?

Birşeyler yapmaya çalışsak bu konuda?

Hastane testine göre de polis kontrolünden 1 saat sonra bile 54 promil alkollü olduğunuz tespit edilmiş. 54 promil yasal sınırın üstünde. Cihaz hata yapsa bile kan testi kesin sonuç ifade eder.

Diyelim ki cihaz yanlış gösterdi, 169 promil yerine 69 promildi. Yine alkollüsünüz. Yine ceza ödeyeceksiniz. Yine ehliyetiniz alınacak.

Maverick35
15-11-2008, 22:59:58
Dava açacaklar listesine beni şimdiden ekleyin.Buradan özelden mesaj atıp haber verirsiniz.
Yalnız bir sorunumuz var:

Devletin meşhur zaman aşımı süresi.

Bizim itiraz hakkımız 15 gün, devletin ise süresiz.(Bize 5-6 yıl önceki iş için zimmet çıkabiliyor)

koray kaptan
15-11-2008, 23:00:26
Baştaki yazıları okuduysanız benim mevcut davalarım devam ediyor
Ama beni hastaneye sevk etmedikleri için aletteki hata,arıza.....bozukluk her neyse ispatlama şansım yok umarım bu formu okuyan insanlar sayesinde alkol metre zedelere ulaşır birşeyler yaparız

birde bahsettiğiniz avukat gecenlerdeki mahkemeyi kazanan avukat mı acaba

Maverick35
15-11-2008, 23:03:04
Hastane testine göre de polis kontrolünden 1 saat sonra bile 54 promil alkollü olduğunuz tespit edilmiş. 54 promil yasal sınırın üstünde. Cihaz hata yapsa bile kan testi kesin sonuç ifade eder.

Diyelim ki cihaz yanlış gösterdi, 169 promil yerine 69 promildi. Yine alkollüsünüz. Yine ceza ödeyeceksiniz. Yine ehliyetiniz alınacak.


İyi de, arkadaş 02:47 de üflüyor 169 Pm, 04:00 te üflüyor 0,54 Pm.

Sizce bu sonuçlar normal mi?

Bu sonuçlar, o ölçüm cihazında bir hata olduğunu göstermez mi?

yasinpamir
15-11-2008, 23:05:27
Hastane testine göre de polis kontrolünden 1 saat sonra bile 54 promil alkollü olduğunuz tespit edilmiş. 54 promil yasal sınırın üstünde. Cihaz hata yapsa bile kan testi kesin sonuç ifade eder.

Diyelim ki cihaz yanlış gösterdi, 169 promil yerine 69 promildi. Yine alkollüsünüz. Yine ceza ödeyeceksiniz. Yine ehliyetiniz alınacak.


Sayın Sdt23,

Bu cezayı hakediyorum tamam fakat bir problem var, benim üflememde 70 çıksaydı ve ben itiraz etmeseydim tekrar gidicekti ehliyetim ki benden önce veya sonra bu şekilde birisinin hakkı gasp edilmiş olabilir bu 1.si efendim

2.si ise;

Ehliyetimi ilk kez kaptırdığımda yine aynı noktada aynı saatte ama farklı ekipler vardı ve ilk mesajımdada beyan ettiğim gibi 54 promil olduğu söylendi ve alet bana gösterilmedi ayrıca kan testi hakkımın olmadığını ve bunun eskide kaldığını ve hatta ekliyeyim 6 ay dayanmam gerektiğini izmirde trafikte 10bin araç olduğunu ve kırmızı ışıkta geçmez emniyet kemerini takar ve efendi gibi kullanırsam 10bin araçtan beni nasıl bulacaklarını birşey olmayacağını şifaen bana ibraz ettiler,ben bu 2.cezamı kabulleniyorum ama ilk cezamı cahilliğimden ötürü yediğimi düşünüyorum çünki dediğim gibi hayatımda karakoldan içeri girmedim ve hiçbir polisle 3dk dan fazla muatap olmamıştım,adamlar ne dedilerse kanun saydım o anda ve en büyük hatayı yaptığımı aylar sonra anladım,şimdiyse içime sığdıramıyor ve kanunui yollarını araştırıyorum bende o polislerin isimleri ve herşeyleri var,

Düşünsenize ruhsatımı dahi bana vermeyi unuttular bende onlarda kalıcağını düşünmüştüm,sonra bir taksici imza atıp bana arabamı geri verdiler ve evime döndüm hemde ruhsatsız...

Sadece bunu sorgulamak ve ufacık bir hakkım dahi varsa almak istiyorum,yönlendirmeleriniz olursa çok sevinirim

yasinpamir
15-11-2008, 23:07:27
İyi de, arkadaş 02:47 de üflüyor 169 Pm, 04:00 te üflüyor 0,54 Pm.

Sizce bu sonuçlar normal mi?

Bu sonuçlar, o ölçüm cihazında bir hata olduğunu göstermez mi?


Maverick 169 pr üfleyince 54 promil kan verinceki sonuç ve aradan geçen süre 1sa 15dk.

orda yanlış anlaşılma olmasın,

birde evet Av.Murat Ülkü Bey Meşhur izmirli,ehliyet davasını kazanan avukattır

Maverick35
15-11-2008, 23:13:03
Yasinpamir,

Kusura bakma, kan tahlilini, üfleme olarak yazmışım, özür.

Bir de Av Cem NEMUTLU var.

Bu Avukat Bey de bir dava kazanıp, ehliyetini geri aldı.

Ben gidip kendisiyle konuşmuştum.

Maverick35
15-11-2008, 23:24:23
Arkadaşlar, şu linki açıp okuyun, bu haberi daha yeni gördüm.

http://www.memurlar.net/haber/124557/

koray kaptan
16-11-2008, 00:20:48
benim olayda bahsettiğim örnek dava buydu
bire bir benim olayla örtüşüyor tek farkı onun davası 4-5 ayda sonuçlandı benimkinden hala ses yok

Erdoğan Kırcalı
16-11-2008, 01:04:47
İyi de, arkadaş 02:47 de üflüyor 169 Pm, 04:00 te üflüyor 0,54 Pm.

Sizce bu sonuçlar normal mi?

Bu sonuçlar, o ölçüm cihazında bir hata olduğunu göstermez mi?
Alkolu alıp direksiyona geçen siz sütten çıkmış ak kaşık,bunu gösteren cihaz hatalı!
Yapmayın lütfen, biri üfleme yoluyla ölçüm yapan cihaz,diğeri kandaki alkol ölçümü.Elbette arada fark olacak.Bilmiyorum fark ettiniz mi kan tahlilindeki normal alkol sınırı 0-100 değil 0-10 arası yazıyor.Bulunan değer ise 54.!!! TAm 5 ,5 ( yazıyla beş buçuk) kez fazla!!

Av.Tevfik Aşlama
16-11-2008, 01:13:17
12.04.2008 günü saat 23h 00 de çalıştıgım şirketin bölge müdürü ben ve diğer bir çalışanla havaalanına gelen yolcuları karşılamak için giderken kontrol için arac durduruldu ehliyet ruhsat derken bana aracın yanına gelmem soylendi arabadan indim polis aracının arkasına memurun yanına gittigimde alkol muayenesi için uflememi soyledi o an için olayı pek garipsemedim ALKOLSUZ OLDUĞUMDAN gayet rahat ve okkalı bi şekilde üfledim. Hikayede burda başlıyor
üfleten polis yanındaki diğer memura cihaza soket takmayı unuttuğunu cihazın kapandığını tekrar açtığındada 0.72 promil alkollu olduğumu söylemesi üzerine hayatım film seridi gibi gozumun onunden geçti.

Fazla uzatmayayım polislere su an da işte olduğumu alkol kullanmayalı aylar olduğunu tekrar uflemek istediğimi soylememe rağmen cihazın okudugu değeri kimsenin değiştiremeyeceğini bana inansalar bile ehliyetimi almak zorunda olduklarını soylediler ve aldılar :) ( bu arada tutanağı imzalamadım)

23:20 den sabah 04:00 a kadar gitmedik hastane (devlet,özel) , bölge trafik , jandarma , emniyet mudurluğü , savcılık kalmadı hepside topu birbirlerine attılar kimse belge vermedi test yapmadı

Bundan yaklaşık 4 yıl once alkollu arac kullanmak gibi bir hata yapmıştım ve haklı oldukları için efendi gibi ehliyetimi verip başım onde evin yolunu tutmuştum ama bu sefer farklıydı

Hemen bir avukat tutarak idare ve sulh ceza mahkemesine dava açtım aynı zamandada gorevli polis memurları hakkında soruşturma açıkcası hiç ümidim yoktu ama bişeyler yapmalıydım

26.07.08 gazete haberleriyle biraz olsun umutlandım takip edenler bilir izmirde bir avukat benim olaya benzer bir olayda ehliyetini geri aldı örnek dava diye bişey cıkar diye umutlandım ama bekliyorum hala

Ehliyetimi vermeden öncede a 2 motor ehliyeti için kursa başvurmuştum
konuyla ne alakası var demeyin onuda anlatıcam polisler için açtığım soruşturmaya bakan polis müdürü kanunun değiştiğini ve haklılığımı ispat etmemin hiç bir yolu olmadığını boşuna uğraştığımı baştan üflememem gerektiğini kibarca söyledi eski bir trafik sube muduru olduğundan ona motor ehliyeti almamda bi sorun yaşarmıyım diye sorduğumda a 2 ehliyetini alabileceğimi ikisinin farklı ehliyet olduğunu soyledi

motor ehliyeti için gittiğim kursun hocaları aksine soylemesine rağmen ben eski bir trafik sube mudurune guvenmeyi sectim bu arada satın almak için uygun bir motor buldum ve tekrar müdürü aradım ona ehliyeti alıcağım kesinse motor almak istediğimi onun lafıyla hareket ettiğimi söyledim o da bana bu konuyla ilgili mahkeme kararları oldugunu merak etmememi soyledi.

Merak etmeliymişim cünki ehliyeti alamadım müdür beyi arayıp sordugumda trafik tescilin bu konuyu bilmediğini kendisi karışırsa etik olmayacağını soyleyerek benim 2 yıl boyunca kapının önünde bakarak her gün kendisini anacağım bir hediye bıraktı


geciken mahkeme kararı bu aralar sonuçlanır ben açıkcası örnek dava olmasına rağmen umutsuz olduğumdan tecrubelerinizi ve fikirlerini paylaşmak istiyorum

1- motor ehliyeti alabileceğim bir mahkeme kararı duyan veya bu konuda bilgisi olan varmı
2- bu konuyu gittiği yere kadar goturme niyetindeyim turkiye sınırlarını da aşsın istiyorum

Sayın Koray Kaptan'ın bu anlatımının hiç bir yerinde işten çıkarıldığı yazmıyor...
Olay anlatımını bu yazıda olduğunu düşündüğüm için işten çıkarıldığını söylediği mesajına dikkat etmemişim.
Sayın Koray Kaptan'dan dikkatsizliğim sonuçu oluşan tatsız durumdan dolayı özür dilerim...
İsimin önündeki ünvan hiç bir zaman hata yapmayacağım anlamına gelmez..
Saygılarımla...

koray kaptan
16-11-2008, 14:25:10
ÖRNEK DAVA

İzmir’de alkol almadigi halde alkolmetreyle yapılan ölçümde 50 promil üstünde alkollü görülen Avukat Cem Nemutlu’nun yaptigi itirazı İzmir 2.İdare Mahkemesi kabul etti.
itiraz,da bulunan sürücü kandaki alkol oranının sağlık kuruluşlarınca belirlenmesi gerektiği belirtilerek yürütmenin sürücü lehine durdurulduğu öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre, İzmir’de trafikte rutin alkol kontrolü sırasında polis tarafından çevrilen ve kalibrasyon ayarlı alkolmetre cihazına üfleyen Avukat Nemutlu’nun 0.76 promil alkollü olduğu tespit edildi.Avukat Cem Nemutlu polis memurlarina ailemle birlikte misafirlikten dönüyorum ve alkol,de almadım, ölçümde bir hata var dedi.Sonuca itiraz edip adli tıpa giderek rapor almak isteyen sürücüye trafik polis memurlari,Biz cihaza üflemek istemeyen ve bize zorluk çıkaran kisileri Adli tip,a götürüyoruz diye yanıt verdiler.Nemutlu’nun ehliyetine 6 ay süreyle el konuldu.Alkol almadığını söyleyerek sonuca itiraz eden Avukat Cem Nemutlu,tutanağı imzalamayarak Adli Tıp Kurumu’na gitti.Nemutlu’ya polis tarafından sevk edilmediği için kandaki alkol ölçümünün yapılamayacağı söylendi.Sürücü Nemutlu, İzmir 2.İdare Mahkemesine başvurdu.Olayın gerçekleştiği dönemde Danıştayin da aynı konuyla ilgili bir çalışmasının olduğuna dikkat çeken avukat Cem Nemutlu,Mahkeme alkolmetre cihazlarının ölçümlerinde zaman zaman yanlışlıklar olabildiğini,itiraz halinde sürücünün kanındaki alkol miktarının yetkili sağlık kuruluşlarınca tespit edilmesi gerektiğini belirterek yürütmeyi durdurdu. Avukat Cem Nemutlu,Sanıyorum kısa zaman sonra olumlu şekilde sonuçlanacak ve bundan sonra mağdur olan tüm sürücüler için de örnek teşkil edecek dedi.


BU HABER BUGÜNKİ GAZETELERDE TEKRAR YİNELENMİŞTİR

koray kaptan
16-11-2008, 14:27:59
Bir avukat, alkolmetreyle tespit edilen alkol nedeniyle 6 ay süreyle el konulan ehliyetini, mahkeme kararıyla 4 ayda geri aldı

Mahkeme, alkol testi yapılan sürücünün itirazı üzerine kan tahlili yapılması gerektiğine, bu yapılmadan ehliyete el konulması işleminin geçersiz olduğuna karar verdi.
Avukat Cem Nemutlu, alkolmetreyle tespit edilen alkol nedeniyle 6 ay süreyle el konulan ehliyetini, mahkeme kararıyla 4 ayda geri aldı.

İZMİR’de 9 yıldır avukatlık yapan Cem Nemutlu, geçen mart ayında, ailesiyle birlikte misafirlikten dönerken Bozyaka semtinde trafik kontrolü için durduruldu. Trafik polislerinin, alkolmetreyle yaptıkları kontrolde 76 promil alkollü olduğu sonucu çıkan Nemutlu’nun sürücü belgesine el konuldu. Ancak avukat Nemutlu, alkolmetrenin ölçümüne itiraz edip, alkollü olmadığını belirterek, Adli Tıp Kurumu’na gidip kan testi yaptırmak istedi. Ancak görevli polis, sevk etmediği için avukat Nemutlu, kandan alkol testi yaptıramadı.

Bunun üzerine, Cem Nemutlu işlemin iptali için İzmir 2’nci İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkeme, alkolmetre cihazlarıyla yapılan ölçümlerde zaman zaman yanlış sonuçlara ulaşıldığını, itiraz halinde sürücünün kanındaki alkol oranının tespitinin ilk kontrol anından itibaren en geç 2 saat içinde yeniden yapılması gerektiğini belirterek işlemin yürütmesini durdurdu. Cem Nemutlu, yürütmeyi durdurma kararı üzerine 4 aydır poliste olan ehliyetini temmuzda geri aldı. Mahkeme, daha sonra işlemin iptaline de karar verdi. Cem Nemutlu, 4 ay aracını kullanamadığını, bu nedenle hem iş anlamında, hem de manevi anlamda mağduriyet yaşadığını belirterek, dayanaksız uygulamadan dolayı İçişleri Bakanlığı’na karşı 5 bin YTL’lik maddi ve manevi tazminat davası açacağını da söyledi

Aynı haberin farklı versiyonu

koray kaptan
16-11-2008, 15:06:47
Sayın Tevfik Aşlama

Meslektaşınız Cem bey'de sizin tabirinizle ^^benim gibi^^DOLANDIRICI çıktı
bakın oda hakkını isteyip tazminat davası açacakmış yazık ama
Siz ve sizin gibilerin ödediği vergiler Sizin tabirinizle DOLANDIRICILARIN eline geçecek



Bu arada benim 8 aydır çektiğim çileyi bilemezsiniz bu 8 ayı siz ve sizin gibilerin değil ödediği vergileri bütün maaşınızıda verseniz hafifletmez çünki sorun para değil ADALET

Sizki bunu benden çok daha iyi bilmelisiniz

hergün mahkemem bugün sonuçlanır mı kazanırmıyım ya kaybedersem ya işten cıkarırlarsa vs..... endişeleriyle geçirip sonunda arkadaş sen haklısın içkili olmadığını biliyoruz ama ehliyetin olmadan bunca zaman seni idare ettik ama kusura bakma artık daha fazla idare edemiyeceğiz dedikleri gün tekrar oturup her şeyi düşündüm

Ne mi düşündüm acaba kanunlara saygılı her denileni yapan sıradan bir vatandaş olduğum için mi bunlar başıma geliyor
Demekki yanlış yapıyormuşum o gece rutin görevini yapan memurlara zorluk çıkartmam alete uflememem onları zora koşmam gerekiyormuşki beni hastane ye sevk etsinler

Ehliyetsiz olduğum için kullanamadığım arabamı yakın akrabalarıma verdim
polis soruşturmasındaki ifadeyi alan eski trafik sube mudurunün yanlış bilgi vermesinden ( b ve a2 sınıfı ehliyetler farklıdır motor ehliyeti almanızda ve kullanmanızda bir sakınca yoktur ) dolayı aldığım motorsikleti evin önünde her gördüğümde artık pisikolojimin bozulduğunu alkolle arası olmayan benim gibi bir insanın ulan oyle içilmez böyle içilir diyerek ruyasında alkollu araç kullanmasını gormesinden mi bahsedeyim

Sayın tevfik bey bunca olaydan sonra birde sizin beni dolandırıcılıkla suçlamanız beni gerçekten çok üzdü

Bakın ben buraya yazmamın sebebi benim başıma gelen bu olayı paylaşmak manevi tatmin
hemde başına böyle bir olay gelen veya gelmesi muhtemel olan kişilere yapıcakları veya yapmaları gerekenler hakkında bilgi sahibi edindirmekti

Çünki ben zaten olayın hemen akabinde hukuki mücadeleme avukatımın aracılığıyla başlamıştım

Saygılar

Maverick35
16-11-2008, 16:07:25
Alkolu alıp direksiyona geçen siz sütten çıkmış ak kaşık,bunu gösteren cihaz hatalı!
Yapmayın lütfen, biri üfleme yoluyla ölçüm yapan cihaz,diğeri kandaki alkol ölçümü.Elbette arada fark olacak.Bilmiyorum fark ettiniz mi kan tahlilindeki normal alkol sınırı 0-100 değil 0-10 arası yazıyor.Bulunan değer ise 54.!!! TAm 5 ,5 ( yazıyla beş buçuk) kez fazla!!


Eee...Sayın KIRCALI;

Biz de bunu söylüyoruz zaten.
Biri üfleme yoluyla, yani ağız kokusuyla ölçüm yapan cihaz, diğeri ise kan tahlili.
Alkolü alınca, alkol nereye gidiyor? Mideye gidiyor.Oradan da vücuda dağılıyor.Ağzımızda mı kalıyor?
Geçerli olanda vücuttaki alkol miktarı, yani kan tahlili.

Ben liseyi bitirince 2 yıl bir Avukatın yanında çalıştım, yani avukat katipliği yaptım.O avukat ki, memlektimin en başarılı, en çok müvekkili olan 3 avukatından biriydi.hukuk anlayışı yönünden sizlerle arasında dağlar kadar fark vardı.

Ben Açıköğretimde okurken,Temel hukuk dersi için konuşurken bana şöyle demişti:-"Hukukun 1. ilkesi eşitliktir, aynı suçu kim işlerse işlesin eşit ceza verilir. 2. ilke ise Cezanın caydırıcı olmasıdır"

Şu an alkollü araç kullananlara verilen cezalara caydırıcı mı?
Yukarıda ki yazılanları okuyunuz, yapılan haksızlıklar karşısında ne düşünüyorsunuz?

Bugün kü gazetelerde haberi okudunuz:

Yüksek Mahkeme diyor ki: "Sürücü, alkol miktarına itiraz ederse, hastaneye götürülmeden ceza kesilemez, kesilen cezayı da ben iptal ederim"

Şimdi Sayın KIRCALI,

Biz, 0.52-0.70 Pm lerle ehliyeti geri alınanlar, ölçüme itiraz ettik, ama polis dinlemedi, şimdi biz hakkımızı nasıl arayacağız?


Madem hukuka, kanuna bu kadar saygılısınız hadi bizi aydınlatın.

İsterseniz cevap vermeyebilirsiniz, ama, cevap vermeyecekseniz; lütfen buradan "Cevap yazmayacağım" diye bilgi verin.

unutmayın ki, siz, bize kızıp yazı yazarken, cezalar caydırıcı olmadığı için alkollü sürücüler araç kullanmaya devam ediyorlar.

yasinpamir
17-11-2008, 00:24:26
Alkolu alıp direksiyona geçen siz sütten çıkmış ak kaşık,bunu gösteren cihaz hatalı!
Yapmayın lütfen, biri üfleme yoluyla ölçüm yapan cihaz,diğeri kandaki alkol ölçümü.Elbette arada fark olacak.Bilmiyorum fark ettiniz mi kan tahlilindeki normal alkol sınırı 0-100 değil 0-10 arası yazıyor.Bulunan değer ise 54.!!! TAm 5 ,5 ( yazıyla beş buçuk) kez fazla!!


Sayın Kırcalı;

Orda yazan her harfi kafama çivi gibi çaktığımı bilmenizi isterim normal değerinde ne olduğunu gördüm teşekkür ederim hatırlatmanıza fakat problem şurda ben ehliyetimi geri vermelerini şu an istemiyorum tek istediğim 1.kez ehliyeti kaptırdığımda bana kan testi yaptırmayan ve beni korkutarak caydıran ve 54 promil üfleme alkolüyle ( ki dolgu ve çürüğüm vardır 7-8 tane) ehliyetime el koyan zihniyetten hakkımı arama şansımın olup olmadığını öğrenmektir,ben istiyorum ki ehliyetim 6 ay alınsın yani 1.kez kaptırmışım gibi,parasınıda istemiyorum kalsın onlarda ama bu kadar bedava olamaz hiç bir şey birincisinde 54 promil üfleme,2.kaptırışımda kan promili 54...


madem yakalanıcaktım keşke kasmasaydım kız arkadaşımla 350 promille yakalansaydım yani arada fark olmayacakmıydı bu farkı kanunlarda belirtmek gerek,54 promille 300 promil bir mi?

Farklı bi açıdan sorayım bir adamın topuğuna kurşun sıkmakla kalbine sıkmak aynı suç mu?

Veya bakkaldan ekmek çalmakla, silahla kuyumcu soymak aynı suçmu?

Veya 1adam öldürmekle 10 adam öldürmek aynı suçmu?


Bakın adaletin simgesi TERAZİ'dir, Terazinin bir kefesine 54kilo koyalım diğerine 300kilo buda bize biraz olsun gerçeği gösterir..

Bakın yanlış anlamayın hata ettim alkol aldım kabul ediyorum suçumuda çekicem ama;

adalet daha seçici olmalıydı ve gerekeni yapmalıyız böyle olması için,

Benim geçtiğimiz Mayıs 2007 yılındaki ilk kaptırmama dava açma şansım var mıdır acaba?

Maverick35
17-11-2008, 01:33:46
Yasinpamir,

Cevabı ben vereyim, üzülerek söylüyorum:

Ne yazık ki yok.

Devlet, 15 günlük bir itiraz hakkı koymuş, bu süre geçti mi itiraz edemiyorsun, dava açamıyorsun.

Burada önemli olan şu;

Biz, düşük promil alkolle yakalandık, sonuca itiraz ettiki Polis bu itirazımızı değerlendirip bizi hastahaneye götürmedi.Ceza yazdı, ehliyetimiz alındı.

Yüksek Mahkeme de, bu durumu yanlış kabul ediyor.

Biz hakkımızı nasıl arayacağız?

İzmirli arkadaşlar, Av. Cem NEMUTLU Bey'i bürosunda ziyaret edip bir fikir alalım mı?

Bana özelden mesaj atabilirsiniz.

Melbu
17-11-2008, 12:02:18
Sana katılıyorum yasinpamir.

O zaman sorarlar Trafik Yönetmeliğini yazanlara : Neden Radar Cezaları Kademeli diye?
Alkol cezaları da bu şekilde değerlendirilsin.

Saygılarımla

yasinpamir
17-11-2008, 22:09:10
Arkadaşlar hazırlanan şu filmide izleyelim lütfen,otokontrol sistemimize ve bilinçaltımıza bu anları kazıyalım ve bunu yayalım ki eğitimli insanlar olarak nasıl hakkımızı arıyorsak suçumuzuda kabul edelim,fakat tekrar dediğim gibi kefedeki ağırlıklar dengeli olmak zorunda olmalı,

http://www.stargazete.com/guncel/iste-tum-avrupayi-sarsan-video-144846.htm

EFSANE26
17-11-2008, 22:24:26
Çok güzel bşr konu bilgi ve paylaşımlar için çok sağolun

Maverick35
17-11-2008, 22:36:16
Arkadaşlar hazırlanan şu filmide izleyelim lütfen,otokontrol sistemimize ve bilinçaltımıza bu anları kazıyalım ve bunu yayalım ki eğitimli insanlar olarak nasıl hakkımızı arıyorsak suçumuzuda kabul edelim,fakat tekrar dediğim gibi kefedeki ağırlıklar dengeli olmak zorunda olmalı,

http://www.stargazete.com/guncel/iste-tum-avrupayi-sarsan-video-144846.htm


Ben daha önce bu görüntüleri seyretmiştim.
Artık, değil alkollü araba kullanmak, alkol almıyorum bile.
Arkadaşlarım -"... sen artık erdin, minareye çık uçarsın" diyerek dalga geçiyorlar, ama, olsun, ben böyle iyiyim.

Bu arada, Sayın KIRCALI cevap yazmamış, galiba, yazdığım mesajı okumadı.

Erdoğan Kırcalı
17-11-2008, 23:17:34
Sayın mawerick, İzmirlisiniz,İzmirliyim.Ege bölgesinin nesi meşhurdur bilirsiniz,zeytinyağı.Gene bildiğiniz gibi zeytinyağı suyun üstüne çıkar.
Kızgınlığım size veya bir başkasına doğrudan değil,azıcık alkol aldım ne var bunda mantığına.Mevcut kanunlar azıcık alkolün sınırını çizmiş,üstüne çıkılması durumunda uygulanacak cezayı belirtmiş.
Siz ve birlik olmaya çağırdığınız 159.999 saygıdeğer Türk Vatandaşı bu sınırın üzerine çıkmışsınız.Karşılığında alacak olduğunuz ceza uygulanmış,ehliyetinize 6 ay el konulmuş.Aldığınız alkol miktarı çok düşük olabilir,sadece arkadaşınızın kadehinden bir yudum almış olabilirsiniz.Sonuçta ölçüm yapan cihaz bu miktarı gösterirken sizin ne zaman alkol aldığınızı bilmediğinden ölçtüğünü gösterir.6 aylık kalibrasyon periyodu içinde bir cihazın bozulma durumu dışında sapma miktarının çok uçuk miktarlar olmayacağını tahmin edebilirsiniz.
Alkolmetrenin gösterdiği 51-60 değerinin yanlış olduğunu iddia edebilirsiniz.Bu iddianızı ölçümü yapan polisi ikna edebilirseniz hastaneye sevkinizi yaptırabilirsiniz.Gecenin bir yarısı sizin eğlenceden döndüğünüz saatte yağmurda-soğukta-sıcakta ayakta bekleyen memuru ne derece ikna edebilirsiniz bilemem!
Ancak ikna edemiyorsanız yapacağınız şey çok basit,ceza makbuzunu imzalamaktan kaçınmak yerine " alkol almadım,cihaz yanlış ölçüm yapıyor,alkol kontrolu için hastaneye sevkimi istiyorum" şeklinde bir not düşerek imzalamanız.Bahsi geçen sayın avukatın iddiası ve açtığı davayı kazanması bu şekilde bir not düşmesiyle gerçekleşebilmiştir.
Bunların hepsi bir yana,aklımın almadığı,belkide aklım almadığı için anlayamadığım,anlayamadığım için kızdığım;2.kez alkollü araç kullanırken yakalanmış olmanıza,ayda yılda bir içen( tabiri caizse şişeyi rafta gördüğünde başı dönmeye başlayan) biri olmanıza rağmen,hala alkollü iken araç kullanmaya devam etmeniz,bu konuda birlik olup güç kazanmak gibi garip,bir o kadar da korkunç gayretler içine girmeniz,çaba harcamanız.
En başında sorduğum soruya cevap alamamıştım sizden.0,51 promil alkollü çıkan bir sürücü nedeniyle 1.dereceden bir yakınınız sakat kalmış olsaydı, her sabah kalktığınızda o yakınınızı görseydiniz,hadi birlik olun siz 160.000 kişisiniz,bu haksız uygulamaya itiraz edin,varsın benim kardeşim-anam-babam yatalak kalsın mı derdiniz,yoksa topunuzun köküne ... mi derdiniz?

Evet,haklısınız.Kişinin bünyesine,alkol kullanma sıklık ve miktarına göre alınan alkolün etkisi değişiklik gösterir.
Şişeyi rafta gördüğü zaman sarhoşluk belirtisi gösterecek kadar dayanıksız bir vücut için 0,51 çok yüksek bir alkol oranı olabilirken,bir başkası 150-160 alkol oranı çıkmasına rağmen,ölçümü yapan yorgun memurdan daha dikkatli olabilir.

Eskiden yapılan çizgi çizip üzerinde yürütme uygulaması alkolmetre uygulamasından daha sağlıklı sonuç verir eminim.
Ancak bu durumda alkolmetre sonucuna itiraz eden alkollü mantık,bu kez de memurun çizgiyi düzgün çizmediğine itiraz edecektir :)

Servis şöförü ,taksici ne yapsın alkolden ehliyeti alınmışsa diyorsunuz.
Servis şöförü,taksicinin alkollü iken araç kullanma lüksü yok.Ya içmeyecek,ya da içtiyse kullanmayacak.

Ayda yılda bir içenlerden biri de benim.Bugüne kadar alkol alıp araç kullanmadım.Alkol aldıysam taksiye bindim geldim.Aklın yolu birdir,siz de aynı şeyi yapmaya başladığınızı söylüyorsunuz zaten.

İtiraz etmek ayrı şey,tümden karşı çıkmak ayrı şeydir.İtiraz edebilirsiniz.
Karşı çıkacaksanız,haklı sebebinizin varlığını ıspat etmek zorundasınız.
Soruyorum size alkol alıp araç kullanıp,çevredeki insanların can güvenliğini tehlikeye atmanın akla mantığa sığar bir açıklaması,savunması olabilir mi?

Maverick35
18-11-2008, 01:14:03
Sayın KIRCALI;

Bir yakınıma, alkollü bir sürücü çarpıp sakat bırakmış olsaydı (Allah herkesi böyle bir olaydan korusun) ; Elbette alkol alıp araç kullananlara kızardım.

Size ilginç bir şey söyleyeyim: Ben zamanında çok içiyordum, bir 70’liğe yakın içip araba kullandığım oldu.(28-29 Yaşlarındayken)
Sonra, yaş 30’u geçince –“Ya Ben ne yapıyorum?” dedim.
Alkol kullanımını azalttım, alkollü araba kullanmamaya gayret ettim.
Gelgelelim, işte hata yaptım, 2-3 bira içip veya 2 duble rakı içip araba kullanmaya devam ettim.
Ama, 1. yakalanmadan sonra alkollü araba kullanmadım, 9 gün varken içtiğim bira hayatı zehir etti.

“Anlayamadığım, belki de aklım almadığı için anlayamadığım” demişsiniz, aslında çok basit, mutlaka Ben anlatamıyorum, tekrar anlatayım:

Benim ve benim gibi olanların itirazı “Ceza yememiz veya ehliyetimizin alınması” değil, neye itiraz ediyoruz?

Şuna:

Cem Bey bir avukat, bütün haklarını biliyor, ben bilmiyorum.
Normal bir şey, herkes her şeyi bilmez bilemez.

Burada polisin bize haklarımızı anlatması gerekir, ama , anlatmıyor.
“Siz eğlenceden dönerken, yorgun bekleyen Polis” diyorsunuz, Polis yorulabilir, O’na orada beklemesi için maaş veriliyor, işini yaparken yorulabilir, bu yorgunluğa dayanamıyorsa; Yüksek maaştan vazgeçip, düz memurluk diye tabir ettiğimiz masa başı memurluğuna (Sivil memurluk) geçebilir.

Adamın alkolü 1,5-2,0 Pm çıkmış, buna yapacak bir şey yok.Fakat, alkolü 0,60-0,70 çıkan birine haklarını söylemeden ceza yazıp evine göndermek…Ben bunu anlayamıyorum ve itirazım da buna.

Sayın KIRCALI;

Bu topic ikimizin tartışması gibi oluyor, aslında medeni olarak, güzelce tartışıyoruz (Arada sırada, örneğin; “Siz ve diğer 159.999 saygıdeğer insan” gibi kelimeler kullanıp bana dokunduruyorsunuz, ama , olsun, ben anlamazdan geliyorum)

Tartışmamızın çok büyük 2 faydası var;

1-İnsanlar 1-2 bira içip direksiyona geçince başlarına ne gelecek, onu öğreniyorlar.
2-Düşük promil alkolle yakalananlar haklarını, nasıl itiraz edeceklerini öğreniyorlar.

Aslında, bunun itirazı falan olmamalı, yani 0,50 sınırı da olmamalı. İnsanlar 0 alkolle araç kullanmalı.

Size sadece şunu söyleyeyim;

Şu an ki cezalar caydırıcı değil.Net te kısa bir araştırma yaparsanız göreceksiniz, 80-90 yıl süreyle ehliyetini alamayacak olan insanlar var.Eğer cezalar caydırıcı olsaydı, bunları konuşuyor olmazdık.

Bence yeni bir ceza sistemine geçilmeli, alkollü yakalanana önce uyarı, sonra ağır para cezası, 3. sırada ehliyeti süreli olarak geri almak, 4. olarak ta: ehliyeti süresiz olarak iptal etmek şeklinde bir ceza verilmeli.



Bir de, soruma cevap yazmamışsınız.

Bu, Yüksek Mahkeme kararından sonra ne olacak?

Yani, cihaza üflüyoruz, sonuca itiraz ediyoruz, Polis bin bir türlü bahane ile itirazı değerlendirmiyor, bizi hastaneye götürmüyor, Avukat değiliz, tutanağa itiraz ettiğimizi yazmadık, şu an biz ne yapabiliriz?

Yapacağımız bir şey yoksa da çok önemli değil, nasıl olsa Polisler akıl da veriyorlar –“İzmir’de 10.000 araç trafiğe çıkıyor, efendi gibi git radara girme, emniyet kemerini tak, kırmızı ışıkta geçme, biz seni nasıl yakalayalım?” diyorlar.
E radar da zaten nerede herkes biliyor (genede radara girip ceza yemeyi başarıyorlar, eski Paşa Konağı’nın oraya bakıyorum çevirme varsa “ Tamam, Güzelyalı’da radar var diyorum, 50-60 KM/h ile gidiyorum) Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nda Güzelyalı mevkiinde, Anadolu Caddesi’nde köprünün orada, Ankara yolunda Sütçüler ile Armutlu yol ayrımı arasında hareketli radar..

-“Önemli olan ne?” diyeceksiniz: Sizin zaman ayırıp, yazıp bizi bilgilendirmeniz.

Görüşmek üzere.
Saygılar (Gerçek anlamda, sizinki gibi kinaye değil)

Av.Tevfik Aşlama
19-11-2008, 04:02:05
Alkolmetre diye bir cihaz var ve iyi/kötü alkollü içki kullanıp direksiyon başına geçenleri tespite yarıyor.. Aslında sürücüyü alkolmetrenin mi yoksa kullanılan alkollü içkinin yaydığı rayihanın mı ele verdiği tartışmalı...
Bir an için az ya da fazla demeden bardağı koklayanın ehliyetine el konulduğunu düşünüp, bunu da sineye çekelim..

Peki alkollü içkiler dışında uyuşturucu yok mu?
Yığınla var..
Peki bunları kim nasıl tespit edecek? Pek çoğu rayiha da vermez.. Başka uyuşturucuları kullanarak direksiyon başına geçenlere neyi üfletecekler?

admin
05-12-2008, 16:14:29
Konu dahilindeki bazı tatsız tartışmalar nedeni ile forum özel alana alınmış, yönetim kurulumuz tarafından gerekli inceleme yapıldıktan sonra herhangi bir değişiklik yapılmaksızın açık alana taşınmasına karar verilmiştir.
Yönetim olarak işbu foruma yazanlardan sağduyulu olmalarını, bir hukuki konuyu konuşmanın ağırlığı ve bilincinde bir davranış tarzı sergilemelerini, hatalı bir kanaatte de olsa bir avukata hitap ve eleştiri şeklinin daha düşünsel olmasını diliyoruz.
Saygılarımızla
Hukuki Net Yönetimi

Av.Tevfik Aşlama
06-12-2008, 22:08:25
Forumdaki tartışma esnasında dikkatsizliğim sonucu hataen sayın Koray Kaptan'ı üzdüm.. Bundan hiç de gocunmadım. Hatamı farkedip kendisinden foruma katılanlan önünde özür diledim. Sanırım "tevfik aşlama" isminin önünde yazan "av" titrini taşıyan herkesin yapacağı da bu olurdu.

Sayın Koray Kaptan bir olayın mağduru.. Derdine çare arayan biri.. Biraz da öfkesi var. Benim hangi koşullarda zaman ayırarak burada bir kaç kelam ettiğimi, kendilerine bir iki kelime ile de olsa yardımcı olmaya çalıştığımı bilemezdi ve bilmek zorunda da değildi. Zaten içinde bulunduğu ruh hali içinde buna dikkat etmesi de beklenemezdi. Çünkü o sesini yükseltebilen mağdurlardandı. Hataen kendisini üzdüğüm mesaj öncesinde kendisine yararlı olabileçek bilgiler aktardığımı da o öfke içerisinde göremezdi. Zaten görmezlikten gelme hakkını da kendinde buldu. Hatama istinaden özürümü bile görmezlikten geldi. Hoştur.. Ne diyeyim..?

Bir hatamın (ki özür dilememe rağmen) fırsat kabul edilip, hakaret edilmesine üzüldüm. Zaten hep böyle olmuyor mu? Zaten sonrasında da yazmadım.
-
2002 yılının Nisan ayıydı. Altı yaldır ALS hastalığına yakalana ağabeyimi o gün yolcu ediyorduk. Tam da toprakla buluşma anında açık unuttuğum cep telefonum çaldı. Açtım.. Karşı tarafın bir şey söylemesini beklemeden ağabeyimi mezara indirdiğimizi ve konuyabilecek durumda olmadığımı söyleyip "sonra görüşelim" dedim. Sahiden de mezara ağabeyimi yerleştiriyordum. Karşıdaki beni hiç dinlememiş olacakki "Avukatım vallahi çok kısı birşey soracağım" diye ısrar edince sadece telefonumu kapattım. Ertesi gün azilname gelmişti müvekkilden...
-
Buradaki önceki mesajlarımı yazdığım sıralarda da güdüzleri mesleki faaliyetimi yürütüyor, geceleri de Alanya Can Hastanesinin önünde yoğun bakımda olan babamı bekliyordum. İyi ki beklemişim.. Kurban Bayramını birlikte geçireceğiz.. Çıktı yoğun bakımdan bizim ihtiyar..
-
İsmimin önünde "av" titri var.. Buna rağmen hata yapabilir, hassas olduğum konulard aağır söz de edebilirim:)

Özür dilerim....
Zaman zaman hata yapsamda özür dileme

tasarımcı46
08-12-2008, 14:52:48
"Bu olayı gittiği yere kadar götüreceğim" demen çok güzel.
Arkanızdayız.
Bu forumda "Alkollü araç kullanma" diye bir başlık var. Orada yazdıklarımı okuyun.
Unutmayın 160.000 kişiyiz.


Ben de arkandayım, benim 2.ciye alındı. İlki tamam alkol vardı ama ikincide kesinlikle yoktu ve gitti ehliyet. Bu hakkımızı gasp etmekten başka bir şey değil ve ehliyetsiz çalışmanın imkanı yok. İş bulmanın imkanı olmayan ortamda bu bize ne avantaj sağlıyor? Ülke ekonomisi alkolsüz mü krizi atlatacak? Ayık kalsın evet, sarhoş sarhoş iyce krize gireriz.

Erdoğan Kırcalı
08-12-2008, 23:14:08
bende arkandayım benim 2.ciye alındı ilki tamam alkol vardı ama ikincide kesinlikle yoktu ve gitti ehliyet bu hakkımızı gasp etmektenn ve ehliyetsiz çalışmanın imkanı yok iş bulmanın imkanı olmyn ortmda bu bize ne avantaj sağlıyor ülke ekonomisi alkolsüz mü krizi atlatcak ayık kalsın evet sahoş sarhoş iyce krize gireriizz
Sayın tasarımcı46;
Lütfen Türkçe yazım kurallarına uymaya özen gösteriniz.

admin
08-12-2008, 23:48:27
Forumdaki tartışma esnasında dikkatsizliğim sonucu hataen sayın Koray Kaptan'ı üzdüm.. Bundan hiç de gocunmadım. Hatamı farkedip kendisinden foruma katılanlan önünde özür diledim. Sanırım "tevfik aşlama" isminin önünde yazan "av" titrini taşıyan herkesin yapacağı da bu olurdu.

Sayın Koray Kaptan bir olayın mağduru.. Derdine çare arayan biri.. Biraz da öfkesi var. Benim hangi koşullarda zaman ayırarak burada bir kaç kelam ettiğimi, kendilerine bir iki kelime ile de olsa yardımcı olmaya çalıştığımı bilemezdi ve bilmek zorunda da değildi. Zaten içinde bulunduğu ruh hali içinde buna dikkat etmesi de beklenemezdi. Çünkü o sesini yükseltebilen mağdurlardandı. Hataen kendisini üzdüğüm mesaj öncesinde kendisine yararlı olabileçek bilgiler aktardığımı da o öfke içerisinde göremezdi. Zaten görmezlikten gelme hakkını da kendinde buldu. Hatama istinaden özürümü bile görmezlikten geldi. Hoştur.. Ne diyeyim..?

Bir hatamın (ki özür dilememe rağmen) fırsat kabul edilip, hakaret edilmesine üzüldüm. Zaten hep böyle olmuyor mu? Zaten sonrasında da yazmadım.
-
2002 yılının Nisan ayıydı. Altı yaldır ALS hastalığına yakalana ağabeyimi o gün yolcu ediyorduk. Tam da toprakla buluşma anında açık unuttuğum cep telefonum çaldı. Açtım.. Karşı tarafın bir şey söylemesini beklemeden ağabeyimi mezara indirdiğimizi ve konuyabilecek durumda olmadığımı söyleyip "sonra görüşelim" dedim. Sahiden de mezara ağabeyimi yerleştiriyordum. Karşıdaki beni hiç dinlememiş olacakki "Avukatım vallahi çok kısı birşey soracağım" diye ısrar edince sadece telefonumu kapattım. Ertesi gün azilname gelmişti müvekkilden...
-
Buradaki önceki mesajlarımı yazdığım sıralarda da güdüzleri mesleki faaliyetimi yürütüyor, geceleri de Alanya Can Hastanesinin önünde yoğun bakımda olan babamı bekliyordum. İyi ki beklemişim.. Kurban Bayramını birlikte geçireceğiz.. Çıktı yoğun bakımdan bizim ihtiyar..
-
İsmimin önünde "av" titri var.. Buna rağmen hata yapabilir, hassas olduğum konulard aağır söz de edebilirim:)

Özür dilerim....
Zaman zaman hata yapsamda özür dileme

Bu yazının üstüne yazabileceğim her şey fazlalıktır, ancak kısa bir açıklama yapmamı mazur görünüz;

Özür dileyecek kadar büyük birine hakaret etme hakkı vermeyeceğimiz gibi, şahsen burada sizden özür dilemezse üyeliğine son vereceğiz. Herkes, bir avukat, bu sitenin admini vs. hata da yapabilir. Hata yapan birine hakaret edilmez, hatanın düzeltilmesi istenir. Bu ne bir hukuk kuralıdır ne de hukuki net kuralı. Bu adab-ı muaşeret kuralıdır sayın Koray Kaplan. Ve sayın Koray Kaplan şunu bilmelisiniz ki sayın Av.Tevfik Aşlama sizi şikayet dahi etmedi, etseydi inanın gereğini yapardık. Bunun için siz de üstünüze düşeni yapıp, özür dileyin.
Sayın Av.Tevfik Aşlama, babanıza geçmiş olsun dileklerimizle...

Maverick35
13-12-2008, 22:24:42
Sayın AŞLAMA;

Abiniz'e Allah'tan rahmet, Babanız'a ise acil şifalar dilerim.

Koray KAPTAN adına sizden ben özür dilerim, gerçekten de tartışmaların dozu biraz kaçtı.

Ancak;

Siz ve Site Yönetimi bize bir konuda şüphesiz olarak hak verirsiniz ki; Bizler avukat değiliz, hukuk bilgilerimiz de Açık Öğretim Temel Hukuk dersi ile sınırlı.
Dolayısıyla; haklarımızı ve başımıza bir olay geldiğinde nasıl hareket edeceğimizi bilemiyoruz.

Daha öncede yazdığım gibi, İsyanımız, devlete vaya kanunlara değil (Suçumuzun bilincindeyiz).

İsyanımız; sınırın biraz üzerinde alkolümüz çıkmış, hastahaneye götürülsek belki sınırın altında bir sonuç çıkacak, ama, trafik polisleri bize hiç bir hakkımızı söylemiyor, dahası "Arabanızı bağlarız, yapacak bir şeyiniz yok" gibi sözlerle bize yanlış yaptırıyorlar.Bunu sonucu 2 yıl ehliyetimiz gidiyor.Hımm... Gidiyor da ne oluyor? Zaten, Polis kendisi "Emniyet kemerini tak, kırmızıda geçme, radara girme, biz seni nasıl yakalayalım?" diye akıl veriyor.İinsan, sonradan haklarını öğrenince bunalıma giriyor ve bu bunalım anında Koray KAPTAN gibi sert yazılar yazabiliyor.

160.000 Kişi adına (Erdoğan KIRCALI burayı okuyunca gene kızacak:)) ;

Bu siteyi kurup, zaman harcayıp bizi bilgilendirenlere teşekkür eder, sayın Av. AŞLAMA'dan tekrar özür dilerim.

Erdoğan Kırcalı
13-12-2008, 22:35:35
O 160.000 kişi ( şahsi düşüncem potansiyel katil!) alkol aldıklarında kendi araçlarının şöför koltuğu yerine bir taksinin arka koltuğuna oturmayı tercih etse,ne kurtarmaya çalışılacak ehliyet derdi olacak,ne kendi ne de başkalarının canı yanacak,ne de böyle tartışmalar yaşanacak sn.mawerick.



Çünkü benim 2. yakalanışımdı.

Konuyu iyi bilen üyeler cevap yazarsa sevinirim, şimdiden teşekkürler.

2.kez!
Hadi ilki alkole dayanıklı olmamak,bir şekilde şeytana uymak!,o an alkolün de etkisiyle birşey olmaz diyerek yapılmış bir hata diyelim.Ya 2.si??
2.sine ne denir sn.mawerick?
Bu düpedüz ihmal,vurdumduymazlık,kasıttır.(Bence)

Maverick35
14-12-2008, 01:12:04
"Kasıt" değil."Vurdumduymazlığa" ise katılıyorum.

Şöyle ki; İlk yakalanışta, ceza makbuzunu aldım, cezamı yatırdım, o makbuzu iyice incelemem gerekirdi.Makbuzun arkasında her türlü bilgi yazılı.Bakmadım işte...

5 Ay 2 hafta 5 gün araba kullandım, ne alkol muayenesi yapan oldu, ne de "Dur" diyen...O gün arkadaşlar bira içiyor Ben ise kola, tam kalkacağım, bir arkadaş, alkolün etkisiyle :-"Ya 5 aydır sana kim dur, üfle dedi?" dedi ve bardağı ağzıma dayadı.

Benim hatam, ne kadar az olursa olsun o bardağı geri çevirmeliydim.
Bir de, hemen yola çıktım, belki 15-20 Dk beklesem bunlar olmazdı(Sonuç 0,52 Pm)

timid
17-12-2008, 01:48:09
Bir hukuk sitesinde bile insanların tartıştığı konular alkollü araç kullanıp nasıl en az cezayla bu işlerden sıyrılırım şeklinde, birisi ben az içtim suç olmasın diyor diğer 160.000 kişiyiz diyor, ne demekse herhalde bu cümlenin arkasındaki mantalite ise alkollü araç kullanmak suç sayılmasın şeklinde. Kanun bir sınır koymuşsa bildiği vardır bu kişiye göre esnetilemez.

Ben içmeyen birinde alkol çıkacağını asla düşünmüyorum. Sonuçta suç suçtur ve cezalandırılmalıdır. Diğer büyük şehirler de öyledir sanıyorum özellikle İstanbul öyle bir şehir oldu ki insanlar kanunları, kuralları takmaz oldu, kırmızı ışıkta geçenler bununla övünür oldu, nereden geldikleri belli olmayan magandalar yayaların yürüdükleri kaldırımlarda motosiklet yarışı yapar oldu.

Bence bu kanunlar, kurallar ve cezalar şehir hayatından nasibini almış, yontulmuş doğruyu yanlışı ayırabilme yetisine sahip insanlar gözönüne alınarak yazılmış. Günümüzün yeni şehirlilerini ise malesef kesmiyor, bu mantalideki adamların ehliyetlerini istediğiniz kadar alın istediğiniz kadar para cezası kesin vız gelir, ehliyeti mi aldın ehliyetsiz kullanır, para cezası mı kestin adamı araki parayı tahsil edesin. Hapis cezası mı verdin çıkınca ertesi günü aynısını yine yapar.

Ehliyetine el koyacağın süreyi göz önüne alıp aracına el koyacaksın ondan sonra görelim bakalım bir daha yapar mı aynı şeyi. Mala el koymanın hukuki yönde sakıncası var diyenler olabilir ama bu adam alkollü araç kullanarak başkalarının mal varlıklarını hatta hayatlarını hiçe sayıp tehdit etmiyor mu? Başkasının arabasını mı alkollü kullanıyor, veren de akıllı olsun alkol kullanan adama vermesin aracını.

litigation
17-12-2008, 03:16:33
Ceza maddeleri, suç ve ceza hakkındaki düzenleme vaz'edilirken suçun topluma veya bireye vereceği zararları da gözönünde tutulur. Bazı suçlar anlık suçlar olabildiği gibi bazıları ise tehlike suçlarıdır.
Aslında alkollü araç kullanma da kanımca bir tehlike suçudur. Ben de alkol kullanan ve hatta alkollü araba kullanmış biriyim. Ancak bunun neden olabileceği zararları idrak ettiğim gün (kaza yapmadım, kimseye zarar vermedim) bu hareketimden vazgeçtim. Taksi denilen nimetten faydalandım ve hala da faydalanıyorum.
Ancak bu forumda insanların isteği "alkollü araç kullanmak suç olmasın" değil, suçun tespitinin öncelikle doğru yapılması ve daha sonra birçok yargıtay kararında olduğu gibi alınan alkolün eylem yeteneğine etkisi olup olmamasına göre ceza verilmesidir. Belki de bir yönden promil oranının yeniden ve tıbbi açıdan sakınca olmayacak seviyeye yükseltilmesidir.
Açıkçası bir iş toplantısında veya yemekte iki duble rakı içip, sakin sakin evine gitmeye çalışan birine cezai müeyyide uygulamazdım polis olsaydım.
Bu noktada sürüş kabiliyetini etkilemeyecek oranda alkolün tespit edilmesi gereklidir. Şimdi otoriteler diyecek ki; alkol herkeste farklı etkilere neden olur... O zaman 50 promili nasıl buldunuz? 30 promilli de kaza yapar der, alkolün promili kaç olursa olsun yasaklansın demek olur ki sanırım buna bazı aşırı dinci kesimler bayılır.
Sonuç olarak konu bir hukuk sitesinden enine boyuna tartışıldığın için ve ben de buna az da olsa katkıda bulunabildiysem mutluyum.

Phantom of law
17-12-2008, 08:49:45
Konuyu ilgi ile okudum. Herkesin kısmen haklı olduğu konular var. Çünkü;
Trafik polisinin kullandığı cihazlarda kalibrasyon ile ilgili bazı sorunlar var.
Eylül 2008 de saat 00.15 civarında Urla dönüşü Narlıdere Gişelerde arkadaşımın kullandığı araç ile alkol kontrolüne girdik. Akşam yemeğinde yani saatler önce 1 şişe şarabı paylamış idik. (Takriben 20.00 de) Cihaza üfleten polis alkol yok deyip devam etmemize izin verdi. Çevre yolundan devam edip, Bornova Ege Hastanesi önüne çıktık. BUrada yine alkol kontrolü itirazımıza rağmen yapıldı.
Polis bir miktar alkol olduğunu söyledi ve tekrar üfletti." İyi üfle, iyice üfle üfle üfle" diyerek olay birkaç kere tekrarlandı.Polis 0.30 promil alkol olduğunu söyledi yine izin verildi. Buradan başka bir arkadaşımızı Özkanlar a bıraktık devamında Manavkuyu da (adliye caddesi)tekrar polis çevirdi. Artık yeter konumunundaki tepkiye rağmen yine üflendi bu defa yine alkol olmadığı söylendi ve yine devam ettik. Bitti sanmayın. Sırada Karşıyaka girişi var. Karşıyaka Tersane önünde çoğu zaman olduğu gibi yine kontrol vardı. Aynı fasıl artık ciddi bir tepkiye dönüşen itiraza rağmen yine tekrarlandı. Nedense buradaki polis yine az bir miktar alkol olduğunu söyledi.

Şİmdi 4 tane cihaz var ve 2 si alkolsüz, 2 tanesi az alkol lü sonucu veriyor. Bu size ne düşündürüyor? Kalibrasyon ayarlarında standart olmadığı dışında başka mantıklı açıklaması varmı?

Son örnek ise bayramda yaşandı. Mavişehir Soyak da misafirim olan eniştemi Alaybey e bırakmak istedim. Akşam yemeğinde çok az miktarda şarap aldım. 21.45 de Fenerbahçe maçını izledik. Maç sonrası takriben saat 00.30 da Alaybey Tersane taksi durağı önünde ekipler çevirdi. Daha önce yaşadığımız tecrübe nedeni ile üflemek istemediğimi, dilerlerse kan vererek kontrol yaptırmak istediğimi söyledim. Ne iş yapıyorsunuz sorusu soruldu sonrasında hiçbir itiraz olmadı. Bir polis minibüsü geldi ve toplam 3 kişi ile adli tıp a gidildi. Alkol olmadığı raporu ile dönüldü ve arabamı alarak tahminen 03.00 sularında evime döndüm. Bu arada Dudayev bulvarında yine çevirme olduğunu söylemeliyim. Elimde bulunan rapor sureti nedeni ile sorunsuz evime döndüm.

Evet alkol lü araç kullanmak hep yasak hem doğru değil hemde suçtur.
Ancak polisin kullandığı cihazların tamamının kalibrasyon ayarının doğru olduğunu söyleyemeyiz. Ben yaşadığımı yazdım. Hayatımda içtiğim içki çok sevdiğim şarap ile sınırlıdır. Onun dışında yılda sadece 1 yada 2 defa rakı veya benzeri içki içerim o zaman araba kullanmam ve zaten yemeğe arabasız giderim. Akşam yemeğinde içilen 2 bardak şarap, yasal sınırları aşmaz. Hele yemekten 2 yada 3 saat sonra hiçbir sorun yaratmaz. Ancak mevcut cihazlar aynı insana 0.2 ile 0.30 promil arasında farklı sonuç verebiliyor. Bu ise 0.30 promil alkollü olan bir kişinin 0.50 promil sınırını aştığı sonucunu doğurabilir.

BU cihazların çok düzenli ve çok hassa olarak kalibrasyon ayarlarının yapılması ve kan sonuçları ile test edilmesi gerekir. Bu işlemin sağlıklı ve düzenli olarak yapıldığına inanmıyorum. Bence tartışma doğuran durumda bu durumdur.

edib
17-12-2008, 09:17:38
Arkadaşlar şimdi yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre ölçüme itiraz etseniz de etmeseniz de polis memurlarının sizi adli tıpa göndermek gibi bir zorunluluğu yok. Ancak yönetmeliğin ilgili maddesi hakkında açılan davada danıştay 8. dairesi yürürlülüğü durdurdu. Bu sebeple eğer alkollü araç kullandığınız tespit edilirse kesinlikle tutanağı imzalamayın. Bu itiraz olarak değerlendirilir ve eğer dava açarsanız polis memurlarının sizi adli tıpa göndermesi gerekirken göndermediğinden davayı kazanırsınız.

Erdoğan Kırcalı
17-12-2008, 09:19:04
Şİmdi 4 tane cihaz var ve 2 si alkolsüz, 2 tanesi az alkol lü sonucu veriyor. Bu size ne düşündürüyor? Kalibrasyon ayarlarında standart olmadığı dışında başka mantıklı açıklaması varmı?


Alkol yok diyen polisler,yasal sınırın altında kalan miktarı görmüş oldukları için yok diye tanımlamış olabilirler mi?

Erdoğan Kırcalı
17-12-2008, 09:20:51
Arkadaşlar şimdi yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre ölçüme itiraz etseniz de etmeseniz de polis memurlarının sizi adli tıpa göndermek gibi bir zorunluluğu yok. Ancak yönetmeliğin ilgili maddesi hakkında açılan davada danıştay 8. dairesi yürürlülüğü durdurdu. Bu sebeple eğer alkollü araç kullandığınız tespit edilirse kesinlikle tutanağı imzalamayın. Bu itiraz olarak değerlendirilir ve eğer dava açarsanız polis memurlarının sizi adli tıpa göndermesi gerekirken göndermediğinden davayı kazanırsınız.
Ceza tutanağını imzalamamak yerine ,sonuca itiraz eettiğinizi yazılı olarak belirterek imzalamak daha mantıklı değil mi?

Phantom of law
17-12-2008, 09:29:03
Hayır, sınırın altında anlamında değildi. Alkol olmadığını açıkça teyit ettik.Çünkü işin muhabbetini yaptık. Üzerinden çok geçmiş normal diyende aynı polis arkadaşlar idi.

Dikkat ederseniz 4 konrolden bahsettim. Yarım saat içinde 4 defa çevrilince öncelikle tepki gösteriyorsunuz. Sonrasında iş geyik haline geliyor. Örneğin son Alaybey Tersane de kontrol yapan memur, diğer ekibin sonucun çıktısını bize vermesi halinde bu mükerrer kontrollerin olmayacağını da söyledi. "İsteyin sizin yararınıza olur vermek zorunda arkadaşımız" dedi.

Phantom of law
17-12-2008, 09:30:28
Sayın Edib
Üflemeyi ret ederseniz polis sizi adli tıp a göndermek zorunda.

Maverick35
17-12-2008, 14:42:48
30 Dk içinde 4 ölçüm...

Bir cihaz -0- alkol veriyor diğer cihaz 0.30 Pm alkol gösteriyor...

Maşaallah maşaallah...

0.3'lük bir hata.Bunlar nasıl cihazlar, nasıl kalibrasyon yaplılıyor, bu cihazlar nasıl kontrol ediliyor?

Benim alkol oranım 0.52 Pm çıkmıştı, yani yasal sınırı 0.02 Pm geçmiştim.

Eee cihazın 0.3 hata yaptığı meydana çıktı, ki bunu söyleyen sanırım Avukat ya da Hukuk öğrencisi.

Tekrar edersem:

Cihazın 0.3 hata yaptığı ortaya çıktı, ben sınırı 0.02 geçtim.

Erdoğan Bey, Ben şimdi ne yapayım, bana ne önerirsiniz (Şaka yapmıyorum, gerçekten soruyorum) ?

Erdoğan Kırcalı
17-12-2008, 16:23:01
Erdoğan Bey, Ben şimdi ne yapayım, bana ne önerirsiniz (Şaka yapmıyorum, gerçekten soruyorum) ?
Alkollü iken araç kullanmayın,çevrenizdekileri de bu konuda uyarın:o

Maverick35
17-12-2008, 16:40:50
Zaten Temmuz ayından bu tarafa alkol almıyorum,

Etrafımdaki insanları da

-Alkollü araç kullanmamaları,
-Yakalanırlarsa ne yapacakları, hangi hakları olduğu konularında uyarıyorum.

Lakin, bazı konuları hala merak ediyorum, ehliyetimi alınca ilk iş Emniyete gidip araştıracağım, Bornova Bölge Trafik'e de gideceğim.

-Cuma-Cumartesi geceleri, tarfik polisleri neden Cumhuriyet Meydanı'nın orada alkol kontrolü yapmazlar?

-Beni durduran trafik polisleri, 70-80 Km/h ile gittiğim ve çok düzgün araç kullandığım halde beni neden durdurdular ("Şüphe üzerine" dediler, neyimden şüphelendiler)?

edib
17-12-2008, 17:05:19
sayın phantom of law, tabi ki de alkolmetreye üflemediğiniz zaman polis memurlarının sizi adli tıpa götürme zorunluluğu var ancak alkol almamış iseniz tabii olarak alkolmetreye üflemekten çekinmeyeceksinizdir. buna rağmen alkollü çıkmış iseni yapacağınız şey tutanağı imzalamamak olacaktır.arkadaşlar bu konuda danıştay 8. dairesinin 2008/1714 esas sayılı kararında tutanağı imzalamayan sürücünün ölçüme itiraz ettiği şeklinde değerlendirme yapılmış ve polis memurlarınca yapılan ölçümün geçersiz olduğuna hükmetmiştir. zaten bu konuda artık içtihat bu şekilde. ama en iyisi siz alkol almaksızın yola çıkın hem kendinize hem de çevrenizdekilere zarar vermemiş olursunuz. ha alkol almadığınız halde başınıza bu şekilde bir olay gelmişse en kesin yol tarif ettiğim yoldur. saygılarımla

Phantom of law
17-12-2008, 17:47:36
Daha önceden Cumhuriyet meydanında kontrol yapılırdı. Şİmdi kaçma noktalarında kontrol yapıyorlar.
Çok alakası yerlerde görebilirsiniz. Örneğin çarşamba günü kontrol karşıyaka girişi köprü sonrasında değil, Alaybey devamında taksi durağının karşısında idi.
Bence bu doğru çünkü alkol alanlar artık uzmanı olmuşlardı.
Ayrıca normal araba kullanmaya şüpheli bakmaları gibi bir abukluğu bende yaşadım.

Melbu
19-12-2008, 13:21:43
Bugün 6 aylık cezam sona eriyor. Yarın ehliyetime kavuşuyorum. Başıma gelen bu olay ile konu hakkında oldukça bilgi ve tecrübe edindim. Kanun; insanlar içindir, düzen içindir. Bana uygulanan kanun ile bir başkasına uygulanan farklı olmamalıdır. 23 Haziran günü polisin dediğini: "üflemeden önce söyleseydin sana bir güzellik yapardık" durumunu gerçekleştirseydim eğer; bu ülkede adaletin uygulanış bakımından ne kadar göreceli, kişiye göre değişen, kurum çıkarlarını korumaya çalışan bir kavram olduğunu öğrenemeyecektim. İdare Mahkemesine doktor raporuyla itiraz ediyoruz, işin uzmanının değil zabıtasının haklı olduğunu idda edip davayı reddediyorlar. Sulh Ceza'ya itiraz ediyoruz (Dava açtığım dönemde dava konusu alanıydı.) 5 ay 5 gün sonra bizim alanımız değil İdare Mahkemesi'nin alanı deyip görevsizlik veriyor. Çünkü o dönemde 24 tane aynı tip dava var elinde, eğer birini kabul ederse diğerlerine emsal olacak. Zaten davayı açarken Adliye'deki memur, "bu ayki aynı tip 20. dava bu, ya Trafik amiri gidecek ya da bütün davaları reddedecekler" demişti bana.
Bu güzel from platformunda çok değerli insanlardan çok önemli bilgiler öğrendim. Ancak idealist arkadaşlara şunu söylemek isterim: Şahsen bu konuda benim istediğim alkollü araç kullanmanın serbest bırakılması ya da meşru kılınması değil, bu kanunun ve yönetmeliklerin uygulayıcılarının açıp kanunları ve yönetmelikleri tekrar okuması ve uygulama yaparken ya da karar verirken taraflı değil vicdanlı davranmalarıdır.
Saygılarımla.

Maverick35
21-12-2008, 02:16:08
Çünkü o dönemde 24 tane aynı tip dava var elinde, eğer birini kabul ederse diğerlerine emsal olacak. Zaten davayı açarken Adliye'deki memur, "bu ayki aynı tip 20. dava bu, ya Trafik amiri gidecek ya da bütün davaları reddedecekler" demişti bana.
Ancak idealist arkadaşlara şunu söylemek isterim: Şahsen bu konuda benim istediğim alkollü araç kullanmanın serbest bırakılması ya da meşru kılınması değil, bu kanunun ve yönetmeliklerin uygulayıcılarının açıp kanunları ve yönetmelikleri tekrar okuması ve uygulama yaparken ya da karar verirken taraflı değil vicdanlı davranmalarıdır.
Saygılarımla.


Evet, doğru tespi etmiş o memur.Trafikten sorumlu İl Emniyet Müdür yardımcısı Süleyman OĞUZ, Haziran ayı sonunda gitti.Ama, normal bir şekilde gitti, İzmir'deki görev süresi dolmuştu.

Bu sözler hepimizin isteğidir, altına hiç düşünmeden imzamı atarım.

takalp
05-02-2009, 04:15:14
Dostum sen hala hangi ülkede yaşadığını farkedememişsin

yankale
07-02-2009, 19:15:26
Ben 2006 yılında alkolden ehliyetimi aldırdım.Altı aylık süre dolduktan sonra belgemi geri aldım. Aynı yıl içerisinde üstüste 4 sefer çevirmede cihaza üfledim ve hepsinde de 52 ,56 pm alkollü olduğum çıktı aslında bir biradan ileri gitmez kullandığım alkol.ikinci yakalanmamın ardından mahkemeye sevk edildim.M ahkemenin verdiği ilk 5 yıllık cezanın duruşmasına katıldım ama ikinci sefer gıyabımda mahkeme yapılmış ve geçenlerde ehliyet sorgusunda öğrendim.Şimdi bir yıl içerisinde işlenmiş suçlar peş peşe 12 yıl ceza yaptı, yani ben 2018 de ehliyetimi alacağım.Bu cezalar 5 yıl içerisinde silinmiyormu benim durumum ne olacak 12 yıl bekleyecekmiyim.Bu konuyla ilgili bir kaç avukata danıştım ama bana bir yol gösteren olmadı ne yapmalıyım?

Maverick35
08-02-2009, 20:14:17
Maalesef yapacak hiç bir şeyin yok.

Maverick35
22-02-2009, 17:12:06
Bugün itibariyle, 11 Ay 11 Günüm kaldı.:)

saca
27-02-2009, 00:14:58
ne güzel valla herkez kendine göre yorumluyor:)) arkadaşlar kanunlar ihtiyaç olduğundan çıkartıldığı gibi ülkenin şartları ölçüp biçmeden çıkarılıyor. polis dur dedi durdun üfletecek. yok dedin aracı çekip hastaneye götürecek kanun bunu der. ama şeehir dışında bölge trafik yada jandarma trafik nerede çekici bulacak hadi yatın ilçeden çağırdı diyelim nekadar devlete yük olacak biliyormusun. senle birlikte kolluk kuvvetide gelecek benzin parası oradaki görevini bırakacak bir güvenlik zaafiyeti oluşacak. yani yasayı çıkaranlar elbette kamu yararı düşünüyor ama kimse kolluğa sorunca onca benzini naptın sorusuna bu cevabıda kabul etmiyor. ben size kolay bir yol söyleyeyim. üfle abi ne çekiniyosun promillimi çıktı tamam de zorlmuk çıkarma git yolunun üstünden bir hastaneden zaman geçmeden alkol raporu al bonra itiraz et bu kadar basit ne sen ne devlet nede polis nede kamu zarar görsün. unutmayalım hiçbir kolluk bize size düşman değil işini yapmaya çalışıyor. sen zorluk çıkardıkça kollukta sana kolaylık sağlamıyor. onlarıda duygu düşünce ve sabırları var insanlar yani. derlerya içi beni dışı seni yakar diye her meslek olduğu gibi polislik zor. birbirimizi anlamaya çalışalım lütfen

Gazihamdi
27-02-2009, 17:18:25
Herkese selam bende aynı konudan muzdaribim. sitenizide tesadüfen buldum verdiğiniz bilğiler için çok teşekkür ederim.

Bende konumu kısaca anlatayım

02.02.2009 tarihinde aksam 10 civarlarında 1 adet bira içmiştim. Kasabamın girişinde jandarma timlerinin kontrol yaptığını gördüm. Ehliyet ruhsat dedikten sonra alkol olup olmadığını sordular bende tüm iyi niyetimle 1 adet bira içtiğimi söyledim. asağı indim ve alkol metreye üflememi söyledi bende üfledim. 96 pm çıktı bende itiraz ettim ben o derece alkollü değilim dedim bunda bir yanlışlık var dedim. Kan tahlili yapılmasını istedim. Ekipler kabul etmediler Direk imzalamamı söylediler bende şiddetle karşı çıktım kesinlikle imza atmayacağımı ve tahlil isteğimde ısrar ettim. nitekim tartışmamız 1 saate yakın sürdü sonuçta tamam dediler. en yakın devlet hestenesine gittik. Doktor alkolle ilğili tahlil yapamadıklarını söyledi İle gitmemiz gerektiğini söylediler Bende ısrar ettim ile gidelim diye ama ekipler gitmek istemediler sonuçta doktor bakmak suretiyle alkol testi yaptı.
Testte:
şahis yürüyüş testinde dengeli yürümüş,konuşması normal,ağzında az bir alkol kokusu mevcuttur.
algılama yeteneğini bozan bir durum yoktur.
yaralanmasını ve yaşamını tehlikeye sokacak bir durum yoktur.
bu rapor kati rapordur diye bir rapor düzenledirler.

Ancak ekip yinede bana 598 ytl para cezası ve ehliyetime 6 ay süre ile el koydu.
Bana cezayı imzalamamı söylediler bende kesinlekle imzalamam dedim tartışma devam etti en sonuda ekipteki arkadaşlar ya bu konuyu uzatmayalım kapatalım cezanıda biz öderiz dediler ve ayrıldık kesilen cezada şunlar dikkatimi çekti:
imza yerine cezanın yüksek olması ve sürücü belgesine el konulmasından dolayı imzadan itina etti demişler
birde araç durumunada araç parka çeklidi demişler
oysa benim aracımı parka çekmediler bana verdiler bende bindim evime geldim.

ertesi gün hemen bir avukat arkadaşım var ona gittim konuyu anlattım bana dava açmamı söyledi
bende 2 şahitle Sulh Ceza Mahkemesine dava açtım
15.04.2009 tarihinde davam var



benim sizden ricam ben Sulh Ceza Mahkemesine dava açtım yanlışmı yaptım idari mahkemeyemi dava açmam gerekiyordu

sizce sonucu ne olur bu davanın

ama sonuç ne olursa olsun sonuna kadar takipcisi olacağım bunun

Verdiginiz bilgiler için şimdiden teşeküürler.

Maverick35
27-02-2009, 19:16:05
Gazihamdi ve Saca;

Arkadaşlar, bu başlık 8 sayfa.

Biriniz, geçen 7 sayfayı okumadan yorum yapmış, diğeriniz de, gene okumadan soru sormuş.

Saca;

Sen de kendine göre haklısın, ama, geçen 7 sayfayı okusaydın şunları görecektin;

1-Cihaza üfledin, aynı anda kan verdin.Kan tahlilinde, alkol daha düşük oranda çıkıyor.Çünkü; Alkol, midede.Cihaza giden koku da mideden gidiyor.Eee alkol beynimi etkileyecek...Beynim de, midemde değil.Bilmem anlatabildim mi?

2-Üfledin, sonuç 0.50 yi biraz geçti, ekibin sana haklarını anlatması lazım.
Diyecekler ki:-"İsterseniz hastaneye gitmeyi talep edebilirsiniz".
Ama, ekip bunu söylemiyor, seni tehdit edip imza attırıyor.

3-Ekibin görev yerinden ayrılması, güvenlik zaafiyeti yaratacaksa (Yolda trafik ekibinin yerinden ayrılması bunu nasıl yaratacak anlamış değilim?), başka bir ekip gelir.
Hıı...Benzin sarfiyatı olacakmış...Orası beni ilgilendirmez, benzin parasını düşünüyorlarsa; adam gibi kanun yapsınlar, hiç bir şey bilmiyorlarsa, bakarlar; uymaya çalıştığımız Avrupa'da bu işler nasıl oluyor.Aynısı Türkiye'de de yapılır.

4-Bu başlığın 7. sayfasında -Hukukçu olduğunu tahmin ettiğim- bir üyenin başına gelenleri oku.
O arkadaş, cihaza üflüyor 0.30 promil, yaklaşık 15-20 dakika sonra tekrar üflüyor, sonuç: 0 alkol (Süreyi, arkadaşın gittiğini söylediği yolu düşünerek tahmin olarak söylüyorum)
Bunlar nasıl cihazlar, ki 0.3 hata payı var.

5-Kanun "Alkol veya uyuşturucu madde alıp, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş" diyor.
Bunun sınırıda 0.50 olarak belirlenmiş.
Bu 0.50 nasıl bulundu? Bir insan 0.20 de sarhoş olur, diğeri ise 1 Pm alkollü iken güzel güzel konuşur, araba kullanır, ki, alkollü olduğu anlaşılmaz.
3-4 yıl önce polis beni durdurmuş, ehliyet ve ruhsat kontrolü yapmış ama alkollü olduğumu anlamamıştı, cihaza üfletse, ehliyetim o gün gidecekti.

Gazihamdi;

İdare mahkemesi'ne dava açman gerekli.
Ayrıca, İzmirli Av. Cem NEMUTLU aynı senin durumunda idi, dava açıp kazandı, ehliyetini geri aldı.

Gazihamdi
28-02-2009, 15:39:13
Gazihamdi ve Saca;

Gazihamdi;

İdare mahkemesi'ne dava açman gerekli.
Ayrıca, İzmirli Av. Cem NEMUTLU aynı senin durumunda idi, dava açıp kazandı, ehliyetini geri aldı.


yani benim açtığım davanın bir anlamı yokmu
dava sonucuna göre İdari mahkemeye dava açsam olurmu yada nereye açmam lazım yardımcı olursanız sevinirim.
bulunduğum ilçede idari mahkeme olmadığı için dava açtım.
şimdiden teşekkürler

saca
28-02-2009, 19:09:46
Maverick35 sana bazı konularda katılıyorum.ama birçoğuna katlımıyorum . diğer sayfalarıda okudu emin ol. bana basit geliyor nedenide şu. bu tür şeyler herkesin başına geliyor adam limonata içmiş mandalina yemiuş ama var olan asit alkol olarak geri dönüyor. yada anasonlu yiyeceklerde öyle. benim basite aldığım ve bir çoğunuzun anlamamakta ısrar ettiği şudur: alkolmetre cihazını alıp eline şöyle bir çevir bak sağına soluna, eletroniktir demi aynı radar cihazları gibi. yani orda promil fazla çıktıysa kayda girmiş oluyor radar gibi düşünün. polis napsın kardeşim sen babasını oğlu değilsinki abi içmedim sözüne inansın polis:) mecbur gerekli işlemi yapmak zorunda çünkü oda belli yerlere hesabını verecek kayda girmiş promillisin çünkü. haa sen içmedinmi eminsen kendinden doktor raporunu aç tehditmi etti şikayetçi ol ama ama asla polisede ahkam kesme kimse senin düşmanın değil sert yaparsan oda kanunu verdiği gerekleri yapmak zorunda kalır ve işin aslını bilmeden konuşma. sor o cihazlar nasıl çalışıyo sonra git tübitaka kardeşim alkolle diğer içeceği ayırt eden bi cihaz yapın beee dee. ardından meclise uğra ve yasaları doğru düzgün çıkarın bak vatandaş muzdarip oluyor dee. sonra kolluk sana haklarını okur ki emin ol artık vatandaş haklarını biliyor emin ol. bilmem anladınmı. saygılarımla

Maverick35
02-03-2009, 14:26:28
Saca;

Anlamasına anladım, yalnız, şurada anlaşamıyoruz;

Bak, güzel güzel yazmışsın, cihazın durumunu ve cihazın yanılabildiğini anlatmışsın... Buraya kadar çok güzel.Anlaşamadığımız nokta ise, polisler.

Çünkü, Trafik polisleri, vatandaşa haklarını anlatmıyor.
Adam üflüyor, 0,60 Pm alkol çıkıyor, polis demiyor ki "İsterseniz hastaneye gitmeyi talep edebilirsiniz, bu sizin kanuni hakkınız, bizim cihazlar küçük bir miktar hatalı sonuç verebilliyor".
Polis ne diyor :-"Tutanağı imzalayın, yoksa aracınızı bağlarız"

Ben bu konuda, AKİM'e, TBMM Dilekçe Komisyonu'na, İçişleri Bakanlığı'na, hatta Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah GÜL'e kadar yazı yazdım.

Gelen cevaplar hep "Konu incelenmek üzere gerekli birimlere havale edilmiş olup..." şeklinde.

Gazihamdi
02-03-2009, 16:55:18
yani benim açtığım davanın bir anlamı yokmu
dava sonucuna göre İdari mahkemeye dava açsam olurmu yada nereye açmam lazım yardımcı olursanız sevinirim.
bulunduğum ilçede idari mahkeme olmadığı için dava açtım.
şimdiden teşekkürler

Önceki yazımada bu yazımada net bir cevap veren olmadı
cevaplarınızı bekliyorum

saca
03-03-2009, 12:57:35
Maverick35 sevindim anlaştığımız ortak noktaların olmasına:) birincisi; kanunu bilmemeke mazeret değildir bunu hatırlatırım vatandaş bilecek kardeşim haklarını ve polisin zorunluluğu yok kanunu oturupta vatandaşa söylemeye. ikincisi; tutanağı imzalama olayı ise bağlasın sen kendine güveniyosunya alkollü değilsinya bak sana yol gösteriyorum git kendin al alkol raporunu hemen, arabayı bırak bağlasın kolluk otoparka çeksin imzalama zorunda değilsin imtina et imzalamaktan. sonrada git hakkını ara eğer doktor raporunda alkollü değilsen mahkeme senini lehine kara verecektir. bu kadar basit

gazihamdi;

soruna cevabı biraz araştırsan bulurdun ama kolayı seçmişsin ama polise zorluk çıkarmışsın ki burdada şikayetediyosun. gene sana yardımcı olayım sonra banada sövme:) idari mahkeme ilçende yoksa iline yada başka bir ilçeye git kardeşim onudamı bize soruyosun allahesen gazihamdi.



ŞU ŞEKİLDE:

DİLEKÇE ÖRNEĞİ :

İSTANBUL ……………… SULH CEZA MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE (buraya trafik ihlalinin işlendiği yerin bağlı olduğu sulh ceza mahkemesini yazacaksınız)

İTİRAZ EDEN :ad soyadı
(adres)

İtiraza konu tutanağın tanzim tarihi : ….....2009

İtiraza konu tutanağın tebellüğ tarihi : ......2009

İtiraz konusu : Trafik denetleme şube müdürlüğü, .....amirliği`nin .... tarih ..... seri,....sıra no.lu trafik ceza tutanağında yazılı para cezasının iptali hakkında.

AçIklamalar :

1- 34 XX 111 tescil plakasına kayıtlı hususi otomobilimin; karayolları trafik kanunu`nun ....maddesi hükmüne istinaden "...." suçunun işlendiği gerekçesiyle gıyabımda kesilen ekte sunulu ...tarihli, toplam ... YTL. bedelli trafik cezası tutanağı düzenlenip, .... tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir.

2- Yukarıda bilgileri yazılı trafik ceza tutanağı, aracımın tescil plakasına göre .... tarihinde gıyabımda düzenlenmiş ve tarafıma aylar geçtikten sonra yani ..... tarihinde tebliğ edilmiştir.
"Trafik para cezalarının tahsilinde ve takibinde uygulanacak esas ve usuller ile kullanılacak belgeler hakkında yönetmelik"in "tescil plakasına göre düzenlenen tutanaklar için yapılacaklar işlemler" başlıklı 10. maddesi;

"Karayolları trafik kanununun 116 ncı maddesi hükümleri gereğince,
görevlilerce yetki sınırları içerisinde tescil plakasına göre
düzenlenen tutanaklar;

a) Aracın kayıtlı olduğu kuruluştan arşiv kayıtlarına göre araç sahibi veya işleteni tespit edilerek (birden fazla ise ilk sıradaki) tutanağın boş kalan yerleri doldurularak ilgiliye 7201 sayılı tebligat kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilir ve tutanağın bir nüshası takip ve tahsil için ilgili mal sandığına gönderilir. Tebligat işlemine yedi iş günü içinde başlanır. yapılan tebligatta bu şekilde uygulanan cezalar için, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili
mahkemeye itiraz edebilecekleri belirtilir. İtiraz, ödemeyi ve ödeme ile ilgili süreyi durdurur. ancak itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Hükmünü amirdir.

Söz konusu madde hükmü gereğince, düzenlenen trafik ceza tutanağının muhataba yani tarafıma tebliğ edilmesi işlemine 7 (yedi) gün içinde başlanması gerekmektedir.
Ancak ekte sunulu tutanakta da görüleceği üzere kural ihlalinin yapıldığı iddia edilen tarih ile tebligat tarihi arasında uzun bir zaman bulunmaktadır. Tebligatın ilgili yönetmelik hükmüne göre yapılmadığı aşikârdır. Tutanak ...... tarihinde düzenlenmiştir ve açık yönetmelik hükmüne göre tebligat işlemlerinin en geç ..... tarihine kadar (tutanağın düzenlendiği tarihten sonraki 7.gün) yapılmış olması gerekirken, tutanağın tarafıma aylar sonra tebliğ edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil eder.


3- Öte yandan, söz konusu ceza tutanağında belirtilmiş olan "......" suçu tarafımdan işlenmemiştir. Tutanağın düzenlendiği tarih aylar öncesi olmakla anayasa`dan kaynaklanan savunma hakkım da kısıtlanmış bulunmaktadır. Söz konusu yönetmeliğe aykırı olarak yapılan tebligat, itiraz etmemdeki haklılık gerekçelerimi de ortadan kaldıracak bir sürede yapılmıştır.

Bu nedenle söz konusu yönetmelik`in 10/a. maddesi de göz önüne alınarak yasaya aykırı olarak tebliğ edilen itiraza konu trafik tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Bu konuya ilişkin olarak İstanbul 3. sulh ceza mahkemesi`nin
22.05.2006 tarihli, 2006/129 d.iş, 2006/129k. no.lu dosyasından verilen ve ekte sunduğum karar da itirazlarım doğrultusundadır.

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım nedenlerle;

İtirazımın kabulü ile yasalara aykırı olarak düzenlenen trafik ceza tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.



itiraz eden
.İsim adres..................


Ekleri :

1- İtiraza konu trafik denetleme şube müdürlüğü, ...... amirliği`nin .... tarih
....seri,... sıra no.lu trafik ceza tutanağı fotokopisi.

2- İstanbul 3. sulh ceza mahkemesi`nin 22.05.2006 tarihli, 2006/129 d.iş,
2006/129k. no.lu dosyasından verilen karar örneği.

3- ..... plakalı aracıma ait iki adet ruhsat fotokopisi.

4- Nüfus cüzdanı sureti.



2 no.lu ekte yazdığımız örnek kararımız da bu: ( bu kararı da diğer
eklerle birlikte dilekçemize ekliyoruz)

Gazihamdi
03-03-2009, 14:38:16
2- İstanbul 3. sulh ceza mahkemesi`nin 22.05.2006 tarihli, 2006/129 d.iş,
2006/129k. no.lu dosyasından verilen karar örneği.
bu örneği nerden bulabiliriz
birde sövme demisin yanlşlık olmasın ben kimseye sövmedim sövmemde

Ayrıca verdiğin bilğiler için çok teşekkür ederim

Maverick35
03-03-2009, 15:38:54
Saca;

1-Madem ki, polisin, insanlara kanunları ve haklarını anlatma zorunluluğu yok, o zaman, neden birini gözaltına alırken yada tutuklarken "Konuşmama hakkınız var, söyleyeceğiniz her şey aleyhinizde delil olarak kullanılabilir" deniliyor.
Filmlerde duyduğumuz bu lafları artık bizim polislerde uyguluyor.

2-Bu işleri, başına gelen biliyor, avukat değiliz ki kanunları ve haklarımızı dört dörtlük bilelim.İnsan sonradan öğreniyor, ama, iş işten geçmiş oluyor.

3-Kontrole takılan bir insanın gidip te "Alkol raporu" alması o kadar kolay değil.
Öyle her gidip :-"Ben kontrole yakalandım, 0,.. Pm alkol çıktı, ben o kadar alkollü değildim, sınırı aşmam" diyene kan tahlili yapmıyorlar.
Hastaneler, ya üst yazı istiyor yada rapor isteyen şahsın yanında polisle gitmesini bekliyor.

saca
03-03-2009, 15:40:14
- İstanbul 3. sulh ceza mahkemesi`nin 22.05.2006 tarihli, 2006/129 d.iş,
2006/129k. no.lu dosyasından verilen karar örneği

cezalar için kabahatlerde dahil 15 gün içinde sul ceza mahkemesine itirazda blunmak gerekir.bulunmaz isen cezayı kabul etmiş sayılırsın ve ödemeye mahkum edilirsin. senin bu tarihi geçtimi bilmem ama öyle. karar örneğini bilmiyorum avukat aracılığıyla bulabilirsin sanırım ben o sevimsiz emniyettenim bende yok yani:)

Gazihamdi
03-03-2009, 16:20:19
Herkese selam bende aynı konudan muzdaribim. sitenizide tesadüfen buldum verdiğiniz bilğiler için çok teşekkür ederim.

Bende konumu kısaca anlatayım

02.02.2009 tarihinde aksam 10 civarlarında 1 adet bira içmiştim. Kasabamın girişinde jandarma timlerinin kontrol yaptığını gördüm. Ehliyet ruhsat dedikten sonra alkol olup olmadığını sordular bende tüm iyi niyetimle 1 adet bira içtiğimi söyledim. asağı indim ve alkol metreye üflememi söyledi bende üfledim. 96 pm çıktı bende itiraz ettim ben o derece alkollü değilim dedim bunda bir yanlışlık var dedim. Kan tahlili yapılmasını istedim. Ekipler kabul etmediler Direk imzalamamı söylediler bende şiddetle karşı çıktım kesinlikle imza atmayacağımı ve tahlil isteğimde ısrar ettim. nitekim tartışmamız 1 saate yakın sürdü sonuçta tamam dediler. en yakın devlet hestenesine gittik. Doktor alkolle ilğili tahlil yapamadıklarını söyledi İle gitmemiz gerektiğini söylediler Bende ısrar ettim ile gidelim diye ama ekipler gitmek istemediler sonuçta doktor bakmak suretiyle alkol testi yaptı.
Testte:
şahis yürüyüş testinde dengeli yürümüş,konuşması normal,ağzında az bir alkol kokusu mevcuttur.
algılama yeteneğini bozan bir durum yoktur.
yaralanmasını ve yaşamını tehlikeye sokacak bir durum yoktur.
bu rapor kati rapordur diye bir rapor düzenledirler.

Ancak ekip yinede bana 598 ytl para cezası ve ehliyetime 6 ay süre ile el koydu.
Bana cezayı imzalamamı söylediler bende kesinlekle imzalamam dedim tartışma devam etti en sonuda ekipteki arkadaşlar ya bu konuyu uzatmayalım kapatalım cezanıda biz öderiz dediler ve ayrıldık kesilen cezada şunlar dikkatimi çekti:
imza yerine cezanın yüksek olması ve sürücü belgesine el konulmasından dolayı imzadan itina etti demişler
birde araç durumunada araç parka çeklidi demişler
oysa benim aracımı parka çekmediler bana verdiler bende bindim evime geldim.

ertesi gün hemen bir avukat arkadaşım var ona gittim konuyu anlattım bana dava açmamı söyledi
bende 2 şahitle Sulh Ceza Mahkemesine dava açtım
15.04.2009 tarihinde davam var





benim söylemek istediğim burdaki timlerin tutumu beni götürseler tahlili yaptırsalardı bu sorunlar olmayacaktı ben haklı çıkacaktım

saca
birde ben emniyet mensublarına kolluk kuvvetlerine çok sayğı duyar ve ayrıcada severdim ama bu olaydan sonra onlara hiçbir güvenim kalmadı.

kısacası bana yapılan bu yanlışlık bu kurumlara olan güvenimi sarstı.
Ama inşallah mahkeme sonucunda en azından adalete olan güvenim sarsılmaz. sevgilerle

saca
03-03-2009, 16:47:38
canını yediğim bak işte alkollüsün. kimi koca 70 lik içer bişey olmaz kimi aşk acısı çeker tek birada kafa olur:) yani her bünyede aynı tepkiyi yapmaz içtiğiniz miktar. cihaza göre davranıyoruz 60 mı 10 200 neyse o. bak sonunda hastaneye gitmişin ordada test yapamıyomuş kolluk napsın kardeşim işte burda bizim sabrımız ortaya çıkıyo. hem doktor kati rapor veremezzz öyle bir şey yapamazz kesinlikleeee. kati rapor savcılık havalesiyle adliyenin içinde bulunan yeminli doktorlar tarafından verilir. ayrıca kati rapor bir adli bir olay sonucu verilir ki senin bir kolluğa karşı mukavemetin olmamış demi.yani mukavemetten işlem yaptılarmı sana adli olarak. öylede olsa haddi ve çapı değil kati rapor vermek. geçici alkol darp raporu verebilir. gelelim davaya: imzadan imtina etmen o cezanın kesilemeyeceği anlamına gelmez ödemeye mahkum edilirsin yine.tanık olarak tutanağı yazanlar çarılır sorulur sulh cezada kollukta tutanaktakinin geçerli olduğunu söyler. seninde işin biter. çünkü doktor raporu var alkollüsün. ama baska usulsüzlük tespit ettiysen yada varsa öyle bişey ki sende kendine bi sor bakalım bana yok gibi geliyor ama. vicdanın rahatsa sorun yok. genelde bu cezalar geri dönmez çünkü devlet otorisedir amaaaa usulsüzlük varsa ceza iptal olur kolluğa bişey olmaz cebindende ödemez cezada almaz sadece iptal olur cezan hepsi bu. hadi bakalım benim mahkememde senden daha önce bakalım ne olcek sonucu buraya yazarsan sevinirim allaha emanet ol. gülü seven dikenine katlanır diyelim. bizlerde onca iftiraya uğruyoruz yok işkence etti yok dövdü yok sövdü yok rüşvet aldı diye:) valla ama ben hala vatandaşlarıma güveniyorum aralarında çürük elmalar olabilir ama hepsi değiller. kurumlarda öyledir polisi askeri avukatı yok.

Gazihamdi
03-03-2009, 17:16:07
canını yediğim bak işte alkollüsün. kimi koca 70 lik içer bişey olmaz kimi aşk acısı çeker tek birada kafa olur:) yani her bünyede aynı tepkiyi yapmaz içtiğiniz miktar. cihaza göre davranıyoruz 60 mı 10 200 neyse o. bak sonunda hastaneye gitmişin ordada test yapamıyomuş kolluk napsın kardeşim işte burda bizim sabrımız ortaya çıkıyo. hem doktor kati rapor veremezzz öyle bir şey yapamazz kesinlikleeee. kati rapor savcılık havalesiyle adliyenin içinde bulunan yeminli doktorlar tarafından verilir. ayrıca kati rapor bir adli bir olay sonucu verilir ki senin bir kolluğa karşı mukavemetin olmamış demi.yani mukavemetten işlem yaptılarmı sana adli olarak. öylede olsa haddi ve çapı değil kati rapor vermek. geçici alkol darp raporu verebilir. gelelim davaya: imzadan imtina etmen o cezanın kesilemeyeceği anlamına gelmez ödemeye mahkum edilirsin yine.tanık olarak tutanağı yazanlar çarılır sorulur sulh cezada kollukta tutanaktakinin geçerli olduğunu söyler. seninde işin biter. çünkü doktor raporu var alkollüsün. ama baska usulsüzlük tespit ettiysen yada varsa öyle bişey ki sende kendine bi sor bakalım bana yok gibi geliyor ama. vicdanın rahatsa sorun yok. genelde bu cezalar geri dönmez çünkü devlet otorisedir amaaaa usulsüzlük varsa ceza iptal olur kolluğa bişey olmaz cebindende ödemez cezada almaz sadece iptal olur cezan hepsi bu. hadi bakalım benim mahkememde senden daha önce bakalım ne olcek sonucu buraya yazarsan sevinirim allaha emanet ol. gülü seven dikenine katlanır diyelim. bizlerde onca iftiraya uğruyoruz yok işkence etti yok dövdü yok sövdü yok rüşvet aldı diye:) valla ama ben hala vatandaşlarıma güveniyorum aralarında çürük elmalar olabilir ama hepsi değiller. kurumlarda öyledir polisi askeri avukatı yok.

Canını yediğim bir sey söyleyeyim bu alkolmetre içtiği alkolün ne kadar etki yapıp yapmadığını ölçmüyorya
sadece kokuyu ölçüyor

benim demek istediğim benim kızğınlığım evime 100 metre mesafede beni çeviriyorsun bende tüm iyi niyetimle sana 1 adet bira içtiğimi söylüyorum
sende hemen basıyorsun cezayı
benim bildiğim itiraz ediyorsam ben bana kan tahlili yaptırma zorunluluğu yokmu bu konu ile ilgili danıştay kararı var.

diyelimki yok benim ne derece alkollü olduğumu sen zaten görüyorsun
elinde olan insiyatifini kullanamazmıydı.
birde ben itiraz edeceğim hakkımı arayacağım diyince
yav bu konuyu uzatmayalım kapatalım tamam biz cezanı yatıralım demek ne oluyor
ayrıca benim aracımı bağlaması gerekirken neden aracı teslim etti bana o derece alkollüysem ben
bu kadar görevine bağlısın sen görevini neden eksik yaptın o zaman değilmi?
ne geçti eline simdi vay bee adama ceza kesmis buna ödülmü verelim dediler
ülkemizde neler oluyor neler bunları hepimiz hergün izliyoruz ekranlardan
herkes görevini tam yapsa bunlar olurmu ülkemde olmaz değilmi?

bence o gün memurlar kendi insiyatifini kullanarak cezayı kestiler
benim kızdığım bende kamuda görev yapıyorum şoförüm az daha işimden olacaktım
işimden olsaydım ben ne olacaktı o zaman benden o zaman polisi askeri sevmemi nasıl beklerdin

kısacası ben açtım davamı ümidim var.
hayırlısı ile o günü bekliyorum sonucunuda buraya yazacağım.
hep beraber görürüz

saca
03-03-2009, 18:16:29
bak nasıl biliyorsun neyin ne işe yaradığını:) önce benim kimseyi savunmak gibi niyetim yok ki seni jandarma çevirmiş başka bi kurumu hiç savunmam o onlarla alakalı hani beni yanlış anlama. önce sana bir çok dava ve idari soruşturmadan alnının akıyla çıkmış ve bi çok tazminat hakkı kazanmış hatta bir milletvekilinin oğluna kabahatlerden ceza yazdım diye mahkemeye verdi ,inadına 1 liralık sakız bile vermiyolar bu paraya:) dava açtım kazandım tabi. yani bu davalarımın çoğunda vatandaş bana asarım keserim ben buyum ben şuyum dedi. insifiyatif kullanır kimlere kullanmıyoruzki hele sen kamu çalışanısın hayli hay yapılır. valla zaten kafaları basmıyomuş belli 500 milyon civarında parayı ben ödeyeyim denirmi hehe:) bide kimse kimseye ödül vermez aksine niye bağladın arabayı başımıza iş aldın derler:) neyse sen gerekeni yapmışın sözün kısası itiraz etmişin cezaya. ama unutmaki herkez işini yapıyor ve vatandaşta biraz saygı göstermeli kolluğa ki kendide görsün. kimse düşmanımız değil. sen yasaları tam manasıyla uygulayan kuralcı birine dek gelmişin şansına. saygılarımla

Gazihamdi
04-03-2009, 09:26:11
bak nasıl biliyorsun neyin ne işe yaradığını:) önce benim kimseyi savunmak gibi niyetim yok ki seni jandarma çevirmiş başka bi kurumu hiç savunmam o onlarla alakalı hani beni yanlış anlama. önce sana bir çok dava ve idari soruşturmadan alnının akıyla çıkmış ve bi çok tazminat hakkı kazanmış hatta bir milletvekilinin oğluna kabahatlerden ceza yazdım diye mahkemeye verdi ,inadına 1 liralık sakız bile vermiyolar bu paraya:) dava açtım kazandım tabi. yani bu davalarımın çoğunda vatandaş bana asarım keserim ben buyum ben şuyum dedi. insifiyatif kullanır kimlere kullanmıyoruzki hele sen kamu çalışanısın hayli hay yapılır. valla zaten kafaları basmıyomuş belli 500 milyon civarında parayı ben ödeyeyim denirmi hehe:) bide kimse kimseye ödül vermez aksine niye bağladın arabayı başımıza iş aldın derler:) neyse sen gerekeni yapmışın sözün kısası itiraz etmişin cezaya. ama unutmaki herkez işini yapıyor ve vatandaşta biraz saygı göstermeli kolluğa ki kendide görsün. kimse düşmanımız değil. sen yasaları tam manasıyla uygulayan kuralcı birine dek gelmişin şansına. saygılarımla

iste benim kızdığım bu niye ceza yazıyorsun
yazdıktan sonra pişmanmı oluyorsunda ben ödeyeyim diyorsun
sen madem kuralcı birisin ceza tutanağına araç parka çekildi yazıpta neden aracı bana teslim ediyorsun.
ben gerçekten sayğımı gösterdim benim tepkim ben tahlil istiyorum diyipte onların bana olmaz senlemi uğraşacağız demesinden kaynaklandı.

buna çok tepki gösterdim
birde şunu sorayım benim açmış olduğum davaya ilğili kolluk kuvvetleri geleceklermi acaba?

inşallah gelirler
saygılarımla

saca
05-03-2009, 14:03:57
iste benim kızdığım bu niye ceza yazıyorsun
yazdıktan sonra pişmanmı oluyorsunda ben ödeyeyim diyorsun
sen madem kuralcı birisin ceza tutanağına araç parka çekildi yazıpta neden aracı bana teslim ediyorsun.
ben gerçekten sayğımı gösterdim benim tepkim ben tahlil istiyorum diyipte onların bana olmaz senlemi uğraşacağız demesinden kaynaklandı.

buna çok tepki gösterdim
birde şunu sorayım benim açmış olduğum davaya ilğili kolluk kuvvetleri geleceklermi acaba?

inşallah gelirler
saygılarımla

hiçbir kurumu koruma kollama haklı çıkarma gibi düşüncem yok haddimde değil ama doğru ve gerçek olan şeyleride göz ardı edemem bak sana açıkcana yazayım tek tek:
1-bu niye ceza yazıyorsun ? -- alkollusün sende inkar etmiyorsun bunu yazcak elbette

2-yazdıktan sonra pişmanmı oluyorsunda ben ödeyeyim diyorsun ?-- senin aklın kesiyormu 598 lirayı kendileri ödermi?en fazla iptal eder cezayı ama seni sonrasında doktora götürür nede sana ceza makbuz suretini verir
3-sen madem kuralcı birisin ceza tutanağına araç parka çekildi yazıpta neden aracı bana teslim ediyorsun?---- jandarma bölgesinde gerçekleşmiş olay demi evet.yani şehre uzaktasın ve kolluk sen eğer tek kişi olsan aracını otoparka çeker senide evine bırakırdı.ama senin 2 şahidim var diyosun yani 2 kişi var yanında onlara sen sür der ve aracınla seni mağdur etmeme kiçin aracınla gönderir. ve yasa dışı bişey yapsa makbuzada not düşmezdi araç otoparka çekildi diye.yani girdi çıktı yapılır otoparka polislerde yapıyor bunu vatandaş evi uzakta ve yanında alkolsüz başka biri varsa kendi aracıyla görderir ama tutanağını tutar derki: araç otoparka çekilmeliydi fakat mağduriyet olmamsı ve alkolsüz bir yakını vardı yanında aracı ona teslim ettik diye bunu sen bilmezsin zaten.
4-ben gerçekten sayğımı gösterdim benim tepkim ben tahlil istiyorum diyipte?-- yasa ve trafik yönetmeliği derki güzel kardeşim : tahlil yapılması zorunludur fakatttt cihaza üflememsi durumunda yani üflemeden önce mecburdur kolluk kan testi yaptırmaya. ama sen üflemişin ve 50 pm üzerindesin. koluk mecburiyeti kalktı kan testinden.
5-birde şunu sorayım benim açmış olduğum davaya ilğili kolluk kuvvetleri geleceklermi acaba?---- tanık olarak çağrılabilirler ama tutanakta adları olduğu için ama genelde gidilmez yada teşkilat avukatı gider. her kolluğun onlarca davası var her davaya gitse işinimi yapacak yaptığı işten haklı yada haksız yada kıllığına dava açanlar yüzünden mahkeme mahkeme mi gezecek. ayrıca dava trafik mahkemesine itiraz tarih aralığında açılmalıydı.sanırım seninki trafik mahkemesi değil.

neyse ahanda bu sana son sözüm: hakimler artık şahitlere pek inanmıyor çünkü herkez isterse yalan yanlış birlerce şahit bulur. o nedenle artık pek güven oluşturmuyor. mahkeme artık somut delillerden yola çıkıyor. senin somut dellilerinde bir sürü var. doktor raporu, alkolmetre kaydı,kolluk tutanağı, ceza tutanağı. hakkında hayırlısı tabi ceza yüksek ama sonucu lehine olur umarım ama pekte umut bağlama.
saygılarla

ahmet25
05-03-2009, 14:21:56
"benim kızdığım bende kamuda görev yapıyorum şoförüm az daha işimden olacaktım
işimden olsaydım ben ne olacaktı o zaman benden o zaman polisi askeri sevmemi nasıl beklerdin "

Üstte yazılan bir paragrafı okuyunca benim de aklıma aşağıdaki paragrafı yazmak geldi buyrun lütfen okuyunuz.

"ben nasıl kızmam Polis veya Askerin insiyatif kullanarak Alkollü bir şahsa cezai bir işlem uygulamamasına. Düşünsenize O Alkollü şahıs aracını sürerken benim veya sizlerin çocuğuna çarpma ihtimali yokmu?"

En güzeli alkollü iken ticari taksileri kullanmak.

Maverick35
05-03-2009, 16:26:08
Saca,
Eğer, asayiş, karakol yada çevik kuvvet vb. polisi isen; sen bu işleri tam olarak bilmiyorsun ve bu konuya dahil olduğun zaman, geçmiş 8 sayfayı okumamışsın.Özellikle Phantom Of Law adlı hukukçu üyenin yazdıklarını tekrar okumanı naçizane tavsiye ederim.

Eğer, Sen, trafik polisi isen; vay başımıza gelenler ve gelecek olanlar, off..
Diyorsunki:-"Alkol sonucuna itiraz hakkın var, ama, üflemeden önce"
Yanlış biliyorsun.
yanlış bildiğini sana ispatlayabilirim:

Av.Cem NEMUTLU, alkol muayenesine takılır, üfler ve 0.80 civarı (yanlış hatırlamıyorsam böyle idi, 1,0 Pm nin altında idi) alkollü çıkar, itiraz eder, görevli polisler Cem NEMUTLU'yu hastaneye götürmezler.Cem Bey de ceza tutanağına imza atmaz, ehliyetine el konur, polislerle hiç takışmaz, dalaşmaz, paşa paşa evine gider.Ve, ilk iş günü davasını açar mahkemeye :-"Polisin elindeki cihaza güvenmiyorum, hastaneye gitmeyi talep ettim, beni hastaneye götürmediler, Ben de tutanağa imza atmadım" der.
Mahkeme, Cem Bey'i haklı bulur ve ehliyetinin iade edilmesine karar verir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi de, bu kararı ONAR ve Cem Bey ehliyetini teslim alır...
Ben, Çankaya'ya, Cem Bey'in bürosuna dahi gittim, bana anlattıkları bunlar.

Bu işleri, insan başına gelince öğreniyor, öyle polis olmakla, mühendis yada doktor olmakla bu işler öğrenilmiyor.

Cem NEMUTLU'nun bana anlattıkları:

1-Yakalanınca, üflemeden direkt olarak itiraz edilebiliyor, polise deniyor ki -"Mevcut Karayolları Trafik Kanunu'nun 49. Maddesi, C Bendi, 4. Fıkrasına istinaden cihaza üflemeyi reddediyorum, beni hastaneye götürmenizi talep ederim"

Polis sizi götürecek, hıı.. ama başka ekip gelir ama görev yerini bırakır gider orası Emniyet Teşkilatı'nın takdiri:)

Hıı.. Polis bunu yapmadı, ceza makbuzunu imzalamıyorsunuz, yada itiraz bölümüne "Hastaneye gitmeyi talep ettim, bu sonucu kabul etmiyorum" yazıyorsunuz.
Zaten, aklı başında, kanunu-kuralı bilen bir polis, böyle bir durumda "Ya...Bu adam işi biliyor" der ve hastaneye götürür,
Götürmezse ne olur?

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin kapı gibi kararı uygulanır.:)

2-Cihaza üflüyorsunuz 1-2 Pm alkol çıkıyor, buna itiraz edilecek bir durum yok, "İnsaf yani" derler adama, ama, üflediniz sonuç 0.60-0.80 Pm gibi, yani, 1 Pm nin altında...
Polise itiraz edip, aynı lafı söylüyorsunuz "Mevcur Karayoları Trafik Kanunu'nun..." diye başlayan.
Polis derse "itiraz hakkınız yok, arabayı bağlayacağız" hiç dalaşmadan, kibarca :-"Tamam, Memur Bey, buyrun anahtarı, araba sizin" diyorsunuz ve üflemiyorsunuz.
sonuç ne olur?
ya polis hastane talebini kabul eder, yada cezai işlem yapar siz de mahkeme açıp Yargıtay 8.Ceza Dairesinin kararının uygulanmasını talep edersiniz.

3-Polise, hiç hastane lafını karıştırmadan, üfledikten sonra itiraz edersiniz, polis kendi bildiğince gerekeni yapar, ama hastaneye götürür, ama -:"İmza atmayın yada şerh koyun, yarın da mahkemeye gidin" der, polisin bileceği iş.

Av.Cem NEMUTLU'nun bana söyledikleri bunlar...

4. bir yol var, o da araç kullanırken alkol almamak, ben, içkiyi kökten bıraktım, Temmuz ayından bu tarafa hiç alkol almadım, bugün itibariylede 11 ay sonra ehliyetimi alacağım.

Gelelim Ahmet25 rumuzlu üyeye;

"ben nasıl kızmam Polis veya Askerin insiyatif kullanarak Alkollü bir şahsa cezai bir işlem uygulamamasına. Düşünsenize O Alkollü şahıs aracını sürerken benim veya sizlerin çocuğuna çarpma ihtimali yokmu?" demişsin...

Değerli Arkadaşım;

Klavyeye sarılıp, bu yazıyı yazmadan önce, geçmiş 8-9 sayfayı okuma zahmetine katlansaydın, sorduğun bu konuyu da tartıştığımızı görürdün, özellikle 6. ve7. sayfaları okuyun.

Sana kısaca anlatayım;

1-Bir kanun var, ama uygulayanlar bunu tam olarak bilmiyorlar, A şehrindeki bir vatandaşa yapılan uygulama ile B şehrindeki bir vatandaşa yapılan uygulama farklı olabiliyor.
Bunu nedeni kim, ne?
Polis değil, çünkü, polis -Türkiye'de- sadece kendisine denileni yapar, olayın sonucuna bakar, oluş şekline bakmaz.
O'na kural öğretilir, denir ki :"Yazdığın-tuttuğun tutanak a)Ne, b)Nerede, c)ne zaman, d)Neden sorularına cevap verecek, NASIL diye sormayacaksın"

Bunun sonucu, seni 0,50 nin üzerinde alkolle yakalayan polis, isterse seni hastaneye götürür, isterse de seni tehdit ederek (Arabanı bağlamakla, kolluk kuvvetine mukavemetten mahkemeye vermekle) ceza tutanağını imzalatır.
Kanunları biliyorsan itiraz edersin, Cem NEMUTLU gibi kazanırsın, bilmiyorsan da, bizim gibi oturur, gün sayarsın.

2-Kanun "0,50 nin üzerinde alkol alıp, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş" diyor.
Adamın bünyesi sağlamdır, Saca'nın dediği gibi çok miktarda alkol alır ama sarhoş olmaz, başka bir vatandaşsa alkole alışkın değildir, 100 ml. birayla
sarhoş olup, güvenli sürüş yeteneğini kaybeder.
Bu 0,50 neye göre, kime göre belirleniyor?

3-Ahmet25'cim,

Gazetelerde okursun,

a)Bir adam diğerini bacağından bıçaklar veya ayağından vurur, mahkeme bunu hemen bırakır, tutuksuz yargılanır, az bir para cezası ile kurtulur (Saca iyi bilir, çünkü polisler bu konudan çok şikayetçi), başka bir adam ise hasmını karnından-kalbine yakın bir noktadan vurur ya da bıçaklar, bu adam içeride çok yatar, çünkü, öldürmeye teşebbüs kabul edilir.

b)Belki başına gelmiştir, radara yakalanmışsındır, hız limitini %50'yekadar aşarsan farklı, %100'e kadar aşarsan farklı ve %100 den daha fazla aşarsan çok çok daha farklı, gayet yüklü bir ceza yersin.

E...Şimdi, güzel kardeşim, neden bu tip bir skala alkol konusunda uygulanmaz?
Neden 0,52 Pm alkolle yakalnananla 2-3 Pm alkolle yakalanan aynı kefeye konur?

İşte biz burada bunları tartışıyoruz, dikkat edersen, Sayın Erdoğan KIRCALI, ki, site editörüdür, kendisiyle burada çok seviyeli bir şekilde tartıştık, Phantom Of Law'ın yazdıklarından sonra buraya bizi eleştiren bir yazı yazmadı.

Hıı...Alkol alıp araç kullanan başkalrının hayatını tehlikeye atıyor mu?

Evet, atıyor.Ama, güvenli sürüş ve muhakeme yeteneğini kaybetmişse.

Bunu, kanun söylüyor, oku, bak aynen şöyle yazar "0,50 Pm alkolün üzerinde alkol alıp, ya da keyif verici uyuşturucu bir madde alıp, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş bir şekilde araç kullananlara..."

Gazihamdi
06-03-2009, 11:02:06
Saca,
Eğer, asayiş, karakol yada çevik kuvvet vb. polisi isen; sen bu işleri tam olarak bilmiyorsun ve bu konuya dahil olduğun zaman, geçmiş 8 sayfayı okumamışsın.Özellikle Phantom Of Law adlı hukukçu üyenin yazdıklarını tekrar okumanı naçizane tavsiye ederim.

Eğer, Sen, trafik polisi isen; vay başımıza gelenler ve gelecek olanlar, off..
Diyorsunki:-"Alkol sonucuna itiraz hakkın var, ama, üflemeden önce"
Yanlış biliyorsun.
yanlış bildiğini sana ispatlayabilirim:

Av.Cem NEMUTLU, alkol muayenesine takılır, üfler ve 0.80 civarı (yanlış hatırlamıyorsam böyle idi, 1,0 Pm nin altında idi) alkollü çıkar, itiraz eder, görevli polisler Cem NEMUTLU'yu hastaneye götürmezler.Cem Bey de ceza tutanağına imza atmaz, ehliyetine el konur, polislerle hiç takışmaz, dalaşmaz, paşa paşa evine gider.Ve, ilk iş günü davasını açar mahkemeye :-"Polisin elindeki cihaza güvenmiyorum, hastaneye gitmeyi talep ettim, beni hastaneye götürmediler, Ben de tutanağa imza atmadım" der.
Mahkeme, Cem Bey'i haklı bulur ve ehliyetinin iade edilmesine karar verir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi de, bu kararı ONAR ve Cem Bey ehliyetini teslim alır...
Ben, Çankaya'ya, Cem Bey'in bürosuna dahi gittim, bana anlattıkları bunlar.

Bu işleri, insan başına gelince öğreniyor, öyle polis olmakla, mühendis yada doktor olmakla bu işler öğrenilmiyor.

Cem NEMUTLU'nun bana anlattıkları:

1-Yakalanınca, üflemeden direkt olarak itiraz edilebiliyor, polise deniyor ki -"Mevcut Karayolları Trafik Kanunu'nun 49. Maddesi, C Bendi, 4. Fıkrasına istinaden cihaza üflemeyi reddediyorum, beni hastaneye götürmenizi talep ederim"

Polis sizi götürecek, hıı.. ama başka ekip gelir ama görev yerini bırakır gider orası Emniyet Teşkilatı'nın takdiri:)

Hıı.. Polis bunu yapmadı, ceza makbuzunu imzalamıyorsunuz, yada itiraz bölümüne "Hastaneye gitmeyi talep ettim, bu sonucu kabul etmiyorum" yazıyorsunuz.
Zaten, aklı başında, kanunu-kuralı bilen bir polis, böyle bir durumda "Ya...Bu adam işi biliyor" der ve hastaneye götürür,
Götürmezse ne olur?

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin kapı gibi kararı uygulanır.:)

2-Cihaza üflüyorsunuz 1-2 Pm alkol çıkıyor, buna itiraz edilecek bir durum yok, "İnsaf yani" derler adama, ama, üflediniz sonuç 0.60-0.80 Pm gibi, yani, 1 Pm nin altında...
Polise itiraz edip, aynı lafı söylüyorsunuz "Mevcur Karayoları Trafik Kanunu'nun..." diye başlayan.
Polis derse "itiraz hakkınız yok, arabayı bağlayacağız" hiç dalaşmadan, kibarca :-"Tamam, Memur Bey, buyrun anahtarı, araba sizin" diyorsunuz ve üflemiyorsunuz.
sonuç ne olur?
ya polis hastane talebini kabul eder, yada cezai işlem yapar siz de mahkeme açıp Yargıtay 8.Ceza Dairesinin kararının uygulanmasını talep edersiniz.

3-Polise, hiç hastane lafını karıştırmadan, üfledikten sonra itiraz edersiniz, polis kendi bildiğince gerekeni yapar, ama hastaneye götürür, ama -:"İmza atmayın yada şerh koyun, yarın da mahkemeye gidin" der, polisin bileceği iş.

Av.Cem NEMUTLU'nun bana söyledikleri bunlar...

4. bir yol var, o da araç kullanırken alkol almamak, ben, içkiyi kökten bıraktım, Temmuz ayından bu tarafa hiç alkol almadım, bugün itibariylede 11 ay sonra ehliyetimi alacağım.

Gelelim Ahmet25 rumuzlu üyeye;

"ben nasıl kızmam Polis veya Askerin insiyatif kullanarak Alkollü bir şahsa cezai bir işlem uygulamamasına. Düşünsenize O Alkollü şahıs aracını sürerken benim veya sizlerin çocuğuna çarpma ihtimali yokmu?" demişsin...

Değerli Arkadaşım;

Klavyeye sarılıp, bu yazıyı yazmadan önce, geçmiş 8-9 sayfayı okuma zahmetine katlansaydın, sorduğun bu konuyu da tartıştığımızı görürdün, özellikle 6. ve7. sayfaları okuyun.

Sana kısaca anlatayım;

1-Bir kanun var, ama uygulayanlar bunu tam olarak bilmiyorlar, A şehrindeki bir vatandaşa yapılan uygulama ile B şehrindeki bir vatandaşa yapılan uygulama farklı olabiliyor.
Bunu nedeni kim, ne?
Polis değil, çünkü, polis -Türkiye'de- sadece kendisine denileni yapar, olayın sonucuna bakar, oluş şekline bakmaz.
O'na kural öğretilir, denir ki :"Yazdığın-tuttuğun tutanak a)Ne, b)Nerede, c)ne zaman, d)Neden sorularına cevap verecek, NASIL diye sormayacaksın"

Bunun sonucu, seni 0,50 nin üzerinde alkolle yakalayan polis, isterse seni hastaneye götürür, isterse de seni tehdit ederek (Arabanı bağlamakla, kolluk kuvvetine mukavemetten mahkemeye vermekle) ceza tutanağını imzalatır.
Kanunları biliyorsan itiraz edersin, Cem NEMUTLU gibi kazanırsın, bilmiyorsan da, bizim gibi oturur, gün sayarsın.

2-Kanun "0,50 nin üzerinde alkol alıp, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş" diyor.
Adamın bünyesi sağlamdır, Saca'nın dediği gibi çok miktarda alkol alır ama sarhoş olmaz, başka bir vatandaşsa alkole alışkın değildir, 100 ml. birayla
sarhoş olup, güvenli sürüş yeteneğini kaybeder.
Bu 0,50 neye göre, kime göre belirleniyor?

3-Ahmet25'cim,

Gazetelerde okursun,

a)Bir adam diğerini bacağından bıçaklar veya ayağından vurur, mahkeme bunu hemen bırakır, tutuksuz yargılanır, az bir para cezası ile kurtulur (Saca iyi bilir, çünkü polisler bu konudan çok şikayetçi), başka bir adam ise hasmını karnından-kalbine yakın bir noktadan vurur ya da bıçaklar, bu adam içeride çok yatar, çünkü, öldürmeye teşebbüs kabul edilir.

b)Belki başına gelmiştir, radara yakalanmışsındır, hız limitini %50'yekadar aşarsan farklı, %100'e kadar aşarsan farklı ve %100 den daha fazla aşarsan çok çok daha farklı, gayet yüklü bir ceza yersin.

E...Şimdi, güzel kardeşim, neden bu tip bir skala alkol konusunda uygulanmaz?
Neden 0,52 Pm alkolle yakalnananla 2-3 Pm alkolle yakalanan aynı kefeye konur?

İşte biz burada bunları tartışıyoruz, dikkat edersen, Sayın Erdoğan KIRCALI, ki, site editörüdür, kendisiyle burada çok seviyeli bir şekilde tartıştık, Phantom Of Law'ın yazdıklarından sonra buraya bizi eleştiren bir yazı yazmadı.

Hıı...Alkol alıp araç kullanan başkalrının hayatını tehlikeye atıyor mu?

Evet, atıyor.Ama, güvenli sürüş ve muhakeme yeteneğini kaybetmişse.

Bunu, kanun söylüyor, oku, bak aynen şöyle yazar "0,50 Pm alkolün üzerinde alkol alıp, ya da keyif verici uyuşturucu bir madde alıp, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş bir şekilde araç kullananlara..."

Vermiş olduğun bilgilere çok teşekkür ederim
ben eğerki Saca ya kalsam dava açma hakkım bile yok demediği kaldı
ayrıca nasıl olsa sonucu belli niye dava açtın diye bir zihniyet var millette

benim açtığım dava red çıkarsa nereye dava açmam lazım bu konu ile ilğili bbana bilgi verirseniz sevinirim
Saygılarla

Maverick35
06-03-2009, 14:29:12
İdare Mahkemesi'ne dava açacaksınız, iyi bir avukata danışıp, dilekçe yazdırın.
İdare Mahkemesi, davayı usul yönünden inceler, siz gitmiyorsunuz.
Sonuçta, Yargıtay 8.Ceza Dairesi'nin vermiş olduğu bir karar da var.

Gazihamdi
06-03-2009, 15:34:20
İdare Mahkemesi'ne dava açacaksınız, iyi bir avukata danışıp, dilekçe yazdırın.
İdare Mahkemesi, davayı usul yönünden inceler, siz gitmiyorsunuz.
Sonuçta, Yargıtay 8.Ceza Dairesi'nin vermiş olduğu bir karar da var.

Ben sulh ceza mahkemesine dava açtım 15.04.2009 tarihinde davam var
Egerki bu davadan red çıkarsa hangi yolu izlemem gerekiyor.
Nereye itiraz etmem lazım
Hakkımı sonuna kadar aramak istiyorum. Bilgi verirseniz sevinirim
saygılarımla

Maverick35
06-03-2009, 23:29:36
GaziHamdi;
"Hemen git, idare mahkemesi'nde dava aç" diyeceğim, ama, Senin yakalanman 02-02-2009'da.
Yani, sen, yasal başvuru süresini geçirmişsin.
Bu, süre konusunu avukatlara danış, ya da sitedeki hukukçulardan yardım iste, mahkeme açma süresini, 15 gün mü, 2 ay mı, ben de tam olarak bilemiyorum.

Aslında, yanlış olan, bu konuda Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin yaptığı.
Davayı kabul ediyorlar, sonra da "Görevsizlik" kararı veriyorlar, İdare Mahkemesi'ne başvuru süresi de geçtiği için, vatandaşın ehliyeti gittiği ile kalıyor.
Korkarım ki, seninde böyle olacak.
İlk duruşman yapıldıktan sonra sonucu burada yazarsın.
Melbu adlı üyenin de başına gelmişti.Mahkeme, karar veresiye 6 aylık süre dolmuş ve ehliyetini almıştı.:)