PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Aldatmaya sebep başka bir kadın: Benim






Sayfalar : [1] 2

zeyno_cik
01-05-2008, 15:11:16
Merhaba ;
Bir kadının aldatılmasına sebep olan başka bir kadınım.
Birlikte olduğum kişi evli , 2 çocuk sahibi.
Boşanma davasını bayan açmayı kabul etti.
Aldatma olarak açacak tabiki.
Telefon yada mesajların - içerik değil , saat tarih olarak - dökümünü talep edebilirmiş , bunu diğer konulardan okuyarak öğrendim.Ve buda delil kabul edilmezmiş, doğrumudur?
Otel bilgileri mahkeme kararı ile elde edilebilir bir bilgimidir?
Ancak karşı taraf elinde resim olduğunu savunuyor.Resim içeriği biyerde otururken yada yürürken elele bir resim olabilir.Resimlerin delil kabul edilmesi için max. içerik ne olmalıdır? Hakimin takdirine kalmış bir konumudur?
Ve bayan , benide mahkemeye verdiğini söylemiş - blöf olduğunu düşünüyorum - nasıl bir iddia ile mahkemeye verebilir ?
Çocukların velayeti yada babanın görüş zamanları nasıl tespit edilecek ?
Bayan tazminat talebinde bulunacağından bahsediyor , bu neye göre belirlenir?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.

sdt23
01-05-2008, 15:17:37
Zina suç olmaktan çıkarıldı, boşanma sebebidir.
Anlattıklarınızda sizin aleyhinize dava açmayı gerektirecek bir durum görünmüyor.
Aldatan eş tam kusurludur, diğer eş boşanma halinde eski kocasından nafaka, maddi, manevi tazminat alabilir. Miktarı hakim takdir edecektir.

Velayet konusu da hakimin takdirindedir. Çocuklar küçükse anneye verilmesi ve babanın görüş zamanlarının sınırlı olması ihtimali artar. Yaş ilerledikçe babanın görüş zamanları artacaktır.

Kadın boşanma davası açmayı kabul etti, demişsiniz. Boşanmanın gerçekleşmesi için kadının iddiasını ispat etmesi gerekir. Yani kadın ya kocasının aldattığını ispatlayacak ya da boşanma davası reddedilecek ve boşanma gerçekleşmeyecek.

zeyno_cik
01-05-2008, 15:23:17
Mersi..
Bayan , aldatmayı ispatlayamaz ise ne olur?(dava iptali filan sözkonusu olurmu?) , tazminat hakkı yinede bakimidir? - İspatlanamaz ise ; bu defa erkek dava açabilirmi? Yada bayan başka ne davası açabillir?
Erkeğin,üzerine kayıtlı hiçbir taşınmaz malı yada nakti bulunmamaktadır.Tazminat neye göre belirlenir?

sdt23
01-05-2008, 15:37:36
Erkek de boşanma davası açabilir, ama kadının boşanmaya neden olacak kusurunu ispatlayamazsa onunki de reddedilir.

Tazminat boşanma halinde alınır. Boşanmadan kadın kendisi ve çocukları için nafaka davası açabilir.

zeyno_cik
01-05-2008, 17:39:27
Erkek de boşanma davası açabilir, ama kadının boşanmaya neden olacak kusurunu ispatlayamazsa onunki de reddedilir.

Tazminat boşanma halinde alınır. Boşanmadan kadın kendisi ve çocukları için nafaka davası açabilir.

Teşekkürler..
Nafaka yada tazminat , maaş bordrosuna göremi belirlenir ?
Aldatma davası ispat edilemediği için iptal oldu diyelim; bayanın boşanma değilde , ayrılık için dava açması mümkünmüdür?

Nekadar çok soru sordum..Cevaplar için tekrar teşekkürler..

cepmagdur
01-05-2008, 17:45:06
Erkek de boşanma davası açabilir, ama kadının boşanmaya neden olacak kusurunu ispatlayamazsa onunki de reddedilir.

Tazminat boşanma halinde alınır. Boşanmadan kadın kendisi ve çocukları için nafaka davası açabilir.

arkadaşa katılıyorum

zeyno_cik
01-05-2008, 18:05:06
İyi ama forumda erkeğin davayı açmayıp,eşinden beklediğinde, nafaka konusunda artısı olabileceğini okudum.
Zaten sayın bayan ;alabileceğinin max. almış halde...
Çocuklar kaç yaşında mahkemeye çağrılabilir?

Merci.. = Teşekkür..

Yönetim

Av.Ülkü Akburak
01-05-2008, 18:29:53
İyi ama forumda erkeğin davayı açmayıp,eşinden beklediğinde, nafaka konusunda artısı olabileceğini okudum.
Zaten sayın bayan ;alabileceğinin max. almış halde...
Çocuklar kaç yaşında mahkemeye çağrılabilir?

Merci..

Davada önemli olan kadın ya da erkek olmak değildir. Önemli olan kusurun kime ait olduğu.. Ehhh sizin olayda da, kusurun aldatan erkekte olduğunu anlaşılıyor beyanlarınızdan.

zeyno_cik
01-05-2008, 20:21:42
Sayın Akburak ,
İlginize teşekkürler ilk önce...

Kusurlu taraf ortada tabiki..bu kusur ne şekillerde ispatlanabilir bunu merak ediyoruz aslında..Çünkü velayet talebi var babanın.
Otel bilgilerine mahkeme kararıyla ulaşılabilrmi ?
Çocuklardan biri 5.5 yaşında, mahkeme çıkabilirmi?
Mevcut bir resim var ise , ne şekilde yorumu olabilir hakimin ? Delilmidir?

Teşekkürler tekrar..

sdt23
01-05-2008, 21:21:16
İyi ama forumda erkeğin davayı açmayıp,eşinden beklediğinde, nafaka konusunda artısı olabileceğini okudum.

Bunu nerede okudunuz?
Yok öyle birşey. Boşanma davası açmak velayeti almaya olumsuz etki yapmaz, karşı tarafın açması olumlu etki yapmaz. Hakim çocuğun menfaatlerini gözeterek karar verir.

zeyno_cik
01-05-2008, 22:25:28
Sayın Avukatlar;
Acaba otel bilgilerini savcılık,mahkeme kararı ile edinilebiliyormu?
Sanırım bana bun konuda sizlerden başka kimseler yardımcı olamayacak...

Teşekkürler

milo
01-05-2008, 22:41:33
5 yıldızlı otelde kaldıysanız korkmayın.

zeyno_cik
02-05-2008, 07:55:30
NAsıl yani?
Mahkeme kararı pansiyonda hüküm sürüyorda , 5 yıldızlıda sürmüyormu ?
Bildiğim kadarıyla , otelde check-in de kişilerin kimlikleri alınıp , emniyete haber veriliyor..
Yanlışmı biliyorum yoksa ??

Av.Aslı Yazıcı
02-05-2008, 11:06:01
Otel bilgileri mahkeme kanalıyla istenebilir ve her otelde bu bilgileri vermek zorundadır.

5.5 yaşındaki bir çocuk anne ilgi ve bakımıyla büyümesi gereken bir yaşta olduğundan, velayet büyük ihtimalle annede kalacaktır. Hele ki, boşanma sebebi, babanın başka bir kadınla beraber olması olursa, çok büyük bir ihtimalle çocuk annede kalacaktır.

Nafaka, tarafların ekonomik durumlarına göre belirlenir. Boşanma sonrasında maddi olarak zor duruma düşecek olan taraf kusursuz ya da diğerine oranla daha az kusurlu ise, nafaka almaya hak kazanır. Bu durumda da, anne, boşanma sonrası maddi olarak sıkıntıya girecek ise, baba da kusurlu olduğundan, babanın ekonomik durumuna göre belli bir miktar nafakaya hak kazanacaktır.

zeyno_cik
02-05-2008, 15:47:42
Cevabınız için teşekkür ederim.

Aslında durum net olarak şu ;
Hangi oteller olduğu bilinmiyor yada nerede olduğu..
-Çünkü tatil amaçlı gidilen oteller-
Yani mahkemeden mevcut otel kaydı olup olmadığının araştırılmasını talep edebilir ve bu bilgiye emniyetten ulaşabilirmi?
Bu delil kabul edilirmi?
Yani bunun dışında bayanın elinde delil kabul edilebilecek birşey yok çünkü.
Şuan için olmasada gelecek zamanda talep etmek istediğimiz velayeti , böyle bir durumun etkilemesini istemiyoruz.
Avukatımız , aile avukatı olduğundan herşeyi net bişekilde soramadığımız için , sizlerden bilgi almaya çalışıyoruz.

İlginize teşekkürler

Av.İlknur Sezgin Temel
02-05-2008, 16:12:49
Sayın Zeyno_cik,
Öncelikle şu konuda uzlaşalım, Lütfen "kadın" kelimesi yerine BAYAN kelimesini kullanmayalım. Hakikaten aşağılama seziliyor ve kulak tırmalıyor. En azından benim için öyle.

Aldattığınız kadın boşanma davasını ispatlayamaz diye hem endişeniz var hem de ispatlar diye endişeleniyorsunuz. Bu durumu çözemedim. Eşini sizinle aldatan kadını beraber olduğunuz adam boşamak istiyor mu, istemiyor mu?
Eğer istiyorsa o da karşı dava açsın ve olay aldatılan kadının delil araştırmasına gerek duymadan kapansın diye düşünüyorum.

Bordrosuna bakarak tazminat ve nafaka belirlenmiyor. Diğer mal varlığı, kayıt dışı ekonomideki kazancı, bankalardaki hesapları, kullandığı kredi kartı ekstrelerinde görünen ödemeleri, sosyal hayatı v.s. de dikkate alınıyor. Tatillerde otellerde kalabildiğine göre işsiz bir erkekle beraber de olsanız hakimler bir işsizin tatillerde otellerde kalamayacağını bilebilecek seviyede ve tecrübedeler.

Aldatma velayet üzerinde doğrudan etkili değildir. Kişi eşine karşı işlediği bir fiili sebebiyle çocuklarından mahrum kalarak cezalandırılmaz. Çok çok iyi, hatta anneden daha iyi bir baba olabilir aldatan erkek. Hakimler ve aile mahkemelerinde bulunan sosyal hizmet uzmanları tüm bunların farkındalar.

sdt23
02-05-2008, 16:23:45
Eğer bu adamla evlenmek için aceleniz varsa anlaşmalı boşanma teklif etsin.
Nafaka, tazminat, velayet, şahsi münasebet konusunda anlaşın.

Çünkü ya boşanma kısa vadede mümkün olmayacak, ya da boşanma kısa vadede mümkün olursa nafaka, tazminat, velayet konuları istediğiniz gibi olmayacak.

Anlaşmalı boşanmada velayeti kadına bırakıp şahsi münasebet konusunda bir esneklik talep etmekte fayda var.
Aynı şey makul bir nafaka ve tazminat için de geçerli.

Bir çekişmeli boşanma davası aylar sürer, ardından yargıtay süreci, reddedilirse 3 yıllık bekleme, sonra tekrar aylar sürecek dava, hatta onun yargıtayda temyiz aşaması.
Problemli bir boşanma süreci 7-8 yılı bile bulur.

mrtecetin
02-05-2008, 16:38:57
Evli, iki çocuk sahibi bir erkekle muhtelif otellerde zina hayatı yaşamaya utanmıyorsunuz ?

Herkesin aklından geçenlerin ortak paydası yukarıda yazılmıştır.

Hukuka gelince; boşanmayla ilgi TC yasaları tamamiyle kadının yanındadır hele zina yapan bir erkek söz konusu olduğunda (eğer kadın isterse) erkeğin hayatı kaymış demektir.

Av.İlknur Sezgin Temel
02-05-2008, 16:42:21
Evli, iki çocuk sahibi bir erkekle muhtelif otellerde zina hayatı yaşamaya utanmıyorsunuz ?

Herkesin aklından geçenlerin ortak paydası yukarıda yazılmıştır.

Benim aklımdan böyle bir şey geçmedi... hayat bu...

mrtecetin
02-05-2008, 16:48:45
Dürüst olmadığınız kanısındayım avukat hanım.

Av.İlknur Sezgin Temel
02-05-2008, 16:53:25
Neden kadını suçlayayım ki, evli ve iki çocuklu olan erkekken.

mrtecetin
02-05-2008, 17:01:16
Öyleyse bekar bir kadının evli bir erkekle ilişkisini çok doğal karşılıyorsunuz.
Unutmayın eşiniz de evli bir erkek !!
Hayat bu....

Saygılarımla.

sdt23
02-05-2008, 17:03:46
Zina kanun önünde suç değildir.
Evli olan tarafı boşanma davasında kusurlu yapar.

Av.İlknur Sezgin Temel
02-05-2008, 17:06:49
İşi kişiselleştirmenin anlamı yok.
Olayda KADIN BEKAR.
KADINın hesap vereceği kimse yok.
bir sorunu olan varsa o da ERKEK. Eşine karşı sorumlu olan da erkek.

Benzer bir olay geçen yıllarda medyatik sanatçılarımızdan ikisinde yaşanmıştı. Kadın şarkıcı, erkek evli diye herkesçe suçlandı. Evli olan ve karısını aldatmış olan erkek sanatçıydı oysa.

Ama erkek egemen bir toplumda yaşadığımızın farkındayım. Adamın evli ve çocuklu olmasının sorumluluğu bile kadına yıkılacak kadar iki yüzlü bir erkek egemen toplum...

mrtecetin
02-05-2008, 17:26:22
Her hangi bir ilişki başlayacaksa kadın istediği için başlar.
Kadın istemezse başlamaz.

Tabiki kanunlarımızda zina bir suç değil. Hatırlıyorum 3-4 sene önce dindar başbakan imam Rte zinayı suç kapsamına almaya kalkmıştı TC ve Avrupa yerinden oynamıştı.

Kanunları benden daha iyi bilirsiniz TC Medeni Kanunu iki yüzlü erkek egemen toplumun bir ürünü gibi görünmüyor.

Av.İlknur Sezgin Temel
02-05-2008, 17:30:54
Her hangi bir ilişki başlayacaksa kadın istediği için başlar.
Kadın istemezse başlamaz.

Ah elbette, afedersiniz, unutmuşum. Her olumsuz şeyin sorumlusu kadındı di mi... pardon.

İki yüzlü erkek egemen toplum lafımı geri alıyorum.
yüzsüz olacaktı. sürçü klavye olmuş.

Av.Dilek Kuzulu Yüksel
02-05-2008, 17:38:50
Her hangi bir ilişki başlayacaksa kadın istediği için başlar.
Kadın istemezse başlamaz.

Sizi tebrik ediyorum, çok iyi öğrenmiş, ezberlerinize çok iyi çalışmışsınız. Öyle ya, kadın kuyruk sallamazsa, erkek dönüp bakmaz bile değil mi?

Bu da zina yapan erkeğin savunma mekanizması, vicdanını rahatlatma çabası olsa gerek... Aslında buna da gerek yok, erkek kendi vicdanını aklamasa dahi toplum nasıl olsa aklıyor... Erkektir yapar...

mrtecetin
02-05-2008, 17:41:34
Ülkemizde Kadın Hakları kavramı, İnsan Hakları kavramının önüne geçmiş durumda.
Özellikle boşanmayla ilgili kanunlarımız Kadını koruyayım derken erkeği ezici boyutlara ulaştı. Sizce öyle değil mi ?

mrtecetin
02-05-2008, 17:45:33
Sn.Av.Kuzulu, zinaya kesinlikle karşıyım.

bursatipo
02-05-2008, 17:49:46
Sn.Av.Kuzulu, zinaya kesinlikle karşıyım.

zinada bence 2 tarafta suçlu kadın veya erkek olarak tek bir suçlu aramak yanlışş:

zeyno_cik
05-05-2008, 09:55:10
Herkese fikir ve düşünceleri için teşekkür ederim...

Sayın mrtecetin ;
Yaşadığım ilişkinin doğruluğu , yanlışlığı , toplumdaki yeri , sizin bu konudaki özel düşünceleriniz merak ettiğim şeyler olmadığı gibi , forumu başından okursanız eğer, konu için sizlerin düşünceleri nelerdir ? diye genel bir soru sormadığımı görebileceksiniz.
Okyanuslar dururken , su birikintilerine takılıp kalmak , benim adıma zaman kaybı olacaktır.
Bu sebepten , sizden ricam , sorulara verilecek bir cevabınız yok ise lütfen yorumlarınızı katmayınız.

Sayın Av.İlknur Sezgin ;
Yorumlarınız için teşekkür ederim.
Avukatımız , kadın dava açtığı için , celbi beklediğimizi söylüyor ve sizin bahsettiğiniz karşı dava gibi şeylerden malesef bahsetmiyor.
Zaten bu forumda sizlerden akıl isteme sebebimde bu yüzden.
Enazından bizler birşeyler bilirsek , avukatımızada ona göre yön verebiliriiz.
Karşı davayı bizler hangi sebepten açacağız ? Normal boşanma davası sanırım ?
Karşı dava açtıktan sonra , kadın , ilk mahkemede elinde varolduğunu savunduğu resimleri delil olarak gösterir ise , davanın seyri ne olur ?

Kadın aldatma davasını ispatlarsa diye şöyle bir korku ve endişem var ; ispatlandığı zaman erkek kusurlu olacak ve bu , velayette aleyhimize bir durum teşkil edecek.

Kadın yerine bayan dememin ve özellikle bayan kelimesini ısrarla seçmenin sebebi daha yumuşak bir kullanım olduğu içindi.
Yani amacı dışında,ters bir izlenim yaratmış.Pardon.Kadına asla böyle bir yaklaşımım olamaz.2 çocuğun annesidir.

Sayın sdt23 ;
"""Anlaşmalı boşanmada velayeti kadına bırakıp şahsi münasebet konusunda bir esneklik talep etmekte fayda var""" demişsiniz.

Açılımı nedir ? Nasıl yani ?

sdt23
05-05-2008, 10:07:27
Sayın sdt23 ;
"""Anlaşmalı boşanmada velayeti kadına bırakıp şahsi münasebet konusunda bir esneklik talep etmekte fayda var""" demişsiniz.

Açılımı nedir ? Nasıl yani ?

Çekişmeli boşanma davasında kadının iddiasını ispatlama ihtimali ve kocanın kusurlu bulunma ihtimali yüksek.
Çocuğun yaşı da göz önüne alındığında velayetin anneye verilmesi neredeyse kesin.
Çekişmeli boşanma sonucunda kadın iddiasını ispatlayamazsa neredeyse 7 yıl boşanamama ihtimali de var.
Kadının ve çocuğun boşanma davası sonuçlanana kadar hakimin belirleyeceği tedbir nafakası alacağı kesin.
Davadan sonra da nafaka ve tazminat kararı çıkması yüksek ihtimal.

Bu yüzden kadına makul bir nafaka, tazminat, velayet teklif ederek, en azından kadını boşanmaya ve babayla şahsi münasebet sürelerini uzatmaya ikna etmek mümkün.
Çünkü mahkemenin tayin edeceği şahsi münasebet süreleri de sınırlı olacaktır.

zeyno_cik
05-05-2008, 10:43:50
Çekişmeli boşanma davasında kadının iddiasını ispatlama ihtimali ve kocanın kusurlu bulunma ihtimali yüksek.
Çocuğun yaşı da göz önüne alındığında velayetin anneye verilmesi neredeyse kesin.
Çekişmeli boşanma sonucunda kadın iddiasını ispatlayamazsa neredeyse 7 yıl boşanamama ihtimali de var.
Kadının ve çocuğun boşanma davası sonuçlanana kadar hakimin belirleyeceği tedbir nafakası alacağı kesin.
Davadan sonra da nafaka ve tazminat kararı çıkması yüksek ihtimal.

Bu yüzden kadına makul bir nafaka, tazminat, velayet teklif ederek, en azından kadını boşanmaya ve babayla şahsi münasebet sürelerini uzatmaya ikna etmek mümkün.
Çünkü mahkemenin tayin edeceği şahsi münasebet süreleri de sınırlı olacaktır.

Şahsi münasebetsüresi ne demek yani onuanlamadım ?
Biz kadına parada teklif ettik , oda ben alcağımı aldım , bana yeter , aldattığını ispatlicam,görüceksiniz şeklinde konuşmalar yapıyor...
Mahkeme niçin bu şahsi münasebet denilen duruma zaman kısıtlaması koyuyor?

Erdoğan Kırcalı
05-05-2008, 11:03:30
Şahsi münasebetsüresi ne demek yani onu anlamadım ?


Velayet annede olacağından,baba ile çocuğun görüşebilecekleri süre mahkemece tarafından belirlenir.

zeyno_cik
05-05-2008, 11:21:39
Erdoğan Bey teşekkür ederim yanıtınız için.
Av. İlknur Hanım'ın bahsetmiş olduğu karşı dava açma fikri şuan için en makul fikir.Çünkü 7 yıl gibi bir sürece durumumuz müsait olsada ,sabrımız ve sinirlerimiz müsait değil malesef.
Çocuklardan 5,5 yaşında olanın velayetini talep etsek , alabilmemiz için neye sahip olmamız gerekir ?
Yani anneyi nasıl kusurlu gösterebilirizki?
Çünkü annenin belli bir kusuru yok. Sadece canımızı sıkan , bu olaylara ve kendi hırsına çocuklarıda dahil ediyor.Kendi psikolojisine göre , babaya çocuklarını gösteriyor yada göstermiyor... Geçmişte aldığı psikolojik destek sebebiyle ilaçlar kullanmıştı , ozamanlar iyiydi.Ancak şimdi kullanmıyor , doktorada gitmiyor ve çevresindeki kişilerden etkilenerek hareket edebiliyor.
O yüzden nezaman ne yapacağını kestirebilmek imkansız malesef...
Çocukların mağduriyeti , üzüntüleri , özlemleri bizim elimizi kolumuzu bağlıyor açıkçası.
Ne yapmak gerek ?
Avukatımız fikir vermiyor , sadece korkmayın diyor...

sdt23
05-05-2008, 11:22:26
Daha önceki söylediklerimi tekrar edeceğim:

Babanın velayeti alabilme şansı yok.
Adamın boşanmak için tek şansı bu davada kadının iddialarını ispatlaması.
Adam boşanma davası açsa, kadının kusurunu ispatlamak zorunda kalacak ve kadının boşanmaya neden olacak bilinen bir kusuru yok.

Bu yüzden amaç boşanmaysa inkar etmenin bir faydası yok.

zeyno_cik
05-05-2008, 12:17:45
Daha önceki söylediklerimi tekrar edeceğim:

Babanın velayeti alabilme şansı yok.
Adamın boşanmak için tek şansı bu davada kadının iddialarını ispatlaması.
Adam boşanma davası açsa, kadının kusurunu ispatlamak zorunda kalacak ve kadının boşanmaya neden olacak bilinen bir kusuru yok.

Bu yüzden amaç boşanmaysa inkar etmenin bir faydası yok.


Güzel moral oldu :)

Biz inkar etmiyoruz.Ama anne bunu ispatlayamazsa sizin yukarıda söylediğiniz gibi dava uzadıkça uzayacak ozaman...
7-8 yıl bile sürebilir demişsiniz...
Biz bu kadar sürmesini istemiyoruz.Aldatma ispatlanmaya filan kalkılacak olursa hiç bir delil yok...Dava düşücekmi nolucaksa artık...
Av.İlknur Hanım'ın söylediği karşı dava konusunda fikrinizi nedir peki ?

sdt23
05-05-2008, 12:47:22
Güzel moral oldu :)
Av.İlknur Hanım'ın söylediği karşı dava konusunda fikrinizi nedir peki ?
...
...
...

Daha önceki söylediklerimi tekrar edeceğim:
Adam boşanma davası açsa, kadının kusurunu ispatlamak zorunda kalacak ve kadının boşanmaya neden olacak bilinen bir kusuru yok.

zeyno_cik
05-05-2008, 12:50:15
Anlama özürlü bir kişilk olarak , karşınızda bulunmaktayım :)

İyi ama şiddetli geçimsizlik olamazmı açılan davanın sebebi?

sdt23
05-05-2008, 12:56:27
Sizin durumunuz değil ama abartarak örnek olarak veriyorum:

Diyelim ki bir adam karısını dövüyor, eve alkollü geliyor, para vermiyor.
Bundan dolayı karı koca arasında şiddetli geçimsizlik olduğu malum.
Ama şiddetli geçimsizliğe sebep olan kim? Adam.
Sonra adam evi terk edip boşanma davası açıyor.

Böyle bir durumda adamın açtığı dava reddedilir.
Çünkü bir kişi kendi kusuruna dayanarak boşanma davası açamaz.

İspatlanması gereken şiddetli geçimsizlik değil, şiddetli geçimsizlikte kadının kusuru.

zeyno_cik
05-05-2008, 13:05:43
Kadın özel olan aile hayatını deşifre ediyorsa ,
kendi ailesinin etkisi altında kalarak , eşine buna göre davranışlarda bulunuyorsa ,,,,,,
Yahu bu erkekler , sebep göstermeden boşanamıyormu yani ?
Boşanmak istiyorum , sevmiyorum , anlaşamıyorum demek yeterli olmuyomu yani ?? Nasıl iş yaa...
Kadında kocam beni aldatıyor diyor , ee.. evlilik kurumu sarsılmamış mı oluyor ? Daha ne ispatı , ne kanıtı yani ??
Gerçekten erkeklerin vay haline...
Evlenmeden 40 kere düşünmeleri lazım..

sdt23
05-05-2008, 13:29:49
Mahkeme kadının şu taleplerini değerlendirebilir:
1. boşanma
2. maddi tazminat
3. manevi tazminat
4. velayet
5. ortak çocuk için iştirak nafakası
6. kendisi için yoksulluk nafakası

Talep ettiği tazminat ve nafakanın miktarını da boşanma dilekçesinde belirtir.

Mahkeme kadının şu talepleriyle ancak boşanmaya karar verilmesi açısından ilgilenebilir:
1. kocasının aldattığının ispatlanması
2. kocasının aldattığının tescil edilmesi, kayda geçirilmesi.

Yukarıdaki talepler koca tarafından da kabul edilirse şahitler dinlenmeden doğrudan boşanmaya karar verilebilir. Dayanağı aşağıdaki 166. maddenin alıntıladığım cümleleridir.

Veya miktar konusunda itiraz edilip karşı miktar önerilebilir. Farklı bir miktar üzerinde anlaşma sağlanabilir.

Anlaşma sağlanamazsa hakim sizinle olan ilişkisini ispatlamak için sunduğu delilleri ve gösterdiği şahitleri dikkate alarak karara varır.

Madde 166. (...)
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
(...)

zeyno_cik
05-05-2008, 13:42:51
Erkek kadına 2007 yılı temmuz ayında , ben başka birini seviyorum diyerek , boşanma isteğini dile getirdi.
Kadın sustu , oturdu.
6 aylık süreyi aşmış olmuyormu ? 2008 mayısta dava açıyor.

Kadının adına 2007 yılı haziran ayında tüm banka hesabındaki para aktarıldı.
Erkeğin üzerine taşınmaz hiçbir mal olmadığı gibi , bankadaki parayıda kadına devretti..Yani hiçbişeyi yok.Kadın yoksulluk nafakasını bu koşuldada talep edebilirmi?

Kadın kocasının aldattığını kanıtlayamıyor.Mahkemedende bunun ispatını talepte edemiyorsa , erkek tazminat davası açamıyormu ?
(Çocukları bana vermemek için asılsız suçlama şeklinde )

Çokmu meraklıyımdır nedir.... Birde sabırsız..

mrtecetin
05-05-2008, 15:09:15
alıntı:
""Boşanmak istiyorum , sevmiyorum , anlaşamıyorum demek yeterli olmuyomu yani ?? Nasıl iş yaa...
Kadında kocam beni aldatıyor diyor , ee.. evlilik kurumu sarsılmamış mı oluyor ? Daha ne ispatı , ne kanıtı yani ??
Gerçekten erkeklerin vay haline...
Evlenmeden 40 kere düşünmeleri lazım..""

Eminim başka bir durumda böyle düşünmeyecek ve kanunlarımızın tadını doyasıya çıkartacaktınız tıpkı sevgilinizin eşinin şimdi yapmakta olduğu gibi.
Aynı kanunları sizin de kullanma şansınız olabilir ileride, ömür olursa.
Hayat bu belli olmaz.

Önemli iki konu hala belirsiz sanıyorum.
1) Sevgiliniz eşi ile aynı evde mi yaşıyor ? Yoksa sevgiliniz evi terk mi etmiş durumda ?
2) Eşin açtığı dava nedir ? Boşanma Davası mı Nafaka Davası mı ?

zeyno_cik
05-05-2008, 15:56:00
İlginize teşekkür ederim..

Sevgilim eşi ile birlikte yaşamıyor.
Aldatma konulu bir dava açacak olduğunu biliyoruz sadece.
İnsanların haklı olduklarında haksızlığa uğramalarına yada maça 1-0 yenik başlamalarına herzaman karşı bir insanım...ve genelde erkekleri savunurum....
Hayat bu , tabiki belli olmaz , ama ben zaten kendimi bu pozisyona daha en başından düşürmez , 2 çocuğumun babasının benden düzgün bahsedebilmesi ve kafasında geçmişe dair kötü bir anı kalmaması adına , işleri çığrından çıkartmazdım.

mrtecetin
05-05-2008, 16:13:45
Kadın, kocasını (ve dolayısıyla sizi) süründürmek istiyorsa boşanma davası açmayacaktır ve fakat Nafaka Davası açacaktır.
Evi terk eden kocaya karşı davayı da kazanacaktır.

İntikam almak isteyen bir kadın asla boşanmaz.

zeyno_cik
05-05-2008, 18:25:27
Peki biz şimdi kandırılmışmı oluyoruz? :)
Dava açtığını , bununda aldatma konulu bir dava olduğunu , elinde resimlerimiz olduğunu filan.... söylüyor.
15. güne bugün itibariyle girdik , celp hala elimize geçmedi...

commodore1tr
05-05-2008, 18:42:57
Ne güzel işte bu sayede ''heyecanlı'' günler yaşıyorsunuz. Heyecan iyidir. İnsana zevk verir adrenalin yükselir . Ha şimdi dersiniz ha şimdi... Ama o şimdiler gelmez bir türlü...
Aslında mutlu olun iyi kötü yaşadığınız bir şeyler var. Ya ot gibi yaşayanlar ne yapsın ???
( Bu iletiyi neden yazdım bilmiyorum... Şu ana kadar yazılı hiç bir satırı okumadım. İçimden geldi... Admin beni doktora götür... Olmadı discoya bakarsın kısmetim çıkar...)

mrtecetin
05-05-2008, 19:25:51
Demekle, söylemekle hukuk süreci işlemez.
Yazılı mahkeme tebligatının erkeğe ulaşması gerekir.

Kadın, Boşanma Davası açarsa kendinizi şanslı saymalısınız.
Bu durumda erkek de boşanmaya evet diyeceğinden dava 1 yıl içinde bitebilir. Boşanmanın maddi sonuçlarına (nafaka, tazminat) ve çocukların velayetine hakim karar verir.
(kanımca; kadın çalışmıyorsa yoksulluk nafakası mutlaka, çocuklar için iştirak nafakası mutlaka, tazminata muhtemelen hüküm verilebilir. Velayetler mutlaka kadında kalır)

Kadın, Nafaka Davası açarsa şanslı değilsiniz demektir.
Kadın nafaka davasını kazanır ve resmi evlilik devam eder. (Nafakayı alır. Alamazsa Ceza davası açar ve erkek 3 ay hapis cezası alır.)
Bu durumda erkek boşanma davası açabilir. Kusurlu taraf erkek olduğu için (kadın boşanmaya hayır diyeceğinden) dava hakim tarafından red edilir (ortalama süre: 1 yıl)

Üç yıllık hukuki ayrılık süresi başlar. (süre 3 yıl)
Üç yıl bitince erkek tekrar boşanma davası açar. Resmi boşanma kararı verilir. (ortalama süre 1 yıl)
Kadın kararı temyize gönderir (ort.süre 1 yıl)
(kanımca; kadın çalışmıyorsa yoksulluk nafakası mutlaka, çocuklar için iştirak nafakası mutlaka, tazminata muhtemelen hüküm verilebilir. Velayetler mutlaka kadında kalır)

Gördüğünüz gibi şanslı olup olmadığınıza bağlı olarak bu süreç 6-8 yıl arası bile sürebilir.

zeyno_cik
06-05-2008, 08:59:41
Üzgünüm...
Tüm olumsuz cevaplarınıza rağmen , gayet umut doluyuz :)
Tazminat talep etmiyormuş , nafaka talebi varmış , nafaka talebinide gayet sağlam tutmuş... Eğer çok kasarsa bu durum , bizde parayı bölüşelim deriz ,dert değil ,,, Para onun olsun , bize huzur bıraksın yeter ...
Nedense bugün çok olumluyum :) Kısmet bakalım... Nelerle karşılaşıcaz...
Açıkçası velayeti çocukların yaşı küçük olduğu için alamayacağımızı biliyoruz ama insan kabul etmezde bi çıkış yolu arar ya .. öle bir durum bizimkide işte..
Kadın aldatıldığını keşke ispatlayabilse... Onur meselesi yaptı çünkü , ispatlasında rahatlasın .... Bizim söylememiz yetmedi kendisine ...
Kadınlardan korkmayan taş olsun :)
6-7-8 yıl.... sürmez okadar...
Kadının umudu bitince , bu iş bir an önce bitsin isteyecek zaten ...
Ayrılık değil , boşanma için dava açtığı kesin buarada.
Yani öle evi terk , ayrılık davası filan ... nedense avukatı ona böyle akıllar vermemiş ... Halbuki sürüm sürüm süründürüceğini iddia ettiğinden, ben böyle şeyler beklemiştim kendisinden.Her neyse...
Hepinize fikirleriniz , yorumlarınız ve çözüm önerileriniz için teşekkür ederim ...
Her nekadar genelde karamsar olsanızda.. :)
Allah kimseyi çaresiz ve umutsuz bırakmasın ...
Biz - birlikte olduğum erkek ve ben - kimse üzülmesin , çocuklar etkilenmesin , ev dağılmasın diye kendimizden çok verdik , kendimizden vazgeçtik ...
Ama kimse bunların hiçbirinden anlamadı , konuya dahil olan herkes sadece kendini düşündü...
Fitil ateşlendi , bundan sonra yapılacak birşey yok , fitilin sonunda bomba varsa , patlar .. yoksa ............ Çok şükür der otururuz..

mrtecetin
06-05-2008, 09:21:41
"" Kadın, Boşanma Davası açarsa kendinizi şanslı saymalısınız.""

Kolay gelsin diyelim, mutluluklar dileyelim.

valide seher sultan
06-05-2008, 10:55:44
Üzgünüm...
Tüm olumsuz cevaplarınıza rağmen , gayet umut doluyuz :)
Tazminat talep etmiyormuş , nafaka talebi varmış , nafaka talebinide gayet sağlam tutmuş... Eğer çok kasarsa bu durum , bizde parayı bölüşelim deriz ,dert değil ,,, Para onun olsun , bize huzur bıraksın yeter ...
Nedense bugün çok olumluyum :) Kısmet bakalım... Nelerle karşılaşıcaz...
Açıkçası velayeti çocukların yaşı küçük olduğu için alamayacağımızı biliyoruz ama insan kabul etmezde bi çıkış yolu arar ya .. öle bir durum bizimkide işte..
Kadın aldatıldığını keşke ispatlayabilse... Onur meselesi yaptı çünkü , ispatlasında rahatlasın .... Bizim söylememiz yetmedi kendisine ...
Kadınlardan korkmayan taş olsun :)
6-7-8 yıl.... sürmez okadar...
Kadının umudu bitince , bu iş bir an önce bitsin isteyecek zaten ...
Ayrılık değil , boşanma için dava açtığı kesin buarada.
Yani öle evi terk , ayrılık davası filan ... nedense avukatı ona böyle akıllar vermemiş ... Halbuki sürüm sürüm süründürüceğini iddia ettiğinden, ben böyle şeyler beklemiştim kendisinden.Her neyse...
Hepinize fikirleriniz , yorumlarınız ve çözüm önerileriniz için teşekkür ederim ...
Her nekadar genelde karamsar olsanızda.. :)
Allah kimseyi çaresiz ve umutsuz bırakmasın ...
Biz - birlikte olduğum erkek ve ben - kimse üzülmesin , çocuklar etkilenmesin , ev dağılmasın diye kendimizden çok verdik , kendimizden vazgeçtik ...
Ama kimse bunların hiçbirinden anlamadı , konuya dahil olan herkes sadece kendini düşündü...
Fitil ateşlendi , bundan sonra yapılacak birşey yok , fitilin sonunda bomba varsa , patlar .. yoksa ............ Çok şükür der otururuz..
ben de naçizane sizinle aynı durumdayım...tek farkımız;siz işin başında biz sonunda.....kanunlar 3 yıl reddi ile 2. evlilikleri körüklüyor...gönül bu...orada hukuk kuralları işlemiyor..

zeyno_cik
06-05-2008, 11:03:06
Bak gene ilgimi çekti ,,, merak ettim :)

Niye 3 yıl red ?

valide seher sultan
06-05-2008, 11:43:40
3 yıl red değil.....davanın reddinden sonra 3 yıl....şubat 2009 da bitiyor...

zeyno_cik
06-05-2008, 13:59:30
Nie red etti hakim ?
Noldu yani ?
Olay nasıl başladı ?
Nasıl gelişti ?
Bu sonuca nasıl gelindi ?
3 yıl bekleyemem ben :)

Erdoğan Kırcalı
06-05-2008, 14:08:00
Olayın doğrudan sizle ilgisi yok zaten:o
Sİz değil arkadaşınız boşanabilmek için bekler.

zeyno_cik
07-05-2008, 08:57:44
Ama onun sıkıntısını ben çekemicem daha fazla ... :)
Evlenirken banamı sordu :)
Ne olacak benim halim :rolleyes:

Erdoğan Kırcalı
07-05-2008, 09:40:57
Başlarken bana mı sordunuz demek vardı ama neyse:o
Sonuçta sabır edip beklemekten,karşı tarafla anlaşıp süreci mümkün olduğunca kısaltmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yok gibi görünüyor.

zeyno_cik
07-05-2008, 11:23:03
"Yok yok fazla dert etmeyin , ilk duruşmada değil tabiki ama 2. bilemediniz 3 . duruşmada özgürlük sizinledir... Haydi hayırlısı "

benzeri cümleler beklemiştim , umut fakirin ekmeği :)

Hayalleri de olmasayda niye yaşardı insanlar..

Erdoğan Kırcalı
07-05-2008, 11:33:21
umut fakirin ekmeği :)


Ye kulum ye!!!

ibrahimayk
07-05-2008, 11:35:33
Erkek kadına 2007 yılı temmuz ayında , ben başka birini seviyorum diyerek , boşanma isteğini dile getirdi.
Kadın sustu , oturdu.
6 aylık süreyi aşmış olmuyormu ? 2008 mayısta dava açıyor.

Kadının adına 2007 yılı haziran ayında tüm banka hesabındaki para aktarıldı.
Erkeğin üzerine taşınmaz hiçbir mal olmadığı gibi , bankadaki parayıda kadına devretti..Yani hiçbişeyi yok.Kadın yoksulluk nafakasını bu koşuldada talep edebilirmi?

Kadın kocasının aldattığını kanıtlayamıyor.Mahkemedende bunun ispatını talepte edemiyorsa , erkek tazminat davası açamıyormu ?
(Çocukları bana vermemek için asılsız suçlama şeklinde )

Çokmu meraklıyımdır nedir.... Birde sabırsız..


fazla meraklı olamak her zaman iyi sonuç vermez ama.

cognis
07-05-2008, 12:24:17
*sevgilinizin! eşi boşanma davası açtığına göre herşey lehinize...Bunca azap, bunca telaşa ne gerek var ki???
Yani sorun kendiliğinden halloluyor, ilk duruşmada sevgiliniz mahkemeye çıkar, davayı kabul eder, siz yahut bir iki şahit daha hali hazırda bulundurur, mahkemeye dinletir, (gerekmeyebilir de üstelik ama siz işinizi kış tutun yaz çıkarsa bahtınıza) davacı kadın'ın tırım tırım arattığı şu otel faturalarını filan siz ibraz edersiniz))) delil mahiyetinde,,,e artık davacı boşanmak istiyor, davalı delilli ispatlı ısrarlı ben kusurluyum, davacı haklı, ben de boşanmak istiyorum der ise,,,mahkeme hele ki bu durumda illa amma illa yok hayır aile hayatını koruyacağım diye işgüzarlık yapmaz zaten.
*yine de; bir iki husus tabii ki var, davayı kabul demek nafaka, velayet, tazminat taleplerini de kabul demektir)))
yahut nafaka, velayet, tazminat konularını mahkemenin takdirine bırakabilir, hatta bu konulara davalı itiraz da edebilir???
her iki şekilde de; mahkeme bu sefer karar vermeyecektir. Nafaka, velayet ve tazminat konuları için hem araştırma yapacak, hem de taraflardan delil ibrazı isteyecektir.
Özellikle tazminat talebinin miktarının tespiti için (ki davalı sevgilinizin boşanma konusunu davacının sebepleri ile kabul ettiğini varsayıyoruz) hem davalının mali ve ekonomik durumunu (mevcut menfaat bakımından), hem de davacının; evlilik birliğini eşinin açık ve ağır kusuru neticesinde sonlandırmak zorunda kalması üzerine kaybedeceği geleceğe yönelik yararlar olup olmadığını(beklenen menfaat bakımından) tespit etmesi mutlaka gerekir.
Mali durum, vergi kayıtları, maaş, tescilli mal varlığı gibi kaydı mümkün değerler ile kocanın/karıkocanın yaşam standardı, harcama alışkanlıkları gibi diğer reel durum belgeleri (fatura, kredi kartı ekstreleri gibi) ile de birlikte değerlendirilir.
YANİ EĞER DAVACI SAMİMİ VE ISRARLI BİR BİÇİMDE DAVAYI TAKİP EDER İSE; davalının güncel yaşamı epey didiklenir. Hatta dava açılmasından önceki bir yıl içinde (emin değilim iki yıl da olabilir) ve dava süresince gerçekleştirdiği gayrımenkul, araç gibi satışlar var ise, bunlara itiraz edilebilir, iptali istenebilir.
Davacı dava açtığı tarihte; tazminat taleplerinin mevcut olduğunu, dava açmakla davalının mal kaçırma ve olası tazminat hükmünü karşılıksız bırakma ihtimalini dayanak yaparak davalının üzerine kayıtlı tüm malvarlığına dava süresince 'ihtiyat-i tedbir' talep edebilir, hatta kesin eder... Dolayısıyla davalı dava süresinde hiç bir mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunamaz, satamaz, rehne konu edemez, ipotek tesis edemez vs. vs. Haricen senet düzenletip kendilerini anlaşmalı biçimde icraya verdirtip, malları üzerine haciz koydurtarak koruma çalışmak gibi yollara müracaatında hiçbir anlamı yoktur, zira tedbirden sonraki alacaklılar,,,davanın sonucunu ve tazminatın öncelikle tahsilini beklemek, ondan sonra kalan malvarlığına müracaat etmek zorundadır.
Davacı; eğer yoksulluk nafakası da talep etmiş ise bunun takdiri de bu tespitler dikkate alınacaktır.
Velayetin davalının baba olması ve çocukların yaşlarının küçük olması ile öncelikli olarak anneye verilmesi hemen hemen kesin. Velayet kararında; eşlerin birbirlerine karşı olan kusurları öncelikli dikkate alınacak bir mevzu değil.
Mahkeme velayet takdiri yaparken daimi ve kat'i olarak; küçüklerin menfaatini gözetir. Bu menfaat tamamen manevi ölçütleri ifade eder, küçüğün öncelikli olarak anne bakım ve şefkatine ihtiyacı olup olmadığı gibi. Diğer ebeveynin maddi imkanlarının çok kapsamlı olması dahi; küçüğün anne bakım, sevgi ve şefkatine olan ihtiyacından önemli değildir. Babanın maddi imkanlarının çok iyi olması iştirak nafakasının belirlenmesinde anlam taşır.)))

Ayrıca; siz ve sevgiliniz birbiriniz için yaratılmış olduktan sonra, sevginiz ve aşkınız baki olduktan sonra,,,,ne diye zamana, tazminatın azlığına, kadının kusurlarının olup olmadığına tevessüt ediyorsunuz ki....Bunlar teferrut,,,sizin yegane amacınız aslında herşeye rağmen bu nikahı sonlandırmak olması gerekir.
Hele ki velayet iştahı tamamen sadistçe bir tutum,,,bu çocuklar anne ve babalarının ayrılığına, üstüne de buna sebep olmuş bir birlikteliğin içinde yaşamaya mahkum edilmemeli. Siz bugün değil sevgiliniz boşandıktan üç-beş yıl sonra dahi sahneye çıkmış olsa idiniz,,,yine çocuklar babalarının yanında sizi kabullenmeyecekler, belki olgun, makul ve doğru yaklaşımlar ile babalarının sevdiği kadın olduğunuzu bir süre sonra idrak edecekler, kişisel tutumunuz ve çabanız ile en fazla sizi benimseyeceklerdir. Yine de; Asla annelerine tercih ETMEYECEKLERDİR...


ZİNA; arapça kökenli bir kelimedir.
Anlamı; nikahsız çiftleşme'dir.

Konu itibariyle evli kişinin, evli olmadığı kişi ile yaptığı cinsel birleşme olarak açıklanabilir.

Ancak evlilik, nikah; medeni-hukuki-sosyal-ekonomik-kanuni birlikteliktir. Doğal olarak bu resmi onayın temini ile kurulan birliktelikte eşlerin her biri, diğerine karşı olasi ihlal ve kusurlarda yasalar ile korunan haklara sahiptirler. İlaveten legal cinsel ilişki neticesinde doğal olarak üreme gerçekleşeceğinden; nikahlı birlikteliklerden doğan çocuklar da; hem neseplerinin takdiri bakımından hem de evlilik birliğinin bozulması halinde zarar görmemeleri gibi yasal önemlilik arzederler.

Yani mesele; adam artık karısını sevmiyor, beni seviyor, evine gitmiyor, beni istiyor, aşığız, hakkımız, söke söke alırız, gurursuz kadın inat ediyor, bizi üzüyor, hayatımızı karartıyor,,,,,,,,,edebiyatı ile çözülecek bir mesele değil...

Ancak; her halde evlilik birliğinin varlığından sözedildiğinde, sadakat unsurunun da varlığını koruduğunu addetmek insani bir beklentidir.
Sadakat unsurunun bilinçli ve iradi olarak gerçekleştirilen cinsel münasebet ile ortadan kalkması,,,insani anlamda evliliğin devamını imkansız kılar. Aldatılan eşin samimi af'fını inandırıcı ve makul karşılamak sağlıklı bir kişilik ve ruh yapısına uygun düşmez.
Amma velakin; hem hayatın olağan akışını altüst eden, hem kendi sorumluluklarını taşıdığı hatta halihazırda duygusal bağlarını koruduğu, sevdiği, ölene dek süreceği inancı ve güveni ile çocuklar dünyaya getirdiği EŞ'i tarafından böylesi bir eylemle yüzyüze bırakılmak pek tabii ağır bir mağduriyettir. Üstelik bir diğer hemcinsin tercihi demek olan ihanet/aldatılma gibi kişisel travma ve tahammülsüzlükler, çevrede durumun anlaşılması ile başlayan fısıltılar, konuşmalar, kişisel tacizler, küçük görmeler vs. vs. vs.
Böylesi bir duruma tahammül göstermeye (boşanmak tahammülü temin etmiyecektir, sadece resmi bağı ortadan kaldıracaktır) eş'i tarafından mecbur bırakılan bir kadın'dan anlayışlı, hoşgörülü, adaletli tavırlar beklemek sanırım biraz haddi hududu aşmak,,, bir de; zaten haricen sadece varlığınızla müsebbip olduğunuz bu mevzulara, sıfatınız halen baki iken dahil olmanız üstelik sevgilinizin eşine karşı husumet geliştirmeniz, adli/hukuki/kişisel anlamda nasıl altederim derdine düşmeniz tamamiyle adaba, ahlaka, insanlığa aykırıdır.

****Bu konunun mesajları arasında;
Aldatmaya sebep başka bir kadın:Benim ileti başlığınızın da gölgesinde şahsi sataşmalar olmuş, sataşmaların içeriklerine ve bakış açısına tamamen karşıyım. Tamamen ezbere ama düşünce fakiri tutumlar, karalamalar,,,sanırsınız ki; kadınlardan herhangi biri taraftar/verici(ne demekse)
olmasa adamcağız ihanet etmek durumunda kalmayacak. Ne yani adamın sadakatini tüm kadınların koruma ve kollama mecburiyeti mi var??? Uykuya oruç tutturmak gibi!!!
Mesele toplumsal olarak sadakati korumak temin etmek meselesi hiç değil,,,
mesele gönlü, gözü, aklı, hormonları eşinden başkasını arayan yetişkin kişinin,,,
evliliğini işi sağlama almadan, ya da yakalanıpta mecbur kalmadan, yahut hiç daha bu işe kalkışmadan, bu işe kalkışma ihtiyacının varlığını tespit ve tescil edip,,,eş ve çocuklarını da kendinden kaynaklanan bu akit bozma isteği ile mağdur etmeme standardında ve ahlakında boşanabilmeyi gerçekleştirme kudretine, şahsiyetine, özgüvenine, özsaygısına sahip olup olmamasında.....

zeyno_cik
08-05-2008, 09:21:58
Ayrıca; siz ve sevgiliniz birbiriniz için yaratılmış olduktan sonra, sevginiz ve aşkınız baki olduktan sonra,,,,ne diye zamana, tazminatın azlığına, kadının kusurlarının olup olmadığına tevessüt ediyorsunuz ki....Bunlar teferrut,,,sizin yegane amacınız aslında herşeye rağmen bu nikahı sonlandırmak olması gerekir.
Hele ki velayet iştahı tamamen sadistçe bir tutum,,,

Kişilerin neler yaşadığını , neler duyup , neler gördüğünü tam olarak bilmeden yapılan bu taraflı ve öngörülü yorumlar kendi adıma etik olmayan davranışlar sınıfa girer.Aslında kurduğum bu cümle yapmış olduğunuz ithamların tümüne cevap niteliğindedir.Ancak yinede ...

bu çocuklar anne ve babalarının ayrılığına, üstüne de buna sebep olmuş bir birlikteliğin içinde yaşamaya mahkum edilmemeli. Siz bugün değil sevgiliniz boşandıktan üç-beş yıl sonra dahi sahneye çıkmış olsa idiniz,,,yine çocuklar babalarının yanında sizi kabullenmeyecekler, belki olgun, makul ve doğru yaklaşımlar ile babalarının sevdiği kadın olduğunuzu bir süre sonra idrak edecekler, kişisel tutumunuz ve çabanız ile en fazla sizi benimseyeceklerdir. Yine de; Asla annelerine tercih ETMEYECEKLERDİR...

Çocukların başka bir kadına-bana- karşı sevgi beslemelerini yada annelerine tercih etmelerini talep etmeyecek ve böyle bir beklenti içine girmeyecek kadar bilinçli bir insanım.Velayet talebi, çocukların ruhsal yönden sağlıklı gelişmelerinin istenmesinden kaynaklıdır.

ZİNA; arapça kökenli bir kelimedir.
Anlamı; nikahsız çiftleşme'dir.

Ek bilgi için teşekkürler,çok işe yaradı!


Yani mesele; adam artık karısını sevmiyor, beni seviyor, evine gitmiyor, beni istiyor, aşığız, hakkımız, söke söke alırız, gurursuz kadın inat ediyor, bizi üzüyor, hayatımızı karartıyor,,,,,,,,,edebiyatı ile çözülecek bir mesele değil...

Bu edebiyat ile çözüm arayabilecek yapıda olan bir kişi değilim.Meramımı anlamanızı beklemiyorum.

Böylesi bir duruma tahammül göstermeye (boşanmak tahammülü temin etmiyecektir, sadece resmi bağı ortadan kaldıracaktır) eş'i tarafından mecbur bırakılan bir kadın'dan anlayışlı, hoşgörülü, adaletli tavırlar beklemek sanırım biraz haddi hududu aşmak,,, bir de; zaten haricen sadece varlığınızla müsebbip olduğunuz bu mevzulara, sıfatınız halen baki iken dahil olmanız üstelik sevgilinizin eşine karşı husumet geliştirmeniz, adli/hukuki/kişisel anlamda nasıl altederim derdine düşmeniz tamamiyle adaba, ahlaka, insanlığa aykırıdır.


****Bu konunun mesajları arasında;
Aldatmaya sebep başka bir kadın:Benim ileti başlığınızın da gölgesinde şahsi sataşmalar olmuş, sataşmaların içeriklerine ve bakış açısına tamamen karşıyım. Tamamen ezbere ama düşünce fakiri tutumlar, karalamalar,,,sanırsınız ki; kadınlardan herhangi biri taraftar/verici(ne demekse)
olmasa adamcağız ihanet etmek durumunda kalmayacak. Ne yani adamın sadakatini tüm kadınların koruma ve kollama mecburiyeti mi var??? Uykuya oruç tutturmak gibi!!!
Mesele toplumsal olarak sadakati korumak temin etmek meselesi hiç değil,,,
mesele gönlü, gözü, aklı, hormonları eşinden başkasını arayan yetişkin kişinin,,,
evliliğini işi sağlama almadan, ya da yakalanıpta mecbur kalmadan, yahut hiç daha bu işe kalkışmadan, bu işe kalkışma ihtiyacının varlığını tespit ve tescil edip,,,eş ve çocuklarını da kendinden kaynaklanan bu akit bozma isteği ile mağdur etmeme standardında ve ahlakında boşanabilmeyi gerçekleştirme kudretine, şahsiyetine, özgüvenine, özsaygısına sahip olup olmamasında.....


Mevzu edilen adap,ahlak yada insanlık kriterlerinizi bilemiyorum.Ancak kadından anlayışlı,hoşgörülü,adaletli tavır beklediğim/beklediğimiz zannı ile fikirlerinizi fütursuzca dile getirmiş olmanız sanırım kriterlerinizide belirlemiş oluyor.
Ben/Biz ; bu aldatma,aldatılma - anlaşma,anlaşamama - boşanma,barışma konulu hiçbir duyguya çocukların alet edilmesini istemiyouz.Yetişkinlerin mağduriyetlerini,hatalarını yada ruhsal dengesizliklerinin hesabını çocuklarına ödeten anneyedir bu tepki.Hiçbirşeyden haberi olmayan çocuğuna "baban ölürse rahat ederiz" anlayışını benimsetmeye çalışmak , eşine duyduğu kini,hırsı yada öfkeyi - adı herneyse - 5 yaşındaki çocuğa hissettirmek nasıl bir annelik anlayışıdır?Ben bunu tartışırım...
Kadının içinde bulunduğu ruhsal durum nekadar kötü olursa olsun annelik ve eş durumunu ayırmayı beceremeyen , eşi ile konusunu hiiçbirşeyden habersiz olan evlatlarına yansıtan tüm anneler , gözümde anne değil , annecik sıfatında bulunmaktadırlar.
Bizler (baba,anne,ben) reşit olmuş , hayata atılmış , bişekilde belirli yaşlara gelmiş insanlarız.Psikolojimiz herneye,hernekadar bozulmuş olursa olsun , zaman kişlere ölümü bile unuttururken , yaşanılan kötü olaylarıda unuturacaktır.(Etkilerini tartışmıyorum)
5 yaşında çocuk demek , kişiliği henüz gelişmemiş demektir.Nasıl bir zihniyet , nasıl bir his yada hırs çocuğun kişilğini düşünmez? Şuan yapılan her hareket , duyduğu her söz gelecek hayatının temelidir.Bu çocuğa bu haksızlığı nasıl bir insan/anne anlayışına sahip kişi yaşatabilir ?
Kadının varlığı ile ilgili olarak beni ilgilendiren tek konu budur.
Buda mevzu edilen çocuklarının babasıyla birlikte olmamdan , onun için önemlerinin büyük olmasından kaynaklı bir tepkidir.

sdt23
08-05-2008, 09:40:41
Mevzu edilen adap,ahlak yada insanlık kriterlerinizi bilemiyorum.Ancak kadından anlayışlı,hoşgörülü,adaletli tavır beklediğim/beklediğimiz zannı ile fikirlerinizi fütursuzca dile getirmiş olmanız sanırım kriterlerinizide belirlemiş oluyor.
Ben/Biz ; bu aldatma,aldatılma - anlaşma,anlaşamama - boşanma,barışma konulu hiçbir duyguya çocukların alet edilmesini istemiyouz.Yetişkinlerin mağduriyetlerini,hatalarını yada ruhsal dengesizliklerinin hesabını çocuklarına ödeten anneyedir bu tepki.Hiçbirşeyden haberi olmayan çocuğuna "baban ölürse rahat ederiz" anlayışını benimsetmeye çalışmak , eşine duyduğu kini,hırsı yada öfkeyi - adı herneyse - 5 yaşındaki çocuğa hissettirmek nasıl bir annelik anlayışıdır?Ben bunu tartışırım...
Kadının içinde bulunduğu ruhsal durum nekadar kötü olursa olsun annelik ve eş durumunu ayırmayı beceremeyen , eşi ile konusunu hiiçbirşeyden habersiz olan evlatlarına yansıtan tüm anneler , gözümde anne değil , annecik sıfatında bulunmaktadırlar.
Bizler (baba,anne,ben) reşit olmuş , hayata atılmış , bişekilde belirli yaşlara gelmiş insanlarız.Psikolojimiz herneye,hernekadar bozulmuş olursa olsun , zaman kişlere ölümü bile unuttururken , yaşanılan kötü olaylarıda unuturacaktır.(Etkilerini tartışmıyorum)
5 yaşında çocuk demek , kişiliği henüz gelişmemiş demektir.Nasıl bir zihniyet , nasıl bir his yada hırs çocuğun kişilğini düşünmez? Şuan yapılan her hareket , duyduğu her söz gelecek hayatının temelidir.Bu çocuğa bu haksızlığı nasıl bir insan/anne anlayışına sahip kişi yaşatabilir ?
Kadının varlığı ile ilgili olarak beni ilgilendiren tek konu budur.
Buda mevzu edilen çocuklarının babasıyla birlikte olmamdan , onun için önemlerinin büyük olmasından kaynaklı bir tepkidir.

Bunun da sebebini siz bu konuya verdiğiniz başlıkta güzel bir şekilde ifade etmişsiniz:
"Aldatmaya sebep başka bir kadın: Benim"

zeyno_cik
08-05-2008, 10:23:08
Başlık ve konu ; biz yetişkinleri ilgilendiren , bizlerin sorunlarıdır.
Bunları çocuklara yaşatmanın manasını lütfen bana birileri açıklasın ,,,

cognis
08-05-2008, 14:38:29
Başlık ve konu ; biz yetişkinleri ilgilendiren , bizlerin sorunlarıdır.
Bunları çocuklara yaşatmanın manasını lütfen bana birileri açıklasın ,,,

ANAYASA
I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
MADDE 12 . – Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.

Özel hayatın gizliliği
MADDE 20 . – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle: 3.10.2001-4709/5 md.)

XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
MADDE 40 . – Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

. Ailenin korunması
MADDE 41 . – (Değişik: 3.10.2001-4709/17 md.) Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.


MEDENİ KANUN
A. Hukukun uygulanması ve kaynakları
MADDE 1.- Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.
Hakim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.
B. Hukuki ilişkilerin kapsamı
I. Dürüst davranma
MADDE 2.- Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.II.
MADDE 185.- Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.
Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.
Eşler birlikte yaşamak, [B]birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.


A. Boşanma sebepleri
I. Zina
MADDE 161.- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

1. Maddi ve manevi tazminat
MADDE 174.- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.


"Devam eden zinada zaman aşımı olmaz" (Y2DH 24.10.1942 280-3802)

"Zina fiili bir kereye mahsusu olmayıp birçok defalar devam etmiş bulunmasına göre,olayda zaman aşımına başlangıç son fiilin vukuu bulduğu tarih göz önüne alınması gerekir" (Y2HD 05.10.1939 3102-368)

"Zinaya dayanılarak açılan boşanma davasında; zinanın ispatı halinde, eşlerin barışmalarının ihtimal dahilin de bulunduğundan bahisle ayrılığa karar verilemez. Boşanmaya karar verilmelidir".(Y2HD 14.04.1939 3609-1176)

Dava Hakkı : Bir kimsenin yargı kuvvetine başvurarak ihlal ve inkar edilen hakkının korunmasını istemek hakkına dava hakkı denir.


Davaya Karşı Savunma Hakları :
İnkar : Davalının davaya esas olan olayı reddetmesidir.
İtiraz : Dava edilen hakkın varlığına engel olan karşı olayların ileri sürülmesidir.
Def’i : Davalı, davacının iddiasını inkar ve itiraz etmez ancak özel sebeplerden dolayı davacının talebini reddetmesidir.
İspat Yükümlülüğü : M.K göre, kanun aksini emretmedikçe; iki taraftan her biri iddiasını ispatla yükümlüdür. Böylece önce davacı iddiasını dayandırdığı olayları, sonrada davalı savunmasını dayandırdığı iddiaları ispat etmelidir. Ancak bunun üç istisnası vardır. 1. Herkesçe bilinen olaylar-2.Kanuni karineler
3-Kanun gereği ispat yükünün yer değiştirmesi.

Hakkın Kötüye Kullanılması : Genel olarak hakkın iyi niyet kurallarına veya amaçlarına aykırı kullanılması hakkın kötüye kullanılmasıdır.
- Hak iyi niyet kuralına aykırı olarak amacı dışında kullanılmış olmalıdır.
– Hakkın kullanılmasında meşru menfaat bulunmamalıdır.
- Hak başkasını zarara sokmak veya kendisine yasal olmayan bir kazanç sağlamak için kullanılmış olmalıdır.
– Hak sahibine sağlanan yarar ile başkasına verilen zarar arasında aşırı dengesizlik bulunmalıdır.

__________________________________________________ ____________
Sayın Zeyno_cik
(Kişilerin neler yaşadığını , neler duyup , neler gördüğünü tam olarak bilmeden yapılan bu taraflı ve öngörülü yorumlar kendi adıma etik olmayan davranışlar sınıfa girer.Aslında kurduğum bu cümle yapmış olduğunuz ithamların tümüne cevap niteliğindedir....iletinizden alıntı)

Hukuki net forumlarında görüş alınmak niyetiyle kayda geçen tüm sualler, aktarılan vakalar üzerine yapılan tüm yorum ve paylaşımlar;
TAMAMEN Kişilerin neler yaşayıp, neler duyup, neler gördüğünü bilmeden yapılmaktadır.
Herhangi bir sorununu hukuki boyutları adına forum sahifelerine taşıyan kişinin
doğruya, hakka, adalete ulaşma konusunda samimiyeti, gerçekçiliği, haklılığı/haksızlığı konusunda objektif takdiri, tamamen kendi özsaygısı ve hayatın olağan akışı çinde meydana gelmiş olaylardaki eylemlerini göze alma iradesini sonuçlarına tahammül gösterme sürecinde de koruyabilme olgunluğu ile haraket etme mükellefiyeti yalnız ve yalnız kendini bağlar...
Forum sahifelerinde tartışılması,,,konuyu cevaplandıranların ileti sahibi tarafından anlatılan VAK'A, OLAY, DAVA'yı irdeleme, değerlendirme, kanuni nitelendirmeleri ileti sahibinin kişiliğine hedef alma istek ve arzusu ile alakalı olmayıp,,,tamamen vak'aya, olaya, davaya ve ileti sahibinin tüm bunların içindeki eylemlerine, durumuna, konumuna atfen gerek yasal mevzuatın kullandığı sıfatları, rolleri gerekse hukukun dahi müracaat ettiği genel kabul görmüş örf, adet, gelenek, göreneklerimizin 'tamamen konu ve eylem ile sınırlı' bir biçimde tespitlerini ihtiva eder.
İleti sahibinin ise; hukuki rehberliğe müracaat ettiğinin bilincinde ve iletisinin muhteviyatını değerlendiren paylaşımcılara husumet geliştirmek, kişilik, davranış ve etik tutum dersleri vermek bir yana iletiye verilen cevaplardan kendi adına gerekli faydalanmayı sağlama kabiliyetinde olması olağan beklentidir.


Bence hukuki rehberliğe müracaat ettiğiniz bu konu ve konunun kendiniz ile ilgili illiyetini algılama hususunda dikkate almadığınız, üstelik de dikkatinize sunulmasını da kişisel taciz, tahrik, hakaret olarak gördüğünüz!!! büyük bir yanılgı içindesiniz.

Halihazırda;
siz hukuki zeminde çözüm aradığınız 'boşanma davası'nda
taraf değilsiniz.
Bu boşanma davasına ne müdahil olabilir, ne de taraflardan biri ile olan münasebetinizden kendi kendinize bir hak ihdas edebilir, bu hakka dayanarak müdahil dahi olamayacağınız boşanma davasında; taraflardan birinin mağduriyetini arttırmak, diğerinin menfaatini temin etmek için hukuk mesleğini icra edenlerden, hukukun kendisinden size yardımcı olunmasını talep edebilirsiniz.....

Kan veya şahsi bir bağınız olmayan üstelik küçük yaştaki çocuklar hakkında,
olumsuz ve fena muamele içinde olduklarına dair varsayımlar, iddialar, tespitler savuramaz,,, bu çocukların ebeveynleri ile ilgili sıfatlar kullanamaz, konuya dahil olma rolünüz dikkate alındığında ebeveynliğin ne olup olmadığını bu çocuklar ve anneleri üzerinden sorgulayamaz,,,konuyu siz ve diğer şahsın birlikteliğinden haksızlığa uğramış eş'in kişiliğine ve annelik vasfının tacizine malzeme yapamaz, insani ve masum bir fikir açıklaması gibi sunamazsınız.
("Aldatmaya sebep başka bir kadın:Benim" ileti başlığınızda kendi adınıza yaptığınız tespit)

Hepsini, hepsini yaptınız.., diyelim))) Ki yaptınız!!!

Nasıl davranacağınız, nasıl değerlendireceğiniz tabii ki sizin tercihiniz, bunda sorun yok, üstelik...

Sorun; beklentileriniz.
Bu zeminde, ya da başka herhangi çoğul zeminde haricinizdeki kişilerin ortaya kendi özgür iradeniz ile ortaya koyduğunuz fikir, düşünce, eylem ve değerlendirmelerine iştirak etmelerini, desteklemelerini, husumet geliştirdiğiniz kişilere husumet geliştirmelerini, mesleki bilgi ve birikimlerini sizin erek ve hedeflerinizin hizmetine canı gönülden sunmalarını bekliyorsunuz.
(üstelik kendinize engel teşkil ettirdiğini düşündüğünüz kişiler ve vakalar adına hak ihlalini,
kendi adınıza ise kişisel haksız menfaati temin etmek için)

İlginç???

zeyno_cik
08-05-2008, 15:58:14
Hayat , kitap sayfalarındaki gibi yaşanmaz.
Yorumlarınızla aydınlattığınız için teşekkür ederim.
Meğer nekadarda kör yaşamışım şimdiye dek..
Minnettar kaldım..

mrtecetin
08-05-2008, 16:33:18
Sayın Zeyno,

Anlatın dinliyoruz, buradayız :)

tuana648
08-05-2008, 17:16:02
sayın zeyno hayat işte insanı sürüklüyor bir yerlere sizide fena sürüklemiş inanın.
zaten hayatta insan keşkeleri ile yaşıyor ve bir bakmışssınız artık hayatın devir teslim zamanı gelmiş ve bir köşede keşkeler ile pişmanlıklar ile kapanıyor gözler.


Allah herkesin yar ve yardımcısı olsun ve bu tür sınazlar ile bezemesin hayatlarımızı zor zor zor zor

zeyno_cik
09-05-2008, 07:58:09
Sayın mrtecetin ;
Burda olduğunuzu bilmek bana güç verdi , teşekkür ederim , sizede minnettar kaldım :) :p

Sayın tuana648;
Keşke filan dediğim yok çok şükür..
Kişi ne çekerse kafasından çekermiş..Ahlayıp vahlanmanın alemi yok.
Çok şükür deyip , önümüze bakalım ... :)

burak_0027
09-05-2008, 08:20:44
Önemli olan davanın kim tarafından açıldığı değil,kusurun kimde olduğudur. Velayet eşlerin durumuna göre hakim tarfından taktir edilir. Aldatmak bir boşanma nedenidir. Ayrıca aldatmayı ispatlayabilen davacı hem boşanır,hem de yüklü bir tazminatı hak edebilir.İyi günler.Av. Burak

zeyno_cik
09-05-2008, 08:50:35
Teşekkürler..
Davacı ispatlayamazsa ne olur ?

mrtecetin
09-05-2008, 09:11:20
Sayın Zeyno,

Sizin gibi akıllı, eğitimli, güzel bir hanım niye bu işlere girer ki sanki. Elinizi sallasanız ellisi..

Sorular;
-mahkeme tebligatı davalıya ulaştı mı ?
-mahkeme konusu nedir ? Boşanma ise; boşanma gerekçesi nedir ? (Zina mı?)

Zina gerekçesiyle açılan davada zina ispatlanamazsa hakim davayı reddeder (kanımca).
Bu da demektir boşanmak için 7-8 sene geçebilir.

sdt23
09-05-2008, 09:17:06
Teşekkürler..
Davacı ispatlayamazsa ne olur ?

Daha önce bunu size uzun uzun anlattım. Geçmiş mesajlarımı okuyun.
En baştan başlayarak size yazılan her şeyi tekrar tekrar okuyun.
Bence burada verilebilecek her türlü hukuki bilgi verilmiştir.
Gereksiz kişisel tartışmalara girmekten kaçınalım.

zeyno_cik
09-05-2008, 14:10:20
Sayın mrtecetin ;
Hatırlattığınız iyi oldu gerçekten..
Yahu nerde bizim bu celp ????
Hala gelmedi.20 gün oldu.

Dava konusu boşanma , aldatmadan açtım dendiğine göre konu zinadır heralde...
Davacı davasını ispatlayamazsa ben gidicem mahkemeye :)
Öyle olurmu ? :)

Sayın sdt23 ;
Dediğiniz gibi tüm sayfaları teker teker okudum.
Gerçekten tüm cevaplar ayrıntılı olarak verilmiş.Sizde birsürü şey anlatmışsınız bana.Ama ben şunuda okudum...Kendimin anlamaz bir kişi olduğunuda belirtmişim :)
Çünkü dönüp dönüp aynı soruları sormuşum.(Halada aynı şeyi yapıyorum.Kendime kas kafalı diyebilirmiyim :p )

Anladıklarımı yada anlayamayıp yanlış yorumladıklarımı şu şekilde sıralayayım :
-Davacı hanım , davasını , aldatma ve boşanma üzerine açmıştır.
-Celp elimize 20 gündür geçmediğinden,malesef söylemlerle hareket ediyorum.
-Davacı elinde resimler olduğunu ve bunları mahkemede delil olarak göstereceğini iddia etmektedir.Resimler mahkemeye sunulur ve delil sayılabilecek koşullarda ise ,
-Davalı yani birlikte olduğum şahıs , hayır ben aldatmıyorum der ise bu mahkeme uzar.... Şöyleki aldatmadığını ispat etmek zorundadır.
Ancak kabul ederde , evet aldattığım doğrudur der ise , zaten boşanma geröekleşir.İş biter......Tabi tazminat , yoksulluk ve iştirak nafası verir , çocuklar küçük velayet annede kalıııırrrr.....

Peki durum böyle olmaz ise ne olur ??
Davacı mahkemeyi aldatma konulu boşanma istemiyle açmıştır.Mahkemedede aldatıldığını iddia edecektir.Ancak elinde ispat için delili yoktur.
Bu sebepten mahkemeden delillerin toplanması için talepte bulunabilir.Telefon kayıtları vs... Ancak bunlar elde edilsin diye , mahkeme ertelenicek tabi..
Dökümanlar geldiğinde, bunlarda delil teşkil edemeyecek....

Benim kıssadan hisse çıkardığım şudur ki ;
Birlikte olduğum şahısın tutumu,söyledikleri ve iddia edecekleri önemlidir.
Çünkü davacı hanım aldatılıyorum diyecek , davalı şahıs aldatıyorum diyecek, ee ozamn zaten boşanacaklar...

Davacı hanımın kendi iddiasına göre tazminat talep etmeyecekmiş.
Bunun yerine nafaka alacak tabiki..
İştirak nafası tamamdır.
Ama yoksulluk nafakasında şunu beni düşündürüyor...
Görünürde , yani reelde davacı hanımın mal varlığı vardır.
Ancak davalı şahsın bir ağacı bile yoktur.
Kimin yoksul olduğu nasıl tespit edilebilirki...

Yaşayıp görücez artık napalım..

tuana648
09-05-2008, 18:43:54
sayın zeyno siz herşeyden o kadar eminsizinki ama hayata karşı bu kadar iddialı olmayın bence hele arkada bırakılan göz yaşları onu silmeye inanın ne kariyeriniz ne güzelliğiniz nede hayatınız yeter unutmayın.
bilmiyorum konumunuz nedir.
hayat bedelleri ile vardır bence yaşanılan herşeyin bir bedeli ve bu bedeli öderkende ahlar vahlar keşkeler gelir

siz kendinizi kandırmaya devam edin
hayat denen tiyatroda kendinize iyi bir rol seçmişsiniz ne olursa olsun mutluyum karakteri

hayatınızı Allah'a sigorta ettirmeyin. bedeller ödetmesin size masum iki çocuğun göz yaşları ne yaparsanız yapın hesap soracaklar bir gün sizlere

neyse siz iki satırla çürütürsünüz yazdıklarımı ama sadece dilinizle sizde biliyorsunuzki yukarıda yazılanlar doğru by

bursatipo
10-05-2008, 11:37:35
sayın zeyno siz herşeyden o kadar eminsizinki ama hayata karşı bu kadar iddialı olmayın bence hele arkada bırakılan göz yaşları onu silmeye inanın ne kariyeriniz ne güzelliğiniz nede hayatınız yeter unutmayın.
bilmiyorum konumunuz nedir.
hayat bedelleri ile vardır bence yaşanılan herşeyin bir bedeli ve bu bedeli öderkende ahlar vahlar keşkeler gelir

siz kendinizi kandırmaya devam edin
hayat denen tiyatroda kendinize iyi bir rol seçmişsiniz ne olursa olsun mutluyum karakteri

hayatınızı Allah'a sigorta ettirmeyin. bedeller ödetmesin size masum iki çocuğun göz yaşları ne yaparsanız yapın hesap soracaklar bir gün sizlere

neyse siz iki satırla çürütürsünüz yazdıklarımı ama sadece dilinizle sizde biliyorsunuzki yukarıda yazılanlar doğru by

bir tarafta aldatan bir kadın diğer tarafta aldatılan bir kadın,,arada kalan 2 cocuk,,,:(

daha neleri var kim bilir

sdt23
10-05-2008, 11:51:37
Burada verilebilecek her türlü hukuki bilgi verilmiştir.
Hukuki olmayan gereksiz kişisel tartışmalara girmekten kaçınalım.

Av.İlknur Sezgin Temel
10-05-2008, 12:49:18
bir tarafta aldatan bir kadın diğer tarafta aldatılan bir kadın,,arada kalan 2 cocuk,,,

daha neleri var kim bilir

Bu olayda aldatan bir kadın yok. Aldanan bir kadın var.
Arada kalan 2 çocuğun durumu elbette önemli ancak bu çocukların sorumluluğu niçin babalarının sevdiği kadına yıkılmaya çalışılıyor bunu anlamak mümkün değil.

Kadın fettan,
kadın ayartan,
kadın erkeğin feleğini şaşırtan
kadın kahrolasıca,
ataerkil bakış açısının bana verdiği yetkiye dayanılarak CEZALANDIRILMASINA

erkek masum,
erkek ayartılan
erkek hileyle kandırılan
erkek sütten çıkmış ak kaşık
Ataerkil bakış açısının bana verdiği yetkiye dayanarak BERAATİNE bile değil KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA...

tuana648
10-05-2008, 14:57:11
zeyno hanıma söylediklerimi geri alıyorum.
benim asıl kızdığım aşk, aşkın gerçekten gözü kör insanın konumu yaşı başı ne olursa olsun neler yaptırıyor

zeyno hakikaten vefalı bence hala askının arkasında kimbilir neler çekti ama yinede vazgeçmiyor

bu kadar sorunu kabullenmeyedebilirdi.

cognis
11-05-2008, 04:37:24
zeyno hanıma söylediklerimi geri alıyorum.
benim asıl kızdığım aşk, aşkın gerçekten gözü kör insanın konumu yaşı başı ne olursa olsun neler yaptırıyor .
zeyno hakikaten vefalı bence hala askının arkasında kimbilir neler çekti ama yinede vazgeçmiyor
bu kadar sorunu kabullenmeyedebilirdi.

Burda sorun filan yok!! Zeyno hanım üfür püfür arz-ı endam eder iken evli ama sıkılmış, heyecan aranıyor sloganlı bir adamın göz menziline girivermiş.
Aşk tutupta kollarından al sana zeyno, al sana adam diye insanları biçare etmez,,, aşk daha en baştan maluliyete sebebiyet de vermez, gözü kör tabiri realite değil belalı ve kusurlu ilişkilerin taraflarının tercih ettiği mecazi bir savunmadır. Hani bari kafa kaadına bi baksaydın, derlerse,,,aşktan gözüm kördü,,,nafaka ve tazminatı bi duydum,,,o gün bu gün gözlerime fer geldi. gibi..,




Bayan , aldatmayı ispatlayamaz ise ne olur?(dava iptali filan sözkonusu olurmu?),tazminat hakkı yinede bakimidir?
Erkeğin,üzerine kayıtlı hiçbir taşınmaz malı yada nakti bulunmamaktadır.Tazminat neye göre belirlenir?

Ispat yoksa boşanmada yok!!! da geçelim boşanma ile sıkıntı yok,,, siz tazminattan haber verin,,,



Teşekkürler..
Nafaka yada tazminat , maaş bordrosuna göremi belirlenir ?
Aldatma davası ispat edilemediği için iptal oldu diyelim; bayanın boşanma değilde , ayrılık için dava açması mümkünmüdür?
Nekadar çok soru sordum..Cevaplar için tekrar teşekkürler..

Aslında ayrılık davasını niye sordunuz diye gözüm takılmıştı,,,herhalde bir yerden duyupta sormuşsunuzdur diye düşündüm,,,ancak ilerleyen iletilerden birde bu iletinin başından sıkıntı anlaşılıyor,
Birlikte olduğunuz erkeğin nikahlı olduğu kadın bir kere Ayrılık davası açmaz,,,neden açsın??? Ahh keşke açsa da,,,kat'i açmaz!!
Yine de,,,ayrılık davası açtı diyelim,,,olur ya? Evet çocuklar ve eğer birlikte olduğunuz erkeğin nikahlı eşi (eğer çalışmıyor ise) lehine ve ayrılık süresi için çocuklar mahkemece kendisine verilir ise onlar lehine nafaka takdir edilir.


İyi ama forumda erkeğin davayı açmayıp,eşinden beklediğinde, nafaka konusunda artısı olabileceğini okudum.
Zaten sayın bayan ;alabileceğinin max. almış halde...
Çocuklar kaç yaşında mahkemeye çağrılabilir?
QUOTE]

Nafaka,,,nafaka,,nafaka,,nafaka,,,
Ne büyük bir sıkıntı!!!
Nasıl yapsanız da,,, şu nafaka konusunda birlikte olduğunuz evli ama boşanacak erkeğin yükünü biraz hafifletseniz!! Ne vefalı bir aşşk...


[QUOTE=zeyno_cik;180348]

Kusurlu taraf ortada tabiki..bu kusur ne şekillerde ispatlanabilir bunu merak ediyoruz aslında..Çünkü velayet talebi var babanın.
Otel bilgilerine mahkeme kararıyla ulaşılabilrmi ?
Çocuklardan biri 5.5 yaşında, mahkeme çıkabilirmi?
Mevcut bir resim var ise , ne şekilde yorumu olabilir hakimin ? Delilmidir?
Teşekkürler tekrar..

Şu çocuklar mahkeme de ne yapacak, neden gelecekler?? Anneleri aleyhine mi konuşacaklar??? Eşler birbirinden illallah der, hatta biri çocuğun mamasını koştururken, diğeri ahu dilber peşinde koşturur amma,,, çocuklar için aynı şey sözkonusu pek olmaz,,,
Ya da sizi babası ile gördü de söyler diye ise??? yok merak etmeyin kesinlikle küçük çocuk hele ki o yaşta asla mahkemece dinlenmez.

Resimdeki kişilerin pozuna bağlı,,,resmi görmek lazım,,



Cevabınız için teşekkür ederim.

Avukatımız , aile avukatı olduğundan herşeyi net bişekilde soramadığımız için , sizlerden bilgi almaya çalışıyoruz.

İlginize teşekkürler

Aile avukatlarına net birşeyler sorulmuyor mu?? Kızıyor mu???




Çocuklardan 5,5 yaşında olanın velayetini talep etsek , alabilmemiz için neye sahip olmamız gerekir ?
Yani anneyi nasıl kusurlu gösterebilirizki?
Çünkü annenin belli bir kusuru yok. Sadece canımızı sıkan , bu olaylara ve kendi hırsına çocuklarıda dahil ediyor.Kendi psikolojisine göre , babaya çocuklarını gösteriyor yada göstermiyor... Geçmişte aldığı psikolojik destek sebebiyle ilaçlar kullanmıştı , ozamanlar iyiydi.Ancak şimdi kullanmıyor , doktorada gitmiyor ve çevresindeki kişilerden etkilenerek hareket edebiliyor.
O yüzden nezaman ne yapacağını kestirebilmek imkansız malesef...
Çocukların mağduriyeti , üzüntüleri , özlemleri bizim elimizi kolumuzu bağlıyor açıkçası.
Ne yapmak gerek ?
Avukatımız fikir vermiyor , sadece korkmayın diyor...

Eskiden ilaç filan kullanıyor derken epey geçmişten bir hukukunuz oludğu anlaşılıyor,
Tamer Karadağlı vakası ile milenyumda yeni bir sendrom hasıl oldu,,,
lohusa baba sendromu,,,
sanırım şu 5.5 yaşındakinin ayrı bir anlam ve önemi burdan doğuyor,



Kadın özel olan aile hayatını deşifre ediyorsa ,
kendi ailesinin etkisi altında kalarak , eşine buna göre davranışlarda bulunuyorsa ,,,,,,
Yahu bu erkekler , sebep göstermeden boşanamıyormu yani ?
Boşanmak istiyorum , sevmiyorum , anlaşamıyorum demek yeterli olmuyomu yani ?? Nasıl iş yaa...
Kadında kocam beni aldatıyor diyor , ee.. evlilik kurumu sarsılmamış mı oluyor ? Daha ne ispatı , ne kanıtı yani ??
Gerçekten erkeklerin vay haline...
Evlenmeden 40 kere düşünmeleri lazım..
Kadının deşifre edecek özel hayatı yok ki!! Kocası ile özel hayatı diye birşey mi var???
Deşifre etse etse kocam beni aldatıyor der,,, Yani işinizi görmez, karıkocanın deşifre etmemesisi gereken özel hayat, aile sırrı dedikleri bunlar değildir,,,

Sevmiyorum, anlaşamıyoruz demek yeterli değil,,,ne yazık ki...
Zeyno hanım, küçük küçücük bir detayı atlıyorsunuz,,,birlikte olduğunuz erkeğin nikahlı olduğu o kadın var ya o kadın,,,hani sebepsiz boşayacak olsa keşke, hah işte o kadınla bu adam bir sebeple nikahlılar...
O da AŞK, SEVGİ....Siz doğuştan nikahlı filan sanıyor gibisiniz, yani kendiliğinden,,,onlar birbirlerini sevdiler,,,tıpkı sizin gibi...
Artık çocuklar da öyle,,,içkiliydim hatırlamıyorum, bunalımdaydım,,,karanlıktı görmedim,,,gibi kazalarla oldu diye düşünüyor ya da size öyle söylenmiş ise sakın inanmayın,,,
herşeyin ilki hatadır, olabilir, insan beşer şaşar,,,, ama ikinci hata diye birşey yok,,,tekrarı oldu ise; ilkinde çok hoşumuza gitti yine yapalım,,,,niyetiyle bilerek isteyerek olur...

Bence de 40 kere düşünmeleri lazım, ama düşünmezler,,, ilki için de böyledir, ikincisi için de,,,istatistiki olarak ders alma eğilimi göstermezler...
Tarih tekerrürden ibarettir,,,



İlginize teşekkür ederim..

Hayat bu , tabiki belli olmaz , ama ben zaten kendimi bu pozisyona daha en başından düşürmez , 2 çocuğumun babasının benden düzgün bahsedebilmesi ve kafasında geçmişe dair kötü bir anı kalmaması adına , işleri çığrından çıkartmazdım.

Sanırım kadında adam ile ilgili düzgün şeyler bahsetmiyordur,,, o yüzden onu aldatan kocasının dilinde düzgün durmak pek umrunda olmaz,,,

Ne çok şey biliyorsunuz bu arada??? Acaba işler çığırından çıkarken, haricen gazeller ile şu çığırın bir ucundan da biraz siz mi çekelediniz, itelediniz, çıkı çıkıverdi....


Üzgünüm...
Tüm olumsuz cevaplarınıza rağmen , gayet umut doluyuz :)
Tazminat talep etmiyormuş , nafaka talebi varmış , nafaka talebinide gayet sağlam tutmuş... Eğer çok kasarsa bu durum , bizde parayı bölüşelim deriz ,dert değil ,,, Para onun olsun , bize huzur bıraksın yeter ...
Nedense bugün çok olumluyum :) Kısmet bakalım... Nelerle karşılaşıcaz...
Açıkçası velayeti çocukların yaşı küçük olduğu için alamayacağımızı biliyoruz ama insan kabul etmezde bi çıkış yolu arar ya .. öle bir durum bizimkide işte..
Kadın aldatıldığını keşke ispatlayabilse... Onur meselesi yaptı çünkü , ispatlasında rahatlasın .... Bizim söylememiz yetmedi kendisine ...Kadınlardan korkmayan taş olsun :)
6-7-8 yıl.... sürmez okadar...
Kadının umudu bitince , bu iş bir an önce bitsin isteyecek zaten ...
Ayrılık değil , boşanma için dava açtığı kesin buarada.
Yani öle evi terk , ayrılık davası filan ... nedense avukatı ona böyle akıllar vermemiş ... Halbuki sürüm sürüm süründürüceğini iddia ettiğinden, ben böyle şeyler beklemiştim kendisinden.Her neyse...
Allah kimseyi çaresiz ve umutsuz bırakmasın ...
Biz - birlikte olduğum erkek ve ben - kimse üzülmesin , çocuklar etkilenmesin , ev dağılmasın diye kendimizden çok verdik , kendimizden vazgeçtik ...
Ama kimse bunların hiçbirinden anlamadı , konuya dahil olan herkes sadece kendini düşündü...Fitil ateşlendi , bundan sonra yapılacak birşey yok , fitilin sonunda bomba varsa , patlar .. yoksa ............ Çok şükür der otururuz..

Bu olayda aldatan bir kadın yok. Aldanan bir kadın var.
Arada kalan 2 çocuğun durumu elbette önemli ancak bu çocukların sorumluluğu niçin babalarının sevdiği kadına yıkılmaya çalışılıyor bunu anlamak mümkün değil.
Av.İlknur Sezgin Temel

Yanlış bakıyorsunuz,,,bu olayda;
Aldanan kadın diye tabir ettiğiniz kadın, birlikte olduğu ve sevdiği erkeğin nikahlı eşi olan kadına karşı temelinde maddi menfaat unsurunun da bir nebze örgülü olduğu bir biçimde amiyane ifadeler, yargılar, küçümsemeye varan tespitler, zorlama giydirilmiş kusurlarla aleni bir biçimde yokedici bir düşmanlık geliştirmiş,
Adamın evli olduğu kadın külliyen kötü, bu külliyata anneliği dahil,,,
Genel bir biçimde Zeyno adlı üyenin iletileri okunduğunda; birlikte olduğu evli erkeğin kendisi ile herşeye rağmen sevgi adına birarada olma arzusunu yakalamak çok zor.
Üstelik SEVGİ yüreklerde varlık gösterdiğinde,,,insanın kişiliğine yansıması lazım, daha bir hoşgörü, daha biri iyiniyet, daha bir olumlu olmalı insan, sevginin böyle bir gücü vardır, seversiniz günün doğuşunu farkedersiniz, sokakta yere tüküren adam dahi gözünüze batmaz,,, sevgilinizin yanından yeni ayrılmışsınızdır yürürken yürürken hala hala gülümsediğinizi farkedersiniz, belki hiç çiklet çiğnemeyecek iken hem de hiç prensibiniz değil iken çiklet satan kirli yüzlü bir çocuktan tüm çikletlerini satın alırsınız,,, harikasın abla diye arkanızdan naralar atar,,,,vs. vs.
Sevmişsiniz,,,sevdikçe kaybetme korkusu diye birşey içinizi burar ara ara aklınıza düştükçe...,
Sırf bu yüzden, belki hala sevdiği erkeği kaybetmek zorunda kalan, sevdiği erkeğin artık kendini sevmediği gerçeğiyle yüzleşen bir başka kadının içine düşen ağrıyı artık anlarsınız,,,
Seviyorsanız işte,,, sevgi sizin elinizi dilinizi bağlar,,,sevgi şeytanınızı susturur,,,ve sevgi varsa amma varsa yüreğinizde,,, sizin sevginizin varlığı ile sadece bir yerde bir kadın (hemcinsiniz üstelik) bir damla gözyaşı dökmek zorunda kaldı ise, bir de küçük küçücük çocuklar için yaşam bir başka ufka açıldı ise,,,sevginiz dilinizi lal eder..., bir damla da sizin elinizden, dilinizden gözyaşı dökmesin diye bu sevgiyi varederken mecburen dünyasına esip fırtınalar kopardığınız insanlar...

Oysa; burda aldanan kadın diye tabir ettiğiniz Zeyno,,,eline geçse çocukların velayetini baba almak istiyor diyor amma o hikaye,,,evet eline geçse kadının bavulunu kapının önüne, kapıda kadının yüzüne kapanacak...Çocuklar ve sevdiği! erkek ve kendisi,,, İstediği bütünlük bu,,,

Bu arada adamın da egosu epey tavan yapmıştır!!! Bu kadınlar birbirlerini yiyor benim için diye diye şişiniyordur,,,da..., şu hukuk bir yardımcı olsa((((

Erdoğan Kırcalı
11-05-2008, 10:36:58
Aldanan kadını yanlış anlamışsınız cognis.
Aldatan bir koca,aldatılan bir eş ve 3.kişi var olayda.

tuana648
11-05-2008, 18:30:07
Öncelikle cognis söylemlerinizin coğu cuk oturmuş fakat,
Sayın cognis benim zeyno hanım bu kadar soruna katlanmayabilirdi şeklindeki ifadem yani olaylar bu redde de iken 'aman seninlemi uğraşacam' deyip alıp başını gidebilirdi de kabullenmeyebilirdi demek seviyor ki katlanıyor vefalı demem de ondan.
tabiki sevgi insanın gözünü kör etmemeli en azından Zeyno hanım sağa sola saldıracağına biraz daha hoşgörülü olmaya sevdiği adam için çocukları için diğer kadını da incitmeden karalamadan çalışsa en azından işlerine karışmasa geri dursa diymi. sonuçta iki kişi arasındaki mesela bırakta onlar çözsün onlar tartışsın sorma bile ne oldu diye illaki anlaşacaklardır.
artı velayet falan almak istiyor annelerinden daha da mı şevkat verecek sanki çok kör bakıyor elinden gelse kadını yok edecek tarzda konuşuyor benim kızdığım yan bu oldu sadece

sevgisine kimse birşey demiyor sayın zeynonun olabilir ben saygı duyuyorum adam yanlış bir evlilik yapmıştır bunalmıştır hayatından bezmiştir illaha adamın maceracı olması da gerekmiyor sayın cognis belki evlenmek için evlendi gerçek aşkı bulunca da 2 çocuk demedi gözleri kör oluverdi değilmi

Zor bir durum

Av.İlknur Sezgin Temel
12-05-2008, 09:59:51
Sayın Erdoğan Kırcalı, Size "avukatım" diyebilir miyim? :))
Sayın Cognis'in benim iletimde yanlış anladığı şey tespit ettiğiniz şeydi gerçekten.

Bu arada, aslında sayın Cognis'in yanlış anlaması da iyi olmuş. Bence edebi değeri de olan güzel cümleler dökülmüş kaleminden / klavyesinden...

Akademik Sultan
12-05-2008, 13:12:49
Öncelikle cognis söylemlerinizin coğu cuk oturmuş fakat,
Sayın cognis benim zeyno hanım bu kadar soruna katlanmayabilirdi şeklindeki ifadem yani olaylar bu redde de iken 'aman seninlemi uğraşacam' deyip alıp başını gidebilirdi de kabullenmeyebilirdi demek seviyor ki katlanıyor vefalı demem de ondan.
tabiki sevgi insanın gözünü kör etmemeli en azından Zeyno hanım sağa sola saldıracağına biraz daha hoşgörülü olmaya sevdiği adam için çocukları için diğer kadını da incitmeden karalamadan çalışsa en azından işlerine karışmasa geri dursa diymi. sonuçta iki kişi arasındaki mesela bırakta onlar çözsün onlar tartışsın sorma bile ne oldu diye illaki anlaşacaklardır.
artı velayet falan almak istiyor annelerinden daha da mı şevkat verecek sanki çok kör bakıyor elinden gelse kadını yok edecek tarzda konuşuyor benim kızdığım yan bu oldu sadece

sevgisine kimse birşey demiyor sayın zeynonun olabilir ben saygı duyuyorum adam yanlış bir evlilik yapmıştır bunalmıştır hayatından bezmiştir illaha adamın maceracı olması da gerekmiyor sayın cognis belki evlenmek için evlendi gerçek aşkı bulunca da 2 çocuk demedi gözleri kör oluverdi değilmi

Zor bir durum


Üşenmedim yazılanların tümünü okudum. Toplumsal değer yargılarımız bu 3. kişinin ortaya çıkıp da konuya dahil olmasına çok da izin vermez ve değer yargılarımızla hemen suçlamaya geçeriz. Ben de ne yalan söyleyeyim içten içe bu zeyno hanıma kızdım ve hiç hoşlanmadım. evli kadın psikolojisi naaparsınız?:) kabullenmiyor işte.

Tarafsız bakmaya çalışsak da hoş göremiyoruz. onun bakış açısıyla görmekte zorlanıyorum ancak burda onunla ilişkiye giren adamın hiç mi suçu yok? neden kadın suçlansın direkt olarak?

Zeyno hanımın mağdur eş hakkındaki suçlamaları ve onun anneyi anneliğini yargılaması, çocukların psikolojisini ondan fazla düşündüğünü söylemeye çalışması ise hiç inandırıcı görünmüyor. Çocukların psikolojisinin bozulmasındaki asli sebep olarak bunu dile getirmesi bana komik geliyor.

Hukuki açıdan gerekli yanıtları zaten fazlasıyla almış. Sanırım dikkat çekme amacına da yeterince ulaşmış. O kadın olarak ortaya çıkma cesareti de hayranlık uyandırıcı:) aşk her şeye neden olabilir ve insanı vurur söylemlerine ise kusura bakmayın da savunma mekanizması gözüyle bakıyorum. bir tür vicdanı rahatlatma ve toplum önünde kendini aklama çabası. ne kadar aşık olursanız olun, evlilik kurumundaki sorumluluklarınız önceliklidir. büyük sözler gibi geliyor evet. fakat olması gereken budur ve Allah şaşırtmasın diyorum..

Aladatılan eşin travmaları ile yaşadığı sıkıntılarını anlayabilmek için kendilerine bir tutam empati öneriyorum:) Her şeyi Allah a havale eden bir bakış açısı ile "eden bulur" da denebilir elbet.. :rolleyes: o zaman bu kadar rahat haksızken hak savunusu yapabilir miydi acaba? ilginç cidden ilginç..

zeyno_cik
12-05-2008, 13:59:16
Yaşanan gel gitler , vicdan azapları , suçluluk duyguları , işlenen günahlar , günahına girilen çocuklar , hayatı kararan,gelecek umudu kalmayan başka bir kadın , anne ve babasıyla büyüyemeyecek , bir pazar sabahı hep birlikte kalkıp anne ve babasıyla kahvaltı yapamayacak olan 2 çocuk……. Bir aile dağıldı.Bu aileyi ben dağıttım.
Sizin ekran karşısında oturup , kestiğiniz ahkamlar kadar kolay olmadı bunlar…
Ben zannettiğiniz kadar kolay yaşamadım hiç birşeyi…
Atlattığımı zannettiğim ama asla atlatamayacağımı içten içe bildiğim pişmanlıkla karışık suçluluk duygumun sizler tarafından anlaşılmasını asla beklemiyorum.
Yaşadıklarımı bilin , sizde aynısını yaşayın demiyorum.
Ama saygı duyun.
Klavyenin başına oturup,paragraflarca yazı yazmak , kendince yorumlar yapmak , anlamadan,bilmeden, konunun erbabı havalarında ahkamlar kesmenizden çok daha içeriği güçlü şeyler beklemiştim.
İçeriğin gücünden geçtim,,,doğru nüansları bile maalesef yakalayamamışsınız…
Baba evlatları için çıldırıyor.Çocuklar babayı görmeden yapamıyor.
Niye görüşmüyorlar?
Niye diğer konulara takılıyorsunuzda , bunun cevabını asla vermiyorsunuz Sayın Çokbilenler?!?
Çocuklara neyin cezası çektiriliyor?
Baban yok , gelmeyecek artık..Seni sevmiyor oyüzden gelmiyor
Demek hangi annelik !!!
Keşke en başından beri birlikte yaşasaydık.Çünkü tüm iyi niyetlere nasıl karşılıklar ve cevaplar aldığımızı hatırlar , şimdi bu tepkilerimizin tahammülsüzlüğümüzden kaynaklı olduğunu anlayabilirdiniz.

Erdoğan Kırcalı
12-05-2008, 14:06:31
...
Sayın Çokbilenler?!?
...


Allah razı olsun.İhtiyacınız olan cevaplara kavuştunuz herhalde!

zeyno_cik
12-05-2008, 14:10:27
Benim cevabım ilgili kişilere ulaşacaktır elbet..
Cevabımın sizlerle bir ilgisi olmadığı anlaşılmıştır zaten.

Akademik Sultan
12-05-2008, 14:23:43
Yaşanan gel gitler , vicdan azapları , suçluluk duyguları , işlenen günahlar , günahına girilen çocuklar , hayatı kararan,gelecek umudu kalmayan başka bir kadın , anne ve babasıyla büyüyemeyecek , bir pazar sabahı hep birlikte kalkıp anne ve babasıyla kahvaltı yapamayacak olan 2 çocuk……. Bir aile dağıldı.Bu aileyi ben dağıttım.
Sizin ekran karşısında oturup , kestiğiniz ahkamlar kadar kolay olmadı bunlar…
Ben zannettiğiniz kadar kolay yaşamadım hiç birşeyi…
Atlattığımı zannettiğim ama asla atlatamayacağımı içten içe bildiğim pişmanlıkla karışık suçluluk duygumun sizler tarafından anlaşılmasını asla beklemiyorum.
Yaşadıklarımı bilin , sizde aynısını yaşayın demiyorum.
Ama saygı duyun.
Klavyenin başına oturup,paragraflarca yazı yazmak , kendince yorumlar yapmak , anlamadan,bilmeden, konunun erbabı havalarında ahkamlar kesmenizden çok daha içeriği güçlü şeyler beklemiştim.
İçeriğin gücünden geçtim,,,doğru nüansları bile maalesef yakalayamamışsınız…
Baba evlatları için çıldırıyor.Çocuklar babayı görmeden yapamıyor.
Niye görüşmüyorlar?
Niye diğer konulara takılıyorsunuzda , bunun cevabını asla vermiyorsunuz Sayın Çokbilenler?!?
Çocuklara neyin cezası çektiriliyor?
Baban yok , gelmeyecek artık..Seni sevmiyor oyüzden gelmiyor
Demek hangi annelik !!!
Keşke en başından beri birlikte yaşasaydık.Çünkü tüm iyi niyetlere nasıl karşılıklar ve cevaplar aldığımızı hatırlar , şimdi bu tepkilerimizin tahammülsüzlüğümüzden kaynaklı olduğunu anlayabilirdiniz.

Çokbilenlerden biri olarak..

Herkes tercihlerine göre bir hayat yaşar. Siz şu çok önemsediğiniz ailenin dağılışında rol oynayan bir "3. kişi" olarak o yaşadığınız sıkıntıları seçmeseydiniz yaşamayabilirdiniz.

Elbette dışardan konuşmak çok kolay biliyorum ancak size de biraz olsun empati önermemin sebebi zaten budur. Kendinizi o aldatılan ve ruh sağlığını, anneliğini sorguladığını kadının yerine koayark düşünmenizi önerme nedenim zaten bunu anlamaya çalışmanızı sağlamaktı.

Anadoluda bir söz vardır.Yuva yıkanın yuvası olmazmış. Siz belki de yuva yıkmadınız da o kadının yuvasını yaptınız:) bilemem ama, yine de kötü şeyler düşünerek ve söyleyerek sizi yargılamak istemiyorum. Fakat evli kadın bilnçaltımın oyunmları bunlar hep:) Valla ben istemesem de ister istemez olayı hazmetmiyor ve sizin bakış açınızla bakmaya çalışsam da size acıyamıyor ve sıkıntılarınızı paylaşamıyorum. Siz bir tercih yaptınız ve evli çocuklu bir adamla birlikte olmayı seçtiniz. İradenizle bunu engelleyebilir, zamanında durabilir, aşık dahi olduysanız bile en azından geri dönebilir ve onları kendi evliliklerini kurtarmak için gerekli bir şansa da belki de kavuşturabilirdiniz.Bu durumda ne nafaka, ne velayet, ne aldatılan eşin hezeyanları ile çocuklarına yaptığı zararlarvs. bunlar sizin ilgi alanınıza girmeyecekti.

Şimdi şikayete hakkınız yok kusura bakmayın.

Eden bulur..cidden.. Bunu iyi düşünün. Bir kadına sadakatle bağlanmayan bir erkek var elinizde. Bunu gelecekte size yapmayacağını bilemezsiniz. Hatta potansiyeli var bakınız.

Aldatılan eşin de mutlaka sorumluluğu vardır, ilişkiyi yürütememiştir, belki dediğiniz gibi olumsuz davranmış, hezeyanlar yaşamıştır, ama onlar aile içinde eşler arasında çözülmesi gereken sorunlar. Evlilik danışmanlığı alanına daha çok giriyor. İşin komik tarafı burda müdahil olmaması gereken kişi konuşuyor ve asıl tarafları göremiyoruz..Tamam tamam çok bilmiş olarak sustum:) tıpppppppppppp:)

Akademik Sultan
12-05-2008, 14:44:51
Susutum dedim ama uzman olarak bir açıklama şart burada. Uzman yanım devreye girdi bakınız:)

Baba çocukları için çıldırıyor ve onları görmek istiyor ancak anne olumsuz söylemlerle çocukları baba aleyhine kışkırtıyor anladığım kadarıyla.

Şöyle söyleyelim boşanma süreci psikolojik açıdan eşin ölümünden daha üst düzeyde travma yaratır. yani insanlar sevdikleri ve sadakatle bağlanmaya söz verdikleri kişilerce aldatıldıklarında bu kadın ve erkek için değimez buna o kişinin ölmesinden daha çok tepki verirler. yapılan araştırmalar depresyon kaynakları arasındaki sıralamada boşanmayı eşin kaybından daha öne koymaktadır. bundan dolayı sevgilinizin eşinin verdiği tepkiler travma sonrası stres tepkileri olup, bu dönemde sağlıklı düşünmesi çok da beklenemez. bu bir kriz evresidir ve krizin kendi içinde evreleri vardır. anladığım kadarıyla şu an hala durumu sindirememiş ve bedel ödetmeye çalışması hesaplaşma çabaları gösteriyor ki durumu kabullenme ve kendi yaşamını sürdürmek için gerekli adımların atılması gereken evreye daha var..

bu süreçte annenin çocuklarına kendi olumsuz duygularını yansıtması çocukların ruh sağlığını bozacak etkilere neden olur ve çocukların boşanma sürecinde daha çok yıpranmasına neden olur. bir ebeveyn yani sorumlu bir ebeveyn olarak annenin bu etkilenmeyi en asgariye indirecek ve kendi travması ile başa çıkacak şekilde davranışı çocukların da bu süreçten olabildiğince daha az etkilenmesine ortam hazırlar. bunun için bu süreçte profesyonel yardım alması gereklidir. kendi başına aşılabilir ancak çok uzun sürer ve çocukların üzerinde çok fazla iz kalır. dağılmış ailelerin çocuklarında bu süreçte konsantrasyon bozuklukları, depresyon ve kaygı tepkileri, güvensizlik, gelecek kaygıları, uyku bozuklukları, gereğinden çok bağımlılık, öfke ve saldırganlık tepkileri , alt ıslatma (enürezi ve encorezi) görülebilir..

baba üzerinde etkiniz varsa çocukların da bu dönemde profesyonel yardım almalarını sağlayabilirseniz belki yaptığınız /bozduğunuz şeylerin düzelmesinde az da olsa bir sorumluluk almış olabilirsiniz..

zeyno_cik
12-05-2008, 15:05:17
Beni anlayın! çabam yok.
Böyle bir beklentim asla yok.
Sadece anlamadan,bilmeden hariçten gazel okumayın diyorum.
Keşke Sn.Cognis deseydimde , sizler alınmasaydınız...
Neyse...

Yuvasını kurtarsın , beni bu ikilemlerin ,bu zorluğun ortasında bırakmasın diye,yuva yıkanın yuvası olmaz bu insanı arkamızda mutsuz bırakıp ,nasıl mutlu olabiliriz diyerek bırakıp gittim , aylar geçti , kapıma geldiğinde ,müsadenle benimde bildiğim birşey varki , oda sana aşık olduğum dedi.

Aylarca bunları konuştuk birlikte..

Mutlu bir evliliğin vardı , hatırla , bir kalemde silip atamazsın dedim..Hatırlamadı.
Onuda sevdin zamanında dedim.
Sevdim ama senin gibi değil.6 senelik karımla yaşamadığım mutluluğu yaşadım seninle dedi.

Benim ondan her ayrılışım , onunda ailesinden kopuşu oldu...Neler yaşadık biz....Oyüzden hariçten gazellere tepkiliyim malesef..

Yakın çevremde kaybettiğim insanlarada , hala yanımda olanlarada söylediğim tek şey ; bunu ben seçtim.İyisiyle kötüsüyle...oyüzden bir gün bile kimsenin karşısına ağlayarak çıkmadım.Hezeyanlarımdan bahsetmedim.
Ben bir başıma yaşıyorum bu ilişkiyi.
Kimsenin desteğine ihtiyacım yok.

Saygı duyulması ise tek talebim..
Yani yorumlarınıza kapalıyım arkadaşlar...

Nilemec
12-05-2008, 16:21:45
En başından yazışmaları takip ediyorum. Evli ve 2 çocuk annesi olarak çokbilmişlik yapmak istedim hemde çok :) Evli erkekle gayri meşru ilişki yaşamak tercihtir. Aklı başında her kadın gözlerine baktığı an değil, hem gözlerine, hem yüreğine hemde parmağına baktıktan sonra aşık olur. Aksi halde vermişmidir mahkemeye ? celp gelmedi ? nafaka ? tazminat ? çocukların durumu diye diye diye böyle temeller üstüne yeni ama riskli bir ilişki kurulur.Aslında çok daha başka ve yeni konular konuşmak varken !
Tüm samimiyetimle söylemek isterim ki evlenmeden önce evli bir erkek dünyaları önüme serse elimin tersi ile iterdim. Nedenine gelince...
Karşımda bir çok ilki yaşamış bir erkek var herşeyden önce. Birazda yorulmuş ve doymuş. Yeni ilklere ne sabrı nede ilkler gibi hevesi kalmamış bir erkek. Bir anlamda diğer kadından kalmış posa diyelim :) Bir defa ne kadar büyük duygular yaşanırsa yaşansın ilklerin yerini hiçbirşey tutmaz. İlk öpücük, ilk sevişme, ilk bebeğini kucağına alış gibi. Bir anne olarak bile 2 çocuğumu kucağıma alırken ki duygularım birbirine eşit değilken heleki bir erkeğin aynı şevkle yeni ilkleri kucaklaması neredeyse imkansız bana göre. Düşünsenize nikahlı eşten 2 çocuk emin olun sizde sevdiğiniz erkeğe bir evlat vermek, anne olmak isteyeceksiniz. 3.cü bir bebekle sorumluluklar dahada artacak eski eşe nafaka, diğer çocuklara eğitim hayatları boyunca nafaka üstelik sizin geçiminiz birde buna yeni bir bebek eklersek sanırım hep birlikte geceli gündüzlü ikişer işte çalışmanız gerekecek. Üstelik sevgiliniz tüm varlığını karısına kendi eli ile teslim etmişken... Şu an yaşadığınız bu büyük olay (boşanma süreci) aslında sevginizi sözde büyüten unsur. Çünkü aşkınızı kanıtlamanın en etkili yolu. Ama bu olay bitipte herkes evine dağılıp ortalık sakinleştiğinde yani o adamın sevgilisi değil karısı olduğunuzda işte roller o zaman değişecek !
Her ne kadar yeni bir bebek düşünmeseniz ve sevdiğiniz adamın çocuklarını benimsesenizde içinizde anne olma ve sevdiğiniz adamı baba yapma dürtüsünün önüne geçemeyeceksiniz. İnanın bana bu süreçte birlikte dahi yaşasanız ve sorumluluklar zaten varolsada boşanma bitipte nikahlı olarak yaşamaya başladığınız an aslında eski eşi anlayacağınız günlerin başlangıcı olacaktır. Üstelik siz dahada şanssız olacaksınız. Hiç olmassa eski eş sizin varlığınızla bir noktada tanıştı. Siz zaten bu konuda sabıkalı bir erkekle en baş noktada birlikte olacağınızdan bence acabalar sizi eski eşi kemirdiğinden daha çok kemirecek. Üzgünüm size güzel şeyler söylemek, belki umut vermek isterdim ama ne zaman bir erkek evlat sahibi oldum ve yetiştiriyorum erkekleri çok daha iyi anladım. Herkesi bu genellemenin içine tabiiki sokmuyorum ama inanın bana genleri ve yapıları ile böyle büyük bir kısmı. O yüzden zaten potansiyeli olan bir erkeği değil evli bekar dahi kabul etmezdim.
Belki sizin için geri dönüş imkansız ama şu noktada sevgilinizi eliniz ile bir kenara itip sadece kendinizi düşünün. Hayattan neler beklediğinizi, neler istediğinizi ve neleri hak ettiğinizi. Eminim şimdi bulunduğunuz durumdan çok daha iyi günleri hak ediyorsunuz. Öyleyse ?
Bırakın çocuklar anne ve babası ile birlikte büyümekten mahrum kalmasınlar.
Birbirlerini sevmiş ve evlenme cesaretini gösterebilmiş bu iki insan belkide sizin yada bir başkasının etkisinde kalmadığı an yeni bir kıvılcım yakabilirler.
Sizde size hitap edebilecek, ilklerini sizinle yaşayacak yorgun ve bezgin değil
aksine yaşam sevinci dolu, heyecanlı, yaşamı zevkle karşılayacak yeni erkeklere şans tanıyın.
Bu satırları okurkende lütfen kızmayın. Sadece içimden geçenleri yazmak istedim. Çünkü aşık oldum, evlendim, değiştim, geliştim. Biliyorumki bu süreç sizin içinde başlayacak. Pişman olmamanız dileği ile...

cognis
12-05-2008, 16:59:56
Yaşanan gel gitler , vicdan azapları , suçluluk duyguları , işlenen günahlar , günahına girilen çocuklar , hayatı kararan,gelecek umudu kalmayan başka bir kadın , anne ve babasıyla büyüyemeyecek , bir pazar sabahı hep birlikte kalkıp anne ve babasıyla kahvaltı yapamayacak olan 2 çocuk……. Bir aile dağıldı.Bu aileyi ben dağıttım.
Sizin ekran karşısında oturup , kestiğiniz ahkamlar kadar kolay olmadı bunlar…
Ben zannettiğiniz kadar kolay yaşamadım hiç birşeyi…
Atlattığımı zannettiğim ama asla atlatamayacağımı içten içe bildiğim pişmanlıkla karışık suçluluk duygumun sizler tarafından anlaşılmasını asla beklemiyorum.
Yaşadıklarımı bilin , sizde aynısını yaşayın demiyorum.
Ama saygı duyun.
Klavyenin başına oturup,paragraflarca yazı yazmak , kendince yorumlar yapmak , anlamadan,bilmeden, konunun erbabı havalarında ahkamlar kesmenizden çok daha içeriği güçlü şeyler beklemiştim.
İçeriğin gücünden geçtim,,,doğru nüansları bile maalesef yakalayamamışsınız…
Baba evlatları için çıldırıyor.Çocuklar babayı görmeden yapamıyor.
Niye görüşmüyorlar?
Niye diğer konulara takılıyorsunuzda , bunun cevabını asla vermiyorsunuz Sayın Çokbilenler?!?
Çocuklara neyin cezası çektiriliyor?
Baban yok , gelmeyecek artık..Seni sevmiyor oyüzden gelmiyor
Demek hangi annelik !!!
Keşke en başından beri birlikte yaşasaydık.Çünkü tüm iyi niyetlere nasıl karşılıklar ve cevaplar aldığımızı hatırlar , şimdi bu tepkilerimizin tahammülsüzlüğümüzden kaynaklı olduğunu anlayabilirdiniz.


Benim cevabım ilgili kişilere ulaşacaktır elbet..
Cevabımın sizlerle bir ilgisi olmadığı anlaşılmıştır zaten.


Sn Zeyno,,,
duygusal tradlara gerek yok,
Sonuç itibariyle şu 'çokbilenler' (ya da sadece cognis olarak galiba ben) çok gereksiz bir biçimde ekranlarının karşısında, size uzun uzadıya 'ahkam!!!!' kesmişiz. Halt etmişiz,,,kabiliyetsizlik, az yaşamışlık, aşktan, çoluktan, çocuktan, psikolojiden, travmadan, adamı önce 6 sene hiç mutlu olmadığı gibi mutlu edip, sonra yok ya sahiden evli idin yuvana dön edebiyatından, neler neler yaşamaktan bi haber,,,cehaletimizin esiri olduk!!! Hariçten gazel okuduk,,,
Sanki kaç tane adam kapımıza dayandı, aşk ile inledi, ille de sen dedi,,,zaten şahsen ben bu cehaletle ahkam bir yana,,, hayatın bana sunduğu o yüce duygunun partnerini defediverirdim! ruhsuzluk işte!!!!
hadi diyelim olmaz ya,,, bu anlayışsızlıkla yani zor ama..,oldu diyelim gönlüm, gözüm kaydı e insanız ya, adam da aylardır ardımız sıra gezmiş, kapılara tünemiş gönlümüz aktı diyelim,,, valla billa yine çuvallarmışım!! Kesin öyle, iki gözüm iki çeşme 'her ne kadar sana son 6 altı seneye bedel gelen bir mutluluk vermiş isem de; çok da sevsem de,,, yok yok sen karına dön,,,yuvana dön,' değerinde cümleler her babayiğidin harcı mı? Önce emek, sonra feragat,,, 'çokbilen'lik, ahkam tembellerin işi zahir, hayatı gerçekten yaşamak için hamarat olmak lazım..Hamarat!!!!
Yani gerçek bir tembel olarak da sanırım,,,'boşanmadan olmaz' der başka bir şey demezdim(((
Hele yok evine dön diye muhabbeti hiç uzatmaz,,,boşanmadan da muhabette hiç başlamaz,,,, yani karısı olacak kadın da açsın gözünü bana mı düştü yuvasını korumak kollamak diye diye köşemde beklerdim... Artık boşanır mıydı?? boşanmaz mıydı?? Bilemiyorum... İlgilenmiyorum... Bana ne?? Onun sorunu!!!! İlaveten motive de etmezdim, dedim ya tembelim,,,bizim buralarda 'boşanmadan olmaz' diye öğretirler kızlara...,
**Off aklım karıştı,,,kullanılmayan organlar köreliyor işte, öyle değildi sanki bu öğreti??? Öyle miydi?? Hangisiydi?? 'evlenmeden olmaz' mı idi,,, 'boşanmadan olmaz mı' idi???
Neyse sürç_ü lisan etti isek affola)))
(cehaletim aşktan, sevdadan, aşk için yaşanacak hezeyanlardan fukara kalmışlığımda, bi de yaşamı kitaplarda okuyup öyle yaşamaktan, idare ediverin işte Sn Zeyno...)

Siz de cevaben amaaan ne gam,, ne gam!!! dediniz...
Bir şey mi dedik,,, boyun büktük...eyvellah.

Bir de şunları dedik

*Siz açıldığına dair haricen duyumlar aldığınız bu boşanma davasında HARİÇTEN GAZEL'siniz.
*Ancak solo gazelhan değilsiniz, bir başka gazelhan ile gizli gizli teşvik-i mesainiz var.
*Bu yüzden de 'bir boşanma davası' ile ilgili fikir, yardım, bilgi istiyorsunuz.
*Haricen icra eylediğiniz gazel hem sizin hem partnerinizin çok hoşuna gitti, makam da oturdu,,,e artık partnerinizle alenen ve resmi nikah marifetiyle icra etmek istiyorsunuz,,,,yalnız partnerinizin boşanması lazım.
*Aile avukatınız da ya pek despot,,, ya taktikten yoksun,,, ya da hep ahkam kesiyor hayatı kitaplardan okumuş,,,mahkemede bi işe yaramıyor, yani adam karısını sevmiyor işte, kadınlar şeytan, vah zavallı erkekler,,, kıvamında bir savunma döşenemiyor!
*Şimdi; kimi yanık yanık da olsa okumakta olduğunuz harici nitelikli bu gazelin kaça patlayacağına geldi husus...
*Burda asıl sorduğunuz bu idi, aslında konu dağıldı,,,ahkamkârlar bi susmadı ki!

*Ahkam diye tenezzül etmediğiniz yazılar,,, ekranın karşısında 'hayattan bi haber' çokbilmişler'in, sizin gibi hayatı yaşama özgüveninden yoksunluğun verdiği haset ve kıskançlıkla şahsiyetinizde içlerindeki fenalıkları döktürdüğü yazılar filan değiller..
Birkez daha okuyun!!!!
Şahsınıza dair (işbu iletiyi tenzih ederim) hiçbir varsayım, hiçbir hüküm, hiçbir kişisel tespit yoktur.
Siz; halihazır durum itibariyle reel olarak.., Aldatmaya sebep başka bir kadın:Benim sıfatıyla konuya girizgah yaptınız.
Üstelik bu durum da aşağılama vs. gibi bir hali ortaya ASLA KOYMAZ.
Üstelik; inanmayacaksınız ama; tercihinize samimi saygım var.
İnanmalısınız,,, hiçbir şekilde, 'sen ne biçim kadınsın, evli erkeği ayartmışsın, ne bileyim aklıma ggelmiyor ki buna benzer' hükümlerim hiç olmadı,,, ahkam 'hüküm vermektir'


*Ancak; talebinize kaideten ahkam kestim, doğrudur. Taraflardan birinin evli olduğu ilişkiler sonuç itibariyle çoğunluklu ilişkilerdir. Tercih evet taraflara aittir.
Tercihinize bizim saygı sizin de TAHAMMÜL GÖSTERMENİZ AHLAKİ OLANDIR.
*HUKUK VARLIĞINI ADALETİ TEMİN İÇİN ORTAYA KOYMALIDIR.
*HUKUK CANLI DEĞİLDİR, BİR YERDE İKAMET ETMEZ, KENDİLİĞİNDEN GELİP ADALETİ TEMİN ETMEZ.
*HEM MAHKEMELER HEM DE HUKUKÇULAR ELBİRLİĞİYLE HAKLARI MUHTEL OLANLAR ADINA USUL VE ESAS İÇİN LEGAL MÜRACAATLARI YAPARAK ADİL BİR BİÇİMDE SAĞLARLAR.

Velhasıl gene ahkamkârlığım tuttu..., uzatmıyayım;

Siz aslında; (bin türlü hiç gereği yokken zorlama insani sebep üretmek için de yoruldunuz) burda başka şey sordunuz.
Aslında cevaplarda da bunun mümkün olmayacağı, aslında mümkün,,, ama nasıl demiştiniz,,,,hah etik değil!
ya da istisnai olarak hukuku cilvelendirip bundan kazanç sağlayan hukukçularda yok değil, ama burda kesin yok!!!

Yani hukukun tecellisini mümkünse tamamen, değilse kısmen lehinize çevirmek için bir ayak oyunu, işe yarar bir taktik, bilgi, belge, yöntem, entrika ne kadar 'çokbilirsek'te bilelim,,, aklımıza gelmedi!!!!

İmdi; haricen gazel okuduğunuz bir davanın zaten yegane sonuçları olan;
sizin taraflardan biriyle olan şimdilik (kusura bakmayın ama şimdilik ne yazık ki öyle) zina münasebeti içinde olmanızdan kaynaklanan ve doğal olarak da gelecek zaman için hayatınıza yansıyacak tazminat ya da nafaka takdirinin azaltılmasına, yokedilmesine bir katkımız olmadı,,,diye bir sürü laf ettiniz, kızdınız,,,sonra da susun artık dediniz,,, de; her nekadar yardımcı olma konusunda acz gösterdi isek de; ilgi ve alakamız için en azından bir teşekkür etse idiniz...Bir sürü de bilgi ve dayanak ile size vaziyeti izah ettik...!!!

Neyse; sonuç itibariyle ucunda idam, hapis yok))) Kendinizi üzmeyin, cana geleceğine, mala gelsin.

Akademik Sultan
12-05-2008, 18:53:29
Beni anlayın! çabam yok.
Böyle bir beklentim asla yok.
Sadece anlamadan,bilmeden hariçten gazel okumayın diyorum.
Keşke Sn.Cognis deseydimde , sizler alınmasaydınız...
Neyse...

Yuvasını kurtarsın , beni bu ikilemlerin ,bu zorluğun ortasında bırakmasın diye,yuva yıkanın yuvası olmaz bu insanı arkamızda mutsuz bırakıp ,nasıl mutlu olabiliriz diyerek bırakıp gittim , aylar geçti , kapıma geldiğinde ,müsadenle benimde bildiğim birşey varki , oda sana aşık olduğum dedi.

Aylarca bunları konuştuk birlikte..

Mutlu bir evliliğin vardı , hatırla , bir kalemde silip atamazsın dedim..Hatırlamadı.
Onuda sevdin zamanında dedim.
Sevdim ama senin gibi değil.6 senelik karımla yaşamadığım mutluluğu yaşadım seninle dedi.

Benim ondan her ayrılışım , onunda ailesinden kopuşu oldu...Neler yaşadık biz....Oyüzden hariçten gazellere tepkiliyim malesef..

Yakın çevremde kaybettiğim insanlarada , hala yanımda olanlarada söylediğim tek şey ; bunu ben seçtim.İyisiyle kötüsüyle...oyüzden bir gün bile kimsenin karşısına ağlayarak çıkmadım.Hezeyanlarımdan bahsetmedim.
Ben bir başıma yaşıyorum bu ilişkiyi.
Kimsenin desteğine ihtiyacım yok.

Saygı duyulması ise tek talebim..
Yani yorumlarınıza kapalıyım arkadaşlar...

Kusura bakmayın da bunlar bana Türk filmlerindeki ikinci kadın sendromu triplerini hatırlattı. Git ,yuvana dön, ühüü ühüüü...hüngürt..:rolleyes:

Çok acımasız oldu farkındayım ama, İnanın bunun bizim toplumsal değer yargılarımızca kabullenilmesi cidden zordur ve bu tür tepkilerle yakın çevrenizde de mutlaka biliniyorsa tabii ki karşılaşma olasılığınız yüksektir. Geleneksel bakış açısından sıyrılıp, batı tarzı bireysel mutluluğunuz için her yol mübahtır yaklaşımı ise size şunu söyler: Mutluluğu yakalamışsınız, aman canım evliyse boşanır olur biter, biz keyfimize bakalım! Türk aile yapısı ise bunu hoş görmez ve o aldatılan kadın: eninde sonunda "senin annen bir melekti yavrum" olur.. siz de türk filmlerinin suzan avcı karakteri olarak kalırsınız.. hep yuva yıkan kadın olarak anılmak bir yana yukardaki mesajlarda yapılan bazı tespitlere bakılırsa içinizi hep kemiren bir şüphe olur. Misal evlendiniz ve artık statünüz sevgililikten eşliğe düştü:) Düştü diyorum çünkü o güne kadar mutluluk veremeyen kadının yerini aldığınızda ve evlilik kurumu içinde o ilk heyecan yerini sorunluluklara ve evliliğin sürdürülmesi için gerekli olan aşktan farklı bir takım gerekliliklere bıraktığında , bunu daha önce de yapmış olan erkek, huzuru yine bir başka kadında arayacak..bu bir kısır döngü ve roller değiştiğinde size önerdiğim empatiye de o zaman ihtiyacınız olmayacak. Çünkü bizzat yaşıyor olabileceksiniz..

Size fal bakmıyor, gelecek yazmıyor sadece öngörülerde bulunuyorum.. Elimizdeki delillere dayandırdığımızda bir gün karşımıza size karşı sizin eşinizle bir olup sizin hakkınızda bunları söyleyen başka birşey-cik çıktığında ona da sabır ve anlayış göstermemizi mi bekleyeceksiniz!:) İyi madem sırayla gelin o zaman..:)

zeyno_cik
30-05-2008, 11:06:14
Çok uzun bir süre olmamasına rağmen epey uzunca yorum ve bilgilerinizi benimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

Çok bilenler gibi ithamlarda bulunduğum üyelerin yazılarını şuan okuduğumda bile -üzülerek- hiçte hoş duygular beslemiyorum.
Kendimi eleştiriye son derece açık biri olarak görmeme rağmen ; sadece burada değil , toplum olarakta , eleştiri dilimize dikkat etmemiz gerektiği kanısındayım.

Takip edip , okuduğunuz , yorumlarınızı eksik etmediğiniz , birazda sitenin amacını şaşırarak paylaştığımız fikirlerin tümü beni iyi veya kötü mutlaka etkilemiştir.

Yaşadığım ilişki bitti.

Sebebi birçok şey ...
Sn.Nilemec'in , aylar önce ilişkiye başlamadan,kendi kendime tekrarladığım şeyleri yazmış olduğunu görünce , hala durup düşünebildiğimi gördüm.
Ben hiçbirşey kabullenip , göze almamışım aslında.
Aslında ilk günkü gibi hala aynı şeyler var aklımın bir köşesinde.
Sadece kenara atmışım..
Sayın üyenin 2 çocuklu bir anne olmasınında etkisi olduğunu düşünmeden geçemiyorum.
Kendi kendime , ben olmasam dönermi evine ? diye düşündüğümde evet döner cevabını kendimden alıyor oluşumada şaşırdım.
Evet ... bugün benim yüzümden bitmeyecek olan bu evlilik belki 3 belki 5 sene sonra kendiliğinden yada başka bir kadın yüzünden bitecek.
Ama sırf 5 sene sonra böyle birşey olacak düşüncesiyle bu yolda kendime böylesi bir vicdan azabını yaşatmamam gerektiğini düşündüm.
Henüz 1 yaşında olan çocuğun , anne babasıyla hatırlayabileceği bir sabah kahvaltısının olamayacağı düşüncemle devam edemem hayatıma.
Yaşım daha 24...
Ve önümdeki uzun yıllarımı bu vicdanla geçiremem.

Ben bunları işin en başında düşünüp , karar verip , bu aşk için göze alıp , ödenecek bir bedel varsa ve bu ilişkinin bedeli buysa öderim demiştim.
Beni bu yoldan döndüren son olaysa , nutkumun tutulup, umutlarımın tükenmesine ve dönüşüme en büyük sebeptir.

Annenin 5 yaşındaki çocuğa yaptığı 'Babana söyle seni Zeynep'e götürsün' öğretisinin ardından , çocuk babasına ve babasının ailesine 'beni Zeynep'e götür baba' diyebildiyse..... ben çekilmeliyim.

Ben bu adamı olduğu gibi , sahip olduklarıyla , çocuklarıyla , günahı yada sevabıyla sevdim ve bu şekilde,severek hayatıma devam etmeye karar verdim.

Çocuklar kendi fikir ve düşüncelerine sahip olabilmelerine dek karşılık beklemeksizin , vermeyi , nolursa olsun , gördüğüm yada duyduğum her harekete ve kelimeye sevgiyle ve sabırla göğüs germeyi göze alarak çıktım bu yola.Yaşları itibariyle nekadar uzun sürebiliceğini bile bile..
Çünkü ben kendimi bilen bir kişi olarak , o çocuklar beni tanıdıklarında sevecekler , içten içe sinirlenselerde , annelerinin yerinde başka birini kabul etmek istemeselerde , beni ben olduğum için sevecekler demiştim , bunada inanıyordum.Ama çocuklara asla kendi fikirlerini edinme şansı verilmiyor,verilmeyecek.Çocuklar daha yüzümü görmeden düşman oldular.Kendi evindeki oyuncaklarını özleyen çocuklara , gidemeyiz , çünkü baban zeynep'le beraber cevabını verebilen zihniyetlerle , bir ömür karşılaşmak zorunda kalacağıma inanamadım.
Tüm yenilmişliğime , vicdanıma yada kötü koşullara göğüs gerebilsemde.... Düşmanlık duyan çocukları ne yaparsam yapayım düşüncelerini değiştiremem.

Çocuğu karşılarına alıp , ayrılık konuşması yapmayan , çocuğu bu muallak ve karmaşada bırakabilen , çocuğun normalin dışındaki hal ve hareketlerini dikkate almayan alsada harekete geçmeyen beyin yada beyinler var karşımda.
Bu çocuk daha şuan yaşadıklarını idrak edememişken , babanın yanındaki başka bir kadından bahsetmek , baban seni zeynep'e götürsün öğretisiyle onu dahada büyük bir kaosa itmek benim kanımı donduran şeydir.
Ne vicdanıma ne beynime nede sinirlerime yediremiyorum bu hareketi.
Baba ise , çocuğuna , kendi yavrusuna , canından parçasına böylesine bir kötülüğün yapılmasına sadece seyirci kaldı.
Ne çocuğa bir cevap , ne anneye bir soru...

Kendi ailem bugün bile bana dışardan gelebilicek her türlü kötülüğü ön yargılarıyla engellemeye çalışırken , küçücük çocuğun önünde diikilen ve koruyan birini görememek umutlarımın bittiği son noktaydı.
Yavruları , kendi canları...
Biri yaralarken diğeri bu yaralamalara seyirci kalarak , enaz onun kadar suça ortak...

Umarım herkes için hayırlısı olur.
Ben ne olduğumu , nelere layık olduğumu , neleri elde edebileceğimi biliyorum.
Gözüm kapalı , bana uymayan bu ilişkinin aşktan başka adı yoktu bende.
Eminim karşı taraf içinde böyleydi...

Tekrar hepinize teşekkürler

emre.947
15-06-2008, 11:14:56
zina artık mk m 165 göre artık sadece bir boşanma sebebidir her olay zina sayılmamaktadır örneğin el ele tutuşmak veya öpüşmek zina sayılmamaktadır zinanın olabilmesi için cinsel ilişkiye girilmesi gerekir ve bunun davacı tafarından ispat edilmesi gerekir.
ancak burada yine özel boşanma sebeplerinden bir başkası olan haysiyetsiz yaşam sürmeye dayanarak boşanma davası açabilir
kişi burada maddi-manevi tazminat davası ayrıca yoksulluk nafakası isteyebilir
ayrıca çocukları için ise iştirak nafakası isteye bilir dava devam ederken de tedbir nafakası isteye bilir,

esmer2000
16-06-2008, 09:25:17
Çok geçmiş olsun. Umarım ilerde aldığınız bu karardan dolayı rahatsız olmazsınız. Ama şahsi fikrim ve çevremde gördüklerimden yola çıkarak rahatsız olmayacağınız kanısındayım. Ama sadece şunu belirtmek istiyorum. Sizin yaptığınız hatanın yükünü evli hanıma yüklemenize kızdım. Çocukları annelerinden daha çok kimse düşünmez. Onu da ona bırakın.

alvinghost
16-06-2008, 11:09:01
Zinan artık suç değildir. Beraber olduğunuz kişinin çekindiği konu tazminat ödemek ve çocuktan ayrılmak ise, en kötü senaryoyu düşünmek gereklidir. Varsayalım karşı taraf bir foto ile isbat yoluna gitti, ozaman erkeğin mahkemedeki savunması inkar yolunda olmamalıdır, eşini sevdiğini ve alkollü bir zamanında bir hata işlediğini, yaptığından pişman olduğunu, boşanmak istemediğini, kendisine bir şans daha verilmesini dile getirir ise; Mahkemenin kararı büyük bir ihtimalle davanın düşmesinden yana olacaktır. Boşanma mahkemeleri herzaman yapıcı ve birleştirici yönde karar vermek ister. Buda pişman olanlar için ve tazminat ödemeyip çocuktan uzak kalmamak isteyenler için bir çözüm yoludur. Boşanmanın tam olarak gerçekleşebilmesi için tarafların anlaşmazlık ile ilgili beyanlarının olması şarttır. Bu olayın hukuki boyutudur, ancak vicdani boyutuna bakacak olursak aldatan bir eşin boşanmasında fayda var derim, çünki taraflar bundan sonra birbirlerine manevi değil bedensel zararlarda verebilirler, bu yasamıza göre geçerli ve tazminat ile kurtulunmayacak bir kamu davası suçuna dönüşecektir. O yüzden tazminat ödemek zorunda bile kalınsa bşanmaları doğru olacaktır derim.

adlucem
12-11-2008, 00:14:52
bende zeynonun durumundayım..benim beraber olduğum kişide evli ama çocukları yok..ben tanıdığımda flört dönemi başlamadan öncede mutlu değildi evliliğinde hatta pişmanlık içindeydi..ama tabi ki onların karşılıklı mutsuzluğu bizim ilişkimizin ahlaki boyutunu haklı çıkartmıyor..ben seviyorum seviliyorum..çok mutluyum...içimi acıtan bunu bi başkasının mutsuzluğu üstüne yaşıyor olmak..evet bencilce bi ilişki yaşıyoruz ama insan duygularına hakim olamıyor..ve bu boşanma süreci gerçekten çok sancılı dönem..insan çıkmazlara giriyor.. peki ya bende günün birinde bi başkasına tercih edilirsem diyosun..güvenmek inanmak sığınmak istiyosun..belki de kendine bile gerçek cevabı söyleyemiyorsun..sadece inanmak istiyosun..kaybetme korkusu çok ağır basıyor.. ben çok seviyorum onu..işte bu dediği kişi vardır her insanın kalbinde benimde ilk kez karşıma çıktı..ama böyle yanlış şartlarda çıkmamasını da nasıl isterdim içim biliyor..yanlış olmasıda bunu bilmemde sevgimin önüne geçemiyor..allahım herkese hayırlısını nasip etsin herşeyin..

mrtecetin
12-11-2008, 13:23:17
""..allahım herkese hayırlısını nasip etsin herşeyin..""

Zina yapanları (burada siz) kendisi cehennemde bekliyor olacak :)
Bütün İbrahimi dinler öyle diyor.