PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : İbraname






serefkirbiyik
19-09-2004, 17:03:42
meraba.
işten çıkarılan ve şartları uyduğu halde kıdem ihbar vs diğer tazminat haklarını alamayan bir müvekkilim var.kendisine bu hakları ödenmemiş ama ödemiş gibi hile ile işçiden işveren ibraname almış.soru şu:bu ibraname içerik olarak tazminatları belirtmiyor.sadece bu üçretleri aldığı ve işverenden başkaca bir alacağı kalmadığını belirtiyor.bazı yargıtay kararlarında ibranamelerin geçerli olabilmeleri için mutlaka miktarların açıkca gösterilmesinin gerekli olduğuna işaret ediliyor.ama miktar belirtilmeyen bazı ibranameleri de geçerli sayan kararlar da var.davayı açtım devam ediyor.kazanma şansım yüksek midir önerileriniz varmıdır.

teşekürler. av. şeref

adım ne

Av.Fırat Bayındır
19-09-2004, 21:07:16
kazanmanız yüksek bir ihtimal. iş hukukunda ibra belgeleri genellikle makbuz hükmündedir.işçiye imzalatılan ibra belgelerinde hangi işçi alacağı için ne kadar ödeme yapıldığı açıkça yazılmalıdır.Genel anlamdaki işvereni ibra, iş hukukunda kıymet ifade etmez.İbranamede kıdem tazminatından söz edilmemişse bu tazminat tahsil edilmemiş demektir. İşverenler ödemelerini muteber vasıtalarla yapmak ve defterlerine de işlemek zorundadır.
Yargutayın kabul ettiği ibranameler örneğin işçinin kıdem alacağı 4.500.000.000TL olduğu halde 4.300.000.000TL lık bir ödeme var ise söz konusudur. Önemli olan tahakkuk eden kıdem alacağı ile ödenen kıdem tazminatı arasında işçi aleyhinde fahiş bir farkın bulunmamasıdır.Eğer böyle bir fark varsa ibraname, üzerinde yazılı miktar kadar MAKBUZ olarak değerlendirilir.Keza maaş ödemeleri de ücret bordrosuna işçinin koyacağı imza ile tahsil edilmiş olacağından, bu yapılamadan ileri sürülen ücrete dair ibranın da hükmü olmayacağı kanaatindeyim.

ceteris paribus

HacıMuhammed
19-09-2004, 22:45:01
İbraname ile ilgili Yargıtay Kararları Dergisi 2004 Mayıs sayısında örnek bir karar var oraya bakabilisiniz.Ayrıca bana göre hile ile ibranamenin imzalatıldğı tanıkla ispatlanırsa dava lehinize sonuçlanır.

MuhammedTAŞ

Av.Ali Sinkay
20-09-2004, 07:01:20
T.C.
YARGITAY


9. Hukuk Dairesi

Esas No : 2000/19872
Karar No : 2001/3451
Tarihi : 26.02.2001


İşçi tarafından imzalanan ibranamede, ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş bulunduğu kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıklanmış olmalıdır. İşçi tarafından imzalanmış, ancak söz konusu tazminatların ödendiğine ilişkin kaydın bulunmadığı ibranameler hükme esas alınmaz.


Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Mahkemece 14.07.1997 tarihli ibranameye itibar edilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmiş ise de anılan ibranamede bu tazminatların davacıya ödendiğine dair bir kayda yer verilmemiştir. İbraname gibi hakkı ortadan kaldıran bir belgenin İş Hukuku uygulamasında yorumlanırken özen gösterilmesi gerekir. Bu bakımdan şayet bir alacak ya da tazminatın ödenmesi sözkonusu ise bunun metin bölümünde kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıklanması gerçeğin ortaya çıkması bakımından zorunludur. Dosyadaki sözkonusu belge bu niteliği taşımadığından hükme esas alınamaz. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı hesaplanarak bulunacak miktarlar hüküm altına alınmalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi



Yapamam deme yapan senden iyi değildir

Nilgül Saraç
20-09-2004, 07:27:20
ibranameler makbuz mahiyetindedir. yargıtay bir kararında işçinin alacaklarının(kıdem tazminat, bildirim önellerine ilşkin ücret, o ayk son ücreti) sadece adını yazıp daha sonra 'bunların tamamını aldım' ibaresinin altını da işçiye imzalatılması suretiyle yapılan ibranameleride geçerli saymıştır. sizin davanızda durum bunun tam tersi ücretler belli neye ilikin oldukları belli değil fakat yargıtayda asıl olan miktarlar olduğundan şansınızın yüksek olduğunu düşünüyorum.

nilgul

serefkirbiyik
20-09-2004, 16:38:16
merabalar....
cevap gönderen tüm arkadaşlara sonsuz teşekürler.aydınlatıcı bilgiler göndermişsiniz.siteyle yeni tanıştım harika bir site , yapımcılarını tebrik ediyorum.

av. şeref

adım ne

serkann
14-11-2004, 23:01:56
20 eylül tarihli 9.hukuk dairesi baslıklı yazıyı anlamadım dha dogrusu reddedilenin ne oldugunu anlamadım beni aydınlatırsanız sevinirm.şimdiden tesekkürler(ogrenci)

serkan

Av.Ali Sinkay
17-11-2004, 11:28:55
Yerel mahkemeye işçii kıdem,ihbar, kötüniyet tazminatlarının ödenmesi için dava açmış yerel mahkeme bunu reddetmiş.Bunun üzerine işci temyize gitmiş ve ibraname açık olmadığı için yargıtay yerel mahkemenin red kararını bozmuş.Yargıtaya göre ibraname alacağın kuşkuya yer vermeyecek şekilde ödendiğini göstermeli.

Asılan hırsız değil,
yakalanandır. Yasalar bal arisini mahkum eder, esek arisini beraat ettirir.

Umutotyakmaz
28-02-2006, 19:55:50
Merhaba,
Kendi isteğimle işten ayrıldım. Fakat işten ayrılırken bana bir ibraname imzalattırıldı bütün alacaklarımı kıdem ve ihbar tazminatlarımı aldığıma dair. (miktar belirtilmeden)

Şimdi sorum şu ki; İşten ayrılmak için sözlü bildirim dışında hiç bir şekilde yazılı bir bildirim yapmadım. Acaba beni işten çıkartılmışım gibi gösterip kıdem ve ihbar tazminatlarımı kendi üzerlerine almış olabilirler mi ?

Hiç bir şekilde tazminat hakkımın olmadığını biliyorum ama başkasınında bu şekilde hakkı olmayan bir kazanç elde etmesini istemiyorum.
-Eğer böyle bir dolandırıcılık durumu varsa bunu nasıl ortaya çıkartabilirim ?
-Kendi isteğiyle işten ayrılan bir işçi için bu ibraname uygunmudur ?

Aşşağıya ibranameyi kopyalıyorum yardımcı olursanız sevinirim.
Teşekkürler.

İbraname

Aşağıda ünvanı, açık adresi ve telefon numarası yazılı olan iş yerinde çalışmış olduğum tarihler olan 01.06.2004 tarihinden 28.02.2006 tarihine kadar yapmış olduğum normal mesai, fazla mesai, hafta tatili ücreti, resmi tatil ücreti, kıdem tazminatı ihbar tazminatı v.b. tüm hak sosyal haklarımı aldım

işletmeden bu konuda herhangi bir hak alacağım olmadığına dair beyanımdır.

Av.Berrin Gamze Özdener
07-03-2006, 00:10:56
Merhabalar,
İmzaladığınız ibranamenin maktu bir ibraname olduğunu düşünüyorum ama ihbar ve kıdem tazminatı yazan yerin üzerini çizerek imza atabilirdiniz ancak bu da önemli değil bunun dışında ibranamenin size imzalatılmasında bir yanlışlık yok şirkette kendisini güvenceye almak için böyle bir yola başvuruyor.işten kendi rızanızla ayrıldığınız için herhangi bir tazminat hakkınız zaten yok ve şirketin kendisine ait parayı alarak dolandırıcılık yapmayı düşündüğünü de sanmıyorum.Belirttiğim gibi imzaladığınız ibraname de hazır bir ibranamedir kötü niyetle hazırlatılıp imzalatıldığı ihtimali çok düşük kanaatimce.Saygılar..

Av.Abbas Bilgili
07-03-2006, 20:35:03
İbraname konusunda Yargıtay'ın oldukça çelişkili kararları var. Eskiden daha çok işçi lehine yorum yapılarak genellikle ibranamelerin baskı altında alındığı görüşü hakimdi. Ancak, Yargıtay son zamanlarda bu görüşünü değiştirerek baskı iddiasını kabul etmemektedir. Kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:
1) Meblağ içeren ibranameler, belirtilen meblağın makbuzu niteliğinde olduğundan belirtilen meblağ kadar için ibra geçerlidir.
2) Miktar içermeyen ibranameler, şayet kuşkulu bir durum yoksa geçerlidir.
3) İbraname içeriği kendi içinde veya işverenin diğer belgeleri ile çelişkili ise geçerli değildir.
4) İş akdi sona ermeden alınan ibranameler geçerli değildir.
5) İşe iade davalarında ibraname kabul edilmemektedir.
6) Yeni Borçlar Yasası Tasarısında; işçilerin korkulu rüyası olan ibra konusuna çözüm getirilmekte ve iş akdi sona erdikten sonra işçiye bir süre tanınmakta ve bu süre içerisinde daha önce vermiş olduğu ibranameyi kabul etmeme imkanı tanınmaktadır.
7) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Tetkik Hakimi Sayın Şahin ÇİL'in "İş Hukukunda İbraname" isimli yeni bir eseri Legal Yayınevi'nden çıkmıştır. İlgilenen meslaktaşlara duyrulur.
Selamlar.

atilla-atilla
08-03-2006, 00:51:14
A. İBRANAMENİN HUKUKİ ANLAMI

İbraname konusuna, İş Yasası#8217;nın 32/V. maddesinde #8220;İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur#8221; hükmü ile dolaylı da olsa yer verilmiştir. Borçlar Yasası#8217;nın 113-140. maddelerinde borcu sona erdiren haller yenileme, alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi, ödeme imkansızlığı, takas ve zaman aşımı olarak düzenlenmiştir. İbraname, borcu sona erdiren hallerden biri olarak Borçlar Yasasında sayılmamış olmakla birlikte uygulamada çok yaygın bir yere sahiptir.

B. İBRANAME DÜZENLENME ZAMANI

İbraname, iş sözleşmesi sona ermesi sırasında düzenlenmesi gereken bir belgedir. Diğer bir anlatımla ibranamenin, iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda işçinin çalışmaktan kaynaklanan hak ve alacaklarının tam olarak belirlenmesi sonrasında düzenlenmesi gerekmektedir.

İbraname, iş sözleşmesi sona ermesi sırasında değil de işçinin işe başlaması sırasında düzenlenmiş ise bu ibraname geçersiz sayılmaktadır. Bunun nedeni, iş sözleşmesi kurulduğu sırada işçinin işe duyduğu ihtiyaç nedeniyle gerçek irade beyanını ortaya koyamamış olması ve iş sözleşmesi kurulurken henüz doğmamış(müstakbel) bir alacağın ibra edilemeyeceği gerçeğidir.

B. İBRANAMEDE ŞEKİL(BİÇİM) VE BUNUN ÖNEMİ

İbranamenin yazılı olarak düzenlenmesi gerekmektedir. İbranamenin bilgisayar veya daktilo ile yazılması yada hazır matbuu kağıt kullanılarak düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte, ibranamenin iş sözleşmesinin sona ermesi sırasında düzenlenip düzenlenmediği konusunda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda kanıt olarak kullanılabilmesi bakımından, tamamen işçinin kendi el yazısı ile kaleme alınmasında yarar bulunmaktadır.

İbraname düzenlenmesi sırasında şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

1. İbraname metni ile ilgililerin imzaları arasında fazla boşluk bırakılmamalıdır.

2. Aynı metin içinde farklı renkte kalemlerle yazılmış bilgilere yer verilmemelidir.
3. Bilgisayar veya daktilo ile hazırlanan ancak, işçinin adı soyadı, ücret miktarı, ibraname tarihi gibi kısımların sonradan el yazısı ile doldurulmak üzere boş bırakıldığı ibraname örnekleri kesinlikle kullanılmamalıdır.

4. İbranamelerde, işyerinde uygulaması bulunmayan ücret veya ödeme türlerine kesinlikle yer verilmemeli, işçinin aslında hak kazanmadığı menfaat veya ödemelerin de ibra edildiği gibi çelişkili durum yaratmamaya özen gösterilmelidir. İbranamede sadece, ilgili işçinin hak ettiği, çalışılan devrede elde ettiği hak ve kazançlar bakımından ibra sağlanmalıdır.

5. İşçinin işe başlatılması sırasında boş kağıda imza alınarak, işçinin işten ayrılması sırasında bu kağıdın ibraname olarak kullanılması yönünde uygulama yapılmamalıdır. Yargıtay#8217;ın bu yöndeki uygulamalar konusunda kararları istikrar kazanmış durumdadır.

6. İbraname metninde ibra edilen alacak/borç mümkün olduğunca miktar olarak belirtilmesi gerekmektedir. Ancak, miktar belirtilmeyen ibranameler de geçerli bulunmaktadır. Miktar içeren ibraname makbuz niteliğinde olmaktadır.

7. İbraname işçi aleyhine #8220;açık oransızlık#8221; oluşturulduğu izlenimi vermemelidir. Açık oransızlık bulunması durumunda mevcut ibraname #8220;ibraname#8221; olarak değil, kısmi makbuz olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda da işçi geriye kalan haklarını dava edip alabilmektedir.

8. İbraname, İş Hukuku#8217;na egemen olan #8220;işçiyi koruma ilkesi #8220; gereğince dar yorumlandığından iş sözleşmesi sona eren işçinin hak ettiği ödeme, ücret veya diğer tüm haklarının ismen ve miktar olarak ayrı gösterilmesi gerekmektedir. İbranameye, işçinin hiç bir alacağı kalmadığı hususunun yazılması bu anlamda yeterli olmamaktadır.

C. İBRANAME İLE İLGİLİ GENEL DURUMLAR

a. İbraname imzalayacak kimsenin reşit ve medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip olması gerekmektedir. Mümeyyiz küçükler ve mümeyyiz kısıtlıların kanuni mümessilleri(veli, vasi) aracılığı ile ibraname imzalamaları gerekmektedir.
b. İbranamede tarafların imzasının bulunması genel geçerlilik koşulu olarak değerlendirilmektedir.
c. İbraname vekil aracılığı ile imzalanacaksa, vekalette ibra etme yetkisinin bulunması zorunludur.
d. Mirasçılar vefat eden kimse adına ibrada bulunabilirler.

-----/----

Yargıtay 9. HD#8217; nin 28. 01. 1993 tarih ve E. 6412, K. 999 sayılı, ayrıca Yargıtay 9. HD#8217;nin 04.11.1996 tarih ve E.11034, K.20443 sayılı kararlarda aynı husus açık biçimde vurgulanmıştır.

Yargıtay 9. HD#8217; nin 11. 06. 1991 tarih ve E. 7835, K. 9527 sayılı kararında aynı husus vurgulanmıştır.
Yargıtay 9. HD#8217; nin 02.12.1997 tarih ve E. 16542, K.20057 sayılı kararında bu husus #8220;alt tarafına imza attırılıp sonradan daktilo ile üst tarafı doldurulmuş olduğu açık ve seçik ortada bulunan bir belgeye dayanılarak karar verilmesi hatalıdır#8221; biçiminde özetlenmiştir.

Yargıtay 9. HD#8217; nin 11.11.1997 tarih ve E. 14340, K.18894 sayılı kararında bu hususa açıkça işaret edilmiştir.
#8220;Davacıya Bölge Müdürlüğü görevi verilirken taraflar karşılıklı olarak anlaşmaya varmış ve ibralaşmışlardır. Davacının bir üst görevi kabul etmek için bazı haklarından vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Bölge Müdürlüğüne getirilen bir kişinin baskı ile bir belgeyi imzalayacağının kabulü hayatın olağan şartlarına aykırıdır. Davacı yeni sözleşme ile çalışmasına devam ederken iş akdine son verilmiş ve işverene verdiği ibraname ile ":..hafta tatili ve genel tatil yevmiyelerini, fazla mesai ücretlerini..." aldığını kabul etmiştir. Mahkeme işverence ödenen miktarlar ile belge arasında açık oransızlıklar bulunduğu gerekçesiyle bu ibranameyi de geçerli kabul etmemiş ve makbuz hüviyetinde kabul etmiştir. Ancak ibranamenin makbuz hükmünde kabul edilebilmesi için miktar taşıması gerekmektedir. İbranamede hiçbir miktar yer almamakta ve davacı hiçbir alacağı kalmadığını açıkça kabul ve beyan etmekte olup, mahkemenin benimsediği gerekçe ile ibranamenin geçersiz olduğunun kabulüne olanak yoktur.#8221; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi#8217;nin 08.07.2004 tarih ve E. 2004/13434, K. 2004/18102 sayılı kararı.
Yargıtay 9. HD#8217; nin 24.04.1998 tarih ve E. 3170, K.7549 sayılı kararı.

ates73
28-10-2010, 07:22:01
Merhaba,
Daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere(hatırlatmakta yarar görüyorum) Tam 1 ay önce işyerinden işten çıkartılma tehditi altında -ıstırahatliyken- emekli edildim. (İbraname imzalamaya zorlandım, fakat imzalamadım.)
Kıdem tazminatımı hiçbir gerekçe göstermeden ödemediler. Çalışma Bakanlığı' na şikayette bulundum, noter aracılığıyla ihtarname gönderdim, ancak ödeme yapılmadı. Tam dava açmak üzereyken, avukatım SGK' dan emekli olduğuma ve kıdem tazminatını hakettiğime dair bir yazı almamı istedi. Ve bu yazıyı şirkete iadeli taahhütlü gönderdik. Bunun sonucunda işyeri hareketlendi ve bana kıdem tazminatımı ödeyeceklerini söylediler. Ancak blokeli olarak. İbranameyi imzalamamı şart koşuyorlar. Ancak alamadığım haklarım mevcut(fazla mesai, tatil ücretleri, vb.). Bu noktada ibranameyi imzalamak zorunda mıyım? Bankaya yatan parada zaten "kıdem tazminatı" şeklinde açıklama olacak. Bu durumda işyeri zaten güvence altında. Ancak ben ibranameyi izmalarsam güvence altında olmayacağım. Görüşlerinizi rica ediyorum.
Saygılarımla

ates73
30-10-2010, 18:28:23
Arkadaşlar,

Kıdem tazminatımı vermediler. Şimdi de ibraname bahane ediliyor. Bu konuda görüş beyan edebilirseniz çok memnun olurum.

saygılarımla,

tarık yüce
31-10-2010, 17:13:13
evet alacaklarınızı almadan ibranameyi imzalarsanız güvence altında olmayacaksınız. almadığınız bir şey için imza atmayın önce alın sonra imzalayın ve ne aldıysanız onu imzalayın mesala 10000 lira kıdem tazminatı aldım 1000 lira tatil parası aldım.

ates73
01-11-2010, 10:02:21
Teşekkür ederim.
1 aydan fazla geçti. Kıdem tazminatımı vermediler. Aynı zamanda fazla mesai ve tatil günlerinde çalışmalarmda var. Artık tek çare mahkeme kaldı. Avukatların emeğine saygım sonsuz. Ancak, ben bireysel olarak davayı açabilir miyim? Sonuçta kıdem tazminatımı hakettiğim açıkça ortada. Fazla mesailerin de 1 e 1,5 oranında değerlendiği açık. Çok belirsiz bir dava değil diye düşünüyorum. Saygıdeğer hukukçular, ltfn beni aydınlatabilir misiniz?

sinatle
09-03-2012, 06:10:16
aralık 2011 de işten kendi isteğimle ( iş yerini mahkemeye verecektim iş yeri anlaşalım ne sen uğraş nede biz anlaşalım sen istifa et haklarını verelim deyip ) işten ayrıldım kıdem ve ihbar tazminatım ödendi .Şu an bana iş akdimi sona erdiğinde imzalatırdıkları ibranamenin fotokopisini ısrarla istedim fakat vermediler . iş yerlerinin bu ibraname işçilere verme zorumlulukları yok mudur? ben bu ibranameği nasıl alabilirim ?

Erdoğan Kırcalı
09-03-2012, 09:43:11
İşverenin isteğiyle vermemesi durumunda yapabileceğiniz pek bir şey yok sanırım.
İşverenden alacaklarınızın tamamını aldığınızı ifade edip imzaladığınız ibra belgesini neden almaya gerek duyduğunuzu da anlayamadım ama;
ibra belgesini mutlaka almak istiyorsanız, yorucu ve pahalı olabilecek bir yol var:
Haklarınızın ödenmediğine dair bir dava açarsınız,
işveren de ödendiğine dair delil olarak ilk başta o istediğiniz , imzalamış olduğunuz belgeyi sunacaktır. Amaç mutlaka ibra belgesine ulaşmak ise,
dosyadan ibra belgesinin bir kopyasını ( her zaman siz alamasanız da ), kendinizi bir avukatla temsil ettiriyorsanız , avukatınız kesinlikle alabilir.

sinatle
11-03-2012, 00:11:59
İşverenin isteğiyle vermemesi durumunda yapabileceğiniz pek bir şey yok sanırım.
İşverenden alacaklarınızın tamamını aldığınızı ifade edip imzaladığınız ibra belgesini neden almaya gerek duyduğunuzu da anlayamadım ama;
ibra belgesini mutlaka almak istiyorsanız, yorucu ve pahalı olabilecek bir yol var:
Haklarınızın ödenmediğine dair bir dava açarsınız,
işveren de ödendiğine dair delil olarak ilk başta o istediğiniz , imzalamış olduğunuz belgeyi sunacaktır. Amaç mutlaka ibra belgesine ulaşmak ise,
dosyadan ibra belgesinin bir kopyasını ( her zaman siz alamasanız da ), kendinizi bir avukatla temsil ettiriyorsanız , avukatınız kesinlikle alabilir.

öncelikle teşekkür ederim

iş yerinin bazı tutum ve davranışlarından dolayı problem yaşadım ve iş yeri anlaşalım ne sen mahkemelerle uğraş nede biz uğraşalım deyip benden istifa etmemi isteyip istifa edip kıdem ve ihbar tazminatımı ödeyip ayrıldım. bütün hakları aldım dediğim bunlar. yalnız bir işçinin çalışması gereken 45 saat olması gerekirken biz ayda 2 cumartesi 8/17 çalışıyorduk buda demektirki 16 saat fazla.2 avukata danıştım bu geçmişte çalıştığım fazlalıkları alabilirmiğim diye ama yaşadığım ve çalıştığım şartları söyleyince kafaları biraz karıştı.bir avukat ibraname istedi onu alabilirmisin diye ama alabileceyimi pek sanma çünkü iş akdim sonlandırırken ve imzalarken almak için tartıştım vermemişlerdi. ibranamenin altında fazlaya dair bütün haklarımı fazla tutuğum ibaresini kendi el yazımla yazmıştım bakalım konumu anlıyacak başka bir avukat daha bulabilrsem danışacam

Erdoğan Kırcalı
11-03-2012, 13:14:03
Normalde haftada kaç gün ve hangi saatler arasında idi çalışmanız?
Daha önceki aylar için bordroloranızda fazla çalışma ücreti gösteriliyormuydu hatırlıyormusunuz?
Cymartesi 8/17 çalıştığınız haftalarda, fazladan izin kullandırma şeklinde bir uygulama oluyormuydu?

sinatle
12-03-2012, 06:29:51
Normalde haftada kaç gün ve hangi saatler arasında idi çalışmanız?
Daha önceki aylar için bordroloranızda fazla çalışma ücreti gösteriliyormuydu hatırlıyormusunuz?
Cymartesi 8/17 çalıştığınız haftalarda, fazladan izin kullandırma şeklinde bir uygulama oluyormuydu?
sorduğunuz sorulara cevap vereceyim yanlız bazı sorular askıda kalmaması için durumumu baştan yazmalıyım

öncelikle ben bir hastahanede sağlık memuruydum bu iş yerine(fabrikaya) başvuru yaptığımda ve görüşmeye gittiğimde ben hastahanede çalıştığımı ve hastahane nöbetlerimi aksatmamam gerektiğini söyledim ve nöbetler için hafta arası erken çıkıp (15.00) haftada birdefa yada iki defa nöbet çıkışım geç geleceyimi belirtip fabrika çalışma açısından bir sıkıntı olmayacak ise kendileriğle çalışabileceğimi belirtim. iş yeri işletme müdürü kendileri için bir sıkıntı olmıyacağını belirttim çalışmamı istendi.geç gideceğim için almam gereken maaşın altında vereceklerinide söyleyerek iş tekliflerini kabul ettim. yanlız bu sadece sözlü olarak yazılı herhangi bir şey yok. hafta içi çıkışlarda izin kağıdı diye kağıt imzalatıp (ücretli izin) saat 15.00 de çıkış yapardım nöbet çıkışı da geç geldiğimde kaçda geldiğsem (9.30) yazıp tekrar ücretli izin işaretlenip ücretimden herhangi bir kesinti yapılmıyordu.2 yıl bu şekilde devam etti 2 yıl sonra fabrika çalışma saatleri olan hafta içi 08.18- beş gün cumartesi 08.17 olan çalışma sistemi vardı cumartesi ayda 2 defa yani bir cumartesi çalışıp bir cumartesi çalışılmıyordu.2 yıl boyunca sıtandarda böyle gittği için hast. nöbetleri ayarlamak sorun olmuyordu fakat 2 yıl sonra fabrika kriz bahanesi ile çalışmamız gereken cumartesileri ilerki tarihe ertelemeye başladı( 6 ay yada 1 yıl sonra ertelemeleri telafi ettiriyorlardı). hali ile hem erteleme çalışması hemde normal çalışması olduğundan ayda her cumartesi çalışmaya başladık benim nöbetlerde karışmaya başladı yinede bir problem çıkmıyordu.sonra hastahanenin çalışma saatleri değişerek farklı sistem uygulamaya başladı bu sefer erken çıkmayıp normal saatimde çıkıp haftada 2 gün yerine 3 gün geç gidiyordum.bunları bildikleri halde herhangi bir sorun olmuyordu. taki 2011 yıl başlarında işletme (fabrika) müdürü gelip boş zamanlarında üretim planlama adı altında çalışmamı teklif edene kadar. üretim planlama adı altında çalışmamı teklif edildi bende kabul etmedim.kabul ederim yanlız benim çalışma statüm ne olacak ve maaşımda yükselme olmayacaksa kabul edemiyeceğimi belirttim.İşletme müdürü benim bağlı olduğum idari işler amirine bunu söylemiş oda gelip ikna çabalarında bulundu bende aynı şeyleri kendilerine illettim tepkileri kötü oldu zaten sonra iş yeri hekimi ikna etmeye çalıştı bende neden bu kadar ısrar edildiğini ben bu şartları kabul etmediğimi belirrtim kabul etmediğim için işletme müdürü ve bağlı olduğum idari işler amirinin bana karşı tutum ve davranışları 180 derece değişti.izin izin istediğim zaman hakaretlere bulunarak sürekli seni tazminatsız işten çıkaracam deyip tehditler ediyordu. bende bazen gülümser geçip giderdi buda buna çok kızar tekrar hakaret eder gibi bağırıp dururdu.7-8 ay tartışmalarla geçti.bu zamana kadar geç gitmelerim olmasına ramen maaşımda kesintiler olmuyordu. 8 .ayda bir gün nöbette çıkıp işe geç gittim.izin kağıdını ben imzaladıktan sonra her zaman yaptığım gibi danışmaya bırakıyor o izin kağıdını birim sorumlusu idari işler müdürüne imzalatıp ordan işletme müdürü imzalayıp personel müdürlüğüne gidiyordu. o gün danışmaya bırakmak üzere iken danışmada çalışan artık buraya bırakma kendin imzalatman lazım dedi bende izin kağıdını alıp idari işler amirine götürdüm.neden geç gittiğimi sordu nöbetten çıktığımı söyledim artık işlerin bu şekilde devam edemeyeceğini herhangi bir düzelme olmasa iş akdin tazminatsız fesh edeceğini söyledi. danışmadaki bayana ihtarname yazmasını söyledi. neyse bende çıktım tartışmadım zaten. bir ihtarname yazıldı işe girişlerimden dolayı iş akışını bozduğumdan dolayı bende savunma istendi ihtarnameyi imzalamadan savunmamı yazıp verdim. ay sonu gelince baktımki maaşımdan kesinti olmuş gittim konuştum neden kesildiğini sordum onlarda geç gittiğimi bahane ederk kesildiğini söylediler. sonra ben fabrikaya yazılı ihtarname yazdım . kesintilerin yapılmasının nedenini tarafıma yazılı olarak bildirilmesini diye . bir ay geçti baktım yine kesinti ve hala bir açıklama yok. en son bir dilekçe yazıp notere gittim kesilen maaşımın 5 iş günü içinde hesabıma yatırılmasını istedim. 5 iş günü( kendilerine ulaştıktan sonra) geçmesine raman yatırılmadığını gördüm bir ihtarname daha yazdım psikolojik baskı yapılarak tazminatsız işten çıkarmak istenildiğimi bu baskıların maaş kesintilere kadar vardığını kesintilerin ödenmediği taktirde yasal yollarla haklarımı arıyacağımı yazarak yoladım. ellerine ulaştıktan sonra fabrika müdürü ne sen uğraş nede iş yeri sen istifa et biz senin bütün haklarını verelim dedi.ben istifa ettim onlarda bir ibraname düzenleyerek (ibraname altına ben kendi yazımla fazlaya dair bütün haklarımı saklı tutuyorum diye not düşerek) imzaladım ibranamede kıdem tazminatı ihbar tazminatı rakkamlarla belirtilmişti.
sorularınızın cevapları: hafta içi 8.00-18.00
cumartesi : 08.00-17 ayda 2 cumartesi
bordroda sürekli :225 olarak görünüyor beyaz yaka sınıfında olduğumda fazla mesai diye birşey yoktu.
cumartesiler için fazladan izin diye birşey yok malesef.

benim görüştüğüm 2 avukattan biri evet fazla çalışmanız var ama sen zaten fazla çalışmanı gitmemekle doldurmuşsun fazladan çalıştığın cumartesileri almak garanti değil alınamaya bilir dedi hem geç yada erken çık hemde fazladan çalıştım diyemezsin dedi
bir diğer avukat siz nekadarda yazılı bir sözleşmeniz olmasada (erken çıkma geç girme)4 yıldır bu şekilde devam etmiş bir sıkıntı çıkmamışsa bu zaten kendi aranızda bir hukuk kurmuşsunuz alınabilir diyor

sizce durum ne olabilir ?