PDA

Tam Sürüm Bilgisini Göster : Enjeksiyon Sonucu Oluşan Geçici His Kaybı



hugo44
07-08-2007, 22:08:22
Merhabalar
Bir Sağlık Ocağında Görevli Hemşire Olarak Çalışmaktayım. Enjeksiyon İçin Gelen Bir Hastaya Yaptığım İğne Sonucu Bir Ayağında İlk Gün Tamamıyla His Kaybı İle Ayağını Kullanamama Sorunu Oluştu. Bu Durum Karşısında Vicdanen Çok Büyük Rahatsızlık Duydum Ve Mağdur Kişi İçin Hemen Gerekli Tetkik/Tedavi Edici İşlemlere Başladım. Yapılan Fizik Tedavi Sonucu Hasta Kısa Sürede İyileşmeye Başladı. Doktorların Tahmini ve Bizim Beklentilerimiz Hastanın Kısa Sürede Eski Sağlığına Kavuşacağıdır. Ancak Kısmende Olsa Bir Maraz Kalması Olasılığı Durumunda Hukuki Sorululuğumuz Konusunda (Vicdani Sorumluluğunu Her Zaman Taşıyacağım) Bilgilendirebilirmisiniz?
Not: Hastanın Tetkik/Tedavi Masraflarının Bir Kısmını İnsani Sorumluluğu Olan Birisi Olarak Karşıladım Vede Karşılamaya Devam Ediyorum.
Saygılarımla Hoşçakalın..

klmakn
08-08-2007, 18:59:37
Hemşire Hanım
1-Başınıza gelen talihsizlik tıpda bilinen, tarifi net olarak yapılmış, enjeksiyon yapılırken olması muhtemel bir komplikasyondur...Bunun nedeni ya enjekte ettiğiniz ilacın kendi toksik etkisi yada enjektör ucunun direkt siniri zedelemesi ile olur...
2-Sinir zedelenmelerinde mutlak iyileşme kararı zedelenmeden sonraki 2 yılın sonunda verilir..Yani sinir zedelenmesi sonrası kişide sekel kalıp kalmadığının tayini 2 yıl geçmeden yapılamaz..Sizin vakada ilgili hasta FTR ye pozitif ve hızlı cevap vermesi 2 yıl beklemeden mutlak iyileşeceğinin kuvvetli göstergesidir.
3-Ülkemizde artık hasta hakları vatandaşlar tarafından bilinmektedir..Bu nedenle sizin kurumunuzda da bu konuyla ilgili afişler asılmış hizmet içi eğitimler vb eylemler yapılmış olmalıdır..Burdan hareketle her ne amaçla olursa olsun hastaya yapılacak herhangi bir tıbbi girişim öncesi bizzat hastanın KENDİ EL YAZISI ile doldurduğu okudum anladım ve kabul ediyorum diye belirttiği bir belgeyi (ki bu belge matbu halde kurumunuzda olması zorunlu belgedir) mutlaka almalısnız..Burda amaç sağlık çalışanını korumaktır..ve hastaya tercih hakkı tanımaktır..Lakin bu belge alınmadan önce hastaya tıbbi girişim hakkında seviyesine uygun bilgiler verilmeli, tıbbi girişimin varsa alternatifleri sunulmalı, girişim yapılmazsa olacaklar açık ve net olarak hastanın yüzüne karşı söylenmelidir( hasta çocuk yada şuuru kapalı ise 1.derece yakınına anlatılmalıdır)
4-sizin hukuksal sorumluluğunuz ise hastanın şikayetine bağlıdır.Şayet hasta sizi şikayet ederse hem idari hemde adli kovuşturmaya uğrayabilirsiniz...
5-Hastaya vicdani sorumluk duyarak yukarda bahsettiğiniz desteği vermeniz bir sağlık profosyoneli olarak ve bir insan olarak oldukça mutlu etti beni..Keşke hepimiz böyle olabilsek..
6-Bahse konu hastanın olay olduğundaki ilk muayne bulguları ile şimdiki muayne bulguları daha ayrıntılı ve bilimsel olarak bana sunulursa tıbbi anlamda daha detaylı bilgileri size sunabileceğimi bilmenizi isterim
Saygılarımla

Av.Ergün Vardar
08-08-2007, 19:59:01
T.C. YARGITAY
4.Hukuk Dairesi

Esas: 2002/14932
Karar: 2003/5637
Karar Tarihi: 01.05.2003

ÖZET: Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusurlarına dayanılarak açılan davalar, Anayasanın 129/5 maddesi kapsamı içinde düşünülemez. Anılan madde ve 657. sayılı personel yasasının 13. maddesinde kamu görevlisinin, yasal çerçeve içinde kalmak koşulu ile yetkisini kullanma durumunda üçüncü kişilere verilen zararlardan öncelikle idare aleyhine dava açılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı, davalının salt kişisel kusuruna dayanmıştır. Bu durumda davacının iddiası hizmetten ayrılan kusuru içerdiğinden işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

(2709 S. K. m. 129) (657 S. K. m. 13)

Davacı S. Çalışkan vekili Avukat R. Çalışkan tarafından, davalı N. Mızrak aleyhine 7/12/2001 gününde verilen dilekçe ile yanlış yapılan enjeksiyon sonucu beden gücü kaybı meydana gelmesi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda: davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen 27/6/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kalıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, devlet hastanesinde görevli hemşire olan davalının hatalı enjeksiyon yapması sonucu meydana gelen beden gücü kaybından dolayı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Anayasa 129/5 maddesi gereğince devlet memurlarının görevlerini yaparken üçüncü kişilere verdikleri zararlardan dolayı husumetin devlete yöneltilerek idari yargıda dava açılabileceği gerekçe gösterilerek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusurlarına dayanılarak açılan davalar, Anayasanın 129/5 maddesi kapsamı içinde düşünülemez. Anılan madde ve 657. sayılı personel yasasının 13. maddesinde kamu görevlisinin, yasal çerçeve içinde kalmak koşulu ile yetkisini kullanma durumunda üçüncü kişilere verilen zararlardan öncelikle idare aleyhine dava açılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı, davalının salt kişisel kusuruna dayanmıştır. Bu durumda davacının iddiası hizmetten ayrılan kusuru içerdiğinden işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)


(KAYNAK: Av. Talih UYAR)



Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************

TolgaH
10-08-2007, 10:42:23
Sanırım hugo44 sorununu halletmiş ki geriye dönmemiş. Ben yine de Av.Ergün Vardar'a ilgisi için onun yerine teşekkür edeyim ve birkaç eleştirimi de yazayım.

Diyelim ki siz ya da bir yakınınız size ciddi gibi gelen bir rahatsızlığa yakalandınız; örneğin bir yerinizde beze çıktı, doktora gittiniz, muayene edildi, sorunlu bölgeden bir parça alındı ve patolojiye gönderildi. Doktora "Neyim varmış?" diye sorduğunuzda doktorun sizinle konuşmadan, herhangi bir yorum yapmadan elinize patoloji raporunu tutuşturup sizi göndermesi durumunda o rapordan ne anlarsanız ve bu muamele karşısında nasıl hissederseniz biz hukukçu olmayan üyeler de siz bir hukuksal yazıyı c/p yapıp konuyu kapattığınızda aynı şeyi anlıyor, aynı şekilde hissediyoruz. :)





Hemşire Olarak Çalışmaktayım. Enjeksiyon İçin Gelen Bir Hastaya Yaptığım İğne Sonucu Bir Ayağında İlk Gün Tamamıyla His Kaybı İle Ayağını Kullanamama Sorunu Oluştu. Bu Durum Karşısında Vicdanen Çok Büyük Rahatsızlık Duydum ... Ancak Kısmende Olsa Bir Maraz Kalması Olasılığı Durumunda Hukuki Sorululuğumuz Konusunda (Vicdani Sorumluluğunu Her Zaman Taşıyacağım)

Kalçadan yapılan iğnenin sinirle ilgili olarak hatalı yapılması olasılığı düşünüldüğü kadar yüksek değil. Siyatik siniri bölgenin daha uzağından geçiyor ve artık günlük hayatta kullanılan preparatlar sinirler için kalıcı toksik etkiler taşımıyor. Tabii ki yine de hata olasılığı var ancak doğru yere ve reçete edilmiş bir ilaç yaptıysanız bunu bir hata olarak değerlendirmemek gerekir. Dolayısı ile maraz kalması sizin için bir sorumluluk doğurmamalı. Yine aynı şekilde bu durum için üzüntü duyabilirsiniz ancak komplikasyon dolayısı ile vicdani bir sorumluluk duymanız da doğru olmaz. Daha mesleğinizin başında olduğunuzu tahmin ettiğim için yazayım, tüm mesleğiniz boyunca birçok sorunla karşılaşacaksınız; ölümler, sakatlanmalar, komplikasyonlar vs göreceksiniz; eğer tüm komplikasyonlardan ötürü kendinizi sorumlu tutarsanız psikiyatrik yardım almaya başlamanız pek uzun sürmez. Zaten profesyonellik de duygusal değil objektif bakış açısını gerektirir.




3-Ülkemizde artık hasta hakları vatandaşlar tarafından bilinmektedir..Bu nedenle sizin kurumunuzda da bu konuyla ilgili afişler asılmış hizmet içi eğitimler vb eylemler yapılmış olmalıdır..Burdan hareketle her ne amaçla olursa olsun hastaya yapılacak herhangi bir tıbbi girişim öncesi bizzat hastanın KENDİ EL YAZISI ile doldurduğu okudum anladım ve kabul ediyorum diye belirttiği bir belgeyi (ki bu belge matbu halde kurumunuzda olması zorunlu belgedir) mutlaka almalısnız..Burda amaç sağlık çalışanını korumaktır..ve hastaya tercih hakkı tanımaktır..Lakin bu belge alınmadan önce hastaya tıbbi girişim hakkında seviyesine uygun bilgiler verilmeli, tıbbi girişimin varsa alternatifleri sunulmalı, girişim yapılmazsa olacaklar açık ve net olarak hastanın yüzüne karşı söylenmelidir( hasta çocuk yada şuuru kapalı ise 1.derece yakınına anlatılmalıdır)
4-sizin hukuksal sorumluluğunuz ise hastanın şikayetine bağlıdır.Şayet hasta sizi şikayet ederse hem idari hemde adli kovuşturmaya uğrayabilirsiniz...
Saygılarımla


Sayın klmakn; bu yazdıklarınız için ne kadar bir süreye ihtiyaç var dersiniz? Siz anlatacaksınız, onlar soracak; büyük olasılıkla ailesi de soracak; siz yeniden anlatacaksınız, karşı sorular gelecek, evraklar imzalanacak, konu uzayıp gidecek. Bunların yapılması konusunda tabii ki haklısınız ama bir hekimin bu sürecin yürüdüğü bir muayeneye ne kadar vakit ayırması gerekir sizce? Bir saat yeter mi? Günde size kaç hasta müracaat ediyor?

hugo44'ün olayı eğer komplikasyon ise zaten hukuksal bir sorumluluğu olmaz. (Yanlışsam düzeltin ltf) Eğer malpraktis ise de mutlaka olmalıdır diyemem. Her malpraktis kendi ortamında değerlendirilmeli. Zira malpraktis sürecini sağlık pesonelinin eğitiminden, sosyo-ekonomik düzeyi ve yaşam koşullarından, sağlık sisteminin durumu ve işleyişinden, çalışma ortamı ve olanaklarından ayırıp izole olarak hukuksal zeminde değerlendirirseniz tüm suçu bir günah keçisi gibi uçtaki sağlık çalışanına yüklersiniz. Bu hem sağlık sorunlarını düzeltmez hem de sağlık personelinin ayırımcılığa uğraması anlamına gelir.

Selamlar. :)